Jump to content

kuran tefsiriyle ilgili acıklama :)


mervemaje

Önerilen Mesajlar

Çevirmenlerin en büyük problemi, “kavramların anlamlarından birini seçerken” dönemi ve kitabın ana ruhunu temel kıstas edinmeyişleridir. Örneğin; “kadınlarınızı dövün” diye çevrilen ayette geçen “darb” kelimesi, araplarda uzaklaştırmak manasına gelir. Sonraları bu kavram “dövmek anlamı kazanmıştır.” Hatta türkçeye “darp etmek” biçiminde giren kök budur.

 

Bugün türkçede kullandığımız bir çok kavram “arapça kökenlidir.” Lakin, esas arapça anlamlarından uzaklaşarak farklı anlamlar kazanmışlardır. Bu anlamda, Kur’an dilini, türkçe bir aklediş üzerinden tahlil etmek hatalı olacaktır. Dönemin tarihsel, kültürel döngüsü ve birikimi dikkate alınmalıdır...

 

Eren Erdem

 

not: daha önce bir cok baslıkta bu konu cok fazla tartısma konusu olmus ve konuların kapanmasına sebep olmustu umarım bir cok konuda acıklayıcı bir bilgi olur. tamamen anlam kayması :)

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

burada kelimelerin anlam kaymasından çok ana fikir önemli. sadece tek bir kelimeyi alıp'bak aslında biz bunu yanlış tasvir etmişiz demek bile böylesine evrensel? bir sistem için bile başlı başına bir soru işareti. ayrıca haydi biz çeviride hata yapıyoruz peki ya arap yarımadasi?

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Yine islam ezoterizmi :D şimdi açıklamasını yapıcam olmucaaak.. yapmıcaam yine olmucak :D Konuyu açan arkadaşım; anlam kayması falan yok. Eğer hanım, kocasına sert davranır ona itaat etmezse, "ona hafifçe vurunuz" izni verilmiştir. Ancak burada dikkati çekmek istediğim nokta şu; burada ölçü çok önemlidir. Ebu Hureyrenin Hz. Muhammedden aktardığına göre; bu oran: erkek vurduğuda kadının yüzünde bir gül pembeliği kadar bile iz olmayacak şekilde nazik davranmaktır. Aslında burada erkeğin korkutması makbul kılınmıştır.

 

Hz.Muhammedin yine aktardığına göre kadınlar eşlerine hizmet etmek zorunda değiller. Yaptıkları her türlü hizmeti kadınlrın ikramıdır demiştir. Mevzu bahis olay: kadının bu denli rahat olmasına istinaden şımarmaması ve kocasına saygılı davranmak zorunda olmasıdır. Anlam bakımından hiç bir kayma yoktur. Yazdığım gibi olay ölçü ile sınırlandırılmış, ölçüyü aşan erkeklerde bizzat Hz. Peygamber tarafından cezalandırılmışlardır. Kadının önemi İslamda çok büyüktür arkadaşlar. Bir konuyu araştırırken ya köklü araştırın yada hiç böyle yarım yamalak konular açmayın. Saygılar.

 

Not: telefondan yazdığım için harf hataları var ise şimdiden özürlerimi kabul buyurunuz :D

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Northice gayet iyi açıklamış saolsun.Günümüzden uzak vahşi olma meselesi ise bu din için geçerli değil yobazlık,bağnazlık,bidat artık ne diyorsanız bunlar için geçerlidir.Hep İslam bozulmaya uğramadı diğer dinler bozuldu derler fakat bu yanlıştır.İslam bozulmuştur ve bozulmaya devam etmektedir.Bu bozulmadan önceki yani hakiki islam ve diğer dinler çağ dışı falan değil evrenseldir her zaman için geçerlidir.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Bu kelimeyi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde okurken Arapça Dili ve Grameri dersinde örnek olarak görmüştük.

 

darb : dövmek

 

Bunu çok iyi anımsıyorum "biz öyle dedik ama öyle değil" şeklindeki açıklamaları kabul etmiyorum. Şahit olduğum yer bir üniversite dersliği ve anlamı aktaran da bir Profesördü. Kuran tefsirinden bağımsız, sadece örnek olarak verilmiş Arapça bir kelimeydi.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Bu kelimeyi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde okurken Arapça Dili ve Grameri dersinde örnek olarak görmüştük.

 

darb : dövmek

 

Bunu çok iyi anımsıyorum "biz öyle dedik ama öyle değil" şeklindeki açıklamaları kabul etmiyorum. Şahit olduğum yer bir üniversite dersliği ve anlamı aktaran da bir Profesördü. Kuran tefsirinden bağımsız, sadece örnek olarak verilmiş Arapça bir kelimeydi.

 

anlam kayması yok zaten :) konuyu açan arkadaşımız konuya pek vakıf değil. Yukarıda zaten gerekli açıklamayı yaptığıma inanıyorum. ;)

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

tartışma konusu yapmak istemiyorum sayın Northrice o yüzden bana anlıdığımı gösterin lütfen;

 

Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından harcamakta (ve ailenin geçimini sağlamakta)dırlar. İyi kadınlar, itaatkârdırlar. Allah’ın (kendilerini) koruması sayesinde onlar da “gayb”ı korurlar. (Evlilik yükümlülüklerini reddederek) başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. (Bunlar fayda vermez de mecbur kalırsanız) onları (hafifçe) dövün. Eğer itaat ederlerse, artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Şüphesiz Allah, çok yücedir, çok büyüktür. (Nisa.34)

 

Burda daraba dövmek değil uzaklaştırmak diyeceksiniz bu topiğin açılma sebebi olduğu gibi ki size katılmıyorum ama devam edelim,

 

Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hâli (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah’a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah’ın kendi rahimlerinde yarattığını gizlemeleri onlara helâl olmaz. Kocaları bu süre içinde barışmak isterlerse, onları geri almağa daha çok hak sahibidirler. Kadınların, yükümlülükleri kadar meşru hakları vardır. Yalnız erkeklerin kadınlar üzerinde bir derece farkı vardır. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.(Bakara.228)

Erkekler Kadınlardan bir derece üstündür ayrıca koca barışmak isterse kadın kuyruğu kıstırıp gelmek zorunda devam edelim

 

Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah’ın kendisine öğrettiği şekilde yazmaktan kaçınmasın, (her şeyi olduğu gibi dosdoğru) yazsın. Üzerinde hak olan (borçlu) da yazdırsın ve Rabbi olan Allah’tan korkup sakınsın da borçtan hiçbir şeyi eksik etmesin (hepsini tam yazdırsın). Eğer borçlu, aklı ermeyen, veya zayıf bir kimse ise, ya da yazdıramıyorsa, velisi adaletle yazdırsın. (Bu işleme) şahitliklerine güvendiğiniz iki erkeği; eğer iki erkek olmazsa, bir erkek ve iki kadını şahit tutun. Bu, onlardan biri unutacak olursa, diğerinin ona hatırlatması içindir. Şahitler çağırıldıkları zaman (gelmekten) kaçınmasınlar. Az olsun, çok olsun, borcu süresine kadar yazmaktan usanmayın. Bu, Allah katında adalete daha uygun, şahitlik için daha sağlam, şüpheye düşmemeniz için daha elverişlidir. Yalnız, aranızda hemen alıp verdiğiniz peşin ticaret olursa, onu yazmamanızdan ötürü üzerinize bir günah yoktur. Alışveriş yaptığınız zaman da şahit tutun. Yazana da, şahide de bir zarar verilmesin. Eğer aksini yaparsanız, bu sizin için günahkârca bir davranış olur. Allah’a karşı gelmekten sakının. Allah, size öğretiyor. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir. (Bakara.282)

1 Kadın eşittir 2 erkek yani kuran 1 erkek=2 kadın diyor ya da kadın erkek kadar akıllı değil diyor. Devam edelim buyrun

Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah’ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber hicret eden, amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını sana helâl kıldık. Ayrıca, diğer mü’minlere değil de, sana has olmak üzere, mehirsiz olarak kendini Peygamber’e bağışlayan, Peygamber’in de kendisini nikâhlamak istediği herhangi bir mü’min kadını da (sana helâl kıldık.) Mü’minlere eşleri ve sahip oldukları cariyeleri hakkında farz kıldığımız şeyleri elbette bilmekteyiz. Bütün bunlar, sana herhangi bir zorluk olmaması içindir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.(Ahzab.50)

 

Peygamber istediği kadını alabilir diyor, herhangi bir mümin kadın diyor ucu başı açık çek diye de buna derler agaya beleş yani

Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin geriye) bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer kız bir ise (mirasın) yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, geriye bıraktığı maldan, ana babasından her birinin altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yok da (yalnız) ana babası ona varis oluyorsa, anasına üçte bir düşer. Eğer kardeşleri varsa, anasının hissesi altıda birdir. (Bu paylaştırma, ölenin) yapacağı vasiyetten ya da borcundan sonradır. Babalarınız ve oğullarınızdan, hangisinin size daha faydalı olduğunu bilemezsiniz. Bunlar, Allah tarafından farz kılınmıştır. Şüphesiz Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.(Nisa.11)

 

Eğer çocukları yoksa, karılarınızın geriye bıraktıklarının yarısı sizindir. Eğer çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. (Bu paylaştırma, ölen karılarınızın) yaptıkları vasiyetlerin yerine getirilmesi, yahut borçlarının ödenmesinden sonradır. Eğer sizin çocuğunuz yoksa, bıraktığınızın dörtte biri onlarındır. Eğer çocuğunuz varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. (Yine bu paylaştırma) yaptığınız vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borçlarınızın ödenmesinden sonradır. Eğer kendisine varis olunan bir erkek veya bir kadının evladı ve babası olmaz ve bir erkek veya bir kız kardeşi bulunursa, ona altıda bir düşer. Eğer (kardeşler) birden fazla olurlarsa, üçte birde ortaktırlar. (Bu paylaştırma varislere) zarar vermeksizin yapılan vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borcun ödenmesinden sonra yapılır. (Bütün bunlar) Allah’ın emridir. Allah, hakkıyla bilendir, halîmdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir.) (Nisa.12)

 

Senden fetva istiyorlar. De ki: “Allah, size “kelâle” (babasız ve çocuksuz kimse)nin mirası hakkında hükmünü açıklıyor: Çocuğu olmayan bir kişi ölür de kız kardeşi bulunursa, bıraktığı malın yarısı onundur. Eğer kız kardeşi ölür ve çocuğu da bulunmazsa, erkek kardeş ona varis olur. Eğer kız kardeşler iki iseler, (erkek kardeşin) bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer kardeşler erkekli kızlı iseler, o zaman (bir) erkeğe, iki kızın hissesi kadar (pay) vardır. Sapmayasınız diye Allah size (hükmünü) açıklıyor. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir. (Nisa.176)

 

Yani 3 ayette açıkça kadınların erkeğin yarısı kadar miras hakkında sahip olduğunu söylemiştir. Hani eşittiniz ya yarım eşitlik bu oluyor herhalde ne dersin?

İnancınıza olan saygımdan dolayı ve diğer inananları rencide etmemek adına derinlemesine eleştiriye girmiyorum. Ama kimse bana islamiyet kadına değer verir, kadının yeri çok önemlidir demesin. Ben sizin itham ettiğiniz gibi araştırmadan işkembe-i kübradan topic açmam cevap yazmam buyrunuz kurandan ayetler hoş bunu da inkar eder olmadı başka tarafa çekmeye çalışırsınız ya neyse...

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

öncelikle herkes yorum yaptıgı ve bana fikir verdigi icin tesekkürler. purplewind bende türk dili ve edebiyatı okuyorum. bir cok kelimenin anlamının kaydıgını eskiden kullanıldıgı seklinin uzagına gittigini görüyorum derslerde.

 

bu kelime ve bu konu cok tartısmaya sebep oldu ve cok fazla polemik cıktı bu yüzden. bende bu yazıyı okuyunca paylasma geregi duydum. cünkü ben darb etmek dövmek anlamında gecmez diye savunmusumdur hep. sevgili northice konuya vakıf olmadıgım gibi kendinizce haklı bir tespitte bulunmussunuz ama konuya vakıfım. ciddi bir islam bilgim oldugunu söyleyebilirim. ama müslüman degilim. enazından kendimi müslümanım diyenlerle aynı yerde görmüyorum. evet dinler bir cok dönemde oldugu gibi hala bagnazca fikirler ve yaptırımlarla biliniyor. sevgili ptahba zaten cok güzel acıklamıs. benim islamı savundugum onu herkesin gözünde aklmaya calıstıgım yok. cünkü benimde kabul ettigim cok yanlısı ve cok fazla ayıbı var. bir bilgiyi paylasmak ve buda deniliyor demekte bir mahsur görmüyorum. ama konuya vakıf degil birsey bilmiyor derseniz orda sinirlenirim. bir insanı elestirmekle yaftalamak aynı sey degildir. benim purplewindın hocasından iyi olmasın hocam bu kelimeyi hem osmanlı türkcesi hem divan edebiyatı hem etimoloji derslerimizde ayrı ayrı gösterdigi sekliyle bu kelime vurmak anlamını zamanla kazanmıstır kök anlamı uzaklastırmak ama bu anlamını kaybedeli cok olmustur dedigi bir kelime. notlarım bile hala duruyor. hepinizi anlıyorum. bu kelime dısında bir cok yanlıs ve acık uc oldugu bir cok yanlıs oldugu bellidir. ama ben kelimedeyim siz dindesiniz. ben önceden olan bir tartısma nedeniyle bu konuyu acıp sadece buda var demek istiyorum. anlasılacagımı umuyorum

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

tartışma konusu yapmak istemiyorum sayın Northrice o yüzden bana anlıdığımı gösterin lütfen;

 

Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından harcamakta (ve ailenin geçimini sağlamakta)dırlar. İyi kadınlar, itaatkârdırlar. Allah’ın (kendilerini) koruması sayesinde onlar da “gayb”ı korurlar. (Evlilik yükümlülüklerini reddederek) başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. (Bunlar fayda vermez de mecbur kalırsanız) onları (hafifçe) dövün. Eğer itaat ederlerse, artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Şüphesiz Allah, çok yücedir, çok büyüktür. (Nisa.34)

 

Burda daraba dövmek değil uzaklaştırmak diyeceksiniz bu topiğin açılma sebebi olduğu gibi ki size katılmıyorum ama devam edelim,

 

Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hâli (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah’a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah’ın kendi rahimlerinde yarattığını gizlemeleri onlara helâl olmaz. Kocaları bu süre içinde barışmak isterlerse, onları geri almağa daha çok hak sahibidirler. Kadınların, yükümlülükleri kadar meşru hakları vardır. Yalnız erkeklerin kadınlar üzerinde bir derece farkı vardır. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.(Bakara.228)

Erkekler Kadınlardan bir derece üstündür ayrıca koca barışmak isterse kadın kuyruğu kıstırıp gelmek zorunda devam oedelim

 

Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah’ın kendisine öğrettiği şekilde yazmaktan kaçınmasın, (her şeyi olduğu gibi dosdoğru) yazsın. Üzerinde hak olan (borçlu) da yazdırsın ve Rabbi olan Allah’tan korkup sakınsın da borçtan hiçbir şeyi eksik etmesin (hepsini tam yazdırsın). Eğer borçlu, aklı ermeyen, veya zayıf bir kimse ise, ya da yazdıramıyorsa, velisi adaletle yazdırsın. (Bu işleme) şahitliklerine güvendiğiniz iki erkeği; eğer iki erkek olmazsa, bir erkek ve iki kadını şahit tutun. Bu, onlardan biri unutacak olursa, diğerinin ona hatırlatması içindir. Şahitler çağırıldıkları zaman (gelmekten) kaçınmasınlar. Az olsun, çok olsun, borcu süresine kadar yazmaktan usanmayın. Bu, Allah katında adalete daha uygun, şahitlik için daha sağlam, şüpheye düşmemeniz için daha elverişlidir. Yalnız, aranızda hemen alıp verdiğiniz peşin ticaret olursa, onu yazmamanızdan ötürü üzerinize bir günah yoktur. Alışveriş yaptığınız zaman da şahit tutun. Yazana da, şahide de bir zarar verilmesin. Eğer aksini yaparsanız, bu sizin için günahkârca bir davranış olur. Allah’a karşı gelmekten sakının. Allah, size öğretiyor. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir. (Bakara.282)

1 Kadın eşittir 2 erkek yani kuran 1 erkek=2 kadın diyor ya da kadın erkek kadar akıllı değil diyor. Devam edelim buyrun

Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah’ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber hicret eden, amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını sana helâl kıldık. Ayrıca, diğer mü’minlere değil de, sana has olmak üzere, mehirsiz olarak kendini Peygamber’e bağışlayan, Peygamber’in de kendisini nikâhlamak istediği herhangi bir mü’min kadını da (sana helâl kıldık.) Mü’minlere eşleri ve sahip oldukları cariyeleri hakkında farz kıldığımız şeyleri elbette bilmekteyiz. Bütün bunlar, sana herhangi bir zorluk olmaması içindir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.(Ahzab.50)

 

Peygamber istediği kadını alabilir diyor, herhangi bir mümin kadın diyor ucu başı açık çek diye de buna derler agaya beleş yani

Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin geriye) bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer kız bir ise (mirasın) yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, geriye bıraktığı maldan, ana babasından her birinin altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yok da (yalnız) ana babası ona varis oluyorsa, anasına üçte bir düşer. Eğer kardeşleri varsa, anasının hissesi altıda birdir. (Bu paylaştırma, ölenin) yapacağı vasiyetten ya da borcundan sonradır. Babalarınız ve oğullarınızdan, hangisinin size daha faydalı olduğunu bilemezsiniz. Bunlar, Allah tarafından farz kılınmıştır. Şüphesiz Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.(Nisa.11)

 

Eğer çocukları yoksa, karılarınızın geriye bıraktıklarının yarısı sizindir. Eğer çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. (Bu paylaştırma, ölen karılarınızın) yaptıkları vasiyetlerin yerine getirilmesi, yahut borçlarının ödenmesinden sonradır. Eğer sizin çocuğunuz yoksa, bıraktığınızın dörtte biri onlarındır. Eğer çocuğunuz varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. (Yine bu paylaştırma) yaptığınız vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borçlarınızın ödenmesinden sonradır. Eğer kendisine varis olunan bir erkek veya bir kadının evladı ve babası olmaz ve bir erkek veya bir kız kardeşi bulunursa, ona altıda bir düşer. Eğer (kardeşler) birden fazla olurlarsa, üçte birde ortaktırlar. (Bu paylaştırma varislere) zarar vermeksizin yapılan vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borcun ödenmesinden sonra yapılır. (Bütün bunlar) Allah’ın emridir. Allah, hakkıyla bilendir, halîmdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir.) (Nisa.12)

 

Senden fetva istiyorlar. De ki: “Allah, size “kelâle” (babasız ve çocuksuz kimse)nin mirası hakkında hükmünü açıklıyor: Çocuğu olmayan bir kişi ölür de kız kardeşi bulunursa, bıraktığı malın yarısı onundur. Eğer kız kardeşi ölür ve çocuğu da bulunmazsa, erkek kardeş ona varis olur. Eğer kız kardeşler iki iseler, (erkek kardeşin) bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer kardeşler erkekli kızlı iseler, o zaman (bir) erkeğe, iki kızın hissesi kadar (pay) vardır. Sapmayasınız diye Allah size (hükmünü) açıklıyor. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir. (Nisa.176)

 

Yani 3 ayette açıkça kadınların erkeğin yarısı kadar miras hakkında sahip olduğunu söylemiştir. Hani eşittiniz ya yarım eşitlik bu oluyor herhalde ne dersin?

İnancınıza olan saygımdan dolayı ve diğer inananları rencide etmemek adına derinlemesine eleştiriye girmiyorum. Ama kimse bana islamiyet kadına değer verir, kadının yeri çok önemlidir demesin. Ben sizin itham ettiğiniz gibi araştırmadan işkembe-i kübradan topic açmam cevap yazmam buyrunuz kurandan ayetler hoş bunu da inkar eder olmadı başka tarafa çekmeye çalışırsınız ya neyse...

 

 

Ayetleri yazarım kafama görede yorumlarım demek bu :) Peygamberin niçin çok evlilik yaptığınıda araştırıver arkadaşım ozaman :) Tartışmaya bende girmek istemiyorum ama aleni fiilen damarıma dokunuyosun. Bu konunun açıklaması öyle 4 tane ayet yazıp

yorum yapmakla olmuyor işte. İnsanların kültürel ve zihinsel gelişimi sonucunda sürekli olarak yeni ayetler gelmiş diğer ayetlerin örnek teşkil etmesi açısından kaldırılmamıştır. Burada diyeceksin ki ne biçim örnek bunlar . Bende sana diyeceğim ki öğütler ancak oluşmuş olaylardan gerçekleşmiştir. İslamı öyle 2-3 ayetle anlayamazsınız. Bütünü araştırmanız gerekir. İnan bana çok güzel kaynaklardan ayet köklü uzun uzun yazmayı isterdim ama ban yemekten korkuyorum açıkçası :D

 

Ha bak DipNot olarak yazayım ama dur:

 

Kadın ve Kadın Hakları:

Bakara Suresi: 187.-228-229-232-233-237-282

Al-İmran Suresi:14

Nisa Suresi:1-4-7-11-12-19-20-21-24-25-33-34-127-128-176

A'raf suresi: 189

Rum Suresi: 21

Ahzab Suresi: 28-34

Zümer Suresi: 6

Ahkaf suresi: 15

Mumtehıne suresi: 12

Teğabün suresi: 14

 

Ayetlere bağlı açıklayıcı hadis kitapları:

 

İmam Nevevi : Riyazus Salihin

İmam Malik: El Muvatta

İmam Şafi: El Ümm

İmam hanbeli : El Müsned

 

Konu hakkında ki önemli Alim ve bilginler:

 

Ebu Davud

Ebu Hanife

Ahmed bin Hanbel

Hace Abdullah En Ensari

El Bedevi

Ensari

Beyhaki

Buhari

Hakim El Nişaburi

Cüveyni

Melik İbn Dinar

Matüridi

Müslim Bin Haccac

Nesai

Kureyşi

Fahreddin Razi

Şeyh Tusi

Taftazani

Tirmizi

Zemahşeri .. Bu konuda ileri görüş ve ciddi araştırmalar yapan, sahih hadis ve ayetleri açıklayan alimlerdir. Sevgili arkadaşım.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Anlam kayması olmuşsa ,yani tüm tercümanlar mı anlam kayması yapmış ne?

 

Pek inandırıcı değil, kitaba geçirildiği zamanlar başkalarının baskısıyla değiştirildiğine inanıyorum . Bknz bir siteden alıntı yaptım ;

 

"İslam'ın en büyük dayanağı ve iddiası Kur'an'ın değişmezliği;, ana gönderiliş sebebi de daha önce gönderilen kutsal kitapların aslından uzaklaşması olduğuna inanıyoruz. Ama İslam tarihi okunduğunda Kur'an'ın Hz Ebu Bekir zamanında Hz Ömer'in ısrarı üzerine toplandığı ve daha sonra Hz Osman zamanında da çoğaltılıp diğer nüshaların yakıldığını öğreniyoruz."

 

Arkadaş sen niye diğerlerini yakıyorsun ki ? işte burada soru işaretleri var, burdan anlayın ki , o zaman ki dönemde devletin başındakiler büyük ihtimal zorla kendi isteklerine göre politikasına göre değişiklik yapmış olabilir.ve Kur'an ın değiştirildiğini anlayabiliriz ki anlayana zaten . Hele ki Hz.Ömer den hiç bahsetmeyin onun kadar insanlara dini zorla dayatan biri duymadım okumadım.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

İnancınıza olan saygımdan dolayı ve diğer inananları rencide etmemek adına derinlemesine eleştiriye girmiyorum. Ama kimse bana islamiyet kadına değer verir, kadının yeri çok önemlidir demesin. Ben sizin itham ettiğiniz gibi araştırmadan işkembe-i kübradan topic açmam cevap yazmam buyrunuz kurandan ayetler hoş bunu da inkar eder olmadı başka tarafa çekmeye çalışırsınız ya neyse...

ptahba yorumun ve acıklaman icin tesekkür ederim. bir cok kisinin dedigi gibi bilmemezlikten acmadım konuyu. kadının dinde üstün oldugunu da anlatmaya calısmadım. daha önce yasanan bir tartısma nedeniyle böyle bir acıklama buldum seklinde acmıstım konuyu. yoksa bu verdigin örnekleri arastırdıgım ve inceledigim icin biliyorum ve katılıyorum. amacım bir görüs paylasmaktı konu nerelere geldi.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

yorumun icin tesekkrler codzombi. benimde okudugum zaman sizinle paylasmak isteme nedenim buydu. daha önce cok tartısıldı ve ben hep vurunuz demez diyordum ama bu yazı bunu kanıtlarken baska birr cok soruyu daha beraberinde tasıyor. sizin fikirlerinizle daha da acıga kavusacagına inandıgım bir konu

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

yorumun icin tesekkrler codzombi. benimde okudugum zaman sizinle paylasmak isteme nedenim buydu. daha önce cok tartısıldı ve ben hep vurunuz demez diyordum ama bu yazı bunu kanıtlarken baska birr cok soruyu daha beraberinde tasıyor. sizin fikirlerinizle daha da acıga kavusacagına inandıgım bir konu

 

Araştırma yapmak istiyorsan yukarıda yazdığım kaynaklardan faydalanabilirsin. Çünkü burada konu gördüğün üzere çok farklı boyutlara gidiyor. Bu konuda zaten çok hassas olduğumu bilen arkadaşlar var. Amacım kimseyi kırmakta değil elbette. Sonuç olarak hangisinden başlayacağım dersen; İmam Malik: El Muvatta kitabında gerekli tüm açıklamayı bulursun. Sevgili haşin moderatörümüz neverden bu konuda bir kez uyarı aldığım için konuya derinlemesine inemiyorum :D ve diğer arkadaşlardan da rica etmek istiyorum. İslamın detayları hakkında geniş çapta bir bilginiz yoksa lütfen yorum yapmayın. Araştırın okuyun ondan sonra yorum yapın lütfen.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Araştırma yapmak istiyorsan yukarıda yazdığım kaynaklardan faydalanabilirsin. Çünkü burada konu gördüğün üzere çok farklı boyutlara gidiyor. Bu konuda zaten çok hassas olduğumu bilen arkadaşlar var. Amacım kimseyi kırmakta değil elbette. Sonuç olarak hangisinden başlayacağım dersen; İmam Malik: El Muvatta kitabında gerekli tüm açıklamayı bulursun. Sevgili haşin moderatörümüz neverden bu konuda bir kez uyarı aldığım için konuya derinlemesine inemiyorum :D ve diğer arkadaşlardan da rica etmek istiyorum. İslamın detayları hakkında geniş çapta bir bilginiz yoksa lütfen yorum yapmayın. Araştırın okuyun ondan sonra yorum yapın lütfen.

bu ayetlerin birr cogunu nuzül sebepleriyle arastırdım northice. islamın bugün bu ayetlerden cok farklı algılanma ve yanlıslanma sebebi tefsir yapan ve kullandıgı kelimelerle konuları yanlıs boyutlara kayan bir mesele konunun acılma sebebi de budur zaten. ancak seninde bildigin üzere bu konularla ilgili acıklama yaptıgını söyleyen bir cok insan nedeniyle de bu din yanlıs tanınıyor. kadınların konusurken agzına cakıl tası olması gerektigi gülmemesi dans etmemesi ve sarkı söylememesi gerektigi seklinde ibareler barındıran kitaplar ve yazarlarını hangi kesime koyucaz peki northice. ben islamı dogru ve yerinde bilmek elestirmek yorumlamak ve inanmak/inanmamak adına herseyi okumaya calısıyorum. fikirlerine saygı duyulması icin lütfen sizde yorumlarınızda kırıcı itfamlarda bulunmayın. ayetleri yazıp kafanıza göre yorumluyorsunuz demek sizin dısınızdaki düsüncelere yönelik haksız suclama niteligine girer ve savundugunuz ve örnek verdiginiz bütün insanların yanlıs oldugunu söyledigi bir eylem olmus olur.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sayın Nothrice,

 

kişilerin istediğine inanma / inanmama hakkına büyük saygı duyarım üstelik sizin inancınızın değerlendirilmesi konusunda hassas olduğunuzu biliyorum bir topic te inancınıza saygı çağrısı yaptığınızı da (ki hakkınızdır). Normal koşullarda asla girmeyeceğim bir top bu aslında ama din ve kadın erkek eşitliği veya dinlerin kadına önem verdiği gibi önermeler sizin ifade ettiğiniz gibi damarıma basıyor. Üstelik ben kuranı 3 kere 3 farklı meali ile okudum inceledim derinlemesine araştırmadın imanızı kabul etmiyorum. Bir inanan ve inanmayan olarak sabaha kadar birbirimizin damarına basabiliriz elbette ama amacım bu değil amacım bağcı dövmekde değil herhangi bir haşin (!) moderatörün uyarısınada ihtiyacım yok sizin inancınıza saygı duymam için benim eleştirdiğim inancınız değil empoze etmeye çalıştığınız bilginin eksikliği.

 

Yalnız sizin toplum bilinçleşdikçe ayetlerin değiştiği ama eski ayetlerin yerinde kaldığı (sebebi her ne olursa olsun) benim açımdan kabul edilir bir önerme değil ben bu duruma beyninizin görmek istediğini görüyor diye bakıyorum. Bu durum benim için kuranın çelişkilerle dolu olduğu anlamına geliyor bir yerde ak dediğine diğer yerde kara demekten hiç imtina etmiyor bana göre.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Ptahba'cım yazdıkların konusunda muhalefet edecek değilim elbette. Çünkü mantıken haklısın. Ancak, inan bana bu konuda yazdığım kaynaklara da bakmanı isterim çünkü açıklayıcı ayetler ve bu konuda ki hadisler her zaman mantıksal bir açıklama da yapmıştır. Şahsım adına da şunu yazmak isterim ki özellikle bu konuda (Kadın hakları, aile içi haklar, mehir, miras, noter, şahitlik) tez hazırladım. Benim gözden kaçırdığımı sen yakalarsın veya senin gözden kaçırdığını ben yakalarım. Bu konuda her türlü tartışma ve fikir alışverişine açığımdır. Ancak seninde gördüğün üzere; İslam gerçekten öyle bir iki kelime ile anlatılamıyor. Tez hazırlığına başladığım da ben dahi bu kadar derin bir din olduğunu bilmiyordum desem yalan olmaz. O yüzden ben başka yorum yapmakta istemiyorum :) Yine de görüşlerin için teşekkür ediyorum sana.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Açıklama yapmak istiyordum fakat yukarıda gerekli açıklamalar yapılmış :) anlam kayması olduğunu farzedelim, ne farkedecek? sanki şu anda kadınlar DARB edilmiyor.. ne anladım ben bu anlam kaymasından.. Hep de jure takılmak olmaz, de facto' dur aslında olan. uygulamada ne varsa de jure olan da odur..

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Yine islam ezoterizmi :D şimdi açıklamasını yapıcam olmucaaak.. yapmıcaam yine olmucak :D Konuyu açan arkadaşım; anlam kayması falan yok. Eğer hanım, kocasına sert davranır ona itaat etmezse, "ona hafifçe vurunuz" izni verilmiştir. Ancak burada dikkati çekmek istediğim nokta şu; burada ölçü çok önemlidir. Ebu Hureyrenin Hz. Muhammedden aktardığına göre; bu oran: erkek vurduğuda kadının yüzünde bir gül pembeliği kadar bile iz olmayacak şekilde nazik davranmaktır. Aslında burada erkeğin korkutması makbul kılınmıştır.

 

Hz.Muhammedin yine aktardığına göre kadınlar eşlerine hizmet etmek zorunda değiller. Yaptıkları her türlü hizmeti kadınlrın ikramıdır demiştir. Mevzu bahis olay: kadının bu denli rahat olmasına istinaden şımarmaması ve kocasına saygılı davranmak zorunda olmasıdır. Anlam bakımından hiç bir kayma yoktur. Yazdığım gibi olay ölçü ile sınırlandırılmış, ölçüyü aşan erkeklerde bizzat Hz. Peygamber tarafından cezalandırılmışlardır. Kadının önemi İslamda çok büyüktür arkadaşlar. Bir konuyu araştırırken ya köklü araştırın yada hiç böyle yarım yamalak konular açmayın. Saygılar.

 

Not: telefondan yazdığım için harf hataları var ise şimdiden özürlerimi kabul buyurunuz :D

 

el tebrik el şükran :D çok hoşuma gitti eline sağlık sen 'yazıcam olmuycak' deme direk yaz

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

keşke her konu bu şekilde tartışılsa da bizde silmek zorunda kalmasak

burada bahsedilen noktalar hep varsayımlar. şöyle olmuş ama aslında böyle. ve dayanak ise islamin temel aldığı kuran. hepsini bir kenara koyun ben bir adım ileriye götüreyim soruyu ve sorunu. hangi tek tanrılı inanç sisteminde insan eşitliği var? inançları yüzünden katledilen halklar yaşam tarzı yüzünden yok edilen helak edilen topluluklar var ve bunları örnek gösteren bir gerçek var iken kadına darp etmekten bahsetmiş yada etmemiş? fark eder mi?

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Hani sosyalizm iyidir ama doğru uygulanamamıştır ya da tüm dünya İslam'ı yanlış anlıyor biz doğru anlıyoruz gibi geyikler olur ya. Gerçekte ne olduğu pek ilgilendirmiyor aslında bizi, fiziksel ve zihinsel harekete nasıl dönüştüğü etkiliyor yaşamı. Şu an çıkıp İslam'da çarşaf yoktur demenin anlamı nedir yani Arapların ve Farsların tamamı bunu uyguluyorken, nasıl vazgeçireceksiniz ki bu insanları?

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

cok haklısın serpentine. bu sadece islamın sorunu da degil üstelik. hristiyanlık musevilik ve baska dinler icinde söz konusu aslında. insanların algılayısları ile sekillendirdikleri yasam bicimini din ögretisi olarak dikte etmesi sonucu inanılacagına itikat etmedigim dinler vardırr artık.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Misafir
Bu konu artık başka yanıtlara kapalıdır.
×
×
  • Yeni Oluştur...