yazık bir yorum maji. özür dileyerek söylerim. 
Venüs, Güneş çevresinde yaklaşık 224 gün süren dolanma süresine karşın yörüngesinin Yer yörüngesine yakınlığı nedeniyle 584 gün gibi uzun bir kavuşum dönemine sahiptir, gökyüzündeki görünür hareketini tamamlaması bir buçuk yılı geçer. Bir alt gezegen olması nedeniyle ile her zaman Güneş'e yakın konumdadır ve gözlenmesi için en uygun saatler sabah gün doğumundan önce ya da akşam gün batımından sonradır. 'Sabah yıldızı' ve 'akşam yıldızı' adları bu nedenle verilmiştir. -4,4 kadir derecesine varabilen parlaklığı ile en parlak yıldızlardan ve diğer tüm gezegenlerden çok daha ışıklıdır ve Güneş ve Ay'dan sonra gökyüzünün en parlak cismidir. Bu nedenle güneş ışınlarının Venüs'ün görülmesine izin vermediği alt ve üst kavuşum dönemleri dışında yılın büyük bir kısmında rahatlıkla izlenir. Merkür'e oranla çok daha yüksek uzanımlara (en uygun koşullarda 48o) çıkabildiği için gün içinde izlenebildiği süre de daha uzundur ve uygun dönemlerde akşam gün battıktan sonra veya sabah gün doğmadan önce 4 saat kadar ufkun üzerinde kalabilir. En parlak dönemlerinde güneş ufkun üzerinde iken bile görülmesi mümkündür, hatta alışkın gözler gün ortası saatlerinde dahi Venüs'ü yakalayabilir. Aysız gecelerde, kent ışıklarından yeterince uzaklaşılabilirse, insan gözünün Venüs ışığının çevreye verdiği aydınlığı hissedebildiği ve yarattığı gölgelerin farkedilebildiği de söylenir.
Venüs'ün dünyaya en yakın olduğu dönemlerde 1 yay dakikayı geçen görünür çapı insan gözünün ayırma gücü sınırındadır ve duyarlı gözlerin gezegenin hilal evresini ayırt edebilmesi olasıdır.
Tam güneş tutulmaları çok kısa süre için de olsa, Venüs'ün güneşe çok yakın konumda olduğu kavuşum dönemleri civarında bile gezegenin gün ortasında çıplak gözle izlenebilmesine olanak sağlar. 1999 tam güneş tutulması sırasında bu durum gerçekleşmiştir.
Bir dürbün ile izlendiğinde Venüs'ün Ay gibi evreleri olduğu görülür. Gezegenin Güneş'in arkasında ve yeryüzüne en uzak durumda olduğu üst kavuşum anında, görünen yüzeyinin tümü aydınlandığından ışıklı bir daire şeklinde 'dolun' evresi söz konusudur. Bu aynı zamanda uzaklık nedeniyle Venüs'ün görünür çapının en az olduğu dönemdir. En yüksek uzanım anında gezegen bir yarımdaire şeklinde görülür. Güneş ile Yer arasında kaldığı dönemlerde ise karanlık yüzünü göstererek bir 'hilal' şekli alır. Hilalin en ince olduğu dönemler gezegenin dünyaya en yakın olduğu ve görünür çapının en büyük olduğu dönemlerdir, ancak bu esnada güneş ışınları gezegenin görülmesini engeller.
Gündüz-gece çizgisi üzerinde kalan Venüs atmosferinin güneş ışınları ile aydınlanması, gezegenin evresinin beklenenden daha büyük olarak algılanmasına neden olur. Venüs'ün herhangi bir dönemde Güneş'le yaptığı açıya dayanarak hesaplanan evre ile gözlenen evresi arasındaki bu 'faz kayması' bazen 3 günü bulur ve Schröter etkisi olarak adlandırılır. Venüs'ün karanlık yüzünün yeryüzüne dönük olduğu alt kavuşum anında, arkadan aydınlanan atmosferin, ortası karanlık bir halka şeklinde görülebildiği saptanmıştır. Yine alt kavuşum anına yakın günlerde gezegenin karanlık yüzünde çok hafif bir aydınlanma hissedilebilir. 'Küllenmiş ışık' adı verilen bu olay, 1640'lardan bu yana bilinmektedir. Bugüne dek çok değişik açıklamalar getirilmiş olmasına rağmen nedeni bilinmeyen bu atmosfer aydınlanmasının, elektriksel etkinliklerle veya kutup ışıklarına benzer bir mekanizma ile ortaya çıkabileceği öne sürülmüştür.
Venüs yaklaşık 20 ayda bir alt kavuşum konumundan geçtiği halde, yörüngesinin tutulum düzlemine 3,39 derecelik bir açı yapması nedeniyle güneş diskinin önünden geçişi nadiren gerçekleşir. Venüs yörüngesinin tutulum düzlemini kestiği noktalar, yani yörüngenin çıkış ve iniş düğümleri ile Güneş ve Yer'in düz bir çizgi üzerinde yer almasını gerektiren bu durum yaklaşık her yüzyılda 2 kez, 8 yıl aralıklı çiftler şeklinde gözlenir. (1761-1769, 1874-1882, 2004-2012, 2117-2125 gibi). Tüm geçişler, düğümlerin Yer yörüngesindeki izdüşümlerine denk gelen Haziran ve Aralık ayları içinde olur. Daha yakından incelendiğinde geçişlerin düzenlerinin 243 yıllık bir döngü içerisinde yinelendiği dikkati çeker. İçinde bulunduğumuz binyılda, bu döngü 113,5-8-121,5-8 yıllık aralıklar şeklinde tekrarlanmaktadır.
Venüs'ün geçişi, Güneş diski üzerinde küçük bir siyah beneğin ilerlemesi şeklinde izlenir ve en fazla 7 saat kadar sürer.
Mezopotamya’da da Venüs en az Güneş ve Ay kadar önemlidir. Her üçü de insanlık tarihinde her şeyden önce takvimleri oluşturmakta kullanılmışlardır. Anu (gökyüzü), Enki (yeryüzü-su) ve Enlil (hava-rüzgar-tarım-gök)'in getirdiği en yüksek üçlemeden sonra, Güneş tanrısı Utu, Ay tanrısı Nanna ve "Parlak Yıldız" tanrısı İnanna (Venüs) Sümer mitolojisindeki en önemli "kutsal astral üçleme"yi oluşturmuştur. Mezopotamyalılar Venüs’ü İştar veya Inanna olarak isimlendirmişlerdir. Inanna’nın mitolojisinde tanrıçanın yeraltına inişi ve hayata dönüşü Mayaların ölüm ve yeniden doğum öykülerine benzer şekilde anlatılmaktadır. Babililer Venüs’ün sabah yıldızı oluşunu, sonra kayboluşunu, altmış günün ardından akşam yıldızı olarak belirişini ve tekrar sekiz gün süreyle kayboluşunu izlemişler ve tanrıça İştar’a iki kimlik belirlemişlerdir. İştar sabah yıldızı iken savaşı, akşam yıldızı iken sevgiyi temsil etmektedir.
Astrolojinin ortaya çıkışında bu denli önemli olan Venüs kehanete yönelik astrolojinin de ortaya çıkışında önemini arttırarak korumuştur. Çünkü kehanet astrolojisi Sümerlilerin Venüs'ün hareketlerini ve Güneş-Ay tutulmalarını matematiksel olarak hesaplayabilmelerinden itibaren başlamaktadır.. Birkaç örnek verecek olursak:
1) Nergal (Mars) Marduk'a (Jüpiter) yaklaştığında, o yıl Akkad Kralı ölecek ve ülkedeki mahsul bereketli olacak.
2) Marduk Nergal'in önünde durduğunda tahıl olacak ve insanlar veya büyük bir ordu katledilecek.
3) Marduk Iştar'la beraber hareket ettiğinde ülkede insanların duaları tanrıların kalplerine ulaşacaktır.
Yunanlılar Sevgi ve Aşk tanrıçası Aphrodite olarak bilinen Venüs'e ayrıca Phosphorus ve Hesperus, yani sabah ve akşam yıldızı olarak tapmışlardır. Kızılderili kültürlerinin çoğu da Venüs’ü çatışma yaratan bir gezegen olarak tanımlamışlardır. Sabah yıldızı konumundaki Venüs sekiz yüzyıl boyunca, insanlık tarihinde genellikle uğursuz ve savaş temsilcisi olarak kabul edilmiştir.
Gezegenlerin hareketlerini anlatmanın en kolay yolu Güneş ve Ay boyunca Dünya ' yı ortaya sabit bir şekilde yerleştirerek onları dairesel bir şekilde hareket ettirmektir.Bu model gezegenlerin neden yıldızların sabit arka planının tersine hareket ettiğini gösterir ancak yine de onların hareketlerindeki bazı gariplikleri açıklamaya yetmez.
Bu garip hareketlerden en dikkat çekenlerinden biri gezegenlerin geri hareketidir.
Gezegenler genelde yıldızlara göre gökyüzünde batıdan doğuya doğru dönerler.
İki farklı gecede aynı zamanlarda gökyüzüne bakarsak gezegenlerin biraz doğuya doğru hareket ettiklerini fark ederiz.
Ancak arada, bir gezegen tuhaf bir şey yapar: Hareketi yavaşlar, kısa bir süreliğine durur ve batıya doğru hareket etmeye başlar.Er geç yine durur ve hareketini doğuya doğru tekrarlar. ( Tabii ki yalnızca görsel olarak )
Bir gezegenin arada bir durup yörüngesinde geri gitmesi sonra durup tekrar ileri gitmesi kabul edilemez bir şeydir. Bu yüzden daha iyi bir modele ihtiyaç vardır. Ptoleme ( Claudius Ptolemaeus ) bu modellerin en gelişmişlerinden birini tasarlamıştır.
Venus hareketlerine RETRO denir..
ve işte venusun hareketleri
canlandırmalı olarak...
bu da epliktik hareketten kaynaklanıyor sevgili arkadaşlar.
venus dünyaya göre ters dönüyor.
detaylı yörünge de şu sekilde
Kaynaklar:
http://freemasonry.bcy.ca/anti-masonry/venus.html http://www.mikecrowson.co.uk/pentagram.html http://www.yuzyilisil.k12.tr/gozlem_evi/venus.htm http://www.karmaastrology.com/yildizlar1.html http://tr.wikipedia.org/wiki/Ven%C3%BCs_(gezegen)
http://www.astrolojidergisi.com/Venus%20Transiti.htm http://www.astrologycom.com/venusret.html http://astronomy.sci.ege.edu.tr/tutu...us/index2.html http://nl.wikipedia.org/wiki/Pentagram http://www.aniwilliams.com/magdalene-venus.htm http://www.symbols.com/encyclopedia/27/2721.html http://en.wikipedia.org/wiki/Pentagram Bundan sonra sanırım marsın hareketleri öyle venus böyle altigen ciziyo gibi uydurma bilgiler ile karşılaşmayız zira astronomik gerçek bilim diye birşey var. İspatlanacak da birşey yok. Bilmem anlatabildim mi?