Jump to content

Yakışıksız pankart açan türbanlı kıza Gani Müjdenin cevabı..


Lighthouse

Önerilen Mesajlar

Türban protostalarında depremi ima ederek "7.4 yetmedimi" diye pankart taşıyan türbanlı kıza, Gani Müjdenin cevabı:

 

Bir hafta önce türban protestoların sırasında "7.4 yetmedi mi?" pankartını açan sevgili kardeşime seslenmek istiyorum bugün...

 

20 bin insanın acısı ve cenazesi üzerine politika yapmaya kalkan "o güzel insana" bir çift sorum var.

 

Ey mantosu uzun, aklı kısa kardeşim benim.

7.0 yetmedi mi?

Senin okuduğun gazeteler yazdı mı bilmiyorum ama Amerika'nın, hani o gavur ve Hıristiyan Amerika Birleşik Devletleri'nin, hani o Siyonistlerle iş birliği yaptığı için her yerde bayrağını yaktığınız ABD'nin Los Angeles şehrinde 7.0 büyüklüğünde bir deprem oldu bacım...

 

Neredeyse bizimkine yakın bir deprem. Bizde ayni şiddetteki bir deprem 20 bin kişi ölup 20 bin kişi sakat kalırken, gavur, Hıristiyan ve Siyonist dostu Amerika'da sadece 2 kişi yaralandı güzel ablam.

 

Şimdi türbanlı başını ellerinin arasına alıp düşünüyor musun acaba? Sakarya gibi muhafazakar bir bölgede Allah binlerce Muslumanı öldürerek cezalandırıyorsa eğer, Hıristiyanlara ve Siyonist dostlarına niye kıyak geçiyor? Seks shoplarıyla, porno filmleriyle tüm dünyaya "seks", "uyuşturucu" ve "günah" ihraç eden bu ülkenin Allah katında ayrıcalığı ne olabilir ki güzel annem?

 

Oysa adım gibi eminim Sakarya'da, Gölcük'te hayatlarını kaybedenlerin çoğu ölmeselerdi eğer sabah ezanı ile birlikte camilerin yolunu tutacaklardı. Üç aylarda oruç tutacak, Ramazan'da devrilmeyen minarelerin ışıklarıyla birlikte senin ağzına adı bile yakışmayan Allah'ın adı ile birlikte oruçlarını açacaklardı.

 

E nooldu şimdi? 7.0 yetmedi mi güzel ninem? Eğer her coğrafya olayını, her doğal afeti bilimin ve aklın süzgecinden geçirmeden böyle yorumlarsan bu ülkenin yarısı her deprem felaketinden sonra dinsiz olur güzel hala kızım...

 

Fay hattında 10 katlı binalara izin veren şapşal belediyecilik anlayısını, deniz kumundan inşaat yapan edebiyatçı muteahitleri, depreme dayanıklı konut üretme çabalarını, hırsızları, uğursuzları bir kenara bırakıp her şey ilahi kudretin intikamı olarak açıklarsan bu deprem 10 yıl sonra gene aramızdan binlerce "dinsizi" alır gider güzel amca kızım..

 

Beynin var mı bilmiyorum, betonların altında inleyerek can veren 20 bin insanı, kadını, çocuğu ve bebeği bir kalemde günahkar diye silip atan kuş beynini türbanın altında görmek mümkün olamıyor cünkü ama bence bu yazıyı oku ve bütün gece uyumadan düşün.

 

Allah'ın kullarına böyle cezalar verebileceğini hala düşünüyorsan da git Hıristiyan ol...

Çünkü senin bu mantığına göre Allah onları daha çok seviyor. "Gavurlar" hem senden daha zengin, hem de evleri tepelerine yıkılmıyor.

 

Gani MUJDE

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

böyle şeyleri onlara yaptırıolar...yani aban göre kandırılmış bi genç yapmıştır onu.o yüzden ben sorunu Türbanında deil kafa yapısında arıorum.bunu başörtüsü kullanmayan bi şahsiyet de yapabilirdi.türbanı bi yana bırakıp acınılacak olan kafa yapısı konuşulmalı bence.Gani Müjde de böyle yapmış zaten...

saol paylaştığın için;)

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

pek de güzel söylemiş gani usta :) ellerine sağlık. bu arada Maat dediğine şu noktada katılmıyorum; bu kadar saçma bi pankart açabilecek kişi elbetteki şeriatçıdır ve bu kadar şeriatçı ve bağnaz olan da elbette ki türbanlıdır. depremi "allah çarptı" diye düşünen birinin günlük hayatta modern giyinebileceğini düşünüyor musun?

ayrıca olaydaki karakteri "kandırılmış genç" diye bir masumiyet perdesinin altına da sokmamak gerekir. bu kişi düpedüz embesil bi insanmış işte. kimse kafasına silahh dayamamış, almış eline pankartını, gururla sergiliyor ve tüm bu hakaretleri böyle düşünen herkes de hakediyor.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

bu kadar saçma bi pankart açabilecek kişi elbetteki şeriatçıdır ve bu kadar şeriatçı ve bağnaz olan da elbette ki türbanlıdır. depremi "allah çarptı" diye düşünen birinin günlük hayatta modern giyinebileceğini düşünüyor musun?

 

ewet düşünebiliyorum.insanları kıyafetleriyle değerlendirmemek lazım.çok medeni giyinmiş bi kardeşimizin giyimi ne kadar çağdaşsa oda o kadar(afedersiniz)zekasızdır...yada bi kardeşimiz türban takıodur ;türbanı her ne kadar çağ dışı görülüosa o da o kadar medenidir...

velhasıl kelam,Allah inancıda kalptedir.türbanda başörtüsünde fln değil....

selametle

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

yada bi kardeşimiz türban takıodur ;türbanı her ne kadar çağ dışı görülüosa o da o kadar medenidir...

 

bu cümle tam olarak ne anlama gelmektedir açarmısın biraz? bu arada ben bir tane "türban devlet dairelerinde olamaz! cumhuriyete bu yakışmaz!" diyen bir tek türbanlıya rastlamadım o yüzden de içim gayet rahat olarak derim ki; siyasi ve dini simge taşıyan kıyafetler insanın kişiliğini yansıtır. çağdaş olan aydın olan insan aydın gibi giyinir, kendini erkekleri tahrik eden bir beden gibi gören biri de buna uygun giyinir.

modern giyinen biri de zeki olmayabilir tabiki ama en azından cumhuriyetin kuralları dahilinde nası giyineceğini öğrenmiş biridir o!

 

bu arada beyazkin tamamı büyük harf mesaj yazmak yasaktır.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

yazı aslında bütün soruların cevabını veriyor biraz, ya ne demeli bilmiyorum ama şunu söylemeden edemiycem; burada sorun komşumuzun ya da bir arkadaşımızın kıyafeti değil, sırf oy için kullanılan bir simge...

Türban, bir özgürlük anlayışı ya da ifadesi değil, kadınlar açısından tarih boyunca sadece bir köleleştirme aracı olmuştur ve bugünde sadece köleleştirme aracı oalrak kullanılmaktadır.

sizinle birkaç gün önce okuduğum bir haberi paylaşıcam. :

 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın geçen ay gündeme getirdiği ve daha sonra Milliyetçi Hareket Partisi'nin (MHP) desteğini de alarak Meclis gündemine taşıdığı üniversitede "türban" serbestliğini konusunda lehte vehttp://www.bianet.org/resim/olcekle/1834/250/314 aleyhte gösteriler devam ediyor.

Hafta sonu onbinlerce insan Ankara'da aleyhte miting yaparken çeşitli illerde de örgütler baş örtüsünün her alanda serbest olması için gösterilerde bulundu.

Bunlardan biri de çeşitli örgütlerin oluşturduğu Akdeniz Dayanışma Platformu'nun (ADAP) basın açıklamasıydı. Açıklamadan bir fotoğraf karesi gündeme oturan tartışmanın şekline –dolayısıyla içeriğine- dair açıklayıcı bir örnek sunuyordu:

Esas olarak kadınları ilgilendiren sorunu erkekler tartışıyor.

Adalet ve Kalkınma Partisi'yle (AKP) MHP'nin Anayasa değişikliği teklifini belirlemek üzere oluşturduğu heyetin tamamı erkekti: Cemil Çiçek, Burhan Kuzu, Sadullah Ergin, Bekir Bozdağ, Cihan Paçacı, Faruk Bal, Oktay Vural ve Deniz Bölükbaşı.

ADAP eyleminde erkekler açıklama yaparken kadınlar ayrı bir grup olarak yan tarafta bekliyordu. Bir erkek elinde "Eğitim, ya örtümüzle, ya örtümüzle" yazan bir pankart taşıyordu.

Özgür Düşünce ve Eğitim Hakları Derneği'nin (Özgür-Der) Diyarbakır'da düzenlediği eylemde de erkekler önde, kadınlar arkada duruyordu.(EÜ/TK)

 

 

bu sadece bu tarz okuduğum ve basında yer alan haberlerden biri, dikkat edilirse kadınlar için olduğu söylenen birşeyi daha çok erkekler savunuyor. Çünkü türban, kadın için değil erkek için bir özgürlüktür, kadını daha çok köleleştirme özgürlüğü....

 

Öğlen bir tv kanalında bir gazeteci şöyle bir tespitte bulundu ki benimde katıldığım bir tespittir; Siz başını kapatan bir kızı 4 yıl hukuk fakültesinde okutacaksınız ama okul bittiğinde yasak olduğundan dolayı avukat ya da hakim ya da savcı yapamıyacaksınız. O zaman ya o kanunlarıda kaldıracaksınız ya da yaptığnız tamamen siyasi bir olaydır..

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

bu cümle tam olarak ne anlama gelmektedir açarmısın biraz? bu arada ben bir tane "türban devlet dairelerinde olamaz! cumhuriyete bu yakışmaz!" diyen bir tek türbanlıya rastlamadım o yüzden de içim gayet rahat olarak derim ki; siyasi ve dini simge taşıyan kıyafetler insanın kişiliğini yansıtır. çağdaş olan aydın olan insan aydın gibi giyinir, kendini erkekleri tahrik eden bir beden gibi gören biri de buna uygun giyinir.

modern giyinen biri de zeki olmayabilir tabiki ama en azından cumhuriyetin kuralları dahilinde nası giyineceğini öğrenmiş biridir o!

 

bu arada beyazkin tamamı büyük harf mesaj yazmak yasaktır.

 

Belfalas katılıyorum yazdıklarına.....

 

kaldıki Allah inancı, sevgisi kalptedir demişsin arkadaşım...sorunda bu inancın şahsi bir mesele olduğunu inananla yaratan arasındaki özel bir durum olduğunu.....Allah sevgisinin simge haline getirilip show yapılırcasına (ki tamamen show dur bence birilerinin birilerine kim daha çok inanıyor görelim düellosudur..)....gövde gösterisi yapılırcasına...inançların kullanılması ve sürekli deşifre edilmesi (her din için aynı fikrim geçerlidir) yenilecek yutulacak bir durum değildir....zaten bunu o zekası az...algılama kapasitesi düşük....doğruyu yanlışı ayırmaktan yoksun kişi veya kişilere anlatabilseydik inan herşey çok daha farklı olurdu....modern görünümlü bir insanın bu kadar yobaz olabileceği fikrini savunan kişi hatanın yanılgının en büyüğüne düşüyordur ...evet...elbette noksanlıkları tabuları olabilir ve lakin birde şu tarafından bakalım en azından kimseye cübbeyle sarıkla kara çarşafla türbanla gövde gösterisi yapmıyor...inancını show haline getirmiyor...getirecek olsa...çıkartır o modern silüetini yırtar atar.....cüppelerle sarıklarla meydanlara doluşur.......ne yapardı anneannelerimiz? babaannelerimiz? başlarına bir örtü geçirir giderdi pazara...ama boğazından sıkma tuhaf bir örtü değil......anneanne örtüsü.....geleneksel bir örtü....ne dini ne siyasi bir anlam barındırmadan simgeleştirmeden örterdi saçını başını örtecekse....onun için aklınızı başınıza devşirin.....hiçbir türbanlı modern olamaz....modern olsa zaten o ümüğünden sıkma örtüyü balon gibi yapıp kafasında taşımaz adabıyla örter başını......

şeriatçı zihniyetin show amaçlı inanç gösterisinden öte birşey değildir bu.....kimsenin inancını sorgulamak kimsenin haddine değil ama yazıktırki bunu anlayacak o zeka o olgunlukta o şahıslarda mevcut değil.....birde kadının kendini bu hallere düşürmesi .....kötününde kötüsü...

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

böyle insanların tek amacı ben bu dinin üyesiyim demek ... Ben bir şeye aidim ,bir şeyin parçasıyım ve benim gibi çok insan var deme gayreti.... çakma demokrasi mantığı, çoğunluğu aldığı karar doğrudur(nah dogrudur son seçimlere bakmak yeterli)

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

bakıyorumda herkes baskasını adam etmekte ısrarlı ..önce kendimizi bi adam edelim birilerinin medeniyeti başkalarının esaretidir daha 100 yıl olmadı medenilerin denizlere döküldüğü zamanlar biz barbarlar tarafından ..medeniyet nedir acaba kendin olmak mı başkalaşmak mı ne anladıgımıza bir bakalım ..kıyafetle ölçmek medeniyeti medeniyetsizlikdir

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

bakıyorumda herkes baskasını adam etmekte ısrarlı ..önce kendimizi bi adam edelim birilerinin medeniyeti başkalarının esaretidir daha 100 yıl olmadı medenilerin denizlere döküldüğü zamanlar biz barbarlar tarafından ..medeniyet nedir acaba kendin olmak mı başkalaşmak mı ne anladıgımıza bir bakalım ..kıyafetle ölçmek medeniyeti medeniyetsizlikdir

 

başkaları bir türlü adam olmayı başaramadığı için bu ısrarcılık......medeniyet hiç kimsenin esareti değildir......ve lakin medeniyeti algılayamayan anlayamayan kişilerin çizmiş olduğu ısrarcı tablo...sonumuzu hayra alamet olmayan yollara itecek..karnalığa gittikçe daha çok gömüleceğiz...o kapalı gözlerinizle göremediğiniz karanlıkta kalan bütün güzellikleri....zorla hayatımıza dayatma çabanız elbetteki karşılıksız kalacaktır birgün....kıyafetle medeniyeti ölçmekse bir barbarın asla anlayamayacağı birşeydir.....

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Gani Müjde kendine has üslubuyla çok güzel bir cevap vermiş. Ne demek 7.4 yetmedi mi ? Bu basıl bir zihniyettir ? Aslına bakarsanız bu pankart epey ski bir olay ve zamanında da çok tartışılmıştı her yerde. Ekleme için teşekkürler.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

belfalas'a bu konuda katiliyorm.

 

Deprem i bile Allahin bir cezasi olarak algilayan zihniyetten ne beklersin ki?????

 

1 Din Allah ile Kul arasindadir.

2. Bir soz vardir Bir Elin verdigini Diger El bilmemeli

 

boyle bir zihniyet ancak geri kafali, aydin olmayan, seriaatci lardan beklenir.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

aydın gıyım falan öle bırsey varmı varsa bunun kuralını kım belırledı ve bız neden bu kuralı bukadar benımsemısız turban takmayınca modern oluyor takınca bagnaz!? turbanlılara gorede modern dedıgınız kıyafetler cagdısıoluyordur belki..?!!eee neyapacgız sımdı kım haklı bunun cevabı olmaycgına gore herkes bırbırıne saygı duysun artık turbanı yok dıye yada turbanı var dıye kımse kımseyı elestırmesın yargılamasın bu kımsenın hakkı degıl!!

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

bu cümle tam olarak ne anlama gelmektedir açarmısın biraz?

 

demem o ki;türbanı çağ dışı gören kardeşlerimizde çok;fakat şahsiyet;türbanı ne kadar çağ dışı görülüosa,o kadar medenidir....yani çağ dışı görüldüğü kadar çok,medenidir...

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Burasi Ataturk Cumhuriyeti, Cok Turban takmak, salvar gitmek, burka giymege gonullu varsa 2 ulkedeki mollalar onlari hava alaninda kirmizi halilarla bekliyor olacak, hatta kirmizi muhurlu bir de davetiye gonderiyorlarmis, havalaninda onlari vip salonunda bizzat mollalar karislayacaklarmis davul zurna ille...

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

aydın gıyım falan öle bırsey varmı varsa bunun kuralını kım belırledı ve bız neden bu kuralı bukadar benımsemısız turban takmayınca modern oluyor takınca bagnaz!? turbanlılara gorede modern dedıgınız kıyafetler cagdısıoluyordur belki..?!!eee neyapacgız sımdı kım haklı bunun cevabı olmaycgına gore herkes bırbırıne saygı duysun artık turbanı yok dıye yada turbanı var dıye kımse kımseyı elestırmesın yargılamasın bu kımsenın hakkı degıl!!

 

çok haklısın bu konuda

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

kımse haddını asmasın benım dedem yemende 7 yıl savasmıs ben doguda yaptım askerlıgımı gonullu yazıldım fıkırlerımızı begenmıyorsnuz dıye ulke ulkemı gezelım burası benım anayurdum arkadasım savasta allah allah dıyenlerın bu vatan hepımız bılmem neyız dıyenlere dedınmı sen su ulkeye gıt dıye haddını asma

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Haklı olan taraf, siyasi bir simgeye karşı olan taraftır. Böyle "bence sende haklısın" gibi ortayolcu bir tavır izleyerek, siyasi bir simge olduğu savunanlar trafından bile söylenen bir şeyi haklı göstermek yanlıştır.

 

Tekrar etmek hoşuma gitmiyor ama kusura bakmayın; sorun kapı komşumuz ya da arkadaşımızın ne giydiği, nasıl giyindiği değil, siyasi bir hareketin tavrıdır. Türban son 10-15 yılın gündemi olarak ülke gündeminde duruyor ama genel anlamıyla insanlık tarihi kadar eski bir olaydır. islamdan önce de örtünme vardı ve şimdi de var ama kadının başını örtmesi, kendi isteğinden çok çevresinin baskısı ve ailedeki yetiştirme tarzındandır.

 

Erkek egemen toplumun kadın üzerindeki egemenliğinin bir simgesi olarak ortaya çıkan örtünme, hala da aynıdır. İslam dininde örtünme ile ilgili bir kural yokken ki diyanet kuran meallerinde bir çok yanlış olduğunu ve birçok hadisin iptal edildiğini söylerken hala olayı sanki insanların kıyafet özgürlüğüne akrışılıyormuş gibi göstermek neden anlayamadım.

 

Türban yasasının sonrasında gelecek olanlar, bütün farklılıkların yok edilmesi ve gerçekten bir mozaik olan ülkemizin mermerleşmesi olacaktır. Tek tip gezmeye, tek tip düşünmeye razıysanız yasaya evet dersiniz ama farklılıkların olmasını istiyorsanız yasaya karşı çıkarsanız. Bu yasa, kıyafet özgürlüğünü değil, farklı olanın yasaklanması içindir. Devletin dini olmaz, devletin vatandaşı olur ve her vatandaş eşittir. Türbanı üniversitelere sokan zihniyet neden sakalı veya saçı uzun, küpe takan erkek öğrenciler hakkında soruşturmalar açıyor. Onların özgürlüğü yok mu?...

--------------------

bi de tartışma sırasında üslubumuza dikkat edersek... düşüncelre tahammülü olmayanın kendine de tahammülü yoktur...

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Ataturk'un esi Turbanli degildi. Son derece Aydin bir Hanimdi Latife Hanim. Latife Hanım 1898 yılında İzmir'de doğdu. İzmir’in tanınmış ailelerinden olan Uşakizade (sonra Uşşaklı) Muammer Bey’in kızıdır. İzmir Lisesi’ni bitirdi. Paris’te Sorbourne Üniversitesi’nde hukuk okudu. Welcome to Londra’da dil öğrenimi gördü. Kurtuluş Savaşı henüz bitmeden Türkiye’ye döndü.

 

O zamanlar da varmiydi acaba Universite egitimi alan bir bayan ustelik Yurtdisinda Paris de Dunyanin en koklu Universitelerinden biri olan Sorbourne da.

 

Ata'nın resmiyle öldü

Atatürk'ten ayrılınca yalnızlığa gömülen Latife Hanım, bile bile ölüme gitti. Ölürken göğsünde O'nun resmini taşıyordu

http://www.milliyet.com.tr/2004/11/11/yazar/resim/dundar.jpg

Latife Hanım'ın erkek kardeşi Ömer Uşşaki'nin torunu Dilek Bebe, "Yüzyılın Aşkları" belgeselinde, halasının Atatürk'le evlilik hayatını anlattı.

Anlattıklarından, bugüne dek Atatürk'ün yakın çevresi tarafından "huysuz gelin" diye nitelenen Latife Hanım'ın bu evliliğe ve boşanmasına nasıl baktığı anlaşılıyor.

 

Latife Hanım'ın örtülü olması sık sık gündeme geliyor son yıllarda...

Halam normal hayatında başını örten bir insan değildi. Ama Mustafa Kemal, bütün Türk milletine hitap eden bir insan olduğu için herhalde onunla gittiği gezilerde başını örtüyordu. Ama kadınların başını örtmesine kesinlikle karşıydı. Bunu, hürriyete karşı zulüm olarak görüyordu.

 

Evlendikten sonra Köşk'te ne yapmış?

22 yaşında bir kız düşünün. Büyük bir kumandanın eşi olarak koskoca karargâhın ortasına düşmüş. Köşk'tekilerin çoğu asker. Ve halam o karargâhı bir Cumhurbaşkanlığı Köşkü haline getirmeye çalışıyor. Protokol kuralları getiriyor. Kolalı örtülere kadar tek tek uğraşıyor. Ama Türkiye henüz hazır değil bunlara... Adam geliyor, attan inip ayağını dayıyor masaya, alıyor kolalı peçeteyi, çizmesini parlatıyor. Bunları görünce bazen hırçınlaşmış olması mümkündür.

 

Hırçınlığın nedeni

Bu hırçınlık, yakın çevrenin onu dışlamasına yol açıyor.

Halam her ne kadar başta herkese son derece tatlı davranmış olsa da zamanla kimin ne olduğunu anlıyor. İçki de içmediği, hep ayık kaldığı için uzun içki sofralarında kimin ne yaptığını görüyor. Öbürleri unutuyorlar ama halam akşam gördüğünü sabah unutmuyor, bu yüzden belki bazı insanları uzaklaştırmaya çalışıyor. Mesele orada...

 

Atatürk nasıl tavır alıyor?

Tabii Atatürk'ün sağlık problemleri var. Ama halamla baş başa kalabildiği zaman sağlığı hep düzeliyor. Çünkü halam içmesini engelliyor. Fakat etrafı gelip alıyor Atatürk'ü... O da sofraya dönüyor.

 

Sofrada, "Kemal çok içtin, yeter" diye bağırdığını anlatıyorlar.

Der tabii, niye demesin ki?.. 'Kemal' de diyebilir. Kocasına 'Paşa Hazretleri' mi diyecek. Kemal Paşa hoşlanmasaydı öyle demesinden, izin verir miydi?

 

Evi terk etmek istedi

Fikriye Hanım'ın Köşk'e gelmesiyle ilk ciddi kavgayı yaşadıkları doğru mu?

Bunu şöyle düşünün: Sizin eskiden birlikte yaşamış olduğunuz bir hanım gelip kapınızı çalsa ve sizin evde kalmaya kalksa eşiniz ne der? Ben de olsam sinirlenirim. Kaldı ki Cumhurbaşkanlığı Köşkü'ndesiniz. Bu, çiftin arasındaki ilişkiyi de bozar, Cumhurbaşkanlığı Köşkü'ne olan saygıyı da bozar. Çünkü normal bir durum değil. Halam, bütün nezaketine rağmen bazı şeyleri anlatamayınca herhalde bir gün kapısının önünde, 'Bu hanım hâlâ burada mı?' demiş. Ve bunu da Fikriye Hanım duymuş ve gitmiş zaten...

 

Fikriye Hanım'ın ölümü ve Kemal Paşa'nın bir gün dalgınlıkla Latife Hanım'ı "Fikriye" diye çağırması...?

Bence Mustafa Kemal Paşa Fikriye Hanım'ın ölümü nedeniyle vicdan azabı çekmiştir. Sonra yanlışlıkla onun adını söylemesi kasıtlı bir şey değildir, ama halam herhalde çok üzülmüştür buna. Bildiğim kadarıyla o olayın ardından İzmir'den annesiyle babasını çağırır, evi terk etmek istediğini söyler. Muammer Bey ve Adviye Hanım da 'Evlilikte olur bunlar' diye onu ikna ederler.

 

Ama bir gün Mustafa Kemal Paşa, "Evine git" deyiverdi.

O korkunç, acı bir şey. O ayrılış şekli, evliliğin Atatürk tarafından görünüş şeklini ifade ediyordu bence...

 

Ayrıldıktan sonra pişman oldu mu Latife Hanım?

Halamı, hiçbir şeyden pişman olmuş olarak görmedim. Elbette hataları olmuştur. Ama Kemal Paşa'nın yok mudur? Halamda gençliğin verdiği bir fevrilik de var tabii...

 

Kanser olduğunu sakladı

Latife Hanım'ın Atatürk'ten ayrıldıktan sonraki dönemde paraya ihtiyacı var mıydı?

Hayır. Atatürk'ten bir şey kalmamıştı ama, aileden gelen serveti vardı. Ama çalışmak istiyordu. Tüm dünyadan konferans teklifleri geliyordu. Yazı yazmasını, üniversitede ders vermesini öneriyorlardı. Ama hiçbirini yaptırmadılar. Sadece ailesi ve dostlarıyla oldu. Yalnız bir hayat yani...

 

Nasıl öldü?

Ben intihar diyorum. Çünkü kanser olduğunu İsviçre'de öğreniyor ve bile bile senelerce saklıyor. Tedavi edilmek istemiyor. Oysa ailede doktorlar var. Ben ölmeden 2 gün önce hastanede gördüm kendisini. Göğsünde, üzerinde Atatürk'ün resmi bulunan bir kravat iğnesi vardı.

 

Ütücü kılığında kaçardı

Bu evlilik sürse ne olurdu?

En azından Atatürk daha uzun yaşardı. Halama 'Çocuk' diye hitap ediyormuş. Belki onun idealistliğinde, çocuksuluğunda gençliğini görüyordu. Bir yerde mutluluğu yakalayabilirlerdi.

 

Latife Hanım'ın ayrılıktan sonraki hayatı nasıldı?

Canlıyken mezara gömülmek gibi... Evde kitap okur, durmadan iskambil falı açardı. Askerler kapısında bekliyor, dışarı çıkamıyor. Bazen onları atlatmak için çarşafla örtünür, ütücü kadın kılığında kaçarmış... Gazetelere başka isimle tercüme yapıp romanlar, hikâyeler yazıp para kazanmış.

 

Hüzün ve isyan Latife Uşşaki, 22 Ekim 1947'de, artık bir Cumhurbaşkanı eşi olan dostu Mevhibe İnönü'ye İstanbul'dan bir mektup yazdı. Zarfı "Çok Sayın Bayan İnönü" adına yolladı. Buram buram evlat hasreti kokan bu mektup, halen Pembe Köşk arşivinde saklanıyor:

 

İstanbul / 22.10.947

Pek muhterem Hanımefendi,

Canım kardeşim,

Dün akşam Ömer'den beni çok mütehassis eden bir mektup aldım; ve kendi öz evladıma yazar gibi, derhal cevap verdim. California'nın insanlarını, iklimini ve kendi tehassüsatını o kadar güzel anlatmış ki, satırlarını zevkle okudum. Sonra uzun uzun düşünmeğe daldım, onun mini mini kundaklı hali ve benim onu kalbime bastırırken içimde ilk defa uyanan "annelik" ihtiyacı hatıramda canlandı. Onlar neşe ve ümit dolu günlerdi. Kısa bir zaman içinde bütün emellerim, ihtiyaçlarım hatta insanlık ve vatandaşlık haklarım birer birer sararıp solup sonbahar yaprakları gibi yerlere saçıldı. Hiç kimsenin anlamadığı nice yoksunluklarla boğuştuğum bu acı günleri düşündüm. Ve bu müddet zarfında sizin samimi şefkat ve alakanızın benim biricik desteğim olduğunu bir kere daha hissettim. Gayri ihtiyari gözlerim yaşardı. Beni daima olduğum gibi gören ve anlayan güzel kardeşim. Allah sizden razı olsun. Eminim ki çocuklarınıza karşı duyduğum sevgi ve alakayı da tabi bulacaksınız ve olduğu gibi anlayacaksınız. Bu birkaç kardeş çocuğu olmasa bu yıpranmış hayatın anlamı kalmazdı.

Latife Uşşaki

 

http://www.milliyet.com.tr/2004/11/11/yazar/resim/dundar2.jpg İsmet Paşa'nın telgrafı Atatürk'ün, Latife Hanım'la nişanına dair bir anıya daha önce rastlamamıştım. Ancak Atatürk araştırmacısı Prof. Dr. Utkan Kocatürk, Cumhurbaşkanlığı arşivinde, 13 Ocak 1923 tarihli, "İsmet Paşa" imzalı, Lozan'dan gönderilmiş bir tebrik telgrafına rastladı. İşin ilginç yanı, Gazi Paşa Ankara'da; Latife Hanım ise İzmir'deydi. Nişanın ertesi günü, Kemal Paşa annesini kaybedecekti. İsmet Paşa'nın Lozan müzakereleri sırasında, dostunu kutlamasını belgeleyen o telgraf, Cumhurbaşkanlığı'nın özel izniyle ilk kez yayımlanıyor: "Nişanlanmak müjdeniz beni mesut etti. Allah'ın izniyle mesut olacaksın. Hem seni, hem bizi tebrik ederim."

 

[email protected]

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

atatürkün gezılerınde basörtüsü takarmıs degılmı sımdı bırı cıkıp bunlar takıyecı dese normalde karsılar ama halkın yanında takıyolar dese dogru olurmu atatürk bunu yapmaz bence esıde yapmaz atatürkde yanında dolastırmaz esını boyle demekkı atanın boyle bır sorunu yok sızlerın var

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Yeni Oluştur...