Jump to content

Belçika'da Polis Kurşunuyla Ölen 2 Yaşındaki Kız


NizaL

Önerilen Mesajlar

Belçika polisinin Perşembe günü 30 Kürt mültecinin bulunduğu minibüse ateş açması sonucu yaşamını yitiren 2 yaşındaki Mawda Shawri, ülkede siyasi tartışmaya neden oldu.

 

5yrg8R.jpg

 

Olay, Flaman kökenli hükümet üyeleri ile Fransızca konuşulan Valon bölgesindeki insan hakları örgütlerini karşı karşıya getirdi.

 

Bu örgütler, Flaman kökenli İçişleri ve Göç bakanlarının istifasını istiyor. İçişleri Bakanı Jan Jambon ise, polisin kusurlu olmadığını savunuyor.

 

Olay Perşembe günü Namur kenti yakınlarındaki E - 42 karayolunda meydana geldi. Belçika polisinin aktardığına göre, şüphe üzerine durdurulmak istenen, 26 yetişkin ve 4 çocuğun bulunduğu minibüs, dur ihtarına uymadı.

 

Yolcularının tamamı Kürt mültecilerden oluşan minibüs, yaklaşık 80 kilometrelik kovalamaca sonunda Mons kenti yakınlarında durdurulabildi.

 

Bu kovalmaca sırasında polisin açtığı ateş sonucu, vücuduna iki kurşun isabet eden 2 yaşındaki Mawda Shawri, hastaneye götürülürken yolda hayatını kaybetti.

 

İçişleri Bakanı Jan Jambon'un istifası isteniyor

Savcılık, ilk gün mülteci kızın polis kurşunuyla öldüğünü ısrarla yalanladı. Ancak Cuma günü yapılan otopside, kız çocuğunun polis tarafından öldürüldüğü belirlendi. Belçika medyası, savcılığın "utançtan kızarmış bir suratla" bu bilgiyi gazetecilerle paylaştığını duyurdu.

 

Bu gelişmenin ardından, mülteciler konusundaki katı tutumuyla bilinen federal hükümet eleştirilerin hedefi oldu.

 

Yaklaşık 250 kişi, Brüksel'de göçmenlik bürosu önünde toplanarak sığınma ve göçten sorumlu bakan Theo Francken ile İçişleri Bakanı Jan Jambon'un istifasını istediler. "Katil hükümet" sloganı atan göstericiler, Yeni Flaman İttifakı (NV - A) üyesi bakanları, "Belçika'yı polis devletine çevirmekle" suçladı.

 

İçişleri Bakanı Jan Jambon, polisin kusurlu olmadığını savunuyor.

Fransızca konuşulan Valon bölgesindeki İnsan Hakları Ligi adlı örgüt'e göre, 2 yaşındaki mülteci Kürt kızının öldürülmesi, yanlış mülteci politikasının dramatik bir sonucu.

 

Örgütün başkanı Alexis Deswaef, yaşanılan olayı "anlaşılmaz" olarak değerlendiriyor. Deswaef, "Polis, 2 yaşındaki bir çocuk da dahil, insanlarla dolu bir minibüse nasıl ateş edebilir?" diye soruyor.

 

De Standaard gazetesine konuşan insan hakları savunucusu Deswaef, hükümetin uyguladığı politikaların sadece insan kaçakçılarını zengin ettiğini savundu. İnsan Hakları Ligi Başkanı'ına göre hükümet mültecileri, insan tacirlerinin kucağına itiyor.

 

İçişleri Bakanı Jambon'un kullandığı "kabadayı" dilin polisi cesaretlendirdiğini savunan Deswaef, polisin artık yasal çerçevenin dışına çıkabileceğine ilişkin endişesini dile getirdi.

 

Polisin, bir mülteci operasyonunda kimliğini soranlara, "Jan Jambon" karşılığını verdiğini söyleyen insan hakları savunucusu, "Polisler, ne kadar ileri giderlerse gitsinler, bakan Jambon'un kendilerini koruyacağının farkında" dedi.

 

İçişleri Bakanı'na göre polisin kusurlu olduğuna ilişkin bir kanıt yok

Savcılık ve mecliste polisin faaliyetlerini araştıran "P" Komitesi, 2 yaşındaki kız çocuğunun öldürülmesi ile ilgili olarak soruşturma başlattı.

 

Ancak İçişleri Bakanı Jambon'a göre, polisin kusurlu olduğuna ilişkin bir kanıt yok. "Kız çocuğunun ölmesinin korkunç olduğunu" söyleyen İçişileri Bakanı, "Ama gerçekleri de gözardı etüdemeyiz. Bir çocuğun suçluların oyuncağı haline gelmesi kabul edilemez" dedi.

 

Jambon'un sözcüsü de, "Kurallar basit. İnsanlar risk altındaysa polis ateş açabilir. Biz orada değildik ama polisimizin davranışından şüphe etmemiz için bir neden yok" açıklaması yaptı.

 

Belçika hükümeti, insan kaçakçılığı ile ilgili sert önlemlerin devam edeceğini vurgulayarak, "nasıl başladıysak öyle devam edeceğiz, bu konuda değişiklik yok" mesajını verdi.

 

Olaydan sonra minibüsteki diğer mültecilerle birlikte gözaltına alınan Mawda'nın ailesi ise, adalet istediklerini söylüyor. Annesi, "Benim çocuğumun hiç mi değeri yok. Ölen bir Belçikalı olsa böyle mi olurdu?" diye sordu.

 

Shawra ailesi, 2015 yılında Irak'ın kuzeyindeki Ranya kasabasından Almanya'ya gelmiş. Mawda'nın doğumundan sonra, geçen yıl akrabalarının bulunduğu İngiltere'ye giden aile, burada sığınma başvurularının reddedilmesi üzerine Almanya'ya geri gönderilmişti.

 

Belçika'da bir süre yasa dışı olarak çalışan Shawra ailesinin, Perşembe günü minibüsteki diğer Kürt mültecilerle birlikte tekrar İngiltere'ye gidebilmek için yola çıktıkları belirtildi.

 

BBC Türkçe

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Similar Topics

    • Ölen Annem'in Ruhu Var mı?

      Annemi Geçen pazar günü kaybettim aynı günün gecesi onun yanında olduğumu iyileşeceğini söylerek hastaneye götürdüm bana çok güvendiği için gidebildik. Fakat hastane çalışanları yanına yaklaştırmadı oda korkudan şoka girdi sonra işler iyice karıştı entübe edildi vs... ve annem artık yok her şeyi denedim. çocukken kendimce paranormal bir iki tecrübem oldu ama çocuk olduğum için ve gördüklerimin insan ruhu olmamaları ihtimali yüzünden acaba insanlarında ruhu var mı annemi öldüğüm zaman tekrar göre

      , Yer: Yaşadığınız Paranormal Deneyimler

    • 8 Yaşındaki Üniversiteli

      Belçika'da yüksek IQ'su olan bir çocuk toplam bir buçuk yıllık eğitimle 8 yaşında üniversite öncesi eğitimini tamamladı.   http://i.hizliresim.com/b6DV3j.jpg   Belçikalı bir baba ile Hollandalı bir annenin çocuğu olan Laurent Simons'un ailesine göre IQ'su 145 ölçüldü. 140'ın üzerindeki IQ'lu kişiler dahi ya da dahiye yakın olarak kabul ediliyor. Belçika radyosu RTBF'ye konuşan 8 yaşındaki Lauren, "çok geniş olduğu, istatistik barındırdığı, geometri ve cebir içerdiği için" en sevdiği dersin

      , Yer: Gündem

    • Kız Kulesi Altındaki Geçit

      Kız kulesi Üsküdar’ın sembolü , İstanbul'un simgelerinden en güzeli ve belki de en gizemlisi, Dünya mirasına geçmiş bir anıt hakkında anlatılan efsaneler, yapım amacı ve bulunduğu yer ile kendi içinde pek çok bilinmeyeni barındıran yalnız kule.   http://i.hizliresim.com/vP8p1p.jpg   Üsküdar’da, Salacak’ın 150-200 metre açıklarında bulunmaktadır. Kız Kulesi’nin ne zaman yapıldığı hakkında kesin bir bilgi olmamakla birlikte, bazı kaynaklarda Kule’nin mimari yapılanma süreci M.Ö. 341’e kadar i

      , Yer: Paranormal Olaylar

    • Uzaktan Kumandalı Kız - James Tiptree Jr.

      Alice B. Sheldon 1967 yılında, James Tiptree Jr. adıyla bilimkurgu yazmaya başladığında kimse onun aslında bir kadın olduğunu bilmiyordu. Bu durum ortaya çıktığında ise insanlar ne şaşkınlıklarını gizleyebilmiş ne de yazarı takdir etmekten kendilerini alabilmişti. Ötekilikten cinsiyete, gerçeğin yanıltıcılığından insanın evrendeki yerine kadar pek çok konuyu eşsiz üslubuyla anlattığı onlarca eserinin en önemlilerinden biri olan Uzaktan Kumandalı Kız'da ise Tiptree yalnızca kendisinin yazabileceğ

      , Yer: Kitap Tanıtımları ve Eleştirileri

    • 9 Yaşına Giren Kız Evlenebilir

      Diyanet’ten çocuk geline vize. Diyanet İşleri Başkanlığı’na göre kızlar ve erkekler, bulûğ çağına girdiğinde nikah kıyabilirler.   Web sitesinde, nikah tanımı yapan Diyanet, bulûğ çağına girmiş olanların da dinen nikahlanabileceğini belirtti. Diyanet, bulûğ yaşının alt sınırını kızlarda 9, erkeklerde 12 olarak belirtti. Diyanet, kızların 9 yaşında gebe kalabileceklerini, erkeklerin de 12 yaşına girdiklerinde baba olabileceklerini bildirdi. Diyanet'e göre ergenlik çağına girmiş kız çocukları nik

      , Yer: Gündem

×
×
  • Yeni Oluştur...