Toplam 3 sonuçtan 1 ile 3 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Sare'den ceffe-l kaleminden...

  1. #1
    sare - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nis-2015
    Bulunduğu yer
    Kendi kabuğunda
    Mesajlar
    1.957
    Konular
    78

    Sare'den ceffe-l kaleminden...


    nerden nasıl başlayacağımı bilmiyorum ama burası bana ait olsun bazen bi yere kusmak istiyorum içimdekileri bi sürü yere kusarken bu içimdeki hayatın siyahlaştırdığı kelebekleri bir de buraya dönmek istedim kalemimden.
    her gün veya Hafta bi gün buraya bi konu ele alıp veya o an yaşadığım veya yaşayan bir şey falan işte ne derseniz diyin bi ton zırvalık yazacağım. Böyle bi yerde durması daha iyi öbür türlü kitaba dönüyor konu ve bunu çok yaşadım.
    Mesela şuan "insanoğlu neden elindeki ile yetinemez bunu eve almak istiyorum.
    insanlar aslında ellerindeki şeylerin değerinin bir başkasının hayali olduğunun farkında mı değil yoksa doyumsuzluk hissi mi insanı bi bu acımasız düşüncesiz ve bencil davranışa itti?
    Senin! Evet senin elindekiler değerli arkadaşım.. Ailen dostların sevdiğin her insan.. Ve elinde tuttuğun o kalemi bile değerli. Çünkü nice insanlar tanıdım ben kah elindeki şeyden memnun olmayan kah başkasının kafasındaki tokayı hayal edip uyuyan.. Nedendir peki bu doyumsuzluk yetinememe duygusu bu bencillik vs vs bundan bahsedeyim azıcık kendimce...
    Insan aslında teklikle yaşayan bir varlık. Yani elindeki ile yetinebilecek kapasitede olan tek başına olan şeylerle mutlu olmayı ve yaşamını sürdürebilecek bir varlık. Fakat günümüze kadar insan o kadar çok tecrübe edindi ki bu tecrübelerle birlikte de doyumsuzluğu karakterine iliştirdi farkında olmadan.
    Nedir bu tecrübeler... Biraz eskiye gidelim. Eski insanlık sümer olsun mısır olsun veya ilk insan değişen bir şey yok onu da belirteyim. Insan ilk avını avladı ve sonrasında burnumda haz duydu kendince tatmin oldu ve çevresinde ilgi odağı oldu eşi çocukları kabilesi vs. Derken konu mısıra sümere geldi ya sonra halk emirleri altına girdi bu da baştakinin hem maddi hem de manevi varlığını yükselterek yine bir doyumsuzluk hissi verdi haz tatmin olmak. Aslında her şey kişinin tatmin olması ile alakalı. Neyse bi örnek daha verip konuyu keseceğim.
    Mesela sen.. Evet sen...
    Senin yok mu büyük hayallerin ev araba belki şirket kuymak iyi bir üniversite iyi yüksek kalitede bir yaşam? Var dimi?
    Neden peki? Hiç düşündün mü bunu?
    Çünkü sen çünkü ben çünkü o çünkü biz elimizde A varsa A+ istedik hep nedeni dediğim gibi kişinin kendini tatmin etmesi..
    Mesela ben.. Kendimden örnek vereyim. Bende istiyorum ev araba yazlık şirket vs vs neden ailemden çevremden hep bunu gördüm ama durup kendime sorduğumda bu beni tatmin etmeyecek.. Edecek ama aslında içimdeki boşluğu doldurmak için kullanacağım bunu. Sende öyle o da bu da... Herkes...
    Çocukken bile En iyi boya seti bende olmalı diye ailemize baskı yapan insanlarız biz. Ne çabuk unuttun o günleri?
    Yok 12li set yok 24lü yok efendim 64lü bu böyle gider de gider... Yazdıkça yazasım geliyor konu darmadağın oluyor kafamda pek yerinde değil zaten tokum kafayı yedim de geldim çünkü...
    Cidden anlamıyorum şu insanların doyumsuzluğunu tatminkarsızlığını ama bu her anlamda böyle maddi manevi arkadaş bi dur bi sakin bi doy!!!

    Aman daha fazla yazamayacağım şuan bi ton işim var zaten az ile yetinmeyi öğrenin ve her daim gülümseyin





  2. #2
    sare - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nis-2015
    Bulunduğu yer
    Kendi kabuğunda
    Mesajlar
    1.957
    Konular
    78
    Kırılan hayallerimin başrolüne...
    Hepinizin vardır bir hikayesi. Bu hikaye hayal umut veya kırık bir kalp ile başlar. Bir hayale tutunuruz hepimiz çoğu zaman. Bazen olması imkansız bir hayal bazen ise olma ihtimali olan bir hayaldir. Hep bir umut vardır içimizde biz öldüğünü zannetsek bile bir umut hep vardır. Tohum gibidir o umut. Çoğu zaman bitti sanırsın umutların bitti diye düşünürsün ama aslında zamanında yeşeren o umut bir yaprak dökmüştür senin haberin yokken ve toprak ile bütünleşerek yeniden yeniden yeniden doğmuştur.. Kalbinin kırıldığı her an o yeşeren umutlar gönlüne su serpmiştir..
    Var benim de bir sürü hayalim kimisi olur kimisi olmazlara meyilli. Var benimde umudum sürekli yeniden doğan zarar gördükçe daha da yapraklarından güç alan.. benimde var bir kalbim. Aynı sen gibi Kırılan dökülen.. Kanayan hatta.
    Benim bir kalbim var.. Kalbim değildir karakterim kalbim değildir aklım fikrim zikrim.. Benim kalbimde seninki gibi arkadaş. Kendi kendini tamir ederek ustalaşan bir kalbim var...
    Bazı anlar vardır ne konuşabilirsin ne susabilirsin.. Çığlık çığlığa susarsın dudakların hareketsizken konuşursun.. Sesin çıkmaz. Kimse duymaz anlamaz. Ama öyle insanlar vardır ki suskunluğundan sezen yanına gelen kol kanat geren... Kimi insan da vardır gören duyan bilen ama vurdumduymaz...
    Bak delikanlı bak güzel kadın. Seni kimsenin üzmesine izin verme demeyeceğim illaki üzecekler ve sen bunu bile bile onlara izin vereceksin. Sana diyeceğim şu ki seni üzenlere rağmen bir de sen üzme kendini. Istedikten sonra bir toz tanesi için bile tutunur insan hayata. Kendine şunu sor sen bu hayata tutunmak istiyor musun.


    bak benim canım çok acıyor. Belli etmesem de kanıyor yaram. Topallıyor kalbim her vuruşunda.. o kadar acıyor ki sanırsın bir bebek ayrı düşmüş annesinden.. Insanlar Terazi gibidir. Biri girince hayatına Terazi dengelenir.. En ağır gelen her zaman daha az üzülendir. Benim kalbim hızlı aceleci sanki daha önce sevmemiş gibi. Benim kalbim kelebek gibi eşsiz güzellikte olan bir orman görmüş gibi uçarcasına uçuyor sana delikanlı. Benim ruhum dalgalar gibi... Bir sakin bir hırçın.. dengesizdir benim kalbim dengesizdir benim ruhum. Belki bilmem sevmeyi belki senin dediğin gibi hızlı koşar kalbim ama topallar aynı zamanda.. Dikendir kalbimin ayaklarının altı sana koştukça acır sızlar kanar ama yine de vazgeçmez. Çünkü inancı vardır gittiği yere.. Sonra gelir kapına... yırtık pırtık üstü başı yorgun gözleri kesilen nefesi kanayan her yeri ile seni seviyorum der.. Ama nerden bilsin ki o dalgalar hırçınca yüzüne vururken demeseydi daha iyi olabilirdi belki diye.. Kapanır kapı yüzüne... Gidemez de bir yere. Oturur kalır kapında...

  3. #3
    sare - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nis-2015
    Bulunduğu yer
    Kendi kabuğunda
    Mesajlar
    1.957
    Konular
    78


Bu Konu İçin Etiketler