2 Sayfadan 1. 12 SonSon
Toplam 15 sonuçtan 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Kutsal metinler ve Ufolar

  1. #1
    MALCOLMX - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Kas-2006
    Bulunduğu yer
    Gnoxis
    Mesajlar
    1.216
    Konular
    292

    Kutsal metinler ve Ufolar


    Günümüzde, milyarlarca insanın daha doğar doğmaz birer üyesi konumuna geldiği üç büyük dine ait kutsal kitaplar , çeşitli UFO gözlemleriyle doludur.


    “ Yalnız kendi kendine yanan büyük bir alev , etrafa ışık saçıp onlara korku ve endişe verdi. Dehşete kapıldılar . Bu görüntü uzaklaşıp gittikten sonra, gördükleri şeyin diğerlerinden korkunç olduğunu düşündüler.” (58.3:17/6)

    Museviliğin Kutsal Kitabı Tevrat’ta yer alan bu gözlem, aşırı aydınlatılmış halde iken ışık osilasyonu yapan ve bu nedenle de yanan ateş görünümü veren bir Tanrı Taşıyıcı (UFO) dan başkasını anlatmamaktadır. Zira aynı tanrıyı hiç ışıksız ya da daha az ışıklı halde iken görenler, onu bir ateş kütlesi olarak değil de fark edebildikleri gövde biçimiyle algılamaktadırlar:

    " Çöle doğru baktılar, ve işte Rabbin izzeti bulutta göründü... "

    “ Ve Rab gündüzün bulut direğinde , ve geceleyin ışık veren ateş direğinde gidiyordu... (2:13/21)

    “ Ve Rab Musa’nın önünden geçti. Ver Rab buluttan indi ve orada onunla durdu.”

    (57.A.2:13/21,34/5) Eyüp ile Davud peygamberin kutsal kayıtlarında yer alan Allah ve de UFO tanımları ise şöyledir:

    “ O bir ateştir!”(57.A.15:31/12)


    Allah parladı. Önünde ateş, ve çevresi çok kasırgalı! Allah’ımız geliyor!” (57.A.16:50/2-3)

    “İsa’nın Vaftizi” adındaki bu resim Flaman ressam Aert De Gelder’a aittir. 1710’da yapılmıştır ve Cambridge’deki Fitzwilliam Müzesi’nde bulunmaktadır. Disk şeklinde bir cisim vaftizi yapan Yahya’yı ve İsa’yı bir ışık demetiyle aydınlatıyor.

    Burada Davud peygamberin tanımladığı UFO’nun sadece uç kısmındaki kabin aydınlatılmış olup, şimdi benzeri bir durumu günümüzdeki bir vakadan izleyelim :

    “O, yirmi metre kadar uzunluğu olan, metalik bir cisim gibiydi. Ön kısmını saran bir yeşil ışık içinde görünüyordu.” (153:10)

    Ve şimdi de, yine Musevi peygamberlerden birinin, Zekarya peygamberin silindirik bir UFO tanımını izleyelim :

    "Ve, gözlerimi kaldırıp baktım. Ve işte, uçmakta olan bir tomar gördüm. Uzunluğu yirmi arşın kadardı." (57.A.31:5/1-2) Ve, Üç büyük dinin kurucu Tanrısını ve de onu taşıyan UFO’yu tanımlayacak oldukça düşündürücü ve net bir örneği, şimdi İşaya peygamberden görelim:

    “ İşte Rab tez giden buluta binmiş de gidiyor (57.A.17:19/1)

    Öğretileriyle, bu gün milyarlarca insanın ulaşabileceği, evren kuşatıcı bir Kozmik Güç fikrini bırakmış olan bu tanrıyı, şimdi onu kuşatan iç içe iki UFO’suyla birlikte izlemeye çalışalım :

    “ Ve baktım. Ve işte, şimalden durmadan ateş saçan büyük bir bulut geliyordu. Çevresinde parıltı, ve ortasında , sanki ateş ortasında ışıldayan maden. Ve, onun ortasından kerubi çıktı.”(57.A.20:1/4-5)

    Görüldüğü gibi, oldukça ışıltılı devasa bir bulut içersinden, madeni gövdeye açılan bir kapıdan uçarak çıkan ikinci bir araç söz konusudur. Bir özelliğinden dolayı kerubi olarak adlandırılan bu taşıyıcının oldukça ayrıntılı yan üniteleri bulunmaktadır. Bu nedenle, bu ilginç taşıtı sadece genel görünüm ve özelliklerini yansıtan izlenimleriyle tanımaya çalışalım:

    " Ve gök kubbesi benzeyişi! Korkunç billur gibi! Ve kubbe altında kanatları , birbirine doğru dümdüzdü. Kanatlarının gürültüsünü işittim. Sanki, çok suların sesi. Bir kargaşalık sesi. Sanki , bir ordu velvelesi. Ve, kubbenin üzerinde bir ses vardı.

    Ve, kubbenin üzerinde gök yakutun görünüşü gibi bir taht benzeyişi vardı. Ve, taht benzeyişinin üzerinde, yukarıdan insan görünüşünün benzeyişi vardı. Ve, belinden yukarı görünüşünü ışıldayan maden gibi gördüm, sanki ateş görünüşü. Ve, çevresinde parıltı! Yağmur günü bulutta olan yayın görünüşü nasılsa , çepeçevre parıltının görünüşü öyle idi. Rabbin izzetinin benzeyişinin görünüşü bu idi. " ( 57.A.20:1/22-8 ) Anlaşılacağı üzere , yarım küre biçimli bu taşıt ; alt kısmından gelen pervane sesinin üzerinde yansıdığı iç kısımdan yayılan ışığın ise , üzerinde kırılarak gökkuşağına benzer bir hale oluşturduğu şeffaf bir yüzeye sahiptir. Peygamberin açık bir şekilde gözlemlediği bu Tanrı ,söz konusu araç içerisinde ona gelmiş, emirlerini verdikten sonra ise , büyük bulutunun içine geri dönmüştür.


    Saint Emidius’un Vahiyi” (1486) isimli üstteki tablo Carlo Crivelli (1430-1495) tarafından yapılmıştır ve Londra’daki Ulusal Galeri’de asılıdır. Tabloda, disk şeklindeki bir obje Meryem’in başındaki tacının üzerini bir ışık demetiyle aydınlatıyor. Resmin hemen yanında objenin büyütülmüş şekli görülmekte.


    Davud peygamberin de bir kerubi gözlemi olup, bu gözlem kayıtlara ise şöyle geçmiştir:
    “ Ve, bir kerubiye binip uçtu. Ve , yelin kanatları üstünde yükseldi.”(57.A.16:18/10)

    Ve şimdi , peygamber Hezekiel'in tanımladığı UFO'yla ilgili bazı kanat özelliklerini izleyelim:

    “ Ve dört yanlarında kanatları şöyle idi: Kanatları ayrılmıştılar. İki kanat birbirine bitişmişti. Kanatları birbirine bitişmişti. Kanatları çepeçevre gözlerle doluydu . Kanatları birbirine dokundukça , onların sesini işittim.”(57.A.20:1/8-11;3/13:10/12)

    Söz konusu kubbenin yerle temasını sağlayan dört ayağı bulunmakta olup, bu sütunların her birinde , üst uca yakın olarak konuşlandırılmış dört kanatlı pervaneler bulunmaktadır. Peygamberin göz diye tanımladığı ihtimalen perçin türü kabartılarla dolu olan bu kanatların dönüşü, birbirine çarpma şeklinde algılanmaktadır ki ; bir helikopter pervanesini izleyen kişinin şayet yeterli bilgisi olmasa , günümüzde de aynı yanılgı yaşanabilecektir. Şimdi, bu pervanelerin ilginç bir özelliğini anlamaya çalışalım:

    “ Kanatlarını kaldırdılar, ve yerden yükseldiler . Ve kanatlarının sesi, Kadir Allah söz söylediği zaman sesi nasılsa , öyle işitildi.” ( 57.A..20:10/5,9)

    Anlaşılacağı gibi, taşıyıcı durduğu zaman , kanat konumları değişip aşağıya , söz konusu sütunların üzerine doğru kapanmakta, yeniden hareket edileceği zaman ise kanatlar kaldırılarak dönme işlemi başlayabilmektedir.

    Ve şimdi , ihtimalen bu meleklerin , ya da bunlardan birilerinin de yer aldığı Tanrı bulutunun gelişini Tevrat’tan anımsayalım.

    “ Ve baktım, ve işte , şimalden durmadan ateş saçan büyük bir bulut geliyordu. Çevresinde parıltı, ve sanki ateş ortasında ışıldayan maden.” ( 57.A.20:1/4)

    UFO fenomeni sadece modern dünyaya özgü bir fenomen değildir ve böyle olmadığını açıkça söyleyebiliriz çünkü geçmişe ait kayıtlar sürekli olarak gökyüzünde görülen ve manevralar yapabilen nesnelerden bahsetmektedir.

    Kutsal kitapları ve yaratılışa dair antik metinleri incelediğimizde, UFO’ların tarih öncesi çağlardan beri bizimle olduğunu görürüz. Üç büyük dine ait kutsal kitaplar çeşitli UFO gözlemleriyle doludur. Tevrat ve İncil’deki pek çok ayet açık bir şekilde UFO gözlemlerini ya da temaslarını anlatmaktadır. Gökyüzünde oturan tanrılar, gökten inen insan benzeri yaratıklar, uzay seyahatleri ve uçan araçlar da bu kutsal kitaplarda yer alan ortak anlatılardır.
    alıntı(siriusufo)




    Konu Ashtar_Sheran tarafından (30-Eyl-2009 Saat 11:19 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Firdevs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-2006
    Bulunduğu yer
    Hüzün Cenneti
    Mesajlar
    1.786
    Konular
    62
    bi çok inançlarda, dinlerde UFO lar farklı olarak yorumlanıyo. fakat dinle tam anlamıyla bu kadar da bağdaştırmamak lazım, çünkü her din kendi inancına göre bi takım bilgileri sunuyo, yani bunda bi çok bilgi sis altında kalıp başka inançların onları gün yüzüne çıkarmasını bekliyo. ve gelecek için bilinçlenmeyi sğlayacak bi çok şey eksikleşiyo.bana kalırsa herşeye bu kadar da bi yere bağlı kalarak yorumlanmamalı. yani biraz objektif olmak şart...
    neyse ben UFO konularını okuyunca alakasızda olsa yakaladığım bi yerden çok fazla yorum yapıyorum.
    paylaşım için teşekkürler malcom...

  3. #3
    MALCOLMX - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Kas-2006
    Bulunduğu yer
    Gnoxis
    Mesajlar
    1.216
    Konular
    292
    Aslın da söylediklerin de haklısın sen saol...

  4. #4
    gerçeğe biraz daha yakın bir anlatım..

  5. #5
    Kutsal metinler ve Ufolar Ashtar_Sheran - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ara-2008
    Bulunduğu yer
    Human Federation
    Mesajlar
    1.648
    Konular
    534

    Tevrat ve ufo


    Din tarihi uzaylılarla, kaçırılmalarla ve ilişkilerle doludur. Temelde ayrılıklar ve kültürel farklılıklar görülür. İki bin yıl geriye gidin ve kendinizi Musa´nın yerine koyun; çölde çok sıcak bir gün, çölde yürürken güneş sırtınızı kavuruyor. Derken parlak ışık sütunları birkaç yüz metre üstünüzden sizi izliyor. Vızıltılar arasında bir ışık parlıyor ve tüm göksel bilginiz allak bullak oluyor. Nedir bu? Bir UFO´mu? Elbette değil, bu tanrının bir işareti. İncil, o anda olanları anlatıyor ve biz kişiden kişiye değişerek geçen öyküleri dinliyoruz. Hatta şimdi eğer insanlara gökteki bir ışığı gösterir ve ne olduğunu sorarsanız size bağlı oldukları kültüre, geçmişlerine ve inançlarına göre cevap verirler. 2000 yıl önce bir dünyadışı canlının varlığı hayal bile edilemezdi. Neye isterseniz inanabilirsiniz ama dünya görüşümüze uymasa bile inançlara saygısızlık edemeyiz. Düşüncelerimizi kapatır ve yaratıcı ve de bireysel düşünceyi sansür edip, yok edersek hata yapmış oluruz. Eğer İncil´i okuyup, geleneksel düşüncenizi asgariye indirip kendinizi açarsanız gerçeği daha iyi görebilirsiniz. Şimdi bir de Tevrat´a daha yakından göz atalım...

    * Tekvin 5:1: "Tanrı Adam´ı yaratırken onu Tanrı benzeyişinde yarattı;"
    * Tekvin 5:2: "Onları erkek ve dişi yarattı ve onları kutsadı ve yaratıldıkları günde onların adını Adam koydu;"
    * Tekvin 5:5: "Ve Adem´in yaşadığı bütün günler 930 yıl oldu ve öldü."
    * Tekvin 5:8: "Ve Şit´in (Seth) bütün günleri 912 yıl oldu ve öldü."
    * Tekvin 5:11: "Ve Enoş´un bütün günleri 905 yıl oldu ve öldü."
    * Tekvin 5:14: "Ve Kenan´ın bütün günleri 910 yıl oldu ve öldü."
    * Tekvin 5:17: "Ve Mahalaleel´in bütün günleri 895 yıl oldu ve öldü."
    * Tekvin 5:20: "Ve Jared´in bütün günleri 962 yıl oldu ve öldü."
    * Tekvin 5:21: "Ve Hanok 65 yaşında Methuselah´ın babası oldu."
    * Tekvin 5:22: "Ve Methuselah´ın babası olduktan sonra, Hanok 300 yıl Tanrı ile yürüdü ve oğullar ve kızlar babası oldu;"
    * Tekvin 5:23: "Ve Hanok´un bütün günleri 365 yıl oldu;"
    * Tekvin 5:24: "Ve Hanok Tanrı ile yürüdü ve gözden kayboldu çünkü onu Tanrı aldı. "
    * Tekvin 6:1: "Ve vaki oldu ki, toprağın yüzü üzerinde adamlar çoğalmaya başladı ve onların kızları doğduğu zaman."
    * Tekvin 6:2: "Allah oğulları adam kızlarının güzel olduklarını gördüler ve bütün seçtiklerinden kendilerine karılar aldılar."
    * Eyüb 1:6: "Ve Tanrı oğulları Rabbin önünde kendilerini takdim etmeğe geldikleri gün vaki oldu ki, onların arasına Şeytan da geldi.."
    * Yahuda´nın Mektubu 1:5: "Şimdi bir kere her şeyi bildiğiniz halde, size hatırlatmak istiyorum ki Rab kavmı Mısır diyarından kurtarmışken iman etmeyenleri sonra helak etti."
    * Yahuda´nın Mektubu 1:6: "Ve kendilerinin reisliğini hıfsetmemiş fakat kendi meskenlerini terketmiş olan melekleri büyük günün hükmü için ebedi bağlarla karanlık altına sakladı."
    * Çıkış 13:21: "Ve gündüzün ve geceleyin yürüsünler diye Rab onlara yol göstermek için gündüzün bulut direğinde ve geceleyin onlara ışık vermek için ateş direğinde önlerinde gidiyordu."
    * Çıkış 13:22: ".. gündüzün bulut direği ve geceleyin ateş direği kavmin önünden ayrılmadı."
    * Hezekiel 1:1: "Ve otuzuncu yılda, dördüncü ayda ayın beşinci güünde ben Kebar ırmağı yanında sürgünler arasında iken, vaki oldu ki, gökler açıldı ve Allah´ın vizyonlarını gördüm."
    * Hezekiel 1:2: .. "Hezekiel´e Rabbin sözü açıkça geldi ve orada Rabbin eli onun üzerindeydi."
    * Hezekiel 1:4: "Ve baktım ve işte kuzeyden buran yeli, durmadan ateş saçan büyük bir bulut geliyordu, çevresinde parıltı ve ortasında sanki ateş ortasında ışıldayan maden."
    * Hezekiel 1:5: "Ve onun ortasından dört canlı mahluk benzeri çıktı. Ve onların görünüşü şöyleydi onlarda insan benzeyişi vardı."
    * Hezekiel 1:6: ".. ve her birinin dört yüzü vardı ve onlardan her birinin dört kanadı vardı."
    * Hezekiel 1:7: "Ve ayakları doğru ayaklardı; ve ayaklarının tabanı buzağı ayağının tabanı gibiydi ve cilalı tunç gibi parıldamaktaydı."
    * Hezekiel 1:8: "Ve dört yanlarında, kanatları altında insan elleri vardı; dördünün de yüzleri ve kanatları şöyleydi;"
    * Hezekiel 1:9: "..kanatları birbirine bitişmişti; yürüdükleri zaman dönmüyorlardı; her biri dosdoğru olarak ileri yürüyorlardı ."
    * Hezekiel 1:10: "Yüzlerinin benzeyişi ise, onlarda insan yüzü, sağda dördünün aslan yüzü, solda dördünün öküz yüzü, dördünün de kartal yüzü vardı."
    * Hezekiel 1:11: "Ve yüzleri ve kanatları yukarıdan ayrılmıştılar; her birinin iki kanadı birbirine bitişmişti, iki kanat da bedenlerini örtüyordu."
    * Hezekiel 1:12: "Ve her biri dosdoğru olarak ileri yürüyorlardı; ruh nereye gitmek istediyse oraya gittiler; onlar dönmeyerek yürüyorlardı."
    * Hezekiel 1:13: "Canlı mahlukların benzeyişine gelince, onların görünüşü yanan ateş közleri gibi, meşalelerin görünüşü gibi idi; canlı mahlukların arasında o ateş inip çıkıyordu; ve ateş parlaktı ve ateşten şimşek çakıyordu."
    * Hezekiel 1:15: "Ben canlı mahluklara bakarken işte canlı mahlukların yanında onların her dört yüzü için yerde bir tekerlek vardı."
    * Hezekiel 1:16: "Tekerleklerin ve yapılarının görünüşü gök zümrüt gibi idi; ve dördünün benzeyişi birdi; ve görünüşleri ve yapıları sanki tekerlek içinde tekerlek."
    * Hezekiel 1:17: "Yürüdükleri zaman dört yanlarına da gidiyorlardı; dönmeyerek yürüyorlardı."
    * Hezekiel 1:18: "Tekerlek çemberleri ise yüksekti ve korkunçtu ve dördünün çemberleri çepçevre gözlerle doluydu ."
    * Hezekiel 1:19: "Ve canlı mahluklar yürüdükçe tekerlekler onların yanında yürüyorlardı ve canlı mahluklar yerden yükseldikçe tekerlekler yükseliyordu."
    * Hezekiel 1:20: "Ruh nereye gitmek istedi ise oraya, ruhun gitmek istediği yere gidiyorlardı ve tekerlekler onların yanında yükseliyordu; çünkü canlı mahlukun ruhu tekerleklerde idi."
    * Hezekiel 1:22: "Ve canlı mahlukların başları üzerinde gök kubbesi benzeyişi, korkunç billur gibi, yukarıdan başları üzerine yayılmıştı."
    * Hezekiel 1:23: "Ve kubbe altında kanatları birbirine göre dümdüzdü; ve her birinin bedenlerini bu yandan örten iki kanadı ve öbür yandan örten iki kanadı vardı."
    * Hezekiel 1:24: "Ve yürüdükleri zaman kanatlarının gürültüsünü işittim, sanki çok suların sesi, sanki Kadirin sesi, bir kargaşalık sesi, sanki bir ordu velvelesi, durdukları zaman kanatlarını indiriyorlardı."
    * Hezekiel 1:25: "Ve başları üzerindeki kubbenin üzerindeki gök yakutun görünüşü gibi bir taht benzeyişi vardı."
    * Hezekiel 1:27: "Ve belinden yukarı görünüşünü ışıldayan bir maden gibi gördüm, sank içi çepeçevre ateş görünüşü ve belinden aşağı görünüşünü gördüm, sanki ateş görünüşü ve çevresinde parıltı."
    * Hezekiel 1:28: ".. parıltının görünüşü böyle idi. Rabbin izzetinin benzeyişinin görünüşü bu idi. Ve gördüğüm zaman yüzüstü düştüm ve söz söyleyen birinin sesini işittim."

    .
    .
    .


    Alıntıdır..



  6. #6
    Kutsal metinler ve Ufolar Ashtar_Sheran - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ara-2008
    Bulunduğu yer
    Human Federation
    Mesajlar
    1.648
    Konular
    534

    Kuran ve ufo


    Fil suresi;

    "Görmedin mi ne yaptı RAbbin fil yararına.
    Tuzaklarını boşa çıkarmadı mı onların?
    Gönderdi üzerlerine sürüler halinde (bölük bölük) kuş
    Atıyorlardı onlara kurumuş çamurdan damgalı taş.
    Nihayet onları yenik ekin yaprağına çevirdi."

    Bu sure Habeş kralı Ebrehenin fillerle destekli ordusuyla Kabeyi yıkmaya gidişini ve ilahi kuşlar tarafından (Ebabil kuşları) yok edilişini anlatmaktadır.Tüm odu ne bir eksik ne bir fazla delik deşik edilerek katledilmiştir tek bir masum muminin burnu kanamamıştır.Ancak ilerleyen zamanda bu mermiler (taşlar) arabistanda salgın bir hastalığın yayılmasına sebep olmuş(!)

    Açıklama;

    Surede "Kuş" kelimesi "Tayr" kelimesiyle ifade edilmiş; bu kelimenin tekili "Tair" dir ve osmanlıcaya Tayyare olarak geçmiştir yani uçak! Ve ayrıca arapçada da bu kelime sadece kuş değil, uçan böcek, uçan nesne, uçan canlı gibi anlamlarada gelmektedir ve bazı meallerde kuşların "bölük bölük" geldiği yazar bu onların askeri bir hiyerarşiyle hareket ettikleri anlamını çıkarır.
    Ayrıca kuşlar üstü damgalı kurumuş çamur kullanmışlardı silah olarak; bu taşlar öyle güçlüydü ki koskaca filleri bile delik deşik etmiş, yenik ekinlere çevirmişti!Hiç bir müminin burnu kanamamıştı bu da bu taşların bir çeşit güdüme sahip olduğunu gösterir; Kuşlar tarafından tam hedefini vurma potansiyeline sahip toprak parçaları atılıyor ve koskoca ordu yok oluyor! Buna Allah'ın bir hikmeti diyebilirsiniz ancak bana Allah'ın hikmeti olmayan bir tanecik şey gösterebilir misiniz? İnsanı bezdiren bir svri snek bile bir hikmet bir mucizedir.Ayrıca Kuranda " Biz her şeyi bir dengeye göre yarattık" anlamını taşıyan ayetler vardır burada kasdedilen bildiğimiz kanunlardır! Bir elma ağaçtan düşer bir tas suda yüzer bunlar Allahın hikmetleri-dengeleridir ve değişmezdir ve bu değişmezlik ilkesine yaratıcıda uymuş tüm mucizeleri bu denge çerçevesinde yaratmıştır.

    Şimdi kuşlara geri dönelim;bölük bölük gelip,filleri delik deşik eden güdümlü mermiler sıkan, uçan şeyler ( unutmayın Tayr = uçucu, uçan şey ancak bu kuş olarak tercüme edilmiş sebebi basittir.O zamanın bilgisiz insanının aklını bulandırmaktan kaçınmak!dolayısıyla eş anlamlı bu kelime kullanılmış ileride gerçek anlamın çıkması teyit edilmiştir.Kuranda "zerreden küçük veya büyük noksansız indirilen bir kitap" şeklinde Kuran'ın eksiksizliği bildirilmiştir.)

    Ufolar; Unidentified Flying Object ( tanımlanamayan uçan cisim) eğer biz hayatımız boyunca uçan varlık olarak sadece böcekleri ve kuşları görmüş olsak " Gökyüzünde uçanlar rengarenk ve cıvıl cıvıldı" gibi bir cümleyi uçan=kuş diye çevirirdik ki ozamanın insanı bunu yapmıştır....

    HZ.LUT VE SODOM

    Bu şehirin erkekleri sapkınlıklara boğulmuş eş cinsel olmuştu.Bir gün Allahın iki meleği şehre geldi Hz.Lut'a seçilmiş kişi olduğunu ve şehri bu sapkınlıktan kurtulmaması halinde yok edeceklerini söylediler.Hz.Lut le görüşen bu iki meleğe bir takımşehir insanları tecavüze kalkıştı (!) ve melekler onları kör eden bir silah kullandı.(Melek=??? Nurdan yaratılmış varlık, nefsi olmayan Allahın yardımcısı varlık) Nurdan yaratılan bir varlığa etten kemikten bir insan nasıl ilgi duyar nasıl cinsel ilişki arzular?Acaba Kuranda geçen tüm "melek"ler aynı anlamda mı? (Ayrıca Kuranda Harut ve Marut adında iki meleğin adı geçer ki bunlar insan nesli ile cinsel ilişkilere girmekte ve insanlarla alay etmekteydiler bu görev onlara Allah tarafından insanları sınamaları için verilmişti ancak bu iki melek bir insan kadın tarafından baştan çıkarıldı !!! Ve bundan dolayı Allah onları Babilde bir kuyuya kapatarak cezalandırdı ve lanetledi.Onlarda orada kaldı ve oraya giden insanlara sihir öğretti!)

    Hz. Lut'a geri dönelim.Lut ihtar edildi zaman geçti ve melekler yine gelerek "zaman doldu aileni al ve şehri terket sen onlar arkalarından izle ve sakın arkanıza bakmayın!" diye tembih etti.Peygamberde ailesiyle beraber şehri terketti şehirden yeterince uzaklaştıklarında aniden her yer ap aydınlık oldu ardından yeri göğü sarsan bir ses ile tüm Sodom alt üst oldu.Bu olurken peygamberin karısı arkasına bakma gafletine düştü ve o anda kör oldu, tuz gibi oldu eriyip gitti...

    Açıklamaya çabalayalım;

    Manhattan Projesi: İlk nükleer silahların temellerinin atıldığı ABD projesi.Şimdi bu korkunç silahın etkilerine bir bakalım.Atomu parçalayarakk muazzam bir eneji ve ısı ortaya çıkarmaya dayalı bir silah.Silahın kullanıldığı yerdeki etkileri: Önce silah patlar ve korkunç bir aydınlık her yeri kaplar bu öyle bir ışımadırki bakanı kör eder ve öldürür ve bu güçten dolayı her yer birbirine girer şiddetli sarsıntılar olur ve koca bir şehri yokedebilir ( Hiroşima-Nagazaki ) Bu etkileri Sodom şehrinin başına gelenlerle karşılaştıralım.Muhteşem bir benzerlik!Koca şehir alt üst oldu deniliyor işte bunu yapacak gücü içinde barındıran silah! Ve asıl bomba geliyor bu olayı anlatan başka bir ayette "Acıklı azaptan korkanlar için orada bir iz bıraktık" diyor! şimdi asıl bomba gelior 1990 yılında gobi çölünde yapılan bir kazıda yerin alt katmanlarındakki kum kütlelerinin camlaştığı görülmüş! Bildiğiniz gibi bunun için çoook büyük miktarlarda ısı gerekir ve bunu oluşturacak ısı bir atom bombasıyla oluşturulabilir (hiroşima ve nagazakide bu olay olmuştur) ayette geçen bir iz budur!!!!

    Alıntıdır

  7. #7
    smother smother isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    -YASAKLI-
    lut şehri gobi çölünde mi(miymiş) ki?

  8. #8
    Rimmon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May-2008
    Bulunduğu yer
    Bahamalar
    Mesajlar
    1.365
    Konular
    171
    Acaba Kur'an-ı Kerim'in alegorik bir kitap olduğunu ne zaman kabullenebilecek islam alemi?

    Şimdi tek tek hepsini açıklayamayacağım ama bir çok şey bilgisizlikten yanlış değerlendirilmiş.Tanrının oğulları (beni elohim) terimi ilahi varlıkları tanımlamakta kullanılır tevratta mesela eyüp 1:6'da.Çıkış'ta da rabbin önlerinden gittiğini söylemez,önlerinde onlara yol gösterecek bir buluttan ve bir ateşten bahseder...
    Konu boynuzsuzgeyikler tarafından (04-Oca-2012 Saat 13:27 ) değiştirilmiştir. Sebep: ard arda atılan mesajlar birleştirildi

  9. #9
    tataryoldas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şub-2009
    Mesajlar
    128
    Konular
    6
    Melekler lut'un yanına insan suretinde gelmiştir gerçek haliyle zaten görebileceklerini sanmıyorum. "Acıklı azaptan korkanlar için orada bir iz bıraktık" Bu iz Lut gölü değilmidir? O halkın pisliği o gölü oluşturmuştur. Dünyanın en derin yeridir. Gölde hiçbir canlı yaşamaz kötü kokar ve batmazsınız. Gobi Çölü ise orta asyanın güneyinde çine yakın kalan kısımdadır. Lut'un karısı ise zaten inançsızdır, günahkardır, meleklerin geldiğini bile halkına o söylemiştir. Yanlışlıklar düzeltilmelidir.

    Saygılar.

  10. #10

    Üyelik tarihi
    Oca-2009
    Mesajlar
    777
    Konular
    56
    Hz. Lut'a geri dönelim.Lut ihtar edildi zaman geçti ve melekler yine gelerek "zaman doldu aileni al ve şehri terket sen onlar arkalarından izle ve sakın arkanıza bakmayın!" diye tembih etti.Peygamberde ailesiyle beraber şehri terketti şehirden yeterince uzaklaştıklarında aniden her yer ap aydınlık oldu ardından yeri göğü sarsan bir ses ile tüm Sodom alt üst oldu.Bu olurken peygamberin karısı arkasına bakma gafletine düştü ve o anda kör oldu, tuz gibi oldu eriyip gitti...


    burda da anlam hatası var bence... Eğer bahsedildiği gibi atom bombasıysa sadece arkasına bakan kişi eriyip gitmez... arkasına bakmayanda ölür

    Boşuna efsane denilmiyor... Anlatıldıkça abartılır efsaneler...


2 Sayfadan 1. 12 SonSon

Benzer Konular

  1. Kutsal Ahit Sandığı
    Konuyu Açan: MALCOLMX, Forum: Kayıp Medeniyetler.
    Cevap: 9
    Son Mesaj : 25-Tem-2009, 02:58
  2. Kutsal Kase
    Konuyu Açan: Geceyuruyen, Forum: Tarihi Kişiler ve Olaylar.
    Cevap: 6
    Son Mesaj : 20-Mar-2008, 20:10
  3. Kutsal Damacana
    Konuyu Açan: beyazkin, Forum: Filmler.
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 04-Oca-2008, 16:07
  4. Kutsal Ögretmenler
    Konuyu Açan: Asurbanipal, Forum: Mitoloji.
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 19-Eki-2007, 11:17