Jump to content

Dalyan (Fethiye)


AurorA

Önerilen Mesajlar

Huzuru ve cenneti, tarihi ve doğayı mı arıyorsunuz? İşte size bütün bunları bulabileceğiniz nadir bir yeri anlatacağım...

 

http://a1.ec-images.myspacecdn.com/images02/53/aa6563e3df194ea9b4272c4f2a944289/l.jpg

 

Balayımızı nerede yapacağımıza karar vermek için her türlü seçeneği ince ince elemeye çalışırken huzurlu, doğa içinde, can yakmayan fiyatlar ve tarihle iç içe bir yer arıyorduk. Eşim "Dalyan" dediğinde annemlerin "sivri sinekleri ve sazlıkları" anlata anlata bitiremediği bu bölgeyi hiç bilmediğimi fark ettim. Fethiye ve civarını pek seven bir insan olarak "en azından 12 ada turuna katılırız, beğenmezsek 1-2 gün kalıp başka bir yere gideriz" şeklinde alternatif planlarımızı da kurduktan sonra konaklayabileceğimiz bir yer aramaya başladık.

 

http://a4.ec-images.myspacecdn.com/images02/146/7b6c0176a8ef43b6bb19a1b178ac30b7/l.jpg

 

Lüks olduğunu iddia eden ya da gerçekten lüks olan ama samimiyetten uzak hotellerin bize göre olmadığını önceki tatillerimizde yeterince anlamıştık. Bu sefer pansiyonda kalıp, farklı bir tatil deneyimi geçirmek istiyorduk. Bu sorularla konaklamak için yer ararken "Zakkum Pansiyon"un internet sitesiyle karşılaştık.

 

http://www.zakkumpansiyon.com/images/zakkum/k/4.jpg

 

Resimler huzur vericiydi ancak geçen yıl Kuşadası tatilimizde "Denize 800 m" olduğunu iddia eden hotelin aslında denize 1800 m. uzaklıkta olduğunu fark ettiğimizden beri internet sitelerine inanmamayı tercih ediyorduk. Bize göre tüm resimler photoshoplu, tüm bilgiler abartıydı. Yine de pansiyonun notlar kısmını okuduğumuzda; içinde yazılanların hepsi yalan dahi olsa, burada kalmak istediğimizi fark ettik... Notlar kısmını aynen aktarıyorum;

 

 

  • Siz misafirlerimiz huzuru doğrultusunda 6 yaş altı çocuk ve evcil hayvan kabul edilmez.
  • İçerisinde bayan olmayan gruplar misafirimiz olamazlar..
  • Çiftlere evlilik cüzdanı gibi saçma sorular sorulmaz.
  • Klima,internet,mangal için exstra ücret talep edilmez.
  • Pansiyonumuzda türk örf ve adetlerine göre ağırlanırsınız. Lütfen pansiyonumuza gelir gelmez bir yorgunluk kahvemizi içmeyi unutmayın...
  • Barımız self servistir. ( örneğin B.bira 5 liradır.) buz gibidir dişini sızlatır :)
  • Dünya görüşü ne olursa olsun tüm dünyanın kabul ettiği, ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ün ülkemizi yoktan var edişini kabul etmeyen vatandaşlarımıza oda talabinde bulunmadıkları için teşekkürederiz..

 

Biraz daha incelediğimizde pansiyonun Dalyan yerlisi bir aileye ait olduğunu öğrendik. 1987'de evlerine kalacak yer bulamadıkları için tanrı misafiri olarak kabul ettikleri bir ailenin verdiği fikirle bu işe atılmışlar. Yanlarında 10 gün kaldıktan sonra pansiyonlarına gelenleri "müşteri" gibi değil de, misafir olarak gördüklerini de açıkça söyleyebilirim. Pansiyona girdiğimizde, ilk olarak çocukluğumda misafirliğe gittiğim akrabaların bahçeli evlerinden birindeymişim gibi hissettim. Yerlerde nizami çimleri olan profesyonelce tasarlanmış bir bahçe değildi bu... Gayet kendi halinde, neredeyse bir "vita tenekelerine ekilmiş çiçekleri eksik" olan o eski bahçelerdendi... Her tarafı sarmaşıklarla, yeşilliklerle doluydu. Ve ev sahibinin ikram ettiği yorgunluk kahvesini içerken fark ettim websitesindeki resimlerin photoshoplu olmadığını, bilgilerin yalan olmadığını :)

 

http://i819.photobucket.com/albums/zz117/ecesaka/DSCN0824.jpg?t=1345448481

 

Dalyan kanalına iskelesi olan, toplamda sekiz odalı bir pansiyondu burası. Bahçede oturduğumuzda, tam karşımızda kral mezarları ve "S" harfi şeklinde sazlık manzarasıyla insanın duygularını okşayan bir kanaldı Dalyan Kanalı... Birkaç parça ekmek attığın, bu kanalda ne kadar çok balık yaşadığına hayret ediyordu insan...

 

http://a4.ec-images.myspacecdn.com/images02/146/94af0f2fe4fc4a08bcaf7734ce7e5d10/l.jpg

 

İlk günümüzde biraz dinlendikten sonra etrafı öğrenmek amacıyla dışarı çıkmaya karar verdik. Birkaç "buyrun"cu lokanta dışında turistlerin yavaşça akıp gittiği cadde gayet sakindi. Kanal kenarından romantik bir yürüyüş yaptıktan sonra kanala bakan hoş bir lokantaya girdik. Buradaki ilk gecemiz olduğundan ve evli olarak ilk baş başa yemeğimiz olacağından açıkçası hoş bir yemek yemek istiyorduk. Peynir-tereyağ, ordövr tabağı ve ana yemek yanında bir-iki duble rakı, bir bira kola vs. derken neredeyse yürüyemeyecek hale gelene kadar yeyip 70-80 TL civarı bir ödeme yaptığımızda şaşkınlıktan küçük dilimizi yutacaktık... Turisti bol olmayan herhangi bir yerde de bu şekilde yemek yerseniz, yine aynı hesapla karşılaşırsınız çünkü... Ben iki katı kadar bir fiyat bekliyordum...

 

http://www.neredekal.com/tesisler/3/hotel_3047/gallery/nr/1294502857_1294063882_20053_1240754427200_1479486422_30538282_1135865_n.jpg

 

Sonrasında her akşam gideceğimiz barı keşfettik... M&M Rock Bar... İsminin içinde "Rock" geçmesi bizim bu mekanı sahiplenmemiz için yeterliydi ancak sahiplerinin samimiyeti, ortamın rahatlığı, müziğin kulaklarımızı bayram ettirmesi ve en önemlisi de barın içinde duran bilardo masası -ki günde en az 5-6 defa bilardo oynuyorduk- ve muhteşem kokteylleri nedeniyle bara abone olduk :) White Russian'ı bu kadar güzel yapan bir başka mekan bilmiyorum... Masaya oturduğunuzda su dahi içseniz gelecek olan patlamış mısır ikramı da cabası...

 

http://i819.photobucket.com/albums/zz117/ecesaka/DSCN0814.jpg

 

Anlayacağınız bütün tatil boyunca akşamları deli gibi bir sürü kokteyl içip bilardo oynuyorduk. Mekan sahipleri yıllar önce İstanbul'u terk edip buraya yerleşmişlerdi. Çalışmak için yaşamak yerine, yaşamak için çalışıyorlardı ve inanın içim gitti bu yaşam tarzına... Neyse ilk akşamımızda her türlü kokteyli deneyip yemekten ötürü şiş olan midelerimizi patlatma riskiyle karşı karşıya kalana kadar burada takıldık. Ertesi gün İztuzu plajına gitmeye karar verip odamıza döndük...

 

İztuzu plajına "dolmuş tekneler" ile gidiliyor. Kişi başı 5 TL olarak bir ücret belirlenmiş. Dalyan kanalı boyunca yaklaşık 20-25 dakika ilerlendikten sonra Caretta Caretta'ların yumurtalarını bıraktığı bu nedenle sit alanı ilan edilen ve hiçbir yapılaşmaya izin verilmeyen muhteşem plaja ulaşılıyor.

 

http://i819.photobucket.com/albums/zz117/ecesaka/DSCN0843.jpg?t=1345448425

 

Kumsalda ve denizin içinde taş ve yosun bulamayacağınız, berrak bir denize sahip İztuzu plajı... Ancak unutmadan söyleyeyim; burada sadece belediyenin yaptığı iki tane baraka var. Yemek-su-wc-kabin ihtiyaçlarınızı sadece burada karşılayabiliyorsunuz ve maalesef burada sigara satılmıyor. Bu nedenle İztuzu plajına gelmeden önce -kullanıyorsanız- sigaranızı alıp gelmeniz gününüzü cehenneme dönmekten kurtaracaktır :)

 

İlk iki günümüzü rehavet içinde geçirdikten sonra artık turlarımızı planlamaya başlamamız gerekiyordu. Geçen seneki 6 günlük tatilimizin 5 gününü turlarda geçirip, İstanbul'a yorgun ve denizden fazla nasibimizi almadan dönmüştük. Aynı şeyi tekrar etmek istemiyorduk. 2005'te Fethiye'ye geldiğim için önem arz eden birkaç tur konusunda ısrarcıydım. Fethiye civarına geliniyorsa mutlaka 12 adalar turu yapılmalı ve Saklıkent'e gidilmeliydi... Bunun yanı sıra her tatilde yaptığımız gibi civarı tanımanın en kolay yolu olan Jeep Safari turuna katılmamız da kaçınılmazdı. Bunlara ek olarak bir de tekneyle Ekincik turu aldık ki; aşağıdaki resmi bu turda çektim. İyi ki Ekincik turuna katılmışız...

 

http://a4.ec-images.myspacecdn.com/images02/146/6fda853ea65b49e384964ea63f49bd21/l.jpg

 

Taşları net şekilde seçebildiğiniz bu suyun derinliği yaklaşık 7-8 m kadar... Şu anda bu resme bakarken bile içim gidiyor. Neden döndük ki İstanbul'a :(

 

http://a3.ec-images.myspacecdn.com/images02/154/f012134808d14443ab41dd914fe267e2/l.jpg

 

Ekincik Turu ilk çıktığımız turdu ve Dalyan halkının tacir olamadığını iyice anladık :) Turu düzenleyen Ali kaptan ve eşinin öğle yemeği olarak verdiği yiyecekler bile tur fiyatı olan 40 TL'yi aşıyordu. Normalde bu tür gezilerde "et, tavuk ya da balık" seçeneklerinden birini seçmeniz beklenir. Burada ise iki çeşit salata ve makarna ile birlikte hem köfte hem balık hem de tavuk eti veriliyordu. Bir de tur sonuna doğru ikram edilen üzümler vardı... Tur fiyatı ise 40 TL idi. İsimlerini hatırlamadığım cennet gibi olan birçok koyu ziyaret edip bol bol yüzdük. Caretta'ları izlemek için mavi yengeç satan bir tekneye yanaşıp carettaları çektik. (Maalesef videoya çektiğimizden bunu buraya şu an yükleyemiyorum). Hazır yengeç satan tekneye yanaşmışken -bu fırsatı asla kaçıramazdım- Mavi Yengeç'in de tadına bakmayı ihmal etmedik.

 

http://i819.photobucket.com/albums/zz117/ecesaka/DSCN0994.jpg?t=1345449781

 

Pazar günü canımız biraz etrafı gezmek istedi. Biraz alışveriş yapmak, biraz etrafı görmek istedik. Dalyan'da franchising ile açılmış mağaza bulmak çok zor. Migros, Şok gibi marketler dışında tanıdık bir isim göremiyorsunuz -ki bu beni daha da mutlu ediyor-. Burger King, McDonalds vs bulamadığınız için Hamburger menü yemek istiyorsanız Dalyan yerlilerinin kendi açtığı fast food dükkanlarına gitmeniz gerekiyor. Mağazalarda da yine marka kıyafetler bulabiliyorsunuz ancak şu kocaman açılan ucuzcu markalara ait mağazalar yine burada yok. Açık söylemek gerekirse kıyafetlerimin çoğu kirlendiğinden o kocaman olup ucuzcu olan mağazalardan birinden kendime elbise almak istiyordum. Bu sebeple Fethiye ya da Marmaris'e gitmek, bu sayede oraları da gezmek istedik. Dalyan'dan direkt olarak Marmaris ya da Fethiye'ye gitme olasılığı yoktu. Bu sebeple önce Ortaca'ya gidip oradan bulduğumuz ilk dolmuşa atlayıp Marmaris'e gittik. Franchising sistemine karşı olduğumuz halde gördüğümüz ilk McDonalds'a neden girdiğimizi bilmiyorum :D Tıka basa karnımızı doyurduktan sonra İstanbul'dan beter olan Marmaris'ten iki elbise aldım. Fiyatlar çok pahalıydı. Şehir devasa bir yer haline gelmişti. Açık söylemek gerekirse Marmaris kalesine çıkan yol dışında benim için görülecek hiçbir şey yoktu.

 

http://a3.ec-images.myspacecdn.com/images02/153/29f7cd63f89347738cf6a2fc4db0df7d/l.jpg

 

Marmaris kalesinin etrafına yapılan binalar da kalenin manzarasını kirletiyordu. 5 TL'ye girdiğimiz kalede ise görülecek çok bir şey yoktu. Yine de küçük bir tarih turu bizi rahatlattı :)

 

http://i819.photobucket.com/albums/zz117/ecesaka/DSCN1265.jpg?t=1345451754

 

1,5 saat süren yolda türlü çeşitli maymunluklar yaparak pansiyona vardığımızda ikimiz de yorgunluktan ölüyorduk..

 

 

Bir sonraki tur Jeep Safari turuydu. 4 araba dolusu Hollandalıların olduğu bu turda 1 arabaya doluşmuş 5-6 Türk'tük sadece... Yol boyunca Hollanda-Türk, Hollanda-Hollanda arasında yapılan su savaşları ile hepimiz sırılsıklam olduk. Dalyan çevresini gezip muhteşem manzara resimleri çekebileceğimiz radara çıkıp sonunda da İztuzu plajının diğer ucundan denize girme zevki yaşadık. Gerçi biz İztuzu plajından denize girmek yerine Caretta Rehabilitasyon Merkezi'ni ziyaret edip, yaralanmış, bazı uzuvlarını kaybetmiş carettalara geçmiş olsun demeyi daha uygun bulduk.

 

http://a3.ec-images.myspacecdn.com/images02/149/2e3c6ac50c10486ea12561658599b7d8/l.jpg

 

Dalyan kanalında teknelerin pervanelerinden zarar gören kabukları ya da balık tutmak için atılan oltanın ucunu yutmaları, yüzgeç kaybı vs gibi pek çok nedenle getirilen deniz kaplumbağaları dev tanklar içinde tutuluyor. Kaplumbağalara ilişkin ilginç bulduğum şu yuva örneğini de göstermeden geçemeyeceğim;

 

http://a4.ec-images.myspacecdn.com/images02/137/4a621087399a4e16bd6377f52096820c/l.jpg

 

Yuvanın içinde yaklaşık 70 adet yumurta var. Maalesef bu yumurtalardan ancak bir ya da iki tanesi denize ulaşıp ergin hale gelebilmeyi başarıyor... Neyse üzücü konulara fazlaca girmeden devam edeyim...

 

Bir sonraki turumuz yelkenli ile çıktığımız 12 adalar turu idi. Yelkenli ile bu tura çıkmak ayrı bir keyifti... Yemek sonrasında yelkenleri indirip kuş cıvıltıları ve doğa sesleri içeren CD'yi taktıklarında teknedeki birçok kişi -biz dahil- istemsiz olarak uyku haline geçti. Yine muhteşem sularda yüzdüğümüzü tekrar etmeyeceğim :D Bu bölüme ilişkin maalesef hiç resim yok çünkü biz fotoğraf makinesinin pilini şarj etmeyi unutmuşuz... Sadece kameraya aldık. Gezi sonrası Göcek'ten Dalyan'a dönerken uğradığımız Leyley restaurant'ın Leylek rehabilitasyon merkezini de bu sebeple gösteremiyorum... Yaralı leyleklerin tedavi edildiği bu mekanda ilk defa yakından Leylek gördüm... Hatta yerde gördüğüm 40 cm uzunluğunda leylek tüyünü de usulca çantama atıp bu anıyı ölümsüzleştirdim :)

 

Son turumuz Saklıkent turu idi. Saklıkent'i görmediyseniz; mutlaka görmelisiniz. Dünya'daki 2., Türkiye'deki en büyük kanyon kendisi... 2005 senesinde Fethiye'den katıldığım jeep safari turu ile gitmiştim buraya. Ancak içinde bir şelale olduğunu bilmiyordum ve şelaleyi görmeden -kanyonun içinde fazlaca yürümekten tırsıp- geri dönmüştüm. Bu sefer rehberimizin "şelaleyi görüp geri dönerseniz bir saat yürümüş olursunuz ve bir saat de geri dönüş yaptığınızda kalkış saatine yakın bir saatte otobüsün yanına dönmüş olursunuz" demesiyle şelaleden haberimiz oldu. Şelaleyi görmeden dönmek yok diyerek buz gibi suların içinde bata-çıka kah kayalara tırmanarak kah akıntılara karşı gelerek başarıya ulaştık. Yolda gördüğümüz terlik teklerinden yolculuğun oldukça zorlu olduğunu tahmin etmiştik zaten. Ama kafalarımıza değdiğinde yüksekten bırakılan taş etkisi yaratan şelalenin buz gibi suyu altında serinlemeye değer bir yolculuk olmuştu. Saklıkent'ten bazı resimler aktarayım :)

 

http://a2.ec-images.myspacecdn.com/images02/150/ae22a6dd600b43d1a65e8821a0ba2870/l.jpg

http://a4.ec-images.myspacecdn.com/images02/148/4f0d560f6f524b1ca050006734b65c11/l.jpg

http://a4.ec-images.myspacecdn.com/images02/145/534c656cee8a4c42ba55532c82f2bce2/l.jpg

http://a3.ec-images.myspacecdn.com/images02/154/00aa8dcc68cb488897967eb981a941e7/l.jpg

 

Son olarak uçakta İstanbul'a dönüş yaparken kendi kendimize soruyorduk "bizim ne işimiz var İstanbul'da?!?"

 

http://a4.ec-images.myspacecdn.com/images02/57/c7e8a8d8045c49fb97727271c0c8e4d6/l.jpg

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Yeni Oluştur...