5 Sayfadan 4. İlkİlk ... 2345 SonSon
Toplam 44 sonuçtan 31 ile 40 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Poltergeist

  1. #31
    Poltergeist nevermore - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar-2009
    Bulunduğu yer
    Bornova
    Mesajlar
    12.290
    Konular
    2863


    Bayan Charles Daughtery 100 senelik hayatında ( beş aşağı beş yukarı dediği gibi ) hiç böyle bir şey başına gelmememişti . Yatağı tam toparlayıp odadan çıkacaken birden yatak çarşafları ve yorgan havalanıp odanın içinde iki tur attıktan sonra yere halının üstüne muntazam bir şekilde serilmişlerdir. Bu Perşembe günü öğleden sonra olmuştu . 6 Eylül 1962 de bu hadisenin olmasıyla Bayan Daughtery ‘nin Virginia Postmouth ‘daki bu sessiz ve sakin evinde büyük bir
    Değişim oldu. Bu aynı zamanda onun dünya görüşlerinde de büyük bir değişim yaptı.

    Portsmouth / şehrinin Florida caddesinde sakin bir öğleden sonraydı. Halbuki yatak odasındaki yorgan ve çarşaflar diğer günlerdeki gibi havada uçuşup odanın muhtelif yerlerine dağılmışlardı. Ancak o gün bu tuhaflıklara bir tanesi daha ilave olmaktaydı. Birden yatağın yanında duran komodinde yerinde duramıyarak üç adım kadar büyük bir gürültüyle öne gelmişti. Bu arada koridorda bir etajerin üzerinde duran vazoda havalanıp büyük bir süratle 4 metre ilerdeki pencereye çarpıp camını parçalamış, Bulaşık makinesinin yanındaki dolapta duran bir böcek ilacıda birden dolabın kapağının açılmasıyla dışarı fırlamış ve Bayan Daughtery başının arkasına çarpmıştı. Ayrıca mutfak dolaplarını kapıları açılmış ve içinde bulunan tuz , biber gibi şeylerin içinde bulundukları kutularından dışarıya fışkırıp mutfak tezgahlarını üzerine saçılmış , ve sadece onların duyduğu bir müziğin temposuna uyarak on dakika tezgahta dans figürleri çizmişlerdir.

    Bayan Daughter’in 13 yaşında ki torunu Claveland Harmon ki Baba Annesi ve dedesiyle beraber oturmaktaydı; hızla oturduğu iskemleden yere fırlarılmış ver elindeki okul defteri ve kitaplar kuşlar gibi kanat çırparak odada dolaşmaya başlamışlardı.
    Evde alışılmamış sesler ve çığlıklar duyan yan komşuları koşarak onların evine gelmiş ve kapıyı açık görünce içeri girmiş ancak etrafın karmaşıklığı ve daha da korkuncu yatak odasından dışarı fırlayıp büyük bir hızla onun göğsüne çarpan bir “ pipo” ile şaşkınlıktan orada dona kalmıştır.

    İnsanların çoğunun anlamadıkları bir olayla yaptıkları gibi bu olay karşısında Bayan Daughtery ‘ler polisi çağırmışlardır. İlk önce olaydan bir kaç saat sonra tahminen saat 19 da polis müdürlüğünden iki memur geldi. Kendilerine anlatılan olaylar ve evin halini görünce şaşkın bir şekilde olan polisler bunun evde oturan iki yaşlı insana bir münasebetsiz tarafından şaka yapıldığını düşünerek karakoldan özel eğitimli bir köpek getirerek evin her tarafını aratmışlardır.
    Köpek yaptığı araştırmada evde hiç bir şey bulamamış fakat hayvanın bacağına sert bir cisimle çarpılıp hayvanın yaralanmasına sebep olunmuştur. Ama bunu yapan hiç kimseyi görmeyen polisler köpeğin araştırması sırasında bir yere çarptığına karar vererek onu veterinere göndermişlerdir. Ancak Bayan Daughter polisleri uyarmıştır. “ Burada ortalıkta böyle durursanız her an size bir şey çarpıp yaralıyabilir “ diye.
    Bu olayalar bir kaç gece daha aynen devam etmiştir. Evdekilerin hayatını yaşanmaz hale getirecek şekilde. Bayan Daughter , büyük oğlu ve 90 yaşındaki kocası Charles . Bayan Daughter ( doğumu 1862 ) ona soranları hayatımda bu kadar sene yaşadım ve her şeyi gördüm geçirdim deme adeti vardı. Ama daha başına gelecekleri bilmiyordu. “ Ev parçalayan Ruhsal Varlık “ daha yeni başlıyordu olaylarına.

    Cuma ve Cumartesi geceleri bu acayip olaylar tekrar başladı. İki gecede saat 04: 00 civarında başladı ve bir kaç saat devam etti. İlk önce muhtelif eşyaların evin içinde oradan oraya atılmasıyla başladı. Pipo, teneke kutu, kitap, vazo,lamba buna benzer ortalıkta ne varsa. Nesneler aniden ve büyük bir süratle fırlıyorlardı. Evin bütün pencerelerinin dışardan ve içerden fırlayan nesnelerle camları kırılmıştı . Cumartesi olaylar biraz daha değişik bir hal aldı yine evin içinde eşyalar yer değiştiriyor ve fırlatılıyordu ancak buna ilaveten salonun duvarında aralıklarla resimler daha doğrusu birbirinin devamı olan bir şeyin resmi “ fram” leri yani enstantaneleri veya hareketsiz resimler görülüp kaybolmaktaydı. Bunlar bir daire şeklinde duvarda hareketli olarak gözükmekte ve sonra kaybolmaktaydı.

    Tekrar acil polis çağrıldı fakat gelen polis olayları gözlemledi ama rapor bile yazmadan bir şey yapmadan ayrıldı. Zira Polis Merkezi bu olayları izah eden bir rapor yazılsaydı bunun üst makamlarca pek ciddi olarak karşılanmıyacağı bilhassa bunları iki yaşlı kişinin evinde oluşları dahada fazla şüphe uyandıracaktı.

    Cumartesi gecesi birden olaylarda bir azalma oldu. Sadece iki pencere camı kırıldı bir pipo havada uçtu ve çok iyi kalite domates salçası kapalı kutusundan boşalıp etrafa saçıldı. Bu salçalar salonun tam ortasında duran Charles ve Cleveland’a geldi ancak bunların nereden ve nasıl fırlatıldığı görülmedi ve bu salçanın nereden geldiği de belirlenemedi zira evde o marka salça bulunmamaktaydı.

    Bu olaylar ilk önce Daughterly nin komşuları arasında yayıldı sonra mahalleye en sonundada gazeteler tarafından duyuldu.
    Joseph .V. Phillips ; Norfolk Virginian – Pilot gazetesinde olayla ilgili bir yazı yazmak için eve geldi . evdeki olayları olurken gördü ve “ Bugüne ve bu gördüklerime kadar Ruhsal Varlıklara inanmazdım “ dedi.
    Yanında bir de fotoğrafçı getirmiş olan Phillips olanlardan sonra bayağı bir şok geçirdi.
    Phililps Bayan Daugherty ‘nin evine hastaneden gönderilmiş olan ve devamlı olarak yaşlı bayan ve kocasının sihhati ile ilgilenen hemşire ile aynı zamanda geldi. İsmi Marion Bivens idi .
    Hemşire bayan Daughtery’nin tesiyonunu ölçmek için gelmişti zira aynı zamanda yüksek tansiyon hastası idi. İçerde ikiside ortadaki salonda bulunan bufeye dayanmış bir vaziyette durumu konuşuyorlar ve yaşlı bayanın kocasını bekliyorlardı. Birden hemşire bir çığlık atarak öne doğru fırladı . Phillips de şaşkın şaşkın ona ne olduğunu sordu. Hemşire bir şey onu büfenin yanına doğru çektiğini söyledi . Buna şaşıran Phililps kendisinin bir şey yapmadığını ileri sürdü ve Büfenin yanına gidip baktı. Bir şey yoktu. Tam hemşireye yanılmışınız size öyle gelmiştir hiç bir şey yok burada demeğe hazırlanıyordu ki bu kere kendisi önündeki büfenin birden sağ tarafa doğru yarım metre kaydığını ve içinden tuhaf sesler geldiğini gördü.
    Öyle şeşırmıştıki ne yapacağını bilemeden öyle kaldı.
    Bu sırada biraz evvelde elinde tutup üzerindeki resimleri inceleyip tekrar büfenin üzerine koymuş olduğu mavi renkteki vazoyu pencereden dışarda hızla uçarak ön duvara çarpıp parçalandığını gördü. Büfenin üzerine baktı vazo orada değildi. Vazonun büfenin üzerinden
    Alınıp o duvara atılabilmesi için bir koridor geçmesi . Kapalı sokak kapısını açması evin iki köşesini geçmesi sonrada hızla duvara çarpması gerekmekteydi.
    Fotoğrafçı hızla öbür salona orada biri olup olmadığına bakmak için gittiğinde Phillips de yavaş yavaş salon gitti tam kapıdan girerken karşıdaki masada duran biraz evvel çay içmiş oldukları çay bardağı gözünün önünüde havalanıp tam ayaklarının altına kadar 5 metre havada bir uçuş yaptıktan sonra hiç kırılmadan ve tabağının içinde yere düşmüştü.
    O sırada Hemşire Bayan Birdens ‘e baktı ve onun korku içinde evi terk ettiğini gördü.
    Phillips daha sonra o günü anlatırken olaylara şahit olmuş dört beş kişi vardı. Ben bilhassa o fincan son sürat yokluktan var olup ayaklamın dibinde parçalanaşından etkilendim. Onu bana atabilecek kimseler yoktu etrafımda hakikaten yoktan sanki başka bir alem veya boyuttan geldi gibi oldu.
    İşin aslı diğer enteresan yanı ben bu olayların olduğu anlarda bayağı heyecanlanmış hatta sinirlenmiştim. Halbuki aynı şekilde bütün olalara şahit olan Bayan Daughtery hiç bir şekilde en küçük heyacan veya sinir belirtisi göstermeden sanki olan bu olaylar onun evinde olmuyor kırılan ve atılan eşyalar onun değilmiş gibi soğuk kanlı bir şekilde sesizce seyir etmekteydi.
    Bana “ Ne sinirliyim nede bu ruhsal varlıklardan korkuyorum “ dedi.
    Ancak başka bir şey onu hem sinirlendiriyor hemde korkutuyordu. Dışarda birikmeye başlayan halk toplluluğu. Zira Phillips ‘in yazısı şehir gazetesinde yayınlanmasıyla tahminen 10 000 kişi
    Evi ve civarı ziyaret etmek için akın etti. Polis mecburen yolun girişlerini kapatı ve ancak o sokakta oturanlara geçiş izni vermeğe başladı .
    Gelen halk eve girip hayaletleri ve olanları görmek için israr etmeğe hatta işlerinden bazıları kendilerini Hayalet avcısı olarak tanıtıp evdeki hayaleti yok etmeği teklif ettiler. Ancak daha sonra sarhoş oldukları anlaşılıp etrafta hadise çıkarmaktan tevkif edildiler.
    Bunu üzerine polis çare olarak sokağın Bayan Daugherty cenahını barikadlarla çevirip ancak gezip görmek isteyenlerin yolun diğer yarısından yürüyerek geçmelerini ve evide sadece dışardan önünden geçerken görmelerine izin verdi. Bunun içinde günün 24 saatinde 12 polis ve iki polis köpeği devamlı olarak nöbette beklediler. Gruplarda 600 – 800 lik kişiler olarak sokaktan toplu geçişine izin verdiler.
    Böylelikle yinede bir intizam doğmuş ayrıcada halkında istediği bir şekilde olmuştu.
    Bu şekilde bir hafta sonra az az insan akını azaldı buna karşında polis nöbetide 24 den 12 ye ikinci hafta ise 12 den 6 ya kadar indi. Daha sonra sadece iki polis memuru değişerek 24 saat kapıda nöbet tuttular. Ama barikatlar ve “ keep Away “ - Uzak Durun – yazısı bir ay kadar kaldı.

    Birden bu hadiselerin 1962 senesinde başlamasına ne sebep oldu ¿ Bunu Baş papaz Fred Jordan’ın görüşüne göre dinliyelim. Kendisi daha önce Bahriyede çalışmış ve 1920 den beri yoğun bir şekilde spiritüalizm ile ilgilenmiş ve emekli olmuştu.
    “ Hadiselerin başlaması bir “ earthbound “ Dünyada sıkışmış ( Bazı ruhsal varlıklar insanın ölümünde dünyaya fazla bağlılığı yüzünden öteki alemle dünya arasında kalırlar ve sık sık gidip gelirler ) ruhsal varlığın evde bulunanlar tarafından istemeden ve bilmeden tahrik edilmesi neticesi bu olayların başlamasına sebep olmuştur . Bunun da sebebi bayan Daugherty’nin bilmeden medium hassalarına sahip olması ve yine farkında olmadan bunları bazı olaylarda kullanmış olması bunu tetiklemiştir. Zira hiç bir ruhsal varlık bulunduğu mekanda bir medium olmazsa gerek maddeleşme şeklinde gerekse hareketleriyle tezahür edemez. Onun bu alemle bağı muhakak bir medyum olmasına bağlıdır.

    Eylülün 9 unda Daugherty ailesi etrafta bu kadar halkın ve kalabalığın olmasından sıkıntı duyarak evlerinden ayrılmışlar ancak eskisi gibi sükünet gelince dönmek üzere. Ben onların eğlencesi olmak istemiyorum. Belki bizim gidişimizle onlarda giderler ve hepimiz rahat ederiz demiştir.

    Jordan ona sorulan diğer bir soruya da şöyle cevap vermiştir .
    Soru . sizce Daugherty ailesinin gidişiyle bu olaylarda son bulacak mıdır ¿
    Jordan bunu şöyle cevaplamıştır : Tahmin ediyorum Ruhsal varlığın evde oturanlara vermek istediği ders iyice anlaşılmıştır. Bence bunu üzerine oda bu yaptıklaırndan vaz geçecektir.
    Ancak Jordan “ bu dersin ne gibi bir sebebe dayandığını , ve ruhsal Varlığı kızdırıp bu şekilde bir ders vermek istemesine ne sebep olduğu hakkkındaki soruları hafif bir gülüşle cevapsız bırakmştır. “
    11 Eylül günü Durham daki Duke Üniversitesi Parapsikoloji Enstitüsü North Carolina dan bir grup bilimadamı Gazeteye baş vurarak “ o evde olanları incelemek ve kayda geçmek için geç kalmadıklarını ümit ettiklerini bildirmişlerdir. Grupta Dr. T.J. Pratt – Duke Iniversitesinden -
    Hugh Lynn cayce - Virginia Beach Araştırma Derneği – ve William G. Rooll Durham Araştırma ve incleeme Vakfından vardı. .
    Dr Roll sonradan Daugherty’ lerin evinde olanların tam olarak anlaşabilmesiyle yapılacak araştırma için çok geç kalmış olduklarını açıklamıştır.
    Dr. Roll ve gurubu geldiği zaman Daugherty’ler evlerinde değil fakat bir akrabalarında kalıyorlardı. Ancak Bilim adamların ricası üzerine tekrar eve dönmüşler ve Bilim adamlarıyla beraber bir müddet evde oturmuşlardır. Ancak bu sürede evde eski olaylara nazaran çok az şey olmuş ve bundan da Bilim adamları pek bir netice çıkaramamışlardır.
    Ancak bu arada Daugherty’lerin tekrar evlerine döndüğünü duyan halk kalabalığı eskisi gibi sokakta toplanıp evin önünde ve hatta evin içine girmek istiyerek işi çığrından çıkarmışlar. Hatta bazı kendini bilmezler evin kapısını kırarak içeri girmişler ve arkadaşları dışarda resim makineleri ile beklerken onlar evin eşyalarından bazılarını pencerelerden sanki hayaletler tarafından atılıyormuş intibaını vererek fırlatmışlar ve diğer dışardaki arkadaşlarıda bunların resmini çekmiştir
    Polis maalesef kifayetsiz kalmış. Bunu gören Daugherty ailesi bilim adamlarını da evde bırakarak evden temelli ayrılmışlar ayrıcada polise karşın 100 000 $ lık tazminat davası açmışlardır.

    Bu olayın böyle bitmesi herkesi üzmüştür. Bu Amerikan Poltergeist ( Ruh tarafından taciz ) tarihinde tam açıklanmamış bir olay olarak kalmıştır.
    Rahip Jordan’ın dünya ile öte alem arasında sıkışmış Ruhsal varlık teorisi bazı diğer Hayalet olaylarındada öngörülmüş ve Parapsikoloji biliminde kabul görmüş bir fikirdir ama buradada böyle olduğuna dair kati bir ip ucu veya bilgi yoktur.
    Buna karşın Üniversite ve Araştırma ve inceleme enstitüsünden gelen bilim adamı gurubu,
    Dr. Roll Dr Pratt, ve Hugh Lynn Cayve evi gezmşler bunlardan Pratt bu olayların kendisinin şimdiye kadar incelemiş olduğu diğer olaylardan çok daha farklı olduğunu. Burada bir çok eşyanın dışarı atılması havada uçması ve aynı anda evde yaşayan bir “ teenager “ Ergenlik çağında bir insan bulunması , ve üstelik bu gencin hayatından memnun olmaması çok dalgın ve küskün olması bu olayların patlak vermesine sebep teşkil etmiş olabileceğini ileri sürmüştür.

    Bu arada Cleveland Harmondan fazla söz edilmemiş ve bir arştırma yapılmamıştır.
    Bu genç delikanlının büyük Anne ve Babasıyla ilişkileri nasıldı hiç bahsedilmemekte.


    Neticede bu olay tam bir netice elde edilmeden çözülmemiş olarak kalmıştır.





  2. #32
    velvetwamp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Tem-2010
    Bulunduğu yer
    Aicha ile..Piona'mın tuşlarında ben siyah o beyaz
    Mesajlar
    500
    Konular
    3
    9 yaşımdan beri bunlara benzer olaylar banada olmakta.. hep rahatsız ediliyorum ve okuduğum araştırdığım bilgilere göre kişiler hep sonlarını hunharca bir şekilde öldürülerek oluyor yada aşırı derecede veya akli dengeleri yerinden gidiyor... benim başıma gelen olaylardan birisi ki geceleri uyuyamamın sebebedir bu olay geceleri saat 1 ila 4 arası odamdan gelen ogultu türü sesler ve hani olur ya çatal dil derler ''s'' leri bastırarak konuşanlar için söylenir aynı öyle konuşmalar duyuyorum.. çektirdiğim bütün fotoğraflarımda gözlerimin rengi bulanık beyaz çıkmakta herkes lens taktırdığımı ve fotograf çektirdiğimi sanıyor ... arkadaşlarımla çektirdiğim mezuniyet fotoğrafım mı arkadaşlarıma aileme bile açıklayamadım onlarında beni ucube olduğumu düşünmesini istemiyorum... hal bu ki gözlerim acık kahverengi... geçen gün kız arkadaşım evime geldi dvd almış ve yemin ediyorum haberim yoktu filmin adından ki film olduğundan süpeliyim adı paranormal activity di film in konusu benim hayatımda olan olayların aynısı gerçi ben evime kamera koymadım cesaret edemedim... filmin sonunda kadın kafayı yiyip erkek arkadaşını öldürüyor ve kameraya bakıyor ve onada saldırıyor... korktum gerçekten gerçek olaydan ve kayıtlardan yararlanıldıgından bahsediyor film de... neyse ben bundan kurtulmak istiyorum herhangi bir yardım edebilicek arkadaşımız var mı bugün sitelerde gezerken bu siteyi buldum ve bakın isterseniz bu gün üye oldum.. annem bana birkere düşmanını tanımadan hamle yap der ... ama ben düşmanımı bilmiyorum... ne yapmam gerek bilmiyorum... cin mi ruh mu seytan mı bilmiyorum benden ne istediginide bilmiyorum... beni öldürmek istese hemen yapardı sanırım amacı eylenmek galiba ama ben eylence anlayısını da hiç sevmedim ,sevemedim .. çocukken hiç nasıl oldugunu hatırlamadıgım yaralar olurdu gece yatardım sabah kalktıgımda kolllarımda cimcik izleri var sanki birşey benden hınç alır gibi yaralar olurdu yüzümde iz kaldı tam gözümün altında burnuma yakın gülünce halan belli oluyor baya... ne yapmam gerektigini gerçekten bilmiyorum.. bazen yatagıma oturup konuşmak istiyorum onunla ne istiyorsun sana veriyim de git artık hayatımdan yakında evlenmeyi düşünüyorum ve korkuyorum o filmde ki gibi benimde sonum öyle mi olucak diye düşünüyorum... ooff lütfen yardım edin bana

  3. #33
    Poltergeist nevermore - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar-2009
    Bulunduğu yer
    Bornova
    Mesajlar
    12.290
    Konular
    2863
    Tipik bir obsesif durum arkadsım ... anlattıklarından çıkan sonç bu ..

  4. #34
    velvetwamp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Tem-2010
    Bulunduğu yer
    Aicha ile..Piona'mın tuşlarında ben siyah o beyaz
    Mesajlar
    500
    Konular
    3

    Arrow ??


    Alıntı nevermore Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Tipik bir obsesif durum arkadsım ... anlattıklarından çıkan sonç bu ..
    kusura bakmayın ama biraz daha açarmısınız ?? tam anlıyamadım ne demek istediğinizi

  5. #35
    Poltergeist nevermore - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar-2009
    Bulunduğu yer
    Bornova
    Mesajlar
    12.290
    Konular
    2863
    Almanca bir sözcük olup, “belalı bir ruhun gürültüsü” anlamına gelir. Örneğin, bilinmez gürültüler, kendi kendine hareket eden cisimler, aniden hasıl olan yangınlar, erozyonlar, seller ve insan bedeninde kendi halinde ortaya çıkan çizikler. poltergeist olaylar genellikle bir insandan kaynaklanırlar ki, bu şahıs özellikle bi çocuk, bakire bi kız veya genç bi arkadaşımızdır.

    Tekinsiz ev olarak adlandırılan bazı evlerde kapılar, pencereler kendiliğinden açılıp kapanır, ışıklar yanıp söner, eşyalar durup dururken havalanır. Evde yaşayanlar rahatsız olurlar ve bu hayaletli evi terk edip başka bir eve taşınırlar. Ne var ki, taşındıkları yeni ev de hayaletlidir. Kısa bir süre sonra benzer olaylar tekrarlanmaya başlar. Araştırmacılar tekinsiz ev olaylarının bir bölümüne ergenlik çağındaki çocukların sebep olduğunu tesbit etmişler. Çocuğun gelişme çağındaki ruhsal enerjisi dış çevreye taşmakta ve çeşitli tezahürler meydana getirmektedir.

    Ender olmakla birlikte yetişkinler de benzer olaya sebep olabilmektedir. Genellikle farkında olmadan maddeyi etkileyen bu kişilerde bilinçaltına bastırılan saldırgan duygularını günlük yaşamlarında açığa çıkartamadıkları gibi geceleyin düş dünyalarında da yüzeye çıkaramayacakları kadar derine itmişlerdir. Biriktirilen bu duygulardaki psişik (ruhsal) enerji, belli bir noktadan sonra dışarı taşarak boşalır. Bunun sonucunda çevrelerindeki eşyalar hareket eder, camlar kırılır. Ancak, bu etki bilinçsizdir. Söz konusu kişiler bu olaylara kendisinin sebep olduğunu bilmez. İstek dışı yaratılan bu olaylara ‘‘Tekrarlanan Spontane (Kendiliğinden) Psikokinez’’ adı verilmiştir. Eski adı, Almanca’dan gelen ‘‘Poltergeist’’tir. Bu olayları meydana getirenlerin hayaletler mi, yoksa insanlar mı, olduğu tartışma konusudur. Ancak, yapılan gözlemlerde poltergeist olaylarında etken gücün bazı durumlarda bilinçli eylemlerde de bulunduğu tesbit edilmiştir. Mesela İrlanda’da Fizikçi William Barret, aklından bir sayı tutar ve bu sayı kadar darbe sesi gelmesini içinden ister. Ardından isteği yerine gelir.

    Birçok ülkede yapılan modern araştırmalar sonucunda elde edilen bilgilere göre, üzerinde en çok inceleme yapılan olaylardan biri Londra’nın kuzeyinde küçük bir evde yaşanmıştır ki, bu fenomen Ağustos 77’den Eylül 78’e kadar süren Enfield olayıdır.Bu evde, koltuklar,masalar,sandalyeler…vb eşyalar havada uçuşarak oraya buraya vurup duvarlara çarpmış, birçok tanığın önünde evin iki genç kızı havaya yükselmiş ve bazı küçük nesneler materyalize olarak kanıtları kaydetmek isteyen gazeteci ve araştırmacıların üzerine atılmıştır. Ayrıca, onlara musallat olan varlık, kızlardan birinin ses tellerini kullanarak kaba bir sesle o evde önceden yaşayıp ölmüş yaşlı bir adam olduğunu söylemiş ve bununla ilgili araştırmalar sonucunda, kızın beyni vasıtasıyla konuşan ve onları rahatsız eden bu ruhun gerçekte orada daha önce yaşadığı izlenimi edinilmiştir. Ancak,bu ve buna benzer olaylar, sanıldığı gibi, iki dünya arasında huzur bulamayan ruh veya ruhların eseri olmayıp sanki böyle bir şey mevcutmuş sanısını oluşturan Cinni etkileşimlerden başka bir şey değildir.

    Bir başka olay da, Felsefe Doktoru ve bir Biyolog olan Lyall Watson’ un 1974 yılının Haziran ayında,Endonezya’nın doğusundaki Timor Timur adındaki adaya yaptığı yolculukta birebir yaşadığı fenomendir. Watson, aslında bu adaya başka bir fenomeni incelemek için gelmiştir, ama bölgeye gelmeden önce yakın bir köyde bir poltergeist vakası yaşandığı söylenince bu yeri öncelikle ziyaret etmeye karar verir.Bu evde ise, karı-koca, iki çocuğu ve bir de adamın kız kardeşi yaşamaktadır. Akşam birlikte yemek yerlerken bir ara, aniden evin sekiz yaşındaki çocuğu bir çığlıkla elindeki fincanı masaya düşürür. Watson hemen çocuğun elini incelediğinde, elinin üstünün nedensiz bir biçimde kanayan ve çocuğun diş izinin çapından büyük bir diş izi olduğunu görür.Olay bu kadarıyla da kalmamıştır.Tam o sırada lambanın alevi maviye dönüşerek birden parlar.Bununla birlikte,materyalize olayları da oluşur ve tuz yağmaya başlar. Bu olaylara garip sesler de eşlik eder ve masa da, içinde yabani bir hayvan olan kutu kapağı gibi sallanmaya,sıçramaya başlayarak devrilir. Watson, olaylar bitince yaptığı titiz ve ayrıntılı araştırmalar sonucunda hiçbir hile bulamaz. (Zaten hile yapılacak karakterde bir fenomen olmadığı gibi, bulunulan yer de buna uygun değildir.)

    Ayrıca,bazı poltergeist vakalarında yine materyalize ile cisimlerin hareket ettirilmesinin sınırlı birkaç gün boyunca sürmesi ve buna neden olan kişinin tespit edilmesiyle, kovma işlemi olmaksızın birden sona ermesinin sebebi,bulunulan ortamdaki enerjinin o insanların beyinleri üzerindeki tesirleri ve Astrolojik etkilerin kişilerin koruyucu melekelerini zayıflatmasıyla birlikte,etkileşimi altında kaldıkları cinlerin o beyinler üzerindeki tesirlerinin artıp azalmasıdır. Çünkü bu tür etkileşimler, tamamıyla beyinle ilgili olduğu için, bir önce anlattığımız olaylarda da görüldüğü üzere çok daha güçlü (şiddetli) ve uzun, hatta anlatılan nedenlerden dolayı ömür boyu sürerken, kimilerinde de belirli bir süre,kiminde de çok çok kısa sürede olmaktadır. Bu sebepledir ki,etkilerin tamamı göz önüne alınmadığı ve olaylara tek bir açıdan bakılarak değerlendirilmediği için etkileşimlerin türü farklı olsa da mekanizması hep aynıdır.

    Buna destek veren örneklerin biri de,poltergeist vakalarına katlanamayan ve bunalan insanların,rahatsızlık veren bu varlıklara kendilerini rahat bırakmaları için güçlü bir biçimde bağırmalarıyla olayların sona ermesidir ki,bunun oluşum şekli de,içten gelen bir biçimde yani şiddetli bir konsantrasyonla,beyindeki ilgili hücreleri, dolayısıyla koruma melekelerini harekete geçirmek suretiyle bu tür varlıklara blokaj oluşturmasıdır. Ya da olaya neden olan kişilerin o ortamlardan uzaklaştırılmalarıyla vakalar sona ermekte, ancak o kişi üzerindeki etkiler ( de bazılarında kalkmış gibi görünse de)aynı veya biçim değiştirmiş şeklinde devam etmekte ve ışınsal varlık(lar) kendini o kişiye mutlaka hissettirmektedir.

    Bununla ilgili bir örnek de ünlü Amerikan kanalı Reality TV’de yayımlanmıştı. Programda, bir aile, benzer türden saldırıya uğrar ve belli bir süre sonra bu duruma dayanamayarak ev değiştirmeye karar verir. Ama nafile, olaylar sona ermez.Yine evde bıçaklar, kesici aletler havada uçuşmakta,bazen bulduğu yumuşak yerlere saplanmakta bazen de ev halkı merdivenlerden, yüksek yerlerden görünmeyen bir güç tarafından itilmekte, evdeki giyim eşyaları ve kumaşlar hiçbir neden yokken kesilmekte ya da kesilmiş bulunmaktadır. Eve bu konuyla ilgili din adamları çağrılır ancak, güçleri yeterli olamadığından başarılı olamazlar. Aile yine çareyi ev değiştirmekte bulur ve bu yer değiştirme on bir kez tekrarlanır. En sonunda kendileri özel bir ev yapmaya karar verirler ve tekrar Eyalet Üniversitesinden konuyla ilgili bir bilim adamı çağrılır.Bilim adamı ise birtakım enerji ölçer aletlerle evi inceler ve sonucunda evde ani enerji(ısı)sapmaları,değişimlerini saptar. İpuçlarını da dikkâtlice inceleyerek daha önceki diğer araştırmacıların da belirttiği gibi, bu insanların halüsinasyon türünden şeyler yaşayan insanlar olmadıklarını ortaya koyar.

    Ayrı bir somut örnek de,1967 yılında Almanya’nın yukarı Bavyera’da bulunan Rosenheim’daki bir avukatlık bürosunda geçmiştir.Hiçbir sebep olmaksızın sigortalar yerlerinden fırlamış, elektrik ampulleri patlamış, neon tüpleri yerlerinden oynamıştır.Büroda çalışanların gözü önünde olan bu olaylarda konuşma kaydedicisi, bürodan söz konusu zamanda hiç kimse telefon etmediği halde hep konuşma yazmış.Bununla birlikte; kırk kişinin çalıştığı bu büroda, resimlerin ters çevrildiği,çekmecelerin masadaki yerlerinden fırladığı,lambaların sallandığı ,175 kg.’ lık dosya dolabının, dayandığı duvardan kendiliğinden 30 cm. ayrılmasına tanıklık etmişlerdir.Posta idarecisi ile suç masası polislerinin çaresiz kalmaları üzerine, Freiburg’ daki Psikoloji sınır bilimleri ve psikoloji sağlık Enstütüsünün Müdürü Hans Bender çağrılır. Bender, önce sahtekârlıktan şüphelendiği için bu olayları gerçekleştirebilecek araç gereçleri, gizli elektrik devrelerini ve ip uçlarını araştırmaya başlar. Bununla da yetinmeyerek iki fizikçi yardımıyla, ölçü aletleri,kameralar ve de ses alıcıları yerleştirip çalışmalarını sürdürür. Ancak dikkâtini bir şey çekmiştir, o da bu tür olayların hep 19 yaşındaki büro yardımcısı Anne Marie Schaberl ile bağlantılı olduğunun anlaşılmasıdır. Bu olayla ilgili ip uçları ve deliller o kadar incelikli ayrıntılıdır ki,hiçbir gözlemci ve bilim adamı bunun hayali şeyler olduğunu iddia edememiştir.(Bkz.Tubitak Bilim ve Teknik/Mayıs 87)

    Poltergeist vakalarını incelediğimizde, iki önemli nokta görünmektedir.Bunlardan ilki, Akaşa’lar. Yani hayalet olaylarının geçmişte yaşanmış bir sahnenin ;bir video kasetinin tekrar tekrar ortaya çıkan holografik üç boyutlu görüntü ve sesin izlenmesi,duyulması hissedilmesi veya yaşanması şeklinde olmasına, kişi ve kişilere hiçbir zarar vermemesine karşın , poltergeist vakalarında maddeye direkt etki ederek fiziksel ve ruhsal zararların verilmesidir.

    İkinci nokta ise,bu fenomenlerin orada bulunanların fizyolojik ve psikolojik durumları ile ilişkisinin açığa çıkmasıdır. Yani, bu kişilerin sahip oldukları duygusal,gergin,sinirsel halleri ve hormonal değişimlerinin bulunduğu zamanlarda baskı altında kalan enerjilerinin psikokinetik etki olarak açığa çıkması ile beyinlerinin sağ yarım kürelerini kullanan görsel yaratıcılığa sahip insanların bu vakalara daha çok yatkın olmaları ve geçmişlerinde ani hormonal ve elektriksel değişimlerine dayanan migren ve geçici felç gibi hastalıklara rastlanması bu fenomenle direkt bağlantılı olduğunun ortaya çıkmasıdır ki, bu da,cinni etkileşmelerin mevcudiyetini ortadan kaldırmaz. Çünkü bu durum ve hallerin bir kısmının cinni etkileşmelerin çıkışına izin verdikleri gibi, diğer bir kısmı da bu etkileşimlerin yol açtığı etkilerin sonucu olarak meydana gelmektedir.Zaten bu olayların çoğunda kişilerin hep bir ruhsal bir varlıktan söz etmeleri bunun kanıtı olduğu gibi, nadiren de olsa bu varlıkların belirgin olarak olaylarda görünmemesi,cinlerin kendilerini belli etmeksizin etkilerde bulunmasından kaynaklanmaktadır.

    Konuyu hem canlandırmış oldum hem değişik bilgileri paylaştım ..

  6. #36
    10urteker 10urteker isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    -YASAKLI-
    bazı harry potter karakterlerinin isimleri bu isimlerden mi çıkmış diye düşünmedim değil.. harry içinde geçerli.

  7. #37

    Üyelik tarihi
    Haz-2011
    Mesajlar
    7
    Konular
    0
    korktummm :/

  8. #38
    sabrina - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May-2011
    Bulunduğu yer
    izmir
    Mesajlar
    1.717
    Konular
    56
    Telefondaki veya elektronik aletlerdeki parazitler ve açılıp kapanması, ışıkların açılıp kapanması gibi.
    Bu olayın insanın kendi tarafından yapıldığını düşünüyorum fakat diğerleri kesinlikle gerçek.

  9. #39

    Üyelik tarihi
    Mar-2011
    Mesajlar
    29
    Konular
    0
    güzel bir paylaşım bu dünyada bir tek insanların yaşamadığına güzel örnek başka varlıklarda var

  10. #40
    AkuJuk AkuJuk isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    -YASAKLI-
    Emeğine sağlık.
    Uzun ama güzel bir yazıydı.Tüm bu olayların yaşanması ilginç ve korkutucu.


5 Sayfadan 4. İlkİlk ... 2345 SonSon

Bu Konu İçin Etiketler