Jump to content

Çocuklardan Atatürke Mektuplar :(


sensizim

Önerilen Mesajlar

Yarışmaya katılan çocuklardan bazıları, mektuplarında şu isteklereyer veriyor:

www.gnoxis.com

Milletimizi acımasızlaştırdılar. Malatya’da çocuk yuvasında küçük çocuklara şiddet uygulanıyor. Sizin çocuklara verdiğiniz haklar ve çocuklara gösterdiğiniz önem, hiçe sayılıyor. Çocuklara uygulanan şiddeti, halkımız çok çabuk unutuyor. Yıllar öncesinde kalan görüntülerle, şimdiki acımasız görüntüleri halka sunmak isteyenlere ceza veriliyor, ama bu şiddeti yapanlara hiçbir ceza verilmiyor. Bu adalet değil Atam.

(Osmaniye İlköğretim Okulu 5/A sınıfı öğrencisi Ayça Solhan)

 

www.gnoxis.com Kız-erkek ayrımı olmamasını ve küçük kızların ufak yaşlarda evlendirilmemelerini isterdim. Herkesin özgür olmasını isterdim. Köylerde başlık parasıyla kızların verilmesini istemezdim. Köylerin uygarlaştırılmasını isterdim.

(Özel Dadyan Ermeni İlköğretim Okulu 5/Bsınıfı öğrencisi Bayzar Asurluoğlu)

 

www.gnoxis.com Atatürk yaşasaydı AB’ye girmemizi sağlar, bizi Avrupa devletlerinden bile üstün bir devlet yapardı.

(Behramağa İlköğretim Okulu 3/A sınıfı öğrencisi Mert Erakın)

 

www.gnoxis.com Bizim size ihtiyacımız var. Yavaş yavaş alkol, uyuşturucu kurbanı olan gençlerimizin Ahmetler’in, Ayşeler’in size ihtiyacı var. Gelin Atam, kurtarın bizi bu bataktan. Kurtarın... Hatırlatın insanlarımıza İstiklal Marşı’nın ne demek olduğunu.

(Kartaltepe İlköğretim Okulu Cemre Babaoğlu)

 

www.gnoxis.com Galiba ben seni çok özledim. Görmedim ama her gün sınıfımın başında beni izlediğini biliyorum. Senden ufak da olsa nasihat isterim, büyüğümsün. Nasihat dinlemeyi çok severim. Sen bu devletin başında olsaydın nasihatin çok dinlenirdi. Öncelikle ben dinlerdim. Dedem hep, ‘Atanıza karşı, nasihatlerine karşı hep saygılı olun’ derdi.

(Arif Şenel İlköğretim Okulu 8/B sınıfı öğrencisi Rıza Kılıç)

 

www.gnoxis.com Atam, sen olsaydın her şey çok güzel olurdu. En azından eğitim sistemi böyle olmazdı. Herkes okusun, gelişsin diye okullar açtın. Fakat okullarda verilen eğitim yetmiyor. Herkes derslerine yardım edecek birilerine ihtiyaç duyuyor. Sen olsaydın belki dershane diye bir şey olmazdı. Okulda verilen eğitim herkese yeterdi. Sen olsaydın Türk Bayrağı yere atılıp çiğnenmezdi. Geçen yıl böyle bir olay oldu. Ben çok üzüldüm.

(Arif Şenel İlköğretim Okulu 8/C sınıfı öğrencisi Sena Aydın)

 

www.gnoxis.com Bazı yerlerde işçiler haksız yere işten çıkarılıyorlar. Kan davalarının bitmesini ve başlamamasını isterim. Şehir içinde silah kullanılmamasını isterim. Çocuk yurdunda çocuklara iyi davranılmıyor, onlara iyi davranılmasını isterim.

(Cengiz Topel İlköğretim Okulu 4/A sınıfı öğrencisi Büşra Erdur)

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Bizim size ihtiyacımız var. Yavaş yavaş alkol, uyuşturucu kurbanı olan gençlerimizin Ahmetler’in, Ayşeler’in size ihtiyacı var. Gelin Atam, kurtarın bizi bu bataktan. Kurtarın... Hatırlatın insanlarımıza İstiklal Marşı’nın ne demek olduğunu.

 

 

işte bunları görmek Atatürk'ü mutlu ederdi için rahat olsun atam

güzel konu sağol

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Similar Topics

    • Haydar Dumen Amcamiza Gonderilen mektuplar

      Haydar Dümen'e gelen mektuplarda olmadık sorular olmadık cevaplar olabiliyor. İşte onlardan bazıları..   10.02.2008 10:27   1. YÜZÜK VAJİNAMDA KALDI   Haydar Hocam yardım edin. 29 yaşında evli kadınım, önceki gün evde tek başıma mastürbasyon yaptım. Sonra fark ettim yüzüğüm parmağımda değil. Akşam sancı başladı. Eşim ilişki istiyor, ben kaçıyorum. Şimdi ne yapacağım?   CEVAP: Sevgili okurum. kesinlikle vajinada kaldı. Ilık su ile çıkar. Gerekirse sıcak su dolu leğenin içine otur. İçine vazel

      , Yer: Gnoxis Cafe

    • Gizli Kalmış Mektuplar

      Napoleon Bonaparte'tan Josephin'e Paris (28 Ekim 1795)   Bir tek günüm bile geçmedi yüreğimde senin sevgin olmadan, bir tek gecem bile geçmedi seni kollarımla sarıp sarmalamadığım, beni yaşamımın ruhundan uzaklaştıran zafer ve tutkuya lanet etmeksizin bir tek fincan çay bile yudumladım. İş güçle meşgulken, orduları komuta ederken, savaş meydanlarını aşarken, benim tapılası Josephinem, hep kalbimin tahtında oturuyor, zihnimi meşgul ediyor, düşüncelerimi alıp uzaklara götürüyorsun. Senden, Rhöne

      , Yer: Not Defteri

    • Derilla'ya Mektuplar - Cenk Taner...

      DERİLLA’YA MEKTUP I   Serbest kalmak istemiyorsan beni niye aradın Derilla? Yalnızlığının çabaları üzüyor beni. Hazer’in dibi temizmiş, öğrendin işte. Artık kalkıp gitmek. Özüne mi baktın Derilla? Yoksa özden gelen sözler seni üzdü mü? Hazer’in dibinde Derilla, kaç balık ölmüştü? Kıyıda oturup görmüştün; bir kızın bacağında kaç sacayağı vardı? Yanıp duran ateşlerde bir sevgi mi görmüştün? Yoksa bir şarap şisesine gömülüp soruları mı düzmüştün? Amara Derilla, sana sormuyorum artık neden bir kısr

      , Yer: Not Defteri

    • Çocuklardan Tanrıya Mektuplar :)

      Avrupa ve Amerika'da 2-9 yaş çocuklara Tanrı'ya ilişkin düşüncelerini sormuşlar. Dinsel eğitimin bir parçası olarak çocuklara Tanrı'ya bir mektup yazın ve duygularınızı isteklerinizi anlatın demişler.   1) Sevgili Tanrı, şu andaki eksiklerimi yazıyorum: Yeni bir bisiklet, ir kimya seti, köpek, film makinesi, beyzbol eldiveni. Hepsini gönderemezsen birazı da olur. Seni seven Eric --5 yaşında- Not: Noel Baba'nın olmadığını biliyorum.   2) Canım canım Tanrı, Astronotları öyle yukari firlatip f

      , Yer: Gnoxis Cafe

    • Ophélia’ya Mektuplar ; Fernando Pessoa

      Çoğul kimlikli ve gizemli bir yazar ve şair Fernando Pessoa. Sınırlı koşullarda yaşayan, yaşamının her anında yapıtını ön planda tutmayı düşünen, ama sağlığında Portekizce bir tek yapıtı (Mensagem: Mesaj) yayımlanmış olan Fernando Pessoa, sessiz sedasız sonsuzluğa göçtüğünde yazdıklarını sakladığı bir sandıkta yirmi yedi bin el yazılı metni ortaya çıkmıştı. Bu metinler yarattığı ve zaman zaman ardına gizlendiği yetmişin üstünde “takma ad, alt kimlik, dış kimlik ya da kurmaca kimliğin” (het

      , Yer: Not Defteri

×
×
  • Yeni Oluştur...