Jump to content

Fizik kurallarının ne kadarı kural ne kadarı değişkendir.


Önerilen Mesajlar

Düşünmekten başka hiç bir şey yapmanıza gerek olmayan bir işiniz olduğunu düşünün. Ve tabii düşünmek söz konusu olunca da serbest çalışma saatleriniz olacak. Yani yatarken, kalkarken, yürürken günün her anında düşündüğünüz için size ödenen yüksek meblaları düşünün.

Kolay bir iş gibi gözüküyor değil mi?

İşin aslı dışardan gözüktüğü kadar kolay değil. Bu işe kalifiye olmanız için en başta yüksek bir matematik, fizik, kimya, coğrafya... Yani tam anlamıyla zeka ve algılamanızın normalin üzerinde olması gerekiyor.

Yani düşünürken neyi düşündüğünüzü, neleri ekip, bükebileceğinizi bilecek birikiminizin olması şart.

Gelelim işin aslına. Evet hakikaten böyle bir meslek var. Bu insanlar bir çeşit teorisyenler. Neyin mi teorisini kurguluyorlar? Geleceğin...

Bilim kurgu filmlerini hepimiz severiz. İşin ilginç yanı bugün kullandığımız çoğu teknolojinin daha 20 ya da30 yıl öncesinden bilim kurgu filmlerinde kurgulanmış olmalarıdır. Acaba filmlerde kullanılan teknolojiler, günlük hayata girmeden önce filmlerde ön sunuşa mı sunuluyorlar? Yoksa hakikaten ileri görüşlü senaristler bir çeşit teoriler geliştirip, filmler aracılığıyla bilim adamlarına icat etmeleri için mi sunuyorlar?

Yukarıda bahsettiğimiz meslek işte burada devreye giriyor. Amerkanın teknoloji devleri tarafından düşünmeleri için işe alınan beyinler, çeşitli teknolojileri sadece düşünerek tasarlıyorlar. İlk örnekleri, senaristler tarafından bir hikayeyle işleniyor, yapımcılar ödenekleri belirliyor ve filmler bizlerin zevkine ve tüketimimize sunuluyor.

Buraya kadar olağan bir şey yok. Amerika bu. Sineğin kanadından bile para kazanacak bir şeyler nasılsa bulur.

 

Şimdi işin en ilgi çekici tarafına geliyoruz. Peki geçim kaynakları sadece düşüncelerinde tasarlamak olan bu insanların tasarımları bildiğimiz değişmez fizik kurallarıyla çelişirse ve hatta fizik kurallarına göre imkansız olursa sonuç sizce ne olur?

Uzatmadan ben söyleyeyim. Onca çaba harcanarak üzerinde düşünülmüş, fizik kurallarına aykırı bu tasarımları değiştirmek yerine değişmez fizik kurallarını değiştirmekten yana tavır alırlar. Evet maalesef fizik kurallarının değişmezliği biz sıradan insanlar için geçerlidir.

Herkes benimle aynı fikirde olmayabilir. Size örneklerle açıklamama izi verin.

Günümüz dünyasını tanımlıyacak tek bir kelime var. PLASTİK. Düşünün bütün teknolojimiz, hayatımız, saglığımız, uzay maceramız, bilgimiz, bilgisayarımız hepsi plastikten ibaret. Binlerce GB'lık bilgiler, bir toplu iğne büyüklüğündeki silikon çiplere yüklenebiliyor. Metal ya da tahtadan yapılmış bir bilgisayarın işlevini düşünün. Ya da cep telofonunun tahta ile kaplanmak zorunda kalan kablosunu.

Plastik ham olarak dünyada bulunmuyor. Çeşitli bileşimlerle formüle ediliyor. Plastiğin ham maddelerinin keşfedilmesi, plastiğe olan ihtiyacın keşfedilmesinden sonraya rastlıyor. Yani birileri düşünüyor: 'Keşke şöyle yumuşak bir madde olsada her türlü üretimimizde hafif hafif kullansak' demiş gibi.

Kuantum fiziği bu konudaki tasarımlara son noktayı koymuş oldu.

Öyle bir fizik dalı olmalı ki fizik kanunlarını plastik gibi eğip bükebilmeliyiz diye düşünürken alın size kuantum fiziği.

Galileo Galilei dünya yuvarlaktır diyene kadar dünyanın düz olduğuna inanmanız sizi artık cahil ve bağnaz yapmıyor. Aksine sizi, düşünsel yönü güçlü bir teorisyen yapıyor. Piri Reis, çizdiği haritalarını gidip görerek değil de sefere çıkmadan az evvel tasarlamış olabilir. Ya da hastalıklar var olduğu için hastalanmıyoruz. Hasta olmak istediğîmiz için virüs ve hastalıkları oluşturuyoruz.

Bu durumda dünyanın değişmez kurallarından, solid yapılanmasından bahsetmek cahilce.

Dünyayı, düşüncelerimizle şekil ve boyut kazanan, ihtiyaç duyduğumuz anda yeni yeni madde ve elementleri var edebilen sihirli bir enerji topu olarak düşünmek hiç de yanlış sayılmaz.

Peki bu noktada bizleri neler bekliyor?

Düşünce ve hislerimizi, eğitim sistemleri ve şartlanmalarla ipotekleri altına alan, bizlerin enerjileriyle beslenen bu sömürücü düzenin dışına çıkmak istemeyen kitleler, mutlu köleler olarak ruhlarını satmaya devam edecekler.

Alışagelmişin dışına çıkıp, öğretildiği gibi değilde sorgulayarak soru sormasını becerebilenler sorduklarının cevabını alıp, ruhlarını özgürlüğe kavuşturabilecekler.

Karar sizin. Ya düşünmeyecek ve sorgulamayacaksınız ya da gerçeklerle yüzleşebilecek kadar cesur olmayı öğreneceksiniz...

 

 

 

Arkadaşlar yukardaki yazdıklarım için karşıt tezler bekliyorum sizlerden. Bana akılcı ve kaliteli anlatımlarla gelin lütven. Bir de imla ve anlatım bozukluğuna özen gösterirseniz kazanımlarımız daha verimli olur.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

İmla kurallarına ve anlatım bozukluğuna riayet etmeyi dikte ederken bunlara uymamanın yanında, "Fizik kurallarının ne kadarı kural ne kadarı değişkendir" başlığında, " Peki geçim kaynakları sadece düşüncelerinde tasarlamak olan bu insanların tasarımları bildiğimiz değişmez fizik kurallarıyla çelişirse ve hatta fizik kurallarına göre imkansız olursa sonuç sizce ne olur?" diyerek neyi kastettiğini söylememek...

 

Hangisi daha ironik?

 

Fizik kurallarına aykırı diye bir şey yoktur. Aynı şekilde "doğaüstü" bir şeyin de olamadığı gibi... Her şey fizik içerisinde gerçekleşmektedir. Buna kural diyen biziz, değişmez veya değişir gören de biziz. Yani biz sadece tanımlıyoruz ve anlamaya çalışıyoruz. Tanımlayamıyoruz veya anlayamıyoruz diye fizik kurallarına aykırı olmaz, çünkü öyle bir şeyin olması mümkün olamasaydı zaten olmazdı. Demek ki gerçekleşmesi mümkün ki meydana gelebiliyor. Kuantum düzeyinde gerçekleşen olayların daha büyük boyutlarda gerçekleşmiyor olması bunun fizik kurallarına aykırı olduğunu değil, başka fizik kurallarının geçerli olduğunu gösterir.

 

Asıl tartışmak istediğini keşke daha açıkça ifade etseydin. Ben buradaki yazıdan şunu anlıyorum: Ya virüsler var olduğundan dolayı değil de, biz onları düşündüğümüz için var oluyorsa, diyorsun. Aynı zamanda geçim kaynakları düşünmek olan kişiler bilinen kurallara aykırı bir şey hayal ederse ne olur, diyorsun. Yani ne sonuca varmamızı istiyorsun? Amerika film sektörü biter, bunu mu söyleyelim veya Yüzüklerin Efendisinin fizik kurallarıyla alakası yoktu, daha başarılı ve özgür düşünceyi teşvik ediyordu mu diyelim? Yoksa fizik kurallarına uygun olmayan tarzda düşünürsek gelişiriz mi diyorsun? Başka başka konulara girip bir yere bağlamadığın için neyi sorduğunu ve neyi tartışmamız gerektiğini dahi anlamadım.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
İmla kurallarına ve anlatım bozukluğuna riayet etmeyi dikte ederken bunlara uymamanın yanında, "Fizik kurallarının ne kadarı kural ne kadarı değişkendir" başlığında, " Peki geçim kaynakları sadece düşüncelerinde tasarlamak olan bu insanların tasarımları bildiğimiz değişmez fizik kurallarıyla çelişirse ve hatta fizik kurallarına göre imkansız olursa sonuç sizce ne olur?" diyerek neyi kastettiğini söylememek...

 

Hangisi daha ironik?

 

Fizik kurallarına aykırı diye bir şey yoktur. Aynı şekilde "doğaüstü" bir şeyin de olamadığı gibi... Her şey fizik içerisinde gerçekleşmektedir. Buna kural diyen biziz, değişmez veya değişir gören de biziz. Yani biz sadece tanımlıyoruz ve anlamaya çalışıyoruz. Tanımlayamıyoruz veya anlayamıyoruz diye fizik kurallarına aykırı olmaz, çünkü öyle bir şeyin olması mümkün olamasaydı zaten olmazdı. Demek ki gerçekleşmesi mümkün ki meydana gelebiliyor. Kuantum düzeyinde gerçekleşen olayların daha büyük boyutlarda gerçekleşmiyor olması bunun fizik kurallarına aykırı olduğunu değil, başka fizik kurallarının geçerli olduğunu gösterir.

 

Asıl tartışmak istediğini keşke daha açıkça ifade etseydin. Ben buradaki yazıdan şunu anlıyorum: Ya virüsler var olduğundan dolayı değil de, biz onları düşündüğümüz için var oluyorsa, diyorsun. Aynı zamanda geçim kaynakları düşünmek olan kişiler bilinen kurallara aykırı bir şey hayal ederse ne olur, diyorsun. Yani ne sonuca varmamızı istiyorsun? Amerika film sektörü biter, bunu mu söyleyelim veya Yüzüklerin Efendisinin fizik kurallarıyla alakası yoktu, daha başarılı ve özgür düşünceyi teşvik ediyordu mu diyelim? Yoksa fizik kurallarına uygun olmayan tarzda düşünürsek gelişiriz mi diyorsun? Başka başka konulara girip bir yere bağlamadığın için neyi sorduğunu ve neyi tartışmamız gerektiğini dahi anlamadım.

 

Haklısın. Bazı yerlerde aynen söylediğin hataları yapmışım. En başta neyi anlattığımı basitçe anlatayım: bazı insanlar var bunlar düşünceleriyle gerçek dediğimiz dünyayı değiştirebiliyorlar. Dolayısıyla fizik kuralları da değişiyor.

Film endüstrisini örneklerken şunu eklemdliydim. 'Filmler, var olması istenen, tasarlanan fikirler doğrultusunda kitleleri yönlendiren birer programlama araçlarıdır.

 

Sonuç olarak; soyut bir düşünsel tezin, somut bir sunuşla yazılmasını bekliyor olmanı ve bunu değişmez yasalarla sana kanıtlamamı beklemeni pek ciddiye almamı beklemiyorsun umarım.

Ben kimseden bu yazdıklarımın somut kanıtlarını benden istemesini istemedim. Sadece biraz düşünme egzersizleri yapıp, nerelere kadar ulaşabileceğiz hep birlikte görelim istedim. Eğer somut dünyadan uzaklaşamayacak kadar gerçeklerden kaçamıyorsan beni anlayabilmen biraz zor.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
Neyi düşünmeye, neye kafa yormaya çalışmamızı istiyorsan onu da bir söylersen piliiz :)

 

Öncelikle ben, kimseye neyi düşünmeleri gerektiğini söyleyecek yetkinlikte biri değilim. Ben sadece kendi düşünsel boyutumda düşündüklerimi yazmak ve doğrultuda düşünsel egzersizler yapmak istiyorum. İnan istediğin her şekil ve tarzda düşünebilirsin. Ve hatta benim yazdıklarımı değil de o an sana hissettirdiğim tamamen alakasız bir konuyu bile işleyebilirsin.

Gerçekçi olalılım. Bu sitede 'boş konuş' başlığı altında bin ikiyüzün üstünde giriş yapılmış. Ben de biraz dolu konuşalım istiyorum o kadar. Yani beni okurken, benim nerede hata yaptığımı bulayım kaygısıyla değil, en az onun kadar nasıl uçabilirim diye kafa yormanı tercih ederdim. İnan böylelikle somut saydığın dünyanın üstüne yığdığı sorunlardan biraz da olsa sıyrılabilirsin.

Bu arada teşekkürlerimi sunuyorum sana. Öyle ya da böyle gördüğün gibi fikirlerimizi birbirine fırlatabileceğimiz bir ortam oluştu.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
Öncelikle ben, kimseye neyi düşünmeleri gerektiğini söyleyecek yetkinlikte biri değilim. Ben sadece kendi düşünsel boyutumda düşündüklerimi yazmak ve doğrultuda düşünsel egzersizler yapmak istiyorum. İnan istediğin her şekil ve tarzda düşünebilirsin. Ve hatta benim yazdıklarımı değil de o an sana hissettirdiğim tamamen alakasız bir konuyu bile işleyebilirsin.

Gerçekçi olalılım. Bu sitede 'boş konuş' başlığı altında bin ikiyüzün üstünde giriş yapılmış. Ben de biraz dolu konuşalım istiyorum o kadar. Yani beni okurken, benim nerede hata yaptığımı bulayım kaygısıyla değil, en az onun kadar nasıl uçabilirim diye kafa yormanı tercih ederdim. İnan böylelikle somut saydığın dünyanın üstüne yığdığı sorunlardan biraz da olsa sıyrılabilirsin.

Bu arada teşekkürlerimi sunuyorum sana. Öyle ya da böyle gördüğün gibi fikirlerimizi birbirine fırlatabileceğimiz bir ortam oluştu.

 

İnsanlara ne düşünmeleri grrektiğini değil, konuyu açan olarak neyi düşünmeleri, neye kafa yormalsrı gerektiğini söylemen gerekiyor. Tartışma konusu nedir, bunu söylemen lazım.

 

Arkadaşım benim sana bir garezim yok. Bir şeyi anlamadıysam anlamadım diyorum. Net değilse net değil diyorum.

 

Eğer bir konu hakkında düşünmek istiyorsan onu söyle ki düşünelim diyorum. Yani bir konu olmadan ne üstüne düşünelim? Bir başlık açtıysan o başlıkla ilgili şeyler düşünüp yazmak gerekir. Diyorsan ki ne düşündüğümüzün önemi yok, herkes ne düşünüyorsa yazsın diyorsan "şu an ne düşünüyorsun" benzeri konular var zaten.

 

Belli bir içerikte konu açıyorsan ve hadi düşünelim diyorsan bunu anlamamız gerekir. Ortaya karışık bir şey yazıp düşündüğünüz her şeyi söyleyin dersen bu karmaşadan bir şey ortaya çıkmaz ki. Daha ne üzerine düşünmem tartışmam gerektiğini bilmiyorum, nasıl düşünüp fikie beyan edeyim?

 

O yüzden şahsi algılama, seni tanımam. Demek istediğimi anlatabildiğimi düşünüyorum.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
Arkadaşım benim sana bir garezim yok. Bir şeyi anlamadıysam anlamadım diyorum. Net değilse net değil diyorum.

 

Eğer bir konu hakkında düşünmek istiyorsan onu söyle ki düşünelim diyorum. Yani bir konu olmadan ne üstüne düşünelim? Bir başlık açtıysan o başlıkla ilgili şeyler düşünüp yazmak gerekir. Diyorsan ki ne düşündüğümüzün önemi yok, herkes ne düşünüyorsa yazsın diyorsan "şu an ne düşünüyorsun" benzeri konular var zaten.

 

Belli bir içerikte konu açıyorsan ve hadi düşünelim diyorsan bunu anlamamız gerekir. Ortaya karışık bir şey yazıp düşündüğünüz her şeyi söyleyin dersen bu karmaşadan bir şey ortaya çıkmaz ki. Daha ne üzerine düşünmem tartışmam gerektiğini bilmiyorum, nasıl düşünüp fikie beyan edeyim?

 

O yüzden şahsi algılama, seni tanımam. Demek istediğimi anlatabildiğimi düşünüyorum.

 

Ben de senin yazıda neyi anlamadığını anlamaya çalışıyorum.

Tekrar anlatıyorum:

Ortada bir kısım düşünme konusunda yetenekli insanlar var. Ve karşılarında isterlerse kurallarını değiştirebilecekleri fiziksel gerçekliği olduğu var sayılan bir dünya.

Bunlar, dünyanın değişmez olarak kabul edilen yasalarını manüpüle edip, normal insanların günlük hayatlarında kjllanmak isteyebilecekleri şık oyuncaklar tasarlıyorlar.

Eğer bir kısım insanlar bunu yapabiliyorlarsa daha özel olduğunu düşündüğümüz Galileo, Newton, Piri Reis gibilerinin daha neler neler yapabilir bir düşünün mesela diye örnek veiyorum yazının ortalarında.

Sonuç olarak da; sınırlandırılmış düşünce yapılanmasıyla değil, kendi gerçeklerinizi yaratabileceğiniz bir bilinçlenme için buyrun hep birlikte düşünelim diyerek bitiriyorum konuyu.

 

Konuyu daha fazla açmamı isteme, daral geldi, düşünmekten geçeceğim neredeyse.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
Ben de senin yazıda neyi anlamadığını anlamaya çalışıyorum.

Tekrar anlatıyorum:

Ortada bir kısım düşünme konusunda yetenekli insanlar var. Ve karşılarında isterlerse kurallarını değiştirebilecekleri fiziksel gerçekliği olduğu var sayılan bir dünya.

Bunlar, dünyanın değişmez olarak kabul edilen yasalarını manüpüle edip, normal insanların günlük hayatlarında kjllanmak isteyebilecekleri şık oyuncaklar tasarlıyorlar.

Eğer bir kısım insanlar bunu yapabiliyorlarsa daha özel olduğunu düşündüğümüz Galileo, Newton, Piri Reis gibilerinin daha neler neler yapabilir bir düşünün mesela diye örnek veiyorum yazının ortalarında.

Sonuç olarak da; sınırlandırılmış düşünce yapılanmasıyla değil, kendi gerçeklerinizi yaratabileceğiniz bir bilinçlenme için buyrun hep birlikte düşünelim diyerek bitiriyorum konuyu.

 

Konuyu daha fazla açmamı isteme, daral geldi, düşünmekten geçeceğim neredeyse.

 

Anlaşılan o ki, fizik kuralları da değişebilir, değişmez kurallar olarak görmemeliyiz diyorsun. Bilim zaten kurallara kesin değişmez kurallar olarak bakmaz. Baksaydı bilim ilerlemezdi. Galileo gibi bilimadamları da o şekilde düşündüğünden bu başarılara imza atabildi. Yani bilimin doğası zaten bu.

 

Bu noktada bizden hayal kurup (sınırlandırılmış düşünce yapısıyla olmadan) bilimsel anlamda bir şeyler yapmamızı mı istiyorsun?

 

Kendi gerçeklerinizi yaratabileceğiniz bir bilinçlenme için buyrun hep birlikte düşünelim derken neyi kastettiğini gerçekten anlamadım. Daha fazla açmamı isteme dediğin için bu sorularıma cevap vermene gerek yok. Sadece ben anlamamış olabilirim, anlayan kişilerle düşünc ie fırtınası yapılabilir. İyi günler :)

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
Anlaşılan o ki, fizik kuralları da değişebilir, değişmez kurallar olarak görmemeliyiz diyorsun. Bilim zaten kurallara kesin değişmez kurallar olarak bakmaz. Baksaydı bilim ilerlemezdi. Galileo gibi bilimadamları da o şekilde düşündüğünden bu başarılara imza atabildi. Yani bilimin doğası zaten bu.

 

Bu noktada bizden hayal kurup (sınırlandırılmış düşünce yapısıyla olmadan) bilimsel anlamda bir şeyler yapmamızı mı istiyorsun?

 

Kendi gerçeklerinizi yaratabileceğiniz bir bilinçlenme için buyrun hep birlikte düşünelim derken neyi kastettiğini gerçekten anlamadım. Daha fazla açmamı isteme dediğin için bu sorularıma cevap vermene gerek yok. Sadece ben anlamamış olabilirim, anlayan kişilerle düşünc ie fırtınası yapılabilir. İyi günler :)

 

Maalesef cevap vereceğim. Zira cevap verilmeyi hakediyorsun.

Öncelikle senin paganizm, paranormal, wicca'lık vs gibi şeylerle ilgilendiğini varsayıyorum. Aksi takdirde burada olmazdın. Hal böyleyken benim söylediklerimi diğer sıradan insanlara göre daha iyi algılaman en azından ne anlatmaya çalıştığımı kavramanı dilerdim.

Şimdi genel olarak paganizm, sıradan insanlar tarından değişmez ve mutlak kabul edeilen kimi fizik yasalarını yapılan kimi rütüel ve egzersizlerle manüpüle edip, somut olduğu varsayılan dünyanın şart ve hallerinin ritüeli uygulayan kişinin istekleri doğrultudunda değiştirmelerinden ibaret bir tür inanıştır. Öyle değil mi?

Ben se varılmak istenen neticelere, yani yasaların insanlar tarafından değiştirilebilme sonucuna düşünerek ve zihinde tasarlanarak erişilebileceğini savunuyorum.

Yani amaç aynı yöntem farklı.

Ve tabii bir günde paganist elit olamayacağın gibi bir günde de düşüncelerini dolu dizgin değişiklikler yapabilecek güce ulaştıramayacağın gerçeği var. Neticede genlerle aktarılmış bir şartlandırılma söz konusu.

Nasıl ki bu sitede nasıl fal bakılır, nasıl astral seyahat yapabilirim diye kafa yorup sorular soruyorsan aynı şekilde düşüncelerinin gerçeklik boyutunda etkinlik yapabilecek boyuta gelebilmesi için çalışman yani bilincini açman gerekiyor. Aynen benim yazımı okuduğundan beri senin yaptığın gibi.

Buraya kadar sanırım anlaşııldı.(özellikle uzun ve karışık cümleler kuruyorum ki beynin anlamaya çalışırken ürettiği frenkansları arttırsın)

Yani sonuç olarak benim dünyama hoş geldin.

 

(Yüzünün ifadesini görebiliyorum.)

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
Maalesef cevap vereceğim. Zira cevap verilmeyi hakediyorsun.

Öncelikle senin paganizm, paranormal, wicca'lık vs gibi şeylerle ilgilendiğini varsayıyorum. Aksi takdirde burada olmazdın. Hal böyleyken benim söylediklerimi diğer sıradan insanlara göre daha iyi algılaman en azından ne anlatmaya çalıştığımı kavramanı dilerdim.

Şimdi genel olarak paganizm, sıradan insanlar tarından değişmez ve mutlak kabul edeilen kimi fizik yasalarını yapılan kimi rütüel ve egzersizlerle manüpüle edip, somut olduğu varsayılan dünyanın şart ve hallerinin ritüeli uygulayan kişinin istekleri doğrultudunda değiştirmelerinden ibaret bir tür inanıştır. Öyle değil mi?

Ben se varılmak istenen neticelere, yani yasaların insanlar tarafından değiştirilebilme sonucuna düşünerek ve zihinde tasarlanarak erişilebileceğini savunuyorum.

Yani amaç aynı yöntem farklı.

Ve tabii bir günde paganist elit olamayacağın gibi bir günde de düşüncelerini dolu dizgin değişiklikler yapabilecek güce ulaştıramayacağın gerçeği var. Neticede genlerle aktarılmış bir şartlandırılma söz konusu.

Nasıl ki bu sitede nasıl fal bakılır, nasıl astral seyahat yapabilirim diye kafa yorup sorular soruyorsan aynı şekilde düşüncelerinin gerçeklik boyutunda etkinlik yapabilecek boyuta gelebilmesi için çalışman yani bilincini açman gerekiyor. Aynen benim yazımı okuduğundan beri senin yaptığın gibi.

Buraya kadar sanırım anlaşııldı.(özellikle uzun ve karışık cümleler kuruyorum ki beynin anlamaya çalışırken ürettiği frenkansları arttırsın)

Yani sonuç olarak benim dünyama hoş geldin.

 

(Yüzünün ifadesini görebiliyorum.)

 

 

Sebahhattin sen yine de ülkemizi o kadar küçükseme : )) bkz. Ekşisözlük: https://eksisozluk.com/sebahattin-sen-yine-de-ulkemizi-o-kadar-kucumseme--5126614

 

Yüzümün ifadesi gülümseme ve garipsemeydi, içimden de güldüm :)

Yani konu baştan beri muydu arkadaşım?

Gelmiş burada hadi beyin fırtınası yapalım diye farkında olmadan parapsikolojiyi dolanarak anlatmaya çalışıyorsun, üstelik bunu bu sitede yapıyorsun, üstelik bunu bu konulara ilgili birine yapıyorsun, üstelik karışık cümleler diye nitelendirdiğin şekilde yapıyorsun, üstelik bunu yüzünün ifadesini tahmin edebiliyorum diye tiye alarak yapıyorsun.

 

Burada parapsikolojiyle ilgilenen insanlar ne ile uğraşıyor sanıyorsun? Telekinezi nedir, telepati nedir, büyü nedir biliyor musun? Bunları bilen araştıran insan zaten düşünce ile gözle görülür dünyaya etki edebileceğini bilir ve bunu araştırır. Yani bunu yapabilen insanlar bunun bilincinde olarak yapıyorlar. Yeni veya farklı bir fikir ortaya koymuşsun gibi neyin tribine giriyorsun? :)

 

Sana ilk mesajımda yazdığım gibi, bizim bir olayı bilimsel olarak açıklayamıyor oluşumuz onu fizikle alakasız veya doğaüstü yapmaz. Bir gün bu olaylar da bilimsel olarak açıklanabilecek.

 

"Ben se varılmak istenen neticelere, yani yasaların insanlar tarafından değiştirilebilme sonucuna düşünerek ve zihinde tasarlanarak erişilebileceğini savunuyorum."

Bu düşüncende karmaşık ve aynı zamanda yeni bir nokta yok. Biz alıştırmalarda da bunu söylüyoruz, telekinezi yapacaksan bunu düşün, zihninde tasarla ve mümkün olduğuna inan diyoruz. Büyüde de bu böyle.

 

Yüzünün ifadesi kısmına alındım. Benim okuduğum metinleri okusan hangi dil bu diye bakarsın ama bana şu cümlerle ahkam kesiyorsun ya, ne diyeyim?

 

Daha ilk mesajda şu son yazdığın açıklayıcı konuyu (yani düşüncelerle bilinen fiziki kurallara aykırı bir eylem gerçekleştrilebilir mi konusunu) yazsan anlayıp fikir beyan edebilecekken laf kalabalığı etmekten başka bir şey yapmadın. Bulunduğun siteyi bir araştır, bir bak yahu. Şu dediğini telekinezi konusunda başlangıç aşamasında birine söylesen "e öyle zaten" der sana. Süslü cümleler kuracağım diye laf salatası yapmak zihinsel faaliyet değildir; bunun farkında olmak gerekir.

 

Ekleme: Profilinize bakmamıştım. Yaşıtım olduğunuzu düşünerek "arkadaşım" ifadelerini kullandım. O ifadeleri daha uygun hitap kelimeleri olarak ("hanımefendi" gibi) düşünmenizi isterim. Saygısızlık etmek istemem.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
Sebahhattin sen yine de ülkemizi o kadar küçükseme : )) bkz. Ekşisözlük: https://eksisozluk.com/sebahattin-sen-yine-de-ulkemizi-o-kadar-kucumseme--5126614

 

Yüzümün ifadesi gülümseme ve garipsemeydi, içimden de güldüm :)

Yani konu baştan beri muydu arkadaşım?

Gelmiş burada hadi beyin fırtınası yapalım diye farkında olmadan parapsikolojiyi dolanarak anlatmaya çalışıyorsun, üstelik bunu bu sitede yapıyorsun, üstelik bunu bu konulara ilgili birine yapıyorsun, üstelik karışık cümleler diye nitelendirdiğin şekilde yapıyorsun, üstelik bunu yüzünün ifadesini tahmin edebiliyorum diye tiye alarak yapıyorsun.

 

Burada parapsikolojiyle ilgilenen insanlar ne ile uğraşıyor sanıyorsun? Telekinezi nedir, telepati nedir, büyü nedir biliyor musun? Bunları bilen araştıran insan zaten düşünce ile gözle görülür dünyaya etki edebileceğini bilir ve bunu araştırır. Yani bunu yapabilen insanlar bunun bilincinde olarak yapıyorlar. Yeni veya farklı bir fikir ortaya koymuşsun gibi neyin tribine giriyorsun? :)

 

Sana ilk mesajımda yazdığım gibi, bizim bir olayı bilimsel olarak açıklayamıyor oluşumuz onu fizikle alakasız veya doğaüstü yapmaz. Bir gün bu olaylar da bilimsel olarak açıklanabilecek.

 

"Ben se varılmak istenen neticelere, yani yasaların insanlar tarafından değiştirilebilme sonucuna düşünerek ve zihinde tasarlanarak erişilebileceğini savunuyorum."

Bu düşüncende karmaşık ve aynı zamanda yeni bir nokta yok. Biz alıştırmalarda da bunu söylüyoruz, telekinezi yapacaksan bunu düşün, zihninde tasarla ve mümkün olduğuna inan diyoruz. Büyüde de bu böyle.

 

Yüzünün ifadesi kısmına alındım. Benim okuduğum metinleri okusan hangi dil bu diye bakarsın ama bana şu cümlerle ahkam kesiyorsun ya, ne diyeyim?

 

Daha ilk mesajda şu son yazdığın açıklayıcı konuyu (yani düşüncelerle bilinen fiziki kurallara aykırı bir eylem gerçekleştrilebilir mi konusunu) yazsan anlayıp fikir beyan edebilecekken laf kalabalığı etmekten başka bir şey yapmadın. Bulunduğun siteyi bir araştır, bir bak yahu. Şu dediğini telekinezi konusunda başlangıç aşamasında birine söylesen "e öyle zaten" der sana. Süslü cümleler kuracağım diye laf salatası yapmak zihinsel faaliyet değildir; bunun farkında olmak gerekir.

 

Ekleme: Profilinize bakmamıştım. Yaşıtım olduğunuzu düşünerek "arkadaşım" ifadelerini kullandım. O ifadeleri daha uygun hitap kelimeleri olarak ("hanımefendi" gibi) düşünmenizi isterim. Saygısızlık etmek istemem.

 

Ben hakikaten sana neyi anlatmak istediğimi anlatamıyorum. Sen her ne kadar büyücülük, parapsikoloji vs ile ciddi olarak ilgileniyor olsan da ayaklarını bu dünyanın somut gerçeklerine sıkı sıkıya bağlamışsın. Yani senin gerçeklerden kopmanı engelleyen müthiş bir inatçılığın var. Bu kadar inatçı olman normal. Eğer söylediğin gibi ritüellerle dolu bir dünyan varsa -ki şüphe etmiyorum-, ancak bu inadınla sonuca ulaşabilirsin. Ufak bir ilerleme için binlerce kere aynı şeyi yapmak çok kolay bir şey değil.

Bulunduğumuz sitede bahsedilen tüm paranormal eylemlerin merkezine inmiş biri olduğumu söylemeyeceğim. Ama

paranormal olayların sıradan sayıldığı, hatta çaba harcamadan ulaşıldığı ortamlarda bulundum ya da var oldum. Cennet cehennem olgusuyla büyütülmedim. Annem hep 'iyi birisi olursan bu dünyaya tektar insan olarak gelirsin. Kötülük yaparsan eziyet çekeceğin bir yaratığa dönüşürsün' diyerek büyüttü bizleri.

Sonuç olarak beni yargilarken benim de senin bilmediğin değerlerim olduğunu bil.

 

Yaşımdan dolayı farklı bir hitap tarzını hakettiğimi düşünmüyorum. Bana hanfendi dediğin sürece ben de sana 'beyfendi' demeye başlarım haberin olsun.

 

Yani anlayacağın; 'senin şu anda içinde bulunduğun, uğraş verdiğin tüm emek ve çabalara ben zaten düşünerek ulaşıyorum' dediğimin sonucunun çıkarılabileceği bir yazı yazdığımın düşünülmesi beni biraz üzdü. Anladım ki ben hala insanlara ne düşündüğümü aktarabilecek kıvama gelmemişim. Belki de ingilizce ve latince kaynaklara o kadar yoğunlaşıyorum ki Türkçe'ye geçiş yaparken bocalıyorum.

Benimkisi bir yenilgi değil ama bir itiraf. Haddim olmayarak sizlerin egemenlik alanına girmeye çalıştım. Kendimi anlatamadım. Dediğin gibi üstüne bir de yaş farkı girince sohbetimiz gereksiz uzadı.

Dediğim gibi yenilgi değil ama vazgeçme diyelim buna.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Similar Topics

    • 10 Kural

      •Sorulmadıkça görüş ya da tavsiye verme!   •Dinleyeceğine emin olmadıkça derdini kimseye anlatma!   •Başkasının evinde ona saygı göster, aksi takdirde gitme!   •Evindeki misafir sana kötülük unsuru olabilecek bir davranış sergilerse sen de ona zalimce davran!   •Karşındakinin de isteği olmadıkça cinsel ilişkiye girme!   •Başkasına yük olduğu ve kurtulmak istediği şeyler hariç, kendine ait olmayan hiçbir şeyi alma!   •Kendini muhatap etmeye gerek görmediğin hiçbir şeyden şikayet etme! •Çoc

      , Yer: İnsan Psikolojisi

    • Kuantum Fiziği ile Klasik Fizik Arasındaki Farklar...

      Günlük deneyimlerimize ve gözlemlerimize dayanan klasik fiziği dört ana bölümde incelemek olasıdır: 1. Newton Fiziği(Newton denklemi), 2. Hamilton Mekaniği(Hamilton denklemleri), 3. Lagrange Formalizmi(Lagrange denklemi), 4. Klasik Elektrodinamik (Maxwell denklemleri). Kuşkusuz başka alt bölümler de eklenebilir. Ama, sonuçta büyük-ölçekli dünyada olayları yukarıdaki hareket denklemleri ile anlayabiliriz. Sanılanın aksine, Kuantum Fiziği ile birlikte bilim ve teknolojideki başdöndürücü gelişmeler

      , Yer: Bilim & Teknoloji

    • Yeni Başlayanlar İçin Kuantum Fizik -2-

      Dün konuya ufak bir giriş yaptık. Bugün biraz daha kuantum dünyasına girmeye ne dersiniz?   Kabaca hatırlayalım Newton'un babası olduğu klasik fizik büyük objelerin ışık altı hızlardaki etkileşimlerini incelerken kuantum fizik atom altı parçacıkların ışık ile yüksek hızlardaki etkileşimini inceler.   Klasik fiziğin babası Newton ise Kuantum fiziğin babası Alman Nobel Fizik Ödüllü (doğal olarak) Max Planck'tır. Tam 1900 yılında Planck dünyadaki, evrendeki herşeyin ama herşeyin çok ufak parçacık

      , Yer: Bilim & Teknoloji

    • Yeni Başlayanlar İçin Kuantum Fizik -1-

      Bir dizi hazırlamayı planlıyorum Kuantum fizik ile ilgili. Olabildiğince basite indirgenmiş ve madde madde ilerleyen. Umarım beğenirsiniz. Aklınıza takılan herşeyi sorun lütfen memnun olurum.   Fizik Nedir?   Fizik kabaca madde ve madde bileşenşlerini inceleyen ve bunların birbirleri ile etkileşimini açıklamaya çalışan bilim dalıdır ki buna kabaca Newton Fiziği diyebiliriz. Klasik fizik bu etkileşimleri mekanik ile anlatmaya çalışmıştır ki buna Hamilton Mekaniği ve Ladrange denklemleri ile aç

      , Yer: Bilim & Teknoloji

    • Görünmeyen Fizik!

      GÖRÜNMEYEN FİZİK!   Selâm ve saygılarla!..kısacık bir hikâye!   Evet, bir kişi yolda yürürken bir yerde bir kişi daha yanına yaklaşır ve beraber yürümeye başlarlar. Birbirleri ile oradan buradan sohbet ederek tanışırlar. Daha sonra yanındaki arkadaşı diğerine şunu söyler: — Sen ile ben iki yol arkadaşı olduk ve yürüyoruz. Acaba bize görünmeyen ve bizimle giden başka kişiler var mı? Diye sorar ve o’da ona der ki: —Evet, var! Der. Arkadaşı da, ona; —K

      , Yer: Not Defteri

Arka Oda

Arka Oda

    Chat izniniz bulunmuyor
    ×
    ×
    • Yeni Oluştur...