Toplam 7 sonuçtan 1 ile 7 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Sonsuzluğa Açılan Kapı

  1. #1
    Sonsuzluğa Açılan Kapı sirius - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-2006
    Bulunduğu yer
    izmir
    Mesajlar
    4.419
    Konular
    561

    Sonsuzluğa Açılan Kapı


    SONSUZLUĞA AÇILAN KAPI
    -Rüya Görme Sanatı-



    Carlos Castaneda 1960'larda bir antropoloji öğrencisiyken, Meksikalı Yaqui kızılderilisi şaman don juan Matus’un yanındaki çömezliği ile ilgili bir dizi kitap yazdı. Bu kitaplarda, Don Juan'ın O'na bir bilgi adamı, bir büyücü olmayı öğrettiğini anlatır. Ancak eğitimini aldığı büyücülük , doğaüstü güçlerin başkalarının üzerinde kullanılması ya da doğaüstü etkiler yaratmak amacıyla tılsımlar, büyüler ya da ayinlerle ruh çağırma gibi çalımaları kapsamaz. Don Juan ve silsilesi için büyücülük, çevremizdeki evreni biçimlendirmede algının doğası ve rolü hakkındaki uygulamaları yaparak algıyı geliştirmek ve farklı algı alanlarına geçiş yapabilmekti.

    Don Juan dünyanın benzersiz ve mutlak olduğuna inandığımızı ancak, bildiğimiz dünyanın aslında bir soğanın katmanları gibi düzenlenmiş olan bir dizi dünyalar demeti içinden yalnızca bir tanesi oldugunu iddia ediyordu. İnsanların enerji yapısı itibarıyla sadece bildiğimiz dünyayı algılamak üzere koşullanmış olmasına karşın, aslında kendimizinki kadar gerçek, benzersiz, mutlak ve içine çeken diğer alemlere girebilme yetimizin bulunduğunu öne sürüyordu.

    Don Juan Castaneda'ya bu başka alemleri algılamak için ve o alemleri yakalamak için yeterli erkeye sahip olmak gerekliliğini açıklamıştı. O'nun öğretisine göre bunların varlığı süreklidir ve bizim farkındalığımızdan bağımsızdır ancak erişilebilirlikleri tamamen bizlerin erkesel koşullanmamızın bir sonucudur.Başka bir deyişle, açıkça ve sadece bu koşullanmadan ötürü, gündelik yaşamımızdaki dünyanın tek olası dünya olduğunu sanmak zorunda kalırız.

    Don Juan'a göre, bir dizi uygulama ile erkesel koşullanmamız düzeltilebilir.Bu uygulamalardan biri rüya görme sanatıdır.Castaneda'ya göre,don Juan'ın rüya görme konusunda yapmış olduğu en uygun nitelendirme "sonsuzluğa açılan kapı"dır.
    Rüya görme sanatı, kişinin sıradan rüyalarını kullanıp, onları rüya görme dikkati denilen özel olarak geliştirilmiş bir dikkat biçimi aracılığıyla denetimli farkındalığa dönüştürme yetisidir.

    Büyücülerin rüya görme ile ilgili açıklamaları basitçe şöyledir; bir savaşçı, içsel söyleşisini kestiği anda zihnindeki bir imgeyi bilerek tutup, konusunu seçer. Başka bir deyişle, bir süre boyunca kendisiyle konuşmamayı becerir; ardından rüya görmede karşılaşmak istediği şeyi, imge ya da konu olarak bir an boyunca bile olsa zihninde tutabilirse, istenen konuyu yakalar.

    TEKNİKLER

    Don Juan, Castaneda'ya rüya görmeye yardımcı olacak üç teknik öğretir:

    Yaşamın sıradanlığını kırma, erk tırısı adı verilen özel bir hareket ve yapmama uygulamaları. Rüya görmenin ortaya çıkmasında başlıca yardım zihinsel dinginliğin sağlanmasıdır. Don Juan bu duruma içsel söyleşinin sona erdirilmesi ya da kendi kendine konuşmanın yapmaması adını verir.Aynı zamanda rüyaya girmenin en iyi yolu dikkati göğüs kafesinin ucunda, midenin üst bölgesi üzerinde yoğunlaştırmaktır.Rüya görmek için gerekli olan dikkat bedenin bu bölgesinden kaynaklanır. Rüyaya doğru ilerleme ve arayış için gerekli olan enerji, göbek deliğinin dört beş santim üzerinde yer alan bölgeden yayılır. Don Juan, bu enerjiye istenç ya da seçme, bir araya getirme gücü adını verir.

    RÜYA GÖRME ZAMANI

    Büyük önem taşıyan bir diğer konu da rüya görmenin zamanlamasıdır. Rüya görme için en uygun zaman gecenin geç saatleri ya da sabahın erken saatleridir. Sosyal bir ortamda rüya gören kişinin, tek başına ve her türlü müdahaleden uzak kalabileceği koşulları sağlaması gerekir. Müdahale, diğer insanların varlıkları değil, onların dikkatleriyle ilgilidir. Don Juan'a göre, dünyadan kaçmak ve gizlenmek anlamsızdır. Ona göre kişi terk edilmiş, ıssız bir yerde bile olsa, diğer rüya görücülerin dikkatleri bize müdahalede bulunmayı sürdürür, çünkü birinci dikkatlerinin sabitleştirilmesi engellenemez. İnsan bulunduğu yerde ancak, birlikte olduğu kişilerin büyük bir bölümü uykuya daldığında birinci dikkatin sabitleştirilmesinden kısa bire süre için kendini kurtarabilir. Bu saatler çevremizdeki insanların birinci dikkatlerinin uykuya daldığı zamandır.

    Kadınlar içinse farklı rüya görme uygulamaları vardır. Bunun için gereken dikkat ve enerji kadınlarda rahim bölgesindedir. Don Juan'a göre, bir kadının rüyaları rahminden gelir çünkü rahim kadın bedeninin merkezidir ve rüya görme için dikkatini bu bölge üzerine yoğunlaştırması gerekmektedir.

    RÜYALARIN AŞAMALARI

    Castaneda rüya görmenin farklı aşamaları üzerine bir sınıflandırma yapmıştır.

    1-Dingin uyanıklık ilk aşamadır. Bu, kişinin algılarının uyku durumuna geçtiği, ama kendisinin henüz bilinçli olduğu aşamadır. Castaneda, bu asamaya her girişinde, tıpkı gözkapakları sıkı sıkıya kapalı birinin güneşe baktığında gördüğü gibi, akışkan kırmızımsı bir ışık algıladığını belirtir.

    2-Rüya görmenin ikinci aşaması dinamik uyanıklıktır.Bu durumda kırmızı ışık, tıpkı bir sis bulutunun dağıldığı gibi dağılır ve kişi, durağan bir görünüme, değişik unsurlardan oluşan bir tabloya bakıyor gibidir. Bu durumda kişi, üç boyutlu bir resim, donuk bir görüntü, bir manzara, bir yol, bir ev, bir kişi, herhangi bir şey görür.

    3-Üçüncü aşama edilgen tanıklıktır. Bu aşamada rüya görücü artık dünyanın donuk bir görüntüsünü değil, olayları gözlemler, tanıklık eder. Burada, görsel ve işitsel duyumlar baskındır ve bu da rüya görmenin bu aşamasında öncelikle gözlerin ve kulakların yaşadığı bir olgu haline gelir.

    4- Dördüncü aşama, olayların içine sürüklenilen aşamadır. Bu aşamada rüya görücü, etkin olmaya, girişimlerde bulunmaya, zamanını iyi kullanmaya zorlanır. Castaneda bu duruma dinamik inisiyatif adını verir.

    İÇSEL SESSİZLİK

    Don Juan rüya görme çalışmalarına yardımcı olması amacıyla uyanık zamanlarda yapılacak farklı teknikler de öğretir.Bu teknikler içsel sessizliğe ulaşmayı sağlamak amacıyla dikkati sabitleme uygulamalardır.

    İçsel sessizlik rüyaya girişi kolaylaştırır. Gündelik dünyada insanların yere basmalarını sağlayan şey, içsel söyleşidir. Kendin kendimize dünya şöyledir ya da böyledir diye konuştuğumuz için , sadece bu yüzden , dünya şöyle ya da böyle olur. Şamanların dünyasına giden geçit, savaşçı içsel söyleşiyi durdurmayı öğrendikten sonra açılır.

    Dünya görüşümüzün değiştirilmesi, şamanizmin dönüm noktasıdır. Bunu başarmanın tek yolu da içsel söyleşiyi durdurmaktır. Don Juan çömezlerine bunu kolaylaştırmak için yaprak yığınlarına bakmayı önerir, çünkü sabit bakmayı istediklerinde her an yaprak bulmanın kolay olduğunu söyler.Don Juan çömezlerine bu çalışma ile ilgili uygulamalar yaptırırken yere bir kuru yaprak koyar ve onların saatlerce o yaprağa bakmalarını sağlar. Her gün yeni bir yaprak getirip önlerine koyarak yapraklardaki farklılığı kavramalarını sağlamaya çalışır. Bunu kavradıkları zaman artık normal bakış yerine sabit bakışa geçmiş olacaklarını vurgular. Bir yaprak yığınına saat­lerce bakıldığı zaman düşünceler dinginleşir. Düşünceler olmayınca günlük yaşamın dikkati iyice azalır ve ikinci dikkat adı verilen farklı algı alanına girilmeye başlanır.

    Don Juan daha sonra çömezlerin dikkatlerini sabitledikleri bu yaprakları rüyalarında bulmalarını ister.Rüya için seçilen bu nesneler rüyalarda bulunmaya başladığında rüya görmenin birinci aşaması gerçekleştirilmiş olmaktadır. Farklı bir çalışma olarak rüyalarda kişilerin ellerini bulması da önerilir. Sürekli göz önünde olan elleri rüyada bulmaya çalışmak da yapraklarla aynı etkiyi sağlar.Rüya nesnesi rüyada bulunduğu zaman ona ve rüyadaki diğer nesnelere kısa bakışlar atarak onların rüyada kalmasını sağlamak ve ardından rüya içindeki güç nesnelerini ayrımsayarak onlardan güç almaya yönelik dikkate geçilir.Bu çalışmalar kayalar, küçük taşlar, ağaçlar ve başka şeylerle de yapılabilir.Burada önemli olan rüya içindeki dikkati sabitleyerek rüyadan güç kazanmaktır.

    Don Juan Castaneda'ya içsel sessizliğe ulaşmasını kolaylaştırmak için yatağında özel bir oturma biçimi de öğretir; bu yöntem dizlerini kırarak ayak tabanlarını bir birine dayamak ve ayak bileklerinden tutarak iki ayağını bir birine doğru bastırmaktır. Don Juan ayrıca O'na, nereye gitse yanında taşıyacağı kalın bir tahta parçası verir. Bu tahta parçası yaklaşık otuz beş santim boyunda kesilmiş ve ayaklarının arasına yere koyduğu zaman yastık kaplı ucu Castaneda'nın bedeni öne doğru yattığında tam alnının değeceği yere denk gelip başının ağırlığını desteklemek üzere yapılmıştır. Castaneda bu pozisyonu aldığında daima birkaç saniye içinde uykuya daldığını anlatır.

    İçsel söyleşinin kolayca kesilmesi için başka yöntemler de kullanılır.En etkili yöntemlerden biri parmakların arasına beş altı santim uzunluğunda kuartz kristalleri ya da bir kaç tane düzgün, ince ırmak çakıl taşı koymaktır. Parmaklar hafifçe kapatılarak kristaller ya da çakıl taşları sıkılır.Bu teknik ayrıca uykuya dalma sırasında kişinin tamamen dalmasını engeller ve derin uykuya geçmesini önler.Tam bir sessizlik anında uykuya dalmak, rüya görmeye mükemmel bir giriştir.

    Castaneda'ya verilen bir başka bilgiye gore, rüya görücüler biraz sıkı olanından bir altın yüzük takmalıdırlar. Böyle bir yüzük, rüya görmeyi bırakıp gündelik yaşantımızda yüzeye çıkmak için ya da gündelik bilincimizden çıkıp organik olmayan varlıkların alemine gömülmek için bir köprü görevi yapar. Parmakların yüzükle teması bir köprü oluşturur.

    Don Juan öğretilerine göre rüya görmede yedi kapı vardır ve yukarıda yazılan tüm çalışmalar sadece rüya görmeye giriş için yani birinci kapıya ulaşmak için gerekli olan uygulamaları içerir.

    Burcu Barış Künar





  2. #2

    Üyelik tarihi
    Haz-2015
    Bulunduğu yer
    Hell's Kitchen
    Mesajlar
    358
    Konular
    16
    Konu için teşekkürler , bahsettiği bölge bi çakra bölgesiydi sanırsam rüyayla ilgisini biliyor musunuz?

  3. #3
    Sonsuzluğa Açılan Kapı sirius - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-2006
    Bulunduğu yer
    izmir
    Mesajlar
    4.419
    Konular
    561
    Alıntı imam Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Konu için teşekkürler , bahsettiği bölge bi çakra bölgesiydi sanırsam rüyayla ilgisini biliyor musunuz?
    Evet solar pleksus çakrasıdır. Genelde yolculuklara veya rüya zamanına oradan gidildiği düşünülür şamanik geleneklerin bazılarında. Güç merkezidir.

    Bu konuyla ilgil idetaylı bilgiyi Carlos Castaneda'nın "Rüya Görme Sanatı" İsimli kitabından edinebilirsiniz. Üstteki yazı bu kitaptan küçük bir özet içeriyor.

    Anladığınız üzere bahsedilen düşünceyi durdurma meditasyon pratiği ve konsantrasyon çalışmasıdır. Odaklanma çalışmasını yaprak kullanarak yapıldığını bahsediyor. Budizmde de rüyaların meditasyonun devamı olduğu düşünülür çünkü herhangi bir konu üzerine derin anlayış için yaptığınız meditasyonun devam eden cevabı rüyada gelir.

    Sabah saatlerindeki rüyaların önemli olduğu Anadolu kültüründe de geçer. Deneyimlerime dayanarakta bu zamanda görülen rüyaların önemli olduğunu net bir şekilde söyleyebilirim.

    Kitapta bahsedilen 7 kapıdan dördü şu şekildedir;

    Birincisi zaten yukarıda bahsedilen çalışmadır. Castaneda "rüya bedeni" terimini kullanır rüyadaki yolculuk için. Rüya bedenini sabitleme kısmıdır. Yani konsantre olarak, fiziksel gerçekliği rüya zamanı denen rüya gerçekliğinde keşfetme. Lucid rüya için ilk adımdır.

    İkinci kapı, rüya bedenini kullanmadır. Bu aşamada birinci kapıda pasif olarak yaptığınız eylem (bir objeyi veya eli rüyada görme), aktif eyleme dönüştürülür. O eşyayı başka bir şeye dönüştürmeye çalışırsınız. Lucid rüya için ikinci adımdır.

    3. kapı ise rüya bedeni ile seyahat etmektir. Fiziksel bedenin gerçekliğine geçiş yapmak ve orada dolaşmaktır ki bizim astral seyahat olarak tabir ettiğimiz düzlemdir. Yani rüya zamanından fiziksel realiteye geçiştir. Bu nokta lucid rüyadan, astral seyahate geçişi temsil eder. Ve kişi bu düzlemde hem rüyada hem astral gerçeklikte hareket etmeye başlar.

    Dördüncü kapı ise başkalarının rüyalarına girme veya başkalarının rüyalarına yolculuk etme kısmıdır. Ayrıca ortak bir gerçeklikte rüyada buluşmaktır. Bu ileri kontrolden sonra gelinen noktadır. Kitapta bu dört kapıdan bahsedilir.

    Carlos Castaneda ile ilgili son söyleyebileceğim nokta, kitaplarını okurken bir kısmının kurgusal olduğunu unutmamanız gerektiğidir. Yarı kurgusal yari gerçekliğe dayalı bir kitap serisidir. =)

  4. #4
    Konuyu daha önce farklı bir kaynaktan okumuştum. Gerçekten çok hoş hazırlanmış, sitede de görsel açıdan güzel sunulmuş teşekkürler sirius.

    Demeden geçemeyeceğim, konu başındaki görsel bana fazlasıyla üstadım Stephen King'in Kara Kule serisini anımsattı.

  5. #5
    Sonsuzluğa Açılan Kapı sirius - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-2006
    Bulunduğu yer
    izmir
    Mesajlar
    4.419
    Konular
    561
    Alıntı catlovesjuly Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Konuyu daha önce farklı bir kaynaktan okumuştum. Gerçekten çok hoş hazırlanmış, sitede de görsel açıdan güzel sunulmuş teşekkürler sirius.

    Demeden geçemeyeceğim, konu başındaki görsel bana fazlasıyla üstadım Stephen King'in Kara Kule serisini anımsattı.
    Burcu hanım güzel ve toparlı bir özet sunmuş, hoşuma gittiği için paylaşmak istedim. Castaneda rüyalar konusunda çok atıfta bulunan bir kişi olduğu için böyle bir özet gerekliydi, bu da bir bakış açısı.

    Seriyi okumadım lakin çok sevdiğim ve anlamlı gelen bir görseldir paylaştığım.

  6. #6
    Alıntı sirius Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Burcu hanım güzel ve toparlı bir özet sunmuş, hoşuma gittiği için paylaşmak istedim. Castaneda rüyalar konusunda çok atıfta bulunan bir kişi olduğu için böyle bir özet gerekliydi, bu da bir bakış açısı.

    Seriyi okumadım lakin çok sevdiğim ve anlamlı gelen bir görseldir paylaştığım.
    Fırsat bulduğunuz bir ara başlamanızı öneririm. Emin olun bu görseli fazlası ile seviyorsanız, kitapları da seveceksinizdir.

    Paylaşım için tekrardan teşekkürler

  7. #7

    Üyelik tarihi
    Ara-2013
    Mesajlar
    5
    Konular
    0
    Çakra kavramı, elbetteki gözümüzle göremediğimiz, sadece gerçekte olduğunu umduğumuz bir şeyin açıklanmasına yarayan hayali bir kavramdır.O yüzden bence rüyaları açıklarken yada tanımlarken çakra konularına değinmek hata olur.Rüyalar beyin, yada bilinç altının bize göndermiş olduğu sinyallerin çok ötesinde birşeydir.Bunu sadece bilimsel olarak açıklamak fiziki bedenin biyolojik açıklamarından öteye gidememektedir.Rüyaların çakralar ile ifade edilmeside bu bağlamda aynı hatayı barındırır.Rüyalardaki sırrı çözmek için bazı kutsal kaynaklardan bilgi alınabilir. Örnek olarak kuran da bununla ilgili detaylı bilgiler şifrelenmiş şekilde var..Bunla ilgili çok detayları bilgiler mevcut.Bunlar üzerinde uzun yıllardır çalışıyorum. Farklı kaynaklardanda destekledigim ilginç kuramlarım söz konusu.


Bu Konu İçin Etiketler