Sevgili Metropolitan,
Her ne kadar epey miktarda haklı yorum yapılmış da olsa, ben de birkaç ekleme yapmak isterim. Öncelikle, şunu daima hatırlamak gerek: Yapılanlardan ya da yapılmayanlardan daha önemli olan şey, niyettir. Sonuçta, müdahale etmek istediğini, ama buna fırsat bulamadığını belirtmişsin. Bu durumda, kendini suçlamaman gerektiğini bence zaten BAŞINDAN BERİ bilmekteydin. Çünkü, yeteneğinin kontrolünde olmadığını göz önüne aldığımızda ve -tekrar altını çiziyorum- niyetin yardım etme olduğundan, kendini suçlaman gerçekten de çok saçma olurdu. Bu durumda senin psikolojin bir nevi ''Lanet olsun, çok güzelim!'' veya ''Ah, kahretsin; çok yetenekliyim!'' psikolojisine benzemekte. Herkesin sahip olduğu bu yeteneğinin, çoğu insana göre su yüzüne daha yakın olması sevindirici bir durumdur. Bunu zaten biliyorsundur, eminim.
Aslında, yazına göre, gerçekleşen olayın vizyonunu biraz daha önceden görmek istediğin anlaşılıyor, fakat öyle olmamışsa da sonuçta yeteneğin seni anneni korumaktan ALIKOYMAMIŞ Kİ, ondan NEFRET edesin... Sadece, biraz geç haber vermiş, o kadar. Annene çarpan yeteneğin değil, bir aracın aynasıydı sonuç olarak... Aslında, eminim ki bunu da biliyorsundur. Dolayısıyla ''Lanet olsun, çok süperim!'' psikolojisinden arınıp, olgunca ve bilgece yoluna devam edersen, yeteneğin de kesinlikle olgunluğuna cevap verecek ve sana göre şekil alacaktır. Kader gibi bir hapishaneye inanmadan, hoşlanmayacağın durumları tam zamanında engelleyebilir ve engelleyemesen de bu olayların sana öğrettiklerini özümseyebilirsin. Bundan sonrası için bol şans...