Jump to content

Until Dawn


Thyke00

Önerilen Mesajlar

Kelebek etkisi denilen kaos teorisini severim. Bundan yıllar önce Ashton Kutcher ve Amy Smart'ı ünlü yapan Butterfly Effect (Kalebek Etkisi) tam da bu anlattığım olayları işliyordu. Yaptığı hatayı düzeltmeye çalışan bir adam ve her seferinde plandaki tüm mükemmeliği bozan bir hata sonucu işlerin sarpa sarması. Belki sinemanın sınırları dahilinde kahramanımızın doğru sonuca ulaşması ve plandaki kusuru görmesi sadece 2 saati alıyordu ama gerçek hayatta işler böyle gelişmiyor. Bazen, bir kararın etkisini görmek için yıllarca beklemek gerekibiliyor. Üstelik, bizim güncelerdeki yazılanlara bakarak zamanda yolculuk yapma gibi bir ihtimalimiz de yok. Yani geçmiş orada hiç değişmeden kalmak zorundadır.

Oyunun senaryosu bir Heavy Rain, Wolf Among Us kadar kaliteli olsaymış, aldığım tatmin hissi hayli artabilirdi.

Şu an yaşadığınız hayatın şartlarını bir düşünün. Belki de bulunduğunuz konumda olmanızın nedeni sadece bir gülümsemeydi. Kim bilir? Kelebeğin gücü sandığınızdan çok daha etkili, sadece bunun farkında olun yeter.

Until Dawn, benim burada sarf ettiğim kelimelerden çok da farklı bir şekilde başlamıyor. Sırtını bu kaos teorisine yaslayan yapım, bizlere biraz Red Rose Konağı, biraz Kelebek Etkisi ve bolca zaman tüneli sunuyor.

Aranızda o kitapları hatırlayan vardır. Okumaya başlarsınız ve bir süre sonra kitap sizden iki seçim yapmanızı ister. Seçime göre bir sayfaya gidersiniz ve hikayeniz bu minik, ikili seçimler eşliğinde ilerler. Mass Effet veya The Witcher tadında bir seçim şeklinden bahsetmiyorum. Onlar genel olarak diyalog bazlıdır ve diyaloğun başındaki fikirlerden sonraki aşamalarda çok rahat dönülebilir. Zaman tüneli dediğimiz seçimleri çok nadir sunarlar. Until Dawn'da ise hayli sık karşımıza çıkıyorlar. Eylemler, tavırlar, tepkiler, kısacası her bir sahne bizden seçim yapmamızı istiyor.

14.jpg

 

Diyaloglara ve olacaklara etkimiz yaptığımız ani seçimlerle sınırlı ama öylesine çok seçim var ki oyunun üzerindeki kontrolünüzü bir an bile olsun kaybetmiyorsunuz. Diyaloglar da bu ölçüyle ilerliyor. Önünüzde öyle her oyunda olduğu gibi 4-5 diyalog satırı yok. Kararlar gerçek hayattaki kadar net, kesin. Mesela arkadaşınızı uygunsuz bir durumda yakalıyorsunuz. Diğer insanlar size bu konuyu sorduğunda ya arkadadışınız için yalan söylersiniz ya da dürüst olup, gerçeği anlatırsınız.

 

"Söylediklerime alınırlar mı?" "Acaba çok mu kırıcı olur?" "Ya bir şey olursa?" gibi sorular sizin vicdanınıza ve benliğinize bağlı oluşur. İstediğiniz kadar kıvranın en nihayetinde hayatımız ikili seçimler arasında boğulmaktan ibarettir. Aldatmak, aldatmamak, yalan söylemek, dürüst olmak, ders çalışmak, Destiny oynamak... Uzar da gider bu liste.

 

"Until Dawn'ın seni en çok etkileyen yanı nedir?" diye sorarsanız "Hikayenin işleniş biçimi." derim. Hikayenin işlenişi, ilerleyişi ve bizim gidişata olan etkimiz gerçekten de çok kuvvetli. Yaptığınız seçimlerin oyuna etkisi bazen anında, bazen de çok sonraları ortaya çıkıyor ama kesinlikle her kelebeğin bir anlamı var.

 

Mesela çantada çalan szie ait olmayan bir telefon görüyorsunuz. Ne yaparsınız? Gerçek hayat gibi düşünün: Ya merakınıza yenilip telefona bakarsınız ya da çantayı kapatıp insanların özeline saygı gösterirsiniz. Telefonu karıştırırken sahibine yakalandığınızı düşünsenize. Of, gel de çık işin içinden.

 

Peki, ya o telefon çok önemli bir kişiden geldiyse ve telefonun sahibinin hayatı o telefona bakamadığı için tamamen mahvolursa...

 

Olasılıklar her zaman birden daha fazladır. Adı üstünde, olasılık. Tebrikler, az önce telefona bakarak veya bakmayarak geleceği tamamen değiştirdiniz. Bunun farkında olmamanız kelebek etkisinin işleyişini değiştirmiyor.

 

Gelelim değneğin sivri tarafına: Seçimler ve oyuna etkimiz böylesine kuvvetliyken, yapımcıların neden bu kadar kötü bir hikaye seçtiğini anlayamıyorum. Evet, hikaye işlenişi çok iyi, kararlar filan derken saatlerin nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz bile ama keşke dağ evinde mahsur kalan 4-5 liseli yerine, ayakları yere daha sağlam basan bir konu bulsaydınız. Hikayenin işlenişi, dramatik çatılar öylesine kuvvetli ki 3. sınıf korku filmi senaryosuna sahip olan Until Dawn'ı gerçekten hayli tepeye taşıyor. Eğer oyunun senaryosu ne bileyim, bir Heavy Rain, Wolf Among Us kadar kaliteli olsaymış, aldığım tatmin hissi hayli katmerlenebilirdi.

13.jpg

 

 

Bütünün içerisinde seçimler, tavırlar ve eylemler oyunun gidişatına direkt olarak veya dolaylı yoldan etkide bulunuyor. Çok fazla seçim olduğu için gelecekte ne olacağını kestirmek de aynı oranda zor oluyor. Oyunun kaderini direkt etkileyen bir seçim yaptığınızda sol üst köşede kelebek etkisi oluşuyor. Kelebekleri gördüğünüz zaman kesinlikle oyunun kaderini etkileyecek bir seçim yaptığınızı anlıyorsunuz.

 

Aynı zamanda oyun içerisinde etkileşimde bulunacağınız birçok nesne de bulunmakta. Özellikle toplanabilir olanlara karşı gözünüzü açıkı tutun derim ben. Oraya buraya serpiştirilmiş tonlarca totem bulunmakta. Bu totemler gelecek hakkında bir kehanette bulunuyor. Mesela birini alevler içinde cansız yatarken gösteriyor. Eğer doğru seçimleri yapamazsak kehanet gerçekleşiyor. Kehanetler sadece birkaç saniyelik görüntü parçalarından oluştuğu için o anda neyden bahsedildiğini anlamak hayli güç ama aynı sahneyi gördüğünüzde kafanıza bir anda dank ediyor.

 

Hikayeyinin temasını biraz eleştirdiğimin farkındayım ama oyunda belli aralıklarla uğradığımız bir psikolog sekansı var ki sormayın, muhteşem olmuş!

 

Until Dawn, tıpkı Alan Wake gibi dizi şeklinde ilerliyor ve her bölümün sonunda psikoloğun odasında uyanıyoruz. Burada psikolog bize, yani konsol başında oturan oyuncuya sesleniyor.

İstediğiniz kadar kıvranın en nihayetinde hayatımız ikili seçimler arasında boğulmaktan ibarettir.

 

 

 

Oyun bu noktalarda 4 duvarı öyle güzel yıkıyor ki anlatamam. Üstelik bize yönelttiği sorular ve cevaplarımız dağdaki macerayla örtüşür bir biçimde ilerliyor. Psikolog sahneleri aynı zamanda birçok dejavuya tanıklık ediyor. Bunun üstüne oyun için en ince ayrıntısına kadar modellenen Peter Stormare'in harika oyunculuğu da eklenince dağ evine gitmeyi ertelemek istiyorsunuz.

 

Bu arada Until Dawn, L.A. Noire ve Beyond: Two Souls gibi gerçek oyunculardan ve motion capture teknolojisinden yararlanıyor. Mimiklerdeki detaylar had safhada ve oyunun gerçekçiliğini bir nebze daha arttırıyor. Grafikler çok güzel ve detaylı görünüyor. Ayrıca bugüne kadar yapılmış en iyi yüz aktarımı da Until Dawn'da görülüyor. Her bir duygu, düşünce karakterlerin yüzüne anında yansıyor.

 

Tek sorun Until Dawn'ın kare/saniye oranında. Oyun 30fps ile çalışıyor ama birçok sahnede anlaşılmaz bir biçimde o kare/saniye anlık düşüşler yaşıyor. Bu haliyle bile çok can sıkıcı, acilen yamalanması ve düzeltlmesi gerekiyor.

 

Ne olursa olsun, Until Dawn güzel bir deneme. Zaman tüneli kitaplarını, video oyunaları dünyasına uyarlayan başarılı bir deneme. Çok fazla eksiği var; yukarıda bahsettiğimiz kare/saniye sorunu ve hikayenin konusunun çok blindik olması... Yine de PlayStation 4'ün Dualshock'unu çok eğlendirici şekilde kullanması (Telefonların tuş kilidini D-Pad ile açmak, kıpırdamamak için dualshock'u haraketsiz tutmaya çalışmak), etkili hikaye anlatım tekniği, ara ara kırdığı dördüncü duvar ve şahane yüz detaylarıya alınası, oynanası bir oyun olmuş. Eğer PlayStation 4'ünüzde farklı bir oyun deneyimi yaşamak istiyorsanız, Until Dawn size ilaç gibi gelecek bir yapım.

yazi_83416_1.jpg

 

 

Alıntı

 

 

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Similar Topics

    • Until Dawn'a 10GB'lık devasa yama geldi!

      Until Dawn geçtiğimiz ay piyasaya sürülmüş ve sürükleyici hikaye anlatımıyla oyunseverlerin beğenisini kazanmıştı. Oyun, çıktığı dönemde ufak yamalarla desteklense de ciddi performans sorunları onun daha yüksek puanlar almasını engellemişti.   http://www.merlininkazani.com/images/games/8668/21.jpg Şimdiyse oyun için ilk büyük yama yayımlandı. Büyük yama diyoruz çünkü Until Dawn'ı 1.03 sürümüne yükseltecek olan yama tamı tamına 10GB'lık boş alan istiyor. Yamanın düzelttiği başlıca alanla

      , Yer: Oyun

    • The Dawn Of Art

      , Yer: Videolar

    • Dawn Of Relic Şarkı Sözleri

      Dawn Of Relic - The Awakening   They have been down so long I can hear them singing hear their hearts feel their passion feel their scars Uzun zamandır aşağıdalar Şarkılarını, kalplerini duyabiliyorum Tutkularını hissedebiliyorum Yaralarını hissedebiliyorum   Doors are shut To Time and fate It was for us us to share This useless hate For us to share and we failed Kapılar kapalı Zamana ve kadere Bizim içindi, paylaşmamız içindi Bu gereksiz nefret Paylaşmamız içindi ve biz b

      , Yer: Şarkı Sözleri

    • Twilight Breaking Dawn (Şafak Vakti)

      http://www.youtube.com/watch?v=U4d_qIGAiCE&feature=fvwrel Yapım: 2012 - ABD   Tür: Dram, Fantastik, Gerilim, Korku, Macera, Romantik   Yönetmen: Bill Condon   Oyuncular: Kristen Stewart, Robert Pattinson,

      , Yer: Filmler

    • Until the Light Takes Us

      http://img274.yukle.tc/images/5598until-the-light-takes-us.jpg   http://www.traileraddict.com/trailer/until-the-light-takes-us/trailer   ingilizce tam metni yazıyorum,ingilizce bilen arkadaşlar bir zahmet çevirsin.   Until The Light Takes Us tells the story of black metal. Part music scene and part cultural uprising, black metal rose to worldwide notoriety in the mid-nineties when a rash of suicides, murders, and church burnings accompanied the explosive artistic growth and output of a music

      , Yer: Filmler

×
×
  • Yeni Oluştur...