Jump to content

nevermore

Moderators
  • Toplam İleti

    13.203
  • Katılım

  • Kazandığı Gün

    156

nevermore tarafından yazılan her şey

  1. Obituary'yi bi kenera koyarsak gelmiş geçmiş en iyi death metal grubudur .. TARTIŞMAYA KAPALIDIR
  2. nevermore

    Müzik Tarihi

    Müzik , geçmişte ve günümüzde bilinen her toplumda bulunur ve kültürel bir evrensel olarak kabul edilir. [1] [2] En izole edilmiş kabile grupları da dahil olmak üzere dünyadaki tüm insanlar bir müzik biçimine sahip olduklarından, müziğin büyük olasılıkla ataların popülasyonunda insanların etrafa dağılmasından önce mevcut olduğu sonucuna varılabilir. Sonuç olarak, ilk müzik Afrika’da icat edilmiş ve daha sonra çeşitli enstrümanlar yapmak için çeşitli farklı malzemeler kullanılarak insan yaşamının temel bir bileşeni haline gelmiş olabilir. [3] [4] Bir kültürün müziği, sosyal ve ekonomik org
  3. Sıradan halka ve burjuvazinin büyük bir kısmına gelecek olursak, bunlar, çok daha acınası bir gösteri koyuyorlardı ortaya çünkü ekseriyeti, ya yoksulluktan ya da hayatta kalma umuduyla evlerine kapanmıştı. Şehrin kendilerine ayrılmış bölgelerine hapsolan bu insanların günde yüzlercesi hastalanıyor ve ihtiyaçlarını karşılayacak ya da yardım edecek kimseleri olmadığından hemen hemen hepsi ölüyordu. Çoğu, gece gündüz demeden sokağın ortasında düşüp ölüyor; büyük bir kısmı ise, kendi evlerinde ölseler de, her şeyden çok çürüyen bedenlerinden yayılan kokuyla komşularının dikkatini bu gerçeğe çekiyo
  4. İnsanlık başından beri feci salgınlarla perişan olmuş. Bunlar arasında en eskisi, en yaygın ve etkili olanı sıtma. Tarih öncesinde Afrika'da başlamış, MÖ 1000 yılından itibaren Yunanistan ve Çin'de tarihlere geçmiş; Antarktika dışında bütün kıtalara yayılmış ve hâlâ önü alınamayan sıtma. Salgın tarihçisi Andrew Nikiforuk'a göre, "Tarihin başlangıcından beri, gezegenimizde ölen erkek, kadın ve çocukların yarısı sıtmanın kurbanı olmuştu. Sıtma bütün savaşları, kıtlıkları ve diğer salgınları geçmişti... Her yıl yaklaşık 600 milyon insanın vücudunu işgal etmekte, her yıl 1 milyon Afrikalı bebeği
  5. "You are what you eat" - "Siz ne yerseniz osunuz" - popüler bir İngilizce deyim Beslenme dediğimiz an aklımıza çeşitli yiyecekler gelir. Oysa, ezoterik açıdan farklı besinler de vardır. Unutmamak gerekir kadim öğretilerde bir kaç bedenden söz edilir, dolayısıyla insanın çeşit çeşit beslenme gereksinimi vardır. Bu konuda Gurdjieff epey durmuştur. Bedenler konusu diğer yazılarımızda işlenmiştir. Kısaca bunlar 1) fiziksel beden, 2) astral (duygusal) beden, 3) mental (zihinsel) beden ve 4) kozal (ruh) bedenidir. Bedensel/Fiziksel Beslenme Fizik bedeni küçük bir evren (mikrokozmos) o
  6. Hristiyan yönetiminin en erken zamanlannda, hepsi de bilgiyi inancın üstünde tutan, birçok mezhepten filozoflar ortaya çıktı. Çoğu, inanç ve hayır işlemekten çok, kurtuluşa bilgiyle ulaşılacağı ögretisini savunuyordu. Onlara gnostikler, ögretilerine de gnostisizm denildi.Gnostikler, bilginin inançtan üstün olduğunu savunarak bilgiyi ya da gnosis'i, inanç ya da pistis'ten ayırdılar. Genel olarak, maddenin kötü olduğuna inanırlardı ve dünyanı tümüyle Tanrı tarafından değil, alt değerde bir tanrı,demiurge, hatta kötü bir varlık tarafından yaratlıdğına inanırlar. İsa, genel olarak, bir biçimde ger
  7. Yaje Bir Yoldur – – Bir Ayahuasca Deneyimi Bu yazıyı hazırlarken kendi deneyimlerimle birlikte bilemediğim noktalarda bu konuda ele alınabilecek tek kaynak gördüğüm Yaje: the new purgatory adlı eserden oldukça yararlandım. Çoğu yerde yazarın deneyimleri ile kendi deneyimlerimi karşılaştırarak bir sonuç çıkarmaya çalıştım. Son kısımda ise tamamen kendi deneyimimi aktarmaya çalıştım. Daha geniş bilgi için bu kitabı şiddetle tavsiye ederim. Yazan ve hazırlayan: E.Kaan Adanalı Yaje Bir Yoldur Birazdan anlatmaya çalışacağım fenomenle uzaktan yakından alakalı bir şey ile dür
  8. vokali her zaman beni etkilemiştir .. bu şarkının hikayesi de ilginç ve romantiktir eh onu da siz araştırın artık .. maalesef mart ayında canlı canlı TEKRAR dinlyecektik pandemi olmasaydı .
  9. Mitos Yaratıcısı Olduğu Kadar Paranoyaklık Yaratıcısı Edebi ustalıklardaki yetersizliğine rağmen bir mitos yaratıcısı olarak ele aldığımız H.P Lovecraft’in eserlerine yansıyan mitleri ele alan karakterler, normal bir özdeşleşme sürecinden sonra eserlere yön veren karakterden ziyade, okuyucunun kendisini direkt bir şekilde temsil eden simgesel karakterlere dönüşürler. Somut bir örnek olarak Cthulhu Mitosunu devam ettiren yazarlar (ki bu yazarlara Stephen King bile dahildir) “bir Lovecraft okuyucuları olarak” bu miti sürdürmüşlerdir. Bu yazarlar da bir nevi Lovecraft’in artık iyicene parano
  10. İnsan insandır, öyleyse neden, İyi geçinemiyoruz sen ve ben? Peki biz farklı renkleriz ve biz farklı inançlarız, Ve farklı insanların farklı ihtiyaçları vardır, Benden nefret etiğin gün gibi ortada, Yanlış bir şey yapmamış olsam da; Seninle hiç karşılaşmadım bile, ne yapabilirdim? Anlayamıyorum, bir insanı diğerinden Nefret ettiren ne? Anlamama yardım et. Hikaye 74 krizine kadar uzanır. Dünya çapında “sosyal devlet” olarak kavramsallaştırılan devlet yapılarının müdahaleci ekonomi politikalarının geçerli olduğu, devletlerin kendilerini (gerçekçi olsun veya olmasın
  11. Bir sırık, ışık hızına yakın hızla bir ahırın içinden geçerse ne olur? Ahırın içindeki bir gözlemci, sırığı kısalmış, ahır kapılarını da kapanmış görür. Sırığı taşıyan koşucunun gördüğüyse, en az bir kapısı sürekli açık ve uzunluğu azalmış bir ahır. Bütün fizikçilerin yüzleşmesi gereken huzursuz edici bir gerçek var: Görelilik ve kuantum mekaniği pek geçinemiyorlar; müsabakaya tutuştuklarmdaysa, kaybeden Einstein oluyor. Yakın zamanda iki İsviçreli fizikçi, bu ünlü iki kuramı yeniden ringe çıkararak, nedenselliğin bilinegelen kavramlarını tepetaklak eden bir deney yaptılar. Bu deney, zama
  12. kuzum c.b hakaret .. uzlaşma olmuyor sanırım
  13. ciddi misin ya bunun stresi öldürür beni
  14. bira içip exodus dinliyorum ... hakaret davası ne zaman başlayacak diye düşiünüyorum . zira 1 ay önce verdiğim ifade hala savcılığı yollanmamış
  15. Cadılık ateizmdir; ateizm ise en büyük suç ve günahtır. Cadı şeytani araçlar yardımıyla bir şeyi denetlemeye ve yürütmeye “bilinçli” olarak çalışan kimsedir. Bilinçli olması hukuksal olarak cadılığa yargı yolunu açar. (Jean Bodin) Savaşları, veba salgınları, açlığı, sefaleti, vahşiliği ile ortaçağ; çileli, sert, acımasız bir çağdır. Kilisenin yaymak istediği bilgileri adeta unutarak yeni bir düzen kurmak amacıyla hâkimiyetini sağlamlaştırmak istemesi, eski medeniyetlerin, ilkel toplumların bilgini sayılan büyücüleri ‘cadı’ya dönüştürür. Artık o, şeytanın bir aracısı, bir uşağıdır. (Scogna
  16. Çoktanrılı dönemin bilge kişisi kabul edilen büyücüler, ortaçağda kilisenin yorumuyla “şeytanın uşağı” cadılara dönüştüler. Önce, bütün aksiliklerin sorumlusu olarak yaratıldılar(!) sonra da engizisyon mahkemelerinde öldürüldüler Friedrich Von Spee, Alman kenti Würzburg’da cadılıkla suçlanan kişilerin itiraflarını işitme şansızlığını yaşamış bir Cizvit papazıydı. Von Spee 1631′de Kilise/Devlet’in masumlara karşı yürüttüğü bu terörist eylemin özünü ortaya koyan Cautico Criminalis (Yargıçlar için Önlemler) isimli bir kitap yayımladı. Cezalandırılmadan önce, hastalara hizmet veren bir
  17. Başörtüsü (Ing-Veil), genelde geleneksel Müslüman kadının giysisi olarak bilinir, fakat İslam dininin ilk yüz yılında, Müslüman kadınlarının çoğu başını örtmüyordu. Örtünmek, İslam’dan önceki eski imparatorlukların yaşadığı toprakların geleneğiydi. Tarihi araştırmaların sonucuyla edinen bilgilerle kadının örtünmesi, M.Ö. 5000’de, Eski Asur İmparatorluğu’nun geleneklerinden biri olduğunu gösteriyor. Yaklaşık 4 bin yıl önce, Babil İmparator Hammurabi’nin Kanunlarında, kadının sosyal statüsü ilk kez yazılı yasa haline getirildi. O zamanlar, Hammurabi Kanunları, dünya tarihinin yasalarını tem
  18. Son derece sınırlı bir mekânda, aynı zamanda şaşırtıcı ölçüde geniş bir uzayda yaşıyor ve bu açıdan o hem bir Zen paradoksunun hem de kuantum mekaniğini kuşatan paradoksları sergilemektedir. Stephen Hawking’in geçmişini araştırırken onun fiziksel durumunun ne benim onun hakkındaki izlenimimi ne de Einstein’den bu yana fizikteki en büyük zekâ olarak değerlendirilen bir adama ilişkin okuyucunun izlenimini büyük ölçüde etkilemeyeceğine karar vermiştim. Okuduğum pek çok makale hastalığının onun için itici bir güç oluşturduğu yönündeki kararımı güçlendirmiş, Cambridge’e trenle giderken yolda bu kar
  19. her ne kadar grup elemanları zaman içerisinde değişse de ruhu hiç kaybetmeyen gruplardan .
  20. ya bi heves izledim ama açıkçası çok yapmacık geldi .. ne diyorsun ? belki ön yargılı izlemişimdir ?
  21. Günümüzde bile Hipnotizma üzerine yazılmış kitap adedi oldukça azken, 1891 tarihli Osmanlıca baskılı bir hipnotizma kitabı gerçekten çok enteresan bir belge niteliğindedir. Demek ki, kitabın basıldığı dönem padişahlardan Abdülhamit devri. kitabın yazarı Dr. Besim Ömer imzasını taşımakta. Kendisi Abdülhamit devrinin ileri gelenlerinden olup, tamamen padişahın emri üzerine Fransa ya giderek Paris’te toplanan ilk hipnotizma konferansına katılmış ,konu hakkında geniş incelemelerde bulunmuş ve hipnotizma konusunun Dünyaca ünlü doktoru Prof. Charcot ile de çalışmıştır. Kitabın dilinin o
  22. Gecenin içine, Benim acılar içindeki arkadaşım. Yeniden doğmuş olacağız, Tam burada, Her şeyin bittiği yerde. Gökyüzünün yüzü, Dumandan bir patika havada, Yokluğa götürüyor. Yeni hayat seni işte orada bekliyor. Geçmiş yılların yıpranmış eski hayallerine köle, Şimdi yaşayanların kafataslarından büyüyen ise korkunun çiçekleri. Sabahın kızılı, Bir güneş tanrısı çağırıyor geri dön diye, Bin yıl ötenin içinden, Beyaz korlar çatlayıp kırılır. Kefaret öpücüğüyle gel
  23. nevermore

    Son Şaman (The Last Shaman)

    Sanırım bi kaç yıl önce izlemiştim .Bi hayli ilginç görüntüler vardır
  24. benim getirmeyeceğim kesin

Arka Oda

Arka Oda

    Chat izniniz bulunmuyor
    ×
    ×
    • Yeni Oluştur...