3 Sayfadan 3. İlkİlk 123
Toplam 22 sonuçtan 21 ile 22 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Türklerde İslamiyet Öncesi Dini İnançlar

  1. #21
    Türklerde İslamiyet Öncesi Dini İnançlar nevermore - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar-2009
    Bulunduğu yer
    Bornova
    Mesajlar
    12.181
    Konular
    2854
    Su Kültü İnancının Günümüze Yansımaları

    Anadolu Türkleri arasında suyun temiz tutulması inancı hala yaşamaktadır.Hava karardıktan sonra evin dışına su dökülmemesi, suyun akıp geçtiği yerlere tükürülmemesi, bu tür kirletmeler yapıldığında çarpılınacağı inancı ve cezalandırılma korkusu, Türk inançlarının Su Kültü’yle ilgili olan bölümünün yaşayan son biçimleri olarak sayılmaktadır. Doğu Anadolu bölgesinde su ile ilgili bu türden inançlara ve muhtelif pratiklere sıkça rastlanmaktadır. Ağrı ve Kars’ta ilkbaharda,yıkanmak için akarsuya ilk defa girilirken, “ağırlığım,kirliliğini, kelliğim, bu suya” diye söylenirse ve bu üç kez tekrarlanırsa, o yılın sağlık ve huzur içinde geçeceğine inanılmaktadır. Kars’ta yedi ayrı çeşmeden su toplayıp sabah ezanından sonra, bu su ile banyo yapan genç kızın kısmetinin açılacağına inanılmaktadır. Anadolu’nun birçok yöresinde de su ayakta içilmemektedir, adeta suya saygı olmak üzere diz çökülmekte, bir el başa konulmakta, içilmeden önce bir iki yudumluk kısım saçı niyetine yere serpilmekte ve su bundan sonra yere çömelinmiş bir şekilde içilmektedir.

    Urfa yöresinde ise sabah erkenden sokak kapısı önüne bir kova su dökülmesinin evin rızkını artıracağına inanılmaktadır. Aynca yolcunun arkasından kova ile su dökülüp, ayna tutulması yolunun açık olacağına yorumlanmaktadır. Günümüzde bu inanç Anadolu’nun birçok yerinde, hatta İstanbul’da halen uygulanmaktadır.





  2. #22
    Türklerde İslamiyet Öncesi Dini İnançlar nevermore - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar-2009
    Bulunduğu yer
    Bornova
    Mesajlar
    12.181
    Konular
    2854
    Ateş Kültü ile İlgili Olan Halk İnançları
    Ateş Kültü’yle ilgili inanışların günümüz Türkiye’sinde de devam ettiğine dair bazı bulgular bulunmaktadır. Türkler arasında en yaygın ateşle arınma biçimi hastaları, evleri, ölüleri tütsüleme uygulamasıdır.

    Ateşin sağlık ve canlılık verici, birçok hastalıkları iyi edici nitelikleri bulunduğu kanısı Ateş Kültü’nün günümüze yansımalarından biridir. Hıdrellezde hastalıklardan korunmak için yakılan ateş üzerinden herkes atlamaktadır.

    Hıdrellez günü ateşin üzerinden atlamanın sadece sağlık ve canlılık verici özelliğinin dışında, ateşin üzerinden üç kere atlayarak dilek dilemek ve dileğinin gerçekleşeceğine inanmak da yapılan uygulamalar arasında sayılmaktadır.

    Ateş Kültü’yle ilgili inanışlara Doğu Anadolu yöresinde de sıkça rastlanmaktadır. Ocağa, oda, ateşe bağlı pek çok pratik bulunmaktadır. Örnek olarak, Tunceli çevresinde ocağa karşı and içilmekte ve kurban kesilmektedir. Diyarbakır’da ise ateşin,ocağın su dökülerek söndürülmesi yasak uygulamalardan sayılmaktadır. Hakkari’de evin herhangi bir tarafına kül dökmek iyi karşılanmamakta, o eve uğursuzluk geleceğine ve evin felakete uğrayacağına inanılmaktadır.

    Aynca Anadolu’nun bazı yörelerinde cenazenin yıkandığı yerde ateş veya ışık yakılması ve mezarın başında üç gün ateş yakılması, cenaze evinde üç gün ocağa yemek konulmaması, Ateş Kültü’nün günümüzdeki uygulamalarındandır. İslamiyet’te ise, mezarlarda kandil yakmak kesinlikle yasaklanmıştır.


    Demir Kültü

    Kısmet Açma Biçimi Olarak Kilit Açma
    Kilit açmak ve kilit kapamak halk inançlarında düzgün giden işlerin ters dönmesi ve ters giden işlerin düzelmesi inancından kaynaklanmaktadır. Temelinde Gök-Tanrı inanç sisteminin Demir Kültü vardır. Anadolu’nun çeşitli yörelerinde evlenmede geç kalmış kızlar için türbelere gidilmekte ve orada Kilit Açma uygulamaları yapılmaktadır. Böylece evlenmemiş kızların kısmetlerinin açılacağına inanılmaktadır.

    Evlilik Sırasında Demir Kültü’yle İlgili Olan İnançlar
    Evlilik sırasında Demir Kültü’yle ilgili olarak uygulanan inançlarımızdan,
    ağzı açık çakı, suya konulmuş bıçak, tavana veya tabana bıçak saplanması, kapı başına çivi çakılması sayılabilmektedir.


    Şamanizm Kaynaklı İnançlar
    Büyük ve kitaplı dinlerin hiçbiri tam olarak eski dinlerin etkisinden kurtulamamışlardır. Yeni dinin getirdiklerine aykırı olan birçok görenek ve inanç, kitaba uydurulup, kitaplara dahi sokulmuştur.İslam dinini kabul etmiş olan Türkler ve diğer kavimler de eski dinlerinden kalan birçok inanç, gelenek ve ayinleri yeni dinlerine taşımışlardır. Şamanizm’in bu geleneklerinin çoğu da,İslamiyet’in
    emirlerindenmiş gibi, yüzyıllar boyu sürüp gelmektedir. Bütün diğer evrensel dinler gibi, İslamiyet de genel anlamda Şamanizm inançları dediğimiz eski Türk inançlarım bir şekilde kabul etmeye, onlara İslami bir biçim kazandırmaya mecburdu. Anadolu’da nüfusun çoğunluğunu oluşturan göçebe Türkmenler heterodoks inançlara dayalı bir Müslümanlığı şekillendirmişlerdir.

    Türk Müslümanlığının manevi ve felsefi ontolojisini oluşturan halk sofizmi, Türk Şaman ve İslam kültürünün sentezini oluşturmuştur. Genelde birçok yönleriyle mistik niteliğe sahip Şamanlık, halk sofizmi adı altında kendisini muhafaza etmiş, heterodoks İslami akınların ve inanışların oluşmasında önemli rol oynamıştır.

    Böylece yüzyıllar boyu İslam’ın önderi gibi gözüken Müslüman Türk dünyası ve ülke yöneticileri aracılığıyla gerçekten bu duruma gelen Türkler iki bölüme ayrılmıştır. Bir bölümü İslamiyet’i içtenlikle kabullenmiş ve eski dinden tepki yaratmadan koruyabileceklerini yeni dinlerinde sürdürmüşlerdir.Örneğin şehzadelerin boğdurulması, ritüel savaşları, düşman ölülerinin mezardan çıkarılması ve yakılması, başlık üzerine tüy takılması, yak veya at kuyruğundan yapılan sancaklar gibi. Diğer bölüm ise bir dereceye kadar Müslüman olmuştur, ancak geçmişinden olabildiğince fazla şeyi özenle korumuştur.

    Bu, her şeyin hızlı bir şekilde yozlaştığı,ancak daha hiçbir şeyin tamamen kaybolmadığı günümüze kadar süregelmiştir. Anadolu’da göçerler ve yerleşik topluluklar arasında yapılan incelemeler aynı sonuçlan vermiş; dokuz yüzyıllık Müslüman geçmişe karşın ortalama halk tabakalarının orta çağ inançlarında, bazı kalıntılardan çok daha fazla şeyi sakladıklarım ortaya koymuştur.
    Türklerin geleneksel dinlerini genel olarak Şamanizm altında toplayacak olursak, Türklerin İslamiyet’le birlikte günümüze kadar taşıdıkları, yaşattıkları, çoğu zaman İslamiyet’le birleştirdikleri birçok inancı olduğunu görmekteyiz.


3 Sayfadan 3. İlkİlk 123

Bu Konu İçin Etiketler