Jump to content

Gazeteci Hırant Dink öldürüldü


dipp

Önerilen Mesajlar

Ermeni asıllı gazeteci Hrant Dink, Genel Yayın Müdürlüğü'nü yaptığı Agos Gazetesi girişinde uğradığı silahlı saldırıda öldürüldü.

 

Son zamanlarda yaptığı çıkışlar ile Türkiye Ermenilerinin sağduyulu sesi olan Hrant Dink, Fransa Meclisi'nde Ermeni soykırımı yasası görüşmeleri sırasında en sert karşı çıkışları yapan isim de olmuştu.

 

 

Hrant Dink Türkiye'de ise 301. maddeden yargılanmış, aydınlar bu mahkemeleri kınarken, bir grup yargılandığı mahkeme önünde Hirant Dink aleyhinde gösteriler yapmıştı.

 

 

Bu arada, 18-19 yaşlarında, beyaz şapkalı, kont montlu olarak tarif edilirken, şahsın kaçtığı öğrenildi. Olayla ilgili polis ekipleri metro istasyonlarına geniş çaplı önlemler aldı

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Ermeni soykırımını filme çekecek

 

 

http://www.gundemimiz.com/resimler/sylvester-stallone.jpgÜnlü sinemacı Sylvestre Stallone, Avusturyalı yazar Franz Werfel'in 1934 tarihli Ermeni soykırımı konulu kitabından esinlenen bir film yapmayı düşündüğü belirtiliyor. Filmin bir uygarlığın tümüyle yok edilmesini konu alacağı da belirtiliyor. Projesinin yaratacağı tepkilerin farkında olduğunu belirten Stallone, 'Bu siyasi bir sıcak patates. Türkler, konuyu 85 yıldır öldürüyor' diye konuştu. Asılsız Soykırımı İddiaları ile Mücadele Derneği Başkanı Savaş Eğilmez'in filmi önlemek için 'öfkeli bir mektup kampanyası'nı başlattığı belirtildi. LONDRA

 

 

 

 

bu adamı severdim ama artık sevmiorum :(

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Hrant öldürüldüğünde ayağa kalkan ab abd vs çetin emeçler,ahmet taner kışlalılar,uğur mumcular,bi dolu ittihat ve terakkici,yurt dışındaki ateşelerimiz öldüğünde nerdeydi....Hrant dinki hiç sewmedim ölümüne de üzülmedim....Bana ne etiketi yapıştırırsanız yapıştırın...Ve sırf gazeteci diye uğur mumcular vs ile aynı kefeye konulmasına da kıl oldum....Çok meşhur bi türk filminde de dendiği gibi:"Bu ülkenin ekmeğini yiyip,yine bu ülkeye ihanet eden...Bi gün ekmeği yediği yerden kurşunu yer!"

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Hrant Dink soykırım iddialarını kabul etmediğinden ermeni diyasporası tarafından sevilmeyen biriydi. Fransanın çıkardığı kanunu sonuna kadar kınamıştı."Geçen sene MİAD (Malatyalı İş Adamları Derneği) panelinde yaptığı konuşmada Türkiye'deki siyasî Kürtçülere, 'Batılılar Ermenileri Osmanlı'ya karşı kışkırttılar; sonra arkalarından çekilerek iki tarafı da ezdiler. Aynı oyuna gelmeyin' diye seslenmişti. "

Bu cinayetin Türkiye aleyhine yapılmış bir komplo olduğu açıktır..öldüren çocuk başka güçlerin piyonudur. Zamanlamaya dikkat edersek; tam Türkiyenin Irak konusunda sert çıkışmaya başladığı zaman ve Ermeni diyasporasının özellikle ABD'deki yeni baskılarının arefesi..Bu cinayet sadece Ermeni daiyasporasının ve PKK'nin işine yarıyor gözükmekte. ABD'nin bu işte de parmağı olması ihtimalini de unutmamalıyız.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Bir "adam gibi adam" daha vurulup gitti aramızdan...

"Şu gerçeği tek güvencem sayacağım... Biliyorumki bu ülkede insanlar güvercinlere dokunmaz..." Demişti bir keresinde...

O güvercini katlettik... 301. Maddeden yargılanmasına ve bu şekilde hedef olmasına sebep olanlar asıl katillerdir. Ve biz bu hunharca işlenen cinayete sessiz kaldığımız sürece bence bizde bir bakıma ortak olmuş sayılırız bu işe... Zira sükut ikrardandır...

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

“Türk’ten boşalacak o zehirli kanın yerini dolduracak temiz kan, Ermeni’nin Ermenistan’la kuracağı asil damarında mevcuttur”

 

'Elbette bu bir soykırımdır, diyorum, çünkü sonuç kendisini zaten tanımlıyor ve adını koyuyor. 4 bin yıldır bu topraklarda yaşayan halkın bu olanlarla birlikte artık ortadan yok olduğunu görüyoruz''

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Aşağıdaki bağlantıda açılacak olan yargıtay word dosyasını sabırla okursanız, aslında Hrant Dink'in ne demek istediğini görebilirsiniz, bu cümlelere yazının devamında nasıl bir muhalefet sergilediği de anlaşılabilir.

 

 

http://www.yargitay.gov.tr/basin/faaliyetler/guncel_kararlar/184.doc

 

Bağlantıdan alınmış bir alıntı:

 

“Ermeni Kimliği Üzerine” üst başlıklı yazı dizisi kapsamında;

07.11.2003 tarihli yazısı "Kuşaklara Dair",

14.11.2003 tarihli yazısı "Kilisenin Rolü",

05.12.2003 tarihli yazısı "Kaç Vartan'ın Çocukları",

19.12.2003 tarihli yazısı "Pratik Kimliğin Teorisi",

26.12.2003 tarihli yazısı "Batı: Cennet ve Cehennem",

23.01.2004 tarihli yazısı "Ermeni'nin Türk'ü",

30.01.2004 tarihli yazısı "Türk'ten Kurtulmak",

13.02.2004 tarihli yazısı "Ermenistan'la Tanışmak"

başlıkları altındaki yazılarında, konuya ilişkin düşüncelerini aktarmaktadır.

Sanık ilk beş yazısında, Ermeni kimliğinin içeriğinin hangi değerlerle doldurulması gerektiğini sormakta, dağılmışlık ve kilisenin rolünü sorgulamakta, diasporanın rolüne değinmektedir.

Altıncı yazısında "… Ermeni kimliğinin bugünkü yapısını şekillendiren ve Ermeni kimliğinde bir tür kanserojen tümör işlevi gören asıl etkenin Türk olgusu olduğunu, Ermeni'nin ve Türk'ün asırlardır süren birbirleriyle ilişkilerinde çok iyi ve çok kötü kimlik donanımlarının bulunduğunu, yaşanan birlikteliğin çok derin olması nedeniyle iki tarafın da bu nedenle ihanet tanımlamasını kullandıklarını, bugün Türklerin paranoyalarıyla, Ermenilerin ise travmalarıyla iki klinik vaka durumunda olduklarını, Türklerin 1915’e bakışlarında empatik bir yaklaşıma girmedikçe Ermeni kimliğinin sancılı kıvranışının devam edeceğini, sonuçta Türk'ün Ermeni kimliğinin hem zehiri hem de panzehiri olduğunu, asıl önemli olanın ise Ermeni'nin kimliğindeki bu Türk'ten kurtulup kurtulamayacağı olduğunu" söylemektedir.

Yedinci yazısında "Ermeni kimliğinin Türk'ten azat olmasının görünür iki yolunun bulunduğunu ve bunlardan ilkinin Türkiye'nin Ermeni ulusuna karşı empatik bir tutum içine girmesi ve Ermenilerin acısını paylaştığını belli edecek anlayış sergilemesi olduğunu, bu tutumun zamanla Türk unsurunu Ermeni kimliğinden uzaklaştıracağını, ancak bunun şimdilik gerçekleşmesinin zor bir olasılık olduğunu; ikinci olasılığın ise bizzat Ermeni'nin Türk'ün etkisini kendi kimliğinden atması olduğunu, bu ikinci olasılığın gerçekleşebilirliği yönünden tercih edilmesi gerektiğini, 1915 olayını dünya ve Türkiye nasıl nitelerse nitelesin Ermeni Ulusunun vicdanındaki tanımlamanın değişmeyeceğini, bunu kabul edip etmemenin insanın vicdan sorunu olduğunu, Ermeni kimliğinin sağlığını Fransız'ın, Alman'ın, Amerikalı'nın ille de Türk'ün soykırımı kabul etmesine bağlamak düşüncesinin terk edilmesi gerektiğini ve Türk'ü, Ermeni kimliğindeki bu etkin rolünden ötelemenin zamanının gelip geçtiğini, kimliksel dinginliğini Türk'e baskı uygulamaya ve soykırımı kabul ettirmeye ayıran Ermeni dünyasının, kendi acısını sırtlayarak, zaman kaybına gitmeden kimliğinin uyanışını ertelememesinin gerektiğini, Ermeni dünyasının kendisini Türk'ten kurtardığında, kimliğinde bir boşluk yaşayacağı ve Ermeni Diasporasının kimliksel çözünürlüğünün hız kazanacağını sanmanın aldatıcı olduğunu, artık Ermeni dünyasının geleceğini minik ülkenin gelecekteki refah ve mutluluğuna endekslemesi ve Türk'le uğraşmayarak Türk'ten kurtulması, bunun yerini de gayri Ermenistan'la uğraşmanın alması gerektiğini" belirtmektedir.

Final niteliğindeki sekizinci yazısında ise, "Türk'ten boşalacak o zehirli kanın yerini dolduracak temiz kan, Ermeni'nin Ermenistan'la kuracağı asil damarında mevcuttur, yeter ki bu mevcudiyetin farkında olunsun diyen sanık, burada asıl sorumluğunun ise Diasporada değil Ermenistan hükümetinde olduğunu vurgulamakta, ancak bağımsızlık dönemine bakılırsa Ermenistan'ın bu sorumluluğun bilincine henüz varamadığını, Ermenistan ve Diaspora ilişkilerinde Ermenistan merkezli bir kurumlaşmaya gidilemediğini, oysa Ermenistan'ın şimdiye kadar güçlü bir Diaspora Bakanlığı kurması gerektiğini, böylece dünyaya dağılan tüm Ermenilerin kucaklanabileceğini, ancak Diasporaya Ermenistan layık olmasına rağmen henüz Ermenistan yönetiminin layık olmadığını, Ermenistan'ın Diasporalı Ermeniyle kuracağı ilişkinin Ermeni kimliğinin oluşmasına etkisinin çok büyük olacağını, bunun aynı zamanda büyük bir moral okul niteliğinde de olacağını, Diasporalı gence ne türlü eğitim verilirse verilsin o gencin Ermenistan'ı ziyaretinin daha önemli olduğunu, bunu da denemenin pahalı olmadığını, gencin Ermenistan'ı ziyaretiyle kimliğin nasıl damardan absorbe edildiğinin görüleceğini, çünkü o kimliğin ona damardan şırıngalandığını, Ermeni kimliğinin doğrudan Ermenistan'dan edinilecek cümleler ve kazanımlarla zenginleşeceğini, bunun saksıda yetiştirilmeye çalışılan narin bir bitkinin kendi toprağı, kendi suyu ve kendi güneşiyle tanışmasına benzetilebileceğini" ifade etmektedir.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

''Elbette bu bir soykırımdır, diyorum, çünkü sonuç kendisini zaten tanımlıyor ve adını koyuyor. 4 bin yıldır bu topraklarda yaşayan halkın bu olanlarla birlikte artık ortadan yok olduğunu görüyoruz''

 

Daha öncede söylemiştim. Tecrit sırasında ölümler yaşandığı söyleniyor. Ve genel olarak doğu taraflarında olduğu iddia ediliyor. Yalnız sebepleri yada kimler tarafından yapıldığı nedense araştırılmıyor. Benim bildiğim kadarıyla (hiç bir belgeye yada bulguya dayanmaksızın) köyde yaşlılar arasında geçen bir konuşmayı aktarmak istiyorum; Köyün yaşlıları Tecrit zamanında Ermeni ölümlerinin arttığını söylemişlerdi ve bunu açıklamışlardı. Çıkmak istemeyen ermenileri, Kürt Aşiretleri topraklarını almak için ölümle korkutmuşlardı ve nitekim bunu yapanlarda olmuştu. Benim duyduğum bu. Ne derece doğru ne derece yanlış bilmiyorum.

Başka bir zamanda da Erzincanlı yaşlı bir teyze Türklerin "arkadan vuran" ermenileri dere boyuna dizip makinalıya vurduğunu söylemişti. sayı felan söylememişti. Ama o "arkadan vuran" ermenilerin Türklerin yaptıklarının kat be kat mislini uyguladıklarını söylemişti. Eminim hepiniz duymuşsunuzdur yağ kazanlarını, kelle koparmaları, yada Hamile kadınların karınlarının deşilmesini... Bana bu anlatılanların ne derece doğru olduğunu bilemiyorum. Aslında bu düşünceleri pek doğruya yakın olarakta görmüorum şahsen. Zira Kürşat Başarın bir kitabında dediği gibi; Biz soykırım gibi sistemli bir kıyım operasyonu yapabilecek bir millet değiliz. Sonuçta bunlar birer söz. Ama bildiğim bir şey varki bu iddiaları araştırmak için Türk ve Ermenilerden oluşan bir grubun kurulmasına Türkiye sıcak bakıyor ama Ermeniler sıcak bakmıyor... Buda aslında bize hangi tarafın haklı olduğunu gösteriyor bence...

Eğer ki öldürme işlemleri yapılmışsa o dönemim şartları altında düşünülmelidir. Yedi düvel üstümüze çökmüşken bir yandan Arapların bir yandanda Ermenilerin bir kısmının arkadan vurmaları o an için kabul edilemez bir durum... Eğer ki hainler vurulmuşlarsa elbetteki haketmişlerdir diye düşünüyorum...

Ve Dink'in bu talihsiz yazısınada katılmadığımı belirtmek isterim.

Ayrıca sözü aktardığın için teşekkürler birikinti :thumbsup:

--------------------

“Ermeni Kimliği Üzerine” üst başlıklı yazı dizisi kapsamında...

.

 

Alıntı için teşekkürler Mistik. Bende bunu arıyodum zaten ;)

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Similar Topics

    • Beki İkala Erikli Öldürüldü

      http://im.haberturk.com/2016/12/15/ver1481826434/1337082_940x531.jpg   "Melekler ile Yaşamak" adlı kitabın yazarı Beki İkala Erikli kimliği henüz belirlenemeyen bir kişi tarafından kurşunlanarak öldürüldü   Beyoğlu'nda, "Melekler ile Yaşamak" adlı kitabın yazarı Beki İkala Erikli, ofisinin bulunduğu apartmanın girişinde kimliği henüz belirlenemeyen bir kadın tarafından kurşunlanarak öldürüldü. Saldırgan, olay yerinden yaya olarak kaçtı.     Olay, saat 18.00 sıralarında, Kabataş Ömer Avni Maha

      , Yer: Gündem

    • Güldünya'nın Çocuğunun Babası da Öldürüldü

      [h=6]   Güldünya'nın Çocuğunun Babası da Öldürüldü     Kardeşleri tarafından 2004 yılında evlilik dışı bir çocuk dünyaya getirdiği gerekçesiyle öldürülen Güldünya Tören'in, çocuğunun babası Servet Taş da bu sabah saatlerinde öldürüldü.   İSTANBUL - Bu sabah saatlerinde Sultanbeyli'de Ahmet Yesevi Mahallesi'nde sabah saatlerinde bir otomobille gelen 2 kişi, işe giderken Servet Taş'a ateş açtı. ... Başından ve omzundan 6 kurşun isabet eden Taş, olay yerinde hayatını kaybetti. Şüph

      , Yer: Gündem

    • Bin Ladin öldürüldü

      El Kaide lideri Usame Bin Ladin İslamabad yakınlarında öldürüldü. Ladin'in cesedinin denize atıldığı belirtildi.     WASHINGTON - 11 Eylül saldırıları sonrasında ABD'nin bir numaralı hedefi haline gelen terör örgütü El Kaide lideri Usame Bin Ladin Pakistan'da yapılan bir operasyonla öldürüldü. Amerikan AP ajansı, Pakistanlı ve ABD'li yetkililere dayanarak, Usame bin Ladin'in Pakistan'ın başkenti İslamabad'ın kuzeyindeki bir bölgede bulunan büyük bir evdeyken helikopterle düzenlenen bask

      , Yer: Gündem

    • AİHM: Türkiye Dink davasında suçlu

      İSTANBUL (23.08.2010)- Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in, TCK'nın 301. maddesinden suçlu bulunması, aldığı tehditlere rağmen korunmaması ve öldürülmesiyle ilgili yürütülen soruşturmanın yetersizliği nedeniyle Türkiye'yi mahkum etti. AİHM'in kararını Eylül ayı başında açıklayacağı öğrenildi.   Hrant Dink, öldürülmeden önce TCK'nın "Türklüğü aşağılama" başlıklı 301. maddesinden suçlu bulunmuştu. Özellikle bu davanın etkisiyle hedef haline getirilen

      , Yer: Gündem

    • Uluslararası Hrant Dink Vakfı Vicdan Filmleri

      http://www.sinepil.org/imaj/queennothing/logo-2.png     Uluslararası Hrant Dink Vakfı, kültürel farklılığa objektif bir bakış açısı sağlamak, çocukların / gençlerin özel yeteneklerine destek olmak, özellikle 'Türkiye ve Ermenistan' ve beraberinde gelen Avrupa Ülkeleri arasındaki kültür köprüye destek vermek ve Hrant Dink hakkındaki tüm görsel, işitsel ve yazsınsal belgeleri biraraya getirip, Dink'in anısını en güzel şekilde hatırlatmak amacıyla 2007 yılında kurulmuştur. Rahil Dink, Delal Dink,

      , Yer: Filmler

×
×
  • Yeni Oluştur...