106 Sayfadan 106. İlkİlk ... 104105106
Toplam 1059 sonuçtan 1.051 ile 1.059 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Sorunlarım Var, Paylaşmak İstiyorum

  1. #1051
    AbraKadabra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nis-2013
    Mesajlar
    2.298
    Konular
    17
    İnsanların benim sorunlu olduğumu düşündüklerini düşünüp bunu sorun ediyorum.buda sorunlu olmama yol açıyor.Sitede sorunlu olup olmadığımı belirtecek bir anket yapsam bunu sorun eder misiniz?





  2. #1052

    Üyelik tarihi
    Nis-2016
    Mesajlar
    4.356
    Konular
    9
    Benim için sorun olmaz, ancak seni yeterli miktarda tanımadığım için bu ankete cevap vermeyebilirim. İnsanların senin için ne düşündüklerinin ne önemi var? Ayrıca sorunlu olduğunu düşünmen neden sorun? Etrafında sorunsuz insan görebiliyor musun? Biraz televizyon seyret ve gerçekten sorunsuz gibi görünen insanlar bunları neden seyrediyor sorusunu sor kendine.

  3. #1053
    DenizFeneri - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Kas-2015
    Mesajlar
    1.713
    Konular
    18
    Bazı şeyler var ki,kendime bile itiraf edemeyeceğim kadar derinler.Ve her geçen gün,vücuda yayılan mikrop; büyüyerek aleve dönüşen kıvılcımın hızıyla tüm zihnimi sarıyorlar.Öyle şeyler var ki,artık eskisi gibi mücadele edemiyorum.O kadar küçük düşürücü ki;bir insanın korktuğu için başkasına boyun eğmesi...Ben bunu hemen her gün yaşıyorum.İnsanlardan bıktım,insanlardan usandım.Ben her gün korkmak istemiyorum.Ben her gün aşağılanmak,küçük görülmek ya da önemsenmemek istemiyorum.Hoş gerçi önemsenmemek yaşadığım tüm diğer şeylere göre çok küçük bir şey,hatta bir lütuf.Görünmez olabilmek ,tüm oklar yüzünüze döndüğünde öylesine kıymetli bir şey olabiliyor ki bazen...Ablam bir çeşit burjuva sendromuna girdiğimi,elit takılıp kendimi herkesten soyutlayıp üstünleşmeye çalıştığımı düşünüyor.Kısmen haklı da.Ama sorunlarımın büyük bir çoğunluğunu anlatmadım ona.Okulda bazı sorunlar yaşadığımı biliyor elbette ama hepsini değil.Tahminlerinin yaşadıklarımın yanından bile geçmediğine eminim.Bu anlattıklarımın dışında amansız zihnimin dağınıklığı,tembelliğim.Ne istediğimi bilmemem ve daha bir çok sıkıntı...

    Resmen batıyorum be.Daha ne sorunum olsun?

  4. #1054
    Anafiel girl - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-2015
    Bulunduğu yer
    --
    Mesajlar
    6.717
    Konular
    31
    Herkes diyor çok "büyük" sorularım var. Neye göre büyük?
    O kadar insan tanıdım ve öyle şeyler duydum ki, bana sunulan hayat bir ikrammıș. Her zaman sizin yaşadığınız sorunlarınızdan çok daha zor sıkıntılar yaşayan insanlar var bu dünyada. Elbette hiç bir sorun veya sıkıntı küçümsenmemeli ama büyükte görülmemeli.
    Zira bende sürekli hayatta çok acı çektim sen kimsin ki havasında olan kişilerden bıktım. Sanki bir tek onlar sorun yaşıyor, sanki bir tek onlar hayat mücadelesi veriyor. Kimsenin hayatı ve acıları küçümsenmemeli, kimse de kendi hayatı ve acılarını büyütmemeli.

  5. #1055
    Cronos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-2011
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    601
    Konular
    0
    Hayat bazı insanlara öyle şeyler yaşatır ki insanın bütün gerçekliği değişir. Bu değişen gerçekliğin ortaya çıkardığı bir ruh hali olur. ''Bana iki size bir girsin.'' İşte bu kafaya ulaşmak sıkıntıdır çünkü babanesinin kedisi öldüğünde yas tutan insanları eskiden anlayabildiğin gibi yine anlayıp eleştirmeden o şekilde yaklaşıp, destek olup devam edebilmen gerekir. Ama babanesinin ölen kedisine tutulan yasa taş kalpli yaklaşırsan tam sonuna gelmişken kaybedersin. Bu sefer de o kadar şey yaşayıp saçma bir kedi yüzünden kaybettiğin için öfkelenir kendine saldırırsın. Yine en başa dönersin 2 giren olur 4. Hello darkness my old friend sonra da.

  6. #1056
    BayParadoks - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şub-2016
    Bulunduğu yer
    İçindeyim
    Mesajlar
    1.251
    Konular
    22
    Sadece yazmak istiyorum ve bir kişinin alıntılayıp doğruyu biliyormuş gibi tavsiye vermesini istemiyorum şuan belki de ertelemek adına yazıyorum bilmiyorum geçmişim , geleceğim ve pskolojim ile ilgili belki de bir çok sıkıntı vardır fakat benim derdim şuan zamanımı ve enerjimi kendim için yararlı şeylere harcamamam evet bütün gün dizi izlemedim , oyun oynamadım , porno ve mastürbasyon yapmadım , bir fahişenin kalçasından kokain çekemedim(sanırsam bu o kadar da boş bir gün olmazdı) fakat sorduğun zaman ya sen bugün ne yaptın? Yapabileceğim şelerin yanında hiç , gerçekten hiç bir şey yapmadım.Ve bunu neden yapmadığım hakkında hiç bir fikrim yok.Resmen her gün potansiyelimi ve gençliğimi öldrürüyorum evet bir şeyler yapıyorum bazen fakat bazenler arasındaki boşluklar doğruları götürüyor bazen , belki de herkeste var fakat bu herkeste olsa dahi bu sorunu daha önemsiz kılmıyor , affeder veya affetmezsiniz fakat geçliğimizi sikiyoruz burada , belkide arka planda ruhsal veya pskolojik sorunları basklılamak adına yapıyoruz bilmiyorum fakat bir şekilde bu sorunu çözmek istiyorum çünkü bu hayat şansını boşa geçiriyorum , insanlar olgunlaştığımı yada ne bilim evim işim arabam olunca hayatımın düzeldiğini sanıyor hayır benim biran önce yoluma koyulmam lazım , eğer boynuma eş ve çocuk zincirini takarsam artık sonuna kadar tutsağım demektir , kendi kişiliğimi gerçekleştirmeden küçük bir alanda yaşamak belki iyi bi ihtimalle bir hafta izin sürüp masa başında çalışmak ... hayır! sadece bir zaman meselesi bazı şeyler fakat bu erteleme ve bulunduğum yer beni korkutuyor özellikle kaybolmak , zayıf olmak benim için problem değil güçlenebilirim beni korkutan sistem sistem diye ağzında sigara ile ağlayıp iphone'unda göz yaşı silen bir hipokrat olmak , erdemsiz bir yaşam sürmek , ümitsiz değilim ve başka insanların belki de varlıkların hatta benim bile istesem dahi kendimden sökemiyeceğim kirlenmiyecek bir saflık var ve kafamın belkide gözlerimin arkaında bekleyen bir delilik var ben bugünlerin yarın olmasından bıktım , yarınların bugün olmasını istiyorum ve bunun için ne gerekiyorsa yapacağım.

    Romans 7:19-25 King James Version (KJV)

    19 For the good that I would I do not: but the evil which I would not, that I do.

    20 Now if I do that I would not, it is no more I that do it, but sin that dwelleth in me.

    21 I find then a law, that, when I would do good, evil is present with me.
    22 For I delight in the law of God after the inward man:

    23 But I see another law in my members, warring against the law of my mind, and bringing me into captivity to the law of sin which is in my members.

    24 O wretched man that I am! who shall deliver me from the body of this death?
    25 I thank God through Jesus Christ our Lord. So then with the mind I myself serve the law of God; but with the flesh the law of sin.

  7. #1057
    adEda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-2015
    Mesajlar
    6.779
    Konular
    60
    Ya bi şey diyeceğim. Olmuyor. Neden olmuyor... Gerçekten hiç bir boku beceremiyormuş gibi hissediyorum. Hiç bir şey "buna değer" dedirtmiyor. Her şeyden, başlangıç çizgisinden üç beş adım ilerisine geldiğimde vazgeçiyorum. Bir şeyi yapmayı bırakmam için o an onu yapıyor olduğumu fark etmem yetiyor da artıyor bile. Kendimi herhangi bir şeye verebildiğim anlar o kadar sınırlı ki gereken verimin onda birini bile sağlamıyor, sadece normalde 'nasıl da yapamadığımı' fark ettiriyor. Gerisi kendimle girdiğim it dalaşı.
    Dikkatimi, vermem gereken şeye veremememin sebebi beni onun dışındaki herhangi bir şeyin cezbetmesi, tutup kolumdan götürmesi değil. Direk yaptığım şeye karşı bir antipati duyuyorum. Neredeyse her şeye karşı gösterdiğim reaksiyon aynı. Bi tabak yemeği şevkle yesem 'oley' diyip konfeti patlatacak kıvama geliyorum.
    Çevremden sürekli zaten akıl edebildiğim önerilerin gelmesinin beni karamsarlığa itmenin ötesinde bir etkisi olmuyor.
    Böyle böyle her şeyi sıpıtıp atasım, boşveresim, pes edesim geliyor. Hadi bıraktım, ne olacak ki? Yine aynı yere geleceğim. Bir şeyleri sevmeyi öğrenmem şart sanırım.
    Mesela ders çalışmam gerekiyor. Çalışamıyorum. Bildiğiniz 'öğrenemiyorum'. Tam bir şeyleri 'alıyor' gibiyken o an ne yaptığımı düşünüveriyorum. Düüüüüt! Koptuk. Gitti. İstersen kendini yırt, hatta abartayım hemen, nabzın iki yüze çıksın, kopana kadar geril geril geril geril...; yok olmuyor geri dönemiyorsun. Tam biraz keyif alırken, bayılıp bitmeden de olsa kendimi bırakmışken durumu yitiriyorum.
    Sonuç olarak, gerçekte hiç bir şey yapmıyorum. Gerçekte hiç bir şey yapmadığım için de dünya üzerindeki vakit, tam olarak bildiğiniz anlamda, geçmiyor. Zamanın içinde öyle çırpınıp çırpınıp duruyorum. E tabi durmuyor da. Elimdekini vakti yavaş yavaş, sessiz sakin, ohh miss gibi yitiriyorum.

    Kendimi sadece 'yapmam gerek- deniyorum - yapamıyorum, lanet olsun- yapmam gerek- deniyorum-...' döngüsüne de tıkmamaya çalışıyorum, çünkü tıkarsam sanki her saniye kafamın içine bir dinamit yerleştirdiğim hissiyatı oluşuyor. Bazen her şeyi bırakıp tavanı izliyorum, müzik dinliyorum, ortalıkta dolanıyorum, yalnız değilsem insanlarla bomboş muhabbetler ediyorum, bi şekilde rahatlamaya çalışıyorum. Yine de, yok olmuyor.
    Örneğin bence bi insanın beş altı saat oturup sadece müzik dinlemesi, boş bakışlarla etrafı izlemesi, bunu her gün her gün yapması halının altına süpürülebilir bir durum değil. Çünkü diyorum ya, zaman geçmiyor. Çabalamak ve çırpınmakla sakin ve sağduyulu davranmak arasındaki dengeyi kurayım derken bir düşeceğim var ya.

    Her an her konuya eli kolu uzanan bi mesele. Ama ben daha fazla anlatmayacağım çünkü içim şişti, çünkü zaten bi noktada hepsi aynı şeyler, çünkü zaten bi çözüm çıkacakmış gibi de hissetmiyorum.
    Bu durum canımı çok sıkıyor -ki bu ifade oldukça hafif kalıyor.


    Bunların dışında kendim de bu kadar yakınmışken paylaşmak istediğim, şu an aklıma gelmiş dikkatimi çeken bir durum daha var. İnsanlar sorunlarını apolet taşır gibi iftiharla dile getirmeye başladı. Bunun farkında mısınız? Sizin de sinirinize dokunmuyor mu canı mücadeleyi, zaferi, o zaferin yürek okşayışını çekenler? Sorunları yokken arayan, yüzleşirken de sürekli sürekli şikayet edenlerinki cidden yürek darlayan bi gürültü değil mi? Herkes depresyonda arkadaş! Yoksa harbiden dibe mi vurduk toplumca? Yoksa dışarıdan her şey çok mu farklı mı görünüyor? Yanılıyor muyum, küçümsüyor muyum?
    Kimsenin derdi tasası azımsanamaz, biliyorum. Ama dert arayışı da wtf? dedirtiyor mu, dedirtiyor. Dönüp en soğukkanlı tavrımla "gözünü seveyim benim 'o gürültüye' gelecek halim yok, zaten başım çatlıyor" deme dürtüsü uyanıyor. Bir yandan da canlarını yakan ne, onu doğru anlamaya çalışıyorum. Mavi ekran mavi erkan maviiviviivi-

    Neyse neyse neyss... Gideyim de ödevimi yapayım. İyi geceler. Mutlu olun lütfen.

  8. #1058
    electronicalev - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-2010
    Bulunduğu yer
    Mesajlar
    2.248
    Konular
    15
    Çok hayati önem taşımasalar da, bir süredir kendi içimde bile çok değinmediğim birkaç sorun kümesi var, evet. Derdimi paylaşma muhabbeti son zamanlarda pek sarmıyor aslında ama uzun zamandır kendimi tutuyorum, artık biraz içimden atmam lazım.

    + Eskiden kırk yılda bir rüya gören, hatta rüya görmeyi çok özleyen ben 1.5-2 aydır kesintisiz her gün rüya görüyorum. Rüyalarım gerçekten rahatsız edici. Seks, şiddet,seks ve şiddet. Her yerde kanlar, fanteziler, bir tanesinde denizin üstünde bir salıncakta sallanırken yanımdaki tanımadığım bir adam tarafından belimden testereyle parçalara ayrılıyorum, başka bir tanesinde terastan köpek fırlatıyorum ayaklarından tutup. Kaldı ki bunlar hafif kalan rüyalar. Gerçekte zerre arzulamadığım insanları rüyamda yatağımda, yanımda görmek beni iğrendiriyor. Hep bir cinayet, hep tanımadığım tekinsiz yüzler, hep bir zarara uğruyorum ya da ben zarar veriyorum. Hayat tarzımda bir değişiklik bu süreç içerisinde aslında pek de olmadı. Yemek yeme düzenim, uyku düzenim, her şey tamamen aynı. Hatta stres seviyem birazcık azalmış bile olabilir. Tedirgin olduğum şey ise acaba benim psikolojim çok mu bozuk ve birtakım hislerimi artık bastıramıyor muyum? Stres alıcı çay denedim, daha sağlıklı uyumayı, kendime daha iyi de baktım. Sonuç yine aynı. Rüya görme konusunu takmadım baya bir ama artık hani gerçekten kelime anlamıyla iğrenç şeyler görmeye başladım.

    + Duygu değişimim zaten hızlıydı ama şimdi senkronize hepten bozuldu. Şu an bu satırları yazarken bile kaç kere dalgalandım Allah bilir, hislerim saniye saniye değişmeye başladı artık. Dengem tamamiyle bozuldu. Kontrol etmekte, daha doğrusu bunu gizlemekte zorlanıyorum. Yanlış yerlerde yanlış şeyler söyleyebiliyorum. Ne düşündüğümü de bilmiyorum artık, düşüncelerden ziyade duygular yormaya başladı. 1 dakika çok mutluysam, anormal bir mutluluk o, bir dakika sonra tanımladığım mutluluğun 180 derece tersi bi mutsuzluk.
    Çözemedim.

    + Gece ve gündüz dengem de hepten gitti. Gece bir sürü karar veriyorum, renkli renkli bir sürü sanatsal ve mantıklı rotalar fakat gündüz hayatım iyi gitse de kötü gitse de koca bir lanet olsun dökülüyor dudaklarımdan. Gece planladıklarımı nasıl gerçeğe dökebilirim? İmkansızın hayalini kurmam zaten, hepsi de gayet imkanlı şeyler. Sorun ya bende, ya gündüzde.

  9. #1059
    Yesilist - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oca-2015
    Bulunduğu yer
    Kıbrıs
    Mesajlar
    45
    Konular
    4

    İçimdeki Ses


    Merhaba. Universiye'ye başlamadan önce yaşadığım çoğu şeyi ve hissettiklerimin neredeyse hiç birini hatırlamıyorum. Daha önce var mıydı hatırlamıyorum ama çok uzun zamandır içimdeki sesin söyledikleriyle, olması gerekenler arasında çelişiyorum.

    Her sorduğum soruya cevap veriyor ve bazen tesellide bulunuyor. 7/24 içimde. Arkadaşlarım yanımdayken bile bazen onunla daha çok vakit geçiriyorum, daha çok konuşuyorum. Ona bir isim vermedim ya da ismi var mı bilmiyorum. O hep benim bir parçam. Bir de içimde olmayan başka varlıklar hissediyorum bazen. Ve 1 tanesi hiç de iyi hissettirmiyor.

    Korunmak için pentagram kullanıyorum. Genellikle boynumdan çıkarmıyorum ve güvende hissettiriyor.

    Doktorlar bunun şizofreni olduğunu düşünüyor ama yaşadığım her şey bir biriyle bağlantı halinde (Geçmiş ve şu anki durumlar ile) ve bazen başkalarını anlamamda da yardımcı olabiliyor. Mesela bir insanı çok rahat tanıyabiliyorum. Nasıl biri olduğunu rahatlıkla görüyorum. Tanışma faslı ilerledikçe hiç istisnasız aklıma geldiği gibi biri çıkıyor. Ve bu beni hiç şaşırtmıyor.

    Yaşadığım onca şey arasında beni şaşırtan tek şey, bir aitlik hissetmiyorum. Bazen maddiyat ve maneviyat bir birine karışıyor ve bu bana huzur dolu bir rahatsızlık hissettiriyor.

    Bilimsel olarak bu şizofreni. Peki parapsikolojide bunun net bir adı var mı?


106 Sayfadan 106. İlkİlk ... 104105106

Benzer Konular

  1. Paylaşmak İstedim
    Konuyu Açan: dejavu01, Forum: Sis.
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 28-Şub-2008, 06:48

Bu Konu İçin Etiketler