Toplam 2 sonuçtan 1 ile 2 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Sun Tzu

  1. #1
    NizaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Kas-2012
    Mesajlar
    524
    Konular
    167

    Sun Tzu


    Sun Tzu, askeri strateji konusunda çok eski ve ünlü bir eser olan, bu gün bile hem uluslararası şirket yöneticileri, hem de küçük işletme sahipleri tarafından pratik uygulamalar için kullanılan “Savaş Sanatı” adlı kitabın yazarıdır.İşlediği konu, askeri strateji açısından doğru konumlanmanın önemidir. Bu konuyu girişimcilik ile de kolayca bağlamak mümkündür.

    “Bir ordunun nasıl konumlandırılması gerektiğinin kararı, hem fiziki çevrenin objektif koşullarına, hem de çevrede bulunan diğer rekabetçi aktörlerin sübjektif inancına dayanılarak verilmelidir Sun Tzu’ya göre strateji, belli bir listeye dayanarak yapılacak bir planlamayı değil, değişen koşullara göre hızlı ve uygun kararlar vermeyi gerektirir. Planlama ancak kontrol edilebilir bir çevrede mümkündür; ama sürekli değişen bir çevrede yaptığınız planlar suya düşer ve beklenmedik durumlar yaratır.


    Sun Tzu MÖ 500'de Wu Devleti'nde (Şimdiki Çin)'de yaşamış ünlü komutan, filozof ve askeri bilgedir.
    Sözleri asırlar sonra bile düşündürürken, Savaş Sanatı (The Art of War) kitabı, strateji üzerine yazılmış en eski ve en iyi çalışmalardan biridir ve askeri konularda ve ötesinde tarih boyunca çok büyük etkisi olmuştur.

    20. Yüzyılın sonlarından itibaren ekonomi ve iş dünyasında da kullanılmaktadır. Sun Tzu'nun yazdığı bu kitap spor, siyaset, bilim, sanat alanında birçok ünlü ismi etkilemiş, onlara rehberlik etmiştir.
    Mao Zedong'i, General Nguyên Giáp|Võ Nguyên Giáp'i, General Douglas MacArthur'u ve bazı Japon İmparatorluk liderlerini etkilemiştir.

    Öyle ki Sun Tzu'ye göre
    ''Gerçek zafer, savaşmadan kazanılan zaferdir. Gerçek önder savaşmadan kazanan önderdir.''

    Hala kendi ve stratejisi hakkında araştırmalar yapılan bu ünlü Askeri Bilge'nin sözleri:

    Savaş sanatında stratejinin anlaşılmazlığı en önemli unsurdur. Duruş belirsiz, hamleler belirsiz öngörülmez olunca, hamleye hazırlık yapmak imkansızdır. Bir komutanı savaşta yenilgiden uzak tutup, zafer kazandıran şey öngörülemeyen akılcılığı ile izi algılanamayan hareket tarzıdır.

    Yalnızca durumu bilinmeyene etki edilemez. Bilgeler öngörülmezlik pelerinine saklanır, böylece duyguları algılanamaz; belirsizlik içinde hareket ederler, o zaman yolları kesilemez.

    Askeri harekat aldatmacayı içerir. Gücünüz varken kendinizi güçsüz gösterin. Etkiliyken etkisiz durun. En büyük ustalık beceriksiz ve zayıf görünmektedir. Savaşta verimliliğin ve zaferin yegane ilacı olan sürpriz faktörü karşı taraf hakkında tam bilgiye sahip olurken bilinmez olmaya bağlıdır. Bu nedenle sır tutma ve düşmanı yanlış yönlendirme becerileri ana sanatlardandır.

    Sun Tzu, düşmana doğrudan saldırarak üstün gelmeye çalışmaktan çok, geri çekilme yöntemleriyle düşmanın kanatları arasındaki dengeyi bozmaya, düşmanın maneviyatı ile oynayarak düşmanın öfkesini, kızgınlığını kendisine karşı kullanmaya önem verir.
    İyi savaşçılar yenilmelerinin olanaksız olduğu yerde konuşlanırlar.

    Anafikir düşmanın enerjisini tüketirken kendi enerjisini koruma becerisidir. İyi savaşçılar düşmanın ayağına gitmezler, düşmanın kendi ayaklarına gelmesini sağlarlar.

    Zihinsel hazırlığı olmayan fiziksel güç, zaferi garanti etmek için yeterli olamaz.

    Yalnız sana yararı olacağını görüyorsan harekete geç, aksi takdirde hareketten vazgeç.

    Öfke neşeye, gazap sevince dönüşebilir. Ancak yok olmuş bir ülke varlığına asla kavuşamaz, ölüler yeniden canlanamaz.

    Bir ordunun yapısının kuruluşundaki mükemmellik ordunun yapısız olması ile tamamlanır. O zaman kimse karşınıza bir strateji ile karşınıza çıkamaz.

    Komutanlığın en üst meziyeti düşman planını çözüp kırmaktır. En iyi ikinci meziyet düşman güçlerinin birleşmesini engellemektir. Üçüncüsü ise düşman ordusuna savaş meydanında taarruzda bulunmaktır.

    Bir komutan yapacağı üç hatayla ordusunun başına felaket getirebilir.
    (1) Orduya ilerleme veya geri çekilme emri verdiğinde ordunun bu emri uygulayamayacağının farkında olmaması. Buna orduyu topallaştırma da denir.
    (2) Ordudaki koşulları düşünmeksizin orduyu krallığını yönetir gibi yönetmeye kalkması. Bu askerin zihninde huzursuzluk yaratır.
    (3) Zor koşullara uyum askeri prensibini göz önüne almaksızın, subay seçimi. Bu askerin güvenini sarsar.

    Yenilgiden kendimizi korumak bizim ellerimizdedir. Ancak, düşmanı yenme fırsatını bize düşman verir.

    Çalışılmış düzensizlik, disiplinin; çalışılmış korku cesaretin; çalışılmış zayıflık güçlülüğün hazırlayıcısıdır. Düzenliliği düzensizlik pelerininin altına saklamak kısaca bir bölme meselesidir. Cesareti ürkeklik gösterisi ile örtmek, ilerisi için enerji biriktirmektir. Gücü zayıflık maskesi altına almaksa savaş taktik manevrasıdır.

    Savaş alanına gelip düşmanını bekleyen dinç kalır; sonradan gelip, gelir gelmez savaşa girense daha savaşın başında tükenir.

    Zafer esnasında uyguladığım taktikleri herkes görebilir, ancak kimsenin göremediği zafer yolunu açan stratejilerimdir.

    Çok fazla ödül düşmanın kaynaklarının tükendiğini, çok fazla ceza ise aşırı sıkıntı koşullarının varlığını gösterir.

    Usta savaş taktisyeni çıngıraklı yılana benzer. Kafasına saldırırsan, kuyruğundaki zehirle saldırır; kuyruğuna saldırırsan dişleirini geçirir; gövdesine saldırırsan hem dişleri ile hem de kuyruğu ile saldırır.

    Askerlerine planı değil görevi söyle. Sonucu parlaksa göster. Durum sıkıntılıysa sakın bir şey söyleme.

    Düşmanın açığını buluncaya kadar yeni gelin gibi çekingen ol; açığını bulduğun an yaban tavşanı gibi fırla. Düşman için artık çok geçtir.

    Beceriyle uygulanan dolaylı taktikler hava ya da yeryüzü gibi tükenmez; nehir ya da ırmakların akışı gibi durmaz; güneş ya da ay gibi yeniden doğmak için batar; dört mevsim gibi geri gelmek üzere gider.

    Saldırıda başarılı komutan neyi savunduğunu bilmeyen düşmana saldırır; savunmada başarılı olan komutan ise neye saldırdığını bilmeyen düşmana karşı mevzilerini savunandır.

    yenibiryatirim
    onedio





  2. #2
    NizaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Kas-2012
    Mesajlar
    524
    Konular
    167


    Sun Tzu’nun Savaş Sanatlarından Öğrenilecek Dört Ders

    1. Strateji

    “Fethettiğim yerlerdeki herkes, kullanılan taktikleri görebilir; ama kimsenin göremediği şey, bu zaferin hangi stratejiyle kazanıldığıdır.” Sun Tzu

    Hayali bir iş toplumunda girişimciler, önce mükemmel bir strateji oluşturur, sonra da taktikleri uygularlar. Bu ideal bir yöntem olabilir, ama pek çok küçük işletme için gerçekçi değildir.

    Yine de, pazarlama taktiklerinizi herkesçe bilinen yöntemlerden seçiyorsanız, nasıl müşteri kazandığınız, işinizi nasıl pazarladığınız ve satışlarınızı nasıl arttırdığınız konuları hakkında ciddi anlamda düşünme zamanınız gelmiş olabilir. Bu düşünceler, kullanmanız gereken strateji için temel oluşturacak fikirleri doğurabilir – ve böylece deneme yanılma sürecinizi de geliştirebilir.

    Strateji neden bu kadar önemlidir?
    Zira üzerine odaklanıp taktikler geliştirebileceğiniz bir şablon oluşturur. Şirketinizi büyütürken, eğer sağlam bir stratejisi olmayan ve sadece “vahşi batı” taktiğiyle yürüyen bir plan uygularsanız, şirketiniz kolaylıkla “dost ateşi” altında kalabilir. Böyle bir durum, bütçenin etkin bir şekilde kullanılamaması, kaybedilen satışlar, yüksek müşteri kazanma maliyetleri vs. gibi çeşitli şekillerde ortaya çıkabilir. Sektörünüzdeki diğer şirketleri izleyip, onları başarılı kılan taktikleri görmek çok kolaydır. Ancak, o taktikleri kapsayan ve yönlendiren özel bir strateji olabileceğini unutmamalısınız. Bu yüzden, birçok kişi rakiplerin yaptığı şeylerin aynısını yapmanın, “onların işine yaradıysa, benim de yarayabilir” diye düşünmenin akıllıca olmadığına inanır. Zira bu doğru değildir.

    Sizin şirketiniz özgün olduğu gibi, müşterileriniz de özgündür. Başarılı taktikler geliştirebilmek için, öncelikle size zafer kazandıracak sağlam bir strateji oluşturmalısınız.

    2. Düşünce Tarzı

    “Kendinize inanmalısınız.” Sun Tzu

    Bir komutan, zafer kazanacağı konusunda yüksek bir inancı olmadan savaşa girer mi? Hiç sanmam.

    O zaman siz neden gireceksiniz?

    Başlangıç sermayesi bulabileceğinize inanıyor musunuz? Ekibinizin pazar payınızı arttırabilecek beceri ve yeteneklere sahip olduğuna inanıyor musunuz?

    Eğer bir şeyi yapabileceğinize inanmıyorsanız - yapamazsınız.

    Kendine inanmak ve yeteneklerine güvenmek, tüm başarılı girişimcilerin ortak özelliğidir.

    İnsan beyni günde 70.000 düşünce oluşturur. Bunların hepsi üretken ve yaratıcı değildir. Bu nedenle, vizyonunuzu ve işinizi daha fazla geliştirecek fikirleri seçip onların üzerinde durmak çok önemlidir.

    3. Fırsatlar

    “Fırsatlar, ele geçirildikçe çoğalır” Sun Tzu

    Büyük fırsatlar genellikle hiç dikkat çekmeyen hediye paketleri içinde gelir.

    Bir küçük işletmeyi geliştirirken, sayısız karar aşamaları ve fırsatlarla karşı karşıya kalırsınız.

    Küçük görünen bir şey, çok daha büyük bir şeyin ilk basamağı olabilir – bir domino etkisi; bir zincir reaksiyonu yaratabilir.

    Bir niş hakkındaki ilginç bir blog yazısı, büyük bir haber dergisinin hikaye arayan bir muhabiri tarafından okunabilir, onun okurları mesajınızı başkalarına aktarır, şirketinizle ilgili bilgi yayılarak yerel bir radyo istasyonuna ulaşır ve onlar da sizden bir röportaj yapmak için randevu ister. Bu, iş fırsatlarının ele geçirildiği anda nasıl çoğalabileceğini gösteren sadece bir örnek.

    Pek çok yeni kurulmuş işletmenin en büyük eksikliği, karşılarına bir fırsat çıktığında onu fark etmemeleridir. Unutmayın: karşınıza çıkacak bir sonraki fırsat, sizin düşündüğünüz gibi bir şey olmayabilir. Ama harekete geçtiğiniz anda büyüme potansiyeli vardır.

    4. Küçümseme

    “Zayıfmış gibi yapın, rakibinizi daha fazla kibirlendirin.” Sun Tzu

    İş hayatında küçümsenmek iyi bir şeydir.

    Çoğu girişimciler medyanın odağı olmak, risk sermayesi yaratmak ve kendi filmlerinde başrol oynamak ister. Ama aksine, güçsüz görünmek, dikkate bile almaya değmeyecek gibi bir izlenim vermek çok daha iyidir. Mark Zuckerberg, “şirket kendi küçük Facebook’unu kuruyor” dediğinde, Bradley Horowitz, “Google, rakibi tarafından azımsandığı için çok mutlu” diye cevap vermişti. Neden mi? Zira Horowitz ve onun gibi rakipleri tarafından küçümsenen diğerleri, kendilerini bekleyen rekabetçi avantajların her açıdan farkındadır.

    yenibiryatirim


Bu Konu İçin Etiketler