2 Sayfadan 1. 12 SonSon
Toplam 13 sonuçtan 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Türk Korku Sineması

  1. #1
    Lowan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Tem-2012
    Bulunduğu yer
    Depths of Kadath
    Mesajlar
    86
    Konular
    2

    Post Türk Korku Sineması


    Hepinize merhaba. Başlıklara biraz bakındım. Sanırım bu başlık biraz toplayıcı nitelikte olacak gibi.

    Biliyoruz ki 2000'lerin başından beridir teknoloji oldukça güçlü bir ivmeyle ilerledi ve sinema sektörü de bundan haylice nasibini aldı. Tabi bizim insanımız üretken olmadığı, üretken olma potansiyeli taşıyanlara destek çıkmayarak yurt dışına kaçırdığı için de Türk sineması bu gelişmeleri bir hayli geriden takip etmeye başladı. Bu başlık altında yeni dönem Türk korku izlenceleri hakkında hem tanıtım yapmak hem de kendi görüşlerimi paylaşmak istiyorum. Sinema konusunda daha bilgili insanların da göremediğim bakış açılarından yorum yapması ayrıca hoşuma gider.


    Kabuslar Evi

    - Yapım Yılı: 2006
    - Yönetmen: Çağan Irmak
    - Senarist: Çağan Irmak
    - İçerik:
    Kabuslar Evi 13 bölümden oluşan, her bölümde farklı bir hikaye anlatan ama hikayelerin ortak noktası "perili" olduğuna inanılan bir köşk olan bir televizyon filmi serisidir. Bu seride Okan Yalabık, Çetin Tekindor, Hülya Koçyiğit, Yetkin Dikinciler gibi ünlü oyuncular oynamıştır.

    - Yorum:
    Açıkçası bir televizyon işi için oldukça başarılı buldum. İlk birkaç bölüm heves ve merakla izlettirdi, ama sonraki bölümlerde korku ve gerilim öğeleri yerini gizem ve dramaya bırakmaya başladı. Şahsen Türk dramasından tiksiniyorum, o yüzden zoraki olarak izledim bazı bölümleri.



    Dabbe Serisi

    - Yapım Yılı: 2005 - 2016
    - Yönetmen: Hasan Karacadağ
    - Senarist: Hasan Karacadağ
    - İçerik:
    Seri şu anda 6 filmden oluşmaktadır. Konu olarak önce interneti bir kıyamet alameti olarak ele almış, her filmde cin ve büyü öğelerini gittikçe daha çok işlemiştir. Filmlerde genel olarak bir kişinin başına garip olaylar gelir ve araştırmacı ruhlu bir yakını, bu olayların ardındaki meseleleri araştırır. İkinci filmden sonrakiler güzel plot twistler yaşatarak hikayeye bir miktar derinlik katar. Genelde iyi son yoktur, en iyi haliye buruk zaferler vardır.

    - Yorum:
    Bu seri için yorumlarımı her film için ayırmak istiyorum.

    1. İlk filmde az ama yerinde efektler var. Konsept oldukça başarılı ama konuyu işleme şeklinde basitlikler var. Meh kalitesinde.

    2. Serinin açık ara farkla en rezalet filmi. Tek mekan filmi olmasına rağmen görsel anlamda korkuyu yaşatacak öğeler yok. Oyuncu kadrosu 5 kişi ve aralarında sadece 1 tane profesyonel oyuncu var. Onun kalitesi de yeniyetmeler yüzünden düşmüş. Karakterler sürekli ve gereksiz bir şekilde bağırıyorlar. Filmin sonu "dabbe" temasına göre çok saçma.

    3. Üçüncü filmde bir REC, bir Paranormal Activity tadı var çünkü uykusunda yürüyen bir kadının tedavi sürecinin kayda alınmasını izliyoruz. Burada "yabancıdan çakınca kalitede artış oldu" durumunu görmeye başlıyoruz. Unutmayın, bunu dünya sinemasıyla değil Türk sinemasıyla kıyaslamak gerekiyor.

    4. Bence serinin en güzel, en başarılı filmi. Bir doktorun cinci hocaların uydurma olduğunu kanıtlamaya çalışması üzerinden gelişen film yine çoğunlukla kameralar eşliğinde ilerlese de lezzetli plot twistler, üzerinde ciddi anlamda uğraşılmış dekorlar ve özellikle büyü materyalleri ve parşomenler filmi güzel bir şekilde beslemiş. Benim çok hoşuma gitti.

    5. Bu film yalnız ele alındığı vakit güzel, ama serinin bir parçası olarak ele alındığında ilk üçünden güzel olsa da dördüncü filmin bir nevi kopyası olarak ilerleyen storyline'dan ötürü oldukça kötü. "Bir tane güzel çıktı, hadi aynısını yapalım" demişler ve hakkaten de aynısı olmuş

    6. Bu film benim için dördüncü filmin (ve dolayısıyla beşincinin de) gölgesinde kaldı. Biraz sıkıcı geldi.

    Semum
    - Yapım Yılı: 2008
    - Yönetmen: Hasan Karacadağ
    - Senarist: Hasan Karacadağ
    - İçerik:
    En kısa haliyle; yeni taşınılan bir evde gerçekleşen beden ele geçirme sürecini ve cinci hocanın ilahi becerileriyle ele geçirilen kadına yardım etmesini izliyoruz.

    - Yorum:
    Protection açan cleric hocanın skill vurarak semum isimli kötücül cini öldürmeye çalışmasını izlemek oldukça eğlenceliydi Bu film aslında Hasan Karacadağ'ın "dabbe" konseptinden çok uzaklaşmaması gerektiğini gösteriyor. İnternetle kıyameti birleştirerek güzel bir başlangıç yaptı, üzerine cin ve müslümanlık serpiştirdi. Aynı kalıbı alıp başka bir şey yapayım deyince olmuyormuş demek ki.


    El-Cin
    - Yapım Yılı: 2013
    - Yönetmen: Hasan Karacadağ
    - Senarist: Hasan Karacadağ
    - İçerik:
    Bir grup üniversiteli genç, Şile'de kaçırılan bir kız çocuğuyla ilgili garip olaylar yaşarlar. Sonra da işin içinden çıkabilmek için olayları araştırmaya çalışırlar.

    - Yorum:
    Gençlik filmi tadında başlayıp her karaktere bir gariplik yaşatarak korkuyu, gerilimi vermeyi denemişler ama pek olmamış, çünkü üniversite gençliği geyik yapmak üzerine kuruludur ve başkasının başına gelen korku öğesi, diğerleri için geyik unsuru olur. Bu da gerekli ciddiyeti bozar. Onun dışında, filmin ikinci yarısı hocadan düşük seviye WOW questi alıp korku mevzusundan sıyrılıyorlar. Sonuna kadar izleyemedim. Sıkıldım.

    Siccin
    - Yapım Yılı: 2014
    - Yönetmen: Alper Mestçi
    - Senarist: Erkan Özer
    - İçerik:
    Ablamız, evli olan kuzenine kafayı takıyor (incest alert!!). Yer yer aklını çelebilse de kuzeni eşiyle mutlu olduğunu vurgulayınca adamın karısına büyü yaptırıyor, ama bilmediği bazı mevzulardan ötürü işler karışıyor.

    - Yorum:
    Diğer filmleri izleyince bu film extreme derecede sıkıcı gelmişti, çünkü maraton yaptım ve sürekli cinciler, sürekli müslümanlık olunca insan bayıyor. Yine de bu filmin diğerlerine göre yenilikçi bir yapısı var. Hasan Karacadağ filmlerinde olayları hiçbir şeyden haberi olmayan kurbanın gözünden izleriz. Bu filmdeyse büyüyü yapan/yaptıran tarafından izliyoruz. Basit bir değişiklik ama birbirini tekrar eden o kadar öğeden sonra küçük bir perspektif farkı bile değerli sayılabilir.

    Magi
    - Yapım Yılı: 2016
    - Yönetmen: Hasan Karacadağ
    - Senarist: Hasan Karacadağ
    - İçerik:
    Hitler'in yaratılışını sağlayan tarikatın Hitler'le bozuşması sonucu Türk topraklarına kaçan bir okültist, burada Ganzir isimli bir tarikat kurar. Ganzir tarikatının kurbanlarından biri, Dil okulunda çalışan Marla'dır ve gazeteci olan kız kardeşi onu ziyarete geldiği gece ölür. Kardeşi de önce bu olayı, ardından da tarikatı araştırırken işin içine başka kişiler de karışır.

    - Yorum:
    Film vizyondan yeni kalktı (belki bazı sinemalarda hala gösterilmektedir, bilmiyorum) ama bence şu saydığım filmler arasında en başarılısı olmuş. Yabancı ve CV'si kalın oyuncuların kullanılmasını ben büyük bir ilerleme olarak görüyorum. İşin üzücü kısmı filmdeki konuşmaların dublaj olması, ki Türk karakterler de kendilerine dublaj yapmışlar. Bu biraz komik, biraz üzücü. Filmde Constantine karakterinden ve Supernatural dizisinden esintiler var ama diğer filmlere baktığımızda bunun çeyreği bile yok. Görsel efektler oldukça başarılı. Bir şey dışında. Kadınları hamile bırakan cinin silüetini o kadar modelleyememişler ki, gözüktüğü sahnelerin kalitesini ayaklar altına alıyor. Kurgu, hikayenin ilerleyişi, küçük plot twistler falan oldukça tatlıydı. Filmin intro kısmıyla ayin sahneleri gerçekten hoşuma gitti.



    Siccin'in 2. filmi de varmış, onu yazıyı hazırlarken öğrendim. Magi'yi izlerken iki yeni korku filminin fragmanını gördüm. Mayıs ayı Türk korku sineması için bereketli olmuş anlaşılan. Biraz da bu yüzden böyle bir yazı hazırlamak istedim. Türk korku filmleri hakkında neler düşünüyorsunuz? Korku öğeleri sizce nasıl, daha da önemlisi, nasıl olmalı?



  2. #2
    Nundia - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Haz-2015
    Mesajlar
    460
    Konular
    16
    Açıkçası Türk yapımı korku filmlerinden hayatım boyunca hoşlanmamışımdır.Hele cinli filmlere karşı ayrı bir antipatim var.Yok muskaymış kuranmış allahmış vs.kullanılarak elde edilmeye çalışılan bir korku bence.Yapılan dram filmlerinde nasıl insanların duygularını sömürüyorsak,korku filmlerinde de dinimizi sömürüyoruz.Kısacası ne korkunç oluyorlar ne de kaliteli.Çoğu ruhsar tadı veriyor zaten :d

  3. #3
    Lowan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Tem-2012
    Bulunduğu yer
    Depths of Kadath
    Mesajlar
    86
    Konular
    2
    Alıntı Nundia Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Açıkçası Türk yapımı korku filmlerinden hayatım boyunca hoşlanmamışımdır.Hele cinli filmlere karşı ayrı bir antipatim var.Yok muskaymış kuranmış allahmış vs.kullanılarak elde edilmeye çalışılan bir korku bence.Yapılan dram filmlerinde nasıl insanların duygularını sömürüyorsak,korku filmlerinde de dinimizi sömürüyoruz.Kısacası ne korkunç oluyorlar ne de kaliteli.Çoğu ruhsar tadı veriyor zaten :d
    Hangi filmleri izledin peki? Dabbe 4 ve Magi'yi izledin mi? Sence bir Turk korku filminde korku unsurlari nasil olmali?

  4. #4
    Rauhassa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oca-2008
    Mesajlar
    2.974
    Konular
    97
    Olaya direkt Türk korku sineması din öğesi kullanıyor diye girmeyeceğim çünkü bir çok yabancı korku fimlerinde de kendi din öğeleri kullanılıyor. Sorun hemen hemen her korku filminde din öğesi kullanılması. Bir tane tamam iki tane tamam derken çıkan her film bu konu altında devam edince kabak tadı veriyor. Hep aynı kurguda dönüp duruyor. Düşük bütçeli 3 film yerine yüksek bütçeli 1 film yapsalar hasılat daha sağlam olur diye düşünüyorum.

  5. #5
    Nundia - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Haz-2015
    Mesajlar
    460
    Konular
    16
    Dabbe 1'i arkadışımın zoruyla 2'yi de ailemin ısrarıyla izlemiştim.Ancak hiç beğenmediğim için serinin kalanını izlemeye gerek duymadım.Ne zaman korku filmi yapılsa in cin konu alınıyor.Ancak 'cin' konusu ele alınmadan çekilebilecek o kadar çok film var ki. Yani psikolojik gerilim filmleri yapılmalı artık.Biraz yeniliğe açılalım istiyorum o kadar.

  6. #6
    Lowan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Tem-2012
    Bulunduğu yer
    Depths of Kadath
    Mesajlar
    86
    Konular
    2
    Oncelikle, yenilige acilabilmek icin eldekinin desteklenmesi gerekiyor. Dabbe serisini izlerken Hasan Karacadag'in film kalitesinin de gelisme surecini gormus oldum. Filmleri din kavramindan nefret eden, hatta tiksinen bir adam olarak izledim ve buna ragmen Dabbe 4 ve Magi'yi oldukca basarili buldum. Buyuk ihtimalle din uzerinden korku yapmanin arka planinda din kavraminin hala insanlarin cogu uzerinde buyuk etki yaratmasi ve dine cok takilmayan insanlarin bile derinlerde bir yerde batil inanclara sahip olmasi durumu var. Bu da daha fazla korku filmi cekecek adam olmadigi surece uzun bir zaman diliminde asilacak demektir.

    Diger filmleri degil de bu bahsettigim iki filmi izlemenizi tavsiye ediyorum. Ama izlerken konunun ilerleyisine, kamera acilarina, dekorlara ve efektlere dikkat edip sonrasinda bunlari da hesaba katarak bir degerlendirme yapin bence.

  7. #7
    Rauhassa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oca-2008
    Mesajlar
    2.974
    Konular
    97
    Alıntı Lowan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Oncelikle, yenilige acilabilmek icin eldekinin desteklenmesi gerekiyor. Dabbe serisini izlerken Hasan Karacadag'in film kalitesinin de gelisme surecini gormus oldum. Filmleri din kavramindan nefret eden, hatta tiksinen bir adam olarak izledim ve buna ragmen Dabbe 4 ve Magi'yi oldukca basarili buldum. Buyuk ihtimalle din uzerinden korku yapmanin arka planinda din kavraminin hala insanlarin cogu uzerinde buyuk etki yaratmasi ve dine cok takilmayan insanlarin bile derinlerde bir yerde batil inanclara sahip olmasi durumu var. Bu da daha fazla korku filmi cekecek adam olmadigi surece uzun bir zaman diliminde asilacak demektir.

    Diger filmleri degil de bu bahsettigim iki filmi izlemenizi tavsiye ediyorum. Ama izlerken konunun ilerleyisine, kamera acilarina, dekorlara ve efektlere dikkat edip sonrasinda bunlari da hesaba katarak bir degerlendirme yapin bence.
    Kime diyorsun bilmiyorum ama kendi adıma dediğin filmler güzel zaten ben Türk korku filmlerini kötülemiyorum asla. Bazıları cidden çok güzel. Sıkıntım olan konu sadece sürekli aynı şeyin etrafında dönmesi o da dediğin gibi zamanla yeni girişimcilerle olacak gibi düşünüyorum. Hasab Karacadağ kendini bir hayli geliştirdi ama hala sadece cin cin cin kızdığım nokta bu.

  8. #8
    Nundia - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Haz-2015
    Mesajlar
    460
    Konular
    16
    Alıntı Lowan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Oncelikle, yenilige acilabilmek icin eldekinin desteklenmesi gerekiyor. Dabbe serisini izlerken Hasan Karacadag'in film kalitesinin de gelisme surecini gormus oldum. Filmleri din kavramindan nefret eden, hatta tiksinen bir adam olarak izledim ve buna ragmen Dabbe 4 ve Magi'yi oldukca basarili buldum. Buyuk ihtimalle din uzerinden korku yapmanin arka planinda din kavraminin hala insanlarin cogu uzerinde buyuk etki yaratmasi ve dine cok takilmayan insanlarin bile derinlerde bir yerde batil inanclara sahip olmasi durumu var. Bu da daha fazla korku filmi cekecek adam olmadigi surece uzun bir zaman diliminde asilacak demektir.

    Diger filmleri degil de bu bahsettigim iki filmi izlemenizi tavsiye ediyorum. Ama izlerken konunun ilerleyisine, kamera acilarina, dekorlara ve efektlere dikkat edip sonrasinda bunlari da hesaba katarak bir degerlendirme yapin bence.
    Öncelikle tavsiyeniz için teşekkür ederim,emin olun ki izleyeceğim ancak çok etkilenebileceğimi sanmıyorum.Yani belki biraz ön yargılıyımdır ancak beğenmediğim bir şeyi neden destekleyeyim ki ?

  9. #9
    Lowan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Tem-2012
    Bulunduğu yer
    Depths of Kadath
    Mesajlar
    86
    Konular
    2
    @Rauhassa: Biraz toplama yazdigim icin kime ne dedigim karismis evet. Umuyorum ki mevzu bir gun cinleri hocalarin otesine gecer.

    @Nundia: On yargiyi kirmak, yeterli duzeyde irdeleme yapabilmek icin oldukca gerekli. Begenmedigin seyi neden destekleyesin? Begenecegin kivama gelebilmesi icin olabilir. Bu tur isler biraz deneme yanilma isi cunku. Ilk iki filmi izlemissin zaten. Uygun bir zamaninda ikinci filme goz ucuyla bakip hatirlarsan ve 4. filmi oyle izlersen kalitedeki artisi goreceksin. Iste o artisin ivmelenmesi icin boyle girisimleri desteklemek gerekiyor.

    Bu arada din disindaki korku ogeleri icin aciklayici bazi ornekler istesem sizden? Ben de korku senaryolari yaziyorum oyun icin. Gerci Lovecraftian horror yaziyorum ama belki buradan cikacak alternatif fikirler ilham verir diye bir sorayim dedim :P

  10. #10
    SilverCavalry - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oca-2014
    Bulunduğu yer
    YEAA
    Mesajlar
    1.036
    Konular
    17
    Magi çok eğlenceli bir film. Bir gün canınız sıkılırsa gülmek için izleyebilirsiniz. Sinemada izledim tüm salonun güldüğü sahneler baya fazlaydı. Korku filmi istiyorsanız yabancı filmlere bakın derim "aralarında" çok güzel filmler var. Dabbe serisinin bir tek 4 ünde birkaç sahnede korkmuştum o iyiydi (4 mü 5mi hatırlamıyorum) geriye kalan filmlerini izlerken yemek yemeden izleyin kusarsınız. "O ney la dabbe mi?" Kafasıyla yapılmış filmler yani ilerde film yönetmenliği isteyen biri olarak magi'yi şöyle söyliyebilirim;Yapmacık. Film çok yapmacık olduğu için komik olmuş türk oyuncuların hepsi çuvallamış diyebilirim. Yabancı oyuncular yine biraz iyi (özellikle max payne tarzı olan kafasına sıkan abimiz) ama cidden film güzel değildi yani dürüst olayım çok yapmacık olmuş inandırıcı değildi ve çok fazla dini unsur vardı ve diğer ülkelerde de tutsun diye hristiyanlıkla islamı karma yapmışlar ortaya acayip birşey çıkmış. Sonu da biraz garip bitmiş ama dabbe serileriyle aynı: "burda olanlar harfi harfine gerçek!!" Sonuç:yapmacık ve yarı komik bir film. Hele kadının bodrum katında bulduğu kanlı "Pagan"adlı kitapta oha artık dedim. Paganlar sanki cinciymiş gibi kadın diyor "bu kitap ne?"adam da hiç sorma ayaklarına girip başlıyor komplo teorilerine,sonra bir bakıyoruz o kitapla ilgiliymiş vazı şeyler "oo pagan korkuunç" falan


2 Sayfadan 1. 12 SonSon

Bu Konu İçin Etiketler