Jump to content

Hakikat ve Hiçlik Üzerine


nameste

Önerilen Mesajlar

Neredeyse 1 senedir aklımı haddinden fazla kurcalayan, yanıtlamak adına kendimi paraladığım bir sorun mevcut. Forumda felsefi düzlemde aktif pek kişi olduğunu düşünmesem de, her yine de bir ihtimal derman umuduyla paylaşıma açmak istedim. Yaptığım araştırmalarda bu soruma karşılık kaynak bulamadım. Bulduklarım da, cevap niteliği taşımayan şeyler oldu.

 

Öncelikle belirtmek isterim ki, "hiç", "yok" değildir. Yani, toplumun zannettiği gibi değil ve günlük dillerinde fazlaca kullandıkları "hiç" kelimesi, esasen "yok" anlamının yerine kullanılageliyor. Lakin dediğim gibi, hiç'in, yok ile hiçbir alakası bulunmuyor.

 

Hiçlik, ontolojik bir karşılıktan ve temelden yoksundur. Çünkü varlık ve yokluk ikileminden tamamen muaftır. İçeriği ile ilgili epistemik bir yargıda da bulunamıyoruz doğal olarak. Şimdi, hiçlik, duyumsal algımızı, deneyimlerimizi ve fenomenal/numenal alemin kategorilerini aşıyorsa, varlık ve yokluk kavramları ile anlaşılamıyorsa ;burada diğer metafiziksel kavramlarda bulunmayan bir sorun ile karşılaşıyoruz. Bizim yaklaşımımıza göre, hiçlik, kavranılamayan, bunun içindir ki tanımlanamayan, imgelenemeyendir, üzerine düşünülemeyendir. Hiçlik üzerine konuştuğumuzu söylüyoruz, fakat aslında ne üzerine konuşuyoruz? Bu dahi ortada belli değil. Hiçlik yokluk değil, ontolojik değeri yok. Varlığın, dolayısıyla yokluğun da meydana gelmesine elverişli bir yapısı yok.

 

Ancak hiçlik gibi bir kavram hala orada, apaçık duruyor. Tıpkı 'Hakikat' gibi. Zira 'hakikat' dediğimiz şey de, hiç gibi kavranılamaz, adlandırılamaz, isimlendirilemez, üzerine düşünülemez ve tanımlanamaz olarak karşımızda.

 

Biz, hakikat ve hiç üzerine yargıda bulunulamayacağını söylerken dahi yargıda bulunmuyor muyuz? Hiç'in bir durum olduğunu söylerken dahi yanlış yapmıyor muyuz? Durum, bir şeyin içinde bulunduğu koşulların tümüdür diyorsak ve durum/hadise/hal sadece evrene yani varlık ve yokluk dualitesine has bir şey ise; bu durumda hiç nasıl durum olabilir ve nasıl söz konusu olabilir? Bu son derece paradoksal bir durum.

 

Hiçliği varlık kümesinde ele alabilmemizin mümkünatı nereden gelmekte? Zira yapısı gereği onun farkındalığında dahi olmamamız, onu asla fark edemememiz gerekmez mi?

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Teoride her şey, herkes bir olasılıktır. ''Hiç'' ise olasılık olmaması durumudur. Yani bir şeyin var olma olasılığı söz konusu olduğunda ''yok'' denilebilir. Eğer var olma olasılığı yok ise '' hiç '' denilebilir. Olabilirlik kavramı yerine ulaşılabilirlik kavramını koyduğunda sonuç yine aynıdır. Hiçlik var oluşun zıtlığından günümüz sıradanlığına indirgenmiş derin bir karanlıktan ibarettir. Lakin karanlık bir deliğe ışık tutarsan hiçlik yokluğa dönüşecektir. Başka bir deyişle, cennete inanıyorsan, cennet yoktur. Cennete inanmıyorsan, cennet hiçtir.

Düşünce tarzımı en iyi bu şekilde cümlelere dökebildim. Ne kadar mantıklı gelir bilmem ama umarım kendi fikrimi yeterince anlatabilmişimdir...

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Hiçlik ne kadar var yada çok bende emin değilim. Yazdığın yazıyı ilk okuduğumda aklıma gelen Kuantum ve Kuantum da "hiçbir şey imkansız değildir." denmiş olması geldi. Araştırmaya başladım bende. Okuduğum bir yazıda bu resim ve bu yazı var. Bakıldığı zaman sanırım biraz olayı açıklamış, tabi yine de karışık duruyor. Evrende bir hiçlikten oluşmadı mı? Her şey bir şeylerin gelişimi ile başladı ve var oldu.

Screenshot_1.jpg

 

 

"Ana görselde gördüğünüz çizim, konuyu güzel bir şekilde özetliyor. En alt tabakadaki ızgaralar, aslında var olan şeyler değildir. Hiçlik, hayali bir ızgara olarak tanımlanmaktadır (bilgisayar çizim eğitimi almış olanlar bunu iyi bileceklerdir). Bunun içerisinde durmaksızın ve her noktada dalgalanmalar olur. Bu sırada hiçlikten var olan parçacıklar, anlık olarak var olup yok olurlar. Bazen (eğer ki bu yaklaşıma yöneltilen eleştirileri dikkate alacak olursak, çok çok nadiren demeliyiz), bu dalgalanmalardan bir tanesi anlık olarak oluşup yok olmaz ve hızla genişlemeye başlar. İşte Büyük Patlama anı, bu an olabilir. Sonrasında ise, devasa bir "sıfır" şişip genişler ve kendi içinde madde ve anti-madde oluşmaya başlar. Hayal etmesi her kuantum mekaniği konusunda olduğu gibi çok zor, farkındayız. Ancak bu, gerçeklik değerini değiştiren bir sorun değil."

Kanyak:Science for Thought

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
Hiçlik ne kadar var yada çok bende emin değilim. Yazdığın yazıyı ilk okuduğumda aklıma gelen Kuantum ve Kuantum da "hiçbir şey imkansız değildir." denmiş olması geldi. Araştırmaya başladım bende. Okuduğum bir yazıda bu resim ve bu yazı var. Bakıldığı zaman sanırım biraz olayı açıklamış, tabi yine de karışık duruyor. Evrende bir hiçlikten oluşmadı mı? Her şey bir şeylerin gelişimi ile başladı ve var oldu.

[ATTACH]17760[/ATTACH]

 

 

"Ana görselde gördüğünüz çizim, konuyu güzel bir şekilde özetliyor. En alt tabakadaki ızgaralar, aslında var olan şeyler değildir. Hiçlik, hayali bir ızgara olarak tanımlanmaktadır (bilgisayar çizim eğitimi almış olanlar bunu iyi bileceklerdir). Bunun içerisinde durmaksızın ve her noktada dalgalanmalar olur. Bu sırada hiçlikten var olan parçacıklar, anlık olarak var olup yok olurlar. Bazen (eğer ki bu yaklaşıma yöneltilen eleştirileri dikkate alacak olursak, çok çok nadiren demeliyiz), bu dalgalanmalardan bir tanesi anlık olarak oluşup yok olmaz ve hızla genişlemeye başlar. İşte Büyük Patlama anı, bu an olabilir. Sonrasında ise, devasa bir "sıfır" şişip genişler ve kendi içinde madde ve anti-madde oluşmaya başlar. Hayal etmesi her kuantum mekaniği konusunda olduğu gibi çok zor, farkındayız. Ancak bu, gerçeklik değerini değiştiren bir sorun değil."

Kanyak:Science for Thought

 

İyi güzel bir yaklaşım ama sormak istediğim bir soru var. O hiçlik ızgaraları neyin içinde titreşiyor?

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Similar Topics

    • Büyü ve Sanatın Ortak Kökenleri Üzerine

      İnsan toplumunun çekirdeğini küçük bir göçebe topluluk oluşturmuştu. Bunları insansı maymunlardan ayıran özellik, elleriyle bazı ilkel araçlar yapmaları ve ateşten yararlanmalarıydı. İnsan toplumu bu ilk çekirdeğin bölünmesi sonucunda gelişti. Bu göçebe topluluk, ilkin, her ikisi de dıştan evlenme kuralına bağlı iki yarıma bölündü. Bir yarımın erkekleri öteki yarımın kadınlarıyla çiftleşti. Doğan çocuklar analarının bağlı olduğu yarımın üyesi sayıldılar. Daha sonra bu yarımlar da kendi içlerinde

      , Yer: Dinler ve İnanışlar

    • Zaman Üzerine

      Zaman kavramının derinliğini algılama;   Neden olayların sondan başa gerçekleştiğini görmüyoruz? Fizik kurallarına göre böyle bir şey mümkün. Zamanın hikayesi nedir? Zaman hakkında ne biliyoruz? Zamanın akışı tek yöndeymiş gibi görünür. Sadece geleceğe doğrudur. İşte bu doğru olmayabilir. Saatler bize saatin kaç olduğunu gösterebilir, ama zamanın ne olduğunu söyleyemez. Einstein'ın zamanla ilgili radikal fikirleri... Einstein'e göre, zaman farklı hızlarda akabilir. Benim

      , Yer: Uzay ve Gizemleri

    • Paganizm, Cadılık, Wicca ve Büyüler Üzerine…

      http://4.bp.blogspot.com/-qfW_v52syvw/UhPVBwRJWRI/AAAAAAAAAGQ/FxPKXkGZpko/s320/pagan.jpg   Paganizm, Cadılık, Wicca, büyü kavramları birçoğumuza oldukça yabancı gelmektedir. Birçoğumuz için büyü; sadece hacı-hocaların elinde olan yalan dolu bir sektör olarak bilinmekte, paganizm; güneşe-gök gürültüsüne tanrı diyen, eliyle yonttuğu taşlara – heykellere tapan insanları akla getirmekte, cadılar ise masaldan fırlamış çocuksu hikâyeler olarak görülmektedir. Oysa çok değil bundan altı yüzyıl önce in

      , Yer: Neo-paganizm & Wicca

    • Yazarlık Üzerine Çekilmiş Sinema Filmleri

      The Words [Çalıntı Hayat]   Yönetmen: Brian Klugman, Lee Sternthal   IMDB: 7,1     Adaptation [Tersyüz]   Yönetmen: Spike Jonze   IMDB: 7,7     Barton Fink   Yönetmen: Joel Coen, Ethan Coen   IMDB: 7,7     Un Homme Idéal [Kusursuz Adam]   Yönetmen: Yann Gozlan   IMDB: 6,7     Dans La Maison [Evde]   Yönetmen: François Ozon   IMDB: 7,4   https://www.youtube.com/watch?v=lK8KQoURbnU   The Shining [Cinnet]   Yönetmen: Stanley Kubrick   IMDB: 8,4  

      , Yer: Filmler

    • Yarım Kalmış Düşünceler-İyi ve Kötü Üzerine

      Yarım bıraktığım bazı yazılarımı paylaşmak istiyordum uzun zamandır, umarım keyifle okursunuz           İyi insanlar nasıl yetişir diye düşünürdüm küçükken. Fikirlerimin verdiği savaştan kazanan bir taraf çıkmazdı ya hiç, terazinin bir kolu ağır basmazdı. Küçük zihnimde öğretilmiş bazı gerçekler vardı, kimi insanın gerçekten iyi kimi insanın da iyi göründüğü gibi. Saf ve temiz çocukluğumla hiçbir zaman ayırt edemedim bu iki insanı, bende ikisine de iyi olduğuna inanmak yerine öğretilmiş gerçek

      , Yer: Not Defteri

Arka Oda

Arka Oda

    Chat izniniz bulunmuyor
    ×
    ×
    • Yeni Oluştur...