3 Sayfadan 2. İlkİlk 123 SonSon
Toplam 27 sonuçtan 11 ile 20 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Mikroçipler

  1. #11

    Üyelik tarihi
    Ağu-2008
    Mesajlar
    83
    Konular
    17

    Mikroçipler


    KAÇIRILMA DOSYASI


    MİKROÇİPLER





    Uzaylılar tarafından kaçırılma olaylarıyla ilgili raporlarda bahsedilen ortak noktalardan biri de, uzay gemilerine alınan kişilerin birtakım fiziksel testlerden geçirildikleri ve vücutlarına ince, uzun iğnelerin enjekte edildiğidir. Bu iğnelerin ucunda, kimi zaman 0.25 cmden daha az bir çapa sahip, ince metalik toplar bulunmaktadır. Vücuda enjekte edilen bu iğneler çıkarıldığında uçlarındaki topların yerinde olmadığı görülmüştür. Kaçırılma deneyimi yaşayan kişiler, “mikroçip” adı verilen bu parçaların burunlarına, kulaklarına, sinir uçlarına ve hatta göz kapaklarına yerleştirildiğini söylemektedirler.




    Kaçırılanların bazıları, bu küçük topların, yine benzer bir operasyonla vücutlarından geri çıkarıldığını rapor etmişlerdir.



    Uzaylı mikroçiplerinin varlığı, ilk kez 1967 yılında, Betty Andreasson adlı Massachusetts’li kadının uzaylılar tarafından kaçırılmasıyla duyulmuştur. Andreasson, dünya dışı varlıklar tarafından kaçırıldığını ve uzaygemisinde yapılan tıbbi incelemeler sırasında burnunun içine küçük, sivri uçlu bir topun yerleştirildiğini açıklamıştır.

    Eylül 1986’da, saygıdeğer bir bilim gazetesi olan Nature’de, İngiltere Oxford Üniversitesi jinekologlarının bir raporu yayınlanmıştır. Raporda, doğum öncesi rutin kromozom testinden geçen bir kadın hastanın jenital sıvısında esrarengiz bir cismin bulunduğu belirtilmektedir. Tanımlanamayan bir maddeden yapılmış olan ve küçük noktalardan oluşan bu cisim, sadece 10 mikron ölçüsünde olup, şimdiye kadar tespit edilebilmiş tüm mikroçiplerden daha küçüktür.

    MİKROÇİPLERİN VÜCUTTAN ÇIKARILMASI





    Uzaylı mikroçipleri, 1994 yılından beri cerrahi operasyonlar yoluyla vücuttan çıkarılabilmektedir. Ayak parmağı, el, çene, dış kulak gibi organların içinde sinir uçlarında rastlanan bu cisimlerin, sadece top biçiminde olmadığı, pek çok başka biçime de sahip oldukları görülmüştür: üçgen, çubuk, tel, vb...Kimi zaman bu cisimlerin bulunduğu yerler üzerinde yara izlerine rastlanmıştır. Bazı vakalarda çıkarılan bu cisimler bir koza şeklinde olup, içinde fosfor yeşili ışınlar yaymaktadır.

    1995 yılının Haziran ayında, California’lı Pediyatrik Tıp Doktoru Roger Leir, bir UFO sempozyumu sırasında, kaçırılma olayları hakkında bir rapor sunan Houston’lu UFO araştırmacısı Derrel Sims’le tanışmıştır. Bir pediyatri (ayak hastalıkları) uzmanı olan Dr. Leir, Sims’in sunuşunda uzaylılar tarafından ayağının içine yabancı bir cisim yerleştirilmiş bir kadından bahsetmesinden oldukça etkilenmiş ve olayı incelemek istemiştir.

    Patricia Damly adlı bu kadının ayak röntgenini inceleyen Dr. Leir, ilk bakışta bu cismin ortopedik cerrahide kullanılan paslanmaz çelik materyallerden biri olduğunu düşünmüş, fakat Patricia’nın daha önce herhangi bir ayak ameliyatı geçirmemiş olduğu ortaya çıkmıştır. Kadının ayağında bulunan bu esrarengiz cismin uzaylılar tarafından kaçırılmasıyla ilgili olma ihtimali hem Sims’i hem de Leir’ı oldukça etkilemiş; Dr. Leir, söz konusu hasta California’daki kliniğine getirilirse bu cismi ayağından ücretsiz olarak çıkaracağını duyurmuştur. Sims Leir’a, elinin içinde benzer bir yabancı cisim bulunan Pat Parrinello adlı kadından da bahsetmiş ve ona kadının el röntgenini göndererek fikrini sormuştur.

    Dr. Leir’a gönderilen Damly ve Parrinello’nun röntgen filmleri radyologlarca incelenmiş; sonuçta her iki cismin de metalik olduğu, kesinlikle doğal bir kist ya da benzeri bir oluşum olmadıkları anlaşılmıştır. Bu iki kadın, vücutlarındaki yabancı cisimleri çıkartmak üzere Ağustos 1995’te Dr. Leir’in kliniğine gelmişlerdir.

    Patricia Damly, Ekim 1969’da, Teksas’da uzaylılar tarafından gemiye alındığını, fakat olayla ilgili çok az şey hatırladığını anlatırken, Pat Parrinello geçen 42 yıl içinde pek çok UFO gözlemi yaptığını belirtmiş ve kaçırılma olayının 1954 yılında, kendisi henüz 6 yaşındayken gerçekleştiğini açıklamıştır. Parrinello, elindeki yumruyu 1971 yılında geçirdiği trafik kazasının ardından çekilen röntgenleri görene kadar fark etmediği söylemiştir.

    Damly’nin ayak parmağında bulunan ince, üçgenimsi cisim 1 saatlik bir ameliyat sonunda çıkarılabilmiştir. Domates çekirdeği büyüklüğündeki cismin etrafında oluşan gözle görülebilir ince bir doku, cismi vücutta bulunduğu süre boyunca kaslardan izole etmiştir.





    Parrinello’nun vücudundan ise diğer cisme benzer, 5 mm. uzunluğunda, gözyaşı biçiminde grimsi bir cisim çıkarılmıştır. Bu cisimlerin orta kısmında ise ince metal dilimleri bulunmuştur. En son Texas Üniversitesinde yapılan Biopsi ve analiz sonuçlarında, bu cisimlerin Dünyada bilinen 65 bine yakın elementin hiç biriyle uyuşmadığı ve farklı birtakım elementler içerdiği sonucuna varılmıştır. Bu da, bu mikrociplerin dünyadışı kaynaklı olduğunun en önemli bilimsel bir kanıtıdır.

    Dr. Leir, ameliyatın ardından, cisimlerin yerleştirildiği yerin etrafında hiçbir enfeksiyon izine rastlanmadığını söylemiş ve ameliyatla çıkarılan bu yabancı maddelere karşı vücudun geliştirdiği tepkinin normalden çok farklı olduğunu vurgulamıştır.





  2. #12

    Üyelik tarihi
    Ara-2008
    Mesajlar
    3
    Konular
    0
    güzel ve şaşırtıcı bilgiler ama çok ürkütücü

  3. #13
    downofcity downofcity isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    -YASAKLI-
    oha ya..bayagı bi ilginç..kaçırılmak istemem :S

  4. #14

    Üyelik tarihi
    Tem-2008
    Mesajlar
    138
    Konular
    5
    Yalnızca beyin dalgalarıyla çeşitli cihazları kullanmak için yapılan çalışmalar, neredeyse başdöndürücü bir hızla ilerliyor. Artık beyin dalgalarını algılamak için kafaya onlarca elektrot yerleştirmek gerekmeyecek. Geçtiğimiz yıl Brown Ûniversitesi’nde yapılan bir çalışmada maymunların beynine yerleştirilen bir mikroçip sayesinde beyin dalgalan algılanarak bilgisayara gönderildi. Bunu yapmak için ilk önce, maymunlara bilgisayar ekranında renkli bir nokta gösterildi. Daha sonra ellerindeki kumandayı kullanarak bu noktayı hedefe götürmeleri öğretildi.

    Maymunlar bunu öğrendikten sonra beyinlerine bir mikro almaç yerleştirilerek sinyaller bilgisayara yönlendirildi. Ellerinde kumanda olmayan maymunlar ekrana renkli nokta gediğinde bunu yalnızca düşünerek hedefe yönelttiler. Böylece ellerini hiç kullanmadan oyunlarına devam edebildiler.

    Bilgisayar programlarının geliştirilmesi sayesinde beyindeki dalgaların hangi merkezden ve ne amaçla yayıldığı daha iyi anlaşılabilecek. Bu çalışmalar sayesinde belki de yakın bir gelecekte insan beynindeki tüm düşünceleri okumak mümkün olabilecek. Kafaya yerleştirilen küçük bir çip sayesinde insan beyninden yayılan düşünce dalgaları söze ya da yazıya dönüştürülebilecek. Böylece ağzımızı ve ellerimizi kullanmadan düşüncelerimizi bilgisayar yardımıyla söyleyebilecek ve yazabileceğiz. Geliştirilen bu teknolojiler sayesinde birçok araç ya da cihaza uzaktan kumanda edilebilecek. Bu gelişmeler, konuşma ve hareket bozukluğu olan ya da felçli hastalar için çok önemli.
    Teknoloji ve bilimin bize sağladığı faydaların yanında sayın uzaylıların bize kobay maymun gibi davranmaları hiç hoş değil tabi

  5. #15
    Mystick Mystick isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    -YASAKLI-
    bu çiplerin çoğu dünya dışı!..
    incelendiğinde dünyada bulunmayan ve bir kuyruklu yıldızda sanırım yada meteorda çıkan maddenin aynısı bulundu ben bunu zone realty de belgeselde izledim.. ve çok ürkütücü bir olay gene negatiflerin bizleri kobay gibi hissetmemiz ve sürekli baskı altında olmamız için yaptıklarını düşünüyorum.

  6. #16
    Mikroçipler Ashtar_Sheran - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ara-2008
    Bulunduğu yer
    Human Federation
    Mesajlar
    1.648
    Konular
    534
    Chiplerin dünya dışı olma ihtimali yüksek. Çünkü bulunan insanlar hatırlamasa bile geriye dönük hipnozlarla neler olduğu öğreniliyor.

  7. #17

    Üyelik tarihi
    Şub-2009
    Mesajlar
    343
    Konular
    3
    evet bunu biliyorum. Genelde buruna yakın bir yere küçük top şeklinde cisimler koyduklarını okumuştum. Çok ilginç

  8. #18
    Pleiades - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Kas-2006
    Bulunduğu yer
    Galaktik Federasyon
    Mesajlar
    73
    Konular
    26
    Öncelikle yorumlarınız için teşekkür ederim arkadaşlar

    Günümüzde yaşananlara bakınca bu çiplerin ne kadar gerçek olduğu daha iyi anlaşılıyor

    Malum kullanmamız için hazırlanan yeni nüfus cüzdanlarını hatırlayalım her kimlikte bir çip olacak herkesin kişisel bilgilerini içinde barındıracak olan bir barkod olacak ve bununlada sınırlı kalmayacak daha sonra yukardaki ( küçük resimlerin ilk olanı) şeklinde çipler eklenecek her hareketimiz uydudan takip edilebilecek radyo sinyalleri sayesinde .

    ZEİTGEİST adlı belgeseli izlemenizi öneririm arkadaşlar ordaki çipi görünce yukarıdaki çipin aynısını göreceksiniz ve bu çipin bizleri köleleştirme aşamasındaki ilk adım olduğunu anlayacaksınız

    İmplant konusu hiçte yabana atılacak bir konu değil artık, eskiden komplo teorisi diye bahsedilen konuların nasıl gerçeğe dönüştüğünü göreceksiniz

    unutmayın bir şeyin aslı olmadan benzeri yapılamaz

    Bizleri çiplemek isteyen bu karanlık güçler bu çipleri hangi karanlık ırklardan öğrendi dersiniz

  9. #19
    josebrio - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Tem-2007
    Mesajlar
    69
    Konular
    4
    Bu çip olayı yeni değil ki?
    ABD ve Rusya'nın soğuk savaş öncesinde keşfettikleri ve bizim gibi 3.Dünya ülkelerinin yeni yeni duydukları birşey.
    Nasıl Afrika'nın kırsal kesiminde Tanrılar Çıldırmış Olmalı'da kola şişesi düşen adam şaşırıyor.
    Bizim de kafamıza bir çip düşürseler bizde öyle şaşırırız....

  10. #20
    saiek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Haz-2009
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    977
    Konular
    36
    çok ilginç


3 Sayfadan 2. İlkİlk 123 SonSon