Toplam 2 sonuçtan 1 ile 2 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Maurice Blanchot: Temel Yalnızlığa Giriş ; Yapıtın Yalnızlığı

  1. #1
    Kinyas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Haz-2007
    Mesajlar
    1.676
    Konular
    265

    Maurice Blanchot: Temel Yalnızlığa Giriş ; Yapıtın Yalnızlığı


    Sanat üstüne bir şeyleri, yalnızlık sözcüğünün ne anlama geldiğini anladığımızda öğrenir gibiyiz. Bu sözcüğü çok fazla kullandık. Yine de, "yalnız olmak", ne demektir bu? İnsan ne zaman yalnızdır? Bu soruyu sormak bizi yalnızca dokunaklı kanılara götürmemelidir. Dünya düzeyindeki yalnızlık burada üstünde uzun uzun konuşmaya gerek olmayan bir yaradır.

    Bundan fazla sanatçının yalnızlığını da amaçlamıyoruz, bu yalnızlık, genel olarak söylendiği gibi, sanatını uygulamak için ona gereklidir.

    Rilke, Solms-Laubech kontesine "Haftalardan beri, kısaca iki kez söze katılma dışında, bir tek sözcük etmedim; yalnızlığım sonunda bitiyor ve ben meyvenin içindeki çekirdek gibi işimin içindeyim," diye yazdığında (3 Ağustos 1907) söz ettiği yalnızlık tam anlamıyla yalnızlık değildir: Bu içe dalıştır.




    Sanat yapıtı, yazınsal yapıt söz konusu olduğunda yapıtın yalnızlığı daha temel bir yalnızlık serer gözlerimizin önüne.
    Bireyselliğin hoşa giden soyutlamasını bir yana atar, farklılığı araştırmaktan habersizdir; günün egemen olduğu bir alanı kaplayan
    bir görevde gözüpek bir tanıklığı sürdürmek bu yalnızlığı dağıtmaz. Yapıtı yazmakta olan açığa alınmıştır, yazmış olan kovulmuştur.
    Kovulmuş olan kişi bunu bilmez üstelik. Bu bilmezlik onu korur, direnmesine izin vererek onu oyalar. Yazar yapıtın bitmiş olup
    olmadığını asla bilmez.

    Bir kitapta bitirdiği şeye bir başkasında yeniden başlar ya da yok eder onu. Valéry, yapıtta bu sonsuzluk
    ayrıcalığını överken, işin en kolay yanını görüyor ancak: yapıtın sonsuz olması, bu (onun için) yapıta bir son koyamayan sanatçının yine de onu sonu olmayan bir çalışmanın kapalı yerine dönüştürecek yetenekte olması demektir. Bu sonuçsuz çalışmanın bitmemişliği aklın egemenliğini geliştirir, bu egemenliği dile getirir, onu güç biçimde geliştirerek dile getirir.

    Belli bir anda, koşullar, bir başka deyişle tarih, yayımcının simgelediği, parasal gereklikler, toplumsal görevler, bu eksik olan sonu anlatırlar ve her türlü baskıdan kurtularak özgürleşmiş sanatçı bitmemişi başka yerde sürdürür. Yapıtın sonsuzluğu, böylesi bir görüşte, aklın sonsuzluğudur ancak. Akıl, yapıtların sonsuzluğu ve tarihsel devinim içinde gerçekleşmek yerine bir tek yapıtta bütünlenmek ister. Ama Valéry hiçbir zaman bir kahraman olmamıştır.

    Herşeyden söz etmekten, herşey üstüne yazmaktan hoşlanmıştır: Böylece, dünyanın dağınık bütünlüğü onu, kibarca vazgeçmiş olduğu, yapıtın ayrılmaz bütünlüğünün kesinliğinden uzaklaştırıyordu. Vb. düşüncelerin, konuların çeşitliliği arkasına gizleniyordu. Bununla birlikte, yapıt -sanat yapıtı, yazınsal yapıt- ne bitmiş ne bitmemiştir: Vardır.

    Söylediği yalnızca ve yalnızca budur: Var olduğudur ve başka hiçbir şey değil. Bunun dışında o hiçbir şey değildir. Ona daha fazlasını söyletmek isteyen hiçbir şey bulamaz, onun hiçbir şey söylemediğinin farkına varır. Yazmak ya da okumak için olsun, yapıtın bağımlılığı içinde yaşayan kişi yalnızca varolmak sözcüğünü dile getiren şeyin yalnızlığına aittir: Dilin saklayarak koruduğu ya da yapıtın sessiz boşluğunda yok ederek ortaya çıkardığı sözcük.

    Yapıtın yalnızlığı en başta onu hiçbir zaman bitmiş ya da bitmemiş olarak okumaya izin vermeyen bu istem yokluğuyla çerçevelenir. Kullanımı olmadığı gibi kanıtı da yoktur. O gerçek olarak ortaya çıkmaz, gerçeklik onu yakalıyabilir, ün onu aydınlatır: Bu varoluş onu bağlamaz, bu açıklık onu ne kesin ne de gerçek kılar, açıkça görünür kılmaz.

    Yapıt yalnızdır: Onunla iletişim kurulamadığı, okuyucunun ona ulaşamadığı anlamına gelmez bu. Ama onu okuyan bu yapıta ait yalnızlığın kesinleşmesine katılır, tıpkı onu yazanın bu yalnızlık tehlikesiyle karşılaşması gibi.


    Çok seviyorum bu yazarı.. Kişiliğini , düşüncelerini.. Metropol bir kentte yaşıyor olmama rağmen kitaplarını bulmakta güçlük çekiyorum.. Bulursanız mutlaka Karanlık Thomas ve Öteye adım , yok ötesi isimli kitaplarını ilk başta - ilk izlenim kazanmak adına - okuyun derim.. Bu sene de Yüceler Yücesi diye bir kitabı çıktı.. Elimdekiler bitsin onu da okuyacağım..





  2. #2
    KATA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ara-2006
    Bulunduğu yer
    AnI-Kara
    Mesajlar
    7.969
    Konular
    299
    yok ötesınde nıetzche nın sonsuz dönusu hakkındakı göruslerını özetlersen sevınırım sılent bıraz karısık geldı bana


Benzer Konular

  1. Karanlık Thomas / Maurice Blanchot
    Konuyu Açan: KATA, Forum: Not Defteri.
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 08-Şub-2008, 14:38
  2. Yalnızlık
    Konuyu Açan: Kinyas, Forum: İnsan Psikolojisi.
    Cevap: 9
    Son Mesaj : 16-Kas-2007, 14:34
  3. Yalnızlık neydi? Kimdi yalnızlık?
    Konuyu Açan: Manje_Loa, Forum: Not Defteri.
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 07-Eki-2007, 19:21
  4. Maurice Blanchot - itiraf edilemeyen cemaat
    Konuyu Açan: ArchangeL, Forum: Kitap Tanıtımları ve Eleştirileri.
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 22-Nis-2007, 10:34