Jump to content

Bizi Tüketen Dişi Enerji


Önerilen Mesajlar

Yaratıcı henüz evreni var etmeden önce ruhlar vardı ve bu ruhlar erselikti! Sonra bu ruhlar dişi ve eril olarak ikiye ayrıldı, ardından da iki, çok oldu!

http://indigodergisi.com/wp-content/uploads/2013/02/737354_3562234433481_1516745921_o.jpg

“Dünyada giderek artan dişi enerji; hırs, tutku, nefret, kıskançlık, öfke, sahiplenme, üreme tandanslı duyu kökenli yansımalar önce kendini, sonra da çevresini tüketmektedir. Bu durum global anlamda inkar edilemez boyutlara taşınmış ve her geçen gün dünü aratan yakıcı ve yıkıcı bir enerjiye dönüşmüştür.

Bu dişi enerji önce kendini, sonra da çevresini tüketmeye mahkûmken karşısına koyabileceğimiz güçlü bir Kıbâle enerjisi bulunmaktadır. Bu Kıbâle enerjisi bizleri bolluk, bereket, sükunet, dinginlik, gelişme, genişleme, yücelme, ref olma, evrensellik ve ‘insan’ olmaya taşıyacaktır.

İnsanlığın var kalabilmesi için bu dönüşüme uyum realitesindeki yerini tercih ve tayin eden, bu konuda bedellerini ödemeyi göze alan ve bu yolda giden sizlerin yanı sıra diğer hanımefendileri de aramızda görmekten onur duyarım..”

(Bu yazı, Nisan 2010 tarihinde gerçekleştirdiğimiz sunum programındaki açıklamalarımdan bir alıntıdır.)

Acaba Yaratıcı dişi midir?

 

Evren; milyonlarca ve milyarlarca yıldız, galaksi, güneş sistemi ile birlikte her geçen gün sonlu bir sonsuzluğa doğru genişleyerek sürüklenmektedir. http://indigodergisi.com/wp-content/uploads/2013/02/goddesses-moon-goddess.jpgDişinin üreme özelliğinde olduğu gibi evren de sürekli genişleyerek çoğalmaktadır. Bu anlamda ”Acaba evren dişi midir?” sorusu akla gelmektedir. Daha da ötesi insanın, “Acaba Yaratıcı dişi midir?” diyesi geliyor!

Doğa üretken bir kaynaktır. Bu kaynağın yansıması ise tabiattır. Milyonlarca tür, renk, desen ve oluşum, mükemmel bir yaratıcılığın yansımalarıdır. Tabiat ananın bu muhteşem yaratıcılığının içinden, dişi ve eril insan türleri de varlığını tezahür ettirmiştir. İnsan türü, genetiğinde kodlu olan doğa yasalarını sezgisel ve izleyerek takip etmiş, belli ölçülerde de buna uyumlanmıştır.

Dişi dendiği zaman akla; kendisinde doğurma ve çoğalma özelliğini barındıran canlı türü gelmektedir. Bir dişiyi erilden ayıran en büyük özellik de budur. Ancak dişideki bu potansiyel enerjiyi devinime taşıması ise bir eril gücün devreye girmesiyle mümkündür. Çünkü bu oluşum açısından önemli bir tamamlayıcıdır. Doğa, dişi ve eril enerjinin ritmiyle hareket eder, genişler ya da daralır. Şayet bu ritim bozulursa enerji akışı da bozulur.

İşte, dişi özelliğine sahip kadın geliştikçe, doğa annenin dişil gücüne sahip olmak istemiştir. Önce onu, sonra da kendi cinsini rakip alarak yola koyulmuştur. Ona göre, başta doğurduğu çocuklar olmak üzere tüm dünya ona hizmet etmekle yükümlüdür!

Şimdilerde bu ritmin bozulduğu zamanlardayız. Gerek dünya ana, gerekse kadın ananın durumundan hiç de memnun olmadığı günlerindedir. Dünya bir panik içindedir. Dünya kadını ve adamı da bir panik içindedir. İşlenen cinayetler, kötülükler, belalar, huzursuzluklar, mutsuzluklar ve bir türlü memnun olmama halleri.. Çoğumuz bir şeylerin ters gittiğini fark etse de neden olduğunu, niye olduğunu tanımlayamamaktadır.

İşin düşündürücü bir diğer yanı ise, bu anormal hallerin gün geçtikçe normal görünmesi tehlikesidir.

Yakıcı ve yıkıcı dişi enerji; tüm öfkesi, kini, nefreti, hırsı, yalan ve riyası ile insanlığı sarmalamış ve yok etmeye başlamıştır. Kadın olduğunu unutan dişi, bir kara delik misali her şeyi kendisine ve yok edercesine hızla çekmektedir.

Bir zamanlar insanlığın oluşumuna aracılık eden kadın anaların enerjileri tarihin gerisinde kalmıştır. İşte bu noktada unutulan ve içi boşaltılan kadın enerjisinin gücünün yeniden yeşertilme ihtiyacı “Hayatî”dir. Bu ancak dişileşmiş kadınların iyileşmesiyle mümkün olabilecektir.

Her kadın aynı zamanda bir dişidir, ancak her dişi bir kadın olamayabilir. Kadın olmak bir kavramdır. Kendi içindeki diğer yarısını tanımış, anlamış ve bilmiş olma şartını içerir. Bu; içinde taşıdığı ve eril yönünü temsil eden akıl, cesaret, hızlı karar verme ve savaşçı yönüdür.

 

Kendi içindeki eril yönüyle bütünlenen dişi artık bir kadın olmuştur.

Yaşamında bunu geliştirmeyi başaramamış bir dişi, içindeki potansiyeli işletemediğinden dolayı eksiklik, huzursuzluk, mutsuzluk, sıkıntı, güvensizlik, yetersizlik, korku ve bunalım gibi negatif enerjiyle yüklü olacağı için ne kendisine, ne de çevresindekilere huzur veremeyecek ve huzurları bozması kaçınılmaz olacaktır. Üretemediği şeyleri dışarıdan tamamlamak isterken kendini de dayatacaktır.

Anneler, eşler, sevgililer, bacılar, halalar, teyzeler, yengeler, gelinler, kızlar; biz bu duruma nasıl geldik? Onları biz taşıdık doğurduk, şekillendirdik. İyilikleri de kötülükleri de biz yükledik.

İlk önce kendi kendimizin rakibi olduk. Kendimizi evrenin merkezi sandık. Erkeklere diz çöktürürken, ruhlarını esir aldık. Güçlü olmalarını kendimiz için istedik. Biz ne dersek ve ne istersek onu yapmalarını sonu gelmeyen tutku, arzu ve isteklerimizi dayatarak mecbur kıldık. Adını sevgi koyduğumuz kandırmaca duygu ile onları tehdit ettik. Yetersizliklerinde kaprisimizle üstlerine gittik. Onlardan istediğimizi almak için, istediklerini esirgedik. Büyümelerini istemeyerek, kendi büyüklüğümüzü kurduk. Onu özgürleştirmeyerek, kendimizi hapsettik. Onlar ki; babalar,eşler, sevgililer, oğullar, ağabeyler ,dayılar, amcalar, kayınçolar, enişteler..

Dişi enerjisi ile şekillendirdiğimiz düşmanı kendi ellerimizle var ettik. Şimdi var ettiğimiz bu enerjiyi ait olduğu yüceliğe taşımak bizlerin elindedir.

 

http://indigodergisi.com/wp-content/uploads/2013/02/tumblr_lwu71poBa11qexdsqo1_500-e1361805621856.jpg

Şimdi daha geç olmadan sebep olduğumuz ve yarattığımız bu enerjiyi dönüştürmenin vaktidir. Bir günde gelmediğimiz bu süreç elbette ki, bir günde iyileşmeyecektir. Ancak attığımız ilk adım ve takip eden her adım bizi geleceğe taşıyacaktır.

Onların iyileşmesi bizim kendimizi iyileştirmemizle mümkün olabilecektir. Beynimizi, bacaklarımızın arasında değil, ait olduğu yere taşımalıyız! Bu dünyanın bize kalmayacağını, ancak bizden sonraki nesillere temiz bırakma sorumluluğumuzu hatırlamalıyız. Vitrinlere, mankenlere, dedikodulara, dizilere, kuaförlere ayırdığımız vakitleri azaltarak, öğrenmeye ve bilgiye zaman ayırmalıyız. Onun, bunun, şunun ne yaptığıyla ilgilenmek yerine, “Biz ne yapıyoruz?” sorusunun cevaplarını oluşturmalıyız. Yapamadığımız bir şeyi başkasından da isteme hakkımızın olmadığının farkında olmalıyız. Kimse bizi taşımak zorunda değildir. Kendi yeteneklerimizle gelişmeliyiz. Birilerinin bizi anlamasını beklemek yerine kendimizi anlamayı denemeliyiz. En büyük yeteneğimiz olan yaratıcılık, üretkenliktir. Verimliliği aktive etmenin arayışı içinde hareket etmeliyiz.

Negatif duyguların yıkıcılığını, farkındalıkla dönüştürmeliyiz.

 

Bütün bunlar bizim çok zamanımızı alacak, bizi yoracak ve acıtacaktır. Bu, bizlerin gelecek nesiller adına ödeyeceğimiz bedel olacaktır. Ancak geride bırakacağımız bir tek miras, onursal değerlerimiz olacaktır.

 

Bizi Tüketen Dişi Enerji | İndigo Dergisi

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Yaratıcının dişi olduğunu düşünmüyorum. Dişilik özelliği var tabii ki. İlk cümlelerde söylediği gibi, ikilik sonradan oldu. Yaratıcı, kendinden özellikleri ile ikiliği yarattı, eril ve dişil enerji. Dolayısıyla baktığında yaratıcıyı dişi gören biri de yanılmıyor, eril gören biri de. Ancak yaratıcı ne eril ne dişi. Tüm özellikleri kendinden var eden sonsuzluk. Yani dişil enerjinin de rabbi yine Allah'tır. Dişil enerji, doğurgandır, devamlılığı sağlayan, yaratandır, candır, aşktır. Dişil enerjileri seviyoruz :)

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
Yaratıcının dişi olduğunu düşünmüyorum. Dişilik özelliği var tabii ki. İlk cümlelerde söylediği gibi, ikilik sonradan oldu. Yaratıcı, kendinden özellikleri ile ikiliği yarattı, eril ve dişil enerji. Dolayısıyla baktığında yaratıcıyı dişi gören biri de yanılmıyor, eril gören biri de. Ancak yaratıcı ne eril ne dişi. Tüm özellikleri kendinden var eden sonsuzluk. Yani dişil enerjinin de rabbi yine Allah'tır. Dişil enerji, doğurgandır, devamlılığı sağlayan, yaratandır, candır, aşktır. Dişil enerjileri seviyoruz :)

 

:rolleyes:

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Similar Topics

    • 2 dişi ifritin kavgası

      hayatımda en şaşırdığım olaylardan biri buydu 3-4 hafta oldu ama hala şaşkınlıgı içerisindeyim kendi iletişime geçtiğim varlıklar aracılığıyla o aleme gittim bildiğiniz hani doğudaki konaklarvarya 3-4 tane dağın ortasında konak var orda yaşıyorlar neyse biz duruyoruz karşıdan köylü kadın elbiseli yüzü buruş buruş eskimiş kadın karşıdan geliyor boyu 1.50 yaşı teyzeler gibi düşünün hani olurya 90 yaşınlarında öyle diğeride benim yanımda diğer karşıdan gelen sen kimsinki karşımda duruyon dedi diğer

      , Yer: Yaşadığınız Paranormal Deneyimler

    • Bizi Yazanlar

      Harun ve Salih  çok kitap okuyan iki arkadaştı. Harun’un mitolojik yaratıklara ilgisi oldukça fazlaydı. Piyasaya çıkan böyle bir kitabı hemen kapar satın alırdı. Ama en çok internetten indirdiği Avrupa milletlerinin mitolojik kitaplarını zevkle okur ve kitapların içinde önemli saydığı yer, zaman ve isimleri defterine kaydederdi. Son zamanlarda kütüphaneye gidip İskandinav ve Cermen edebiyatına ilgi duyar olmuştu. Salih bir gün Whatsapptan Harun’a mesaj attı. “Harun orada mısın. Az önce inte

      , Yer: Not Defteri

    • Korunma Kalkanları ve 5. Kuvvet Enerji Balonu

      Korunma kalkanları Beşinci kuvvet enerji balonu giriş Beşinci enerji hayatımızın kaynağı olan enerji sistemimizin ana kaynağıdır ve bu enerji gerektiğinde bir kalkan olarak kullanılabilinir. İmajinasyon egzersizleri   Birinci basamak odanın ortasında durun. İkinci basamak fiziki bedenininizin enerji ile dolduğunu imajine edin Üçüncü basamak beşinci gücünüzün bir balon haline geldiğini ve bedeninizi sardığını imajine edin. Dördüncü Basamak Zihninizde bu bal

      , Yer: Psişik Yetenekler

    • Enerji Alanının Tespiti

      Güneşli,güzel bir günde çimenlere oturup sabit bir şekilde gökyüzüne baktığımızda gözümüzün önünde minik topların,çeşitli şekillerde parçacıkların uçuştuğunu görürüz.Bu minik canlılar genellikle balık yumurtası şeklinde,çekirdeği,plazması,zarı vb. olan enerji kürecikleridir.Güneşli günlerde,bu küçük enerji topları canlı ve parlak olurlar.Hava kapalıyken daha yavaş hareket ederler,saydamdırlar ve daha aaz miktardadırlar.Bu da güneş ışığının bu küreciklere ''enerji verdiğinin'' ve bunlarla bağlant

      , Yer: Psişik Yetenekler

    • 1.500 Yıllık İnsan Dışkısında Zehirli Yılan Dişi Bulundu

      Teksas’taki bir kaya sığınağında bulunan 1500 yıllık fosilleşmiş insan kakası, dişi ile birlikte bütün bir çıngıraklı yılanı yiyen bir avcı toplayıcının kanıtlarını içeriyor.   Yapılan araştırmanın detayları, zehirli bir yılan dişinin, 1.500 yıl önce bir kişi tarafından sindirildiğini ve Teksas’taki bir kaya sığınağına dışkılandığını gösteriyor. Arkeolog Elanor Sonderman bu zehirli yılan dişini bulduğunda, tarihöncesi dışkılar içinde böylesine ilginç bir şey bulmayı beklemiyordu. Aksine, Tek

      , Yer: Gündem

Arka Oda

Arka Oda

    Chat izniniz bulunmuyor
    ×
    ×
    • Yeni Oluştur...