Jump to content

Kamp ve Doğa Hayatı/ Interrail


darqrose

Önerilen Mesajlar

Merhaba arkadaşlar. Aramızda gezgin olan gezmeyi seven arkadaşlar buyrun bu köşe bizimdir. Kamp ve doğa hayatına dair merak ettiklerimizi paylaşmak istediklerimizi paylaşacağımız özel yerimiz. özellikle doğa deneyimlerimizi aktaracağımız bir başlık olmasını istedim. Nerde gezilir ne yapılır yurdışına nasıl gidilir nasıl bir yol izlemeli ayrıca neler lazımdır bütün bunları bilen arkadaşlar ve öğrenmek isteyen arkadaşlar arasında bilgi alışverişi yapacağız. Son günlerde vahşi yaşamda mücadeleyi konu eden programların çoğalması ve tabiata verilmesi gereken önemin anlaşılmasıyla büyük bir kitlenin bu yönde oldukça fazla merak beslediğini bir kıvılcım aradığını iyi biliyorum.

Bu yönde merakı olanlara diyebilirim ki hayatta insana tatmin duygusu verecek çok az şeyden biridir doğa. Ve ben de doğa aşığı biri olarak ayrıca deneyimlerini çoğaltmak isteyen gezgin ruhlu bir arkadaşınız olarak sorularınızı bekliyorum. Kamp ve doğa hayatına dair kitap yer malzeme önerileri ve teklifleri. Couchsurfing ve Interrail Turkiye | “Eğer Cesaretiniz Yoksa Yarım Kalır Bütün Hayaller” kullanıcıları aklınıza gelen ne varsa devamını siz getirin.

uzun-pozlama-yıldız-izleri-siralio-14.jpg

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

img_7082.jpg

Rutini kıran ve rutine dönmeyi güçleştiren bir tedavi yöntemi varsa, hayatinizda kendinizi hala mutlu eden birseyler olmadigini dusunuyorsaniz. Gec kalmayin. Insan; hayatındaki o acı veren büyük boşlukları baska kültürlerin sarılmasıyla tedavi eder.

diyor fotoğrafın sahibi ve bu işin en sevdiğim yanını da söylemeden bitirmeyeceğim hiç birimiz çok parası olan çok zengin insanlar değiliz.

Sadece hayal etmek yeter istemek yeterli her gün binlerce gezginin yola çıktığını görüyorum. Bunun için mücadele verişlerini. Ben mesela sigarayı bıraktım bu sene Likya yolunun bir kısmını ailemle yürüyebilmek için. Bir zirvede böylesine özgür kalıp kendimi ve doğayı hissedebilmek için.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Rica ederim beğenmene sevindim. Devamı gelicek ben de yazarken keyif alıyorum küçücük bir farkındalık bile yaratabilirsem ne mutlu bana. Kıvılcım her zaman küçüktür ama ateşi o başlatır. Elimden geldiğince organizasyonlar turlar seyahat rehberleri paylaşıcam burada. Kamp yapmak bütün bunların en ballı kısmı bence. Sen ordasın ve karşında milyonlarca yıldız. Denizin dalgaların sesi sabah kuşların sesiyle gözünü açmak insanlığın öldüğünü düşünürken harika insanlar tanımak. Daha çok şey var yeri geldikçe konuşulacak. Interrail türkiye ailesinin bir üyesi olmaktan gurur duyuyorum özellikle gruptan birileri çıkarsa çok sevinirim. Yazın açıkhava sinemasından pikniğinden kampına kadar evsizlere ev yuvasızlara yuva bulan kendi ailemden çok daha yakın gördüğüm dostlarım sayesinde artık korkmak bir yana hayata katılmaktan zevk alıyorum.17904486_10154683359812833_1728392848311485955_n.jpg

Birileri hayallerini gerçekleştiriyorken buna şahit olmanın duygusu da harikadır benim için. Fotoğrafta ki ev gibi...

17834968_10213231751528527_6842516038462287973_o.jpg

Ya da yakınımızda burası antalya en yakından başlayarak keşfetmeye çevremizi mahallemizi ilçemizi şehrimizi komşu şehirler derken bir bakmışız burdayız 17990466_1485987301431811_5127482099958054370_o.jpg

Hayal kurmak işin yarısı eder. Ben de hayal kurmaya devam ediyorum. Ciddiyim şu kirpicik gibi gezdirseler beni daha mutlu bir canlı olurum.17992147_1484117981598951_6178899519610264665_n.jpg

Tamam hayal kuruyorum ama asla hayalperest değilim çünkü inanıyorum kazanılacağına. Yol biter mi hiç yolu bitirmek değil zaten yolda olmak mesele. Hayal edip aya gidende var hayallerinden vazgeçip sıkıcı bir yaşamı ve milyarlarca olasılığı eliyle itende. 17760771_287477808349500_7374456998132185660_o.jpg

17966884_1431923173526765_4038181568607338792_o.jpg17951447_1931781813721100_9038152840315465081_n.jpg

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Bazı kararsızlıklarım var keşke bir ana başlık ve alt başlıklar halinde sunabilseydim. Sanırım her yazımı yine kamp ve doğa hayatı diye başlayan başka başlıklar şeklinde açacağım. Çok teşekkür ederim bir umut oldun benim için.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Gruptan değlim ama hayatımdan çok sıkıldığım için bu yaz hayalimi gerçekleştirmeye karar verdim ve temmuz ayının başında Paris'e gidiyorum. İşin ilginç yanı dönüş biletim yok. Çok param da yok. Sadece sırt çantam ve çadırım. Bir de iyi düşüncelerim var. Paris'ten Türkiye'ye kadar otostopla geleceğim hiç bir otelde pansiyonda vs kalmadan. Yaklaşık 15 ülke var rotamda. Dünyada iyi insanların olduğunu göstermek adına böyle bir işe kalkışıyorum. Başıma bir şey gelse de zaten hayatım çok sıkıcı ölsem de sorun değil gözüyle bakıyorum. :)

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Gruptan değlim ama hayatımdan çok sıkıldığım için bu yaz hayalimi gerçekleştirmeye karar verdim ve temmuz ayının başında Paris'e gidiyorum. İşin ilginç yanı dönüş biletim yok. Çok param da yok. Sadece sırt çantam ve çadırım. Bir de iyi düşüncelerim var. Paris'ten Türkiye'ye kadar otostopla geleceğim hiç bir otelde pansiyonda vs kalmadan. Yaklaşık 15 ülke var rotamda. Dünyada iyi insanların olduğunu göstermek adına böyle bir işe kalkışıyorum. Başıma bir şey gelse de zaten hayatım çok sıkıcı ölsem de sorun değil gözüyle bakıyorum. :)

 

O halde vakit buldukça bize bu yolculuklarından bahset.

Sana bol şans diliyorum

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Konu gerçekten çok güzel ben daha çok ülke içerisinde kamp yapıyorum şuan için :) kamp yapmaya 3-4 yıl önce başladım zamanı gelince grup olarak zamanı gelince bireysel olarak, benim için kamp özgürlüktür, doğa ile baş başa kalmaktır, asıl özü fark etmektir. Arkadaşlar sizlere en önemli önerim şudur aklınıza gelince çok düşünmeyin ve başlayın, düşündükçe korkular endişeler buna engel oluyor. İlk başlarda tek başınıza çıkmayın ve temelleri öğrenin bu temelleri içeren bir dosya paylaşacağım birazdan. Temelleri öğrendikten sonra temel malzemeleri temin etmeniz yeterli kalanı zaten tecrübelerinize göre şekillenecektir.

İlk temin etmeniz gereken şeyler; kamp yapacağınız yere ve mevsime göre çadır ve uyku tulumudur, bunun yanında mat, Çakmak veya herhangi bir ateş yakma aracı, lamba(ben kafa lambası da taşıyorum yanımda oldukça kolaylık sağlıyor), tuvalet ihtiyacı için pratik kürekler var ama buda ilk başlarda şart değil kamp süreniz kısa ve şehirden uzak bir yerdeyseniz sorun olmayacaktır. gideceğiniz yer ile ilgili biraz bilgi edinin(çevresinde akarsu var mı , arazi yürümek için elverişli mi , çevrede zehirli bitki veya saldırgan hayvanlar bulunuyor mu , av mevsimi mi , hava durumu nasıl olacak gibi gibi) daha öneriler çok fazla var elbette, aklıma geldikçe eklerim :)

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

TEMEL KAMPÇILIK EĞİTİMİ

 

A)KAMP YERİNİN SEÇİMİ

 

İyi bir araştırma ve rahat bir konaklamanın en önemli unsurlarından bir tanesi de iyi bir kamp alanı seçmektir. Bu bağlamda kamp yeri seçiminde dikkat edilmesi gereken belirli unsurlar vardır.

 

Kamp yeriniz çukur bir alanda olmamalıdır çünkü sağanak bir yağmurda kamp alanı su altında kalabilir. Seçilen kamp alanı hafif meyilli olmalıdır bu sayede yağmur sularının drenajı sağlanır. Zemin sürekli rutubetli olmamalıdır. Kurutulmuş bataklıklar, taban seviyesindeki ovalar, akarsu yatakları seviyesindeki zeminler sürekli rutubetli olabilir. Bataklık arazilere yakın olmamalıdır. Bataklıklar, rutubet, sinek, yılan gibi özelliklerini kendisinden kilometrelerce ötelere kadar iletebilir. Civar sürekli sis ile kaplanabilir.

 

Kış kamplarında, çığ tehlikesi olmayan yerler seçilmelidir. Tepe eteklerinden, yalçın kaya diplerinden uzak durulmalıdır. Çok kar yağışı alan bölgelerde rüzgâr almayan noktalar seçilmemelidir. Böyle yerlerde rüzgârın getirdiği kar çadırları tamamen örter.

 

Kamp alanınız içme ve kullanma sularına yakın olmalıdır. Suyun az bulunduğu bir bölgede iseniz kaynak kampınıza çok yakın olmamalıdır. Civardaki vahşi hayvanlar susuzluğa bir müddet dayanırlar, sonra her şeyi göze alarak su içmek için kampın ortasına kadar gelebilirler.

 

Ormanlık bir alanda kamp kuracak iseniz kamp alanı koyu gölgelerde olmamalıdır. Güneşin, günün hemen her saati ulaşamadığı koyu gölgeler, rutubetlidir , sineklerin ve asalakların yaşadığı bir alandır. Ağaçların üstündeki, kurumuş ve ya kırılmış dalların bir rüzgârda çadırınızın üstüne düşmesi söz konusudur buna dikkat edilmesi gerekmektedir. Selvi gibi uzun ve tek ağaçların dibinde olmamalıdır. Bu gibi ağaçlar kendine ve civarına yıldırım çekebilir.

 

Kamp alanı vadi tabanlarında olmamalıdır. Şiddetli yağışta toplanan suların, vadi tabanlarını dereye dönüştürdüğünü unutmayınız. Ayrıca yalçın kayaların yakınına ve tepelerin eteklerine kamp kurarken dikkat edilmelidir çünkü kaya yuvarlanabilir ya da şiddetli yağışta sel tehlikesi olabilir.

 

Kamp alanı sahipli arazilere uzak olmalı ya da sahiplerinden izin alınıp durum hakkında bilgi verilmelidir. Arazi sahipleri ile önceden konuşulmazsa insanlar, “Bunlar arazimi işgal ediyor, meyvelerimi çalıyor, ekinlerimi eziyor” diye düşünebilir. Arazi sahiplerinin bu düşüncelerini, önceden konuşarak ortadan kaldırmak, onları ikna etmek gerekir. Kamp alanı kurulmadan önce gerekli kurumlardan izin alınmalıdır.

 

 

B)ÇADIRLARIN KURULMASI

 

1. Çadır Kurulumunda Dikkat Edilecek Genel Özellikler

 

Kamp yerinizi seçtikten sonra rüzgarın hangi yönden estiğini kontrol edin ve çadırınızı buna göre yerleştirin. Rüzgarlı ve yağışlı havalarda çadırınızı mümkün olduğunca kısa sürede kurmalısınız. Çadır kurulacak zemin kayalık olmamalıdır. Zemindeki engebeler, dikenler, taşlar, kayalar geceleri rahatsızlığa sebep olur. Zemindeki rahatsız edici unsurlar temizlenmelidir (Taş, dal, diken, bitki sapı, kök vb.).

 

Çadırlar, Çift tenteli, Tek tenteli olmak üzere başlıca iki gruba ayrılır. Tek tenteli çadırların tek avantajı hafif ve kolay taşınır olmasıdır. Ayrıca bu çadırlar uzun süreli kullanım için uygun değildir. Yağışı içeri kolayca geçirir ve insanların nefeslerinin bile çadırda rutubet yapmasına sebep olurlar. Çift tenteli çadırlar diğerlerine nazaran daha geniş bir kullanım alanına sahiptir. İki tente arasında kalan boşluk çadırınızın içini sıcak havalarda serin soğuk havalarda sıcak tutar. Ayrıca yağışlarda daha iyi bir koruma sağlar ve rutubete engel olur.

Genelde kendi kendine ayakta durabilen dome çadırlarda çadır kurulduktan sonra en uygun yere yerleştirilir.

 

Kurduğunuz çadırınızın sabitlemediğiniz zaman rüzgarda rahatça uçabileceğini unutmayın. Dış tentenin iyi bir şekilde gerilmesi de rüzgarda sallanmasını ve hatta yırtılmasını engelleyecektir. Eğer hava kötüyse ya da kötüleşme şansı varsa çadırınızı mümkün olan her yerinden kazıklarla sabitleyin ve gergi iplerinin hepsini kullanın. Kazıkların hepsinin sağlam bir şekilde yere girdiklerinden emin olun ve eğer çıkabilecek olanlar varsa bunları taşlarla sabitleyin.

 

Çadırı toplarken de kurma işleminin tam tersini yapmalısınız. Eğer dış tente ıslaksa iç tenteden farklı bir yere konulmalıdır. Rüzgarlı havalarda genelde çadırı toplamak için fazla zaman olmayacaktır. Bu durumlarda çadırın uçmaması için özel bir dikkat gerekir.

 

Çadır kurulurken ve kurulduktan sonra;

Kazıkları yere 45 derecelik açıyla çakın.

Çadırların iplerini çadıra ve kazığa takarak gerdirin.

Sık, sık iplerinizi kontrol edin, gevşek ipleri gerin.

Her an yağmur yağacakmış ve fırtına çıkabilecekmiş gibi hazır bulunun.

Çadırın içinden tenteye değecek bir malzeme olup olmadığını kontrol edin.

Çadır tentesi, ipleri, fermuar ve düğmeleri hassastır çabuk yıpranır. Bunun için nazik kullanılmalıdır.

Havanın güzel olduğu zamanlar çadırınızı havalandırın.

 

Çadır toplanırken;

Çadırın kapıları kapalı değil açık olmalıdır.

Çadırın içi temizlendikten sonra çadır toplanmalıdır.

 

 

2. Yaz Mevsiminde Çadır Kurulumu

 

 

 

 

 

 

3. Kış Mevsiminde Çadır Kurulumu

 

Kar veya buz üzerinde çadır kurmanız gerektiğinde ise durum yaz mevsimine göre farklılaşacaktır. Normalde kullanılan kazıklar bu zeminde işe yaramazlar. Yumuşak karda ufak alüminyum plakalar kara gömülerek ve kazma veya batonlar kullanılarak çadır sabitlenebilir. Sert kar ve buzda ise kazmalar ve bu iş için üretilmiş buz kazıkları kullanılmalıdır.

Kış kampçılığında, katmanlar arasındaki hava boşluğu sayesinde yalıtım sağlayan çift tenteli çadırlar kullanımı büyük kolaylık sağlamaktadır. Kışın çadırda yaşamak dikkat ister, dışarı sık, sık çıkmamak için, yapacağınız işleri plânlayıp birkaç işi bir kerede yapmaya çalışın. Kışın çadırın havalandırma kısımları, çadırın içi soğuk olmasın diyerek, kapatılmamalıdır. Çünkü nefesimiz çadır havasındaki nemi arttırarak soğuğu arttırır bu yüzden çadırın havalanması gerekir.

 

C) KIYAFET SEÇİMİ

 

Doğada giyim çok dikkat edilmesi gereken önemli bir konudur. Bu konuya özellikle e kafa yormak, daha önceki tecrübelerden faydalanıp doğruları alışkanlık haline getirmek bizi karşılaşabileceğimiz birçok kötü olaydan koruyacaktır. Şehirde yapılan birçok şey gibi doğada giyim de şehirdekinden farklılık göstermektedir. Şehirde bize doğru gelen birçok şey doğada başımıza işler açabilmektedir. Bu nedenle doğada giyim konusunda oldukça titiz davranmak durumundayız.

 

1.Baş ve Boyun Bölgesi

 

Bere: Isının % 70’i baştan kaybedildiğinden soğuk veya rüzgarlı havalarda giyilir. Özellikle bu havalarda olası bir baş ağrısını önleyebilir. Yün veya polar olması kolay kuruyacağı ve sıcak tutacağı için tercih edilir. Baş ve boyunu aynı anda kapatabilen balaklava adlı bere daha iyi olabilir.

 

Geniş Kenarlı Şapka: Güneş altında yürürken güneşten korunmak için giyeriz. Özellikle güneşin etkisini fazlasıyla gösterdiği yaz etkinliklerinde ve uzun yürüyüşlerde unutulmamalıdır.

 

Güneş Gözlüğü ve Güneş Kremi: Gözleri ve cildi güneşin zararlı etkilerinden korumak için kullanılır. Yine yaz etkinlikleri ve uzun yürüyüşlerde önemli ve hatırlanması gereken eşyalardandır. Ayrıca çok aşırı rüzgar almayan karlı etkinliklerde de güneş gözlüğü kullanımı kar körlüğünden sakınmanın da en etkili yöntemlerinden biridir.

 

Tülbent-yemeni: Boynun soğuk havalarda da sıcak kalmasını sağlar. Sıcak havalarda da teri emer. Yedekleriyle yaz kış her etkinliğe getirilmelidir. Çünkü gerektiğinde boğaz kısmı çıkarılamaz, bu yüzden gereksiz terlemeden dolayı çok fazla ısı kaybederiz. Ayrıca rahatsızlığa neden olur.

 

2. Gövde ve Bacak Kısımları

 

Yağmurluk(Rüzgarlık): Yağmuru ve rüzgarı kesmesi için kullanılır. Eğer çantaya konulacaksa çantanın en kolay ulaşılabilecek kısmına koyulmalıdır. Nefes alabilen ama suyu geçirmeyen Gore-Tex tarzı kumaşlar en idealidir.

 

Yün Fanila: En alt kat olarak giyilir. Hem sıcak tutar hem de terden veya dışarıdan ıslanıldığında hemen kurur. Kışın önemi daha çok bilindiğinden pek unutulmaz ama özellikle yaz etkinliklerinde çok kullanılabileceği göz ardı edilmektedir. Yaz etkinliklerinde güneş battıktan sonra çok işe yaramaktadır.

 

Uzun Kollu Tişört: Kolların güneşten yanmasını ve ısı kaybını engeller.

 

Diğer Giyecekler: Yün gömlek, yün kazak veya polar mont, yün veya polar eldiven

 

Yün içlik: Derinin üzerine giyilir. Çabuk kurur. Yün fanila ile aynı özelliktedir.

 

Pantolon: Kadife tercih sebebidir, çünkü sıcak tutar ve ıslanınca kolay kurur. Polar pantolon da aynı özelliği nedeniyle tercih edilebilir. Pamuklu ürünler çok kolay ıslanır, ıslanınca yalıtmaz, hareketi kısıtlar ve çok zor kururlar.

 

Yağmurluk Altı: Bacakların ıslanmasını ve rüzgar almasını engeller.

 

Tozluk: Botun içine kar girmesini engeller. Zorda kalındığında koli bandı ve poşetten de yapılabilir.

 

3. Ayaklar ve Ayakkabı

 

Ayağımızı taş, yağmur, çamur, toz, toprak, kar, ayak burkulması gibi istenmeyen şeylerden korumak için boğazlı bir ayakkabı kullanmalıyız. Asker postalı ucuz ve göreceli olarak iyi bir tercihtir. Bu konuda yeterince bilinçlenmeden ve başkalarına danışmadan kesinlikle ayakkabı satın almayın.

 

Bir ayakkabıda istenilen özellikler rahat, az dikişli, dayanıklı, tabanı sert, fermuarsız, ayaktan bir numara kadar büyük olmasıdır. Bir numaralık fark ayağa giyilen çorap ile kapanır. Çorap, ayak ve ayakkabı arasında yumuşak katman görevi görür. Ayakkabınızın su geçiriyor ise su geçirmesini engellemek için bir gece önceden üzerine pamuk ve saç kurutma makinesi ile vazelin sürün. Saç kurutma makinesi derinin ısınarak vazelini daha iyi emmesini sağlayacaktır.

 

Ayaklarınızın hassas yerlerini flasterlere korursanız ayak vurma sorununu da halletmiş olursunuz.

 

Ayakkabılarınız donmasın diye gece torbalamak üzere bir çöp torbası getirmeyi unutmamak gerekir.

 

Bunların dışında;

Gereksiz giyimden kaçınılmalıdır. Bu fazla terlemeye dolayısıyla ısı kaybına yol açacaktır.

Doğada kat kat giyinilir. Böylece terlemeden yürüyebileceği katmanı kolayca belirlemiş olur.

Giysiler kan dolaşımını engelleyecek şekilde olmamalıdır. Çok bol olmaları da ısınızı dışarıya sızdırır ve ısınızın size dönmesi için gerekenden fazla hacim oluşturur.

Yürüyüşe üşünerek başlanmalıdır. Yürüyüş sırasında sizi terleteceğinden şüphelendiğiniz parçaları çıkartın. Kampta ise iyi giyinin.

Molalarda terinizi soğutmamak için hemen üzerinize bir şeyler giyin.

Her çıkıştan önce ıslanacak giysiler yerine kuru yedeklerini çantanıza koyun.

Her tür giysi seçimizde pamuklu olanlardan ziyade yün olanları tercih edin. Çünkü yün giyecekler kolay kurur nemi ve teri dışarı atar.

Giysilerinizi ıslatabilecek her türlü aktiviteden uzak durun (kar topu oynanması giysilerin poşetlenmeden getirilmesi, dışarıda unutulması vs.)

 

 

D) KAMP YAŞAMI

 

1.Kamp Yaşamında Yapılması ve Yapılmaması Gerekenler

 

Her çöpümüzü -organik çöpler dahil- şehre geri getirmeliyiz. Kesinlikle doğada çöp gömme, yakma işleri yapmamalıyız.

Çadırı kurar kurmaz, bir çöp torbası oluşturun ve çadırın ara tentesine yerleştirin. Ağzını bağlayın ya da üstüne taş koyun ki, rüzgarda saçılan çöplerinizi toplamak durumunda kalmayın.

 

 

2.Çadır Yaşamında Yapılması ve Yapılmaması Gerekenler

 

Çadırda uyku tulumunun zeminle bağlantısını kesmek için mat kullanılır.

Mat uyku tulumunun içine konulmaz. Mat çadırın zeminine konur ve uyku tulumu matın üzerine konur.

Çadırların kapıları sürekli olarak kapalı tutulmalıdır.

Çadır havalandırmaları sürekli açık tutulmalıdır.

Çadırın içinde yemek yapılmamalıdır.

Çadırın içerisine yerleştirilecek malzemeler, haşerat tehlikesine karşı, kontrol edilerek konulmalıdır.

Çadırın içerisine yerleştirilecek malzemeler çadırın yapısı üzerine baskı uygulamamalıdır.

Çadırın içerisinde sigara içilmemelidir.

Çadırın içerisinde yanıcı alet kullanılmamalıdır.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Gruptan değlim ama hayatımdan çok sıkıldığım için bu yaz hayalimi gerçekleştirmeye karar verdim ve temmuz ayının başında Paris'e gidiyorum. İşin ilginç yanı dönüş biletim yok. Çok param da yok. Sadece sırt çantam ve çadırım. Bir de iyi düşüncelerim var. Paris'ten Türkiye'ye kadar otostopla geleceğim hiç bir otelde pansiyonda vs kalmadan. Yaklaşık 15 ülke var rotamda. Dünyada iyi insanların olduğunu göstermek adına böyle bir işe kalkışıyorum. Başıma bir şey gelse de zaten hayatım çok sıkıcı ölsem de sorun değil gözüyle bakıyorum. :)

 

Böyle bir işe tek başına kalkıştığın için ayrıca tebrik ediyorum. Başına bişey gelmeyecek merak etme sıkıştığın durumlarda interrail ailesi her türlü yardımına koşacaktır. Kalacak yer konusunda couchsurfing kullanmanı şiddetle tavsiye ederim. Belki sıkılır bunalır ya da yolunu kaybedersen insanların yardımı olur.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Benim her gezimde mutlaka yaptığım alışkanlık haline getirdiğim bir şey var gezginlerden duyduğum bir şey di mutlaka gezdiğim günlerde iletişime açık hale gelirim birileriyle samimileşirim. Seyyahlar yok falanca kişi beni aldı evine götürdü yedirdi içirdi kıyafetimi yıkadı gezdirdi harçlık verdi dediğinde bunlara hayretle bakardım birazda kıskanarak ilk tatilimde birilerinden yardım istemek ilk hedefimdi. Denedim de lunaparktaki sıcakkanlı amcayı böyle tanıdım. Telefonumu şarz ettirip birazda sıcak su istedim bizi o kadar sevdi ki kahvaltımızı beraber yaptık mutfağına girdim bulaşıklarını yıkadım bende bir minnet göstergesi olarak. Sonra baktım bizim ufaklık bütün lunaparkta istediği oyuncağa bindiriliyor. Bu kadar iyilikte fazla dedim benim için iyilik parayla aldığımız şeylerde olsa olsa satıcının sempatik tavırlarıydı zaten beş dakika sonra unutulur giderdi. Ama ben o lunaparktaki amcayı unutmadım hediye bile vermişti kendi torunları gelince aklına. Böyle insanlarda mı var nasıl evine alırsın bi yabancıyı nasıl nasıl diye düşünen bir yabancıyken dünya insanı oldum. Bunda abartılacak hiç bir şey olmadığını anladım sen yeterki gez evinede alır cebine harçlık bile koyarlar bunu gördüm ve yaşadım.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Burası Antalya Alaçatı Delikli koy Surekli esiyor ve her zaman guzel insanlarla karsilasabilirsiniz beyaz toz bulutlari disinda harika bi yer denizi berrak kucuk baliklarla beraber yuzuyosunuz adini da fotograftaki magaradan almis magaranin icinde yuzebiliyorsunuz.

13895408_10209573442951311_9074795755991418170_n.jpg 13876417_1826902464198279_3877917113510502889_n.jpg 13886303_1826902427531616_282235006052390993_n.jpg13886439_1826902567531602_3032866125363214312_n.jpg Kim mağarada yüzmek istemez ki değil mi?

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Gagalas bunlar harika bilgiler kesinlikle her kampçının ya da doğaseverin, doğaya çıkmak isteyen herkesin bunları bilmesi gerekiyor başlangıç için şunu diyebilirim bu kadarını bilmeden yola çıktım; ama yola çıkmak için çok şey öğrenmem gerekti korkularımı yenmek kolay olmadı ama eğlenceliydi. Bu arada ziyaretçilerin çok sevimliler eğer bulursam bende birinin çadırına giren devasa kelebeği paylaşırım.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Bu yolda öğrendiğim o kadar çok şey var ki hangisinden nerden başlasam bilmiyorum teknik bilgiler mi yoksa motivasyon üzerine mi yazmalıyım bu konuda fikriniz nedir buraya bu konuyu açtığımda bir planım yoktu. Tabi ki mistik şeyleri seviyoruz ama bir yandan bütün bu gücün tabiattan geldiğini unutuyoruz. Ormanında bir ruhu vardır ona saygı duyulduğu sürece ayağını kaydırmaz huzur verir size mucizelerini sunar.

Doğada ki insan ihtiyacı kadarını alır diğer hayvanları rahatsız etmez büyük bir saygıyla doğayla uyum içindedir. Hayvanlar da bizim kadar temkinlidirler. Bu yüzden doğada ses çıkarır bir nevi ben buradayım mesajı verirsek onlarda yollarını değiştirecek sırf merak için önümüze çıkmayacaktırlar. Bilimsel konuşursak hayvanların genetiğinde insanların avcı olduğu ateşli silahlar gibi gibi bizlerle ilgili çok bilgi kodlanmış durumdadır. Tıpkı bizim türk kökeninde göçebe yaşam tarzımızdan açlık ve soğuğa karşı aşırı duyarlı köktenci davranışlarımız gibi.

Hayvanlar konusunda alınabilecek önlemler var mesela çadırda yiyecek bulundurmamak çok önemlidir yiyeceklerimizi uzakta tuttuğumuz zaman yabani hayvanlar yiyecek için çadıra yaklaşmaz. Ayrıca çöplerimizide yine aynı şekilde uzakta bir ağaca asarız yiyecekleride 1.5 2 metre yükseğe bağlarız. Yiyecek bulundurmadığımız zaman hiç bir yabani hayvanın çadırımıza yaklaşmak için bir sebebi kalmaz. Özellikle durup ya da kokumuzu takip edip bizi öldürme saldırma gayretine girmeyecekler.

İlk gece en zorudur ama sonrası çorap söküğü gibi gelir hatta bazen insan vahşi hayvanından kaçmak için hasretle özlemle şartların uygun olmasını beklersiniz. Unutmamamız gereken hayvanlar insanlardan uzak durmayı tercih eder. Olmaz da hadi oldu diyelim bu konuda da yapılabilecek şeyler var.

Kurtmuş çakalmış domuzmuş yani bende bir hayvanım onun gözünde üstelik etim yenmez tabi o hayvancağızların bana garezi olduğuna dair gereksiz kaygılarımı aştıktan sonra dikkatli olma meselesini paranoyakça değilde daha mantıklı şekilde benimsedim. Ateşimi yakarım yiyeceklerimi kamptan uzak tutarım radyomu açarım yanımdada bir bıçak bulundururum bu kadarı yeter. Unutmadan çadırımın konumunu gündüz gözüyle iyi tespit ederim malum tek tehlike hayvanlar değil böcek yuvaları da su yataklarıda bizim için tehlikelidir.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

 

KAMP FAALİYETLERİNDE VAHŞİ HAYVANLARA KARŞI ALINABİLECEK ÖNLEMLER

 

Uzun ve yorucu bir haftadan sonra keyifli bir kamp etkinliğini kim istemez ki? Hatta çoğumuz kamp planımızı hafta başında yapıp, heyecanla hafta sonunu bekleriz. Ancak doğada kamp yapmanın da püf noktaları vardır. Yeterli bilgi, birikime sahip değilsek ve tedbirli davranmazsak, heyecanla beklediğimiz kampımız istenmeyen durumlara ve sonuçlara yol açabilir.

Bu tedbirlerin en başında kamp yeri seçimi ve tabiî ki vahşi hayvanlara karşı alınması gereken önlemler var. Şanslı bir ülkedeyiz ki aslan, kaplan, timsah, kara mamba vs gibi en ölümcül vahşi hayvanlar ile aynı topraklarda yaşamıyoruz. Elbette bölgesel olarak farklı hayvan türleri barındıran ormanlarımız olsa da bu yazıda ülkemiz genelinde ismi en çok duyulan vahşi hayvanlardan bahsetmek istiyorum.

Sanırım hepimizin aklına ayı, kurt, yaban domuzu ve yılan geliyor. Yaşamakta olduğum Kocaeli ve civarı bölgede yaklaşık 4 yıldır hemen hemen her hafta sonu, günlük doğa yürüyüşleri ve kamp faaliyetleri yapan birisi olarak hiçbir vahşi hayvanla karşılaşmadım. Mutlak suretle bunun en büyük sebebi çoğunlukla grup etkinliklerine katılmış olmamdır. Ama yine de okuduğum yerli ve yabancı yazılar, yine izlediğim, takip ettiğim yerli ve yabancı belgeseller, tv programları, yayınlardan öğrendiğim bilgileri, objektif bir şekilde sizlerle paylaşmak istedim.

[h=2]Nerede Kamp Yap(ma)malı?[/h]Doğadaki kamp faaliyetlerimizde vahşi hayvanlara karşı almamız gereken ilk tedbir kamp yeri seçimimizdir. Dolayısıyla ilk olarak nehir, dere, ırmak gibi su kaynaklarının kenarlarında kamp yapmamalıyız. Vahşi hayvanlar su ihtiyaçlarını gidermek için bu kıyılara geleceklerinden dolayı su kenarlarında kamp güvenli değildir. Mağara, in vb yapıların yakınları da yine güvenli değildir. Bu gibi yerler vahşi hayvanların barınakları olabilir ve bu da kesinlikle büyük bir risktir.

Kamp alanımızın güvenli veya en az riskli olduğuna inandığımız bölgeye kamp kurduktan sonra yine dikkat etmemiz gereken noktalar vardır.

[h=2]Yiyecek Meselesi[/h]Çadırlarımızın hemen yanında et, sucuk vb kokusuyla vahşi hayvanları kamp alanımıza çekebilecek besinleri pişirmemeliyiz. Bu gibi gıda maddeleri mümkünse kamptan uzak bir yerde pişirilip tüketilmelidir.

Kamp boyunca tüketeceğimiz besin maddelerini kesinlikle çadırımız içinde saklamamalıyız. Bu da yaydıkları kokular vasıtasıyla vahşi hayvanlara davetiye çıkarabilir. Yemeklerimizi ağzı iyice kapatılmış bir paket, torba veya çantada herhangi bir iple ağaçlardan faydalanarak çok yüksek yerlerde muhafaza etmeliyiz.

[h=2]Ateş[/h]Kamp alanımızda mümkünse ateş hiç sönmeden yanmalıdır. Belirli aralıklarla ateş beslenmeli veya uzunca yanabilecek kütük vb odunlar kullanılmalıdır. Böylece içgüdüsel olarak ateşten korkan vahşi hayvanlar kamp alanımıza gelmek istemeyeceklerdir.

Yine de güvenlik önlemi olarak kamp ateşimizin yanında meşaleler hazır bulundurmak bize avantaj sağlayacaktır.

[h=2]Ateşli Silahlar?[/h]Eğer vahşi hayvanlardan korunmak için ateşli silahlar kullanırsak yaralandıklarında çok daha saldırgan olacaklardır. Bu yüzden kesinlikle amacımız onları yaralamak, öldürmek değil sadece korkutmak olmalıdır. Bu sebeple yaklaşık 50 cm uzunluğundaki odun parçalarından hazırlayabileceğimiz meşaleler sayesinde, herhangi bir vahşi hayvan bize yaklaştığında meşaleleri savurarak onları korkutabiliriz.

[h=2]Korkutup Kaçırmak[/h]Yanımızda varsa, düdüklerimizle yüksek ses çıkararak veya çok yüksek sesle bağırarak, aynı zamanda meşaleleri onlara zarar vermeden doğru biçimde kullanarak güvende kalabiliriz. Ayrıca kamp alanımıza yaklaşık 10 metre mesafede, bazı basit malzemelerle erken uyarı sistemi hazırlayabiliriz. Bunun için birkaç uzun sırık, ip ve sallandığında veya birbirlerine çarptığında ses çıkartabilecek plastik veya teneke şişe ve kutular gereklidir.

Nasıl?

 

  1. Kamp alanımızın yaklaşık 10 metre çevresine belirli aralıklarla yere, uzun sırıkları çakarız.
  2. Bu sırıkların hepsini çevreleyecek şekilde iple bağlarız. Bu iplere de plastik veya teneke malzemeler bağlayarak erken uyarı sistemini hazırlamış oluruz.

İlkel bir sistem olmasına rağmen kamp alanımıza herhangi bir vahşi hayvan yaklaştığında ipe temas ettiği an ipe bağlı plastik veya teneke malzemeler ses çıkaracak, bu da bize erken müdahale için zaman yaratacaktır.

Merhaba ayıcık… cici ayıcık..Tüm bu tedbirlere rağmen dikkatli olmamız gereken başka noktalar da vardır. Örneğin kampımızı kurduk ve etrafı keşif için yürüyoruz. Mutlak suretle yürüyüş esnasında orada olduğumuzu diğer canlılara belli etmemiz gerekir.

Özellikle ayılar çok meraklı ve zeki hayvanlardır. Bizler gibi çoğunlukla ormanda patika yolları kullanırlar. Yürüyüş esnasında yüksek sesle konuşarak, hatta şarkılar söyleyerek onları bizden rahatlıkla uzak tutabiliriz.

İzcilerin orman yürüyüşleri esnasında yüksek sesle şarkı söylemelerinin bir sebebi de budur!

Çünkü altını çizerek belirtmek isterim ki, ayılar istisnai durumlar haricinde mağaralarına, barındıkları ine girilmediği, yavrularına yaklaşılmadığı, onlarla ormanda ani karşılaşmalar olmadığı ve açlıktan ölmek üzere olmadıkları sürece insanlara saldırmazlar.

Aksine merak etseler de çoğu zaman sessizce uzaklaşırlar. Ayılar aynı zamanda çok iyi koku alan ve bir yarış atı kadar hızlı koşabilen canlılardır. Doğada olası ayı karşılaşmalarında kesinlikle dikkat etmemiz gereken durumlar vardır. Eğer uzak mesafede bir ayı ile göz teması kurarsak, yavaş ve küçük adımlarla arkamızı dönmeden geriye doğru gitmeliyiz. Göz teması kesildiğinde derhal o bölgeden uzaklaşmalıyız.

Şayet ayı ile yaklaşık 10-15 metre mesafede göz teması sağlarsak öncelikle zor olsa da sakin kalarak ayının hareketlerini analiz etmeliyiz. Eğer ayağa kalkmış ve havayı kokluyor ise onunla yavaş ve sakin bir ses tonuyla konuşarak (herhangi bir şeyler söyleyebilirsiniz) çok yavaş hareketlerle yine arkamızı dönmeden uzaklaşmalıyız. Yine göz teması kesildiğinde derhal o bölgeyi terk etmeliyiz.

 

Ancak biz yavaş yavaş geri adımlar atarken o da bize doğru yaklaşıyorsa varsa sırt çantamızı yoksa üzerimizdeki ceket vb malzemeyi çok yavaşça yere bırakarak aynı sakinlikle arkamızı dönmeden geri geri gitmeliyiz. Ayılar çok meraklı canlılar olduklarından dikkatlerini, yere bıraktığımız malzemeye vererek, ona odaklanmasını sağlayabiliriz. Burada en önemli nokta eğer bizi farketmişlerse ve göz teması kurmuşlarsa asla panik yapıp arkamızı dönüp koşmamalıyız. Bu çok önemli bir kuraldır. Yukarıda da belirttiğim gibi çok hızlı koşan canlılar olduklarını unutmamalıyız.

ayilar-hizli-kosar.jpgUnutmayın! Ayılar hızlı koşarBir diğer durum ise ayı ile aramızda çok az bir mesafe var ve ayı bize dişlerini göstererek bağırıyorsa çok büyük ihtimalle bize saldıracaktır. O an yapabileceğimiz en iyi hamlelerden birisi ceketimizin kollarını çıkartarak bilek kısımlarından yukarı doğru kaldırarak kendimizi ayıdan daha büyük ve daha güçlü göstererek çok yüksek sesle bağırmalıyız. Ayıya ondan daha güçlü olduğumuzu hissettirebilirsek saldırmaktan vazgeçip bizden uzaklaşacaktır.

Şimdi bu hamlenin işe yarayamayabileceğini düşünebilirsiniz. Ancak o durumda sanırım yapılabilecek iki hamleden en iyisi budur. Diğer hamle ise herkesin bildiği ölü taklidi yapmaktır. Cenin pozisyonu alarak başımızı ellerimizin arasına koyarak sessiz ve hareketsiz kalmalıyız. Ta ki ayı bizi bırakıp gidinceye dek. Ancak bu yöntemi hangimiz kolaylıkla uygulayabiliriz ki? Bu hamledeki endişem, yetişkin bir ayıyı ele alırsak ölü taklidi yapan bir insanı hafifte olsa pençeleri veya ağzıyla kontrol edebilir ki bu konumda insan yaralanabilir. Bu ortamda bir insanın sessizliğini ve sakinliğini koruması gerçekten mucize gibidir.

Bahsettiğim tüm hamleler dışında esas olan her ne olursa olsun elimizden geldiğince sakin ve soğukkanlı kalarak mevcut durumdaki verilebilecek en doğru kararları vermeliyiz.

yaban-domuzu.jpg

Yaban Domuzları da çok dikkat edilmesi gereken canlılardır. Çoğunlukla sürüler halinde gezerler ve mümkün mertebe istisna durumlar haricinde insanlardan kaçarlar. Ancak kaçış yollarında herhangi bir engel veya biz var isek saldırmaktan asla çekinmeyeceklerdir. Toplumda aslında çokta doğru olmayan bir bilgi vardır. Bu bilgi, domuzların boyunlarını kullanamadığından dolayı sadece düz koşular yaptıklarının ve çok çabuk yön değiştiremediklerinin sanılmasıdır.

Evet doğruluk payı olan bilgi, çok atik bir şekilde yön değiştiremezler. Ancak biz de hızlı bir şekilde kaçarken onu atlatabilecek çapraz koşular yapabilecek miyiz? Yaban domuzları boyunlarını kullanamamalarının dezavantajını, arka ayaklarını çok iyi kullanarak bu negatif durumu kapatmaya çalışırlar. Bu yüzden doğada yaban domuzlarıyla karşılaştığımızda onların koşu istikametlerinin önüne geçmemeliyiz. Bizleri görüp kaçmaya kalktıklarında da kesinlikle kaçış yollarını kapatmamalıyız. Kaçış yollarında doğal engeller varsa (kayalık, uçurum vb.) mevcut konumumuza doğru koşabilecekleri ihtimaline karşı tetikte olmalıyız. Eğer tırmanabileceğimiz büyük bir ağaç varsa mutlaka tırmanmalıyız. Onlar gidene kadar da ağaçtan inmemeliyiz. Şayet kolay tırmanabileceğimiz bir ağaç yoksa son çare olarak mümkün olduğunca hızlı ve çevik bir şekilde çapraz koşular yaparak kaçmayı denemeliyiz.

kurtlar.jpg

Kurtlar sürüyle gezen, çok zeki ve hisli canlılardır. Eğer kamp alanımızın yakınında bir kurt görürsek emin olmalıyız ki kamp alanımızın etrafında veya çok yakınında sürünün diğer üyeleri de vardır. Kurtlar çok nadiren ve bazı özel durumlarda yalnızdırlar. Kurtlar da ayılar gibi, açlıktan ölme durumunda olmadıkları ve onların yaşamlarını tehdit eden müdahalelerde bulunulmadığı sürece insanlara saldırmazlar.

Kurtlar diğer vahşi hayvanlara nispeten ateşten en çok korkan canlılardır. Bu yüzden yazımın başında da belirttiğim kamp ateşimizin hemen yanında meşaleler bulundurmalıyız. Olası bir tehditte meşaleleri kamp ateşimizde derhal yakıp kendimizi savunabiliriz.

Yılanlar genellikle bahar ve yaz aylarında tehdit oluştururlar. Özellikle belirtmek isterim ki onlara zarar vereceğimizi hissettirmediğimiz ve onların yaşamlarını tehdit etmediğimiz sürece bizler için tehdit oluşturmazlar. Kamp alanımızda kesinlikle büyük kayaları, kütük veya büyük odun parçalarını kaldırırken dikkat etmeliyiz. Eğer bu tür nesneleri almamız veya yerlerini değiştirmemiz gerekiyorsa mutlaka nesneyi kendimize doğru çekerek hareket ettirmeliyiz. Bu suretle nesne altında yılan varsa derhal oradan kaçacaktır. Nesneleri ileriye doğru itersek kaçış yolu için üzerimize doğru yönelebilirler, bizi tehdit olarak görebilir ve saldırabilirler. Yüksek ve sık otlar arasında yürürken veya bir ağaç, bir kaya kenarında dinlenirken yukarıdaki hususlara dikkat etmeliyiz. Özetle yılanların yaşamını tehdit edecek hareketler veya bizi farkettiklerinde onların kaçış yollarını kapatacak hamleler yapmadığımız sürece bizden hızlıca uzaklaşacaklardır.

Genel hatlarıyla yüzeysel olarak kamp faaliyetlerimiz veya doğa yürüyüşlerimizde vahşi hayvanlara karşı almamız gereken tedbirlerden bahsetmek istedim. Burada önemle belirtmek istediğim konu ise vahşi hayvanlar bizim düşmanımız değil dostlarımızdır.

Ne onları öldürecek, zarar verecek kadar zalim ne de onların kimi durumlarda bizlere hayati tehlikeler yaşatabilecek canlılar olduklarını unutacak kadar bilinçsiz olmalıyız. Tüm kamp severlere yeterli bilgi ve tecrübeleriyle tedbir aldıkları ve güvenliği asla ihmal etmedikleri keyifli faaliyetler dilerim.

DİP NOT: Yazıdaki tüm tedbirler ve hamlelerin % 100 bilimsel doğruluğu ispat olmamakla birlikte, doğa ile ilgili yoğun tecrübeleri olan insanların ortak fikir ve görüşlerini yorumladığım teorik bilgilerdir.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

ÇADIR SEÇİMİ NASIL YAPILMALI?

 

Çadırları sınıflandırma tercihlerimiz farklı farklıdır kullanacağımız bir çadır ucuz bir çadır bile olsa özelliklerini bilmede yarar var. 1 ay içinde migros carrefuar a a101 ve bime düşecek çadırlardan bile alsanız aldığınız çadırın hangi özellikte olduğuna dikkat edin derim. Bu arada geçen yıl a101 den aldığım kamp malzemeleri geçen yıl işimi gördüğü için bu markaları küçümsemek değil amacım hatta ilk denemeler için çok elverişliler. Uyku tulumu ışıldak kazma kürek setleri bir nevi outdoor kategorisinde satılan şeyler çok da uygun fiyata alınabiliyor. 35 liralık şarzlı feneri sadece 9 tl ye almıştım. Dayanıklılık yönünde ise her zaman bu malların orjinal kadar rant vermediğini söyleyebiliriz. Ama yine belirtmek isterim kamp macerasının bize göre olup olmadığını denemek için iyi bir fırsattır bu ürünler. Sonra deneyimlerle birlikte malzemelerimizin kalitesinide yükseltebiliriz.

 

Çadır sınıflandırmasını kendim şu şekilde düşündüm. Otomatik ya da manuel kurulum çadırlar. Çift tenteli tek tenteli çadırlar. Mevsim çeşidine göre çadırlar. Avantaj ve dezavantajları nelerdir dikkate alarak açıklayacağım. Yazımın sonunda da illa çadır mı almalıyız kendi çadırımızı yapsak nasıl olur deyip tente ile barınak çadır yapma videolarını paylaşacağım. Ne kadar barınak konusunda deneyim kazanırsak o kadar da özgüven geliştireceğimizi düşünüyorum. Tabi bunun için tek gerekli mangal gibi yürek ve el becerisi malum gece bi taraflarımızın açıkta kalacağı garanti. Maliyet yönünde en rahat olanıda barınak yapma olduğundan bu konunun üstünde biraz fazla duracağımı söylesem yalan olmaz.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

OTOMATİK ÇADIR MI MANUEL Mİ?

Otomatik çadırların polleri çıkarılabilir olmadığından kırıldığı zaman bütün çadır işlevini kaybederken elle kurulan çadırların polleri yenilenebilir çok rüzgarlı bir havada ya da taşırken kazayla kırılırsa bile internetten ve ya mağazdan kolayca yeni polleri bulabilirsiniz. Bu pollerin demir veya alaşım çeşitleri var büyüklüğüne göre bunlarda dolayısıyla ağırlıkta değişiyor.

Taşıma kolaylığı açısından manuel yine önde oluyor paketler küçük olduğu için çanta içerisinde taşınabiliyor otomatikte ise iki çeşit mevcut silindir olanlar şiddetle almamanızı öneriyorum ne kumaşı ne başka bişeyi beş para etmez. Bir de çember pakette olanlar var onlar da videodaki quechua 2 second modelleri hem hafif hemde tavanı daha yüksek oldğu içi bir hayli rahat bir mekan yaratıyor.

Manuel olanlarda kurulumu kolaydır bunlar 5 saniye ise normal bir 2 kişilik çadır 5 dakikada kurulabilir. Her zaman kişi sayısının +1 büyüğünü almakta fayda var. İki kişi için 3 kişilik çadır uygundur. Bu elle kurulan çadırların kumaşı rüzgar ve yağmur geçirmemesi en önemli faktördür. Bunun dahilinde 60 tl lik bir çadır bile işimizi fazlasıyla görecektir.

 

ÇİFT TENTELİ YA DA TEK TENTELİ ÇADIRLAR

 

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Bakarmısın başıma gelene ben yazarken çevrimdışı kalıp bütün yazımı kaybettim neyse antremanlıyım. Arkadaşlar çift tente ile tek tente arasında en büyük fark birinde iç katman var tül şeklinde bir kumaştan hava alabilen özellikte bir katman isterseniz üst tenteyi açıp sinekler ve haşere tarafından rahatsız edilmeden ortamın keyfini çıkarabilirsiniz. Ayrıca manzaraya karşı uyuyabilir bu arada yine yılan çıyana karşı emniyette olursunuz. [video=youtube;-hSa4sX1Ez0]https://www.youtube.com/watch?v=-hSa4sX1Ez0

5917_buyuk_1.jpgmakalu bergen modeli

En önemli fark ağırlıktır eğer ağırlık sorun değilse çift katlı çadır makuldur ama ucuz ve hafif tek katlı çadırlada sıcak bir yaz gecesi oldukça rahat edersiniz. Sabah ayazına karşı korunaklıdır yağmura ve rüzgara karşı çift kat kadar olmasada dayanıklıdır. Zira burada en önemli nokta bu çadırların 3 mevsim olmasıdır Mevsim konusuna bundan sonra değineceğim.

 

MEVSİMİNE GÖRE ÇADIR ÇEŞİTLERİ

 

Üç çeşit mevsimlik çadır vardır. 3 mevsim 4 mevsim ve extrem sporcuların kullandığı 5 mevsimlikler.

 

[h=3]3 Mevsim Çadırları[/h] 3-mevsim-cadir.jpg

En popüler çadırlardır. Yükte hafiftirler. İlkbahar, yaz ve sonbahar aylarında konforlu bir kamp deneyimi sunarlar. İç – dış tenteli veya yalnızca tek tenteli modelleri bulunur. İki tenteli modeller istenirse çok sıcak akşamlarda yalnızca iç tente ile birlikte kullanılabilir. Böylece serin bir gece geçirmek, yıldızları izlemek ve aynı zamanda sivrisinek ve böceklerden uzak durmak mümkün olur.

Tek tenteli modellerde hava akımı az olacağından içerideki sıcaklığın artmasına sebep olur ve bazı yaz akşamlarında konforsuz bir gece geçirmenize sebep olabilirler. Ayrıca -içinde tül katmanı olmayan- tek tenteli çadırlarda çadırda kalanların nefeslerinin yoğunlaşmasıyla iç kısımlarda “terleme” dediğimiz ıslaklıklar oluşur. Dar alanlı çadırlarda malzemeleriniz, eliniz – kolunuz çadırın iç kısmına dokunduğunuz anda ıslanır ve rahatsız edici olabilir.

Bu çadırlar ilkbahar ve yaz yağmurlarında sizi kuru tutar.

[h=3]4 Mevsim Çadırları[/h] 4-mevsim-cadir.jpg

Üç mevsim çadırların geliştirilmiş hali olarak düşünebiliriz. Rüzgâr, yağmur ve kara karşı daha dayanıklıdırlar. Nispeten sert hava koşullarında kullanılabilirler. Bu çadırlarda daha sağlam ve su geçirmez kumaş, sağlam poller ve daha kalın taban kumaşı kullanılır.

[h=3]5 Mevsim Çadırları (Dağcılık Çadırları)[/h] 5-mevsim-cadir.jpg

Bu çadırlar her türlü hava koşuluna dayanacak şekilde tasarlanmıştır. En sert rüzgârlar, şiddetli kar ve yağmurda dahi güvenle kalabileceğiniz çadırlardır.

Daha sert poller, daha kalın kumaş kullanıldığından, haliyle, diğer çadırlara göre daha ağırdırlar.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Şu gezginlerin yaşadıklarına bakılırsa çadırımız bizim yeri gelince evimiz olacağı için mevsime göre ekstrem dayanıklılık göstermeli.

 

Çin'de pedalladığımız dönemde hava sıfırın üstüne pek çıkmıyordu ve nerdeyse her gün çadırda kalıyorduk. Yolda pazar veya marketlerden yemeklik erzak alırdık. Genellikle sebze yemeği yapardık, yanınada tabiki pilav. Öyle çok acıkırdık ki tek çeşit yemek yetmezdi, bide sebzeli yumurta yapardık. Hatta her seferinde "çok oldu yiyemicez" derdim. Ama hep yerdik.. Hava kararmasına yakın kamp için ya fotoğraftaki gibi ıssız bir orman ya bir su kenarı ya da şansımız varsa benzinlik arkası bulurduk. Şansımız varsa diyorum çünkü Elektrik,su,WiFi kullanabiliyorduk benzinliklerden. Yemek pişirince biraz olsun soğuk kırılırdı. Karnımız doyduktan sonra duruma göre az veya bol suyla bulaşıklarımızı yıkardık ki hayvanlar gelmesin kokuya. Soğukta hiç kolay olmazdı bu. Sabah zorluk olmasın, hiç birşeyimiz kaybolmasın diye herşeyi yerli yerine yerleştirirdik. Çünkü bilirdik sabah soğuğu daha kötü. Malum saat daha 7, Son tuvalet ihtiyaclarımızı giderdikten sonra termosa hazırladığımız çayımız eşliğinde çektiğimiz fotoları derlerdik ve "true dedective"in bir bölümünü izlerdik. Şarj işini ise gündüz benzinliklerden yapıyorduk. Şarj bitincede napalım, uyurduk.. İşte soğuk bir kış kampından hatırımdakiler, paylaşmak istedim sadece.. Özledim sanırım.. Güzel, neşe dolu, unutulmaz kamp anılarınız olsun..

 

Dipnot: kamp yapıyorsun internet elektrik arıyorsun diyenler çıkabilir biliniz ki 3 ayımız böyle soğuklarda geçti. İnsan arıyor öyle olunca ;)

 

 

13645124_10209775095123235_3311416024861900677_n.jpg?oh=ea748c9c1f012225f08316e6443c4628&oe=5986BDFC

13599973_10209775095083234_4866694613311046818_n.jpg?oh=db906e1f700a5b907f730b9e983c81cd&oe=5976DB62

 

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Similar Topics

    • Aşık Veysel Şatıroğlu Hayatı ve Şiirleri

      “Üçyüzonda gelmiş idim cihana”   Veysel Şatıroğlu, 1894’te Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde dünyaya geldi. Veysel’in dünyaya geliş öyküsü, Anadolu köylerinde hemen birçok çocuğun yaşadığı olağan bir doğum biçimidir. Ama, bugün özellikle dışarıdan bakanlar için ilginçtir, olağandışıdır. Anlatmak gerekirse, annesi Gülizar Ana, Sivrialan dolaylarındaki Ayıpınar merasında koyun sağmaya giderken sancısı tutmuş, oracıkta dünyaya getirmiş Veysel’i. Göbeğini de kendisi kesmiş, bir çap

      , Yer: Yazarlar

    • Seri Katil Charles Milles Manson'ın Hayatı..Cani manyaklar arasında en özel olanıdır.

      Manson, cani manyaklar arasında en özel olanıdır. Ona daimi kötü ününü kazandıran cinayetler – 1960'ların en şok edici olan 1969 Tate-LaBianca cinayetleri – aslında başkaları tarafından islenmişti; kendisi asla bir silah atellememil veya bıçak kullanmamıştır. Fakat onun karanlık cazibesinin kaynağı tam olarak budur; köle gibi kendisini takip eden ve onun en kanlı emirlerini yerine getirmeye hazır olan müritleri üzerindeki etkisi. Esasında Manson bazı büyülü sözler söyleyen zeki bir dolandırıcıda

      , Yer: İnsan Psikolojisi

    • Ahmet Erhan Hayatı ve Şiirleri

      Ahmet ERHAN (1958 - )   Ankara'da doğdu. Çocukluğu ve gençliğinin ilk yılları Akdeniz’in çeşitli kentlerinde geçti. yüksek ögrenim için yeniden Ankara'ya döndü. Çalışarak okumak zorunda kaldığı için öğrenimini Ankara'da bir gece lisesinde tamamladı. O zamanki adıyla Gazi Egitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi. Bir süre Adanademirspor'da futbol oynadıysa da sakatlığı nedeniyle devam edemedi. Ankara ve İstanbul'da öğretmenlik yaptı. Silivri'ye yerleşti, hala orada yaşamaktadı

      , Yer: Şiir

    • Kamp ve Doğa Hayatı Soru - Cevap

      Kamp ve Doğa hayatı ile ilgili sorularınızı burdan paylaşabilirsiniz. Diğer başlıkta paylaştığım bilgiler genel amaçlıdır oysa herkesin tercihi farklı farklı. Her kampçı kendi tarzını bulur geliştirir her gezgin farklı yollar izler burada önemli olan nasıl kendi yolumuzu bulacağımız. İhtiyacımız olanı belirlemektir bana bir gölgelik yeter bir başkası yağmura kara dayanıklı bir çadır isteyebilir ya da benim büyük bir çantaya ihtiyacım vardır ama size 15 lt bir çanta yetebilir anlatmak istediğim

      , Yer: Görülmesi Gereken Yerler

    • Bir Çivinin Hayatı

      pardon arkadaslar kusura bakmayın     http://img530.imageshack.us/img530/6489/lpss6.png http://img530.imageshack.us/img530/101/97093299yj2.png

      , Yer: İlginç ve Komik Resimler

×
×
  • Yeni Oluştur...