Toplam 7 sonuçtan 1 ile 7 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Odin'in Armağanı: Runik Alfabe

  1. #1
    Odin'in Armağanı: Runik Alfabe AurorA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Tem-2010
    Bulunduğu yer
    Gnoxis
    Mesajlar
    11.910
    Konular
    1612

    Odin'in Armağanı: Runik Alfabe


    İskandinav geleneği Runik alfabenin keşfini "Her şeyin Babası" Odin'e ilham, kahinlik, gizli iletişim ve bilgeliğin efendisi ve daha meşum bir açıdan, dönüm noktalarının tanrısı, asılmış adamlar ve ölüye borçludur. Odin'in Dünya Ağacı'nın köklerindeki Mimir Kuyusu'nu arayışı hikayenin başlangıcını belirler. Kuyu, kolektif bilinçdışının klasik bir sembolüdür, bütün yaşam köklerini besleyen, bilgi ve kaderin temelini oluşturan enerjiler ve güçler havuzudur. Aynı zamanda Tanrıça'nın antik gizemleri ile ilgili dişil bir semboldür. Odin'in kuyunun derinliklerine dalışı, bir içsel tefekkür sürecini, hakikat ve anlam arayışını sembolize eder. Derin bir eğitsel ve ilham verici bir hikaye ve Mimir'in Kuyusu'ndaki sularından çekmek isteyenler için Runik alfabenin bilgeliğine önemli bir giriş yoludur.

    Aşağıdaki hikaye Orta Çağ İzlanda edebiyatı kaynaklarına dayanılarak verilmiştir.

    İşte Odin'in nasıl Herkesin Babası, tanrıların en bilgesi olduğunun hikayesi. Yggdrasil, büyük Dünya Külü, evrenin merkezinde, dokuz dünyayı kucaklayarak durmaktadır. Bu dünyaların en üstte olanları, Asgard, dorukta duran Aesir olarak bilinen yüce tanrıların evi; Ljossalfheim, hafif cinlerin yurdu ve Vanaheim, Vanir olarak bilinen doğurganlık tanrılarının evleridir. Ortada Midgard durur, "insanın doğruluğun içinde yaşadığı" Orta Dünya bulunur. Bu, Asgard'a Bifrost gökkuşağı köprüsü ile bağlıdır. Kuzeyde, Niflheim, daimi dolu ve buzun vatanı; güneyde ise hiddetli ateşin diyarı bulunur.

    Bazıları der ki; Jotunheim, düşman kaya ve buz devlerinin memleketi, Midgard'ın doğusundadır ve Vanaheim batısındadır. Başkaları da der ki; Vanaheim yukarıdadır ve Niflheim dünyanın altındadır, gölgeler diyarının içindedir. Yerkürenin içinde çalışan küçük insanların iki dünyası bir gibidir; Onlar Nidavellir, cüceler yurdu ve Svartalfheim, karanlık cinlerin evidirler. Tüm dünyaların altında sis örtülü Hel vardır. Bazıları buna Nilfheim'ın kalesi der. Duvarları yüksek, kapıları yasaktır.

    Kutsal ağacın üç kocaman kökü dünyalara nüfuz eder. Bu köklerden ilki, Asgard'daki Urd Kuyusu'na dalar. Orada Norn'lar tanrıların ve insanların kaderlerini örerler. İkinci kök, devlerin kalesinin berisinde, ilham sularının ileriye doğru coştuğu Mimir nehrine nüfuz eder. Üçüncü kök ise, Hel'deki Hvergelmir'e düşer; burada cesetleri yeyip yutan korkunç ejder Nidgehogg yaşar.

    Yggdrasil tüm dünyaları birbirine bağlayan eksendir. Koruyucu ağaç olarak bilinen bu eksen, tüm yaşamı destekler ve devam ettirir. Bilinen bir başlangıcı ya da sonu yoktur. Yggdrasil var idi ve halen var ve sonsuza dek de var olacaktır. Tanrıların alacakaranlığında, Regnaroc savaşı yapılacağı zaman, ölmek pek çok diğer tanrılar ile beraber Odin'in de kaderine yazılmıştır. Fakat Ygddrasil hayatta kalacaktır ve ondan yeni dünyalar ortaya çıkacaktır. Büyük ağacın kendisi üç Norn tarafından korunmaktadır. Bunlar Urd (kader), Verdandi (ihtiyaç) ve Skud (var olmak)'tır. Onlar ağaca bakar ve sularlar.

    Odin seyahatine, Asgard'dan aşağıya, Yggdrasil'in köklerine doğru başlar. Onun dev kirişleri arasından sonunda Mimir'e giden yolu buldu. Şimdi Mimir Kuyusu'nun suları başka bir şeyle mukayese edilemez bir armağan taşımaktadırlar, çünkü onlar oradan su içen kişiye bilgelik iksirini bahşederler. Yalnız başına Odin Mimir'e yaklaştı ve kuyudan içip içemeyeceğini sordu.

    Mimri kuyunun koruyucusu idi ve onun güçlerini biliyordu. Odin'den sudan bir kerelik çekişe karşılık tanrının gözlerinden birini istedi. Odin, tereddüt etmeden, gözünü yuvasından kopararak razı oldu ve kıymetli sıvıya karşılık olarak verdi. Kuyudan çokça içti ve aradığı bilgeliği elde etti. Ancak çetin sınavı henüz tamamlanmamıştı.

    Odin hemen ne yapmak durumunda olduğunu gördü ve yukarıya ağacın içine doğru uzanıp bir dal kopardı ve dala bir mızrak şeklini verdi. Odin, kendisini Dünya Ağacı'ndan baş aşağı dokuz acı veren gün ve gece süresince asarken, bu mızrak ile kendisini yaralamayı seçti. Kuyuda yarı boğulurken, onun derinliklerinde Runik alfabeyi aradı.

    Sonunda, dokuzuncu günde, Odin onları gizlice gözetledi ve işkence görmüş eliyle onları kavradı ve bir zafer narası ile yukarıya çekti. Runik alfabenin bilgeliğini kazanmıştı. Her şeyin bilgisi artık onundu, bu sebeple orada galdr (harflerden sözcük yapımını ve sihir formüller)'in en güçlüsünü öğrendi. Bu sebeple Odin, tek-gözlü tanrı ve dar ağacının tanrısı, sihir ve gizem ustası ve geçmiş, şimdiki zaman ve geleceğin tümünü bir anda bilebilecek olan olarak tanındı. Tek gözünü verişi Odin'in kurbanı idi, fedakarlığı idi; Midgard'ın yaşayanlarına ya da en azından "onlardan istifade edebileceklere" Runik alfabenin bilgeliğini sunmak ise Odin'in armağanı oldu.


    Odin'in arayışı İskandinav edebiyatının en büyük mitolojik temalarından biridir ve Dünya Ağacı'ndaki çilenin Çarmıha Geriliş ve diğer antik Avrasyalı efsanelerdeki sembolik ölüm ve yeniden doğumlar ile benzerliği vardır. Büyük tanrının inisiyasyon riti, Buda'nın Bodhi Ağacı'nın altında uyanışı, bir aydınlanışa -bu durumda Minir Kuyusu'nun gizemlerine ve Runik alfabesinin sırlarına açılır. Öyle ki Runik alfabenin efendisi tapınışlı ibadete davet etmek yerine örnekle öğretir.

    Odin'in üç bölümden oluşan ritüelik ölümü (yaralanmak, asılmak, boğulmak) ve bir gözünü feda edişi, göreceğimiz gibi, bir görüş biçiminden diğerine sembolik bir geçişi temsil eder; alelade görüşten kahince sezgiye. Bu runik inisiyasyonun gizemli yoludur. Bizlere, tabii ki, bir gözümüzü kör edişimiz tavsiye edilmemektedir! Runik kehanette bulunan da, Odin gibi, "daha yüksek" sembolik bir farkındalık biçimi, sezgi ve iç görü ile hayalinde canlandırmak için kendisinin her günkü sıradan "görünüşünü" feda eder. Efsanenin hakiki anlamı budur.
    Odin bu sebeple, çoğu runik kehanette bulunanların mitolojik prototipidir. O, önden giden ve bu tür bilgiyi elde edişin düzenini oturtmuş olandır. Bu işlev, eski İskandinav ve Germen dünyalarındaki Odin ile ilgili gizem tarikatlarında hemen hemen kesin olarak yansıtılmıştır. Burada "Korkunç Kişi" sözel ve sihirsel sanatların koruyucusu olarak durur. Odin, aynı zamanda, bir anlamda, Norn'ların (kader tanrıçalarının) bilgeliğinin insan dünyasına akışını kanalize eden olarak da tanınır. Runik canlanışın anahtar bir figürü olan Edred Thorsson'un dediği gibi; "Bir tanrı ya da tanrılar ile doğrudan iletişime geçmek -kehanetin tümüyle ilgili olduğu şey budur... "Rune" harfleri, aslen tanrı Odhinn (Woden)'in armağanı olan, onun aracılığı ile mesajların bir geçerlilik seviyesinden diğerine, bir dünyadan diğer bir dünyaya gönderilebileceği" bir çeşit geleneksel kodlardır.

    Aslında, Runik harflerle kehanette bulunmak "kehanete veya peygamberliğe" (mantic) ait bir sanattır. Runik işaretlerin ve onların anlamlarının etkileşimli bir süreçte aktif unsurlar haline dönüştüğü, geleceği tahmin etmek tekniğidir. Runik işaretler kendilerini seyrederek kontamplasyon yapan Rune kahinlerine kendilerini bütünüyle sunarlar. Bunun için, rune harflerini ortaya dökmek, Kader Ağı'nın bakış penceresinden içeriye dikkatle bakmak girişimidir. Ve Rune harfleri kaderin yollarının göz önüne serilimini çarpıcı bir şekilde yansıtmaktan daha fazlasını yaparlar. Sezgiyi ve psişik becerileri geliştirmeye ve genişletmeye yardımcı olurlar. Böylece runik harflerin kullanıcısının alırlığı artar. Maddesel gerçeği yaratan ve onun altında yatan latif enerji akışlarının daha fazla alırlığı sağlanır. Runik danışmanın içini dolduran bu latif enerji akışları, kendisine danışanları da etkiler ve onları kendi dönüşüm sanatlarında güçlendirir.

    Kadim Viking İrfanı - Paul Rhys Mountfort

    Not; Süper bir konu ancak çevirmen pek iyi çevirememiş bana kalırsa...





  2. #2
    mksubzero349 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oca-2010
    Bulunduğu yer
    Evren
    Mesajlar
    964
    Konular
    119
    Çok güzel. İskandinav Mitolojisi ile ilgili okuduğum ilk yazı ve hoşuma gitti.

  3. #3
    Odin'in Armağanı: Runik Alfabe AurorA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Tem-2010
    Bulunduğu yer
    Gnoxis
    Mesajlar
    11.910
    Konular
    1612
    Ben de henüz bu alana girmemiştim hiç Merakımı cezbetti ama çevirmen gerçekten fena çevirmiş... Kitapta çok sağlam bilgiler var... Ara ara paylaşırım

  4. #4
    Khuizo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şub-2012
    Mesajlar
    1.687
    Konular
    17
    Odin candır Yeni başlayanlar için lokinin hayatı ve baldrın ölümünü tavsiye ederim

  5. #5
    Odin'in Armağanı: Runik Alfabe AurorA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Tem-2010
    Bulunduğu yer
    Gnoxis
    Mesajlar
    11.910
    Konular
    1612
    Bana dışardan bakınca en eğlencelisi Loki gibi geliyor

  6. #6
    Khuizo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şub-2012
    Mesajlar
    1.687
    Konular
    17
    Baldr'ın hayatı ayrıca 13 rakamının uğursuzluğunun nereden geldiğinide anlatır.Baldr 3. kardeşti Thor-Loki-Baldr okumanı tavsiye ederim abla forumda vardı sanırsam bakmanı tavsiye ederim

  7. #7

    Üyelik tarihi
    Haz-2014
    Bulunduğu yer
    Defolu Caddeler
    Mesajlar
    5.611
    Konular
    116
    Çok güzel bir konu eline sağlık göktürk runik yazı hakkında bilgi verebilirmisin