…Elam ve Marhaşi…..
…her şeyi yutup yok edenler,
Enlil’in güç verdiği kral
Onların evlerine saldırdı, duvarlarına saldırdı,
Gümüşlerini, lacivert taşlarını, [ve] ambarlarını
Bütün ülkelerin kralı, enlil için Nippur’a getirdi.
Kenti olmayan,
evi olmayan,
Martu’ya –armağan olarak sığır verdi Enki.
(250.73. dizeler):
Gözlerini o noktadan ayırdıktan sonra,(75)
Enki Baba Fırat’a yöneldikten sonra,
Saldıran bir boğa gibi şehvetle doğruldu.
penisini kaldırdı, fışkırttı-
Dicle’yi kabaran suyla doldurdu.
Yabani bir inek otlaklardaki yavrusuna böğürüyor,
Akrepler sardı ahırı,
Dicle saldıran bir boğa gibi onun yanına yanaştı.
O penisini kaldırdı, düğün armağanını getirdi-
Kocaman bir boğa gibi Dicle’nin yüreğini titretti,
doğum yaparken [hazır bulundu]
Onun getirdiği su kabaran sudur,
“şarap”ı tatlıdır.
Onun getirdiği tahıl gunu-tahılıdır.(76)
halk bunu yer.
Ekur’u, Enlil’in evini ağzına kadar eşyayla doldurdu.
Enlil Enki’yle sevindi.
Nippur coştu.
Efendi en’in hükümdarlık tacını taktı,
Kralın ebedi takısını koydu,
Onun solunda yürüdü:
Topraktan onun için hegal fışkırdı.
Sağ elinde bir asa tutan,(77)
Dicle ve Fırat’ın “birlikte yemelerini” sağlayan,
Sözcükleri coşkulu[ ?] bir ağızla [?] söyleyen, (78)
Saraylardan refahı yağ gibi çeken,
Yazgıları belirleyen efendi,
Enki, Abzu’nun kralı,
Enbilulu, kanalların müfettişine,
Enki bunların sorumluluğunu verdi.
(274.84. dizeler):
Bataklığa seslendi:
Suhurhi ve suhur-balığıyla doldurdu onu.(79)
Kamışlığa seslendi:
Olgun kamışlar ve yeşil kamışlarla doldurdu onu…..(80)
Ağından hiçbir balığın kurtulamadığı
Tuzağından hiçbir … kurtulamadığı, (81)
Kapanından hiçbir kuşun kurtulamadığı,
…’nın oğlu…,(82)
…(83) balıkların sevdiğine,
Enki bunların sorumluluğunu verdi.
( 285 - 309. dizeler):
Bir kutsal alan inşa etti enki:
kutsal bir alandır o, labirent gibidir içi;
Denizin içinde[?] kutsal bir alan inşa etti.(84)
Kutsal bir alandır o, labirent gibidir içi;
İçi bükülmüş bir ip olan bir kutsal alan,
İnsanın bilmediği bir şey,
alt [?] durağı bükülen [?] iku-takımyıldızı olan bir kutsal alan,(85)
üst [?] durağı arabacı-takımyıldızına doğru alabildiğine yayılan[?]
kutsal bir alan,
çalkantılı bir tufan dalgası…
melam’ı dehşet vericidir[?].(86)
anunna-tanrılar, büyük tanrılar yanaşmaya cesaret edemez.
O… kurar,
Saray [sevinç veren(?)].
Anunna-tanrılar dua ve yakarışla onun huzurunda durur,
Enki için [Deniz-evi (?)]’nde yüce [?] bir kürsü kurarlar.
…efendi için,
…yüce prens,
… u-kuşu.(87)
Ekur’u, enlil’in evini ağzına kadar eşyayla doldurdu.
Enlil Enki’yle sevindi
Nippur coştu.
Denize açılana…(88)
Kutsal alanın içinde [?]
…sevişmeye ikna eden innin’e,
Denizin kocaman taşkın dalgasına,
Çalkantılı tufan dalgasına,
…deniz köpüğünü ortaya çıkarana[?] (89)
Sirara’nın innin’ine,
Nanşe anaya,
Denizini bütün enginliğinin
Sorumluluğunu verdi Enki.
(308-16. dizeleri):
Yağmura seslendi,
yukarıdaki sulara,
Yüzen bulutlar olarak yerleştirdi onları,
[yaşam(?)]soluklarını ufka gönderdi,(90)
Tepecikleri kırmızı buğday [yetişen(?) tarlalara çevirdi,(91)
Büyük fırtınalara binen,
Şimşekten sorumlu olan,
Kutsal kilitle göğün içini kapayan,
An’ın oğluna,
Göğün ve yerin kanal müfettişine,
Bolluğun [?] adamı İşkur’a,(92)
An’ın oğluna,
Enki bunun sorumlulğunu verdi.
yüce prens Enki… öküzler verdi onlara. (93)
kutsal karığın ağzını açtı,
ekili tarlada tahılı büyüttü.
Taçtan gözünü ayırmayan efendi,
Yüksel ovanın süsü,
alet ustası, (94)
Enlil’in çiftçisi,
Hendek ve kanalların adamı Enkimdu’ya,
Enki bunların sorumluluğunu verdi.
(325-33. dizeler):
Tohum ekili tarlaya seslendi efendi,
gunu-arpasıyla doldurdu onu;
nohutla, mercimekle,…’le doldurdu onu Enki,(95)
eştub-arpası,
gunu-arpası,
innuha-arpasını(96) tepeleme yığdı.
tahıl öbeklerini ve yığınlarını çoğalttı Enki;
Enlil ile birlikte ülkeye hegal yaydı.
Başı ve gövdesi benekli olana,
Yüzünden bal damlayana,
İnnin’e,(97)
cinsel birleşmeyi,
ülkenin dinçliğini,
Kara Kafalar’ın hayatını verene,
Aşnan’a, güzel ekmeğe,
bütün dünyanın ekmeğine,
Enki bunun sorumluluğunu verdi.
(334 - 47. dizeler):
Kazmanın üstüne bir ip koydu yüce prens,
Tuğla kalıbına yol gösterdi,
Sanki değerli bir yağmış gibi toprak ananın içine işletti onu.
Sivri uçlu kazması ceset-yutan bir yılan olana,
ki…,
Sağlamca kurulmuş tuğla kalıbı bir ….olana,
ki…’yi düzeltir.
Kulla’ya, ülkenin kudretli [?] tuğlacısına,
Enki bunların sorumluluğunu verdi.
O ipleri yerleştirdi, kazıkları çaktı,
Meclisin yanına bir ev inşa etti,
Yıkayıp temizleme ayinlerine yol gösterdi. (98)
Yüce prens kazıkları yerleştirdi,
Tuğla işlerini onların üzerine koydu.
Kazıkları bir kez konunca bel vermeyene,
Sonsuz evi bir kez inşa edilince çökmeyene,
Çatı kemeri gökyüzünün ortasına bir gökkuşağı gibi uzanana,
Enlil’in yüce inşaatçısı Muşdamma’ya,
Enki bunların sorumluluğunu verdi.
(348-56. dizeler):
Yüce bozkıra takması için kutsal tacı verdi.(99)
Yüksek bozkıra lacivert taşından sakal bağladı,
üzerine lacivert taşından bir saltanat tacı taktı.
Verimli bitki örtüsünü iyi toprağa bol bol dağıttı.(100)
Yüksek bozkırın sürülerini çoğalttı,
Olmaları gereken yerlere koydu onları,
Çayırlarda koçları ve yabani kocları çoğalttı,
onları yavrulattı.
Yüksek bozkırın tacı olan kahramana,
Bozkırın kralına, yüksek bozkırın yüce aslanına,
Enli’in,
Güçlü, yüce eline,
hursag’ın kralı Sumugan’a,
Enki bunların sorumluluğunu verdi.
(357-66. dizeler):
Ahırlar kurdu,
Onların temizlenmesini emretti.
Ağıllar çevirdi,
Onları en iyisinden yağ ve sütle doldurdu.
Tanrıların yemek salonlarına bolluk yığdı.
Yeşil bozkırlara hegal dağıttı.
Krala,
Eanna’nın yorulmak bilmez bakıcısı,
An’ın dostuna,
yiğit Sin’in sevgili damadına,
kutsal İnanna’nın kocasına-
innin,
Bütün gece me’lerin kraliçesi - (101)
Kullab’ın geniş caddelerinde çiftleşmeyi teşvik eden-
Göğün uşumgal’ı Dumuzi’ye, (102)
An’ın dostuna,
Enki bunların sorumluluğunu verdi.
(369-79. dizeler):
Sınırları kararlaştırdı,
Onları çizdi.
Anunna – tanrılar için,
Kentin yanında kiurra’yı (103) yükseltti Enki,
Tarlalar ve çiftlikler kurdu göz alabildiğine,
Kahraman, haşur- ormanından fırlayan boğa, (104)
Bir aslan gibi kükreyen,
yiğit Utu’ya, sağlam yapılı boğaya
güçlerini gururla süsleyene,
yüce kentin babası,
güneşin doğduğu yer, (105)
Kutsal An’ın büyük ulağına,
tanrılar için karar veren hakime,
lacivert taşından sakal bağlayana,
Ufkun ötesinde,
kutsal gökte ateş saçana,
Ningal oğlu Utu’ya,
Enki bütünüyle evrenin sorumluluğunu verdi.
(380-85. dizeler):
Mug- giysisini dokudu, (106)
Te’yi gösterdi, (107)
Kadın sanatını kusursuzlaştırdı enki.
Enki için halk…,…-giysi.
Sarayın kıymetlisi, (108)
Kralın edeplisi, (109),
Sadık,sessiz kadın Uttu’ya,
Enki bunların sorumluluğunu verdi.
(386-422. dizeler):
Sonra tek bir görev verilmemiş olan,
…-kadın [?], genç İnana,
tek bir görev verilmemiş olan,
İnanna, Enki’nin, babasının,
evine girdi,
göz yaşı döktü,
bir yakınma koyuverdi [?]: (110)
“Anunnaların- yüce tanrıların-yazgısını
Enlil senin elinde kesin olarak kararlaştırdı.
Bana,kadına, niye farklı davrandın?
Ben, kutsal İnanna: benim görevlerim nerede?(111)
Enlil’in kız kardaşe Aruru,
Doğum kraliçesi Nintu,
Kutsal doğum tuğlasını [?] (112) alan,
En-liği için,
Ve göbek kordonu neşterini kazanan,
İman- taşını, (113)
Pırasaları,
Yeşilimsi lacivert taşından silagarra- kabını (114) alan,
Ve takdis edilmiş kutsal ala-kabını kazanan, (115)
Ülkenin ebesidir şimdi.
Kralların doğumu,
en’in doğumu onun eline olur.
Soylu kardeşim, kutsal Ninnisinna,
suba-mücevherini takan,(116)
An’ın sevgilisidir şimdi,
Ve An’ın yanında [?] durur, (117)
yüreğin arzularını kışkırtarak. (118)
Soylu kardeşim, kutsal Ninmug, (119)
altın keskiyi,
gümüş çekici [?],
çakmaktaşından büyük bıçağı,
antasurra’sını (120) kazanan,
ülkenin metal/ağaç işçisidir şimdi.
Doğan krala ebedi saltanat tacını takmak,
doğan en’in başına tacı koymak,
onun elinden olur,
Soylu kardeşim, kutsal Nidaba, (121)
ölçü değneğini elde eden,
ve kollarının çevresine ölçü sicimini bağlayan,
bütün yüce me’leri bildirir, (122)
sınırları kararlaştırır,
sınır çizgilerini çizer,
ülkenin yazmanıdır şimdi.
Tanrıları beslemek onun ellerine bırakılmıştır.
Nanşe, soylu nin/en, (123)
Ayaklarında kutsal u-kuşu (124) duran,
Denizin gümrük müfettişidir şimdi.
İyi balığı, lezzetli kuşları. (125)
Nippur’da babası Enlil’e verir.
Bana, kadına, niye farklı davrandın?
Ben, kutsal İnana; benim görevlerim nerede?
(423-26. dizeler):
Enki kızına, kutsal İnanna’ya karşılık verir.
“Ben senden ne esirgedim?
İnnin, ben senden ne esirgedim?
Sana daha fazla ne katabilirdik?
(427-43. dizeler):
“… sen bildirirsin
Senin için bir … gibi süslenmiş….
“ ‘Genç erkeğin kuvveti’ giysisini sen oraya koyarsın.(128)