Jump to content

Henry James -Bir Kadının Portresi.


sidar

Önerilen Mesajlar

bir_kadinin_portresi.jpg

 

Bunu Okuyun Tamamdır .

 

Yazan HENRY JAMES (1843-1916)

 

Başlıca karakterler:

 

isabet Archer: Yirmi üç yaşında güzel bir Amerikan kızı; kendi­sine güveni fazla; hürriyet ve sorumluluğun sınırlarını öğ­renmeğe azmeder.

Giibert Osmond: Isabel'in kocası; eğlence için kendi ülkesinin dışına çıkmış biri; zalim ve gururlu; Isabel'in ruhî taham­mül gücünü imtihandan geçirmek ister.

Bn. Serena Merie: Osmond'ın önceki metresi ve Pansy adındaki gayrimeşru çocuklarının annesi. Çok hissî bir kadın olan Serena, seven ve anlayış sahibi bir kadın olmakla beraber, kızının çıkarları bahis konusu olduğu zaman tamamen vic­dansızdır.

Ralph Touchett: Isabel'in nazik İngiliz kuzeni; felçli; Isabel'in ya­şadığı hayatı kendi hayatı imiş gibi görür. Olgun ve bilgili; Isabel'i, karşılaşacağı hayatın gerçeklerine göre hazırlama­ğa çalışır.

Henrietta Stackpole: Atılgan bir genç Amerikan gazetecisi; ken­disinin herhangi bir «yabancı»dan daha akıllı ve kurnaz ol­duğuna inanır.

Lord Warburton: Sevimli fakat sönük bir genç asilzade; Isabel ile evlenmek ister.

Caspar Goodwood: Samimi ve zinde bir Amerikalı; Isabel evlenmeden önce kızın peşinde gitmişti ve evlilik bozulduktan sonra da yine Isabel'in peşindedir; sevgilisine hiç bir za­man kavuşamayan ideal bir kahraman.

 

Hikâye

 

1872 yazında, Isabel Archer adında New Yorklu genç ve güzel bir Amerikan kızı zengin ingiliz kuzen­leri Touchettslerin sayfiye evlerinde misafirdir. Ha­lasının davetini kabul eden Isabel bu onun Amerika dışına ilk çıkışıdır yurt dışında yaşamanın, kendisi­nin, hayat hakkındaki esas hedeflerini daha da derin­leştireceğine inanır. Isabel'in gayesi, tam ve bağımsız bir hayat yaşamaktır. «Ben, bir kimsenin yapmaması gereken şeyler neler olduğunu her zaman bilmek is­terdim.» der. Isabel, Avrupa'daki tecrübesinin birinci safhasında, nihaî tercihlerini yapmasında gerekli bil­giyi edinir. Roman, dört sene sonra nihayete ermeden önce, Isabel, felçli kuzeni Ralph Touchett'in dünya bilgisi hakkındaki sözleriyle ne demek istediğini an­lar. Kuzeni demişti ki: «Evet, mutlu bilgiye, hoş bil­giye gelince... Ama siz ıztırap çekmediniz, ve siz ız-tırap çekmek için yaratılmadınız.»

Isabel'in Gardencourt'taki Touchett malikâne-sindeki tecrübeleri ona, pek az ıztırap çektirir. Isa­bel'in tazeliği ve açık kalpliliği, yaşlı Touchett'i zevk­lendirir. Lord Warburton adındaki liberal bir genç aristokrat ona âşık olur ve evlenmek teklifinde bu­lunur. Isabel kabul etmez. Kuzeni Ralph -ki o da boşuboşuna Isabel'e âşıktır. Avrupa âdetleri arasın­daki farkları öğretir. Isabel'le ilgilenen iki Amerikalı arkadaşı da vardır. Biri, Henrietta Stackpole adında­ki gazetecidir. Beşerî münasebetlerde incelik ve ne­zakete dikkat etmeyen bu gazeteci, Amerikalıların, kendi ülkeleri dışında yaşamalarını tasvip etmez. Di­ğeri de, Isabel'in peşini bir türlü bırakmayan Caspar Goodvvood'tur. Isabel, kendisini, yolculuğa çıkmadan önce reddetmiştir. Casper, Gardencourt'a kadar kızın peşinden gelir. Kız, kendisini yine reddeder ve kendi hürriyetinin sınırlarını öğreneceği iki seneye kadar da peşinden gelmemesini söyler.

Ralph, babası ölmeden önce, bağımsızlık teori­lerini denemeden geçirmesine imkân hazırlaması için, Isabel'e 60,000 ingiliz lirası miras bırakmağa ikna eder. Tam bu noktada, Isabel, Bn. Merle adında bir Amerikan kozmopoliti ile tanışır. Muhatabına huzur verici bir üslûpla konuşan Bn. Merle, kendisinin bir asalak olduğunu açıkça itiraf eder. Onun en kötü ol­duğu kadar, en cazibeli ve zevk verici bulduğu kim­se, Gilbert Osmond'dır: «Hiç bir mesleği yok, hiç bir ismi yok, hiç bir mevkii yok, serveti, mazisi, istik­bali, velhasıl hiç bir şeyi yok!» Fakat buna rağmen, Bn. Berle der ki: «Tanınmış bir kimse olmağa lâyık biri.» Ve Isabel'in de bu adamla tanışması şarttır.

Bir miras sahibi olduğundan altı ay sonra, Isa­bel, italya'da, Bn. Merle'nin istediği şekilde, Os-mond ile tanışır. Bn. Merle'nin, ikisini tanıştırmak­taki maksadı basittir. Osmond'un, on beş yaşındaki Pansy adındaki gayri-meşru kızının (ki Osmond'un yanında oturur) annesi olarak, Merle, kızma ekono­mik güvence sağlamak ister. Isabel ise, Osmond'un sadece olgun ve entellektüel bir kimse olarak görün­düğünü bilir. Osmond'un sathiliği ve bencilliği hak­kında Ralph, Caspar, ve Bn. Touchett'in sözlerine hiç bir şekilde kulak asmaz, reddeder. Bir kaç ay sonra Osmond ile evlenir.

Üç sene sonra, Isabel'in evliliğinin neticeleri do­laylı bir şekilde görülmeğe başlar. Osmond ve Bn. Merle, Ned Rosier adındaki gencin Pansy'ye kur yap­masını önlemeğe çalışırlar. Rosier, fakir biri değildir, fakat Merle ve Osmond, daha iyi bir evlilik düşünür­ler. Lord Warburton, kendilerini ziyaret ettiği za­man, hem unvanı hem parası olan mükemmel bir kimseyi bulmuş olurlar. Isabel, Pensy'nin Rosier'i tercih ettiğini bilmediğinden, Pensy'nin Warburton'la evlenmesi için araya girmesini isteyen Osmond'un is­teğini kabul eder. Warburton, Isabel için hâlâ sıcak bir sevgi beslediğinden, Isabel'den, gerekirse bu ma­nivelayı bile kullanması istenir.

Isabel bu noktada, şömine önünde oturarak, son üç senede başından geçen hâdiselerle ilgili olarak, kendi kendisiyle bir hesaplaşmaya girer. Osmond ve Bn. Merle arasındaki ilişkiler hakkında sadece müp­hem bilgileri vardır, fakat kendisinin Osmond ile ge­çirdiği hayat, tam bir hayal kırıklığı olmuş, ıztırap yaratmıştır. Osmond, kendisini, sanat koleksiyonun­da, yeni bir ilâve olarak görmüştür.

Isabel, Pensy'nin Warburton'u sevmediğini an­layınca, aralarındaki ilişkiyi bozmak ister. Gerçi Os­mond kızgınlığım dışarı vurmaz, kendisini kontrol eder, fakat Isabel, kendi plânını alt üst etmiştir. Os­mond, bunun üzerine, Pensy'nin Ned Rosier ile ev­lenmesini engeller, ve kızı bir rahibe manastırına gönderir. Bn. Merle de hayal kırıklığına uğramışsa da, Osmond "kadar zalim olamaz. Fakat daha başlan­gıçta, Isabel'in kaderi üzerinde oynayanın kendisi ol­duğunu söyleyerek, Isabel'e ıztırap çektirir. Osmond'a onun zalimliği hakkında ne düşündüğünü en kesin bir şekilde anlatır: («Ben boşu boşuna mı bu kadar bayağı bir insanım?).

İngiltere'den, Ralph Touchett'in ölmekte olduğu, ve Isabel'i görmek istediği haberi gelir. Osmond, onun gitmesini istemez, fakat Isabel, Osmond'un kız kar­deşi Countess Gemini'den, Bn. Merle ve Osmond'un bir zamanlar metres hayatı yaşadıklarım öğrenince, Osmond'a karşı gelmekle hiç bir vicdan azabı hisset­mez. Ralph ile yaptığı son konuşmasında, Isabel, ken­disini kullandıklarım itiraf eder, ve onu hayal kırık­lığına uğrattığı için Ralph'tan özür diler. Şefkat ve nezaketinden hiç bir şey kaybetmeyen Ralph, Isabel'i huzura kavuşturur: «... Eğer sizden nefret ettilerse, sizi seven de vardı.» Çok geçmeden Caspar Good­wood, Isabel'i hâlâ sevdiğini söyler. Önceleri Caspar da, diğerleri gibi Isabel'in mesut olmadığını sezmiş ise de, bir şey yapacak durumda değildir. Şimdi, Isa­bel'in de kendisini sevdiğini söylemesini ister. Isa­bel, zamanla bu sözü de söyler, ve Caspar, büyük bir heyecanla Isabel'i kucaklar. Fakat bir süre sonra Isa­bel, onu terkeder ve Osmond'a döner. Roman sona ererken, Henrietta Stackpole, Caspar'a, «Biraz daha bekle!» der. Fakat Caspar, dehşetle irkilir. Henrietta' nm, «sabırdan oluşan anahtarı,» mutlu yola götüren kapıyı açmaz.

 

Tenkid

 

Henry James, Bir Hanımın Portresi'nin, ilk «bü­yük» romanı olduğunu söyledi. Bazı tenkitçiler de, onun bu sözüne katıldı ve başka tenkitçiler de, James' in, «orta çağı»nda yazdığı bu romandan daha iyisini yaratmadığını sövlediler. Hiç şüphesiz, plânı ile, ka­rakterleri ile, ve tekniği ile, Portre, övülmeğe değer bir eser. Başkalarının istediği şekilde hareket etmek­tense, kendi kaderini kendisi tayin etmeğe azmeden genç bir kadın, acındırmadan şefkatimizi çeker. Ro­manın odak noktası, kesin ve objektif bir şekilde, Isa-bel'in muhayyilesinde ve gerçek hayatında katlan­mak zorunda kaldığı ıztırap ve acılara kendisini ha­zırlaması üzerindedir.

Isabel'in bir mirasçı olmasından ve Osmond ile evlenmesinden önceki safhalar, önündeki imkânları göstermesi için titizlikle hazırlanır: Lord Warburton' un nazik fakat renksiz cazibesi; Caspar Goodvvood'un cazip fakat öldürücü canlılığı. Isabel, James'in belirt­tiği gibi hâlâ, «çok genç, yaşamak için sabırsız, ıztı-rabm ne olduğunu hiç bilmediğinden,» bir rehber ve yorumlayıcı rolünde Ralph Touchett vardır. James böylece, kahramanının keskin bir kabartma halinde durduğu fon üzerinde, Amerikan ve Avrupa zevk, kültür ve ahlâkını karşılaştırır. Beraberce bu manza­ra ve karakterler, Isabel üzerinde parlak bir ışık ve meşum bir gölge yaratır ve Isabel de, kendi sıcak ışığını yayar.

Romanın ilk yarısının psikolojik imâları hakkın­da hemfikir olmayan pek az eleştirici var ise de; ikin­ci yarısı, bilhassa şu sorular hakkında çelişki içinde: Isabel, niye Osmond'u seçti? Osmond'dan hayal kı­rıklığına uğramasına rağmen, niye Caspar'ı reddedi­yor ve yeniden Osmond'a dönüyor? Onun ilk tercihi hakkında, bazı eleştiriciler, Isabel'in, böylece, kendi­sini, kendi kaderi üzerinde katı bir tarzda yönetmek isteyenleri gururla reddettiğini göstermek istediğini söylediler. Leon Edel, Osmond'un, Warburton'un aris-tokratik dünyaya olan sosyal bağlılığı ile Caspar Goodvvood'un arzu ettiği şahsî bağlantı arasında «em­niyet verici» bir tercih olduğunu söylüyor.

Isabel'in, tiksidirici kocası ile kalma azmi, daha da zor bir mesele yaratıyor. Bu konu ile, çok sayıda teori ileri sürülüyor: Isabel, evlilik müessesesine çok büyük hürmet besliyor; vazife hissi, bilhassa Pansy'e karşı hissettiği sorumluluk çok derindir; kendi ah­lâkî değerlerine bağlılığından ötürü, hatâlarının ce­zasını çekmek ister. Okuyucunun verdiği hüküm ne olursa olsun, zekâsının ve tahayyül gücünün sallan­dığı zamanlarda bile faziletinden hiç bir şey kaybet­meyen bu genç kadına hürmet etmemek elinden gel­meyecektir. Şüphesiz, hiç bir okuyucu, ocak başında oturarak, kendi hürriyetini ve satın aldığı bilgi hak­kında kendisiyle dahilî bir monologa girişen (modern roman türündeki bu çeşit ilk monologlarından biri­dir) genç kadının bu hâlini unutamaz. Bunlar, fevka­lâde güzel ve trajik sezgilerin oluşturduğu sayfalar.

 

Alıntıdır ...

 

Alı

 

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Similar Topics

    • Lois Martin, Cadılığın Tarihi Ortaçağ'da Bilge Kadının Katli

      “Her kültür kendi cadısına ve büyücüsüne sahiptir ve her kültürde bunlara imrenilir yada bunlardan korkulur” “… algıda yaşanan bu değişimin sebepleri Avrupa toplumunun temellerini sarsan yeni bir paranoyada gizlidir. 1000-1400 yılları arasında Avrupa’nın toplumsal ve politik çizgisinde büyük bir değişim yaşandı. İşgalci Müslüman orduların tehdidi, Doğu Ortodoks Kilisesi ile yaşanan ayrım, heretikliğin yükselişi ve Kara Ölüm’ün yıkıcı etkileri bir araya gelerek Avrupalı zihninde toplumsal, ruhsal

      , Yer: Kitap Tanıtımları ve Eleştirileri

    • Kayıtlara Geçmiş İlk Seri Katil : Henry Howard Holmes

      Doğum adı Herman Webster Mudgett Doğum 16 Mayıs 1861 Gilmanton, New Hampshire, ABD Ölüm 7 Mayıs 1896 (34 yaşında) Philadelphia, Pensilvanya, ABD Ölüm nedeni Asarak idam Ceza Ölüm Kurbanların sayısı 4–200 (4 kesinleşen; 27 itiraf edilen) Cinayetlerin süresi 1888-1894 Cinayetlerin yer(ler)i ABD, Kanada Tutuklama tari

      , Yer: Tarihi Kişiler ve Olaylar

    • Antik Yunanda İlk Kadının Yaratılması

      Prometheus'un kurnazlıkla çalarak insanlara verdiği akıl onları şımartınca Zeus o zamana kadar yalnız erkeklerden ibaret olan insan topluluğuna ceza vermek istedi ve onlara kadını gönderdi. Zeus , oldukça başarılı bir usta olan oğlu Hephaistos'tan kadını yaratmasını istedi. Hephaistos babasının isteği üzerine çamuru su ile yoğurdu ve görenleri şaşırtacak güzellikte bir kadın vücudu yarattı.   Olympos'ta oturan tanrıçaların en güzeli olan ve kendi karısı olan Aphrodite'in vücudunu model olarak k

      , Yer: Yunan & Roma Mitolojisi

    • Uzaktan Kumandalı Kız - James Tiptree Jr.

      Alice B. Sheldon 1967 yılında, James Tiptree Jr. adıyla bilimkurgu yazmaya başladığında kimse onun aslında bir kadın olduğunu bilmiyordu. Bu durum ortaya çıktığında ise insanlar ne şaşkınlıklarını gizleyebilmiş ne de yazarı takdir etmekten kendilerini alabilmişti. Ötekilikten cinsiyete, gerçeğin yanıltıcılığından insanın evrendeki yerine kadar pek çok konuyu eşsiz üslubuyla anlattığı onlarca eserinin en önemlilerinden biri olan Uzaktan Kumandalı Kız'da ise Tiptree yalnızca kendisinin yazabileceğ

      , Yer: Kitap Tanıtımları ve Eleştirileri

Arka Oda

Arka Oda

    Chat izniniz bulunmuyor
    ×
    ×
    • Yeni Oluştur...