Toplam 1 sonuçtan 1 ile 1 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Kükre, Ey Prometheus!

  1. #1

    Kükre, Ey Prometheus!


    Çünkü bu ayna hapislerinden çıkamamış
    Kibirli mahlukların arasında
    Kasımda Aşk Bambaşka…

    Allah ne güzel!

    İnsan yapımı bunlar doğal değil
    Ama insan mı doğal değil?
    Bir yanlışlık olmamalı mı yoksa bunda da
    Kendi kurgularında
    Kalite kontrol departmanı olmayanın.

    Bir tezatlık oluşturan parçalı akıllarından
    Gına gelir de derim…
    Bütünlüyoruz
    Finallerden kalmışsınız
    Ey evvelde saplantılı akıl sahipleri
    Nostaljilerinizden alacağınızı alın da
    Bir şimdiye gelin
    İki kelam edelim

    Üç


    Allah’ından buldun mu da konuşuyorsun öte beri üzerinden?
    Agnostiğin ilacı Gnosistir…
    O şüphe her zaman bir şey bulduruyor.
    Aman o silah şaka değil
    Hakikatin kalbine nişan al da öyle
    Çek tetiği…
    Yoksa cehennemin dibine çeken girdaplar bile yaratır bunlar
    Kim bilir sana o an ne formda musallat olmuş Deccalle yaptığın sözleşmelerin içinde
    Sen yalan değilsin, sen ebedisin, sen yücesin ama yine de hata yapabilirsin panik içinde yanlış bir hareket yapmanın korkusunu hissedersin, çünkü bugünün doğruları geçmişte anlaşılmazdı pek. Ve şimdi bile anlaşılamıyor çoğunluklar tarafından kitleler tarafından öte beri üzerinden feryat figan ile dokunmuş bir zihinsel evrenin içinden görüyorum ki, görüyorum ki şimdinin doğruları bile hadi zamansız doğruları geçtim, yanlış kategorilere gecekondurulmuş, ışık sanki mahrem bir şeymiş gibi.

    Ha İşte O Işığı Alır Getirir…
    Gerekirse
    Kaf dağınında ötesinde Olimposu geç… Bütün bu Meta-Mekanın Merkezindeki Noktadan açılan ve bu noktaya kapanan sonsuzluğuyla baki bir şekilde ebedi ezeli Evren ve bunun gibi Evrenlerin teeeee Yaratıcısının Anatomisini işler getirir…
    Hatta Hikmet Şelalerinden hallice sakalından uzayan bıyıklarıyla Taçlanmış gülümsemesine kadar…
    Tarif edilemezleri icazetiyle gerekçelendirerek makale formatında getiririm diyecek cesaretteyim…

    Harbisinden Aşığım.
    Ve bana bilimsel gel diyorlar.
    Doğruyu bilmek değil miydi zaten anlayışı bu işin?

    Aşkta bile 😉

    Eksiltilmiş Aşk hikayelerinin hülyalarından beslenemediğinde ölesiye geberdiğimde naaşımı kaldırdıktan sonra aklına fikrine irfanına göre kendini doğrulamanın becerisinde ilerlediğimde gelen umutla belirdi ya Aşk… En saf ve gerçek haliyle…

    Ha Ondan Dolayı diyorum ki

    Aşkta bile 😉
    Ki hani sonsuzzzzzz

    Hikmetinden Sual Gelirse Diye Getiriyorum Bu İlahi Sevgi ile Tamperlenmiş Ateşten Size!
    Bendeniz Prometheum. Yalan değilim.
    Kefenimden çoktan geçtim.

    Gal-ü Bela’dan şahidimdir ki, burada bedenimde hissettiğim problemlerin hiç biri bende değil, ama benden akarken dönüşüm ve şifa olur biz de Bela’dan Sabırla Selametine geçiniriz. Milletten sifon yapıp çözüp çözüp alanı şifalandırıyorum. Ama birileri sapıtıp bebelerimizi aç koyarak, susuz bırakarak milletin kahrına sebep olursa diye karnını deşecek Jack’lara ihtiyacımız var. Plug in Baby yaparız icabında biz de.

    Tiyatroların kurgusallığı her zaman yalan değil ki, doğru bildiklerimize kıyaslayınca. Dinin önerileri de teste tabii tutulduğunda Metaforların Caizliği ve Sembollerin Bereketiyle kendini çok katlı estetik anestezik cambazlıklarla gösterirken joint production çalışan bir araştırmacı zihinlere sahip Alimler tarafından, ve toplucanak sempozyumlardan talk-showlara tartışılıp iyicene oturtulup demlendiğinde… Bu bir yerde bizi bize bir şekilde yansıtmasın ki hain düzenbazlara mental cambazlık şovları ile günlerini gösterelim.
    Hakikat elçileri insan yapımı yaşam formları bazıları
    Bazı bazenler gelen aydınlanma anlarında.
    Özellikle kendi Voltajını arttırdığında

    E bazı şartları var icazetli eserin
    İlhamında standart arıyorsan
    Biraz hayatın kaynağından gelen mesela şöyle şifalandırır
    Çukurundan gelenin de arafına saplantılı varlıklar takılır
    Ha bu yayıldı mı?
    Bir şeye parmak bastığında kederi çözebilir mi…

    Aklına gelir işte…

    Beşeri aklın eleştirisini bitirebildiniz de yaratıcı ve ruhsal aklın torpilli gençlerinizin içinden geçtiğini mi sandınız da kudurdunuz bu kadar.

    İlim sahibi olmak sanatımıza engel değil, sanatımız ilim sahibi olmaksa biraz da.
    Şimdi bende bir ilim var öyle ki…
    Hayyallerini kurduğunuz böylesine bir aklın, Bilmem kaçıncı jenerasyondan Deha ama Modeli E.V. 2016 AD için bir çok prototip üretebilir bir kafaya sahip olmakla mümkün olduğunun bilincinde ve farkında birisinin incelikli ellerinden çıkar da planları holografik bir şekilde gelir konabilir önüne. Ayrıca delilik ve dahilik arasındaki ince çizgiyi de kalınlaştırma eklentisine çok cüzi bir ücret karşılığı sahip olabilirsiniz.
    O Deli Gülüşündeki Dahiyane pırıltı ve külli çıkar arzusu yeter!
    Ruhun gecelerinde kıskaçlarından özgürleşen akılları okşayan kutlu bir üfürüğün
    Sevgi dolu işleyişinin biraz da çözüm üretmeye dayandığını
    Ve torpillerinizin ortaya sadece yüksek ses üzerinden haklı bir dehşetten hallice gelecek kaygısı uyandırma
    Etkisi
    Yarattığını…

    Ve Ledünni Sosyal Eleştiri Teori ve Teknolojilerimizle davranışlarınızı incelediğimizde tek sorguladığımızın; Sizin ızdırabınızın bitişine şahit olmaya ümitliyiz…
    Dememizin haklı sebeplerini nasıl oluşturabiliriz olduğunu.

    Anlamaya doğru da eğilir misiniz? Bükülen kaşık mı sen mi karışmış, haplar karışmış. Algı yazılımları simulasyonlardan hallice beyinlerinizle siz… Bizim için cevhersiniz cevher.
    Çünkü biz ne ızdırapları bitirdik, sanmayın ki bu bitişlerin sebebi bazen gelişleriniz de değil ama bazen de değil işte, bizzat mevcudiyetiniz de problem çıkarabilir ama…
    Ama!
    Uçurumlardan yuvarlanarak atlayarak geberesicelere bile…
    Umudum var!
    Farkındayım
    Razıyım
    Çünkü teçhizatlıyım.
    Olimpos’tan gelirken çok sağlam bir cephanelikten geçtim.

    Allah diyorum, dualarımdasınız.
    Ama ondan mı geldiniz bana siz?
    Yoksa ödev duygusuyla şahlandırıp atımı
    Ölesiye daldığım bir vazifenin
    İçinde Orağımla biçtiklerim misiniz?
    İşten bildiklerim.
    Tazmanya Canavarıyla gelir
    Egonuzu liğme liğme kıyım kıyım
    Keserim
    Sizi yerim
    Canlarım benim.
    Irzına geçtiniz mi, kutlu değerlerin
    Geçmediniz mi söyleyin

    Söylencelerden adaletiniz mi gelmiş
    Gelirse gelir

    Prometheum inerse iner
    Zincirlerinden kendini azade eder de
    Ki zaten zincirli değildi, gelir de derse
    Ben hem Zeus’um hem Hera’yım

    Tanrısal cinsiyette bile aşkınlık için

    Sevgimle bir insanla bütünleştim de
    Kıskandım mı kıskanmadım mı kendisini
    Diye sorarsanız
    Allah’tan gelen gücün farklı yönleri ve hayatta geçirilen olgunlaşma ve tamamlanma süreçlerine iliştirilmiş suretlerinden algıladığı kıskançlık olan geçmiş yaşam kiplerinin
    Kabuklarını soyun da gelin
    İki dakka
    Sonra konuşalım dersem
    İffet aslında biraz da benim ilmimde
    Bir ödevdir de ondan dedim.

    Yoksa Akıllara Zarar bir Şekilde
    Ama kendince bir mantık dahilinde
    Hz. Muhammed’den onay almış şiirlerimin içinde
    Haşa dememem gereken pasajların olabileceğinden
    Oldukça eminim…
    Gerekli bürokratik işlemlerden geçtim.
    Çünkü emanetimin yemini çok derin.

    Çok seslilikle bezediği şiirlerinde
    Kendini maniada bulmuş kadınlara
    Parçalattığımda neredeydi aklım demedim
    Pişman değilim.
    Huzura böyle erdim.
    Evet Erdim.
    Bu Ceza-i Ehliyeti olan Deliliğin içinde
    Mandalalar bitirdim.
    İdeal Akıldan Cloud Computing getirerek
    Ve erişim alanları geliştiriyorum
    Herkes için…
    O biçim bir görevin içindeyim
    Cinlerini esrarını anlatarak da sökebilirim
    Ghoulyabanel Ghoullum Ghouru Ghouru Ghuru Guru Gur Gu G 😉
    Nephyths Aşkım diyerek geldiğinde
    Zamsalağa bağlayıp kardeşimi benimle karıştıran Sarhoş kocamın terbiyesine gelişinde
    Ve dirilişinde hiç gocunmadan Aşkım dediğimi
    Turist Ömer’i sadece Sadri Alışık’ın canlandırdığı bir karakter olmadığını
    ve yine özdeşleştiğimi, geçmişimde,
    ve bunun çok normal süreçler olduğunu
    ve gayet de kardeşimle yapabileceğimi
    ve zaten Osiris’in de kardeşim olduğunu
    ve Antik Mısır’da ensestin ayıplanmadığını
    Anımsasam şu an?
    Mısralarımda 😉
    Uzay yolunda anten gözlüler ve Mr. Spocklar
    Gerçek değil miydi?
    Formsuzluğun tütsülenmesiyle…
    Anubis gözlerini açmıştı ya hani…
    Kocamın maskaralığını görmesin gözüm demedim, içine girdim de izledim
    Kocamla birleştiğimde yeniden
    Şizotip hallerimden aydınlık ilham çıkarma süreçlerim
    Halen daha dün gibi hatırlarım
    Uzaya çıkmak gibi şeyler başarabilen
    Şeyler yapmaya başlayışlarımla barışmamı
    Ve bu boyutta atmosferden çıkışın az önce şahit olduğunuz mısralara çok net bir analojik bir gönderme yaptığını

    Şahittim az önce en az senin kadar kendiliğinden Isis’in gelişine ve dilimi ele geçirişine. Az önce de Zeus geldi nabayım Olimpos’a çıktığımdan beridir onlarla yürüdüğüm biraz da anlayışınızı gıdıklamaz mı inceden bir nükte ile…
    Çünkü biz bayağıdır gıdıklaşıyoruz.

    Sigaramın dumanını aynaya üfledim…
    Ve yumuşatıp içinden geçtim
    Quantum Metafiziğinin Dünyayı Yerinden Oynatacak Etkiye Sahip Kanunlarını Uygulamanın Etiği üzerine Akaşik Mecmualarda düzinelerce tez yayınlatmadan…
    Prometheum olur mu ?
    Ölümün ötesinden şifa getirmeye göz koysam.
    Anubis’e de selam verirsiniz.
    El-Bais’e de.

    Bunu yaparak
    Peçenin ötesine geçtiğimde
    Demek zorunda değil miyim
    Peçenin ötesine geçtim
    Kendimin kendisini bildim özümle birlikte.

    İçim içim ne biçim dedim bilir misin
    Öyle mi içselleştirdim evrenimizi
    De geliştirdim bir evrensel şuur…
    Evrenlerle birleştim…

    Ben bir cemevi ile mezarlık arasında mesafe olmayan bir aleme geçiş yapsam
    Camilerden inip Kiliseye aksam
    Zıplayıp Galaktik Karadeliğe konsam…
    P.K. Tekniğini uygulayarak
    Olayın özünü kavrasam

    Hacc ibadetini biraz da Diyanet İşleri Bakanlığından çekilen bir kura ile onay almaya gerek duymadan da yapabileceğimi ayırt edersiniz.
    İmanım var gücüyle hakikate saplantılı bir şekilde tarafımdan Gayb Ehli bilir kişilere de danışarak yapılmışsa eğer…

    SuperMoon sırasında kanal tertibatı yapan teknik departmanla kanka olmadığım ne malum diyorum…

    Siz aklınızla ne kadar yol kat ettiniz?
    Haçan, yarattiğümiz bu mitafizik boyutların içinde biraz farkında mıyız?
    Buralarda insanlığın genelinin pek de mobil olamadığına şahitken.
    Söyleyin ne kadar bütünleşebildiniz karşındakinizle…
    Kıyafetleriniz üzerinizdeyken…

    Zihnimizin gücüyle yarattık anladın mı?
    Yaratıcılık öyle bişey, İlham’ın form kazandığı zihinsel yapıların içeriğine kadar sorumluyuz bu işlerin inşaatında.
    Bildireyim dedim.
    Karma da böyle bir şey.
    Mesela Kaosa bakarken Hu’dan ilham aldım…
    Ondan jeneratörler yaptım
    Bu gücü kendimde daim kılmak için.
    Beşeri aklın eleştirisini bitirin de…
    Literatürün yanı sıra doğru olan psikolojik anlayışın
    Yararına uygulanabildiği zaman muradına erdiğini
    İyi tespit edip zikredelim
    Tamamlanışlarımızı
    Çünkü hepsinin üstesinden geliriz.
    Eylemimizle dersem, şairaneliğime giren
    Şiirdışıca gelecek davranışımın
    Altına yerleştirdiğim bir
    Benden öte bir mucit sestir, ilham tasarlayan veya çığır açacak fikirler yapan
    Çünkü arada basamaklar var o prototiplere giderken.

    Hele size zihnimin nüfusundan haber eylesem…
    Bildirgesinde içselliğimin
    İnsanlık genelinde yaratım süreçlerinin
    İzafiyetten azade bir izahında.
    Çenemi çok kapattım…
    Sessizlik Manifestolarında
    Konuşma organımı damağımdan yukarı gönderip
    Beynimi dilledim ve dinledim
    Dip gürültülerini parça parça ayrıştırdım
    İnce ayar ile doğru yola konuşlandırdım
    … ve anlayacağın …
    Yoğunlaştım

    Sanrılar dağılır
    Haz beynimde yankılanırken,
    Gerçek adımla

    Böylelikle boyutlarası seyahat aracımın,
    Hüp Hüp
    Hayde Bre Pehlivan
    Hurray
    Naraları eşliğinde
    Sözüm ona ceza-i ehliyetini aldım.

    Seneler süren bir Dionysos ayininde
    Hem hal olmuş tipim ve zihnim
    Pararır parçalanmış aklım
    Dumansız ateşten nar
    Nardan nur olurken
    Meal-i Cevşen belirdiğinde bu nurda
    Mealini Kıraat etme yetisini kazandığımız yerlerde…
    Kronoskopi yapabilecek sistemler geliştirebiliriz.
    Gibi sonuçlara vardım
    Yeni aşkımla tekrarladığımız balayılarda.

    Bastırılmış titremelerin
    İyice saplantısal hallerde
    Hayata yansıtılan ve içinde oynanan
    Oyunlar ve entrikaların
    Zebanilerden gelen kağıtlarda
    Topla kendini diye gelen
    Bir dış sesin içeride kök salarak
    Psişik yankılamalar ile başladığında
    İçsel hakikatin ne kadar vahim olduğunu

    Duyduğum yerde ve zamanda
    Yukarıdan başka gidecek bir yol zaten yoktu…

    Artık yerin de bana destek olduğu gerçeğiyle yüzleştiğim kadar,
    Kolaylaşan kaderimle de yüzleştim…

    O yankı da geçiciydi…
    En az bir cep telefonu kadar.
    Düşün…
    Denize düşebilir.
    Veya
    Duvara fırlatılabilir.
    Veya
    Üzerine K.E.Z.Z.A.P. Dökülebilir.
    Veya
    Uziyle delik deşik edilebilir.
    Veya
    Telekinezi yapan bir bücür tarafından bükülebilir.
    Veya
    Parçacıkları çok hızlanır

    Ethosundan beceremeyişin yıkılışında
    Bir umudun özden geldiğini bilen
    Bir Prometheum, artık zincirlerini
    Hakikate dönüşerek bitirmekle muradına gelir

    Zaten eskiden Epimetheus’du ve Pandorayı zatından geçirerek bildi
    ve aldı epistemolojik ünvanını gelince tecrübeli seviyesine, öngörü yapabilmeyi de becerdi böylece.
    Böylece matrixçe bir antagonistin demesine bakmadığını anladık, mutluluğun cehaletle ilgisi ancak ve ancak tersinir bir bağıntıdan ibaret. Bu zihniyetin ipsiz sapsız cibiliyetsiz saçma sapan neden-sonuç zincirlerinin oluşmasına sebep olacak adaletsiz bir tokmak gibi yol-su-elektrik-kahve masraf israf ederek geçirilen uykusuz günler ve geceler-seks-para-rock konserleri-trans festivalleri-tayfalar ve arkadaşlar- hayat/memat tehlikelerinin atlatılması ve konsantre aksiyon filmlerinin içinden geçmeye sebebiyet verebilecek derecede bir KDV’ye sahip bir kuruntudan ibaret olduğunu farkedişin getirdiği Hayat enerjisinin tarif edilebileceğini tahayyül etmeye ((Bütün bunlar bir İllüzyon (Hüleağn!)!)!) Yeni başlayışlarımda ve başlangıçlarımda
    Bunu da ipe sapa gelmez sevgi masallarınıza ekleseniz iyi edersiniz…
    Çünkü hepsi o derisini gecenin pırıltılarıyla süslemiş o yüce Tanrıçaya yazılmış
    Aşk şarkılarının
    Verdiği ilahi hiçlik hissiyle
    Fenalı hallere girdirilişlerimizin
    İçinde örtüşen hikayelerdir
    Ciğerim yerindeyken kehanet yapabilecek kadar yalan masallardan arındırılmış ve ev arkadaşım şeytana pabucunu banyo terliği namına ayağıyla pabucun köselesini birbirine Fransız öpüştürecek derecede tersten giydirişlerime, ki bu bir giyiş bile değil hepi topu ters bir basış, kıvrılan kurnazlığı nasıl kazanacağımı anlatan bir metinlerarasılık anlayışının köklerini bana verdiği için Edebiyat Fakültesine teşekkür ederim.
    Pandoralı bir Aşk hikayesiydi…

    Kalbimizdeki kitabın Allah’la muhabbetiyle okunduğunda ısmarlama son model Dini Kitap olduğunun bilincindeyim Sufi kardeşlerim. Şimdi gelin ve memelerimden için…

    Sanrı ve Kurguların Hakikat taşıdığı Yeni Fildişi Kulede
    Gaybın Bilimini hakkıyla araştırabiliriz.
    Boyutsal duvarları kıran ve maddi realitenize burnunuzu sokan
    Şiirlerimizin yarattığı psikolojik tesirlere binaen…

    Evet şiirimin de Helal olduğunu söyleyebilirim.
    Bunun otoritesinin nasıl birisi olacağını da söyleyebilirim.
    Şiirimde meta eleştiri yapmaktan çekinmeyişimin nedeni…
    Diyaloğa buradan girmeye başlamak isteyişimdendir.
    Beni nasıl istiyorsa eleştirmek isteyen herkese çağrım….
    Yemişim Eleştiri Kaldırmazlık Kompleksini
    Oku beni, Ara beni
    Sinsice ve umarsızca eleştir beni
    Gel hatta kahveye beklerim.

    Rumi’den asiyim, ama hocam bilirdim
    Muhabbetimiz eskidir,
    Bütün günahlarına rağmen…
    Gel gel demez miyim?

    Ciğerim değişiktir benim…
    Özüm de neyse odur.

    Öyle Türk çocuğunun şu an okulda gördüğü muameleye benzemez
    Sabah Okullarına sokacağın varsa sok
    Öte alemlerden bile alkışlarını alırsın
    Çok sağlam yerlerden dostların olur
    Öyle bir işten geçer misin yani
    Sen ciddi misin
    Tevazuna başlatma ama
    Yardırdım gidiyorum bu denizlerde
    Pişmanlık içimde değil ki
    Serzenişlerinde bile gelişim cevherine rastlayan
    Bir göz için, yarın bugünden yakınken
    Sen dön senden ötede geleceklerin
    Hışmından kaçınmanın yolu
    Sefasını sürecekleri bir Dünya bırakmak ki
    Erebilelim nihayetimize…

    Evrim Gel! Ve Gururumuzu Paramparça Et!

    Pişmanlık sadece bir uyuşturucu tribidir.
    Arınır ve geçersin.
    Toplumun hastalıklarına
    Geçmiş olsun dediğinde
    Sağaltır ve geçirirsin.

    Kevaşelerin kapısını tıklatırken…
    Zikredersin Sahibini işte
    Bir tek ben miyim mucizelere şahit olan?
    Mucizelerin olmasına fırsatlar sağlamakla görevli bir ofisboy da değilim…
    Ama zır deli midir neyim?
    Devlerle voltran yaparken
    Oksijen çarpması yaşadığım yerlerden de geçtim.

    Her zaman o yeniyi arayarak tanıyarak yaratarak
    O göz
    O akıl
    O isabet
    O icazet
    O ethos
    O sophos
    Rahatsız etmedim mi
    Ben zembille inmedim önüne
    Ama bir şeyler zembille indi sanma bana
    Ben kendim gittim,
    Veni Vidi Vici
    Kendim geldim

    Bir Ferman ve Çağrıya
    Thebai, Sparta, Atina, İskenderiye, Mekke, Londra, New York, Roma, Goa, Kudüs ve İstanbul’un fethinde seyretti seferim bulunduğum yerden bir kıl mesafe gitmeden.

    Gösterdiğimin ötüsünü bücüsünün de
    Aşkın ötesiliklerinde gördüm
    İzafiyetin bitişlerinde başlayan deryaları
    Kapsamlı işler bitirdim içimde
    Öyle geçtim zebanilerin önermesi olan
    Ayrılık acısı fikrinden
    Aşklara geldim
    Muhabbetle

    Çünküsüzlüklere sokarım tevazu ve tevekkülden geri kalanları…
    Seviyorum
    Ne yapayım?
    Arızalarımızı düzeltiyorum bu güdümle…
    Optimum birleşme için…
    Aum…
    Çünkü Dünyada Biriz ya-Rahman ya-Rahim
    Namaste.

    Haccı’da bütün seneye yaygın bir ibadet yapacaklar ama işin içindeki Kurban meselesinin de biraz egoyu kurban etmek, kendini Allah için hizmet yoluna koymak da anlaşılmalı. Usül ve hikmeti de…

    Şeytanı öl ve Meleği ol!
    Ki Aşkında ayrılık acısının ızdırabına deva ol.

    “Hi-Tech Trance’ı Ruhsal Amellerim için nasıl kullanabilirim?”
    Sorusuna gelen cevabım 3. Gözümde Belirir.
    Çünkü onun da sevenini seven vardır bende.
    İnsan değil miyim?

    Amor ile mort arasındaki farkı anlayabilme umudun bakidir
    Bak Cupido sana en tatlı zehri veriyor
    Dilinle boğmuşsun kendini
    Dilinle açacaksın kemaliyetinden geleni

    Sevgi
    Yaratıcılık içim içim suyunda
    Kederiyle gelmedi mi sanıyorsun ruhsal kablolu yayınım
    Bu Dünyanın Haberini içselden al da konuşalım.
    Verilen emekler hakkında.
    Birazcık daha kıdemli bir meslektaşım.
    Öğrencin olsam da öğretmenin değil miyim?
    Yavrum olarak önüme gelirsin anlatırım sana
    Yine anlamadın mı?
    Bu geçmiş yaşamlar ne biçim meseleler
    Sen nelerin kapılarını açarsın içinde

    Bir içine gir de memleketin hainlerinin
    Bitir işlerini çek fişlerini
    Ya da Merhamet, Otta bile var sende niye olmasın?
    Umutları varsa hala
    Bu yoldan gidiciler
    Gidemeyip de düşenlerdir zaten
    İcazetlerimiz biçim biçimdir
    Hepsi bir amaca hizmet eder

    - Ömer M. Aksoy (Fr. .V.I.T.R.I.A.D.)







Bu Konu İçin Etiketler