paylaşım için teşekkürler nevermore,
bu yazıya ekleme ve düzeltme yapmak istiyorum:
hayata ve ölüme tam da bu makale gibi bakarsak, bir yerde fena aldanırız!
aslında sınavın kendisi ve hesaplaşma anı ve günü bu hayattır, çünkü inandığın gibi bu hayat sana bakar, 2 yönü ile şöyle ki;
eğer birey kendini tam anlamıyla Yaratıcısına teslim ederse, bu teslimiyetten büyük bir özgürlük kazanır, ferahlık kazanır ve omuzundaki bir çok dertlerden kurtulur.
yok eğer, birey, kendini tanrı yerine koyarsa, hayatının da , geçmiş ve geleceğinin de tüm sıkıntılarını, dertlerini kendi eli ile kendi omuzlarına alır, bundan da zaten kurtulamaz. ya ahh ile ölür, yada ölümünü bir an önce hızlandırıp intihar etme yoluna gidebilir.
bu yönü ile de zaten tam bir kaos ve handikaptır. öyle gelir ve öyle görünür yaşam.
ölüm aslında, bir terhistir, paydostur. hayatın sıkıntılarından, psikolojik bunalımlardan, geçim kaygılarından ve gelecek endişelerinden bir terhistir. o yönü ile çok da güzeldir. ancak bu ölümü bir teslimiyetle karşılamak gerek ki, sonraki hayatı da kendisine bir nimet gibi verilmiş bir sofra görsün.
saygılar...


Alıntı ile Cevapla
güzel , evet 
