5 Sayfadan 2. İlkİlk 1234 ... SonSon
Toplam 46 sonuçtan 11 ile 20 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Obsesif-Kompulsif Kişilik Bozukluğu- Belirtileri ve Tedavisi

  1. #11
    hortlana hortlana isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    -YASAKLI-
    Bende de var bu hastalık 4 5yıldır ilaç kullanıyorum çoğu şey geçti ama hala sürekli aynaya bakma takıntısı bide yürürken nasıl yürüyorum takıntısı var doktoruma diyorum bende kasma var diorum hayır sende nasıl yürüyorum takıntısı var dio o nasıl bi takıntıysa ben aslında doğuştan beri böyleyim neyse..





  2. #12
    Obsesif-Kompulsif Kişilik Bozukluğu- Belirtileri ve Tedavisi boogee - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar-2007
    Bulunduğu yer
    İzmir
    Mesajlar
    5.523
    Konular
    413
    Obsesif-Kompulsif ve Takıntılar ile ilgili bir video


  3. #13
    roket adam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May-2012
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    32
    Konular
    3
    bende de var bu doktorum lustral 100 mg verdi iyiye doğru gidiyo bakalım ne olacak.

  4. #14
    Sphynxinator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Eki-2011
    Bulunduğu yer
    The Onion Router
    Mesajlar
    649
    Konular
    9
    Hayatımı zindan eden hastalık.

  5. #15
    Heretik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Tem-2013
    Bulunduğu yer
    İzmir
    Mesajlar
    2.160
    Konular
    49
    Alıntı roket adam Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    bende de var bu doktorum lustral 100 mg verdi iyiye doğru gidiyo bakalım ne olacak.
    Size çok geçmiş olsun diyerek başlayayım. Ben yaklaşık 7 sene boyunca bu belayla boğuşup durdum, lustral,prozac,risperdaller ketileptler falan(sağlam bir uyku ilacıdır o da) biri gitti biri geldi. Ara ara oldukça azalır gibi oldu ve tedaviyi bıraktım ancak bu bir hataydı, sonra tekrardan çok daha şiddetli bir şekilde ortaya çıktı. Bir türlü kurtulamıyordum ve gerçekten hayatım kabustan öte birşeydi. Ancak geç de olsa kavradım ki ilaç bu hastalığı geçirmiyor, sadece seni o yola hazırlıyor. Buradan Lustral'in placebo olduğunu söylemiyorum kesinlikle, ama lütfen bu hastalığın geçmesi için anti depresanlara güvenmeyin, o sizin beyninizdeki dengesiz hormonun seviyesini kısmen de olsa makul bir dereceye getirir, ancak semptomların geçirilmesi yalnızca ve yalnızca sizin iradenize,kararlılığınıza bağlıdır. Yani OKB'yi yalnızca siz kafanızda bitirebilirsiniz, benim düştüğüm hatay düşmeyin diye söylüyorum bunları. Tekrardan çok geçmiş olsun.

  6. #16

    Üyelik tarihi
    Nis-2014
    Bulunduğu yer
    nowhere to go -
    Mesajlar
    3.695
    Konular
    110
    Obsesyon : Kişinin engel olamadığı, saçma olduğunu bilse bile zihninden atamadığı düşünceler.
    Kompulsiyon : Kişinin obsesyonundan dolayı oluşturduğu kaçınma davranışları.
    Her 100 kişiden 2-3’ünde görülür. Çocuklarda görülebileceği gibi yaşlılarda da görülür, belirli bir yaş aralığı yoktur. Erkeklerde daha erken yaşlarda görülmesine rağmen, kadınlarda daha sık görülür.
    Obsesyon ve kompulsiyonlar ülkeden ülkeye ve kültürden kültüre farklılık gösterir, ancak en sık rastlananlar
    şunlardır :

    • * Bulaş obsesyonu ve temizlik kompulsiyonu (tuvalete girince her yerine idrar bulaştığını düşünme ve sonrasında her yerini yıkayıp temizleme, kıyafetleri yıkama),
    • * Kuşku obsesyonu ve kontrol kompulsiyonu (ütüyü fişe takılı unuttuğunu düşünme ve ütüyü sürekli yanında taşıma),
    • * Cinsel içerikli obsesyonlar (abdest alırken akla cinsel içerikli düşüncelerin gelmesi ve abdesti defalarca tekrarlama),
    • * Dini içerikli obsesyonlar,
    • * Simetri ve düzen obsesyonları ve kompulsiyonları (Hasta odaya girdiğinde herkes ne şekilde duruyorsa herkes tekrar o şekilde durmadan odadan çıkamaz.),
    • Dokunma kompulsiyonları,
    • * Sayma kompulsiyonları (Hasta dışarı çıktığında yerdeki yaprakları saymadan duramaz, bu yüzden dışarı çıkmaz)
    • * Biriktirme ve saklama kompulsiyonları (Çöp evler)
    • * Batıl inançlar, uğurlu/uğursuz sayılar/renkler

    Tedavi : İlaç tedavisi veya bilişsel davranışsal psikotrepi uygulanır. İlaç tedavisi çok uzun sürer ve bitiminde nüks riski içerir. Buna rağmen BDT uygulandığı takdirde çok kısa sürede çözüm bulunur ve nüks riski olmaz. BDT uygulanırken maruziyet/alışma tedavisi verilir.

    Alıntıdır.

  7. #17

    Üyelik tarihi
    Şub-2014
    Mesajlar
    1.182
    Konular
    41
    Alıntı Witch Of Rain Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Obsesyon : Kişinin engel olamadığı, saçma olduğunu bilse bile zihninden atamadığı düşünceler.
    Kompulsiyon : Kişinin obsesyonundan dolayı oluşturduğu kaçınma davranışları.
    Her 100 kişiden 2-3’ünde görülür. Çocuklarda görülebileceği gibi yaşlılarda da görülür, belirli bir yaş aralığı yoktur. Erkeklerde daha erken yaşlarda görülmesine rağmen, kadınlarda daha sık görülür.
    Obsesyon ve kompulsiyonlar ülkeden ülkeye ve kültürden kültüre farklılık gösterir, ancak en sık rastlananlar
    şunlardır :

    • * Bulaş obsesyonu ve temizlik kompulsiyonu (tuvalete girince her yerine idrar bulaştığını düşünme ve sonrasında her yerini yıkayıp temizleme, kıyafetleri yıkama),
    • * Kuşku obsesyonu ve kontrol kompulsiyonu (ütüyü fişe takılı unuttuğunu düşünme ve ütüyü sürekli yanında taşıma),
    • * Cinsel içerikli obsesyonlar (abdest alırken akla cinsel içerikli düşüncelerin gelmesi ve abdesti defalarca tekrarlama),
    • * Dini içerikli obsesyonlar,
    • * Simetri ve düzen obsesyonları ve kompulsiyonları (Hasta odaya girdiğinde herkes ne şekilde duruyorsa herkes tekrar o şekilde durmadan odadan çıkamaz.),
    • Dokunma kompulsiyonları,
    • * Sayma kompulsiyonları (Hasta dışarı çıktığında yerdeki yaprakları saymadan duramaz, bu yüzden dışarı çıkmaz)
    • * Biriktirme ve saklama kompulsiyonları (Çöp evler)
    • * Batıl inançlar, uğurlu/uğursuz sayılar/renkler

    Tedavi : İlaç tedavisi veya bilişsel davranışsal psikotrepi uygulanır. İlaç tedavisi çok uzun sürer ve bitiminde nüks riski içerir. Buna rağmen BDT uygulandığı takdirde çok kısa sürede çözüm bulunur ve nüks riski olmaz. BDT uygulanırken maruziyet/alışma tedavisi verilir.

    Alıntıdır.
    BDT nedir aklıma ilk dtt geldi sonuçta akıl rahatsızlıklarını kontrol altına alınması için her türlü zehirleniyoruz.

  8. #18

    Üyelik tarihi
    Nis-2014
    Bulunduğu yer
    nowhere to go -
    Mesajlar
    3.695
    Konular
    110
    Alıntı tugse Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    BDT nedir aklıma ilk dtt geldi sonuçta akıl rahatsızlıklarını kontrol altına alınması için her türlü zehirleniyoruz.
    Bilişsel davranış terapisi ya da BDT, aktif bir terapi yöntemi olarak tarif edilebilir. Çünkü, bu tedavi yöntemi bilimsel çalışmalara ve bazı psikolojik problemleri anlamak adına, teorilerinin öğrenilmesine ve iyileştirilmesine dayalı bir tedavi yöntemidir. Geçmişinizi derinlemesine inceleyerek, semptomların sebebine odaklanan psiko-analizin tersine, BDT, şimdiki zamana ve bulunduğunuz ortama odaklanarak, durumunuzu daha iyi hale getirmenin yollarını arar.
    BDT, kaygı, depresyon, panik, açık alan korkusu ve diğer fobiler, sosyal fobiler, bulimia, obsesif kompulsif bozukluk, post-travmatik stres ve hatta şizofreni gibi hastalıkları tedavi etmede etkili bir yöntemdir.
    Kişisel terapi, bir terapistle, haftada bir kere 5 ile 20 saat arası ya da iki haftada bir yapılabilmektedir. Her seans 45 dakika sürer. Hasta problemlerini anlattıktan sonra psikolog, davranışlara sebep olan düşünceleri analiz eder. Daha sonra psikolog bu, işlevsiz davranış yerine daha farklı tip bir davranışı yerleştirmeyi önerir.

    Bazı durumlarda BDT’yi ilaç tedavisi ile beraber yürütmek önerilebilir. Mesela, obsesif kompulsif bozuluğu için terapistler ilaç önermektedir. Çünkü bu hastalık anca ilaçlarla tedavi edilebilmektedir.

  9. #19

    Üyelik tarihi
    Şub-2014
    Mesajlar
    1.182
    Konular
    41
    Alıntı Witch Of Rain Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bilişsel davranış terapisi ya da BDT, aktif bir terapi yöntemi olarak tarif edilebilir. Çünkü, bu tedavi yöntemi bilimsel çalışmalara ve bazı psikolojik problemleri anlamak adına, teorilerinin öğrenilmesine ve iyileştirilmesine dayalı bir tedavi yöntemidir. Geçmişinizi derinlemesine inceleyerek, semptomların sebebine odaklanan psiko-analizin tersine, BDT, şimdiki zamana ve bulunduğunuz ortama odaklanarak, durumunuzu daha iyi hale getirmenin yollarını arar.
    BDT, kaygı, depresyon, panik, açık alan korkusu ve diğer fobiler, sosyal fobiler, bulimia, obsesif kompulsif bozukluk, post-travmatik stres ve hatta şizofreni gibi hastalıkları tedavi etmede etkili bir yöntemdir.
    Kişisel terapi, bir terapistle, haftada bir kere 5 ile 20 saat arası ya da iki haftada bir yapılabilmektedir. Her seans 45 dakika sürer. Hasta problemlerini anlattıktan sonra psikolog, davranışlara sebep olan düşünceleri analiz eder. Daha sonra psikolog bu, işlevsiz davranış yerine daha farklı tip bir davranışı yerleştirmeyi önerir.

    Bazı durumlarda BDT’yi ilaç tedavisi ile beraber yürütmek önerilebilir. Mesela, obsesif kompulsif bozuluğu için terapistler ilaç önermektedir. Çünkü bu hastalık anca ilaçlarla tedavi edilebilmektedir.
    benim de ihtiyacım vardı. hatta halen olsa fena olmaz. çünkü günümüzde kendi kanımızdan bireylerden da zarar gördüğümüz için lazım ama hizmet kısmına girdiği için parayla paran varsa kafan da güzel yani.yoksa iç lusturalı iç resperdalı iç prozağı otur yerine gittiğin doktor iyimisin sorusuna iyiyim dersen ilaçlar aynı kalır kötüyüm desen daha bir kafa yapanı.sonra ilaç içmekten bıkıp ilacı bırakınca çevresel şartlar herbişey aynı hastalık nüks etsin üstüne ilaçlardan edindiğin fizyolojik psikolojik sorunlar eklensin sonra tekrar bilinmez ilaçlar denizine doğru açılmak fakirin durumu böyle...

  10. #20

    Üyelik tarihi
    Nis-2014
    Bulunduğu yer
    nowhere to go -
    Mesajlar
    3.695
    Konular
    110
    Kimileri içinse hiç umut yok, ne ilaç tedavisi ne de terapist seansları. Hiçbir işe yaramıyor. Psikolojik problemleri olan insanların en büyük trajedisi ilaçların iyileştirmiyor olması zaten. İnsan çok yüksek bir gökdelenden düşmeye başlıyor psikolojik rahatsızlık sahibi olduğunda. İlaçlar, o yere çakılma sürecini slow-motion bir hale getiriyor. Daha yavaş düşüyorsun. Kimi zaman havada asılı kalıyorsun. Fakat öyle ya da böyle her halükarda düşüyorsun. Bir diğer trajedi de, düşüyorsun ama yere çakılmıyorsun. Sonu yok. Dibe vurduğunu sanıyorsun ama dip sandığın derinlikten daha derin bir dip hep var. Antidepresanlar bir tür kamuflaj etkisi yaratıyor aslında. Hastalığı yok etmiyor, gizliyor. Ve hastalıklar bir süre sonra tekrar nüks ediyor.
    Bu sabah foruma girdiğimde bir başka başlıkta da emir869 nickli bir kullanıcı şikayet etmişti antidepresanlardan.
    İşin ters tarafı, depresyona iyi gelen ilaçlar ise maniyi tetikleme riski bulunduğundan kullanımı mümkün değil. Şu devirdeki ilaçların geldiği aşamayla anca durgun, depresif fakat normale yakın bir şekilde yaşamayı sağlıyor.
    Böyle bir cümle kurmuş ilaçlar hakkında. Öyle haklı ki. Üstüne söylenebilecek bir cümle bulamıyorum.
    Asla bitmiyor...


5 Sayfadan 2. İlkİlk 1234 ... SonSon

Benzer Konular

  1. Depresyon
    Konuyu Açan: vhercle, Forum: İnsan Psikolojisi.
    Cevap: 49
    Son Mesaj : 27-Eki-2018, 10:53
  2. Pasif-Agresif Kişilik Bozukluğu-Belirtileri ve Tedavisi
    Konuyu Açan: mistik, Forum: İnsan Psikolojisi.
    Cevap: 7
    Son Mesaj : 26-Ağu-2013, 19:18
  3. Hiççilik
    Konuyu Açan: vhercle, Forum: Dinler ve İnanışlar.
    Cevap: 5
    Son Mesaj : 25-Şub-2010, 16:40
  4. Şizoit Kişilik - Belirtileri ve Tedavisi
    Konuyu Açan: mistik, Forum: İnsan Psikolojisi.
    Cevap: 3
    Son Mesaj : 21-Kas-2008, 21:56
  5. Histerionik Kişilik-Belirtileri ve Tedavisi
    Konuyu Açan: mistik, Forum: İnsan Psikolojisi.
    Cevap: 4
    Son Mesaj : 01-Şub-2007, 20:59