Moore, bu kitabın giriş bölümünde, aşağıdaki ilginç açıklamaları sunuyordu:
1 - Uzaylılar, onbinlerce yıldır Dünyanın yüzeyine gelmekte ve burada gözlemler yapmaktadırlar.
2 - Uzaylılardan bazıları, muhtemelen, Ay'daki yeraltı tesisleri ile Mars, Mars'ın uydusu Phoebus, Jüpiter ve Astereoidler'de yerleşiktirler. Fakat, 1946'dan beridir dünyaya gelmekte olan binlerce Uzaylının çoğu, muhakkak ki, Dünya'nın yakınında yer alan Üslerden, yani Dünyanın yukarılarında yerleşik olan Gök Adalarından geliyorlar. Muhtemelen, bir kısmı da Dünyanın içindeki boşluklardan ve daha başkaları ise, okyanusların belirli bölgeleri altında bulunan üslerden gelmektedirler.
3 - Anlaşıldığına göre; Gök-Adaları, Dünyanın çevresinde, bir kaç kuşak ya da zincir halinde yörüngeye oturmuş bulunmaktadırlar. Bunun belirtilerine, muhtemelen jet akımları ve met-cezir kuşakları ile burçlar kuşağı ışığında rastlıyoruz.
4 - Gök-Adaları ile Uçan Dairelerin, göksel kimyevi maddeleri ile elektrostatik mahiyetteki, yerçekimi benzeri güçleri, Dünya üzerinde bir çok etkilere yol açmıştır.
Himaye Faaliyeti ve Etherik Uzay Kenti
Batı Yarıküresi Ufo Orduları Komutanı Venüs'lü Ashtar ile Galaktik Konsey'in Himaye Faaliyetinden Uzaylı Albay Avalon, çeşitli tarihlerde Amerikalı hassas kişi Bn. Tuella'ya verdikleri mesajlarda çok önemli bilgiler aktarmışlar ve bu arada, aşağıda bir zamanda özgürce giderler. Ancak, Işığın Güçleri'nin planetin üzerinde sevk ve idare edilmesinde, her iki Kadro arasında tam bir işbirliği ve koordinasyon vardır. Yüce Varlıklar'ın çoğu, zaman zaman, Uzay Gemilerinde Uzaylı Kardeşlerle birlikte seyahat etmekte ve bir çok Konsey'de onlarla bir araya gelmektedir.
ABD Başkanı Carter'ın Uzaylılara Mesajı
A.B.D. eski başkanlarından J. Carter'ın ,Voyager uzay araçlarıyla yazılı halde uzaya gönderilen mesajı:
"Bu Voyager uzay aracı, Amerika Birleşik Devletleri tarafından inşa edilmiştir. Biz, Dünya planetini iskan eden, 4 milyarı aşkın beşer arasında, 240 milyon beşerden oluşan bir topluIuğuz. Biz, beşerler, hala daha ulusal devletlere bölünmüş olmamıza rağmen, bu devletler hızla, dünya çapında olan tek bir uygarlık haline gelmektedirler. Bu mesajı Kozmosa gönderiyoruz. Bu mesajın, uygarlığımızın iyice değişeceği ve Dünyanın yüzeyinin büyük ölçüde değişikliğe uğrayacağı 1 milyar yıl sonrasına kadar mevcudiyetini sürdürmesi muhtemeldir. Samanyolu Galaksisi'ndeki 200 milyar yıldız arasında, bazıları -belki de bir çoğu- meskun gezegenlere ve uzayda yolculuk yapan uygarlıklara sahip olabilirler.Bu tür bir uygarlığın Voyager'in yolunu kesmesi ve bu kayıtların içeriğini anlayabilmesi halinde, mesajımız şudur: Bu, uzaktaki küçük bir dünyadan bir armağandır; seslerimizden, bilimimizden, görüntülerimizden, müziğimizden, düşüncelerimizden ve duygularımızdan oluşan bir hatıradır. Bir gün, karşı karşıya olduğumuz problemleri çözmüş olarak, bir Galaktik Uygarlıklar Topluluğu'na katılmayı ümit ediyoruz. Bu kayıt, ümidimizi ve kararlılığımızı ve engin ve ürkütücü bir Kainat'taki iyi niyetimizi dile getirmektedir."Jimmy Carter
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı
Beyaz Saray,
16 Haziran 1977
BM'den Uzaylılara Gönderilen Mesaj
Birleşmiş Milletler eski Genel Sekreteri Kurt Waldheim'ın, Vayager uzay araçlarıyla ses kaydı halinde uzaya gönderilen mesajı:
" Dünya planetinin beşeri sakinlerinin hemen hemen tümünü temsil eden 147 üye devletten oluşan bir kuruluş olan Birleşmiş Milletler'in Genel Sekreteri olarak, planetimiz halkı adına selamlar gönderiyorum. Sadece barış ve dostluk arayarak, bizden istendiğinde öğretmek, eğer şanslıysak öğrenmek üzere, Güneş Sistemi'nden çıkarak, Kainat'a doğru adım atıyoruz. Planetimiz ile sakinlerinin tümünün, bizi çevreleyen muazzam Kainat'ın küçük bir parçasından ibaret olduğunu gayet iyi biliyor ve bu adımı tevazuyla ve ümitle atıyoruz."
Uzaylılar ve Araçları Hakkında Genel Bilgiler
Aşağıda, İngiliz okült bilimcisi Benjamin Creme'in, yakın yıllarda Ufolarla ilgili olarak kendisine yöneltilen çeşitli sorulara verdiği ilginç cevapları okuyacaksınız:
S- Ufolar ile Ustadlar arasında herhangi bir ilişki var mıdır?
C- Tüm planetlerin bütün Hiyerarşileri irtibat halindedirler. Bu planetin Hiyerarşisi, öteki planetlerin Hiyerarşileri ile telepatik olarak sürekli irtibat halindedir. Tüm planetlerin meskun oldukları bir gerçektir. Bunlar bizim, fizik bir beden içinde tanıyabileceğimiz varlıklarca iskan edilmiş olmaları gerekmez; örneğin, Mars ve Venüs'teki varlıklar etherik maddeye bürünmüşlerdir ve Ufolar aslında etherik maddedendirler.Onları gördüğümüzde ya da yere indiklerinde, o etherik maddenin vibrasyon hızını geçici olarak daha düşük bir hıza indirirler ve böylece onları katı fizik haldeymişler gibi görebiliriz. Bir Marslı ya da Venüslü ile karşılaştığınız taktirde, şu anda bu odada bir tane olabilir, herhangi birimizden farksızmış gibi görüneceklerdir. Bu durumda, fizik plan üzerindeki geçici bir tezahür sözkonusu olacaktır. Bu güneş sistemi dahilindeki tüm Hiyerarşiler'in birlikte çalışmalarından ötürü, Ufolar ile Ustadlar arasında kesin bir ilişki vardır. Ufo dediğimiz, daha yüksek planetlerden gelen Uzaylıların araçları, beşeriyeti bu önümüzdeki dönem için hazırlayarak, Dünya Öğretmeni için bir spiritüel platformun inşasında son derece belirgin bir rol oynamaktadırlar. Aslında 2 nci Dünya Savaşı'ndan bu yana, bu planetin selametle korunmasına birinci dereceden katkıları olmuştur. Savaştan sonra, bir kaç kez, beşeriyeti imha edebilecek ve aslıda planetin kendisini yekpare bir varlık olarak mahvedebilecek olan büyük bir savaş çıkartmak suretiyle planeti yok etmenin eşiğine geldiğimiz oldu.Uzaylılar, bu planetin çevresine, onun bütünlüğünü sağlayan ve kozmik astral plandan gelebilecek aşırı bir güç neşriyatına, yani negatif kozmik kötülüğüne karşı koruyan büyük bir Işık halkası yerleştirdiler. Bu planetin üzerindeki şer güçleri, enerjilerini, kozmik astral plandan edinirler. Bu negatif enerjinin planete büyük miktarlarda neşrolmasına karşı korunmaktayız. Bizim Hiyerarşimizde bu faaliyette asli bir roloynar. Uzaylılar ile Üstadlar çok yakın işbirliği içerisinde çalışırlar. Uzaylılar, Evrensel Yasalar üzre faaliyet gösterirler; hem enerji ekonomisi, hem de yasalar bakımından. Ufolar bu dünyanın işlerine hiç karışmazlar. Bunun hepsi de, enerjinin kendisi ve enerji dağıtımı son derece ciddi bir kontrol altında tutularak, yaşa uygun olarak yapılır. Önümüzdeki aylarda ve bir kaç yıl boyunca, Dünya Öğretmeni'nin ortaya çıkışına ve Hiyerarşinin bu sırada sürüp giden dışa dönük tezahürüne hazırlık olarak, dünyanın her yanında Ufo faaliyetinde halihazırda meydana gelmekte olan muazzam bir artış göreceğiniz kehanetinde bulunuyorum.
Uzaylılar ve Hiyerarşi, çok yakın ve uyumlu bir ilişki içinde çalışmaktadır. Uzaylılar, dünyamıza beşeriyetin dönüştürülmesinde ve planetin, yekpare bir varlık olarak, ayakta tutulmasında büyük bir etkisi olan muazzam kozmik enerjiler neşrederler. Onların faaliyetleri süreklidir ve sonu yoktur ve hepimizin onlara büyük bir şükran borcu vardır. Uzaylılar bilimselolarak öylesine ileri bir seviyededirler ki, bize vereceklerini şu anda kullanamazdık. Uzaylıların bilgisini teknik ve bilimsel bir seviyede kullanmaya hazır olmamız için 75 ile 125 yıl arasında bir süre gereklidir. Fakat önümüzdeki bu dönemde, şimdilerden başlamak üzere, Uzaylılar'a karşı tavrımızda tam bir yeniden yönlenmeye tanık olacaksınız. Geldikleri yere dair gerçeği kabul edeceğiz.Tüm planetlerin meskun olduğunu, tüm planetlerde kendi Hiyerarşilerinin bulunduğunu ve bu Hiyerarşilerin de irtibat halinde olduklarını kabul edeceğiz. Uzaylılarla kardeş ve dost olduğumuz, tek bir bütün sistem, yani Güneş Sistemi dahilinde birbirimizle kardeş olduğumuz, bazılarımız daha ileri ve bazılarımız da daha geri seviyelerde olmak üzere, hepimizin evrimsel gelişimin farklı etaplarında yer aldığı gerçeğini kabul edeceğiz. 'Giderek, Kozmik Kardeşlikteki bir zamanlar sahip olduğumuz yerimizi alacağız. Beşeriyet şuurlu olarak, kendisini, bu gezegenler arası kardeşliğin bir parçası olarak görecektir. Uzaylılarla birlikte çalışacağız ve zamanı geldiğinde, yani bilimimiz, Hiyerarşi Üstadlarının uyarmaları sonucunda, uzaylıların bize gösterebilecekleri şeyleri kullanabileceğimiz noktaya ulaştığımızda, dünyaya gelecek ve bizimle birlikte daha uzun süreler dahilinde yaşayacak ve çalışacaklar ve o yüce, İlahi bilimlerini, ki onların ki gerçekten de ilahi bir bilimdir, dünyada açığa çıkaracaklardır.
S – Nasıl oluyor da Ufolar ortaya çıkıp, tekrar ortadan kaybolabiliyorlar?
C - Ufolar ile ilgili olarak unutulmaması gereken önemli bir husus da, onların etherik mahiyette olmalarıdır. Uzaylılar, etherik fizik maddedendirler, yoğun fizik maddeden değil. Bizim gördüğümüz, onların, kendilerinin ya da araçlarının vibrasyonel hızını geçiçi olarak onları görebileceğimiz ve bilebeceğimiz bir seviyeye indirme yeteneklerinin sonucudur. Bu, Ustadların da yapabilecekleri birşeydir. Maddeye hakim olanlar bunu yapabilirler. Sanırım, nasıl yapılacağını bildiğiniz taktirde bu hiç de zor bir şey değildir! Nasıl yapılacağını bilmek yeter!
S - Uzaylılar bize bakacaklar mı?
C- Bakmak sözünün pek yerinde olmadığını söylemeliyim. Onlar, bizi, Karmik Yasaya uygun olarak, himaye ederler. Tabi, bir yere kadar; daha ötesine karışmazlar. Fakat, dünyadaki inisiyeler ile müritlerinin faaliyetleri olmasaydı, Uzaylılar dünyanın gidişatına karışmaları için kendilerine verilen Karmik haktan yola çıkarak pek bir şey yapamazlardı. Ancak, Dünya Öğretmeni ile Hiyerarşinin Kıdemli üyelerinin dış dünyadaki faaliyetleri sonucunda Uzaylılar ile çok daha yakın ve açık bir ilişki imkanı dahiline girmektedir.
S - Uzaylıların kötü olanları var mıdır?
C - Planetler iki türlüdür: Kutsal planetler ile kutsalolmayan planetler. Dünya kutsal planetlerden biri değildir. Dünya, 4 üncü Döneminin ya da diyebilirsiniz ki, 4 üncü enkarnasyonun ortalarında olup, kozmik açıdan beşerin 3 üncü yada Tranfigürasyon İnisiyasyonuna tekabül eden o Yüce Kozmik İnisiyasyondan henüz geçmemiştir. Bir beşer, Hiyerarşinin bakış açısına göre; birinci sayılan o 3 üncü Inisiyasyondan geçene kadar gerçek bir İlahi varlık değildir. Aynı şekilde, Kozmos'taki bir planet, o planetin loqosu bu Inisiyasyonu daha yüksek seviyede tekabül eden Inisiyasyondan geçene kadar kutsal bir planet değildir.Mars, üzerinde üç seviye ya da bölge, diyelim ki A, B ve C bölgeleri bulunan bir planettir. A bölgesi, çok ileri seviyeden olup, gerçekten de son derece ileri seviyeden varlıkları barındırır. Bölgesinde oldukça ileri seviyede olan varlıklar bulunur. C bölgesi ise; karanlık bir gecede karşılaşmayı istemeyeceğiniz varlıklara sahiptir! Her halükarda, oradaki kötülük türü bu planet üzerinde rastlanan cinsten değildir. Çünkü Mars planeti, bir bütün olarak, söz gelimi Tanrı'nın İradesi'nin ana görüşü dahilinde yer alır. Mars da orta dönemde, yani 4 üncü Döneminde olup kutsal bir planet değildir. Dolayısıyla da kötülük orada da vardır.Mars, bizim olmadığımız bir şekilde, şuurlu olarak Yol'un üzerindedir. Hiyerarşi temas halindedir ama, bu planetin yani dünya üzerindeki beşeriyet, bir bütün olarak.Uzaylılarla muhakkak ki teması kaybetmiştir. Biz, Uzaylılarla temas kurmamız bir yana, öteki planetlerin meskun olduklarına dahi inanmıyoruz. Ne var ki, bu temas zihin ortamı vasıtasıyla mümkündür. Eğer şuur yeterince yüksekse, ortak bir unsur oluşturan zihin vasıtasıyla kozmosun her yanında temas mümkündür. Fakat, tabi, bu Kozmik Şuura sahip olanlar, ancak en yüksek seviyeden Varlıklardır. Telepati bir gerçektir; doğadaki, yaradılıştan olan bir gerçektir, beşerin varlığının doğal bir parçasıdır. Öteki planetlerde kötülük mevcuttur ama, oralarda, bu planetin üzerindeki kötülüğün hiç de kolaylıkla kontrol altına alınamadığı bir şekilde kontrol altında tutulur.
S- Örneğin, onlar bize karşı kötü hisler beslemezler, değil mi?
C - Evet, işlerini kendi çerçeveleri dahilinde ellerinden geldiğince yaparlar ama, biz de korunmaktayız; bütün bunlar yasalara tabidir. Bir zamanlar, çok yüksek seviyeden olduklarını düşünebileceğimiz planetlerden gelen oldukça karanlık varlıklar, kendi arzularına bağlı olarak buraya gelebilirlerdi. Bu varlıklar çok sayıda kişiyle temas kurdular ve bu bir süre devam etti. Bu temaslar sona erdirilmiş bulunmaktadır. Bu planet üzerinde yapılan temaslar yasalarla yönetilirler ve artık bireysel türden bu temaslar ortadan kalkmıştır. Bunu açıklamak zordur ve bu gerilim ve tip bakımından farklı olan bir kötülüktür. En kötü türden bir kozmik kötülük vardı ki, faaliyet halinde olup, daha yüksek seviyelere doğru taşmaya çalışır. Fakat her halükarda gezegensel vatandaşların çoğunluğu Tanrı'yla temas halindedirler. Yolu bilirler. Oralarda da kötü kişiler vardır ama, bir planet olarak yollarını kaybetmiş değillerdir. Biz ise yolumuzu kaybettik, sözün tam anlamıyla geriye gittik ve yardıma ihtiyacımız var. Uzaylılar da bize yardım etmektedirler.S- Öteki planetleri nasıl etkiliyoruz?
C- Gerçek şudur ki, bu planet ile bu planetin üzerindeki beşeriyet, Güneş Sisteminin tümünü kuşatan bir Kardeşliğin parçaları olup, birbiriyle yakın ilişki içindedirler. Bu planetten çıkan enerji, diğer bütün planetlere neşrolur ve diğer bütün planetlerden çıkan enerji de bu planet de dahil olmak üzere, tüm planetIere neşrolur. Bu, yakın bir karşılıklı enerji ilişkisidir. Bunu ve düşüncelerimiz ile eylemlerimizin önce bu planetin aurası üzerinde bir etki yarattığını ve onun da bu sistemdeki öteki planetlerin her birini etkilediğini idrak etmeliyiz. Bu planetten neşrolan ışık ve enerjinin nispeten düşük bir vibrasyonda olmasına yol açacak tarzda yanıt verdiğimiz taktirde Güneş sisteminin bir bütün olarak ilerleyişini engellemiş olmaktayız.
S- Bütün bu uzay araştırmaları ve Ay'a gidilmesi konusunda ne düşünüyorsunuz?
C- Uzay araştırmalarının çok olumlu olduğuna inanıyorum. Uzay araştırmaları; beşeriyete, büyük bir galaksinin, adına 'uzay' dediğimiz fantastik bir Varlığın içinde yer alan ufacık bir merkez olan devasa bir güneş sistemi dahilindeki küçücük bir merkezden ibaret olduğumuzun idrak edilme sürecini başlatma katkısında bulunmuştur. Bu idrak edişe doğru ilk adımımızı, uzay roketlerimizi Ay'a ve öteki planetlere göndererek atmış olduk. Kendimizi bir ailenin, bir parçası olarak idrak etmeye başlıyoruz ve genel olarak, Ufolar denilen olguya karşı duyulan yoğun ilgi de bunun bir veçhesidir. Beşeriyet, Kainatta yalnız olmadığını, Güneş Sisteminde yalnız olmadığını idrak etmeye başlamaktadır. Uzaylılar bizin kardeşimizdirler. Biz, Güneş Sisteminin tümünü kapsayan ve aynen bizim üzerinde yer aldığımız tezahür planının, yani fizik planın üzerinde bulunma mecburiyetinde olmayan bir ailenin bir parçasıyız. Aslında, farklı planetlerin madde veçheleri de değişir. Orneğin; Venüs'e gittiğiniz taktirde, hiç bir şey göremezsiniz. Venüs meskundur ama, bizim en yüksek seviyedeki etherik enerjimiz onların en düşük seviyedeki etherik enerjilerini oluşturur. Onlar, bizim bittiğimiz yerde başlarlar.
S- Amerikan NASA kuruluşu ile Sovyetler'in kirlenmeye yol açtıklarını ve dünyanın ekolojik dengesini bozduklarını sanıyordum, ne dersiniz?
C- Hayır. Aslında, hem Rusya'daki, hem de Amerika'daki uzay programlarının ilerleyişi, ancak ilgili bilim adamlarının zihinlerinin Hiyerarşi tarafından doğrudan etkilenmesi sayesinde mümkün olmuştur. Burada, sadece bizim Hiyerarşimiz değil, daha yüksek seviyedeki bazı planetlerin Hiyerarşileri de söz konusudur. Dolayısıyla, görüyorsunuz ki, bu süreç tamamiyle hiyerarşinin planladığı şekilde gerçekleşmektedir.
S- Dünyanın hükümetleri Ufolar gerçeğinden korkuyor ve bizi bu konuda karanlıkta mı bırakıyorlar?
C- Bay Carter'ın, seçim propagandası sırasında alışıla gelmiş seçim vaatlerinden olmak üzere, Amerika'daki Devlet Bakanlığı ile Savunma Bakanlığının elinde tuttuğu, gizlilik derecesiyle tasnif edilmiş olan enformasyonu açığa çıkarmaya söz vermiş olması ilginçtir ve şimdi bunun gizlilik derecesi kaldırılmakta olup, açığa çıkarılacağını sanıyoruz (bu, gerçekleşmemiştir). Bu atılım, UFO fenomeni hakkında Amerika'da mevcut olduğu kuşku götürmeyen muazzam miktarda bir enformasyonu havi dosyaları, ama muhtevaları değil, şahsen görmüş bulunuyorum.Ellerinde, deneyimleri hakkında konuşmaları yasaklanmış olduğunu bildiğim Hava Kuvvetleri Personelinin vermiş olduğu çok sayıda raporun bulunduğu kuşku götürmez. Resmi görüşe göre; Ufolar, bu ülkenin savunması için bir tehdit teşkil etmemekte ve dolayısıyla da hükümetin onlarla ilgilenmesi için bir sebep bulunmamaktadır.Bunun şu hususların kabulu anlamına geldiği muhakkaktır:a) Ufolar mevcuttur; b) Ufolar dosttur.Ufolar gerçeğinden korkmaktan ziyade, şarurım bu fenomen le nasıl başa çıkacakları konusunda gerçekten de ne yapacaklarını bilmemektedirler.
S- Bunun, uzayla kurulan yeni temasla bir şekilde ilgili olması sizce sözkonusu olabilir mi?
C- Evet, gerçekten de çok ilginçtir. Tüm planetlerin Hiyerarşileri birlikte çalışırlar. Istedikleri taktirde, sürekli olarak telepatik irtibat halinde bulunurlar. Ufolar, yüksek seviyeden bazı planetIerin araçları, esas olarak bir Spiritüel Misyon olan bir faaliyet üzre buradadırlar. Bu misyonun amacı da, Işığın Güçleri bir enerji dengesine erişene kadar bu planeti ayakta tutmaktır. Bu, başarılmıştır. 1956 ile aşağı yukarı 1959 sonları arasında, dünyanın kavşak noktasında yer aldığı bir dönem olmuştur. Dünyanın geleceği gerçekten de muallaktaydı ve Hiyerarşi ile yüksek seviyeden bazı planetlerin, özellikle de Mars ile Venüs'ün Hiyerarşilerinin harcadıkları tüm çabalar, bir anlamda planetin üzerinde patlamakta olan ve tırmanışa geçen kötülüğü dengelemek için kullanılmıştı. Bu, şer güçlerinin, Kova Burcu Spiritüel çağının başlatılmasını, Hiyerarşinin dış dünyada tezahür edişini ve Dünya Öğretmeni'nin ortaya çıkışını önlemek için gösterdikleri çabanın sonuncusuydu. Büyük miktarda olmak üzere, daha başka çalışmalar da yapılmıştır. Atmosferimizde, nehirlerimizde, sarnıçlarımızda ve okyanuslarımızda büyük miktarlarda bulunan ve aksi taktirde planeti zehirleyecek olan negatif nükleer radyasyon tesirsiz hale getirilmiştir. Planetimiz bir dereceye kadar zehirlenmiş bulunmaktadır ama, Uzaylı Kardeşlerimizin faaliyetleri olmasaydı, şu anda yaşanmaz bir halde olacaktı.