2 Sayfadan 1. 12 SonSon
Toplam 12 sonuçtan 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Sürrealist Fotoğrafçılar

  1. #1

    Sürrealist Fotoğrafçılar


    DOLLS




    1902-1975 yılları arasında yaşamış olan Almanya doğumlu Hans Bellmer, sanat dünyasında “sürrealist fotoğrafçı” olarak anılıyor. En ünlü çalışması olan “bebek projesi”, 1933 yılında yükselişe geçen nazi partisi'ne karşı Bellmer'in bir tepkisi olarak ortaya çıkmış. Bebek projesi'ni oluşturan fotoğraflardaki alışılmışın dışında pozlar ve deforme edilmiş vücutlar, sanatçının almanya'da o dönemde yaygınlaşan “mükemmel vücut ve ırk” anlayışına attığı bir taş.


    Bellmer'in çalışmalarında hırpalanmış, hatta neredeyse tecavüze uğramış gibi görünen, kolu ya da bacağı olmayan kadın figürlerine rastlıyoruz. Fotoğraflarda gördüğünüz, merdiven kenarına tutunmuş ya da sehpanın yanına uzanmış bebeklerde olduğu gibi, zaman zaman erotik duruşlara sahip, iki çift bacağın birbirine bağlandığı gövdesiz bebeklerin fotoğrafları, öyküsel bir biçimde sunuluyor. Bebeklerin en baskın özelliklerinden biri de “rahatsız edici” olmaları. Hans Bellmer'in bebeklerine bakmak, David Lynch filmleri izlemeye benziyor. hatta David Lynch'in yaklaşık 10 dakikalık “la amputee” filmini hatırlayınca, bu alışılmışın dışındaki vücut formlarının sanatın sürrealist çocukları arasında ne kadar popüler olduğunu farkediyor insan. Aslına bakılırsa bu durumun psikolojide bir ismi bile var: Agalmatofili (ya da pygmalionism). Bu olgunun eski çağlarda ilk ortaya çıkışı çıplak heykel fetişi. Fakat günümüzde vitrin mankenleri ya da insan boyutunda oyuncak bebekleri de içeren bir tanım halini almış. Yani bellmer'in bu çalışmalarını, sadece nazi rejimine karşı bir tepki olarak değerlendirmek yanlış olur. Zira, Bellmer'e bebekler konusunda ilham veren üç olaydan bahsediliyor ve bu olayların ilk ikisi bile, bellmer'in de bir çeşit agalmatofilik olduğu yorumunu yapabilmemizi sağlayabilir. Zaten Bellmer de yaşarken bunu inkar etmemişti.



    Olaylardan ilki 1932 yılında genç ve güzel kuzeni Ursula'nın Berlin'e, Bellmer ailesinin yanına taşınması -bu dönemde Bellmer'in evli olduğunu belirtmekte fayda var. Bellmer'in Ursula'nın yerine koyduğu bir bebek yaptığı söyleniyor. Aynı zamanda kendisinden çok genç olan kuzeninden bu denli etkilenişi, daha sonra yaptığı bebeklerin genç görünümlü oluşlarıyla da bir paralellik sergiliyor. İkincisi, Bellmer'in, baş kahraman'ın trajik bir biçimde robot olympia'ya aşık olduğu jacques offenbach'ın tales of hoffmann adlı operasını görmeye gitmesi. Oyunda kahramanımız hoffmann, olympia'nın robot olduğunu ona evlenme teklif ederken bile farketmiyor. Oyunun sonunda, hoffman kendisini öpmeye yeltenince kısa devre yapan olympia'nın kötü adam coppelius tarafından parça parça edildiği sahneden Bellmer çok etkilenmiş. Son olarak, annesi tarafından gönderilen, küçüklüğünden kalma bir oyuncak kutusu, bellmer'i yoğun bir nostaljiye itmiş. Bu üç olayın onda yarattığı duygu yoğunluğu ile ilk bebek çalışmaları ortaya çıkmış. bir kaynakta, bellmer'in kutudan çıkan bazı oyuncak parçalarını ilk bebeğin yapımında kullandığı da belirtiliyor.


    Bellmer fotoğraflarda kullandığı bebekleri, parçalanıp değişik kombinasyonlarda yeniden birleştirilebilecek şekilde yapmış. Başlarda, çekimleri Berlin'de ki evinde yaptığı için pek az arkadaşı ve bir kaç aile ferdinden başka kimsenin onun çalışmalarından haberi yokmuş. Fakat yine de dönemin bazı sürrealist dergilerinde fotoğraflardan bir kısmı yayınlanmış. Bebeklerin siyah-beyaz 10 adet fotoğrafını içeren die puppe (the doll) adlı kitabı ise, 1934 yılında sanatçının kendi olanaklarıyla basılmış. Bu kitabın orjinal kopyalarından günümüze 10 taneden azı kalabilmiş. İlerleyen yıllarda bellmer bebeklerin fotoğrafını çekmeyi bırakıp benzer şekilde çizimler yapmaya başlamış. Ama yine de sürrealizm tarihinde resimlerinden çok bebekleriyle anılıyor.

    **



    **




    **





  2. #2
    Hugh Kretschmer Los Angeles doğumlu sürrealist fotoğrafçıdır.




    ***



    ***



    ***




    ***



    ***



    ***



    ***



    ***


  3. #3
    "Nature does not create works of art. It is we, and the faculty of interpretation peculiar to the human mind, that see art."



    Man Ray
    (d.27 Ağustos 1890–ö.18 Kasım 1976) kariyerinin büyük bölümünü Fransa'nın başkenti Paris'te geçirmiş Amerikalı bir sanatçıydı. Belki de en iyi biçimde modernist olarak tarif edilebilecek Man Ray gerek Dada gerekse de Sürrealist hareketlere belirgin katkılar da bulunmuştur. Ancak her iki hareketle de ilişkisi sürekli değildi. Sanat dünyasında en fazla avangart foroğrafçılığıyla tanınan Man Ray farklı araçlar kullanarak büyük işler üretmiş ve kendisini en başta bir ressam olarak görmüştür. Kendisi aynı zamanda ünlü bir moda ve portre fotoğrafçısıydı.

    Man Ray'in moda ve portre foroğrafçılığı dışındaki çalışmaları hayatta olduğu dönemde özellikle ülkesi ABD'de yeterince takdir görmediyse de ölümünden sonraki yıllar itibarı giderek artmıştır.

    1999 yılında ARTnews dergisi "film, resim, heykel, kolaj, asamblaj ve sonradan performans sanatı ve kavramsal sanat olarak adlandırılacak örnekleri kadar" çığır açan fotoğrafçılığına değinerek ve Man Ray'in "tüm alanlardaki sanatçılara 'sanatın keyfini ve özgürlüğünü ararken' yaratıcı bir zeka örneği sunduğunu" belirterek kendisini 20. yüzyılın en etkili 25 sanatçısından biri olarak göstermiştir. Kendisine rehberlik eden ilkeleri "karşınıza çıkan bütün kapıları açın ve oradan özgürce yürüyün" olmuştur.





    Artist: Man Ray
    Completion Date: 1920
    Style: Dada
    Genre: photo


    ***


    Artist: Man Ray
    Completion Date: 1921
    Style: Dada
    Genre: photo


    ***




    Artist: Man Ray
    Completion Date: 1922
    Style: Dada
    Genre: photo
    Technique: photography



    ***


    Artist: Man Ray
    Completion Date: 1924
    Style: Dada
    Genre: photo



    ***


    Artist: Man Ray
    Completion Date: 1929
    Style: Dada
    Genre: photo


    ***


    Artist: Man Ray
    Completion Date: 1932
    Style: Dada
    Genre: photo
    Technique: photography


    ***


    Man Ray,
    Observatory Time: The Lovers,
    1936
    Surrealist

    ****




  4. #4
    Erik Johansson çalışmalarına Berlin / Almanya'da devam eden İsveç'li fotoğraf sanatçısıdır. Anları değil fikirleri yakalıyor !!!






    The Cover Up


    **




    Let's Leave


    **






    Face Fist


    **





    Electric Guitar


    **




    Fishy Island


    **




    Vertical Turn


    **






    Walk a Way


    **





    Landfall


    **





    Groundbreaking
    ***


  5. #5
    Sürrealist Fotoğrafçılar AurorA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Tem-2010
    Bulunduğu yer
    Yokum ben...
    Mesajlar
    11.629
    Konular
    1571
    bu başlık gayet yararlı olmuş ben burayı doldurabilirim ellerine sağlık Topal Kırkayak

  6. #6
    Maurice Tabard (1897–1984) fransız fotoğrafçı. Sürrealist akımın önce gelen fotoğrafçılatındandır. Arkadaşı amerikalı sürrealist fotoğrafçı Man Ray'in etkisi altında kalmıştır. Fotoğrafları güneş ışığına maruz bırakması, aynı filmin üstüne birden fazla fotoğraf çekme ve montaj gibi teknikler kullanmıştır tıpkı arkadaşı Man Ray gibi. Portre, moda ve reklam fotoğrafçısı olarak kariyerine başladı ve kişisel işlerinde sürrealizme yönelmiştir.




    ***





    ***





    ***





    ***



  7. #7
    Dora Maar (1907-1997) fransız ve hırvat asıllı arjantinli fotoğraf sanatçısıdır. Picasso'nun sevgilisi olarak tanınır. Picasso ve May Ray ile birlikte eğitim görmüştür ve bu onun sürrealizm ile ilgilenmesinde bir etken olmuştur. Ubu'nun portresi eseriyle sürrealist camiada tanınmıştır.Bu eser armadillo fetüsüdür. Dora, çeşitli teknikler ile sürrealist fotoğraf elde edilebileceği gibi nesenenin ilginç ve alışılmışın dışında oluşuylada bu tür bir fotoğraf elde edilebileceğini söylemiştir.




    The Years Lie in Wait For You
    Dora Maar, 1936, foto de nusch eluard


    ***


    Pere Ubu by Dora Maar, 1936


    ***





    Dora maar le simulateur


    ***




    Dora Maar, Untitled (hand and shell), 1934

    ***


  8. #8
    Christopher McKenney amerikalı sürrealist fotoğrafçıdır. Genelde vücutlarının bir kısmı olmayan ve başları kapalı figürler ortaya koymuştur.





    **



    **



    **



    **



    **



    **



    **



    **



    **



    **



    **



    **





  9. #9
    Philippe Halsman 2 Mayıs 1906 yılında Latvia'da doğdu. Yahudi bir ailenin çocuğu olarak büyüyen Halsman fotoğrafçılık kariyerinden önce Dresdende elektrik mühendisliği okudu. Fotoğraf çekmeye 1930'larda Paris'te başladı. 1934'de Montparnasse'de portre stüdyosunu kurdu; Andre Gide, Marc Chagall, Andre Malraux, Le Corbusier ve diğer yazar ve artistleri fotoğrafl arken kendi tasarladığı yenilikçi çift lens refl eksli kameralarını kullandı.
    Halsman hayatının en büyük talihsizliğini 1928 Eylül'ünde, babası Morduch'la Avusturya Alplerine seyahate gittiğinde yaşadı. Bu seyahat sırasında Morduch başından aldığı yarayla hayatını kaybetti. Durum aydınlanamadığı için de Halsman babasını öldürme suçundan 4 yıl hapis yattı.
    Yahudi karşıtlarının yaptığı propagandalarla durum uluslararası boyut kazandı ve Einstein ile Thomas Mann Halsman’a destek oldular. Olay 1931’de sonuçlandı ve Halsman Avusturya’ya bir daha dönmemek koşuluyla serbest bırakıldı.


    Fransa'ya gittiğinde Vogue gibi moda dergilerinde işe başladı ve çok geçmeden Fransa'nın en ünlü fotoğrafçılarından biri oldu. Göze çarpan karanlık fotoğrafları ve deneyimli odak noktaları ünlü olmasını sağlayan en büyük etkenlerdir.
    Yaşadığı bölgede savaş çıkınca Marseille'e (Fransa'da ki başka bir bölge) giden Halsman, aile dostları Einstein’ın yardımıyla Amerika'ya gitmek için bir vize elde etti.

    Amerika’daki ilk başarısını Elizabeth Arden kozmetik firmasına çektiği fotoğrafla yakaladı. Victory Red' adlı reklam kampanyasında modeli Constance Ford'u Amerikan bayrağına karşıt olarak kırmızı rujuyla kullanmıştı. Amerika’da üretkenliği hızla artan Halsman büyük Amerikan magazinlerine ropörtaj ve coverlar verdi. Bir yıl sonra 1942’de Life Magazin dergisinde şapka tasarımlarını fotoğraflamak için işe başladı ki bunlardan biri Lilly Daché portesindeki bir modeldir ve bir çok coverının ilkini Life Magazin için yapmıştır-. Life Magazin dergi kapakları için kayıtlı tam 101 çalışması bulunmaktadır. Görevleri nedeniyle yüzyılın pek çok önde gelen kişisiyle de yüz yüze gelmiştir.
    1941 yılında sürrealist ressam Salvador Dali ile tanıştı ve 1940'ların sonlarına doğru birlikte çalışmaya başladılar ve 37 yıl boyunca ortak işler yaptılar. 1948de çekilen, fikirlerin havada asılı kaldığı ünlü fotoğraf Dali Atomicus”da uçan üç kedi, bir kova fırlatılmış su ve havadaki kedileri Salvador Dali betimlenmişti. Halsman'ın söylediğine göre tatmin edici sonucu alabilmek için 5 saat boyunca tam 28 deneme yapmışlar. Halsman 4e kadar saydığında Dali zıplamış, üç asistan kedileri fırlatmış, bir asistan kovayla suyu atmış ve Halsman’ın karısı da kadraj dışından iskemleyi tutmuş.

    1954 yılında ortak yapımları olan 'Dali’s Mustache’ kitabı yayınlandı. Bu kitabın özelliği içerisinde Dali’nin 36 farklı bıyık görünümünün olmasıydı. Dali Atomicus’dan sonra ikinci meşhur ortak yapımları ise In Voluptas Mors”, 7 nüden oluşan büyük bir kafatasının yanında duran Dali’yle gerçek bir tableau vivant kompozisyonu oluşturmuştur. Dali’nin çizdiği kafatası eskizine göre modellerin Halsman tarafından uygun hale getirilmesi 3 saat sürmüş. In Voluptas Mors’un değişik versiyonları yıllar sonra Kuzuların Sessizliği ve The Descent filmlerinin afişlerinde kullanılmıştır.
    1945 yılında American Society of Magazine Photographers’ın ilk başkanı seçildi. Başkanlığı boyunca yaratıcı ve profesyonel fotoğrafçıların haklarının korunması için verilen mücadelede önder oldu. Çok geçmeden işleri dünya çapında ün kazandı ve 1951’de Magnum Photos’un kurucuları tarafından
    'yardımcı aday’ olarak organizasyona davet edildi, böylece Halsman’ın işlerini Amerika dışındaki gazetelere satabildiler. 1947 yılında yine kendine yakışır ünlü bir fotoğrafı olan kederli Einstein portresini çekti. Einstein kederliydi, çünkü o sıralarda Amerika’nın atom bombasının peşine düşmesindeki rolünden ötürü üzüntülerini, toplantılar-da anlatmaktaydı. Bu fotoğraf yıllar sonra (1966) Amerikan posta pulla- rında (1966) ve Time’ın Einstein’a “Yüzyılın İnsanı” ünvanını verdiğinde (1999) kullanılacaktı. 1951 yılında NBC’de görev yaparken Milton Berle, Sid Caesar, Groucho Marx ve Bob Hope gibi zamanın çeşitli popüler komedyenlerinin fotoğ- rafl arını çekti. Komedyenleri fotoğrafl arken onların hareketlerini havada yakalıyordu, bu görüntüler daha sonra çekeceği ünlüleri kapsayan sıçrama fotoğrafl arına ilham kaynağı oldu ve Halsman kısa zaman sonra modelle- rinden fotoğraf için zıplamalarını istemeye başladı ve her biri de bu pozu vermeyi kabul ett i. Eşsiz bir espri niteliği taşıyan bu enerjik görüntüler fotoğraf anlamında Halsman’ın kısmen önemli mirasları oldular. Halsman bu fotoğrafl arına “jumpology” adını verdi.1959 yılında 'Philippe Halsman's Jump Book adındaki kitabını yayınladı. Kitapta jumpology hakkında şakacı tartışmalar ve 178 ünlünün sıçrama fotoğrafı vardı. Halsman’ın zıplarken fotoğrafını çektiği kişiler arasında; Marilyn Mon-roe, Richard Nixon, Ford ailesi, Alfred Hitchcock, Judy Garland, Winston Churchill, Dorothy Dandridge ve Pablo Picasso bulunuyor.

    1952’de Halsman John F. Kennedy’nin iki poz fotoğrafını çekti ve bunlardan biri Kennedy’nin kitabı Profi les in Courage’ın kapağında, diğeri ise senatör kampanyasında kullanıldı. Başarılı fotoğrafçı 1961’de çıkardığı kitabı Halsman on the Creation of Photographic Ideas”da olağanüstü fotoğrafl ar üretmek üzerine yöntemler aramış, böylece üç kural oluşturmuştu; “alışılmamış teknikler denemek” (Dali Atomicus’daki objelerin havada asılı kalması), “fotoğrafa alışılmamış özellikler eklemek” (uçan kedi ve sıçrayan su) ve “bilinen özellikleri kaybet- mek” (yer çekimi).

    1958 yılında Popular Photography’nin oluşturduğu “Dünyanın En Büyük 10 Fotoğrafçısı” listesine girdi ve 1975 yılında da The Life Achievement in Photography ödülüyle American Society of Magazine Photographers’a kabul edildi. Ayrıca Halsman dünya çapında sayısız sergininde sahibidir. 1979 yılının Haziran ayında ise New York’da hayata veda etti.1959 yılında 'Philippe Halsman's Jump Book adındaki kitabını yayınladı. Kitapta jumpology hakkında şakacı tartışmalar ve 178 ünlünün sıçrama fotoğrafı vardı. Halsman’ın zıplarken fotoğrafını çektiği kişiler arasında; Marilyn Mon-roe, Richard Nixon, Ford ailesi, Alfred Hitchcock, Judy Garland, Winston Churchill, Dorothy Dandridge ve Pablo Picasso bulunuyor.


    1952’de Halsman John F. Kennedy’nin iki poz fotoğrafını çekti ve bunlardan biri Kennedy’nin kitabı Profi les in Courage’ın kapağında, diğeri ise senatör kampanyasında kullanıldı. Başarılı fotoğrafçı 1961’de çıkardığı kitabı Halsman on the Creation of Photographic Ideas”da olağanüstü fotoğrafl ar üretmek üzerine yöntemler aramış, böylece üç kural oluşturmuştu; “alışılmamış teknikler denemek” (Dali Atomicus’daki objelerin havada asılı kalması), “fotoğrafa alışılmamış özellikler eklemek” (uçan kedi ve sıçrayan su) ve “bilinen özellikleri kaybet- mek” (yer çekimi).

    1958 yılında Popular Photography’nin oluşturduğu “Dünyanın En Büyük 10 Fotoğrafçısı” listesine girdi ve 1975 yılında da The Life Achievement in Photography ödülüyle American Society of Magazine Photographers’a kabul edildi. Ayrıca Halsman dünya çapında sayısız sergininde sahibidir. 1979 yılının Haziran ayında ise New York’da hayata veda etti.

    http://www.photoshopmagazin.com/

  10. #10


2 Sayfadan 1. 12 SonSon