4 Sayfadan 4. İlkİlk ... 234
Toplam 40 sonuçtan 31 ile 40 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Ruh'un Gemisi

  1. #31

    Üyelik tarihi
    Nis-2016
    Mesajlar
    4.274
    Konular
    8
    Bel hizasında demir korkuluğu olan bir balkondayım şimdi. Önümde uzanan manzara, sokak lambaları veya binalar olması gerekirken, değil. Yıldızlar ve dipsiz bir karanlık var önümde. Ellerimle korkuluğu sımsıkı kavrıyor, bedenimi yaklaştırıyorum. Bel hizamdan demirlere yaslanıp öne doğru eğildiğimde ayaklarım yerden kesiliyor, nefes almak bir an zor gelse de git gide alışıyorum. Git gide daha çok uzaklaşıyor ayaklarım yerden, yıldızlara yaklaşık hissediyorum. Onlar havada asılı kalabiliyorsa belki ben de kalabiliyorumdur. Kendimi boşluğa bırakmadan bunu nasıl anlayabilirim. Başta korkutucu gelse de, zamanla tahtrevalli misali ufak ufak hareket etmeye alışıyorum korkuluk üzerinde. Düşüncelerim, fikirlerim ağır geldiğinde yıldızlarmışçasına devam edebilirim hayatıma, ancak eğer tam tersi olursa bu hayatta ayaklarım üzerinde yaşamaya devam edeceğim ve asla anlayamayacağım bir çok şey olacak. Ağırlık merkezimin de benim gibi kararsız kalmasına çok şaşırmış değilim, nasılsa ben değil mi? Gidip gelmelerim boşuna değil, kopuk kablolarım, sıyırmış dişlilerim, kapanmayan kapılarım, tutmayan kilitlerim, bir türlü kararlılık göstermeyen florasan lambalarım, zamanında yanmayan sokak lambalarım.
    Her neyse işte, o bildiğiniz şarkının patlamasıyla zaten dolu dolu olan gözlerimi daha fazla durduramadım.
    Çok da şey yapmayın olur mu?





  2. #32

    Üyelik tarihi
    Nis-2016
    Mesajlar
    4.274
    Konular
    8
    Her ne kadar yatarken kulak tıkaçları takıyor olsam da, full sessizlik yaratamıyorum. Bu bir yerde iyi oluyor, çünkü kör olmaktan farklı gibi gelmiyor bana duymamak. Her neyse...
    Uyumaya çalışıyorum. Bir miktar geçmiş içim hatta. Bir uçak geçiyor, normalde bu kadar yakın geçmez ama. Sesi git gide yaklaşan bir son gibi geliyor. Diyorum ki tamam, her şey buraya kadarmış. Ses belli bir frekansa geldiğinde, ben burdan gidiyorum. Tabii öyle olmuyor. Değişen ses bir yerden sonra geldiği yöne dönmeye başlıyor ve ben uyanıyorum. Tüh diyorum. Sonumu rüyamda bile göremiyorum. Oysa ben rüyalarımı hatırlamam bile. Bunun iyi veya kötü oluşuna bir türlü karar bile veremedim.
    Bunu neden mi yazıyorum?
    Bil diye.
    Hepsi bu.

  3. #33

    Üyelik tarihi
    Nis-2016
    Mesajlar
    4.274
    Konular
    8
    Bazı geceler yalnızlığına yürüyorum sevdiğim sokakların. Onların yalnızlığını yanıma alıp, kurtarıyorum yalnızlıktan.
    Yalnız ne çok yalnız geçti iki cümlede, sevemedim. Bir ara ayılıp toparlayayım olur mu?

  4. #34

    Üyelik tarihi
    Nis-2016
    Mesajlar
    4.274
    Konular
    8
    Sevdiğim caddeleri ortalayıp yürüyorum yalnızlığımla. Kırmızı ışıkta tam geçecekken durduyor beni. Ellerimden tutup, durmamı sağlıyor. Dönüp baktığımda kendimi görmüyorum artık. Görmediğim neyim kalmışsa ona sesleniyorum. Duymadığım seslenişlerime tutunuyor, en uzağa onları fırlatıyorum.
    Sen en iyisi beni boşver diyorum kendi kendime.
    Peki dinliyor muyum?
    Asla.

  5. #35

    Üyelik tarihi
    Nis-2016
    Mesajlar
    4.274
    Konular
    8
    Çığlıklarıma kulaklarımı tıkayıp, caddenin ortasında diz çökmüş buluyorum kendimi. Dizlerim acımış. Ruhum yıkıklığı her zamankinden sarsıntılı. Bedenim de sarsılıyor, onun ki sarhoşluğundan.
    Aklım mı?
    Her şeyi s.ktredip eve gidip yatmış.
    Boşuna değil...
    Kolay değil ben olmak.

  6. #36

    Üyelik tarihi
    Nis-2016
    Mesajlar
    4.274
    Konular
    8
    Gecenin kasvetiyle birlikte, yıldızlarla bezenmiş gökyüzünü seriyorum üzerime. Kıyafetlerimle uyumayı sevmediğimden ürperiyorum biraz serinliğinde. Güneş hayal etsem biraz diye düşünüp vazgeçiyorum. Üşürken uyumak güzeldir, en azından ben daha çok seviyorum. Bir yıldız haritası çıkarıyorum sonra. Benlerime denk getirebildiğimde döngüsünü uyuyabileceğim.
    Takıntılı mısın?
    Asla.
    PEki bu denk getirmeye çalışmaların nedendir? diye sorarken.
    İçimdeki şarkıya eşlik ederken uyumayı planlıyorum.
    Ne çalıyor diye merak mı ediyorsun?
    Uyumaya çalışmaların uzun sürüyor mu?

  7. #37

    Üyelik tarihi
    Nis-2016
    Mesajlar
    4.274
    Konular
    8
    Oturduğu yerden ilgimi çekmeye çalışmasını seyrediyorum, anlattıkları hakkında zerre fikrim olmasa bile ilgiliymiş gibi görünmemi, ilgiliymiş gibi karşılayıp devam ediyor. Zaman zaman oturduğum masaya bir kaç kişi gidip gelip alkol muhabbeti ile bölse de, gittiklerinde kaldığı yerden devam edebilme başarısını takdir ediyorum. Zaman zaman yapacak bir şey bulamadığımda içkimden bir yudum alıp, bazen sigara yakıyorum. Dur durak bilmeden anlatmaya devam ediyor, en az benim kadar sarhoş. İçeride çalan şarkılara içimden eşlik ediyorum mecburen, esir alınmışım, kalkıp gidemiyorum. Birden söylediği bir kaç cümle kafamın içinde yankılanıp, yükselmeye başlıyor.
    'Tekmeleri şiddetlenmeye başladığında, başımı ellerimin arasına alıp, ona sırtımı döndüm. Yerde bu pozisyondayken durur sanmıştım,' diyor. Omuriliği zedeleniyor, ömür boyu ağrısını çekecek ve aksak yürüyecek belki.
    Şiddeti uygulayan kocası. Nedenini anlatmış olmalı ancak ben kaçırmış olmalıyım. Muhabbet buralara ne ara gelmiş emin değilim.
    Adı Ceyd. Aslında bilmiyorum, ben ona öyle diyorum. Pek de emin değilim açıkçası.
    2 si zihinsel engelli (yanında değil) 3 çocuğu var. 1 kızı ve yatalak babası ile birlikte yaşıyor.
    Birden şaşırıyorum, farkına varmış olmalı ki durup gülümsüyor. Yanağındaki gamzesi ve bonus tadında kıvır kıvır saçlarıyla yaşadıkları pek tezat görünüyor.
    'şaka yapıyorsun' diyorum.
    'belki' diyor ve alakasız bir konudan devam ediyor.
    'sonunda ilgini çekmeyi başardım ha?' diye sorduğunda, bu konuya öncelikle bir açıklık getirmeliyiz diyorum ve kabul etmiyor.
    Bir süre susup birbirimizin gözlerine bakıyoruz sadece. Çok uzun sürmeyerek benimkiler dolmaya başlıyor birden. Hayır duygulanmaktan değil. Hassaslık diyelim bir çeşit.
    'Neden?' diye soruyor.
    'seninle alakalı değil' deyip, aynı cevabı veriyorum.
    Gözümün ucuyla gördüğüm yorgunluk gerçekten hikayesine mi dayanıyordu?
    Bunun gerçek olmasını kaldırabilir miydim?
    Peki gerçek olmayışını kaldırabilir miydim?
    Rüya ve gerçek ayırt edilebilir miydi?
    Yine mi kendi kendime fazla vakit geçirmeye başlamıştım?
    Hangi kolu çekince koltuktan fırlıyorduk?
    Paraşüt fırlarken mi yoksa düşerken mi açılıyordu?
    Paraşüt değil de şemsiye miydi yoksa?
    Ne dersin Ceyd?
    Gerçek misin, masal mısın?

  8. #38

    Üyelik tarihi
    Nis-2016
    Mesajlar
    4.274
    Konular
    8
    Güvertede elimde bir sigara ile buluyorum kendimi. napıyorum ben? diyip, sigarayı söndürüyorum birden. İçimden bir ses ona da napıyorum dediğinde bir kaç adım atıp uzaklaşıyorum kendimden. Bir sandalye var ahşap, pek rahat görünmüyor. Yanında da aşina olduğum olta takımı. Oturup elime alıyor ve hazırlanıyor ve elimden geldiğince uzağa fırlatıyorum. İğnesi olmadığında hiç rahatsız hissetmiyorum kendimi. Aferin bana. Misine ve kurşun ağırlık yanımdan hızla uzaklaşırken ıslık tadında bir ses çıkarıyor, hiç istifimi bozmuyor, arkama yaslanıp gözlerimi kapatıyorum. Ağırlığın suya dalışını duyuyorum bir süre sonra. Sonra suda dibe batışını, öyle döne döne, yana yana, yana yakıla. Dibe varması sırasında çeşitli rengarenklere sahne oluyorum. Hiç görmediğim canlı balıklar geçiyor yanıbaşımdan, yosunların renklerine vuruluyor ve batmaya devam ediyorum durmaksızın. Nasıl da böyle kalabiliyorlar diyorum, böyle umarsız, böyle bihaber benden. Gerçekten öyle midir diye düşünüyorum sonra? Dingin hissediyorum ve etraf git gide kararıyor. Dibe battıkça hafifliyorum sanki, oysa ağırlaşıyor olmam gerek. Kendime sorduğum sorular şu noktada tavan yapıyor, takip edemiyorum. Uzaklardan, dibe vurmuşluğumun sesi geliyor sonra, yankısı bitmiyor bir türlü. Uyanıyorum ansızın.
    Güvertede elimde bir sigara ile buluyorum kendimi. napıyorum ben? diyip, sigarayı söndürüyorum birden. İçimden bir ses ona da napıyorum dediğinde bir kaç adım atıp uzaklaşıyorum kendimden...

  9. #39

    Üyelik tarihi
    Nis-2016
    Mesajlar
    4.274
    Konular
    8
    Herkes rahatına bakabilir bence. Nasılsa bu hayattan kimse sağ çıkamayacak.
    Hiç kimse mi?
    Elbette.
    Bir içki daha almaz mıydınız?
    Son olsun mu?
    Kaçıncı son olsun?
    3 iyi mi?
    Asla...

  10. #40

    Üyelik tarihi
    Nis-2016
    Mesajlar
    4.274
    Konular
    8
    Adı Ru. 3 çocuğundan ayrı olarak yalnız yaşıyor. Kocası tarafından defalarca aldatılmış, her seferinde buna göz yummuş. Hala devam edebilirdim buna diyor. Ta ki şiddet olayları bu kadar hiddetli bir hal alana dek. Kapıyı çekip çıkmış. Zaman zaman çocuklarını görebiliyor. Ve nefret ediyor eski kocasından. Haksız sayılmaz. Anlattıklarından yola çıkarak ben bile ediyorum. Çok daha fazlasını anlatıyor aslında. Ama anlatmak bile bana zor geliyorken kim bilir o neler hissediyordur. Alkol yüzünden bana bunları anlatabildiğini söylerken çok samimi görünüyor. Bir içki daha davetini nazikçe red ediyor ama ısrarlarına boyun eğmek zorunda kalıyorum. Uyumak istemeyişi rüyalarındanmış. Ne kadar şanslısın rüyalarını hatırlamamakta diyor. Rüyaları hep çocuklarıyla ilgili. Bendeki de dert mi diyorum içimden. Bir kaç saat evvel ne güzel gülüp eğleniyorduk. Belli bir saatten sonra beni hep böyle muhabbetler buluyor sanırım. Daha erken ayrılmalıyım belki de. Biraz ceyd den bahsediyorum. İlgili bir şekilde dinliyor, asla bölmüyor. Bir yandan anlatırken diğer yandan neden ben diye düşünmekten kendimi alamıyorum.
    Nasıl da lanet bir masal bu böyle?
    Hep mi böyle?
    Ne zamana kadar böyle?
    Neden böyle?
    Dur artık.
    Dur ve sus artık.


4 Sayfadan 4. İlkİlk ... 234

Bu Konu İçin Etiketler