Jump to content

Feldenkrais'ın bedensel farkındalığın yolu kitabı üzerine çalışmalar


Thejoker

Önerilen Mesajlar

Feldenkrais çalışmaları 1. ve 2. bölüm denemeleri

(çağrı / unutulan / ölü çalışma günlüklerinden)

 

1%252520%25252820%252529.JPG

1%252520%25252862%252529.JPG1%252520%25252811%252529.JPG

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ağırlığı 2 bacağın üzerine dağıtarak sağa-sola yaylanma hareketlerini denedik.(Denge dinamiği incelemeleri) Daha sonra da aynı hareketlerin öne arkaya uygulanmasında ki dinamikleri. İnsan vücudunun önü ve arkası simetrik olmadığı için sağ-sol kadar simetrik bi yaylanma ilk etapta daha zordu. kendi adıma ( kitapta söylediğinin tersine ) öne yaylanmayı daha kolay buldum. HAreketleri 20-25 kez tekrarladığın zaman düşünmeden nefesle aynı ritme giriyor fakat bu konudaki 'zor kısmı yaparken nefes' ver ezberine düşmemek gerekiyor. Hemen ardından 4 yöne yapılan hareketleri birleştirerek aynı yaylanma (rüzgarda ağacın sallanmasına benzetilen ) hareketine devam ettik.

 

 

1%252520%25252810%252529.JPG

1%252520%2525288%252529.JPG

1%252520%25252818%252529.JPG

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Her hareketi nefesle uyum içinde olduğunu düşündüğümüz ana kadar tekrarlayıp daha sonra bir sonraki hareket dizgisi için kitaba başvurduk. 2. hareket dizgisi aynı hareketlerin sağ ve sol bacak üzerinde ayrı ayrı tekrarlanması ve bunun bedende yarattığı 'sıkıntıyı' farketmek üzerine.

1%252520%25252812%252529.JPG

 

1%252520%25252861%252529.JPG

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu etapta 1%252520%25252815%252529.JPGdoğru 1%252520%2525287%252529.JPGyapıp yapmadığımızı deneyebilmek için ; parmak uçlarımızla ense kaslarına dokunma , başımızın tepe noktasından bir tutam saçla kafanın serbestliğini ölçmek ve yine başımızın tepe noktasına parmak uçlarımızı koyarak kasları gevşetilmiş bir kafanın hangi yöne eğilimde olduğunu anlamaya çalıştık.

1%252520%25252816%252529.JPG

1%252520%25252823%252529.JPG

1%252520%2525286%252529.JPG

Geriye yaylanmayı yaparken ayak parmaklarımızın yerden kalkmasının normal olup olmadığı ya da sağa sola yaylanamada aslında boş bırakılan ayak tarafına yaylanıldığında ayağa ne kadar yüklenildiği üzerine konuştuk.

1%252520%2525285%252529.JPG

 

1%252520%2525284%252529.JPG

1%252520%2525282%252529.JPG

1%252520%2525281%252529.JPG

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Feldenkrais çalışmaları 3.bölüm denemeleri

 

(çağrı / unutulan / ölü çalışma günlüklerinden)

IMG_0792.JPGVücudun sağ-sol taraflarında sırayla yapılan alıştırmaların ; vücudda hissedilen karşılıkların araştırılması. Kitapta bahsedilen; doğru yapılan hareketlerin boyun uzama hissi vermesi (tek tartaflı) ya da yere yaklaşmadaki rahatlık gibi durumları inceledik.

IMG_0799.JPG

Elle kontrol edilerek yapılıcak bi kontrolden öte hissetmekle alakalı bir durum aslında.

IMG_0814.JPGIMG_0798.JPGIMG_0773.JPGIMG_0786.JPGIMG_0788.JPGIMG_0817.JPGIMG_0776.JPG

IMG_0797.JPG

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Feldenkrais çalışmaları 4.bölüm denemeleri (nefes-vucüt duruşu)

 

 

Bu bölümde ; nefes ve göğüs kafesinin hacmi ve farklı duruşularda yerçekiminin nefes alışımıza etkisi üzerine denemeler yaptık. http://4.bp.blogspot.com/-SJwmHwJVLZs/TeJmVwXT33I/AAAAAAAAAeQ/qYq2VZbeQV0/s400/IMG_0899.JPG

öncelikle..

yerde,normal nefes alıp verme hareketlerimizi yaparak göğüs kafesimiz ve diyaframımızın hareketlerini gözlemledik. bu aşama da sırtımızın yere ne kadar değdiğini ve göğüs kafesinin genişleme hareketini yaparken tam olarak hangi yönlere genişlediği yer çekimine karşı nası bir hareketlenme içinde olduğuna baktık. (fakat , sadece kendi kendine bile böyle bir inceleme içine girmiş olsan dahi normalde aldığımzıdan daha düzgün nefes aldığımız bir gerçek )

Nefes alıp verme hareketlerini gördükten sonra nefes almadan vücuda bu hareketleri yaptırarak nefes kas - göğüs kafesi arasında ki değişimleri gözlemledik. Bu durumda vucüdda ki hava sabit olduğu ve ciğerlerdeki havayı biyerlere göndermemiz gerektiği için haca diyafram civarında sıkışıyor. bu da alt bedenin hacminde bi genişlemeye sebep oluyor (kitapta bu hareketten tahteravalli hareketi olarak bahsediliyor) Tahteravalli hareketini yaparken ilk başta ufak zorlamalar hemen göze çarpıyor. (hareketi kendin için yapmakla , kitapta yazan şeyi başarmak arasında bi kıymık çıkıyor hemen gözönüne )

 

Bi süre sonra normal nefes alma ritmine dönüşüyor; nefessiz nefes alma hareketi. Normal ritmini bulduktan sonra ritmi değiştirerek

denemeler yapmak size kalıyor. bu iniş çıkışı hızlandırarak diyaframınızın yaklaşık olarak yerini bulabilirsiniz ( deniyor kitapta ve bu süreçte de bütün iç organlarınız bi yer değiştiriyor sanki)

 

Nefes alıp verme ve vücudda bu nefesin gezinimini anladıktan sonra yüzüstü dönerek benzer hareketleri burda yaptık. fakat ilk olarak yüzstü dönüldüğünde kitabın bizden istediği üzere tam ortamızı bulmaya çalıştık ( burda şöyle bi durum var ; nasıl durursan dur hemen hemen orta gibi hissediyorsun zaten, bu yüzden ortayı hemen bulduğuna dair bi yanlışlığa düşebiliyorsun.zaten sonraki araştırmalarda sbunun yanlışlığını kanıtlıyor. veriyor.

Nefesi farklı sıralarla farklı yönlerine baskı yapmak için kullandığında yani sol ve sağı ayrı ayrı çalıştırdığın da vucudun bariz bir orta nokta arayışı son buluyor. Orta olarak düşündüğün yerin biraz sağı ve ya solu hemen rahatsızlık

 

Bu tahteravalli hareketlerini daha sonra yan yatarak ve dizüstü pozisyonlarda tekrarlıyoruz. (burda yan yatarken yattığımız yüzeyin sert olması alınıcak sonucu etkileyebiliyor bence , gereksiz bir zorlama ve hafif bir ağrı yaratabiliyor ve bu farklı yorumlanabiliyor dikkat etmek lazım. ) yan yattığımız da eğer gereksiz bir kas hareketi yoksa yerçekiminin nefes alışımızın üzerine etkisi hemen farkediliyor ( hatta hareketi bir tarafa,mesela sadece sağa yaptıktan sonra ayağa kalkıp biraz gezdiğimizde vucut hafiften yana yatıyor hissiyatı veriyor)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Aynı şekilde dizler üzerinde yaptığımızda da hava da nerdeyse asılı kalan ciğerler ve diyaframın hareketi diğer formlara göre daha rahat oluyor. ( nerdeyse diyorum çünkü tamamen asılı kalması gibi bi durum söz konusu diil , zira ayaktayken de neredeyse asılı kalıyor fakat vucud alışkın olduğu için farkı burda anlayabiliyoruz biraz daha ) vucudun bu formunda ise diyaframı nerdeyse hiç ittirmeye gerek kalmadan diyafram havayı kendisi içeriye çekiyor.

 

Bütün bu hareketlerden sonra vucudun daha dik durup durmadığı ya da daha rahat nefes alınıp alınaması üzerine ufak tefek konuşmalar yaptık; vucüdda garip bir hissiyat olduğu yine ortada fakat bu çalışmaların tekrarlanması gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü hareketlerde- bu keşfetme döneminde yapılan ufak hatalar ( düzeltildiğinde dahi) çalışmanın genel akışında ufak bozukluklara yol açıyor. Bunu bir kitaptan okuyarak yapıyo olmanın bir dezavantajı bu tabi diye düşnüüyorum, çünkü ufak bi yanlışlığı 25 kez tekrarladıktan sonra farkedebiliyorsun ve düzgünün yapıyorsun tekrar.

behiç.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Similar Topics

    • Türkiye'de Yazılan İlk Hipnotizma Kitabı

      Günümüzde bile Hipnotizma üzerine yazılmış kitap adedi oldukça azken, 1891 tarihli Osmanlıca baskılı bir hipnotizma kitabı gerçekten çok enteresan bir belge niteliğindedir. Demek ki, kitabın basıldığı dönem padişahlardan Abdülhamit devri.  kitabın yazarı Dr. Besim Ömer imzasını taşımakta. Kendisi Abdülhamit devrinin ileri gelenlerinden olup, tamamen padişahın emri üzerine Fransa ya giderek Paris’te toplanan ilk hipnotizma konferansına katılmış ,konu hakkında geniş incelemelerde bulunm

      , Yer: Kitap Tanıtımları ve Eleştirileri

    • Büyü ve Sanatın Ortak Kökenleri Üzerine

      İnsan toplumunun çekirdeğini küçük bir göçebe topluluk oluşturmuştu. Bunları insansı maymunlardan ayıran özellik, elleriyle bazı ilkel araçlar yapmaları ve ateşten yararlanmalarıydı. İnsan toplumu bu ilk çekirdeğin bölünmesi sonucunda gelişti. Bu göçebe topluluk, ilkin, her ikisi de dıştan evlenme kuralına bağlı iki yarıma bölündü. Bir yarımın erkekleri öteki yarımın kadınlarıyla çiftleşti. Doğan çocuklar analarının bağlı olduğu yarımın üyesi sayıldılar. Daha sonra bu yarımlar da kendi içlerinde

      , Yer: Dinler ve İnanışlar

    • Zaman Üzerine

      Zaman kavramının derinliğini algılama;   Neden olayların sondan başa gerçekleştiğini görmüyoruz? Fizik kurallarına göre böyle bir şey mümkün. Zamanın hikayesi nedir? Zaman hakkında ne biliyoruz? Zamanın akışı tek yöndeymiş gibi görünür. Sadece geleceğe doğrudur. İşte bu doğru olmayabilir. Saatler bize saatin kaç olduğunu gösterebilir, ama zamanın ne olduğunu söyleyemez. Einstein'ın zamanla ilgili radikal fikirleri... Einstein'e göre, zaman farklı hızlarda akabilir. Benim

      , Yer: Uzay ve Gizemleri

    • Paganizm, Cadılık, Wicca ve Büyüler Üzerine…

      http://4.bp.blogspot.com/-qfW_v52syvw/UhPVBwRJWRI/AAAAAAAAAGQ/FxPKXkGZpko/s320/pagan.jpg   Paganizm, Cadılık, Wicca, büyü kavramları birçoğumuza oldukça yabancı gelmektedir. Birçoğumuz için büyü; sadece hacı-hocaların elinde olan yalan dolu bir sektör olarak bilinmekte, paganizm; güneşe-gök gürültüsüne tanrı diyen, eliyle yonttuğu taşlara – heykellere tapan insanları akla getirmekte, cadılar ise masaldan fırlamış çocuksu hikâyeler olarak görülmektedir. Oysa çok değil bundan altı yüzyıl önce in

      , Yer: Neo-paganizm & Wicca

    • Çıkış yolu

      Çocuk insanın babasıdır.   Hepimizde olduğu gibi zamanımın büyük kısmını pasif aktiviteler(youtube,netflix,oyun vs.) Bir kısmını hiç üretken bir şey yapmamış olmanın verdiği suçluluk hissiyle.Diğer kısmını da bu suçluluk hissinin katlanılmaz bir noktaya gelmesi yada pasifliğin büyük olumsuz bir sonucu ardından hayatımı değiştirmem gerektiğinin keskin bilinciyle planlar ve kararlı sözlerim ardından bir kaç ay sonra döngünün başa sardığı bir yerlerde yanlış yöne gittiğimi fark ettim.   Plan yap

      , Yer: Not Defteri

Arka Oda

Arka Oda

    Chat izniniz bulunmuyor
    ×
    ×
    • Yeni Oluştur...