Jump to content

İzmir'de Yaşamak Nasıldır?


darqrose

Önerilen Mesajlar

Öncelikle İstanbul'da yaşadığımı belirterek ve bu şehrin insanı delirtmek insanlıktan soğutmak etkilerine maruz kaldığımı söyleyerek konuma giriş yapıyorum. Çok dertliyim ki beş yıl önce buraya gelirken özgür olacağım hayaliyle bir hayli gaza gelmiştim ama özgürlük bir yana yozlaşmış bir kültürü sindirmem tam beş yılımı aldı. Önceleri görmezden geldim sonra insanlar canımı sıkmaya başlayınca uyum sağladım İstanbul un içinde modern bir yaşamın mümkün olmayacağını anlamam bana beş kere taşınmaya mal oldu bütün evlerim güzeldi ama hiç bir.zaman nefes aldığımı hissetmedim aitlik duygusunu bir an olsun hissetmedim. İlkten küçük bi kasabadan gelmişliğin heyecanı ile güleç insanlarda aradığım samimiyetin her seferinde art niyete dönüşmesini acı olarak deneyimledim. Güleryüzlü yaklaştığım her insanın aslında bunu haketmediğini hissettiğimdede aynı şeyleri hissettim. Koca bir hayal kırıklığı! O kadar insan tanıdım ama kimseyi tanıyamamış olmanın verdiği tatminsizlik tam bir boşluk. Eskiden her köşebaşında dost bir yüz varken şimdi hiçliğin ortasındayım. Bu şehre gelirken ruhsal olarak bir bütün olduğumu ve deneyimlerimle iyi işler yapacağımı düşündüm. Daha geleli bir hafta olmamıştı ki sokağımda başı kesilmiş bir ceset bulundu korkmuyorken korkmaya başladım. Biliyorum ki kötü insanlar heryerde var o zaman da biliyordum ama hayata karşı tek bir korkum vardı yozlaşmak ben hiç bir zaman yozlaşmayacağım derken kelimelere yüklediğim anlamlar gittikçe azaldı. Ve yozlaştım bazı çeşit insanlara tahammül edemez duruma geldim ve bu yükü kaldıramadım en sonunda oluruna bıraktım. Ama bu yaşamak değil sırf korkuyla ve bütün kirden pislikten uzak durmak için kapanmak bu kapanmışlığın içinde bile kendin olamamak şimdi herkes gibi herkesten biraz daha kötü olduğumu görüyorum. Biraz daha haksızlığa uğramışım ve polyannacılık oynayarak bu saçmalıkları sindirmişim. Birilerinin üstüne basmadan biryerlere gelinmeyeceğini anladım. Ve iyi durumda olmamın da en iyi ifadesi bu ama korkuyorum işte kötü biri gibi yargılanmaktan korkuyorum. Artık oyun oynamak istemiyorum güçlü olmayıda istemiyorum. Sadece huzur ve aile gibi bir aile olmak kızımıda adam akıllı bir insan yapmak istiyorum. Şu saçma şehirde nereye baksam çirkinlik görüyorum her çeşit insan görünürde tek bir model ama özlerinde hep çarpıklık kendimden biliyorum ve deneyimlerimden. Sırf bu yüzden suçlayamıyorum kimseyi. Ben bile bu adiliğe alışmış ve bazı haksızlıkları normal algılamaya başlamışken. İnsanların oyunlarına alışmış ve kazanan olmanın iticiliğini kaldırabilmişken suçlu aramıyorum umarım birileri şu İstanbulu haritadan siler. İnsanların bütün samimiyetinin ikiyüzlülüğünden geldiği entrikacı ve gözümde dünyanın en kokuşmuş yeri umarım yerle bir olur. Parasıda batsın piyasasıda metropolüde. Gidicem yani kurtuluş yok zaten burda mutlu olmanın tek yolu çok zengin olmak geri kalan bizler sırf pisliğine yaşıyoruz. Bütün arkadaşlıklar akrabalıklar komşuluklar yalandan ibaret bu kadar samimiyetsiz bi yerde fazla bile durdum. Dayanılacak gibi değil insanların güzel olan hiçbirşeye tahammülü yok bir çiçek bile görmek istemiyorlar hoş olmayı zayıflık olarak görüyorlar sırf onların gönlü olsun diye böyle taştan bir hayat yaşadığımada bin pişmanım yapılan en küçük geziler hafiflik ormanda maganda gibi piknik yapmak saygı duyulası ama hele ki romantik olmak çok ciddi bir suç. Bazıları saçmaladığımı düşünebilir ama gerçek bu istanbulda tanıdığım en iyi insanlar eşcinseller. Aslında herkeste olması gereken samimiyet sadece entellerde ve bunlarda görülüyor. Ya sokağa çıkıp bu kadar mutsuz modsuz insan görmek yıpratıyor. Çok yobaz geri kafalı ve ahlaksız kadın var. İstanbulda kadın gibi kadında yok çoğu aynı kişiliksizde. Aslında hepsi ezik dışarda o kadar kendini bilmeyen sakınmayan kadın var ki güzel veya çirkin kadınlar hep öteleniyor. Tanıdığım bütün kadınlar ben dahil kafayı sıyırmış sadece onlar antidepresanla yaşıyolar. Aylarca eve kapanıyor ve nasıl daha iyi olacaklarını düşünerek yeni bir sahte imajla ortaya çıkıyorlar. Yeni maskeler falan hep geçici. İç huzur olmadıktan sonra devam ettirmenin ittirmenin anlamı yok. Evliliklerde böyle aile baskısıyla devam ediyor. Ya boşancam mutsuzum diyorum E büşra öyle olmayan mı var ama aptal yerine konuluyorum diyorum napcaksın erkekler eşlerini hep eziyorlar ama ben o kadınlar gibi olamam diyorum herkes benim değersizliği kabullenmemi bekliyor. Hayır canım öyle olmayacak. Sorunun kaynağını biliyorum bi kere birincisi kendim ikincisi bu ülkede kadın olmak. Bir birey olarak varolamamak. Bağımsız olmak için suya sabuna karışmamak yinede er yada geç kimlere hizmet ettiğini anlayınca bütün o hayal kırıklığını yaşamak. Evet belki İstanbul hızlı bi şehir ama mutlaka bi yerde hayat var. Zaten bir kadın ya sever ya nefret eder bense insanların sevgimi haketmediğini üzülerek kabul ediyorum ve en yakın zamandada İzmire daha sakin ve huzurlu bir hayata göç ediyorum. Yazımda İstanbulda yaşamaktan bahsettim İstanbulda en güzel şey burda yaşamamak sadece gezmeye gelmek. Bir Los Angeles olsa bir Las vegas olsa bu pislik çekilir çekilmez demiyorum ama alt tarafı istanbul ve ne yazık ki çeyrek nüfus çoktan araplaştı. Ben ve benim gibi bir kaç kişi daha göç etsek istanbul suriyelilere kalacak.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

İzmir gayet güzel bir şehir ama belediye ne yazıkki çok bakmıyor.Muğla olsun izmir çevresi olsun gayet güzel bazen gidip geliyoruz manisa muğlaya falan da mis gibi.İzmirde hiçbirşey değişmiyor artık belediyeden midir nedir.Önceden gerekçe olarak "hükumet projelere onay vermiyor" demişlerdi de,sanırım sadece kaldırım projelerine onay veriliyor bu nedir.İzmirin belli bir yeri gayet güzel,fakat onun dışı hem kötü,hem ulaşım zor.Merkezdeyseniz hayat size güzel yani :D bunun dışında izmir topraklarını gerçekten çok seviyorum apayrı benim için.Tarihi olsun,enerjisi olsun gayet güzel.Her türlü insanı bulabilceğiniz bir şehir ve "boş insan" sayısı baya az.Salak,saçma çok az insan gördüm.Her türden insanın çok rahat yaşadığı bir yer.Fiyatlar da uygun esnaf gayet anlayışlı.Ulaşım biraz sıkıntılı da olsa yapılcak pekçok şey var eğlence olsun alışveriş olsun.Yani buraya bakılsa baya ilerler burası aslında ama,nedense bir türlü ilerletmiyorlar diğer şehirler kadar.Belki de siyasi sebeplerden olsa gerek.İzmir,kendimi ait hissettiğim topraklar.Tek sorunuysa "ama" nın kalkmaması

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

canim benimmm her sehrinnn iyi ve kotu yonleri vardir genellleme herzaman yanlistir oncelikle belirtmek isterimmm dogruuu izmirde her cesit insan varr ve giyimm ve yiyecek genel olarak ucuz ben izmire gelmeden once izmirin butununu gelismis paris sanzelize saniyordummm ama oyle gecekondu mahalleleri varki hemen bornovada hala inek ve tavukleri olan koyler var

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Bir şehri sevip sevmemek kişiye göre değişen bi durum. Yani bana göre İzmir harika bi yer. Sakin, durgun bir atmosferi var. Sakin ama sıkıcı değil. Ruhsal enerjisi yüksek, aynı zamanda futuristik bi havası da var bence. Kemeraltı denen harika mekanı her gün gezsem bıkmam. Konak ve Asansör civarını çok seviyorum. Her ilçesi ayrı güzel. İzmir'de yaşadığım dönem çok fazla deja vu ve anımsama olayları yaşıyordum. O yüzden orasıyla ruhsal bi bağım var sanırım.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Valla bir izmirli olarak izmirin tadını alamıyorum desem yalan olmaz çünkü maalesef herkez aynı maddi durumu paylaşamıyor.

Fakat maddi durumunuz iyiyse izmir gerçekten yaşanıcak şehirdir.

Benim bir arkadaşım dünyada gezmediği bir kaç ülke kaldı ve döner dolaşır tekrar izmire gelir.

Çünkü izmir en başta insanlarının düşünüş tarzıyla diğer şehirlerden ayrılır.

Biz bu şehirde sabahları tanıdık tanımadık herkeze selam veririz.

İkincisi bu şehirde istisnalar hariç hiçkimse namus bekçisi değildir.

Gece geç saatlerde bile yine istisna bölgeler hariç rahatça dolaşabilirsiniz.

İzmir güzeldir yaşamasını bilene...

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Similar Topics

    • Perigraf | Bazen, Yaşamak gerekir.

      Merhaba Gnoxis ailesi, Uzun tanırım reklamına gerek yok. Sanırım bu bölüm doğru yer. Perigraf.Net kişisel blog sitesi gibi görünen ileride insanların dayanak gösterebileceği nokta olabilmeyi amaçlayan, kendi çapında sinema ve kültür-sanatla ilgilenen bendenizin uğraş noktası. Arada bir girip beğendiğiniz yazıları etrafa dağıtırsanız, hatta yazmak isterseniz, tek mesaj uzağınızdayız. [email protected] Perigraf   Sevgiler.   (Reklama giriyor ama bölüm başlığı altında tanıtım var. B

      , Yer: İnternet

    • Farkındalık Ve Anda Yaşamak

      http://www.astroset.com/bireysel_gelisim/metafor/images/newage8.JPG Gündelik konuşmalarımızda da çoğu zaman sözümüzün etkisinin farkında olmayız. Öylesine, gelişi güzel fikir beyan eder ve sözümüzün karşımızdaki kişiyi ne şekilde etkilediği, onu rencide edip etmediği konusunu düşünmeyiz bile. Sürekli konuşup hiçbir şey söylemeyen birçok insan vardır sizin de gözlemlediğiniz gibi. Konuşmuş olmak için konuşurlar. Bu durumlarının da farkında bile değildirler. Aslında insanların çoğu farkında olmak

      , Yer: Evrensel Enerjiler ve Farkındalık

    • Röportaj: Jose Saramago: 'Yaşamak için ölmemiz lazım’

      Röportaj: Jose Saramago: 'Yaşamak için ölmemiz lazım’         “Ben karamsar değilim, dünya çok kötü” diye cevap veriyor yazar ve ekliyor: “Binlerce yıllık medeniyetin sonunda geldiğimiz noktaya bakın, insanoğlu gerçekten bu mu? Bütün çabamız buraya varmak için miydi? Biz hayatı hak etmiyoruz.”         * * *   1998’de Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan Portekizli yazar Jose Saramago ile son romanı “Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş”u ve edebiyatını konuştuk   Jose Saramago, edebiyat meraklılarının muzip

      , Yer: Not Defteri

    • Zihninizdeki Tanrı İmgelemi Nasıldır?

      bizde eskiden walt disney ansiklopedileri vardı. orada anadoluyu yerle bir eden moğol timurun bir figürü vardı. acımasız, merhametsiz ve soğuk.. nedense hala zihnimde tanrı imgelemim hep bu şekildedir. belki eğer gerçekten bunca algıladığımız kötülükten dolayı öyleyse bunu yadsımak için çoğu zamanımı ona(tanrıya) adadım. ama bunu hiçbir zaman dinle yada batıllarla yapmadım. her zaman felsefe ve metafiziği tercih ettim. içime kapandım izole oldum. çünkü acımasızlık heryerdeydi. ama ben güçlü olma

      , Yer: Felsefe

    • Neptün İle Yaşamak

      Çok güzel bir yazı , Sizlerle paylaşmaktan keyif duyuyorum ..   Neptün , Balık burcunun yönetici gezegenidir. Balık burcu SU elementine has özellikler taşımaktadır ve yöneticisi Neptünün sembolik ifadelerinden biri OKYANUSTUR.. Çünkü Neptün , haritada dokunduğu gezegeni sırılsıklam eder. Neptünün olduğu yerde gerçekler , tıpkı bir aspirinin suyun içinde erimesi gibi eriyecek , çözülecektir. Kendinizi okyanusun ortasında hayal edin bir iki dakikalığına..   Nereye bakarsanız bakın SI

      , Yer: Gezegenler ve Evler

Arka Oda

Arka Oda

    Chat izniniz bulunmuyor
    ×
    ×
    • Yeni Oluştur...