Kitabın son bölümü de yazılmış ve artık zamanın ızgaralarının arasındaki yerini almıştı …… 84 adet suluboya resim ve el yazması tekst
Bu metinler el yazmasıydı . Bu yazı Nosradamus2un veya başka birisinin olabilir.
Bunu ancak zaman bize söyleyecek ……………………………. Bu yeni evrede Thr tree Of Life ( hayat Ağacı ) yeni bir yere taşınıyor…………….
Enerjiler erkek enerjiden ( Fiziksel, Heyecan verici ,Hakikate uygun )
Dişi Enerjiye ( manevi , ışıklı, Yüksek Frekanslı ,Yaradılışlar )
Bölüm 81 ( Plate 81)

The Old Tree 'Taken' Down (End of Male Consciousness) Eski Ağaç “sökülüyor” ( erkek bilincin Sonu )
Bölüm 82 (Plate 82)

Rebirth in the Feminine (The Final Watercolor Image) Dişi bir dünyada tekrar doğuş ( Son Sulu boya resim )
Bölüm 44 ( Plate 44)

Feminine Energies Passing Through Physical Time Dişi enerjilerin Fiziksel zamanın içinden geçişi
28 Ekim 2007 de History Chanel Televizyonunda yayınlanan Thr lost book of Nostradamus adlı program gecenin en yüksek izlenme reytingini kazanmıştı. "Lost Book of Nostradamus" tıklayıp kanaldaki o programı izleyebilirsiniz.
İki saat süren yayın anında bu program Nostradamus’un Kaybolan kitabındaki bilgiler hakkında seyirciler uzun bir düşünme zamanı vermiştir
Acaba hakikaten bu resimleri Nostradamus’mu çizdi ve el yazısıyla yazılan tekstdeki bilgiler onamı ait.
Bana kalırsa yazılar ona ait fakat resimler onun yanında çalışan bir bayan artistin elinden çıkmışa benziyor. Ama her halükarda o resimlerin öyle olmasını ve böyle çizilmeleri için gerekli direktifler Nostradamus tarafından verilmiştir.
Burada bu kitabın bulunma zamanının içindekilerle çok iyi ayarlanmış olduğu görülmektedir . Zira bu kitabında dünyanın sonunun gelmekte olduğunu ve bunun nasıl olacağını anlatmakta.
Ve bunu yine diğer kitabındaki gibi alegorik yazı ve resimlerle gizlemiş ve anlaşılabşlmesi için belli bir zaman beklemesi gerektiğini yazmıştır.
Okunmasını istediği zamanda bizim şimdiki yaşadığımı bu devredir. Peki 500 sene evvel yazılmış ve saklı tutulmuş bir kitap nasıl oluyorda yazarının okunmasını istediği devirde birden ortaya çıkıyor.Hem de bir şans eseri Devlet kütüphanesinde inceleme yapan bir araştırmacı gazetecinin
Onu fark etmesiyle.
Nostradamus bu sırrın ancak Knights Templer tekrar Vatikan tarafından af edilip şereflendireceği zaman açıklanmasını istemiştir .
Vatikan Temliye şövalyelerini tekrar şerefli yerlerine iade ettiğini açıklayan gizli bir yazısı yayınlanmıştı. Bu yazı hakkında bilgi bulmağa çalışan araştırmacı gazeteci Devler kütüphanesinde araştırma yaparken Nostradamus’un kitabını bulmuştur.
Nostradamus 500 sene evvel yaşamış olan bir gözlemci, falcı,gaipten haber veren bir alimdi. O dünyaya gelecek hakkındaki vizyonunu kendine özel “ symbology ve yorumlama “ şekliyle anlatmıştır. Kullandığı “ archetypical patterns “ kendine has örnekleme sistemi ile insanlığın
Gelecek tarihçesini yazmıştır.
Yazdığı dörtlükler esnek ve geniş bir anlam taşıdığında onları okuyan herkes incelediği devreye uygulama imkanı olmuştur. Bu örnekleme belli bir zamanı göstermemektedir ama devamlı olarak devinen geniş zaman siklüslerini ( cycles) kapsamaktadır.
Dikkat edilirse ve iyice araştırılırsa Tarihin devamlı olarak bir döngünün içinde gelişmektedir.
Onun için halk arasında “ Tarih bir tekerrürden ibarettir “ denmektedir.
Nostradamus da bu tekerrürün kaç asırda bir oluştuğunu iyice gözlemleyerek o meşhur “ dörtlüklerini “ o periyotların döngüsüyle senkronize etmiştir.
Nostradamus yazdığı dörtlükler için şunu söylemiştir.
“ Benim yazdığım bu dörtlükler yazıldıklarından 500 sene sonra tam olarak anlaşılamayacaktır .”
Dediğinde haklıydı. Bugüne kadar her dediği çok kolay anlaşıldı . Fakat zaman geçtikçe söylediklerini meydana gelen olaylarla ilişkilendirmek ve onları açıklayabilmek zorlaşmaktadır.
Nostradamus 942 dörtlük yazmıştır ve bunları yüz yıllara bölmüştür Her yüzyıl için 100 dörtlük sadece sondaki yüzyılda 42 dörtlük vardır.
Her dörtlük 4 satır yazılmış bir şiirdir.
Bu kafileli , uyaklı dörtlükler genelde Fransızca olarak , İçine az bir şekilde İtalyanca, Eski Yunanca ve Latince kelime ve deyimler ilave edilmiştir.
Manaları kolay bir şekilde anlaşılmasın diye bunları sembolizm, metafor, gibi şekiller kullanarak ve bahs etmek istediği insanların isimlerini de gizlemek için isimlerden bazı harfleri eksik yazmak veya dolaylı bir şeklide o ismi tarif etmek şeklinde yollara baş vurmuştur.
Bunları o devirde ölüm cezasına mahkum edilen sihirbaz veya büyücü olarak tanımlanmamak için yapmıştır Bu dörtlükleri ve el yazma notları anlayabilmek için Simyada , hakikatin sadece efsane , matematik ve metafor olduğunu ve yeni oluşların bunlar sayesinde yapıldığını unutmamak gerekir.
Şunuda unutmayalım ki Nostradamus bir doktor, bir simyacı, bir astrolog ve bir kahindir . Ve 500 sene geçtiği halde o zamandan bu zamana yaşamış en büyük zamanın peygamberidir.

Zambak çiçeği ( fleure de Lis)

Alchemy – simya Simya Mesopotamya, Eski Mısır, İran, Hindistan, Japonya, Kore ve Çin , Eski Yunan , ve Roma da , İslam medeniyetinde ve 19 yüzyıldan itibaren de Avrupa da . Bu belli okullarda ve filozofik sistemlerde 2500 senedir öğretilmektedir.
Bilim tarihinde Simya çok eskilerden beri geçerli olan araştırma metotlarına dayanır. Bu metotlara göre Tabiat ve felsefi ruhsal düşüncenin birleşmesinden ve bunlarla beraber, kimya, metalürji, fizik , tıp, astroloji, mistisizm , semitik ezoterizm ve ilaveten açıklanamayan büyük güçlerin bir arada karışmasına dayanmaktadır.
Simya çok eski ruhsal arınmanın ve değişimin , benliğin gelişmesinin resimler karşısından daha fazla onların sırlarını çözme yoludur. Simyanın her adımında mistitizm ve sırlarla doludur. O kendi müridine benliğinin ve ruhunun Tanrısal kattaki hayal ve esoterik sembollere erişmesini sağlar.
Üsteki resimde görülen çiçek ( Zambak çiçeği) o zamanlarda bütün Avrupa bayraklarında veya armalarda yüzlerce yıl amblem olarak görülmüş ve bilhassa Fransız Krallığının değişmez sembolü kabul edilmiştir.
İspanya kralı , Lüksemburg Büyük Dükü ve Bourbon sülalesi de aynı amblemi kullanmıştır.

The Flower Of Life ( Fleur de Lis ) Zambak Hayat Çiçeği birbirinden beli aralıklarla çizilmiş ve birbirini kesen daireler in meydana getirdiği geometrik şeklin modern ismidir. Bu bir hexagon altıgen simetrisi içinde çizilmiş bir şekildir.
İki ayrı büyüklükte olan daireler etraftakiler daha büyük ortadakiler daha küçük.
Ortadakilerin meydana getirdiği şekil bir bir zambak çiçeğini sembolize etmektedir.
Bu şeklin kutsal Geometri de eski dinsel değerler taşıdığını ve burada gerek evrenin gerekse zamanın temel şekillerini ve birbirleriyle ilişkilerini anlatıldığı söylenir .
Aradaki dalga şeklindeki eğriler ise insan hayatını meydana getiren olayların, hislerin ve duyguların benlikteki dalga gibi hareketlerini göstermektedir. Modern ilimde bu dalgaların
Bütün kainatı meydana getiren enerjinin titreşim herz dalgaları olduğu kabul edilir.
Ayrıca yine eski felsefeye göre evrendeki her olayın ve canlının tutulan Akashic kayıtların da ivmeleridir.
Bu Hayat Çiçeği aynı zamanda Platonic Solids le de ilgilidir.

Platonik cisimler (Düzgün katı cisimler),(Platonic Solids)
Yüzeyleri düzgün çokgenler olan, yüzeyleri, köşeleri ve ayrıtları aynı, üç boyutlu cisimlere düzgün çokyüzlüler denir.
Eski Yunan filozofu Platon'a gore evren "esir", toprak, hava, ateş ile su'dan oluşan beş temel ögeden oluşur. Yine Platon'a gore bu 5 ögenin her biri birer eşkenar çokyüzlü olan atomlardan oluşmuştur. Bundan dolayı eşkenar çokyüzlülere platon cisimleri adı verilir. Matematiksel olarak toplam 5 çeşit çokyüzlü vardır:
Hexahedron (Küp, veya 6 yüzlü),
Yine eski bilimlerde kutsal Geometrinin bu nesneleri evrenin yapıtaşlarının şekillerini teşkil
Bizim bir organımız olan “ GÖZ “ ile burada kullanıldığı şekildeki “GÖZ “ arasında bir bağ vardır. Organ olan göz bizim ışığı görmemizi ve bu sayede “ şeylerin “ yalın halleri ile sembolik halleri arasında da bir link kurarak onları anlamımızı sağlar. Hakiki zamanın gözüyle yaşayıp gördüğümüz bizim benliğimizin “ hologramik” şeklidir . Gözümüzün ortasındaki mercek evren üniversitesinde bilgisini artırmaya çalışan bir talebeye benzer. Bizlerde aynen bu evrende sonsuz bilgilerden kendi kapasitemizin elde edebileceği miktarda kısmını öğrenmeye çalışan birer öğrenciyiz.
Fiziksel benliğimizde ( yaşamımızda) her şey Sarmal hareketle oluşur
Plate 52

İnsanlık yavaş yavaş tam bir daire şeklini takip ederek kalbin içine doğru gitmektedir
Hopi Prophecy - Turtle Island Yaşlı bir HOPİ Kızılderili kahini der ki : Mavi yıldız Kachina Cennet de göründüğü zaman 5 dünya doğacak. Bu herkesin arınma günü olacaktır. Hopiler Sirius yıldızına Mavi yıldız Kachina derler. Onlar Mavi Yıldız Kachina büyük meydanda dans edip maskesini çıkardığı zaman gelecekler. Kapat
Plate 77: The Tree of Life and the Sacred Flame
Bölüm 77 Hayat Ağacı ve Kutsal Alev

Bu kil tablet 4.500 senelik ve Sümerlilere ait. Bu tablette o zamanlar geçerli olan ve Hindu – İran inanışında bir efsaneden bahsetmektedir. Burada bir kadın ve bir erkek görülmekte Hayat Ağacının yanında oturmaktalar. Oturan kadının gerisinde bir yılan görülmektedir bu bir resimle sembolize edilerek “kadının kandırılmasını “ anlatmaktadır.
Bazı değerlerin oluşmasını meyve ağaçları tarafından resmedilmesi Sümer devrinde başlamıştı. Buradaki ağaç bu meyveleri yiyenlerin gayet sıhhatli ve uzun bir ömürleri olacaklarını bildirmektedirler. İsmi de hayat ağacı dır. The Life Tree
Bu Musevi – Hıristiyan dinlerinden evvel Hindo – İran ( Hindu ve İran dinlerinde ) vardı.
Bunlardan birisi ve dünyadaki asıl ilk Tek Tanrılı Din olan Zoroastrian tarafından kutsal kitaplarında anlatılmaktadır..
Zoroastrianism dünyanın en eski Tek Tanrılı dinidir m.ö. 3500 yılında Peygamber Zoroaster tarafından İran da kuruldu
Bu konsept İncil’den tahminen 2000 sene evvel yazılmış olan Avesta Zoroastrianism dinin kutsal kitabında yer alan bu olay eski Ahit de doğrudan Tanrının kelamı gibi yer almış daha sonra Hıristiyanlık devrinde Yeni Ahitde ( incilde ) ve İslamda Kuranda Avestadan hiç bahis olmadan Tanrının insanı yaratması ve cennette yaşamaları şeklinde yazılmıştır.
Eski Ahittin “ Genesis” Yaradılış kitabının 3:22 bölümünde bu ağaçtan şöyle bahsedilir :
“ Sonra, “ Adem iyiyle kötüyü bilmekle bizlerden biri oldu “ dedi. “ Artık yaşam ağacına uzanıp meyve almasına, yiyip ölümsüz olmasına izin verilmemeli “
Ateş Zerdüşt dini inancı tarafından kutsal olarak kabul edilmektedir.Ateş Zerdüştizm ´de çok önemli bir yere sahiptir. Avesta ´ya göre ateş tanrı Ahura Mazda ´nın ruhu ve oğludur.
Esas olarak ateşe üç anlam veriliyordu veya bu anlamlarda ateş kutsanıyordu. Ateşin başlangıcı olarak ev ateşi yani ocak ateşi kabul ediliyordu. İkincisi kurban ateşi olup, bu ateş devamlı yanan ve kötülükleri uzaklaştırandır. Üçüncüsü ise halk topluluklarınca meydanlarda yakılan ve etrafında eğlenilen,aynı zamanda ateşle temasa gelerek veya bu ateşin içinden geçerek suç ve günah işlemiş olanlar, kime karşı suç veya günah işlemişse onun yakacağı ateşin içinden yürüyerek kendini temize çıkarması günahını veya suçunu affettirmesi, yani kendisinin suçsuz ve günahsız olduğunu ispatlaması geleneği bakımından önemliydi.
Bir Part destanında, Kral Muhabad ´ın oğlu Prens Wise, suçsuzluğunu ispat edebilmesi için büyük bir ateş yaktırdığını anlatırken ilgili şiirde,
Benden suçsuzluğumu ispat etmemi isterler
Bana deki ?ateşin içinden geç ´
Halka ve dünyaya temiz
Suçsuz olduğunu ispat et? diye belirlemesinde de ateşin bu gücüne inanıldığını açık ortaya koymaktadır.
Bu inanca göre ateş,sadece günah ve suçlardan arındırıp temizleyen yetkisinin dışında aynı zamanda ilahi güç, kuvvet ve kudret veren bir kaynak olarak da görülür. Çünkü ateşin tanrı Ahura Mazda ´nın oğlu olduğuna inanılmasının yanında, insanların ruhlarının da ateşten geldiği ve ölümden sonrada ruhun yapılmış olduğu gökteki ateşe çekileceği ve onunla birleşeceğine inanılmaktadır.

Ortodoks Hıristiyanlar 3 nisan gecesi Kudüs te Kutsal Alev seremonisi için toplandılar
Kudüs te kutsal bir hafta, Her sene Kutsal Cumartesi günü binlerce Ortodoks / Hıristiyan Kutsal Ateş seremonisini kutlamaya gelmekteler. Kudüs te Saint-Sépulcre meydanında kutlanan bu ananevi tören Kudüs’ün Yafa kapısından şehre giriş yapan Hacıların akınıyla büyük bir kalabalık tarafından Ortodoks Hıristiyanlarca kutlanmaktadır.
Törende hacılar Kutsal ateşten yakılan meşaleler deki alevlerle yüzlerini günahlardan arındırmaktadırlar.