10 Sayfadan 10. İlkİlk ... 8910
Toplam 96 sonuçtan 91 ile 96 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Kitaplardan Beğendiğimiz Bölümler

  1. #91
    adEda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-2015
    Mesajlar
    5.230
    Konular
    48
    "...en az doktorun verebileceği herhangi bir ilaç kadar etkili bir lapaydı bu, belki de daha etkiliydi. Glgelelim yosun lapası bedava olduğundan, kimselerde güven uyandırmıyordu."
    John Steinbeck / inci





  2. #92
    BayParadoks - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şub-2016
    Bulunduğu yer
    dystopia
    Mesajlar
    940
    Konular
    15
    Akıllıca bir konuşmam oldu dün gece;
    Sana soracaklarım var, dedim;
    Sen ki her bilginin temelisin,
    Bana yol göstermelisin,
    Yaşamaktan bezdim , ne yapsam?
    Birkaç yıl daha katlan, dedi
    Nedir; dedim bu yaşamak?
    Bir düş , dedi; bir kaç gôrüntü.
    Evi barkı olmak nedir? dedim;
    Biraz keyfetmek için
    Yıllay yılı dert çekmek, dedi.
    Bu zorbalar ne biçim adamlar? dedim;
    Kurt, köpek , çakal makal, dedi.
    Ne dersin bu adamlara, dedim;
    Yüreksizler, kafasızlar, soysuzlar, dedi.
    Benim bu deli gönlüm, dedim;
    Ne zaman akıllanacak?
    Biraz daha kulağı burkulunca, dedi.
    Hayyam'ın bu sôzlerine ne dersin, dediim;
    Dizmiş alt alta sôzleri,
    Hoşbeş etmiş derim, dedi.

  3. #93
    Kitaplardan Beğendiğimiz Bölümler masal perisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Eki-2010
    Mesajlar
    4.715
    Konular
    917
    bu baş başa kaldığım bana eşlik edecek olan yeni jandarmaydı.bana aşağı yukarı şunları söyledi:
    -suçlu,temiz kalpli biri misin?

    ona hayır dedim

    verdiğim cevabın sertliği onu şaşırtmıştı.biraz duraksamasına rağmen,yinede sözlerini sürdürdü.
    -zevk için kötü olmaz insan

    -niye olmasın diye cevapladım onu.eğer bana bunu söyleyeceksiniz lütfen beni yalnız bırakın.sözü nereye getirmek istiyorsunuz?

    affedersin suçlum diye cevap verdi.sadece iki kelime zavallı bir adamı mutlu etmek elinizde.üstelik hiç bir zahmete katlanmanız gerekmeyecek

    omuzlarımız silktim..
    "siz charentondan mı geliyorsunuz oldukça tuhaf bir yer seçmişsiniz mutluluğu aramak için?ben mi birini mutlu edeceğim?"

    sesinin tonunu alçalttı ve aptal görünümlü suratına hiç de uymayan esrarengiz bir havaya büründü.Evet suçlum evet,mutluluk evet servet,bunların hepsi de sizin sayenizde gelecek bana.evet ! ben fakir bir jandarmayım.İşim çok ağır,kazancım çok az.şu bindiğim at kendi atım ve bana yük oluyor.masraflarımı karşılamak için piyangoya taktım kafamı.bu iş bile ustalık istiyor.şimdiye kadar doğru numaraları hep kılpayıyla kaçırdım.durmadan arıyorum, ama hep ya bir üstüne ya bir altına çıkıyor ikramiye.yetmiş altı numaraya koyuyorum yetmiş yedi numara çıkıyor.ne kadar uğraşsam doğru numara gelmiyor.lütfen biraz daha sabredin söyleyeceklerim bitiyor şimdi.oysa şimdi önümde bir fırsat var.Affedersiniz siz bugün öteki tarafa gidiyorsunuz galiba.bu şekilde öldürülenlerin piyangoyu önceden bildikleri söylenir.siz yarın gece bana geleceğinize söz verir misiniz?bana sadece üç numara söylerseniz,isabetli olanından üç numara.ne dersiniz?sakin olun ben hortlaklardan korkmam.adresim işte burada: Popin court kışlası,a merdiveni ,no:26.koridorun sonunda.artık beni tanıdınız değil mi ?eğer sizin için daha kolay olacaksa bu akşam da gelebilirsiniz



    delice bir umut dalgası olmasaydı bu salağa cevap bile vermezdim.o an içinde bulunduğum bu çaresiz durumda,bir an geliyor ki insan saçının bir teliyle bir zinciri bile kırabileceğine inanıyor.

    -Dinle beni dedim ona.yakında öleceğini bilen birinin ,becerebileceği kadar iyi rol yaparak : "aslında seni bir kraldan bile daha zengin yapabilir,milyonlar kazanmanı sağlayabilirim.ama bir şartla !"

    -gözlerini şaşkın şaşkın açtı ve : nedir ?söyleyin nedir ?sizi memnun etmek için her şeyi yaparım suçlum
    -sana istediğin üç numara yerine,dört numara söylemek için söz vereceğim,sadece kıyafetini benimkiyle değiştirmeni istiyorum

    eğer benden istediğin sadece buysa ! diye haykırarak,üniformasının ilk düğmesini çözmeye başladı.

    yerimden kalkmıştım.kalbim müthiş bir hızla çarpıyor,onun her hareketini izliyordum.Üzerimdeki jandarma üniformasının karşısında bütün kapıların açıldığını,greve alanının ,sokağın ve adalet sarayının arkamda kaldığını görüyordum

    -Ah buradan kaçmak için istemiyorsunuz bunu değil mi?

    -artık her şeyin bittiğini anladım.o anda faydasız ve mantıksız bir çabayla son kez deneyerek ona "evet öyle ,ama sende servet sahibi olacaksın unutma...dedim"

    -Sözlerini kesti ve elbette hayır,bakınız, numaralarımın isabet etmesi için sizin ölmeniz gerek

    Her zamanki düş kırıklığı içinde tekrar sessizce yerime oturdum.

    bir idam mahkumunun son günü /victor hugo

  4. #94
    celali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şub-2014
    Bulunduğu yer
    Yıldız geçidinin ötesinde
    Mesajlar
    1.699
    Konular
    17
    Yalnız yaşamanın bir tek amacı vardır sanıyorum;o da daha başıboş, daha rahat yaşamak.Fakat her zaman,buna hangi yoldan varacağımızı pek bilmiyoruz.Çok kez insan dünya işlerini bıraktığını sanır,oysa ki bu işlerin yolunu değiştirmekten başka bir şey yapmamıştır.Bir aileyi idare etmek bir devleti idare etmekten hiç de daha kolay değildir.Ruh nerde bunalırsa bunalsın,hep aynı ruhtur;ev işlerinin az önemli olmaları,daha az yorucu olmalarını gerektirmez.Bundan başka,saraydan ve pazardan el çekmekle hayatımızın baş kaygılarından kurtulmuş olmuyoruz.

    Ratio et prudentia curas,
    Non locus effusi late maris arbiter,aufert.
    Dertlerimizi avutan akıl ve hikmettir,
    O engin denizlerin ötesindeki yerler değil.
    Horatius

    Memleket değiştirmekle kıskançlık,cimrilik,kararsızlık,kor ku,tutku bizi bırakmaz.

    Denemeler/Montaigne

  5. #95

    Üyelik tarihi
    Ara-2015
    Mesajlar
    219
    Konular
    2
    Güray Süngü - Kış Bahçesi
    Geçmiş zaman gözden geçirilince ne çabuk geçmiş denir. Gelecek zaman tasavvur edilmeye çalışıldığında ise hiç gelmeyecek gibi görünür.

  6. #96

    Üyelik tarihi
    Ara-2015
    Mesajlar
    219
    Konular
    2
    Halil Cibran - Ermiş
    -Kederin varlığınızda açtığı oyuk ne kadar derin olursa , taşıyabileceğiniz sevinç o kadar çok olur.
    -sevinçli iken yüreğinizin derinliklerine bakın, sizi şimdi sevindirenin , sizi bir zamanlar üzenden başka bir şey olmadığını göreceksiniz. Kederli olduğunuz zaman yine yüreğinize bakın, aslında bir zamanlar mutluluk kaynağınız olan için ağladığınızı göreceksiniz.


10 Sayfadan 10. İlkİlk ... 8910

Benzer Konular

  1. İlginç Ölümler
    Konuyu Açan: dangerousangel, Forum: Gnoxis Cafe.
    Cevap: 23
    Son Mesaj : 30-Nis-2009, 10:52