Toplam 2 sonuçtan 1 ile 2 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Şaman Olmanın Üç Yolu

  1. #1
    sare - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nis-2015
    Bulunduğu yer
    Kendi kabuğunda
    Mesajlar
    1.957
    Konular
    78

    Şaman Olmanın Üç Yolu


    Etnologlara göre şamanlık mertebesine ulaşmanın üç yolu vardır. Bu üç yöntem kimi kez de birlikte varolurlar.1 Belirli bir istem olmaksızın "Tanrısal" ya da "kendiliğinden" se­ çimle şaman olunur. Şamanlığa etkin bir arayış, belirli bir istem sonucu ulaşılır. Ya da şamanlık miras yoluyla elde edilir, aile içinde kalıtsal olarak aktarılır.
    Bu çeşitlilik, görünüşe karşın, şamanın öteki dünya tara­ fından seçilmesini öngören ilkeye ters düşmez; çünkü bu seçim kuramsal olarak kesintili bir olgu tarzında düşünü­ lür. Söz konusu seçim öteki dünyaya bir açılıştır. Bu sürece dıştan müdahale edilebilir, katkıda bulunulabilir ama bu süreç insan eliyle üretilemez. Şamanı seçenler, ona sıradan insanların görmediklerini ve bilmediklerini görme ve bilme gücü verenler, "doğaüstü" varlıklardır yani Tanrılar, ruhlar, atalar ve hayvanların efendileridir. Bu açıdan bakıldığında, şamanlık mertebesine erişmeyi sağlayıcı üç yöntem arasın­
    da eşdeğerlilik gözlenir.
    Ancak, her toplumun öncelikle başvurduğu yöntem onun şamanlık kurumunun gelişmesini nasıl denetlediğini yansıtır. Bu denetim aynı zamanda toplumsal organizasyo­ nun ve ideolojinin bir yansımasıdır da.
    Şamanlık peşinde koşuş :
    Kendi isteğiyle şaman seçilme arayışı tümüyle bireysel bir boyut taşıyabilir. Şamanlığa niyetli olan bir aday, öteki dünyadan şamanlığın belirtisi olan işaretleri alıncaya kadar usta şamanın sınamalarından geçer, ondan bilgiler edinir. Kuzey Amerika yerlilerine ilişkin edebiyat ve popüler filmler "güç" arayışındaki bir yeni yetmenin ya ela yetişkinin bildik görüntülerini içerir: "Güç" peşindeki insan, iklimin acımasızlıklarıyla karşılaşır, aç biilaç dolaşır, derisini çize­ rek kanatır, kendisini kırbaçlar, haftalar boyunca mağara­ larda ya ela "kutsal" sayılan dağların doruklarında bir başı­ na yaşar (Bouteiller, 1950, 64-66).
    Bireysel başarıyı genellikle av konusunda olağanüstü be­ cerili olmakla eş tutan avcı-toplayıcı eşitçi toplumlarda bu kişisel arayış çoğunlukla belli bir ağırlık kazanır. Av efendi­ lerine bağlı ruhlar seçimi bildirecekler ve müstakbel şama­ nın yardımcı ruhları olacaklardır.
    Bu dinamik ve isteme dayalı yol, bireysel cesaretin aynı şekilde çok önemsendiği savaşçı topluluklarda ela görülür. Bir insan şaman olma isteği duyuyorsa bazı uygun işaretleri algılamışsa ya ela grubu tarafından üstü kapalıca yüreklen­ dirilmişse, öteki dünyanın sık sık kendini belli ettiği yerele bulunmaya özen gösterir. Böylece öteki dünyanın ilgisini çekeceğini umut edebilir.
    Şamanlık arayışının bir başka biçimi ele, kimi kez, geçiş ya da sırra erme [initiation] törenleriyle koşut gelişir: Aynı yaş grubuna dahil gençler dünyadan el ayak çekerler ya da kudretli şamanların önderlik ettikleri "hac yolculuğuna" çı­ karlar. Şamanın amacı, aday lam geleneği öğretmek, onların "ruhlarını güçlendirmek" ya da doğaüstü güçler tarafından kollanmalarını sağlamaktır. Bu sürece katılanlardan bazıla­ rı, böylelikle, şamanlık eğiliminin belirtisi işaretlerin akışını kolaylaştırmak için gerekli sınamaları daha kolaylıkla gö­
    ğüslerler. En sebatkar olanlar ise, deneyi, zamanın akışı içinde şaman oluncaya elek yineleyeceklerclir.
    Nitekim, Batı Meksika'nm yüksek yaylalarındaki Huic­ holler şaman olmayı istediklerinde Wirikuta'ya yapılan hac yolculuklarına çoşkuyla katılırlar. Bilindiği gibi Wiri­ kuta, I-luichollere göre mitsel bir yer olup her topluluğun
    temsilcisi belirli dönemlerde sanrı uyandırıcı bitkileri top­ lamak üzere "kutsal" yolları izleyerek buraya gelir.

    Kendiliğinden seçim
    Şaman olmaya yönelik bireysel istek kimi kez belirgin ol­ sa bile, edilgen boyutlu kendiliğinden seçime Şamanizmin doğrudan doğruya iktidara bağlı olmadığı, önemli bir top­ lumsal çıkarın da bulunmadığı toplumlarda çok rastlanır. Seçime karar veren yardımcı ruhlar ya da öteki dünyanın varlıkları bu durumda alabildiğine çeşitli olabilir. Bazen, öteki dünyanın tek başına etken olduğu böylece ispatlan­ mak istenir. Tıpkı Şamanizme açılmanın genellikle gerek­ tirdiği çetin bireysel çalışmanın gizlenmesi gibi, şaman ol­ maya yönelik istek de, potansiyel bir halef üzerine yapılan dolaylı baskılar da özenle gizlenir. Bu durum, örneğin Ve­ nezuela'nın ve Kolombiya'nın kuzeyindeki bir yarımadanın sakinleri olan Guajiro yerlileri arasında görülür (Perrin, 1992, 105-126).
    Miras
    Şamanizmi aile ya da klan yapısı içinde sürdürmeyi he­ defleyen topluluklarda seçim, hemen daima, elbetteki öteki dünyaya ait ölmüş atalar tarafından bildirilir. Hiyerarşik toplumlarda genellikle bu tablo yaşanır. Crow ve Arapaho kızılderililerinde ya da ABD'nin büyük ovalarındaki "Gros­ Ventre"larda olduğu gibi topluluğun bazı üyeleri de şaman­ lığın habercisi olan işaretlerin araştırılmasıyla görevlendiri­ lebilir (Park, 1938, 80).
    Bazı Sibirya klanlarında şamanlık görevinin devri genel­ likle her iki kuşakta bir yapılır (dededen toruna). Şaman öldüğünde yerine onun yardımcılığını yapmış olan erkek torunlardan biri geçer. Ancak kendisinin, aynı zamanda, öl­ müş başka bir atanın ruhu tarafından daha önceden seçil­ miş olduğu varsayılır. Böylece klan içinde şamanlık görevinin aktarımı öteki dünya tarafından seçilme ilkesiyle de bağdaştırılmış olur. Bir kuşağın atlanması, ekonomik ve toplumsal açılardan da yarar sağlar. Böylelikle her iki ku­ şaktan birine, şamanlık görevinin üstlenmeyi engellediği iş­ leri yüklenme fırsatı tanınmış olur. Bu uygulama Şamanlar arasındaki doğrudan rekabeti de ortadan kaldırır ya da azal­ tır (Delaby, 1976, 34-35).
    Sibirya'daki diğer topluluklarda seçici ruh, klan şamanı­ nın çok eski çağlardan gelen doğaüstü eşi sayılır (Hama­ yon, 1990, 434, 647).
    Yine Sibirya'da, şamanlık görevini aile içinde aktaran bazı topluluklarda, ölmüş bir şamanın yardımcı ruhunun kendi­ sine akraba olmayan birini seçebileceğine de inanılır. Bu bakımdan klan şamanlarının yanında bazı "bağımsız" şa­ manlar da yer alır (Shirokogorov, 1935).
    Kalıtım kuralının bu istisnası, her koşulda, seçime sıra­ dan insanlar tarafından değil yalnızca öteki dünya tarafın­ dan karar verilmesini öngören ilkeyi üstü kapalıca doğrula­ ma olanağı verir. Ancak bu konuda başka yöntemler de ge­ çerlidir: Sibirya Tunguzlarına ya da Birleşik Devletler'in gü­ neybatısındaki Paviotsolara göre seçilmeyi reddeden bir aday "doğaüstü" bir ölümü göze alır: Kendisini seçen ruh tarafından öldürülür. İşaret edelim ki bu da teori ile pratiği bağdaştırmanın bir başka yoludur: Bir yandan öteki dünya­ ya boyun eğmenin zorunlu olduğunu, öte yandan da, bir kuşaktan diğerine aktarılması gereken bir görevi üstlenme­ nin kaçınılmazlığını belirtir.
    Şamanlık işaretlerinin birikmesi
    Şamanın öteki dünya tarafından seçimi nadiren birdenbire gerçekleşir. Genelde önce karakteristik işaretler birikir ve bir tür kopukluk oluşur. Bu kopukluk kişinin öteki dünya tarafından gerçekten seçildiğini kanıtlar. Seçilen, bundan böyle öteki dünyayla ayrıcalıklı ilişkiler kuracak, hatta ona ait olacaktır.
    Gözlemciler, şamanlığa özgü çeşitli işaretlerin dökümünü çoğunlukla düzensiz biçimde yapmışlardır. Kimi kez bu işaretleri, bilinçli olarak ya da bilinçsizce, varsayımlarını destekleyecek biçimde seçmişler ya da bunların aralarında sadece psikolojik hatta somatik düzeyde ilişkiler bulundu­ ğunu varsaymışlar, bu yüzden de hatalı biçimde şamanların "inisiasyona özgü hastalıklarından" söz edilmiştir (Eliade, 1951, böl. 2).
    Şamanların yaşam öykülerinde adlarını en çok andıkları seçilme ya da yatkınlık işaretleri rüyalar, görüler, hastalık­ lar, bazı yiyecekleri sindirememe, garip tutumlar ya da tu­ haf karşılaşmalardır. Ayrıca, kimi toplulukların peşine düş­ tükleri doğuştan işaretler de gündeme getirilir. Gel gelelim, bu belirtiler gerekli kabul edilseler bile hiçbir zaman tek başlarına yeterli değildirler. Söz konusu işaretleri alanlar­ dan ancak bazıları günün birinde şaman olacaktır.
    Anılan belirtilerin birçoğu şaman toplulukların hemen hepsinde gözlenir. Bu olgu, onların, dolaylı bir biçimde de olsa, ortak bir mantığa dayandıklarını kanıtlar.
    Peki ama rüyalar gibi, hastalıklar gibi ya da bazı yiyecek­ lere tahammülsüzlük gibi özel belirtiler, nasıl olur da, şa­ manlık kadar önemli bir simgesel ve toplumsal işleve yol açabilirler? Özenle çözümlendiklerinde, yerli dilinde nasıl ifade edildiklerini anlama zahmetine girildiğinde, bunların açıkça ya da üstü kapalıca, öteki dünyayla "ayrıcalıklı" bir ilişkinin işaretleri olarak düşünüldükleri sonucuna varılır. Söz konusu göstergelerin üzerinde yoğunlaştığı birey de gi­ derek görevlendirilmiş biri olarak değerlendirilir (Perrin, 1992, böl. 9). Bu gözlemin genelleştirilmesi mümkündür. Ne yazık ki, psikopatoloji savından kafaları karışan ya da
    daha ziyade Şamanizmin sosyolojik boyutuyla ilgilenen ço­ ğu gözlemci sözü edilen sorunu fazla incelememiştir.
    Rüyalar ve görüler
    Şaman toplulukların çoğu, rüyaları, öteki dünyadan ge­ len kehanetler olarak kabul eder. Sanki, bu dünyada ger­ çekleşecek olanı öteki dünya daha önceden bilmektedir. Sanki, bu dünyada yaşanacak olayların bir eşleri öteki dün­ yada daha önceden gerçekleşmektedir.
    Rüya bir dil olarak ve bazen de öteki dünyanın ayrıcalıklı sesi biçiminde değerlendirilir. Sözgelimi Guajirolar rüyaya bir tür Tanrı gözüyle bakarlar ve dahası rüya ile yardımcı ruhlar arasında bir eştözlülüğün varolduğunu . kabul eder­ ler. Guajirolara göre şamanlar diledikleri kadar rüya görebi­ len insanlardır (Perrin, 1992, 109).
    Amazon'da, örneğin Brezilya'daki Kagwahivlerde "rüya gö­ ren herkes biraz da şamandır" denir (Kracke, Langdon ve Ba­ er içinde, 1992, s. 137). Aynı inanç, Amerika'nın ve Sibirya'nın Arktika-altı kesimlerindeki çoğu toplulukta da yaygındır. Ancak, öteki dünyayla kurulan bu düşsel iletişim farklı nitelikler gösterir. "Karmakarışık", çok kişisel, olumsuz ya ela beylik düş gören, sıradan bir insan olarak kalmaya mah­ kennclur. Sadece öteki dünyayı "görmeyi" sağlayan rüyala­ rın ya ela "gerçek" oldukları ortaya çıkan rüyaların sahibi­ nin, yani "iyi rüya gören" kimsenin şamanlık yeteneği taşı­ dığı varsayılır; çünkü şamanların temel görevi "görmek", anlamak ve öngörmektir.
    Şaman seçiminin göstergeleri olarak sayılan rüyalar ya da görüler sanrı uyandırıcılara bağlı olsalar ela olmasalar da genellikle basmakalıptırlar.
    Amazon kavimleri en çok alacakaplanın [jaguar] görün­ düğü rüyaları önemserler; çünkü mitolojileri Şamanizm ile bu hayvan arasında sıkı bağlar kurar. Kimi yerde jaguar başlıca efsanevi bir şaman olur. Başka yerde şaman jaguara "dönüşür" ya da onun görünümüne bürünür ( Crocker, 1985; 315; Reichel-Dolmatov, 1975).
    Sibirya toplumlarının çoğu erotik rüyaları ön plana çıka­
    rır. Rüyada görülen çekici kişi, "seçici ruhu" ya da şaman adayının yardımcı ruhlarından birini simgeler. Bu ruh daha sonra onun "yasal" doğaüstü eşi olacaktır (Lot-Falck, alıntı yapan Hamayon, 1990, 431).
    Şamanizmin çekimine kapılan bir Huichol, peyotl* yer ve düşsel ya da görüsel bir dünyaya açılır. Huichol dinsel sis­ teminin üç temel kutbu olan mısırın, geyiğin ve sanrı yapıcı bitkinin imgelerinin iç içe geçtiği bir ruh durumuna erişir veya yardımcı ruh işlevini üstlenen "kutsal" geyik Kauyu­ mari'yi "görecek" düzeyi yakalar.
    Rüya ya da görü, aynı zamanda, şamanın "hayvan kopya­ sını" da açığa vurur. Bu kopya, daha ileride, sırra erme sıra­ sında sonra da şaman oturumları boyunca şaman için öteki dünyada yolculuğa çıkacaktır.
    Şamanizmin aile, soy ya da klan içinde aktarılmasına ça­ lışıldığı topluluklarda anlamlar yüklü rüyalar ölmüş atalar­ dan "kaynaklanır". Daha açıkçası bunlar rüya görenin akra­ bası olan ölmüş şamanlardan doğarlar.
    Rüyaların anlatılmasının, onların "gerçekleşmelerini" engel­ lemediğine inanılan toplumlarda şaman adayı, genelde ruhu­ nun serüvenleri niteliğindeki rüyalarını anlatmayı sever. Düş­
    selliği, mitolojik oluntulu öyküsünü besler. Öyküyü, bağlama göre kendi tarzında örer ama toplumunun' ona sunduğu "şa­ man rüyalarındaki" kalıplara uyarlamaktan da geri durmaz.
    Tekrarlanan hastallk/ar
    Şaman toplumlarında marazi belirtilerin üstesinden alı­ şılmış yöntemlerle -tıbbi bitkiler, masajlar ya da herkesin uygulayabileceği diğer çareler gibi- gelinemediğinde ve so­ nuçta sağlıksal açıdan kaygı verici bir durum ortaya çıktı­ ğında, hastalıkların iyileştirilmesi şamanın yetki alanına gi­ rer. Hastalıkların öteki dünyanın öç alma isteğine bağlı ol­ duğuna inanılır. Sık sık bu hastalıklara maruz kalmak öteki dünyayla "ayrıcalıklı" bir ilişkinin kanıtı ve şaman seçilme olasılığının ipucudur. Bu nedenledir ki, şamanlar yaşam öy­ külerinde, gençliklerinde tekrarlanan hastalıklara sık sık yer verirler.
    Ancak, bayılma ya da şiddetli bir sinir krizi gibi özel ra­ hatsızlıklar daha kolay bir biçimde Şamanizmle bağdaştırı­ lır. Bu belirtiler şamanın öteki dünyayla anlık iletişim kur­ ması olarak değerlendirilir. Bayılma, müstakbel şamanın ruhunun öteki dünyaya hareket edişidir; sinir krizi ise, do­ ğanın ruhuyla ya da yakında kendisini seçecek ata şamanın ruhuyla fırtınalı karşılaşışıdır. Astım krizleri, gaz sancıları, burun kanamaları türünden diğer somatik belirtiler de bu karşılaşmanın sonuçları olarak kabul edilir.
    Sibirya halkları bilinç yitimleri ya da rüyalar sırasında, müstakbel şamanın ruhunun öteki dünyada "sırra erdiğine" ve orada "biçimlendirildiğine" inanırlar. Bu inanca göre, şa­ manın ruhu, öteki dünyada, yetenekliliğini belirleyen sına­ malardan geçer ve kendisine yardımcı olacak ruhlarla karşı­ laşır. Öteki dünyada müstakbel şamanın bedeni de -kimi kez "kopyası" denir- dönüşüme uğrar ya da parçalara ayrı­ lıp yanma gibi korkunç işlemlerden geçer.
    Bu acı, aynı zamanda, yeni seçilen şamanın değişime uğ­ rama, yetenekler kazanma karşılığında ödemesi gereken bir bedeldir. O, şamanlığı sırasında da görevinin üstesinden
    gelme uğruna kendisinden vermeyi sürdürecektir. Böylece yeniden eğitilecek ve öteki dünyaya özgü varlıkların saldırı­
    larına daha iyi direnmeyi becerebileceği yeni bir görünümle donatılacaktır. Bu koruma, yardımcı ruhların onun bede­ ninden beslenmeyi istemeleri nedeniyle-ki şamanın zayıflı­ ğı ve solgun benzi bu yüzdendir-gereklidir (Delaby, 1976; Hamayon, 1990).
    Özel hastalıkların tekrarlanması, aynı zamanda, müstak­ bel şamanın tedavide uzmanlaşacağını ya ela edineceği güç­ lerin zenginliğini gösterir. "Seçilmesini sağlayan" hastalıklar daha ileride o hastalıkları iyileştireceğinin ön kanıtlarıdır.





  2. #2
    Rapit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nis-2008
    Bulunduğu yer
    Anın içinde
    Mesajlar
    813
    Konular
    24
    Teşekkürler Sare,

    Şamanizm konusunda en heyecanlandığım kısımlar, psychedelic bitkiler ile belirli amaçlar doğrultusunda farklı bilinç yapılarına erişmek ve bambaşka bir algı ile dünyayı görmek, "Psikedelik Şamanizm" adında bir kitap var öneririm, bildiğim kadarı ile kitap yasaklılar listesinde, baskı halini yoğun arayışlar sonrasında elde ettim, pdf halini de devasa bir pdf arşivinin içerisinde rast geldim.

    Ayrıca Terence McKenna'nın araştırmalarını incelemeni öneririm. Sonuçta Albert Hofmann ile çok vakit geçirmişler.


Bu Konu İçin Etiketler