Bahçe Perileri
Karaların yüzeyinde yaşayan periler arasında en önemli cinslerden birisi orrnanlarla ve bahçelerde birliktelik kuranlardır ve ağaçların ruhlarını da kapsar.Sanırım bu perilerin özel niteliklerini aktarmanın en iyi yolu her doğal bölümün üyelerini bahçe perileri ve orman perileri olarak ayırarak tanıtmak olacak.
Bahçe perilerinin çeşitli tipleri vardır. En küçükleri mum boyut1arındadır ve daha çok dişil görünümdedir. Yirmi cm'den otuz cm'ye kadar değişir, başı birkaç cm uzunluğundadır ve mum alevinin olması gereken yerde bir insan yüzü yer alır, fakat renk bakımından bedeni parlak elma yeşili ya da sarıdır ve yüzü hafif yanık ten rengidir. Kendi ölçülerine uygun kol ve elleri ve kısa bacak ve ayakları telkin eden görüntüleri vardır. Bu özgün perinin kenarlarda büyüyen frengi otu (lobelia), deli otu (alyssum) ve küme halindeki küçük bitkilerle çalıştığı görülür. Halihazırdaki dünyalarının dışındaki varlıklara veya olaylara fazla tepki vermezler: reaksiyonları ilkeldir, diğer yandan bitkilerini ve birbirlerini ilgilendiren meselelerde şefkat ve kıskançlık hissine sahiptirler. Yeni duyumlara heveslidirler, çünkü bu yolla öğrenirler. Üçlü ve dörtlü gruplar halinde herhangi bir güzel bahçenin çevresinde dolaşırken görülebilirler. Lale ve benzeri çiçeklerin arasında görülen, yirmi cm boyunda"mum" perilerinden daha fazla insan görünümünde, fakat dış hatları zayıf mor ışıklı ve madde formundan yoksun olduğu için daha çok insanın gölgesine benzeyen bir tipi vardır. Bazılarının narin uzun yüzleri faunun kine benzer faun yarısı keçi, yarısı insan görünümünde mitolojik varlık). Işıltılı figürlerinin yanısıra yabancı çizgilerinden ve şeffaf gibi görünmelerinden dolayı onları kesinlikle insanla özdeşleştiremezsiniz. Uzantıları yeterince bize benzer, fakat sık sık el ve ayakların tam olmadığı görülür, Parmak ve parmak uçları çeşit1idir ve elleri daha çok bir kedinin pençesini andırır. Çevrelerinde fosforlu gibi görünen, gül rengi ve açık morun güzel tonlarında yarı şeffaf bir cins madde bulunur.
Tanımlamakta olduğum bir bahçede güzel bir hercai menekşe tarhları vardı. Etraflarında kelebekleri anımsatan eşit derecede güzel ve narin kısa ömürlü varlıklar uçuşuyordu. Bu minik şeylerin yüzleri hercai menekşeye çok benzer. Bedenleri de aynı bir kelebeğin veya yusufçuğunki gibi, torpil şeklindedir ve yüzden çok daha ensizdir. Beden ve baş birlikte yaklaşık on-on iki cm uzunluktadır ve yüzü de iki üç cm uzunluğundadır. Boyundan çıkan, bedenle aynı uzunlukta iki ince kanat benzeri yapı, bu benzerliğe rağmen, kanat işlevi görmeyip bu güne kadar gözlendiği kadarıyla yalnızca dekoratif unsurlardır. Yüz ve beden ten rengidir ve pembeye bakan leylak rengi, eflatun ve mor gölgeler taşır; kanat1ar da benzeri tonlardadır fakat daha renkli ve parlaktır. Seyrettiğim birkaç dakika içinde cam kutular içindeki hercai menekşelerin etrafında bunlardan dört tane görmüştüm. Sonuçta görünmeyen dünya, tıpkı görünen dünyada olduğu gibi, bir sürü canlıyla doludur ve nerede bir çiçek yatağı varsa orada kelebek şekilli perilerden bulunması çok olasıdır.Sıra geldi genel bahçe perisine, pek çok bakımdan asıl, merkezi peri tipine. Aslında, perilerin hayatından söz eden pek çok kişinin periyle kastettikleri şeye karşılık gelir. Üçüncü bölümde "tipik" bir peri olarak ayrıntılarıyla tanımlanan odur. Bu belirli bahçe perisinin oldukça büyük, elli ile altrnış ern uzunluğunda ve birçok bakımdan insan görünümü veren birkaç türü bulunur. Bir burunları, iki gözleri, bir ağızları ve hatta kulakları ve yüne benzeyen, genellikle ağaç kabuğu tonunda koyu kahverengi saçları vardır. Yüzleri, diğer bütün periler için geçerli olduğu gibi, insan yüzüyle aynı orantılara sahip değildir, çünkü burunla gözler arasındaki mesafe epey daha fazladır. Bu onlara sürekli şaşkın ve meraklı bir ifade verir. Zaten gerçekte de bütün bu periler son derece meraklıdırlar. Göz kapaklarının ve kirpiklerin olmayışı da ilk görüldüğünde onlara bir parça garip 1tir görünüm verir. Yüzleri bronz rengidir ve bedenleri, "kılık değiştirmedikleri" ve dinlendikleri sıralarda zümrüt yeşilidir ve bahar aylarında görülen küçük, yeşil böceklerin rengini anımsatır. Bizimkine benzer el ve ayakları vardır, fakat ayaklar bir bakıma daha üçgendir. Bütün olarak etkisi hoştur. Bu periler ben gözlem yaptığım sırada bahçedeki leylakların aralarında oynuyorlardı. Bahçedeki tüm yurttaşlarının en yüksek zekaya sahip olanları oldukları gibi, oradaki daha alt perilerin bazılarına bir çeşit deneticilik de yaparlar.
Bahçedeki küçük gölün daha iyi bir terim bulamadığım için "ilkbahar perisi" diyeceğim belirli bir perisi vardı. Söz konusu göl birkaç kaynaktan beslenmekteydi ve suyun yerden fışkırdığı belli yerlerde balık görünümlü garip, uzun varlıklar vardı. En belirgin tarafları mavimsi bir bedenle bütünleşen, arada boyuna benzer bir şeyin bulunmadığı mavimsi, hatları az vurgulu başlarıydı. Beden sarmaşık veya filiz benzeri uzantıların içinde eriyor ve az sonra yerin içine doğru giriyordu. Her ne kadar suyla kesin bir bağlantıları varsa da, bu varlıklar yerin içinden hayat çeker gibi görünmektedir. Pınar suyunun hayatlarının kaynağı olan bir cins can veren bir diriliğe sahip olduğu bellidir. Bu tuhaf ilkbahar perileri genellikle suyun yerden açığa çıktığı yerde dolaşıp dururlar, başları suyun hemen üstünde yavaşça bir aşağı bir yukarı salınırlar.
Küçük bir cam serada kelebek cinsinden, kendi tiplerinden bir iki cm daha uzun ve insansı, fakat diğer bakımlardan aynı olan birkaç peri buldum. Belli ki kelebek tipi, bir dönem sera deneyiminden sonra, insanların bitkileri kuvvetlendirme işiyle bu özel temas için uzmanlaşmıştı. Narin ve sevimli varlıklardı. Bahçedeki hayatın ayrılmaz bir parçasını oluşturan başka cins varlıklardan biride ağaçlardır, Örneğin, bahçenin tam ortasında büyük, cömert, tek başına duran bir ceviz ağacı vardı. Ağacın içindeki bütün canlı hücrelerin canlılığının toplamı birleşerek "ağacın ruhu" diyebileceğimiz varlığın hayatını oluşturur. Böylece orada bedeni ağaç olan veya onunla kaynaşmış yaşayan bir varlık vardır. Ağacın ayrılmaz bir parçasıdır ve periler ağaçların arasında gezinebilirken o ağaçtan uzağa gidemez. Ağaç ruhu bulunmayan hiçbir ağaç yoktur.Bu ruh her zaman gözükmez, çünkü ancak istediği zaman görünür. Bununla beraber ağacın bilinci gerekirse kendini dışsal olarak gösterebilir ve şekil alabilir. Bu genellikle bir insan şeklidir, fakat daha çok bir insanın, çok uzun ve çok ince bir insanın uzamış bir gölgesine benzer. Bu ağaç ruhlarının bazıları güçlü bir bireyselliğe sahiptir fakat tabii ki çoğunluğunda böyle bir sivrilme yoktur. Bu yaşlı ceviz ağacı çekici ve hoştu ve şekil aldığı zamanlarda kahverengi kabuğa benzer cildi, kemerli burnu, karanlık saçları ve göz olarak iki siyah noktayla daha çok uzun boylu, koyu tenli bir kızıl deriliyi andırırdı. Tam olarak yakışıklı denilemese de çok karizmatikti ve son derece neşeli ve dostçaydı. Bazı bakımlardan mizahı seven bir kişiliğe sahip, neşeli, bilge bir yaşlı adam hissi verirdi.
Şafak zamanı bahçede yoğun bir iş zamandır, çünkü günün bu zamanında yeryüzünün üstüne özel bir rahmet yağar. Enerjide uyanış olur ve periler bunu alıp dağıtmakla meşguldürler. Ayrıca günlük aktivitelerinin de başlangıcıdır. Şafakta oyundan gelip işbaşı yaparlar. Periler besinlerini bir kaynağı olan, can verici müthiş bir ışık küresi olarak düşünürler. Güneşin ışınlarını bedenlerinin içine çektikleri görülür. Yemek veya besin fikrine en çok yaklaştıkları nokta budur. Enerjiyi kendi bedenlerini ayakta tutmak için almaktan başka, güneşten gelen enerjiyi bitkilerin böyümesi için amaçlı bir yönlendirmeye de yardım ederler.
Perilerle, kendileri kadar yüksek düzeyde evrimleşmemiş olsada güvenli maddi yoldaşlar gözüyle baktıkları ağaçlar arasında keyifli bir ilişki vardır. Ağaçlardan hoşlanırlar ve onları saygın, değerli ve güzel görürler, fakat aynı zamanda ağaçlar hareket edemedikleri için kendilerini onlardan üstün hissederler.
Periler bütün hayvanlarla dostça ilgilenirler ve sözünü ettiğimiz bahçede bazı ördek ve kuğular bulunmaktadır. Periler sık sık ördeklerin maskaralıklarını seyrederek eğlenmek için yukarıdaki yamaçlardan suyun yanına iner veya bulundukları yerden izlerler. Bu kuşlarla onların çevresinde rahatça dolaşan periler arasında bizim köpeklerimizle ilişkimizin benzeri yakın bir bağ vardır, şu farkla ki onlar kendilerini biraz daha eşit görür1er. Bu kuşlara ellerinden geldiği kadar yardımcı olmaya çalışırlar ve ördekler de onlara karşılık verir çünkü, çoğu hayvan gibi onlar da perileri görürler.
Evin Airedale cinsi büyük köpeğinin adetlerinden birisi, kemik biriktirme ve bahçeyi kazmayla ilgili belirsiz memnuniyet duyguları yayarak yarı kapanık gözlerle bahçede uzanmaktır. Belirsiz mutluluk hislerinin göstergesi soluk gül rengi iken, zaman zaman heyecanlanması kırmızı tonlarda, evin kedisine duyduğu kıskançlık yeşil ve sahiplerine yanıt verdiğinde bağlılığı mavi parlamalarla dışa vurulur. Özel ruh halleri faun yüzlere belli bir ilgiyi tetikler. Onlar genellikle onu pek dikkate almazlar, fakat köpeğin hepsini değilse bile bazılarını gördüğünden eminim. Onları gerçek addeder. Bazen havlayarak gürültü çıkarırsa veya özgün tuhaflıklar yaparsa, ondan ürkebilirler. Fakat olasılıkla perilerin bir köpeğe çok belirsiz, ona çok uzak bir şeyler olarak göründüğünü düşünüyorum. Eğer hayvanlar olağan dışı büyük bir sevinç veya mutsuzluk durumundalarsa periler onlara epey empati veya acıma duyarlar ve özellikle de kendi doğuştan gelen nitelikleri olduğu için yaşama sevinci kökenli mutluluk onları etkiler. Gölün ördeklerinin kuluçkaya yatması ertesinde sahneye çıkan küçük yavrularla da çok ilgilenirler. Böyle özel durumlarda hayvanların günlük hayatına gösterdiklerinden daha fazla ilgilenirler. Bir diğer ifadeyle, her zaman aktif bir rol oynadıkları doğadaki yaratıcı süreçte ilgili herhangi bir şeye tepki verirler. Bu nedenden ötürü, bahçe perilerinin hayatı ilkbaharda diğer mevsimlerde olduğundan daha farklıdır.
Periler insanlara ilgiyle bakarlar. Örneğin, anlattığımız bu bahçenin sahipleri ördekleri beslemek için dışarı çıkınca, onları üstün varlıklar olarak değerendirerek seyre koyulurlar.