19 Sayfadan 18. İlkİlk ... 16171819 SonSon
Toplam 182 sonuçtan 171 ile 180 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Kendime

  1. #171
    electronicalev - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-2010
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    2.123
    Konular
    14
    Aşığım sana, en çok da kusurlarına





  2. #172

    Üyelik tarihi
    Nis-2014
    Bulunduğu yer
    Hogwarts
    Mesajlar
    3.436
    Konular
    109
    Gündüz ne kadar çok yoruluyor olursam olayım geceleri uyuyamıyorum. Ve ben ne zaman bu cümleyi kursam ya hayatımda bir şeyler benim kontrolum dışında aleyhime ilerliyordur yahut kafamdaki endişeli solucanlar yine saklandığı yerden cıkmış zaten çalışma özürlü olan tüm mutluluk reseptörlerimi kemiriyordur. Bazen anı, bazen saati çoğunlukla günü kurtarıyorum ve gelecek adına ne zaman kaygılanmaya başlasam kendimi pek tercih etmediğim halde rakı içerken buluyorum. Günü kurtarabilmek adına halının altına süpürdüğüm tüm problemler basit bi ayak takılmasıyla ortaya çıkıyor ve nasıl baş edeceğimi bilmiyorum o anlarda. Sanki ilk kez oluyormuşçasına panikliyorum. Itiraf etmek gerekirse 1 buçuk hafta kadar sürüyor bu sarsılma durumu. Nereden bakarsan bak uzun bir süre. Zaten tanıdık ve alışıldık olan hep "aynı" problemlerle her yüz yüze geldiğimde bu kadar uzun süre şaşırmamam gerekiyordu. Hayatımdaki hiç kimse ve hiçbir şeyden emin olamıyorum. Kimseye tam anlamıyla güvenemiyorum. Kendimi bırakamıyorum. Bazen insanların bana izah edebilmek için boğazını parçaladığı şeylere dahi şüphe ile yaklaşıyorum. Belki de hep kendimi kendim korumak zorunda kaldığım için 'insanlara inanmayı' varlığıma bir tür tehdit olarak algılıyorumdur. Eminim bu sorunun da altında babamın büyük bir payı vardır fakat, bugün bu durumu hâlâ tedavi edememiş olmam bütünüyle benim hatam, inkar da etmiyorum. Üstüne, bir mucizeyi başarıp inanmayı tercih ettiğin herhangi bir insandan da kazık yediğin zaman. Tablo çok aciz, çok ezik oluyor. Tarzım değil ama, reddediyorum. Epeydir de ilk kez bu kadar dürüst olabiliyorum kendime karşı. Eskisi gibi boyumu aşan dalgaların üstünde yürüyemiyorum artık, denizime biraz rüzgar esse titriyor, korkmaya başlıyorum. Ben de çok sık 'Eski Yosun' olabilmeyi diliyorum, herkes kadar, herkes gibi, beni ben yapan neydi ve bugün saçlarımı yalnızca siyaha boyasam yeterli olabilir miydi? Beni ben yapan şeyi kaybettim. Ama belki de artık benim de biraz korunmaya ihtiyacım vardır. Birisi tarafından korunulduğumu hissetmeye, kendimi korumak adına etrafımı ateşe vermekten sonra da yangının ortasında tek başıma kalmaktan vazgeçmem gerekiyordur. Benim de bi' kalbim var. Ondan olabilir mi tüm bu korkular, zayıflıklar.
    'Sorunlara değil de çözümlere odaklı olmam' tavsiyesiyle yeni bir rahatlama tekniğine geçiş yaptım geçen yıl ve aslında iyi de gidiyordum, kendime haksızlık etmeyeceğim baya baya iyi gidiyordu herşey, sonra bir anda ne oldu ve nasıl kendimi hastanede buldum ben de bilmiyorum. Beni asıl rahatsız eden şey hiç yeni bir sorun olmaması. Hep o eski hep o aynı problemler her defasında. Belki bu problemler karşısında nasıl bir yönetim şekli uygulamam ve nasıl kontrol etmem gerektiğini öğrenmiş olabilirim fakat onları yok etmeyi başaramıyorum. Öyle özledim ki yeni bir sorun ile uğraşmayı. Bu hep aynı olan sorunların her defasında saklandığı yerden çıkıp "Cee-ee" demesi beni bezmiş bir ruh haline düşürdüğü gibi tüm iyileşme çabalarımı ve hayatımdaki gelişmeleri de zıt yönde tekrara düşürüyor. Zaten yaşadığım tüm problemleri tetikleyen ana problem hep aynı. Güvensizlik. Kendini korumak adına yalnizlastirmak. Bu problemi ordan atmadığım ve tekrar yara alma ihtimalini göze alamadığım sürece herkes ve herşeyden izole yaşamaya, doğrulara dahi yalan gözüyle bakmaya, belki yaşanacak en ufak bir mutluluk ihtimali varsa, hani bir kül parçası kadar... O ihtimalin de önünü kendi ellerimle tıkamaya devam edeceğim ve bu çok acizce. Bunu yapmayacağım. Kendimi şeker zannetmekten vazgeçmek zorundayım, tek bir yara daha alırsam eriyeceğimi yada öleceğimi zannetmekten vazgeçmek zorundayım, kendimi korumak adına kendime zarar vermekten ve tekrara düşürmekten vazgeçmek zorundayım. "Taş olup kalmaktansa, ağaç olup yanmak daha iyidir."
    Hayatın, farketmenin işime gelmediği değişik bir çalışma stili var. Bunu uzun sayılabilecek bir süredir kendim ve çevrem üzerinde çok sık gözlemlemeye başladım. Belki de bir işarettir, bir tür sinyal. Her ne konuda eksiksen, her neyi göz göre göre inkar etmişsen, her ne konuda zaafin varsa, her neyden korkuyorsan, neyi durmadan ertelemişsen, her neyin sorumluluğundan kaçmışsan hayat seni işte o en büyük açığından onu kandırdığın kadar büyük oranda vuruyor. Hayatı kandıramıyor, erteleyemiyor, ıskalamıyor, ciddiye almamazlık edemiyorsun. O yaptıklarının acısını çıkarırcasına yakandan tutuyor seni ve ihmal ettiğin herşey için pişman olana dek yerden yere vuruyor. Ders sen öğrenene ve farkedene kadar devam ediyor ve ne kadar dik başlılık edersen şartlar o kadar çok sadistleşiyor. Hayatımla değil, solucanlarımla hiçbir şey olmamışçasına "tekrar" restleşmeye başladığım gün belki bir şeyler bugünden çok daha iyi olacaktır. Belki de olmayacaktır. Belki yazdıklarımın altında nasıl bir psikoloji olduğunu, hiç-bir zaman itiraf edememiş olsam da ne kadar güçsüz ve yara almış hissettiğimi kimse yine anlamayacaktır, fakat ben zaten anlaşılmak değil kendimle yüzleşmek için not tutuyorum artık. Acil durumlarda Gnoxis'in camını kırıp, bu notları okuyor, ve yeni bir krizi atlatmakta bu yazdıklarımdan faydalanıyorum.

  3. #173
    adEda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-2015
    Mesajlar
    6.603
    Konular
    57
    Şu gözünü üzerimden çek artık. Lütfen. Yaşama karışmak istiyorum. Bunu kontrol dışında bir farkındalık olarak tanımlayabilirim belki. Neye yarıyor ki? Veya ne anlamı var? Lütfen beni yalnız bırak.

  4. #174
    Preety Puppet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Tem-2016
    Bulunduğu yer
    İzmir
    Mesajlar
    13
    Konular
    0
    Kendine yetmeyi öğrenene kadar, iki ayağının üzerinde durana kadar başkalarının seni ezmesine gönüllü oluyorsun demektir... Biliyorsun bunu, ama hala niye harekete geçmiyorsun? Nedir seni alıkoyan?

  5. #175

    Üyelik tarihi
    Nis-2014
    Bulunduğu yer
    Hogwarts
    Mesajlar
    3.436
    Konular
    109
    Bu sadece bir dönem, herşey düzelecek. Kedine, evine, kendine ve işine gücüne bakabiliyorsun. Kendine sürekli çuvaldız batırmayı fakat sevdiklerinin hatalarını görmezden gelmeyi bırakmalısın belki de. En sert eleştiriyi hep kendine yapman hiç doğru değil. Halbuki kusursuz olmasan da buna yakınsın.

  6. #176
    MrColt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şub-2009
    Bulunduğu yer
    İzmir
    Mesajlar
    3.831
    Konular
    43
    Kanatlarımız veya tırpanlarımız var zannederken sadece ellerimiz olduğunu farkettik...

  7. #177
    BayParadoks - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şub-2016
    Bulunduğu yer
    Despair
    Mesajlar
    1.207
    Konular
    18
    Sen beni bir kostüm gibi "ben"liğie giyip kenidni benden ayrı tuttuğun gibi bana olanlarıda senden ayrı tutuyorsun.Gördüğümüz ve içerisinde bulunduğumuz dünya dendiğinde "Hayır , o aslında kafann içinde" diyor fakat yaşadıklarının ve yaşadıklarına tepkinin senin bir parçan olduğunu pek de kabullenemiyorsun , başıma gelen her şey öyle yada böyle benim gerçek isteklerimin sonucu mu falan anlamıyorum.Fakat kendime olan kızgınlığım yada bu davranışlarım annesi kız dedi diye çocuğuna bağıran bir babaya benziyor , sanki ortada bir başka benlik var sanki gerçekten kızgınım ve sanki bu yaptığım gerçekten işe yarayacak gibi.Kontrolsüzlük,zayıflık,aşağı lık,pişmanlık gerçekten bunları mı hissediyorum? Öyleyse neden buraya yazma gereği duyuyorsun?Kulağımı çekebildiğini gösterebileceğin bir yer istiyorsun.Hayır sen bu hisleri yaşadğın için bunları yazmıyor bu hisleri yaşayamadığın için yazıyorsun çünkü başkaları purodur ,silahtır,havalı bir harekettir bir şeyler yazdığında aslında yapmaya çalıştığı şeyler üzerine üstünlük hissedebiliyor , farkındalığını göstermeye çalışıyor fakat kendi yazdıkların ve davranışların üzerinde farkındalık için yeterince çabalamıyorsun.

  8. #178
    MZ1vdnW0mtQ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Eki-2014
    Bulunduğu yer
    de tükendi
    Mesajlar
    952
    Konular
    42
    ...çay koydun aynışıklı içiyoruz

  9. #179
    electronicalev - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-2010
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    2.123
    Konular
    14
    öff abartma. sakın kıskançlık krizlerine falan girme. sakın. tartışayım falan deme. seni ne kadar çok sevdiklerini biliyorsun, sakın kalplerini kırma onların. yapabileceğin en kötü şey bu. felaket senaryoları kurma. geri çekil, her ne kadar onları sevsen de şu an sen sadece... kendini düşünmek zorundasın...

  10. #180

    Üyelik tarihi
    Şub-2011
    Mesajlar
    700
    Konular
    5
    B.k var bu Karadeniz'de gidip gidip onca adamın arasından bunları buluyorsun. Çocukken çok severdin Karadeniz kültürünü, şivesini falan şimdi evren bulup bulup üzerine atıyor işte "seviyordun ya al sana bolca hamsi kafa" diye.
    Yazma artık şuna, yazma, uyanacak. Arkadaşın o senin, arkadaşa o gözle bakılır mı hiç?
    Ama nasıl bakmayayım be o güzelliğe?
    Sus artık suuss. Düşünme. İşine bak, dersini çalış.


19 Sayfadan 18. İlkİlk ... 16171819 SonSon

Bu Konu İçin Etiketler