Toplam 3 sonuçtan 1 ile 3 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Ruhun Geldiği Yer

  1. #1
    sarrateia - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May-2017
    Bulunduğu yer
    Çumra/Konya
    Mesajlar
    28
    Konular
    13

    Ruhun Geldiği Yer


    79b54ccfc44b65a53bb09552bfc101cd.jpg

    Gerilim düşüncenin kendisidir. Örnek verecek olursak bir tehlike anında zihnimiz daha iyi çalışır. Fikirleri hızlı ve yerinde üretir. Düşüncenin tözü görünmez ve gizli bir gerilimden oluşur. Bu bize düşünmeyi sağlar. Bu gerilim yani düşünme fiili nereden gelmiştir. Elbet evrende ilk önce maddeler var oldu. Allah maddeye düzen verdi. Bu düzenin sürekli olması için onu yönetecek maddeye üst bir ruh verdi. Elbet ruh bilgi olmasa varlığından söz edilemez. Bilgi bir kutsal ışıktır. Allah galaksileri ve yıldızları yarattı. Ve bazı yıldız ve galaksiler yok oldu. Bu yok oluş esnasında maddenin tözünden ruhu ayrıldı. Bunlar bağımsız ışık zerrecikleriydi. O ışık zerrecikleri galaksilerin ve yıldızların yok oluşu esnasında tözleri yüksek bir gerilim ile eğrildiler. Ve bağımsız ışık zerreciklerinin kazandığı bu yüksek gerilim ile bir bilince kavuşmuş oldular. O ışık zerrecikleri önce boş uzayda yaşama uyum sağladılar. Ve bilinçleri onları yaşayan bir gezegenlere çekti. Işık zerrecikleri bu sefer gezegenlere uyum sağladılar. O ışık zerrecikleri zamanla yaşayan gezegende kendilerine ruh bedenleri oluşturdular. Ve yaratıcı onları bir bedene giydirdi. O ışık zerreciklerinin çoğu yaşam cazibesine kapılıp hayvan bedenlerine girdiler. Bekleyenleri ise zamanla bilinç eğire eğire insanlara yaklaştılar. Ve isabetlerini oluşturup insan bedenlerine girdiler. Artık o ışık zerrecikleri hep insan kaldılar. Çünkü onlar yaşam cazibelerine kapılmayıp zihinleri onları gelişmiş bir zihne yaklaştırmıştı. Bu ışık zerreciklerini görmek mümkündür. Gözlerimizi hafif kısarak gök yüzü boşluğuna hareket etmeden ve yerimizde sabit bir şekilde bakarsak zerreciklerin sağa, sola, yukarıya, aşağıya hareket ettiklerini görebiliriz. İşte onlar yaşamda zihin taşıyan varlıklardır. Ve gözlerimizden bakan o kişi bir ışık zerreciğidir.Tuna M. Yaşar

    Tuna M. Yaşar





  2. #2
    Heretik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Tem-2013
    Bulunduğu yer
    İzmir
    Mesajlar
    2.171
    Konular
    49
    karşim sana prosesi anlatayım. kimya mühedisiyim proses benden sorulur.

    öldüğün vakit ruh denen gudubet aslında yüksek titreşimli maddeden ibaret olan eterik sümük, ana kalıba olan kordon bağını kopararak beden üzerindeki sanal kontrolü komple kaybeder. o andan itibaren fiziksel boyutla paralel ama farklı düzlemdesin. ilk şaşkınlık tabi zor olur. kaç yıl yaşadın ve ne kadar anı biriktirdiysen hepsinin düşük astral boyutlu gösterimleri sana gelir ve sanki gerçekmiş gibi seninle iletişime geçer. bu bir ev olur, bir eyleminin tekrarlanması, bir cinayetin, bir öksürüğün, mastürbasyonunla çıkan spermlerinin kendi kendine büyüyerek çift kafalı bir goril olması, yaptığın bir kara büyünün gerisin geri seni cehennemler kadar uzun sürecek lanetlere sevk etmesi, çok özlediğin birinin görüntüsü, işinden kazandığın paraların buğulu yanıltıcı serapları gibi aklına gelebilecek her şey eterik büzük abzürd kırılgan frekanslı ruh madde- bilincine gelerek sana oyunlar oynar.

    bu şekildeki evreye spatyom denir. bu evrenin uzunluğu eğer dünyadayken buna hazırlandıysan kısa, yok bu konulardan bi haber isen uzun yüzyıllar sürmüş denli uzun gelir. bu evre işte bizim müslüm semavicilerin cennet veya cehennem diye gördükleri ıslak rüyaların spatyomik yansımasıdır sadece.

    sonraaa gelelim hakiki şeylere. shit begins now. spatyom sonrası ruhsal koruyucu melekler diye bizim ruhselmancı hödük ruhçuların deyimiyle tebliğ eden koruyucu 3 BUUT(daha boyut diyemeyen eski türkçecilerin kustuğu celselerden ne beklersin zaten) ötesi bilinçler seni ilahi adı altındaki bir başka materyal hegemonyanın altında reenkarnasyona zorlayacaklar.

    tıpkı bankaların şu kadar farkla yeni kredi verelim faiz %0 palavraları gibi seni kandırmaya çalışacak ve bir dahakine kralsın boooğğluuummmm diyecekler. HAYIR diyeceksin. evet dersen daha beter şartlarda boş yalan bir hedef uğruna bedenlenecek ve astral parazitlere yem olacaksın ham ham. hatta çok fazla bu yolla enkarnasyona kandırılan saflar nihayetinde yaşadıkları aşırı travmanın etkisiyle sonsuz ızdırabın güç vaatlerine kanarak şeytan'ın cehennem lejyonlarına katılırlar. işte burası şaka değil. buraya katılırsan o ferahlatıcı sarı ışığı bir daha asla göremezsin. işte orada kenan doğuludan kandırdım şarkısı şeytanın düetiyle kulaklarında çalar.

    neyse bu aptal melekimsi soytarıları da geçtikten sonra artık serbestsin. uzayın görünmeyen ince titreşimli samanyolu kara deliğinin ötesinde üzülerek fark edeceksin ki ne tanrı var ne melek abicim. bunu yaş ilerleyince göreceksin. ve sana ne yapacağını söyleyeyim mi ?

    tüm o aldatmacalara rağmen, tüm o sahtelikleri bilmene rağmen, tüm o korkunç dünya ızdıraplarına rağmen ne yapacaksın biliyor musun ?

    Uzay ve sonsuzluk o kadar yalnız, o kadar soğuk, o kadar kimsesiz gelecek ki bir saniye bile kalmak seni delirtecek, kendi isteğinle dünyaya geleceksin.

    Çünkü dünyadaki o kaba madde örtünün arkasında biraz olsun bu korkunç gerçeklikleri unutup hayallerle, karşı cinsle, oyalanacak şeyler ve düşlerle kendini avutabilirsin.ama ruh halindeyken kozmozun içindeki sonsuz yalnızlığının seni yakıp kavurabileceği o dayanılmaz yalnızlıklar ve sığınaksızlara asla dayanamayacaksın.

    yoksa yok efendim tekamülmüş, yok efendim spiritüel evrimmiş fasa fiso osuruktan tayyare.

    her şey tek bir şeyin etrafında dönüyor. AŞK. AŞK.AŞK.

    onun ateşi olmadan, karşı tamamlayıcı cins enerjisinin ateşinde yanmadan dünyaların krallığını verseler tatmin olmayacak ve O'nu bulmak için yine dünyaya döneceksin. İşte ruhun azap yüklü ancak bu gururlu sıcak huzur, sevgi, aşk arayışı bizi buraya itti. ruhun geldiği yer tam da senin durduğun, senin aradığın yerdir. gökte arama yerde ara. aşkı ara. gerisi hikaye. öptüm.

  3. #3

    Üyelik tarihi
    Nis-2009
    Mesajlar
    14
    Konular
    2
    Yani sonuç olarak öldükten sonra sadece 2 seçeneğimiz var. Ya dünyaya geri döneceğiz ya da uzay boşluğunda yapayalnız süzüleceğiz; doğru mu?


Bu Konu İçin Etiketler