Jump to content

Mağaralar,Tüneller ve Yeraltı Tesisleri


Jethro

Önerilen Mesajlar

"Yeraltındaki insanlar en yüksek bilgiye erişmişlerdir... Bizim çılgın insanlığımız onlara karşı bir savaş başlatacak olursa, gezegenimizin yüzeyini hayava uçurabilirler."

 

(Ferdiand Ossendouwski, Beats, Men and Cods, 1924, V)

 

İç dünya teorisine göre, mağara ve tünel sistemleri, dış ve iç dünya arasındaki bağlantıyı sağlamaktadır. Bu sistemlerin bazıları doğal yapılardır, bazıları ise insan elinden çıkmadır. 1902 yılında Malta adasında Casa Paula köyü yakınlarında bir tünel sistemi keşifedildi.

Bir okulun sınıfından 30 öğrenci hiç bir iz bırakmadan kaybolunca, giriş tamamen kapatıldı.

 

Toronto (Kanada) daki Parliement caddesinde bir yeraltı şehrine giden küçük bir giriş vardır. Ayrıca bu şehirde "Elektromanyetik alan" üreten tesisler vardır. Bu elektromanyetik alanlar Toronto'nun bazı semtlerinde çok nadir görülen manyetik etkilere neden olmaktadır.

 

Bu yeraltı şehri, çevrede yaşayan yerli efsanelerinin de bir parçasıdır.

 

Brezilya'da nerelere kadar uzandığı bilinmeyen tünel sistemleri mevcuttur. Ponte Grosso ve Rincan yakınlarında (her ikiside Parana şehrindedir.) bu tünellere giriş bulunmaktadır.

 

 

Anadolu'da Yeraltı Ülkesi

 

 

1960'lı yıllarda Nevşehir'in Kaymaklı ve Derinkuyu kasabalarının altında yeraltı kentleri ortaya çıkarıldı. Nevşehir'in 27 km. güneyindeki Derinkuyu'da yirmi yıldan fazla süren kazılar sonunda, toplam altı kat ortaya çıkarıldı. Odalar tünellerle birbirine bağlanmıştı. Derinlerde henüz ulaşılmamış birçok katın da bulunduğu anlaşıldı. Bölgede kazılar sürdü. Nevşehir'in 18 km güneyindeki kaymaklı kasabasının altında da bir başka yeraltı kendi bulundu. Burada katların sayısı sekizdi. Herbirinde onbeş 15 oda vardı. Hem derinkuyu'da hemde kaymaklı'da ortaya çıkarılan yeraltı kentleri incelendiğinde, ortada bir mühendislik mucizesi olduğu anlaşıldı.

 

Mükemmel bir havalandırma sistemi ile ısı daima sabit kalıyordu. Kayaların yapısı yumuşaktı. Fakat makina kullanmadan bunları oymak imkansız gibi görünüyordu. Basamaklar ve dehlizler yoluyla bütün odaların birbirleri ile bağlantısı vardı. Yapılan araştırmalar sonunda, bu yeraltı kentlerinde, Romalılardan kaçan Hristiyanların saklandığı tespit edildi.

 

Hristiyanlar buralarda yaşamış olabilirler, ama kentleri yapmış olamazlar. Çünkü o dönemin bilinen mühendislik tekniği bu kentleri bu kentleri inşaa edecek düzeyde değildi.

 

"Tanrıların Arabaları" adlı kitapda bütün dünyada tanına isviçreli araştırmacı Erich Von Daeniken 1982 yılında Türkiye'ye geldi. Kaymaklı ve Derinkuyu'da incelemeler yaptı. Daeniken'e göre, bu yeraltı kentleri havadan gelen saldırılardan korunmak için inşaa edildi. Peki ama insanlara saldıranlar kimlerdi ?

 

Daeniken "Bunlar, bir zamanlar dünyayı idare etmiş uzaylılardı," diyor, iddia gerçekten çok ilginçtir. Çünkü Kaymaklı ve Derinkuyu yeraltı kentlerinin bugünkü halini inceleyen mühendisler, buraların mükemmel sığınaklar olabileceğini ileri sürdüler. Hem de toplam 50.000 kişinin barınabileceği bir sığınak! ..

 

Kaymaklı ve Derinkuyu köylüleri arasında yaygın bir inanç var. Onlar ne Daeniken'i tanıyorlar, ne de onun tarihi ve bilimi altüst eden ünlü tezlerini ...

 

Köylüler, dedelerinden duydukları, dedelerinin de, dedelerinden duymuş oldukları öyküleri anlatıyorlar.

 

Buna göre, çok eski zamanlarda bu topraklarda melekler yaşıyormuş. Bu melekler buraya gökten uçarak gelmişler.

Ülkeyi çok beğenmişler ve yerleşmeye karar vermişler.

 

Fakat bir süre sonra göklerden başka ziyaretçiler de gelmiş. Bunlar kötü cinlermiş ve amaçları iyi melekleri yok etmekmiş. Uzun zaman çarpışmışlar ama melekler kötü ve kuvvetli cinlerle baş edememişler. Onların etkilerinden korunmak için sihirle yeraltı kentlerini yapmışlar ve dünyanın içine saklanmışlar.

 

Melekler hala saklanıyorlarmış. Köylüler onların bazı geceler nurdan ışık halinde göğe yükseldiğini görüyorlarmış.

 

Arkeologlar, Nevşehir bölgesinde henüz ortaya çıkarılmamış birçok yeraltı kendi olduğunu ispat ettiler. Bu iddiaya göre, bu bölgede bulunan yeraltı kentlerinin sayısı 40'a yakındır. Eğer bu doğruysa, Anadolu'nun altında bir yeraltı ülkesi var demektir.

 

Norveç'teki Dolsten mağaralarının yeraltından ve denizaltından İskoçya'ya kadar uzandığı iddia edilir. Ernst Betha'ya göre, Güney Harz dağlarındaki bir giriş İran'a kadar uzanmaktadır.

 

Mısır'da yayınlanan "Bilinmeyen Düyaya Giden Esrarlı Yol" adlı kitapda, Gize Piramiti'nin altındaki sonsuz bir tünelden söz edilir.

Bu tünel dünyanın içine kadar uzanmaktadır.

 

Bilim adamları, Batı afrika'da Atlantik Okyanusunun altından geçen bir tünel girişi keşfetmişlerdi.

Moskova şehrinin altında Stalin tarafından yaptırılmış bir yeraltı sistemi vardı. Burası yüzbinlerce insanı barındırma kapasitesine sahip, askeri koruma merkezleri, tamirhaneleri, hastahaneleri, mühimmat depoları ve demiryolları ile tam bir yeraltı kenti manzarası arzetmektedir .

 

Arjantin'in başkenti Buenos Aires'in caddelerinin 15m. altında, bütün girişleri birbirine bağlı olan bir mağara şebekesi mevcuttur.

Bu tip mağaralara Cordoba ve Parana gibi arjantin şehirlerinin altında'da rastlanmaktadır.

 

Newyork'ta yeraltında bulunan metronun yanında üçgen şeklindeki bir tünel sistemi mevcuttur. Diğer bir tünel sistemi iste Manhattan'ın altındadır.

 

Japon yazar Shun Akiba, "Teito Tokyo Kakusereta Chikamano Himitsu" (imparatorluk şehri Tokyo : Gizli yeraltı şebekelerinin sırrı) adlı kitabında (2002) Tokyo şehrinin altında bir yeraltı şebekesi olduğunu iddia etmektedir. (Kaynak : The Japan Times, 1 mart 2003)

 

Macaristan'daki Eğer şehri yakınlarında oldukça eski ve 60mkm. uzunluğunda, yüksek bir teknoloji kullanılarak açıldığu sanılan tünelin kimler tarafından yapıldığı bilinmiyor.

 

Afganistan'ın kuzeyinde, Atlantis'ten kaçabilen insanlar tarafından yapıldığı iddia edilen, tünel ve bunker harabeleri bugün bile görülebilmektedir. Efsanelere buralarda "Agarti" Denilmektedir.

 

ABD'li araştırmacı Dr.Ron Anjard "Pursuit Magazine" de yerlilerin efsanelerini değerlendirdiği bir makalesibde (1978)

ABD'de 44 yeraltı şehri olduğunu iddia etmişti. Bu kabilelerden "Anjard" kabilesi, yeraltı şehirleri ve onlarla ilgili medeniyetler hakkındaki bilgilerini halen gizli tutmaktadır.

 

1895 yılınca Californi'da Bulunan Yosemit Vadisinde araştırma yapan bir grup bilim adamı, 2.50 m. Boyunda bir kadın mumyası bulmuştu.

 

Nevada'da bir insana ait dev bir uyluk kemiği bulunmuştu. Bu kemiğin büyüklüğünden, o insanın 3m. boyunda olduğu ortaya çıktı.

 

J.C Brown, 1904'de Cascade dağlarında (Wilson-Arizona yakınlarında) bulunan bir mağarada dev insan kemikleri buldu.

 

ABD'de Dr. R.F. Bruce, 1964 yılında, Colorado çölündeki Panamit Dağı'nın güneyinde 80.000 yıl öncesine kadar uzanan eski bir medeniyete ait mağaralar sistemi bulundu. Dr.Bruce bu mağaraları değerlendirmesine göre, buralarda yaşayanlar 2.70, 3.10 m. boyunda dev insanlardı!... Dr.Bruce bu insanların yok olan Mu İmparatorluğunda yaşamış olduklarını iddia etmişti.

 

İddialara göre, 10 Nisan 1963'te amerikan "Trasher" nükleer denizaltısı, deniz altındaki geçitleri ve mağaraları incelerken, iz bırakmadan kaybolmuştu.

 

California'daki ünlü "Ölüler Vadisi" nin altında da yeraltı şehri olduğu iddia edilmektedir. Bune benzer iddialar, Güneybatı nevada, Grand Canyon ve Pennysylvania için de ileri sürülmüştür.

 

Washington'daki ünlü "Beyaz Saray"ın altında da eski bir tünel sistemi olduğu iddia edilmektedir.

 

Peru'daki Cuzco şehri yakınlarındaki devasa tünel sistemine giriş, bir grup bilim adamının 1923'de burada kaybolmasının ardından polisçe kapatılmıştı.

 

Tibet'te ve Keşmir'in kuzeydoğusundaki Karakurum'da yeraltı şehirleri vardır. Bunlar "Taklamakan Altın Şehirleri"

diye anılırlar.

 

"The East Caves Of Syracuse" adıyla anılan Syracıse, Newyork'ta bir tünel sistemi mevcuttur. Bu tünel sisteminin girişi deniz tabanının altındadır ve Amerika'nın doğu kıyısı ile İngiltere'yi birleştırmektedir.

 

Güney Almanya ve Avusturya'da rastlanılan esrarengiz mağaralar ve mağara sistemlerini burada belirtmeden geçemeyiz. Bunların

yapay olması da başka bir gariplik arz etmektedir. Çünkü bu mağaralar normal bir insan için oldukça basık ve dardır. Ayrıca Avusturya-Steirmarkt'da 1912 yılında bu mağaralarda yapılan bir araştırmada, küçük yapılı insanlara ait olduğu sanılan iskeletler bulunmuştu.

 

ABD'deki Salt Lake City'in altında çok eski zamanlardan kalma tülenner ve katakomp'lar ağı vardır.

 

(U.S Public Law 100-691) ABD yasaları yeraltı tesisleri ve mağaralarla ilgili her türlü bilginin kamuoyundan gizli tutulmasını emretmektedir. Bu yasayla "İç Dünya" ile ilgili her türlü bilgi kamuoyundan gizlenmektedir ...

 

Yorumum:Bunlar sadece çok küçük bir bölümü hemen hemen her ülkede mağaralar ve tüneller vardır.

İnce yapılı küçük insanlarda uzun dev insanlarda mağaralar kurmuştur .. Ve bizim teknolojimiz buna imkan vermiyor ..

Amerika gizlemekte haklı eğer Türkiyede üstdüzey bir yönetici olsaydım bende bu konuları kamuoyundan gizlemek için elimden geleni yapardım ...

 

KAYNAK:YERALTINDAKİ GİZLİ DÜNYALAR

Jethro tarafından düzenlendi
Kaynak verildi...
İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Similar Topics

    • Agarta ve Şambala Yeraltı Uygarlıkları

      Agarta ve Şambala , teozofik ve ezoterik kaynaklara göre önceki "devre" nin sonlarına doğru Mu ve Atlantis' ten göç eden bilim-rahipleri tarafından kurulmuş yeraltı organizasyonlarıdır. Önceleri beşeriyetle açık temas halinde olan bu organisazyon, bu "devre" nin koşullarından ötürü gizlenme gereği görmüş ve ikamet yeri olarak birbirinden tünellerle bağlanan, dağlar içindeki yeraltı kentelerini tercih etmiştir. Agarta, dünya insanlığının tekâmülüne sorumluluk sahibidir. İlahi Hiyerarşi' ye hiz

      , Yer: Agartha

    • Yeraltı Sakinleri - Jack Kerouac

      Yayın Evi: Ayrıntı Yayınları Kitap Türü: Roman Basım Yılı: 2014 Sayfa Sayısı: 144 Arka Kapak Özeti: Aklında yine yol var, yolculuklar var ama Jack Kerouac bu kez aşk durağında molada. Tam da o sıralarda Yeraltı Sakinleri ile takılıyor ki bunlar da janti değil afilliler. Klişeye kaçmaksızın kafalı ve zehir gibi entellektüeller. Aşık olduğu dilber de onlardan Mardou adında bir Negro. Kahverengi gözlerinde yıldızlar gezinen üzüm karası küçücük bedeninden şehvet yayılan. Geceleri gümbür

      , Yer: Kitap Tanıtımları ve Eleştirileri

    • Stonehenge'in Yeraltı Haritası

      İngiltere'nin Salisbury düzlüğünde bulunan gizemli Stonehenge anıtı onlarca yıldır araştırmacıların ilgisini çeken yerlerin başında geliyor. Arkeologlar, yüksek teknoloji cihazlarıyla Stonehenge'de yaptıkları taramalarla bölgenin ayrıntılı bir haritasını çıkarmayı başardı. 12 kilometrekarelik alanda yerin 3 metre derinliğine kadar yapılan yüksek çözünürlüklü taramalar sonucu, Stonehenge'in etrafında 17 tapınak bulundu. Araştırma projesinin lideri Profesör Vincent Gaffney Birmingham'daki

      , Yer: Kayıp Medeniyetler

    • Bilinmeyen Yeraltı Uygarlıkları

      ''Yeraltındaki insanlar en yüksek bilgiye ermişlerdir… Bizim çılgın insanlığımız onlara karşı bir savaş başlatacak olursa, gezegenimizin yüzeyini havaya uçurabiliriler.”(Ferdinand Ossendowski, Beats, Men and Gods, 1924, V) İç Dünya teorisine göre, mağara ve tünel sistemleri, dış ve iç dünya arasındaki bağlantıları sağlamaktadır. Bu sistemlerin bazıları doğal yapılardır, bazıları ise insan elinden çıkmadır. 1902 yılında Malta adasında Casa Paula köyü yakınlarında bir tünel sistemi keşfedildi.

      , Yer: Kayıp Medeniyetler

    • Anadolu'nun 4 bin yıllık arıtma ve su tesisleri

      Çorum'un Alaca ilçesine bağlı Alacahöyük ören yerinde ortaya çıkarılan, yaklaşık 4 bin yıllık Hitit barajı'ndan antik kente uzanan su kanalları bulundu   Alacahöyük Kazı Başkanı Prof. Dr. Aykut Çınaroğlu, ören yerinden birkaç kilometre uzakta olan Hitit Barajı'nın, 2002 yılında ortaya çıkarıldığını kaydetti. Baraj inşaatı yapan bir firmanın yardımlarıyla kazı çalışmaları yürütüldüğünü belirten Çınaroğlu, yaklaşık 4 bin yıllık bu barajın Hititler'in bu barajı sulama ve içme suyu amaçlı kullandığ

      , Yer: Gündem

Arka Oda

Arka Oda

    Chat izniniz bulunmuyor
    ×
    ×
    • Yeni Oluştur...