Toplam 1 sonuçtan 1 ile 1 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Onlar Cahil Kalsın diye Onca Hile

  1. #1

    Onlar Cahil Kalsın diye Onca Hile


    Tarihe nakledildiği haliyle 04:18 - 8 Temmuz 2017

    Ellerinde miymiş sanki içtikleri sudan ikram ederken zehirleyenlerin hayat.

    Hakikatinden geçer sadece,
    Ancak hakikatte hallice
    Bir dolamaçlar varsa
    Buyursunlar çözelim

    Bu düğümler bu kilitler,
    Artık yeter!
    Kim izin veriyor size,
    Bilmeniz mi?



    "Bildirmeyiz onlara olur biter"
    Deyişlerinizde mi korursunuz izninizi...



    Peki ya Biz bildirirsek.
    Birbirimize o zaman ne olur?

    Uslanmaz veletler mi örecekmiş kader ağlarını?

    Bir ikilik, bir ayna içine sıkışık kalmış?
    Alim oldum diyen kendini böyle yansıtırsa,
    Kendi üzerinde bile yeterince çabalayamamış
    Ismarlama bir defter yazmaya kalksa
    Hiç utanmadan sıkılmadan
    Ne de olsa On Cahile Onca Hile yapmaktan başka
    Bir sanatı kendine sünnet bilmiş birisinin
    Masallardan tekerine de o biçim bir çomaktır
    Benim ilmim.



    Ama ne bahsederim ki zaten onlardan size,
    Bilin ve farkında olun diye
    Geçelim mi?

    Ama hiç de kofti gözükmüyorlar...
    San ki!



    San ki!
    Almamışsın başına belayı
    Da geçirmişsin böylesini başına
    Alim diye zikredersin
    İlmin sahibi kim?

    Niye sen olmayasın ki?
    Hayatın deneyimin…
    Senin.
    İçine derin derin işle
    Dünyaca nimet var...
    Dünyada ahiret var...
    Hakkın senin!

    Sahip çıktığın sürece.

    Bu karanlık dehlizlerden nasıl çıkacağız,
    Sanki ermiş de durmuş anlatıyor.



    Eren anlatmaya devam ederken yürüyor
    Ama öyle bir şey ki
    Anlatabilene Aşk olsun...
    Cidden Aşk olsun!

    Bak diyorum ki,
    Bana öyle bir tokat,
    Sorduğum her Evet-Hayır sorusunda geliyor.

    Ama bu alimler zalim olunca
    Kutsalınızı alırsınız siz de ayaklarınız altına
    Hayatın nefesin...



    Kudurmuş bir karmaşa ve kargaşamada
    Sevgi Sevgi Sevgi
    E peki nerede bunun gereklilikleri
    3 Kere zikrettim
    Anlayışı gelir mi şimdi?

    En basitinden bari bütün gün karşılarında geçirdikleri
    Televizyonunda ver doğrusunu da

    Demeyelim "Başımızda bir bela var."



    Buddha gelir bu da geçer.

    Neden çünkü aydınlanmaz bunlar diyeni bile
    Aydınlatacak var...
    Ya Hu, Mübareği siz nasıl bilirsiniz?

    Azıcık sorgulayın Ya Hu...
    Mübarek nedir?

    Her bir tanesi takılmış bir illüzyona sanki.
    Kendinin yanına bir kötüsünü koymadan değer kazanamıyor.
    Ya o zaten mantıksal bir çizgi,
    Geçersin ve gidersin.
    Yürü yürü yürü...

    Ama lütfen sıkışma,
    Bir ekrana
    Bir dar kalıba
    Ama sıkıştır
    Ve incele...



    Yakaladın mı anlarsın.
    Anı yaşarken her şey gelir geçer.
    Yakaladığını da bırakırsın.

    OnCahile OncaHile
    İçine işle
    Çünkü
    İşlemezsen içine
    İnce ince
    Senin halin
    Nice
    Diyorum ki
    Nice Nice



    Nietsche'nin de şimdiki enkarnasyonunu uzaktan tanırım
    Daha iyi tanıdığım Bedri Ruhselman'ın şimdiki enkarnasyonu
    İle sevgili olurlardı, ömürlük aşklarının ötesinde bir aşkları da
    Olur mu dersin.
    Eh! Tabi olur...

    Benim de millenyumlar süren aşklarım var,
    4 sene platonik ve karşılıksız
    Kaldı diye hiç üzülmüyorum yani.
    Onca zamandır Sokrates'i sevmişim.
    Şimdi büyüdü ülke kurtardı, lider oldu.
    Okullarda sınıflarda suratına bakarız
    Yanında Türk Gençliğine Hitabesiyle.



    Zaten tam olarak da bahsettiği şey;
    İç mihraklar Dış mihraklar.

    Ha işte tam onların
    Hakkından da gelmemiz gereken anlardayız.

    Kudurmak yerine, akıllı olun.

    Algı eşikleri açıldığı zaman
    Ufuklarınız çatırdar da
    Sonsuzluğa bir adım daha uzar
    Kapasiteler...



    İşte kapasitenin geliştiği yer de,
    Tam olarak buradadır.



    Aklınız aklınızın ötesine geçebilir.
    En basitinden birleşerek...
    Başka akıllarla...

    Anlayın şimdi Platonik-Sokratik aşkın gizemlerini
    Tarihsel kanıtlarıyla birlikte.
    Tarih içinden geçip giden ölümsüz bir aşkımız vardır.
    Onu da biz yaşatırız.

    İçten içesiyle yetmez,
    Dışarı da taşırırız böylece.

    Koalisyon bile yapamayacak kadar
    Eleştiri kaldıramayan
    İktidar sahiplerinin elinden
    İktidarı almaya mı gideriz,
    Yoksa İstanbul'da yeni bir devlet mi açarız şimdi?
    Aslında biraz da o biçim bir meselenin içindeyiz.



    Ama ben diyorum ki bu sefer merkezi sistem yapmayalım.
    Çünkü merkeze kim geçiyorsa sıkıntı yapıyor.
    Oncahile oncahile nice nice kime kime...

    Cinaslarımda çok gösterişe kaçmamam
    Biraz da elimden geldiğince yazışımdan gelir.
    Çünkü aciliyetler var
    Bazen de sanatıyla uğraşamam.

    Uğraşılmışı gelir.



    Tembelleri ayaklandırmaya yeter mi?
    Bir tanesi vardı "Tembel Ayaklanması" diye yazmıştı...
    Ne güzel bahsediyordu tembellikte de ne güzel düşünülüyor diye.

    Gelde istediklerim olmuyor diye sitem etme şimdi.

    Ama bazı şeyler
    Gerçekten uğraşmaya değer.
    Özellikle değerleri zaptetmek
    Kıyastan ötede bir anlayış ile
    Hakikate zincirlemek
    Mesela
    Mesele bu olabilir...



    Tam olarak neye göre hareket edeceğin.
    Ya da ne yapsan hakaret olmaz hayata.
    Çünkü o hakaret de korktuğun Tanrıya olur.
    Bir yalanı yaşamak mesela
    Mesele bu mu olmalıydı?
    Ama olan da olmuş işte...

    Şimdi ben Resullük ettim diye
    Geldiysem de bir önceki seferde
    Sosyalist devrim planları yapıp
    Gerçekleştirmekle uğraşıyordum
    Ruhsal güçler de vardı...



    Ama olan oluyor yani.
    Yani olan oluyor aması yok.

    Olanı da olduğu gibi işlemek gerek.
    Daha iyisini oldurabilmek için.

    İşte o biçim bir meselenin içindeyiz
    Ve hepinize dost diyemiyorum.
    Açık açık kendinizi adamadığınızda
    Bir yola…

    Ama dostluğunuzu kazanmak istiyorum.
    Ama bu sadece benim zaferim değil.
    Hepimizindir...



    Onlarca yıl cahilliğin kaymağını yemek için onca hile yapanlar
    Yapmasalardı onların da kazanırdım dostluklarını
    Ancak bu kadar ileri giden birisine,
    Nasıl dost olabiliriz?

    O yüzden düşmanınızı iyi seçin.
    Aklınıza kastı olanın kastı
    Sizi alt etmek içindir...



    Bir toplumu bunlara emanet etmeyin.
    Geçmişte Resullük etmişim,
    Kadroda açık varsa yine edebilirim.
    Ama bu senin de yapamayacağın anlamına gelmez.
    Doğrusunu bil yeter, hakikatin kalbine nişan almazsan
    Ancak çölde çember çizdirirsin.

    Dünya’yı ele geçirmek gibi bir amacım yok.
    Ancak hayırlı fikirlerimin yayılmasını isterim.

    Bu yolda hepimiz yürür,
    Hepimiz büyürüz.

    Ben kehaneti, yapmaya cidden karar verdiğimde bilirim.
    Vurdumduymazca kıyamet tellallığı yapan bari önce
    Kendine şifa surundan üfürsün de
    Temiz bir tesisat ile görsün önünü,
    Böylece ilerisi için daha güzel bir yol resmetsin.



    Ama daha Ruhu bedeninde kendi içinde iyice üfürmeyi becerememişse
    Ona da bir mürşid gerekir. Kitaplarda gördüğünden öte.
    Gördüğü hocalarından da öte hocalığın standart sapmalarıyla
    Standartlarını saptamaya kadar ilerlediğimizde

    Ama mürşid de nedir ki?
    Herkes kendini muradınca sivriltir.

    Sarılın, barışın.
    Küstahlığın ilerisi için kahrı derin
    Çünkü sizden küstahı vardır da
    Statüsünü korumak için söylediği
    Yalanlarını doğrusu çıksa ortaya,
    Linç etmek caiz midir?

    Çünkü beceremeyebilir yalanını öldürmeye
    Gözünüzün içine bakarak nasıl daha iyi yalan söyleyebileceğini öğrenir.
    Dokunulmazlık hakkı çerçevesinde.



    Bu hususlarda yalan birilerinin yanına kar kalmalı mı?
    Evlenip üremesinler bari de saltanat kuramazlar.
    Devlet sanki aile şirketi.

    Öylesinin karşısında gözlerinizi dikerek
    Hakikatimizi korumak kadar,
    Az ötedeki hakikate erişmeyi de
    Azabınız değil ödevimiz bilmeliyiz.

    BU ZATEN HER KONUDA GEÇERLİDİR!

    Sorumluluk bile almadan güce hırs yapanlardan
    Daha da hırslı olması gerekir sorumluluk alanların.
    Aynı gücün de ötesine geçmek için.
    Ama yalan var ama hakikat...



    Şizofrenlerin çoğunun derdi geçmiş yaşamlarında.
    Kuruntuyu daha orada yapmış, kaçmış yüzleşememiş,
    Bu yüzden de coşunca enerjisi zaptedememiş.
    Döndür geri, çözülür düğümleri.
    Bu Ruh da öyle ki çokça kişiliği kaldırabilir zaten.
    Ama gel gör ki şiir okuduğu için hapse atıldığında
    Sindiremeyip kendi içindeki cebelleşmelerini iyice şişmiş
    Şimdi idam diyor, kendine yapılan adaletsizliği
    Başkasına senelerdir yapıyor.
    O gerçekten o mu?



    Çaresizliğini sıçratarak mı yaşatıyormuş kendini?
    Çaresizliğin sureti mi oluyormuş,
    Etrafında da dalkavukluk arayan.
    Kendi başına çalıp oynayan.



    Yalanına bile vurdumduymazca uyan,
    Bir gurur kurultayı, sanki tek bir kişiden ibaretmiş gibi
    Bütün yönetimler ve bütün işler,

    Zülkarneyn böyleleri için yetişti...
    Ve yetiştirmeye devam etti...
    Çek fişlerini bitir işi...



    Yoksa Penysylvania'ya gittiğinde oturttukları koltukta
    Oturan bir ifrit miydi içine kaçan?
    Yoksa onu mu görüyoruz?
    Ortalık yerde eleştiri bile kaldıramayıp düşmanlık yaratan...
    Oradaki anlaşma da neydi öyle?
    Görüntü koymak mı?
    Bir kukla...



    Zaten kefenimle çıktım yola derken,
    Anlıyoruz ki beyin ölümü gerçekleşmiş!
    Onu takip eden de zombileşiyor sanki.
    Durmak yok yola devam dedikleri yerde
    Yol hatadan dönmektir aslında hakikatini sorarsanız.

    Hele bir Muhammed dediği yerde görün,
    Görüntüde yalan söyleyebiliyor mu?
    Ondandır zaten o kadar korumalarla dolaşması...
    Görüntü için, şak diye anlarsınız.



    O yüzden onun da arkasındakini
    Ancak araştırdığınızda görürsünüz
    İyice araştırdığınızda...
    Bakmanız yetmeyebilir.

    Böyle bir geleceğe giden?
    Senelerdir aynı şeyi tekrarlayıp duran bir medya
    Bir paralel açmışlar beceremeyince anlaşmayı da
    Gurur kurultaylarında...
    Sevgi mi tutuyormuş?
    Yoksa iyice inandırmaları mı, en iyilerinin kendileri olduğuna...
    Nede olsa koalisyonlardan ve daha berisinde kontgerilladan dolayı
    Bir türlü kendi aklını sivriltememiş bir ulusa,
    Din üzerinden duygu sömürüsü yapmak ne kadar kolay
    Akıl parçaladığı yerde,
    Akıllar almazsa kendi üzerine,
    Vicdanınıza bile işlemez sanki,
    Herkes bir de yalana alışırsa.



    Çünkü en ufak tozu kendine kondurtmaz yalanlar.
    Ancak kendi üzerine sempatik gözüksün diye koyduklarından başka.

    Yoksa ne diye sıksınlar o kadar biber gazını gençlerin üzerine.
    Sanki çok şereflice bir hareketti
    Bir eleştiri bile dinlememek.

    Haysiyeti şerefi ve haklı bir gerekçesiyle
    Oraya gelenin de izafi olduğu kadar herkesi ilgilendiren
    Bir hakikati vardır ve söylemek isterse...

    Şiir okudu diye hapse atıldı ondandır deyip,
    Merhamet mi ederiz sanki, televizyonda bir görüntüye...



    Tabi birilerine silah da satarlar,
    Hatta ne de olsa yakında kağıt para devri biter deyip,
    Son son kalpazanlar da işi iyice öğrendi her türlü
    Merkez bankası parayı yenilerken biri formülü de yollar.
    Euro, Riyal, Dolar, Lira...
    Her bir şeyinden de basarlar...
    Köprü de yaparlar, ihale de alırlar...
    Gemicikler de... Değerler ne de olsa biçtiğimiz kadar...



    İzafiyetten bir icazet tekeri yapar ötede okültistlerde zaten.
    Hakikat diye resmederler ama, geçici geçici şeyler...
    ...Ama olan da oluyor işte...
    ...İşte olan da oluyor ama...

    Nede olsa az mı ruhsat davası dönüyor ilaç sektöründe yani...
    Bir derde deva olamadılar gittiler diyorum...
    Bir de öbürünün formülü daha iyiymiş, ruhsatı dönerken...
    Bizim adamlara verelim de onlar da dönsünler köşeyi...
    Bazı bazenlerde de...

    Ah diyorum ama ah.
    Bu kadar küstahlık ve yalanın yalanlığına
    Şahit olup da susup duran var ya...
    Ah işte o darbelerden kalma psikolojiye...



    İç mihrak dış mihrak, ya bir bırak
    Allah Aşkıyla gel de bak!
    Ehadiyetin meselesi hep Global.
    Ama bu iş de Lokal başlar.
    Artık internet de var.
    Santral yapmaya gerek yok.

    Niye bir gruba yönetsin diye yöneteceği daha fazla insan veriyorsunuz ki.
    Her yönetici grubu kendi yapabildiği kadar yönetsin.
    Bir de lütfen bir bilene danışsınlar...
    Ordan buradan çevrelerine gelen Manipülasyon Kurdu Danışmanlar da ne?
    Okültistler mi yoksa?



    John F. Kennedy'i de okültistlerden bahsettiği yerde suikaste gitmişti.
    Zaten gizli bir şeye parmak bastığın anda, Başkan bile olsan tehdit altındasın.
    Şimdi görüntüdeki başkanın arkasındaki kim?
    Hepimizin derdi onunla zaten.

    Daha o kadar hakikat naklettikten sonra ağzımdan "En el-Hakk" dediğimde kafamı kesmişler.
    Yoksa Resul ahiretteki yaşamına geldiği yerde ebedi hakikatini diyebilecek ortam mı bulmuş?
    Sembolik anlatılan şeylerin aynısını mucize olarak beklerler.



    Sanki bir gizem denizini yarmadım bu sefer de.
    Tekbir getirip kardeşlerini kurşunlayanları Dini bütün sanırlar.
    Ben zaten dini kelamı ağzıma almadan
    Herşeyi Allah'a yormadan sosyalist devrim tezgahlamışım,
    Meselelerin çok ciddi olduğu yerde.
    Bari Allahu Ekfer desinler de samimiyetlerini görelim.



    Gizemciliklerine başlarım şimdi onların
    Din ehli alimler iseler gitsinler
    Ülkelerin ve şirketlerin başına
    Fitnenin ve üçkağıtçılığın kaymağını yiyen
    Yalancı küstah arsız düzenbaz
    Orta alanda doğru konuşmak gibi bir şeyi
    Korkacağından dolayı aklına bile getiremeyen,
    Hatta doğru konuşanı öldüren,
    Kul ve yetim hakkı yiyen bozukları getirmesinler.
    Böylelerine karşı halkı aciz koymasınlar da
    Bunları aciz bıraksınlar...
    Din ruhen vicdanen ve bütüncül özgürlüğümüz içindir.
    Göründüğü haliyle din zaten din değildir.
    Hangi aklı selim şu an 5 vakit namaz kılmayı şart koşabilir.
    Bu çağın şartları altında şart olan ancak oturup
    Temiz kafayla Allah ve Birlik içinde düşünmek için geçerlidir.
    Günlük meditasyon ve şifa çalışması yapmaktır.
    Bunun için de namazdan çok daha fazla seçenek vardır.
    İlim de bunu mümkün kılmıştır.



    Haccında
    Kabeyi 7 tavaf eden
    7 çakrasından 7.'yi döndüğünde
    Tamamlar Kabeye girer.
    Asıl şart olan iş sadece Mekke'de yılın tek vakti yapılan bir iş değil.
    İbadetin içinde bir ilim usülü gizlidir.
    Çıkarıp açmak da zor değil.

    Din de ilim yapılabilecek ortamı sağlar.

    Din arkasında insanlığa hizmet eden
    Vazifeliler, aktivistler ve gönüllüler
    Olmadan içi boş bir safsata olarak gözükür
    Din insani değerleri ve basireti tavsiye eder...
    İdeali reelize etmeye koşulludur,
    İlahiyi İnsani ile kavuşturur.
    Toplumun maddi ve manevi
    Bereketini, sağlığını, adaletini, selametini gözetir.
    Aklı olan aklı yayar.
    Ahlakı olan da ahlakını.
    Birbirini tamamlasın diye oluşturulur,
    Gönül kurultayları.

    Yoksa açık açık yönetime geçen
    Güce şehvetlenip
    Dokunulmazlığın arkasında, yalan tezgahı çevirmesin
    Yönetimin de hizmetçilik olduğunu bilsin.
    Ama bu iş sempatiyle veya karizmayla olmaz işte.
    Yoksa şaibeli süreçlerin sonu nasıl biter?
    Düşünün... Hissedin...
    Bilin...



    Cidden başlarım yani gizemciliklerine de.
    Gizemlerin kaymağını yiyenler mi var?
    Sırlarının sırrını alsınlar da
    Yalanlarına karıştırdıkları doğrular,
    Başının gözünün sadakası sanki?
    Başlarım gururlarına...



    Dini ben getirdim dediği yerde zaten bir takım sözde-alimlerin
    Yorumlarına inananlar ve yorumların ötesinde hakikate bakmayanlar,
    Ne hünerler ne cambazlıklar içinde,
    Tarihte kendimden parçalarımı bulup birleştirdim,
    Üç Resullüğüm mü büyütülmüş bu kadar?
    Bu sefer de Havada Akrobasi ve Barmenlik talebesiydim.



    Alkolü yasaklamaktan bile suale çekildim.
    Birden çok evlilik yaptım diye kafama yağan onca şey...
    Şimdi gel de bir kısmı inanca boğulduğu için alkol içene düşman olmuş,
    Bir kısmı da inanca boğulduğu için inanca boğulanlara düşman olmuş
    Ama gel gör ki düşmanlık içlerinde işleyemedikleri bir gururdan ibaret.
    Alkol içmemelerine rağmen şuurlarını koruyabilmişler sanki.
    Yoksa idrar içmek de haram derler.
    Hindistan nasıl sağlıklı kalıyordu onca yüzyıldır?
    Onlara helal de bize mi haram?
    Şeriat öyle bir şey değil...



    Sapıtmasan yeter. Formülü basit. Sağduyu.
    Haram ile helalde icat çıkarmaya gerek yok.
    İlmiyle de tespit edebiliyoruz doğrusunu bu işin.
    Bilim adamlarınız hiç mi mübarek değil?

    Herkes niye bu kadar demoralize...

    Acaba geçmiş yaşamlarından gelen karmayı çözmediği için mi?
    Tarihsel kalıntılar mesela?
    Zaten ne olumsuzluk var kaç...
    Erkekliğin 10'da 9'unu kaçmak olarak algılayan
    Bir 10'da 9 varken hem de.
    Ulusa seslenirim tabi ben de
    10'da 1'lik halimle.
    9 köyden kovulan
    1 köyde artık işini kotarır.
    Oradan da hakikat yayılır.

    Hakikat tacı sadece doğruya takılır
    Aşktan dem vurana değil.



    Yoksa akademik çevreler içinde merkezleşmelerde de mi bir acayiplik var?
    Akademiyi başlatan şahsiyet de benmişim.
    Öyle sorumlu bir Adem'den Veledim yani.
    Öyle de sorunlarım var.

    Bu da mı çok büyük şimdi?
    Çok mu oluyorum?
    Çok mu olmuşum?
    Becerebilmem ile yüzleşebilir misiniz?
    Yine önemli şeyler anlatıyorum.
    Bu sefer de dinamik tam olarak da
    Kimlik ve ifade özgürlüğü üzerinden geliyor çünkü.
    Hakikati ifade etmeye özgürüz.
    Yalanı ifade edeceğimiz yerde çenemizi kapatmak hayırlıdır.
    Hepimiz için, yalan söylediğimizde özgürlüğümüzden oluruz.
    Kendi doğrumuzu bile yaşayamayız.

    Geçmiş yaşamlar konusunu anlattığım yerde
    E sen ne hatırlıyorsun geçmişinden diye
    Sorarlarsa söylemem lazım...



    Bu arketipsel bir mesele olarak çoğalır.
    Ama mitolojinin özünde de tarih vardır.
    Tarihte de kişiler.
    Tarih yazdıysam çok mu yani?
    Yazamadığınızla mı yüzleşiyorsunuz...
    Ben mi yazıyorum sadece, beraber yapıyoruz.
    Alın yine fırsatını sunuyorum.
    Ruhsallığımın ve ebediyetimin,
    Özgür ifadesini niye bu kadar kişisel alıyorsunuz?



    Bu biraz da benim kişiselim ve öyle bütün ömrüm boyunca başınızda tantana yapacak halim yok bunun üzerinden. Geçmiş yaşamlarımı harmanlayıp bütünlediğim yerde ilginç bulursunuz belki diye bahsediyorum yani.

    Bir de bana ciddiyetle gel diyorlar.
    Siz yeterince ciddi misiniz?
    Gelin beraber ciddileşelim...
    Çünkü tarihe neler yazdığımız meselesi de,
    Çok ciddidir.



    Ahiretin sorumlulukları işte...
    Buyrun size öte Dünya...
    Cennetlik için her şey berrak ve net...
    Ama Allah'ın Rahmeti de büyük,
    Zaman da hep daha ileri,

    Yoksa geçmiş yaşamında Resullük ettim diye çıksam,
    Herkes Allah'ın selamı üzerinde olsun dediği yerde,
    Bir bakıyorsun Halife Ömer ile Ali gizli işler çevirip,
    Kendilerini tamamen unutmuş, ihanetteler.
    Bir hazretliği kalmamış ikisinin de.
    Gel o kadar büyütülmüş bir meselenin içinde
    Bu kişilerin bugüne kadar gelen ahiretlerinde
    Düşmüş olduklarını doğrusuyla anlat.



    Bir de çıkıp Cennette Hurileri, abaza Arapları kandırmak,
    Hatta sırf kendi abazalığımdan olduğunu düşündüklerinden
    Ortaya koyduğumu iddia edenlere gel şimdi dert anlat.
    Bu hurilik meselesi zaten benim iki geçmiş yaşam önce
    Serapeum'da araştırma ve öğretmenlik ederken
    Tapınakta yaptığım bir şeydi ki zaten...
    Şimdi gizemi tekrar açıyorum ve bakalım
    Görelim yaranmak için miymiş?

    Yoksa Cennetlik Huri cinsellik konusunda da net olan,
    Sevgiyle, ilmiyle ve hikmetiyle birleşmeyi Vahdeti ve Aşkı bilenlerdir.
    Aman erkeksen boşalma, içinde tut ve süblimleştir.
    Kasık ağrıları da duygusal problemleri çözersen geçer.
    Zaten erkeğin de suyu 45 dakikadan sonra ısınıyor.
    Yalancı çiftin mumu yatsıya kadar, sabredenin ki imsağa kadar yanar.
    İkilikleri bile kalmaz bir olurlar.



    ...ve bir zahmet edip bir araya geldiğimizde birleşelim
    ...ve sorun çözelim!
    Çözmediğimiz yerde yerine yenisi bitiyor çünkü.
    Mesela kurultaylardaki gururdan başlayalım.
    Oligarşi, Emperyalizm, Faşizm gururdan çıkar.
    Ama hepsi en nihayetinde,
    İdiokratik durumlara sebep olur...



    İşte "Bu insanlar hakikat istemiyor, yalanla yetiniyor.
    Çünkü olmamışlar, çünkü aptallar, çünkü yoklar." dedikleri yerde,
    Aklıyla var olan biraz da akıl nakletmeyi bilir...
    Biraz da bütünün hayrına iş becerir değil mi?

    Daha aynı dilden bile konuşmayı becerememiş,
    Bir entellektüel kesimin, aklı da çok şaşırtıcı.



    İzafiyetten de sevgiyle çıkarız.
    Işıktan da hızlıdır çünkü sevgi.
    İlahi Işığı foton mu sandınız sanki.
    Görüntü de zaten hep fotondan olur.
    Fotoblok Photoshop Fotoşok Fotomontaj
    Fotosentez Fotoğraf Fotomanipülasyon
    Işık teknolojileri...
    Işık görüntü netlik kalite kompozisyon prodüksiyon
    Alpha ayarı nerede bunun?
    Sorun ışıkta değil ki görünen de ve gören de.
    Ve baştan kendini olduğu gibi doğru göstermeyende.



    Daha Theodora ile şiirimi bir yerde yayınlatmayı beceremedik.
    Bu gururdan mütevelli bir heyet raporu gibi...
    Yayınevlerinize de başlayacağım ama.
    Ortaya yazıyorum hiçbiri mi beğenmedi?
    Röntgenci Elling taktiği mi yaparım şimdi?
    Ambalajlarınızdan fırlayıp.
    AMA RÜYALARINIZA GİRİYORUM YANİ!



    Din büyüklerinizi de tanıtırım şimdi size.
    Küstahlıktan geçebiliyorlar mıymış bazıları?
    Psikoloji ilminin de paradigma sıçramasını yaparsak...
    Buradan sonrasında Kaosu manipüle etmeyi de beceririz.



    O yüzdendir kendi şifa kurultayımı kurma girişimlerim.
    Ama bu girişimim de kendi kendimize kalmayalım diyedir.
    Birbirimizle kendimiz olalım da ne halimiz varsa görelim.
    Gün mü görürüz, yoksa gösterir miyiz şimdi?



    Baksana bu Türkçe de ne kadar çatallı bir dil.
    Tam da düğümleri çözmelik.
    Yoksa aruzunun da cinasının da şaheserinin de...
    Aynı şekilde yayınevlerinizi ve medyanıza da,
    Akademiyi kurmadan önce;

    Trajedilerimi yaktım ve felsefeye başladım...



    Hadi yakalım şimdi trajedileri.
    Demesi kolay değil mi, çok kolay.
    Tarkan'dan gelsin!



    Ulu orta elaleme kendi zenginliğini göstereceğine
    Ulu orta bereket yapmayı işten bilseydi...
    Bizdendir derdik.
    Ama çok mu ileri gitmiş ayrı düştüğü yollarda
    Bir de etrafına kendisi gibileri toplayıp
    Üzerine bir de paravan olsun diye
    Ortaya da kendini koymayan bazı bozuklara
    Da devamız vardır zaten…
    Ama kendileri sorunsa,
    Kaldırmaktır bize de çare.



    Adaleti kendi masumken zulmedildiği,
    Gibi kalkıp başkasına zulmetmekse.

    Biz daha iyi Adalet ve Kalkınma Partilerini
    Elbet bu genç nesil olarak, iyi yapmayı da biliriz.
    Çünkü biz daha iyi partileriz.



    Zulmü bile defeden bir Shift + Delete
    Yok mu tarihten...
    Kimi arıyoruz bunun için?
    İnsan hakları kapı açıyor mu?



    Getirelim de Mübarek
    Masallardan hakikate gelip
    Hakikaten gün yüzü görelim.



    Artık görelim.
    Herkese gününü gösterelim.








Bu Konu İçin Etiketler