2 Sayfadan 1. 12 SonSon
Toplam 20 sonuçtan 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Ruhani Özgürlük

  1. #1
    Heretik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Tem-2013
    Mesajlar
    2.150
    Konular
    47

    Ruhani Özgürlük


    Hep farklı bir dünyanın var olabileceğine inandım.

    İnsanların hayatta kalmak için ruhsuz kibirlilerin "kurumsal" şirketlerinde köle olmadıkları bir yaşam. Hatta yaşamak için çalışmak zorunda kalınmayan bir dünya. Belki dünya bile değil. Başka bir varoluş biçimi. Materyal dünyanın enerji sömürücü kötülük çarkının kırılıp yok olduğu muhteşem bir mükemmellik devri. Tanrı var veya yok, önemli değil. Önemli olan insan ruhunun maddeyi yenip kendini özgürce ifade ettiği yeni, radikal bir varoluş devrimi.

    Bütün otorite figürlerinin yıkılıp eski uzak asırların çöplüğüne gömüldüğünü düşlüyorum. Otorite fikrinin temeli olan eril enerjinin kaba bilinçsizliğinin süptil dişil enerjiyle eritilip hiçliğe gönderildiği o kutlu zafere inanıyorum. İnsanlığın başına gelen felaketlerin temelindeki tüm o diktatöryal otorite figürlerinin başındaki "baba" figürlerinin geldikleri cehenneme geri gönderilmesi ilk olacak olandır.

    Bu figürler sırasıyla aile reisi baba, devlet baba ve nihayetinde tanrı baba olarak mikrodan makroya giderek bilincin başına musallat ahtapotlar gibi çöker. Ama yine de mutlaka bir kurtuluş olmalı ve olacaktır da. Ben sıradan bir insan olarak şu düzeni kendi varoluş onuruma bir hakaret olarak görüyorum. Eğer bunun adı sağlıksız romantik bir idealistlikse evet öyleyim. Eğer bu ergence düşüncelerse evet ben ergenim.

    İnsan ruhu beden denen et hapishanesinde adi maddeci ruhsuzların elinde yeterince uzun zamandır hapis kalmadı mı ? Artık çıkmanın vakti gelmedi mi ? Bu kadar ızdıraba doymadık mı ?

    Bütün bu iğrenç "sistem"lerin temelinde korku yok mu ? Neyin korkusu ? Aç kalmak mı ? Çocuklarını doyuramamak falan belki ? Belki kadınının-erkeğinin seni terketmesi mi ? Sen o kadınla-erkekle mi doğdun ? Sen, seni faydasızlık, işsizlik vb. şeylerle yargılayanların yargılarını tatmin etmek için mi buradasın ? Sen tek başına bir birey, kendi Öz'ünden gelen Özgür bir birey değil misin ? Sen başkalarını tatmin etmek için mi buradasın ? Biz, biz olmayan, bizim doğamıza aykırı her türlü kölelik zincirlerini boynumuza dolayan ; yalnızlık, açlık gibi temel korkularımızı uyararak bizi daima esir etmek isteyen o insanlıktan çıkmış sistem lordlarının arzularını tatmin etmek için mi bu dünyaya geldik ?

    Hiç sanmıyorum !

    Ha tabi bunları yazınca anında bir şeyler değişmeyecek biliyorum. Ama artık zamanı geliyor hissediyorum. Ağır ağır, bir kaplumbağa hızında tüm bu şeytani iğrençliğin devri bitecek. Bitmek zorunda. İnsan ruhu böyle bir adiliği kabul etmez, edemez ! Bir şekilde bu kötü devir bitecek. Bitmeli. Ancak bunun için insanlığın kendi ruhani özgürlüklerini farketmelerinin zamanı artık geldi.

    Özgürlük kelimesinin kökü Öz'den gelir. Özgür olabilmek için Öz'ünü bilmek gerekir. Öz nedir sorusunun cevabını bilmek için ise önce öz ne değildir bilmek gerekir bence.

    Bence öz para değildir, kurumsal kölelik değildir, aile eş dost çocuğun bile olsa sırf onlar için istemediğin bir şeyleri yapmak hiç değildir ! Sana zarar verip bağlayan sahte aşklar değildir. Öz; aynaya baktığında gözlerinin içinden seni delip geçen o tanımlanamayan, ama daima orada olup ruhuna seni fısıldayan Sen'dir.

    Kendi gerçekliğimizi inkâr etmekten harap olduğumuz yetmedi mi ?

    Ruhani özgürlük. İçten gelen Öz'ün özgürlüğü... Pek çok ızdıraba uğrayacağız böyle düşünenler hepimiz, kim varsa böyle hissedenlerin hepsi çok ağır acılar yaşayacak. Ama bitecek. Çünkü bir kez kendinin farkındalığına varan, cahilliğin sonsuz mutluluğunu terk eden o cesur ruhlar öyle ya da böyle mutlak özgürlüklerina kavuşacaklardır.

    Bence tek yol budur.





  2. #2

    Üyelik tarihi
    Ara-2012
    Mesajlar
    4.029
    Konular
    411
    ...yapılacak en akıllıca hareketin bu dünyada elden geldiğince göze çarpmamaya çabalamak olduğudur.

  3. #3
    Heretik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Tem-2013
    Mesajlar
    2.150
    Konular
    47
    Alıntı paranormalfikir Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    ...yapılacak en akıllıca hareketin bu dünyada elden geldiğince göze çarpmamaya çabalamak olduğudur.
    katılmıyorum. göze çarpıp sahte yaşamı gerçeğe doğru yönlendirmek daha iyi değil mi

  4. #4

    Üyelik tarihi
    Ara-2012
    Mesajlar
    4.029
    Konular
    411
    Aslında göze çarpmadan yapabileceğinin en iyisini yapabilmek.

  5. #5
    Heretik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Tem-2013
    Mesajlar
    2.150
    Konular
    47
    Alıntı paranormalfikir Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Aslında göze çarpmadan yapabileceğinin en iyisini yapabilmek.
    evet yapabileceğinin en iyisini yapmak bence de doğru. ama dikkat çekmek ya da çekmemek bunun sadece yan etkisi olur. ve o kadar da önemli değildir bence.

  6. #6
    AbraKadabra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nis-2013
    Mesajlar
    2.268
    Konular
    17
    Neden doğu ezoterizminde sineye çekilmek kendini soyutlamak vardır.tanriya yaklaşmak için.ve bu insanlar dikkat çekmek istemezler.ve iyi işler başarmak isterler.kisaca söz etmek istedim.konuyu okumadım açıkçası bunun için özürlerimi sunarım

  7. #7
    Heretik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Tem-2013
    Mesajlar
    2.150
    Konular
    47
    Alıntı AbraKadabra Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Neden doğu ezoterizminde sineye çekilmek kendini soyutlamak vardır.tanriya yaklaşmak için.ve bu insanlar dikkat çekmek istemezler.ve iyi işler başarmak isterler.kisaca söz etmek istedim.konuyu okumadım açıkçası bunun için özürlerimi sunarım
    sorun değil. doğu ezoterizmi okumalarıma göre tanrı bir zihin, ya da belki daha doğrusu zihinsizlik durumudur. budistler nirvana der, zen budistleri tanımlanamayan zen'e ulaşmak. kelimeler yetersiz kalır, çünkü o durum, kelimelerle işleyen beyinsel faaliyetin ulaşamadığı yüksek oluştur.

  8. #8
    KurukafaDimtis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oca-2016
    Bulunduğu yer
    Bursa
    Mesajlar
    100
    Konular
    11
    Kanka,değinmek isteğim iki konu var.Bir,özgür olmak zordur.Bu bir gerçek.Sonuçta köle olmaya insanlar seve seve katlanırlar,iğrenç olduğunu biliyorum.Fakat özgürlük,insanoğlunun kardıramıyacağı kadar büyük bir sorumluluktur.Aslında buna ben de bir noktada hak veriyorum,çünkü özgür olmayı haketmiyoruz.
    İkincisi ise haz ve duygular,bizi esir alan ve hayatımızda bazı eylemleri yapmamıza sebep olan efendilerdir.Bundan kurtulablir miyiz peki. Zannetmiyorum,ben duygusuzum diyen bir kişi yalan söylüyordur.Aynı şekilde ben hiçbir şeyden haz almıyorum diyen bir kişi de,yalan söylüyordur.
    Seni çok iyi anlıyorum.Fakat iç dünyamıza bakmaya çalıştıkça daha da fazla şüpheye düşeriz.Bir zamanlar haz duyduğum beni bağlayan tasmayı çıkarmayı denemiştim.Fakat sonuç daha da tatmin edici oldu benim için.Çünkü yalan söylüyordum acı çekmek bana elde etmekten daha fazla haz veriyordu.Tam bir çıkmaz değil mi?
    İnsanların çoğu inkar edebilir.İç huzuruna elindeki herşeyi bırakarak ulaşmaya çalışan insanlar da vardır.Peki bunun temelinde ne vardır.Ben de bir zamanlar bu varoluşu,düzeni hakaret kabul ediyordum.Fakat kabul ediyorum ki, ben kendimi biliyorum.Bazı insanların çabası da bir noktada çırpınmaktan öteye gidemiyor.Evrim kaynaklı mıdır,bilemiyorum.Fakat insanlar yaptıkları kadar,yapmadıklarından da haz duyar.Belli bir sınıra ulaştığımızda,kuyruğunu kovalayan köpeklere dönüyoruz...Acının varlığı,korkunç değildir.Acı çekmek kötü de değildir.Aksine acının yokluğu kötüdür.Değersiziz işte belki de bu "sistem" hakettiğimizdir.
    Tabi böyle de olmayabilir.

  9. #9
    Heretik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Tem-2013
    Mesajlar
    2.150
    Konular
    47
    Alıntı KurukafaDimtis Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Kanka,değinmek isteğim iki konu var.Bir,özgür olmak zordur.Bu bir gerçek.Sonuçta köle olmaya insanlar seve seve katlanırlar,iğrenç olduğunu biliyorum.Fakat özgürlük,insanoğlunun kardıramıyacağı kadar büyük bir sorumluluktur.Aslında buna ben de bir noktada hak veriyorum,çünkü özgür olmayı haketmiyoruz.
    İkincisi ise haz ve duygular,bizi esir alan ve hayatımızda bazı eylemleri yapmamıza sebep olan efendilerdir.Bundan kurtulablir miyiz peki. Zannetmiyorum,ben duygusuzum diyen bir kişi yalan söylüyordur.Aynı şekilde ben hiçbir şeyden haz almıyorum diyen bir kişi de,yalan söylüyordur.
    Seni çok iyi anlıyorum.Fakat iç dünyamıza bakmaya çalıştıkça daha da fazla şüpheye düşeriz.Bir zamanlar haz duyduğum beni bağlayan tasmayı çıkarmayı denemiştim.Fakat sonuç daha da tatmin edici oldu benim için.Çünkü yalan söylüyordum acı çekmek bana elde etmekten daha fazla haz veriyordu.Tam bir çıkmaz değil mi?
    İnsanların çoğu inkar edebilir.İç huzuruna elindeki herşeyi bırakarak ulaşmaya çalışan insanlar da vardır.Peki bunun temelinde ne vardır.Ben de bir zamanlar bu varoluşu,düzeni hakaret kabul ediyordum.Fakat kabul ediyorum ki, ben kendimi biliyorum.Bazı insanların çabası da bir noktada çırpınmaktan öteye gidemiyor.Evrim kaynaklı mıdır,bilemiyorum.Fakat insanlar yaptıkları kadar,yapmadıklarından da haz duyar.Belli bir sınıra ulaştığımızda,kuyruğunu kovalayan köpeklere dönüyoruz...Acının varlığı,korkunç değildir.Acı çekmek kötü de değildir.Aksine acının yokluğu kötüdür.Değersiziz işte belki de bu "sistem" hakettiğimizdir.
    Tabi böyle de olmayabilir.
    özgür olmak zor değil çok zordur. böylesi bir maddi kuşatmanın içinde imkansıza yakındır. kabul ediyorum. ama yine de hayal kurmadan edemiyorum. haz ve duygular determinist bir itkiyle bizi mekanikleşmeye iter. bunlar gibi bir çok etki içten gelen iradeyi yönlendirmek ister. ama yine de hepsinin ötesinde, hepsini aşan bir oluş düşlemekten kendimi alamıyorum. belki de dediğin gibi başarısız bir çırpınmadan ibaret olabilir bu çabalar, ama en azından denemeden olmaz diyorum. en azından tüm şartlandırmaları aşan bir Öz'ün hayalini kurmak gerekir bence.

  10. #10
    KurukafaDimtis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oca-2016
    Bulunduğu yer
    Bursa
    Mesajlar
    100
    Konular
    11
    "1390. Kötü ölüm yüzlerce rezillikle gelip çattı babacığım. Sen hiç eşeğin aletinden şehit olmuş insan gördün mü? Kur’an’dan rezillikle azap edilmeyi duy da böyle kepazelikle can verme. Bil ki bu hayvan nefis bir erkek eşektir. Onun altına düşmekse ondan daha kötü ve ayıp bir şeydir. Nefis yolunda benlikle ölürsen bil ki hakikatte sen de o kadın gibisin. Tanrı nefsimize eşek sureti vermiştir. Çünkü suretler huylara uygundur."

    Mesnividen güzel bir ders...Fakat merak ediyorum da,nelerden haz duyuyoruz?Bunu ne kadar biliyoruz?Bunu gerçekten çok merak ediyorum.Kendimize yalan söylemekte çok başarılı canlılarız.Çoğu anlam veremeden yaptıklarmızın temelinde yatanlar bize bir haz veriyorsa.Haz duyulanlar gerçekten statü,para,cinsel açlık gibi somut mudur.Kendini paradan soyutlamak insana haz veremez mi?Ozaman farkında olmadan eşeğin altına yatmaktan nasıl kaçabiliriz ki?Kim bilir,belkide eşekten kaçmanın bir yolu yoktur...
    Ben diğer insanlar gibi değersizliğimi kabul ediyorum.Sanki elim kolum bağlı gibi.Fakat senin düşünlerin bana ilham veriyor.Gerçekten bunun farkında olan bir insanın daha varlığından haberdar olmak beni çok mutlu etti.Ben başarısızlığımı kabul ediyorum.Belki,sen birgün bunu başarırsın dostum


2 Sayfadan 1. 12 SonSon

Bu Konu İçin Etiketler