5 Sayfadan 1. Sayfa 123 ... SonuncuSonuncu
Toplam 41 sonuçtan 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Kasyopya Celseleri / Ham Transkriptler

  1. #1

    Üyelik tarihi
    Ağu-2006
    Mesajlar
    3
    Konular
    1

    Kasyopya Celseleri / Ham Transkriptler

    merhaba arkadaşlar, ben "ra bilgileri" formatındaki kanal bilgilerini araştıran, inceleyen biriyim. şimdiye kadar karşılaştığım en iyi kaynak, kendilerini kasyopyalılar (cassiopaeans) olarak tanıtan ve laura knight jadczyk ve onun grubu ile temas kuran 6. yoğunluk pozitif varlıklarının verdiği bilgiler oldu. laura ve grubunun kasyopyalılarla yaptıkları temasların ham transkriptleri (2000 sayfanın üzerinde) kısmen çevirerek burada ilginize sunuyorum.

    16 Temmuz 1994. F**, Laura ve S**
    S: Merhaba.
    C: Merhaba.
    S: Bize mesajınız var mı?
    C: Doğal olarak geleni sürdürün.
    S: (L) Ne anlamda?
    C: Çalışmanızı sürdürün.
    S: (L) Adınız nedir?
    C: Mukpeor.
    S: (L) Başka bir gezegenden misiniz?
    C: Sizin bakış açınızla dünyadışı, evet.
    S: (L) Grubunuzun adı nedir?
    C: Korsas.
    S: (L) Neredensiniz?
    C: Kasyopya (Kraliçe Takımyıldızı).
    S: (L) Bu takımyıldız nerede?
    C: Oryon yakınında.
    S: (L) Oryonluların “kötü adamlar” olduklarını duymuştum. Oryon grubu kötü mü?
    S: (L) Kendinize mi, yoksa başkalarına mı hizmet ediyorsunuz?
    C: Ben her ikisine hizmet ediyorum.
    S: (L) Felsefeniz nedir?
    C: Bir.
    S: (L) Bu akşam neden burada bulunuyorsunuz?
    C: Kehanet.
    S: (L) Ne tür kehanetler?
    C: Tornadolar/Florida – birkaç tane. Ayrıca Teksas ve Alabama.
    S: (L) Ne zaman?
    C: Güneş Terazi’deyken.
    S: (L) Hangi gezegendensiniz?
    C: Korsoka.
    S: (L) Başka ne olacak?
    C: Seattle gömülüyor; Japonya eğiliyor; Misuri sallanıyor; Kaliforniya parçalara ayrılıyor; Arizona yanıyor.
    S: (L) Bunların hepsi ne zaman olacak?
    C: Denver Havaalanı skandalı.
    S: (L) Denver havaalanı skandalı mı?
    C: Yeni havaalanı. Büyük, büyük, büyük skandal.
    S: (L) Ne tür bir skandal?
    C: Hükümet.
    S: (L) Tam olarak nedir?
    C: Göreceksiniz. Dallas havaalanı gizli üs; Orlando da. Miami de.
    S: (L) Denver havaalanının kehanetlerle ilişkisi nedir?
    C: Denver, hükümeti ele veriyor. Dikkat edin. İyi bakın.
    S: (L) Bize söyleyecek başka neyiniz var?
    C: Montana Deneyi’nde insan üretimi. Oradaki tüm insanlar zararlı radon gazına maruz kalıyor.
    S: (L) Bu nasıl oluyor?
    C: Buna zorlanıyorlar. Güvenmeyin. İhmal etmeyin. ABD kötü bir komploya ortaklık ediyor.
    S: (L) Komploda kim var?
    C: Konsorsiyum.
    S: (L) Konsorsiyumun üyeleri kimler?
    C: Hepsi.
    S: (L) Hepsi kim?
    C: Hükümet ve diğerleri.
    S: (L) Diğeri kimler?
    C: Bilinmiyor.
    S: (L) Diğerinin kim olduğunu neden söylemiyorsunuz?
    C: Kim olduğunu biliyorsunuz.
    S: (L) Bob Lazar uzaylıların insanları taşıyıcı olarak tanımladıklarını iddia etti. Bu ne anlama geliyor?
    C: Sonra kullanmak üzere saklama.
    S: (L) Ne için kullanma?
    C: %94’ü.
    S: (L) Neyin %94’ü?
    C: Tüm nüfusun.
    S: (L) Ne demek istiyorsunuz?
    C: Hepsi taşıyıcı; %94’ü kullanılacak.
    S: (L) Ne için kullanılacak?
    C: Tüketim.
    S: (L) Yani yemek için mi?
    C: Tamamen tüketim.
    S: (L) Tüketim derken neyi kastediyorsunuz? Sindirilme mi?
    C: İçerikleri için tüketim.
    S: (L) Ne için?
    C: Yeni ırk. Önemli. Proje yaklaşık 13 yıl içinde tamamlanmış olacak.
    S: (L) İnsanlar neden tüketiliyor?
    C: Beden parçaları için kullanılıyorlar.
    S: (L) Anlamıyoruz. İnsanlar parçaları için nasıl kullanılabilirler?
    C: Reprototip. O fıçılar gerçek. Kayıp kişiler çoğunlukla oraya gidiyor, özellikle kayıp çocuklar.
    S: (L) Herhangi bir korumamız var mı?
    C: Biraz.
    S: (L) Kendimizi ve çocuklarımızı nasıl koruyabiliriz?
    C: Onları bilgilendirin. Gerçeği çocuklardan saklamayın.
    S: (L) Gerçek bizi nasıl korur?
    C: Farkındalık korur. Bilmezlik tehlikeye sokar.
    S: (L) Çocuklara neden böyle korkunç şeyler söyleyelim?
    C: Bilmeleri gerekiyor.
    S: (L) Bu projenin amacı nedir?
    C: Bu gezegende yeni bir hayat.
    S: (L) Uzaylılar bizim duygularımızı ve enerjilerimizi kullanıyorlar mı?
    C: Doğru; bedenlerinizi de. Her yıl %10 oranında daha fazla çocuk alınıyor.
    S: (L) Acı çekiyorlar mı?
    C: Biraz.
    S: (L) Hepsi acı çekiyor mu?
    C: Bazıları. Tamamen bilinçli haldeyken çocukların organlarının parçaları çıkarılıyor. Önce böbrekler; sonra ayaklar; sonra çene masanın üzerinde inceleniyor; dil kesiliyor; kemiklere kuvvet testi yapılıyor; patlayana kadar kalp kasına basınç uygulanıyor.
    S: (L) Bize neden böyle korkunç şeyler anlatıyorsunuz?
    C: Konsorsiyumun yaptığını bilmeniz gerekiyor. Bu çoğunlukla kızılderili çocuklarına yapılıyor.
    S: (L) Neden böyle şeyler yapılıyor?
    C: Oryonlular ve onların insan ortakları, yeni bir ırk yaratmak ve bu ırkı insanlığın geri kalanı ile birlikte kontrol etmek üzere büyük bir çaba harcıyorlar.
    S: (L) Ruhlara ne oluyor? Bu proje yalnızca fiziksel mi?
    C: Fiziksel. Ruhlar devam ediyor.
    S: (L) Ruhlar nereye gidiyor?
    C: Çoğunlukla buraya geri dönüyorlar.
    S: (L) Bir kısmı başka yerlere mi gidiyor?
    C: Bazıları diğer gezegenlere gidiyor.
    S: (L) Bu projeden kim sorumlu?
    C: Konsorsiyum.
    S: (L) Bu iğrenç!
    C: “İğrenç” subjektif.
    S: (L) Fakat tüm bunlar çok korkunç.
    C: Hislerinizi anlıyoruz, fakat herşey sizin perspektifinize uymaz.
    S: (L) Bunlar dünyaya neden oluyor?
    C: Karma.
    S: (L) Ne tür bir karma bunu getirebilir?
    C: Atlantis.
    S: (L) Atlantisliler bunların başımıza gelmesine neden olacak ne yaptılar?
    C: Şu anda bunu yanıtlayamayız.
    S: (L) Bizi ne koruyabilir?
    C: Bilgi.
    S: (L) Bu bilgiyi nasıl elde edeceğiz?
    C: Şu anda bu kaynaktan size veriliyor.
    S: (L) Ne tür bir bilgiyi kast ediyorsunuz?
    C: Bu bilgiye sahipsiniz.
    S: (L) Bize söylediğiniz bilgiler bizi nasıl korur?
    C: Büyük bir savunma sağlar.
    S: (L) Ne tür bir bilgi savunma sağlar?
    C: Sadece hakkında bilgi sahibi olmak psişik bir savunma sağlar.
    S: (L) İnsanlara bunu nasıl söyleyelim? Ve kime söyleyelim?
    C: Diğerlerini yalnızca dolaylı olarak bilgilendirin.
    S: (L) Nasıl?
    C: Yazın.
    S: (L) Aramızdan herhangi biri kaçırıldı mı?
    C: Hepiniz.
    S: (L) Kaç kere?
    C: F***-57; S***-56; Laura-12.
    S: (L) Neden Laura diğerleri kadar kaçırılmadı? (Laura gülüyor)
    C: Sona ermedi. (S*** gülüyor.)
    C: S*** geçen ay kaçırıldı.
    S: (L) Bizi kim kaçırıyor?
    C: Diğeri.
    S: (L) Grubun adı nedir?
    C: Çeşitli isimler.
    S: (L) Hepimiz aynı grup tarafından mı kaçırılıyoruz?
    C: Çoğunlukla.
    S: (L) Bize ne yaptılar?
    C: Sahte anılar verdiler. Çocuk olarak kalmanızı sağladılar. Okulda başağrısı ve mide bulantısı geçirmenize neden oldular.
    S: (L) İmplant yerleştirdiler mi?
    C: Evet.
    S: (L) Nerede?
    C: Kafada.
    S: (L) İmplantlar ne için?
    C: İnceleme cihazı.
    S: (L) Neyi inceleme?
    C: Ruh bileşimi.
    S: (L) Yaptığımız ritüellerden herhangi biri daha fazla kaçırılmamıza karşı koruma sağlıyor mu?
    C: Belki. Enerji alanları olan bazı kristaller. Bilginiz varsa korumaya ihtiyaç duymazsınız.
    S: (L) Bu bilgiyi nasıl elde ederiz?
    C: Bilinçaltınızın derinliklerinde.
    S: (L) Bu bilgiyi ne zaman elde ettik?
    C: Doğumdan önce.
    S: (L) Koruma için yapabileceğimiz başka herhangi birşey var mı?
    C: Öğrenin, meditasyon yapın, okuyun.
    S: (L) Şu anda yapmamız gerekeni yapıyor muyuz?
    C: Şimdilik. Uyanmanız gerekiyor. Şimdi gitmeliyim. Gitmeliyim.

    Copyright 1994-2002, *Laura Knight*, *Laura Knight-Jadczyk* ve *Arkadiusz Jadczyk*


    23 Temmuz 1994. Yaklaşık 22:30
    F**, Laura ve S**. Çeşitli Reiki sembolleri çektik ve bunları levhanın üzerine koyduk ve “gücü arttırdığı” ve bir “eter bağlantısı” sağladığı söylenen sembollerin isimlerini kısık sesle telaffuz etmeye başladık. Evin hemen üzerinde çok gürültülü ve çok yakından ve evin sallanmasına neden olan üç gökgürlemesi duyuldu. Sıçradık ve yakınlarda fırtına olup olmadığına bakmak için dışarı koştuk, fakat o anda gökyüzünde hiç bulut yoktu. Masaya döndük ve çalışmamıza devam ettik.

    S: Merhaba.
    C: Merhaba.
    S: Kimse var mı?
    C: Dinleyin, bakın, öğrenin.
    S: (L) İsminiz nedir?
    C: Elaga.
    S: (L) Dünyadan göçmüş biri misiniz?
    C: Hayır. Dünyadışı.
    S: (L) Başka bir galaksiden mi?
    C: Hayır.
    S: (L) Neredensiniz?
    C: Kasyopya.
    S: (L) Bu bizim bildiğimiz Kasyopya (Kraliçe) takımyıldızı mı?
    C: Evet.
    S: (L) Daha iyi bir bağlantı için ne yapabiliriz?
    C: Daha az gürültü. (Kapıyı kapattık)
    S: (L) Bu akşam bize verecek bilginiz var mı?
    C: Uzaydan saldırı yakında. Dört ila altı yıl arasında. İyinin ve kötünün güçleri arasında savaş. Yakında bekleyin. Uzağa bakın. Dinleyin. Meksika düşüyor; Etyopya sallanıyor; Eylül’de her ikisi olacak. Ocak’a yakın: Paris bombası; London Fırtınası, 109 ölü; Tahiti’de uçak düşüyor; Montana’da kolera, Ocak. Kaliforniya depremlerinin arkasında ABD hükümeti. Üç tane, yakında. Şubat’ta Oklohama siyasi kaçırılma. Büyük haberler.
    S: (L) Gezegendeki değişimlere neden olan şey nedir?
    C: Elektromanyetik dalga değişimleri.
    S: (L) Daha spesifik olabilir misiniz?
    C: Üst helyografik alanda boşluk.
    S: (L) Dünya’ya bir meteor veya komet (kuyrukluyıldız) çarpacak mı?
    C: Açık. (Kasyopyalıların sıkça kullandığı bu cevap, ilgili sorunun kesin cevabının çeşitli nedenlerle hemen verilmek istenmemesi anlamındadır. Ç.N.)
    S: (L) Jüpiter’e çarpan kometin bizim üzerimizdeki etkileri nelerdir?
    C: Artan alan dengesizliği.
    S: (L) Bu komet bazı psişiklerin söylediği gibi aslında Dünya’ya mı geliyordu?
    C: Açık.
    S: (L) Neredensiniz?
    C: Kasyopya.
    S: (L) Spesifik olarak nerede yaşıyorsunuz?
    C: Her zaman ve her yerde.
    S: (L) Bu ne anlama geliyor?
    C: Tüm yoğunluklarda.
    S: (L) Ortamınızın nasıl bir yer olduğunu bize anlatabilir misiniz?
    C: Şu anda çok zor.
    S: (L) Bir deneseniz?
    C: Denemek?
    S: (L) Kendinize mi hizmet ediyorsunuz, yoksa başkalarına mı?
    C: İkisi de. Başkaları aracılığıyla kendime hizmet ediyorum.
    S: (L) S*** kaçırılmalarının ayrıntılarını bilmek istiyor.
    C: Emin misin?
    S: (L) Evet.
    C: Yakında, şu anda titreşimler uygun değil.
    S: (L) Yani, S***'nin titreşimleri şu anda bu bilgiyi almaya uygun değil mi demek istiyorsunuz?
    C: Doğru.
    S: (L) Zecariah Sitchen’in tanımladığı gibi bir onuncu gezegen var mı?
    C: Hayır.
    S: (L) Venüs Jüpiter’den mi çıktı?
    C: Hayır.
    S: (L) Venüs bir süre bir kometin yörüngesini izledi mi?
    C: Evet.
    S: (L) Venüs güneş sistemimize dış uzaydan Jüpiter’in bulunduğu bölgeden mi girdi?
    C: Bu doğru.
    S: (L) Venüs, Büyük Göç sırasında Yahudiler tarafından gündüz bir duman, gece ise bir ateş sütunu olarak görülen şey miydi?
    C: Hayır.
    S: (L) Yahudilerin gördüğü şey neydi?
    C: Bir rehber gemi.
    S: (L) Sodom ve Gomora nükleer silahlarla mı harap edildi?
    C: Evet ve hayır.
    S: (L) Nasıl harap edildiler?
    C: Elektromanyetik vuruş.
    S: (L) İsa genetik olarak dünyadışı varlıklar tarafından ayarlandı mı?
    C: Yakın.
    S: (L) Açıklayabilir misiniz?
    C: Şu andaki enerjiler için fazla karmaşık.
    S: (L) Meryem doğum yaptığında gerçek bir bakire miydi?
    C: Hayır.
    S: (L) Normal bir şekilde mi gebe kaldı?
    C: Evet.
    S: (L) İsa genetik olarak değiştirildi mi?
    C: Doğumdan sonra ve çocukluk sırasında.
    S: (L) İsa herhangi bir şekilde özel miydi, dendiği gibi meshedilmiş miydi?
    C: Savaşları ve toplumsal uykuyu sona erdirmek için hızla yükseltildi; Zindar konseyi.
    S: (L) Zindar Konseyi nedir?
    C: İki döngü değiştiriciler misyonu.
    S: (L) Bu ne anlama geliyor?
    C: Referanslar geniş. Gitmeliyim. İyi geceler.



    27 Temmuz 1994. F****, Candy, Laura
    Tanıdığımız bir “ölüyle” kısa bir karşılaşmadan sonra Reiki sembollerimizi kullandık ve özellikle Kasyopyalı varlıklarla ilgili sorular sorduk ve şu bilgilerle karşılaştık:

    S: Kasyopyalılarla iletişim kurmak istiyoruz.
    C: Ben Ra, ışığın koruyucusu.
    S: Bize ne söyleyeceksiniz?
    C: UFO’ların hepsi kötü değil.
    S: Bağlantı bu gece neden bu kadar kötü?
    C: Görüyorsunuz, yorgunsunuz.
    S: [Bilinmeyen soru.]
    C: 6’ıncı seviye.
    S: [Bilinmeyen soru.]
    C: Gezegen.
    S: [Bilinmeyen soru.]
    C: Her zaman. Gitmem gerekiyor.

    Bu son temasta enerjinin çok zayıf olduğu açıktı. Ayrıca “Ra” karakterinin gelmesi ve kendisini “ışığın koruyucusu” olarak tanıtması garipti.

    Copyright 1994-2002, *Laura Knight*, *Laura Knight-Jadczyk* ve*Arkadiusz Jadczyk*


    30 Temmuz 1994. F**, S** ve Laura
    S: Merhaba.
    C: Merhaba.
    S: Bu akşam kim var??
    C: İsim Panua İsim Oz İsim Pamala
    S: (L) Neredensiniz?
    C: Korsoka.
    S: (L) Bize mesajınız var mı?
    C: Dikkatli olun.
    S: (L) Neye karşı?
    C: Dünyadışı varlıklar.
    S: (L) Hangileri?
    C: Oryonlular.
    S: (L) Ne yapıyorlar?
    C: Sizi izliyorlar.
    S: (L) Ann, S*** ve Laura dün gece bir uzay aracı mı gördü?
    C: İnansanız iyi edersiniz.
    S: (L) Kimin aracıydı?
    C: Oryon.
    S: (L) Özellikle bizim için mi göründü?
    C: Hayır.
    S: (L) Onları gördüğümüzü biliyorlar mı?
    C: Evet.
    S: (L) Onları gördüğümüz için mi gittiler?
    C: Evet.
    S: (L) Birini kaçırmayı mı planlıyorlardı?
    C: Belki. Sırada sen varsın.
    S: (L) Ne için?
    C: Kaçırılma.
    S: (L) Kim?
    C: LK
    S: (L) Kim tarafından?
    C: Oryon.
    S: (L) Ne zaman?
    C: Açık.
    S: (L) Neden?
    C: Bilgi gözlemi için. Araç şu an üstünüzde.
    S: (L) Evin üstünde mi?
    C: Kesinlikle.
    S: (L) Kaçırılmak benim için iyi mi?
    C: Nötr.
    S: (L) Dün gece onları gördüğüm için mi kaçırılacağım?
    C: Kısmen. M** ve J** seni bildirdi.
    S: (L) Uzaylılarla işbirliği mi yapıyorlar?
    C: Bilinçli olarak değil.
    S: (L) O zaman nasıl?
    C: Bilinçaltı. İmplantlar.
    S: (L) Bizde implant var mı?
    C: İki implant; biri izleyici.
    S: (L) İzleyici ile implant arasındaki fark nedir?
    C: Hepsi izleyici. İmplant süreklidir. F*** ve Laura’nın sürekli implantları var. S***’ye üç ay önce bir izleyici takıldı. Sırada implant var.
    S: (L) Neden?
    C: Sizi izlemek ve gözlemlemek için.
    S: (L) Neden?
    C: Hepiniz dünyaya göre üst seviye varlıklarsınız. F***’nin implantı: 4 yaşında. Laura’nın implantı: 5 yaşında.
    S: (L) Laura'nın çocukları hiç kaçırıldı mı?
    C: Henüz değil.
    S: (L) S***'nin çocukları hiç kaçırıldı mı?
    C: Biri.
    S: (L) Hangisi?
    C: Sonuncusu.
    S: (L) Bize implantları yerleştiren kim?
    C: Oryonlular.
    S: (L) Ve bizim buna karşı yapabileceğimiz hiçbirşey yok mu? İğrenç!
    C: Perspektif meselesi.
    S: (L) Oryonluların görünüşü nasıl?
    C: Griler.
    S: (L) Burunları büyük mü?
    C: Grilerin her iki türü.
    S: (L) Tipleri insektoit mi (böceksi)?
    C: Hayır.
    S: (L) Kolektif bir ruhları mı var?
    C: Hayır.
    S: (L) Duyguları var mı?
    C: Hayır.
    S: (L) Kullanmak için insan bedenlerini mi istiyorlar?
    C: Bazıları.
    S: (L) Gezegenleri nasıl?
    C: Dünya’ya benziyor.
    S: (L) Çeşitli kitaplarda bacakları ağaç gövdesi gibi olan dev örümceklerin bulunduğu bir çöl olarak tanımlanan gezegen hangisi?
    C: Uzuli.
    S: (L) Herhangi birimiz dev örümcekler tarafından kaçırıldı mı?
    C: Kimse.
    S: (L) Peki insanlar bu gezegeni neden gördü?
    C: ZR 4 gezegenlerinden biri.
    S: (L) ZR 4 nedir?
    C: Zeta Retikuli 4. Yedi gezegen var. 4’üncüsü.
    S: (L) Bize başka hangi bilgileri verebilirsiniz?
    C: Yakın bir yerde uzaylı üssü var; küçük.
    S: (L) Siz, bizim “Brezilya’daki Çocuklar” olarak tanımladığımız kişiler misiniz?
    C: Evet. Anclote Körfezi Parkı eskiden askeri bir üs olarak kullanılıyordu. Yeraltı.
    S: (L) Neden yeraltı?
    C: Gizlemek için.
    S: (L) Siz hangi gruba dahilsiniz?
    C: Federasyon. Başka gruplarla da ilişkimiz var.
    S: (L) Oryon kaçırılmalarını önlemeyebilmemizin herhangi bir yolu var mı?
    C: Hayır.
    S: (L) Neden?
    C: Evrensel özgür irade kanununa ve kendine hizmete müdahale etmek anlamına gelir bu.
    S: (L) Fakat biz kaçırılmak istemiyoruz. Bunu durduramaz mıyız?
    C: Olası değil. Sizden daha fazla güçleri var.
    S: (L) Peki o zaman siz bize neden yardım etmiyorsunuz?
    C: Sizin ırkınızın ve onların ırkının doğal ilerleyişine müdahale etmek olurdu. Yahudiler onlara yardım etmemiz için bizi çağırdılar fakat bunu yapamazdık. Ve, sizin ülkenizin yerlileri bizden yardım istediler fakat onları sizin ırkınızdan koruyamazdık; bunu da yapmadık. Bu doğal ilerleyiş, anlıyor musunuz?
    S: (L) Peki biz bu doğal ilerleyişin bir sonucu olarak silinip gidecek miyiz?
    C: Belki. Özel olduğunuzu düşündüren şey nedir?
    S: (L) İsa Tanrı’nın bizi sevdiğini söylemişti. Bu doğru mu?
    C: Fakat önemli olan ruh, beden değil. Beden ölür fakat ruh ölmez.
    S: (L) Tüm bunlar tüylerimizi diken diken ediyor.
    C: Siz enerjisiniz. Ruh ve beden bağlantısından gelen bir enerji var; daha sonra beden, parçaları için kullanılıyor.
    S: (L) Enerjimizi ve bedenlerimizi ne için kullanıyorlar?
    C: Yeni bir ırk yaratmak için. Onların ırkı yok oluyor.
    S: (L) İnsanları alıyorlar, öldürüyorlar, başka ne yapıyorlar?
    C: İnsanları doğruyorlar.
    S: (L) İnsanlar ölüyor mu?
    C: Bu ölüş şeklinde maksimum madde ve enerji transferi gerçekleşiyor.
    S: (L) Yani yavaş ve acılı bir ölüm onlara istedikleri şeyi sağlıyor mu diyorsunuz? Bu tamamen iğrenç.
    C: Gerçeği istediniz. Siz buna iğrenç diyorsunuz, fakat aslında bu sadece kendine hizmetin nihai bir biçimidir.

    (Bu noktada A***, bir kitapta kızılderililerin, bir düşmanın yavaş ve işkenceli bir şekilde ölümünün onlara daha fazla güç verdiğine inandıklarına dair bir bölüm okumuş olduğunu söyledi.

    C: Ya sizin laboratuar hayvanlarınız? Bu da kendine hizmet değil mi? İstenmeyen böcekler vs.’ye ne demeli?
    S: (L) Burada önce biz vardık!
    C: Böcekler de. Griler gezegeninizi istemiyor.
    S: (L) Bu iğrenç.
    C: Doğal ilerleyiş iğrenç mi?
    S: (L) Tüm bu olanlar İsa’nın buğday meselinde tanımladığı, işçilerin gelip önce yabani otları topladığı hikaye gibi mi?
    C: Yakın.
    S: (L) Bunlar hangi insanlara yapılıyor.
    C: Düşük seviye insanlara.
    S: (L) Yüksek seviye insanlara ne oluyor?
    C: Bazıları hayatta kalacak.
    S: (L) İsa tekrar enkarne olacak mı?
    C: Hayır.
    S: (L) İsa dünyadışı bir varlık mı?
    C: Bizden biri.
    S: (L) Bir atom savaşı olacak mı?
    C: Hayır.
    S: (L) Gökyüzünde uzaylılara karşı bir savaş olacak mı?
    C: Evet.
    S: (L) Bu savaş Oryonlular ile Federasyon arasında mı olacak?
    C: Evet.
    S: (L) Dünya’dan görünecek mi?
    C: Oo, evet.
    S: (L) Bu ne zaman olacak?
    C: Başladı bile. Giderek şiddetlenecek.
    S: (L) Savaşın başlamış olduğunun neden farkında değiliz?
    C: Şu anda hava durumu kılığı altında. Hala diğer boyutlarda. 18 yıl içinde buraya ulaşacak. Bu süre dahilinde herhangi bir zaman. Kesin zaman belirsiz. Yarın veya bundan 18 yıl sonra olabilir.
    S: (L) Bundan 18 yıl sonrası 2012. Bu tarihin özel bir anlamı var mı?
    C: Evet.
    S: (L) Dünya bir komet veya gezegenden etkilenecek mi?
    C: Belki. Bir kerede bir soru lütfen.
    S: (L) Vejetaryenlik bizim için en uygun yeme biçimi mi?
    C: Bu fizik üzerinde odaklanıştır. Beden önemli değil.
    S: (L) Yani herhangi bir şekilde beden üzerinde durmak yanlış mıdır?
    C: Yakın. Bedendeki hayata konsantre olmayın. Ruha konsantre olun.
    S: (L) Yani Laura kalp durumunu önemsemesin mi?
    C: Bu hususta endişelenme. Ruhu iyileştir.
    S: (L) Fakat biz bedende olmaktan, doğal hayat ve yaratılışın güzel şeylerinden zevk alıyoruz. Bu kadar güzel olan birşeye erişimimizi kesmek istememek çok doğal.
    C: Her zaman erişiminiz olacak.
    S: (L) İngiliz Guyanası’na taşınırsak mutlu olur muyuz?
    C: Olası değil.
    S: (L) Peki burada kalıp evimizi onarırsak mutlu olacak mıyız?
    C: Daha olası. Guyana’da bulaşık ve çamaşır makinesi yok. Elektrik yok.
    Klima yok. Buna hazır mısınız?
    S: (L) Fakat burada kalıp uzaylılar tarafından yenmek istemiyoruz!
    C: Uzaylılar Guyanalıları da yiyor.
    S: (L) Peki Florida battığında nereye gidelim?
    C: Florida’nın batacağını kim söyledi?
    S: (L) Biz seçildik mi?
    C: Seçilmek nedir ki? Yalnızca siz seçebilirsiniz. Seçim doğayla, özgür iradeyle, bakmayla, dinlemeyle gelir. Nerede olduğunuz önemli değil. Kim olduğunuz ve ne gördüğünüz önemli.
    --
    Copyright 1994-2002, *Laura Knight*, *Laura Knight-Jadczyk* and *Arkadiusz Jadczyk*


    8 Ağustos 1994. F**, Laura, S**
    S: Merhaba.
    C: Merhaba.
    S: S*** durumuyla ilgili biraz yardım almak istiyor.
    C: Açık. Daha spesifik olun.
    S: Girmeye çalıştığı iş hakkında bilgi edinmek istiyor.
    C: Açık. Bu ona bağlı.
    S: Girmesi gereken iş bu mu, yoksa bit pazarı işine yoğunlaşması daha mı iyi olur?
    C: Pek çok olasılık var.
    S: Bit pazarında birşeyler yapabilecek mi?
    C: Büyük olasılık.
    S: Bir işe mi girmeli, yoksa bit pazarına mı yoğunlaşmalı?
    C: Birleştirsin.
    S: E*** hapse girecek mi?
    C: Bu ona bağlı.
    S: Hayatında bu durumu neden yarattı?
    C: Ayrılmak istiyor.
    S: E*** ile ilgili durum uzaylılar tarafından mı gerçekleştirildi?
    C: Tamamen değil.
    S: Uzaylılar bu olayda duygusal bir kargaşa yaratmak için herhangi birşey yaptılar mı?
    C: Her zaman yapıyorlar.
    S: Yardımcı olmak için bu durumla ilgili yapılabilecek herhangi birşey var mı?
    C: Herkes öğreniyor.
    S: S***’nin evini satması iyi olur mu?
    C: Bu opsiyonel.
    S: E*** birşeyler yapmaya çalışıyor mu?
    C: E*** biriyle tanıştı.
    S: E*** bu hafta sonu nereye gitti?
    C: Bimini.
    S: E*** söylediğinden çok daha fazla paraya mı sahip?
    C: Bir sürü offshore gibi mi?
    S: Offshore’dan neyi kastediyorsunuz?
    C: Kayman Adaları.
    S: S***’nin buna erişmesinin bir yolu var mı?
    C: Dikkatli olun. E*** istikrarsız.
    S: Burada ne kadar paradan söz ediyoruz?
    C: 200,000 $.
    S: Bu parayı nerede elde etti?
    C: Boca Raton.
    S: Nasıl elde etti?
    C: Düzenbaz bir yatırım.
    S: S***, şu an yazılmakta olan boşanma anlaşmasını imzalamalı mı?
    C: Bunu dikkatlice düşünün.
    S: Şu anda bu durumu daha iyi hale getirmek için yapabileceği herhangi birşey var mı?
    C: Fazla birşey yok.
    S: E*** kendini bu kaza olayına, boşanmaya ve diğer şeylere nasıl soktu?
    C: Bunlar onun karmik dersleri. Ve bu konuyu sen de düşün S***. Daha önce paralı adamlara değer vermemiş miydin?
    S: Öyle düşünmüyormuş.
    C: İlk kocanı hatırla, para sevgisi onu nereye götürdü?
    S: S*** aşk için evlendiğini söylüyor. O yaştayken kocasını kaybetmesi kötüydü ve kocası öldükten sonra bir mücadele verdi.
    C: S*** için bir ders. Karmik kader.
    S: Bunun sebebi, başka bir yaşamında parayı fazla sevmiş olması mı?
    C: Bu hayatına uzanıyor.
    S: S*** bu dersi öğrenmiş olduğunu düşünüyor.
    C: Henüz değil.
    S: S*** bu kalıbı bitirmek ve hayatında bu korkunç şeylerin olmasına bir son vermek için ne yapabileceğini bilmek istiyor?
    C: Ona bağlı.
    S: Daha spesifik olamaz mısınız?
    C: Parayı bu kadar sevmeyi bırak.
    S: Fakat S*** zamanı ve parası konusunda çok cömert. Bunun parayı o kadar çok sevmekle nasıl ilgisi olabilir? Ve E*** onunla evlenirken kesinlikle hiç parası yoktu.
    C: Bilinçaltı. Peki ya ilk evlilik?
    S: Aşk için evlendiğinde ısrar ediyor.
    C: Öyle sanıyor.
    S: Peki ya E***?
    C: E*** bariz bir şekilde paraya yönelimliydi. S*** bunu bilinçaltından biliyordu.
    S: Peki tüm bunlar bilinçaltıysa, S*** bu konuda ne yapabilir?
    C: Değişmeyi öğrenin. S*** önceki ilişkilerini ortaya koymalı. Karmasını temizlemek için açılmalı ve kendine ve diğerlerine karşı dürüst olmalı. Ruhunu araştırmalı.
    S: Fakat bunu yapmakta olduğunu söylüyor.
    C: Kendine gelmeli.
    S: Nasıl yani?
    C: Bunu kendin bulmalısın.
    S: S***’nin kendine gelmesi gerektiğini söylerken neyi kastettiğinizi anlamıyoruz.
    C: Karmaşık. Herşey dersin bir parçası.
    S: Ben onu M*** F*** hakkında uyardım. Bence bu hususta ateşle oynuyor.
    C: Elbette. M*** tüm kadınların büyüsüne kapılacağını düşünüyor.
    S: M*** onu manipüle mi ediyor?
    C: Ne sanıyorsunuz?
    S: Buradaki karmik bağlantı nedir?
    C: Etki ediyor.
    S: Etki eden nedir?
    C: M***’nin çabaları.
    S: S*** bu durumla başa çıkabileceğini, ve M***’den öğrenebileceği şeyler olduğunu düşünüyor.
    C: M*** doğruyu söylemiyor.
    S: Fakat çok bilgisi var gibi görünüyor.
    C: Bu da büyünün parçası.
    S: İnsanların uzaktan nasıl kontrol edilebileceği konusunda çok bilgisi var mı? Yapmakta olduğu şeyin bilinçli olarak farkında mı?
    C: Pek bilincinde denemez.
    S: Peki ne biliyor?
    C: Gözünde nasıl canlandıracağını, nasıl hayal edileceğini.
    S: S*** ondan neden bu kadar etkileniyor?
    C: Güçlü bir adam.
    S: Peki bu güç, onun yapışık ruhlardan (attachments) veya uzaylılardan aldığı bir güç mü?
    C: Her ikisi.
    S: Peki hangisi daha etkili?
    C: Eşit.
    S: S*** ona kendini kaptırmadan ondan istediğini elde edebileceğini düşünüyor.
    C: Olası değil.
    S: Peki S***’yi bu ilişkiye devam ettiren şey nedir?
    C: Ona sor.
    S: İstediği bilgiyi nasıl öğrenecek peki?
    C: Bu bilgiye sahip olanlar var, fakat daha tedbirliler.
    S: Hükümetin S____’den haberi var mı?
    C: Evet.
    S: Hükümetin L___’den haberi var mı?
    C: Daha da fazla. Sessiz olmadınız.
    S: Hükümet L*** hakkında ne düşünüyor?
    C: Ajan provokatör.
    S: Bunu nasıl öğrendiler?
    C: Çeşitli yollar.
    S: Telefonlarımızı dinliyorlar mı?
    C: Dinlediler.
    S: Billy Meier yalan mı söylüyor?
    C: Biraz. Abartılar ve sahte resimler.
    S: “İyi adamlar” mı, yoksa “kötü adamlar” tarafından mı ziyaret ediliyor?
    C: İkisi de.
    S: Bize A*** B*** hakkında ne söyleyebilirsiniz?
    C: Şüpheli bir adam.
    S: CIA’de mi?
    C: CIA’deydi.
    S: Ajan mıydı?
    C: Alt mevki bir memurdu.
    S: Kendi yaptığı çalışmalar yüzünden kız arkadaşının CIA tarafından “alındığını” söylüyor. Bu doğru mu?
    C: Araba kazasıydı.
    S: Peki neden böyle bir hikaye anlatıyor?
    C: Abartı.
    S: M***'nin bilgilerinin kaynağı nedir? İçeriyle temasları mı var?
    C: Fantazi.
    Copyright 1994-2002, *Laura Knight*, *Laura Knight-Jadczyk* ve *Arkadiusz Jadczyk*

    30 Eylül 1994. F** ve Laura
    S: Merhaba.
    C: Merhaba.
    S: (L) Kimsiniz?
    C: Pamtora.
    S: (L) Bizimle geçen hafta iletişim kuran birey misiniz?
    C: Hayır.
    S: (L) Aynı gruptan mısınız?
    C: Evet.
    S: (L) Neden geçen haftaki kişi yerine bu akşam siz bizimlesiniz?
    C: Frekans dalgaları.
    S: (L) Şu anda frekans dalgaları farklı mı?
    C: Yakın.
    S: (L) Geçen haftaki bireye göre sizin bizimle iletişim kurma yeteneğiniz daha mı fazla?
    C: Aynı.
    S: (L) Frekans dalgaları derken neyi kastettiğinizi anlamıyorum. Açıklayabilir misiniz?
    C: Fazla karmaşık.
    S: (L) Tamam. Bize bu akşam karmaşık cevapları vermeyecek misiniz yani?
    C: Fark yok.
    S: (L) Geçen hafta Nasıralı İsa hakkında konuşuyorduk. Bu hafta bu konuya devam edebilir miyiz?
    C: Evet.
    S: (L) Nasıralı İsa kimdi?
    C: İleri seviyeli bir ruh.
    S: (L) İsa masum bir gebelikten mi doğdu; yani annesi ona gebe kalmak için bir adamla seks yapmadı mı?
    C: Hayır.
    S: (L) Meryem ona hamile kalmak için bir adamla seks yaptı, bu doğru mu?
    C: Evet.
    S: (L) Meryem’in İsa’ya gebe kalmak için cinsel ilişkiye girdiği adam kimdi?
    C: Tonata.
    S: (L) Tonata kimdi?
    C: Tanıdık.
    S: (L) İsa’nın annesi Meryem, İsa’ya hamile kaldığında kaç yaşındaydı?
    C: 19.
    S: (L) Yusuf, Meryem’in hamile olduğunu öğrendiğinde üzüldü mü?
    C: Hayır.
    S: (L) Yusuf Meryem’le evlendiğinde kaç yaşındaydı?
    C: 39.
    S: (L) Yusuf çocuk sahibi olamıyor muydu?
    C: Yakın.
    S: (L) Takvim sistemimizde geri doğru gidersek, İsa hangi tarihte doğdu?
    C: 01.06.14(MÖ).
    S: (L) Günün hangi vaktinde doğdu?
    C: Sabah 6.
    S: (L) O tarihte yıldızlar veya gezegen dizilimleriyle ilgili herhangi sıradışı bir gök olayı var mıydı?
    C: Hayır.
    S: (L) Magilerin doğuda gördüğü ve onları İsa’nın doğduğu yere yönlendiren yıldız neydi? Magilerin hediye sunmaya gelmesi gibi bir olay oldu mu?
    C: Yakın.
    S: (L) İsa’ya hediye sunmaya gelen kimdi?
    C: 3 peygamber.
    S: (L) Bu peygamberler hangi ülkeden geliyordu?
    C: İran. Persiya olarak da biliniyor.
    S: (L) İsa doğuştan psişik veya sıradışı güçleri olan bir kişi miydi?
    C: Yakın.
    S: (L) Yaşamının ilk zamanlarından beri kendisinin bir şekilde özel veya seçilmiş olduğuna dair bir farkındalığı var mıydı?
    C: Evet.
    S: (L) Peygamberlere İsa’nın doğumunu ifade eden o “yıldız” neydi?
    C: Uzay gemisi.
    S: (L) Ne tür bir uzay gemisi?
    C: Ana Gemi.
    S: (L) Bu ana gemi nereden geldi?
    C: Başka bir yoğunluktan.
    S: (L) Yani başka bir boyuttan mı?
    C: Evet.
    S: (L) Biz bu diğer boyut veya yoğunlukları diğer yıldız sistemleri veya gezegenler olarak mı biliyoruz?
    C: Kısmen.
    S: (L) İsa oniki yaşına geldiğinde Bar-Mitzva (İbranilerde çocuğun erişkinliğe girişini tanımlayan ifade) oldu, bu doğru mu?
    C: İsa 10 yaşında Bar-Mitzva idi.
    S: (L) O süreçte herhangi bir yerde eğitim aldı mı?
    C: Aramice ayin.
    S: (L) İsa, yetişme yıllarında diğer ülkelere gidip başka ustaların yanında öğrenci olarak çalışma yaptı mı?
    C: Hayır.
    S: (L) Eğitimini nerede aldı?
    C: Ona ruhsal olarak tebliğ edildi.
    S: (L) Hayatının herhangi bir noktasında Hindistan’a yolculuk yaptı mı?
    C: Hayır.
    S: (L) Mısır’a gidip Büyük Piramit’de inisiyasyona girdi mi?
    C: Hayır.
    S: (L) Tüm hayatını Filistin’de mi geçirdi?
    C: Yakın civarda. O genel bölgede. Kutsal Kitap tamamen doğru değil.
    S: (L) İsa Kana’daki evlenme törenine gittiğinde, kim evleniyordu?
    C: Kimse.
    S: (L) İsa birkaç somun ekmek ve balıkla binlerce kişinin karnını doyurdu mu?
    C: Hayır.
    S: (L) Kutsal kitaptaki tüm mucizelerin masal olduğunu mu söylüyorsunuz?
    C: Bunun, siyasi ve ekonomik kazanç ve kontrol amacıyla tahrif edilen bir bilgi kaynağı olduğunu unutmayın.
    S: (L) Bize İsa’nın gerçekte ne yaptığını anlatın.
    C: Can atanlara ruhsal gerçekleri öğretti.
    S: (L) Peki bu ruhsal gerçeklerin kaynağı nedir?
    C: Daha yüksek kaynaklardan alınan bilgi.
    S: (L) İsa’nın öğrettiği gerçek neydi?
    C: Tüm insanların yaratıcı tarafından sevildiği ve yaratıcıyla bir oldukları.
    S: (L) Hiç mucize gerçekleştirdi mi?
    C: Bazı.
    S: (L) Bunlardan bir veya birkaç tanesini anlatabilir misiniz?
    C: İyileştirme.
    S: (L) Eliyle dokunarak iyileştirebiliyor muydu?
    C: Evet.
    S: (L) “Şeytan çıkarma” yaptı mı?
    C: Yakın.
    S: (L) İyileştirmede kullandığı yöntem Reiki miydi; veya benzer birşey?
    C: Evet.
    S: (L) Reiki enerjisini çok bir kısa sürede kullanılacak bir şekilde arttırmak mümkün müdür?
    C: Evet.
    S: (L) Reiki enerjisini yükseltmek için ne yapmak gerekir?
    C: Yüksek ruhsal saflığa ulaşın.
    S: (L) Burada iki set halinde reiki sembolleri var; hangi set doğru veya en güçlü set: birincisi mi yoksa ikincisi mi? [iki seti havaya kaldırıyor]
    C: İkinci set.
    S: (L) Bunlar Dr. Usui’ye verilen asıl reiki sembolleri mi?
    C: Yakın.
    S: (L) C*** H***’nin sahip oldukları doğru reiki sembolleri mi?
    C: Hayır.
    S: (L) A*** B***’nin kullandığı semboller doğru mu?
    C: Hayır.
    S: (L) A*** B*** tam ve güçlü bir şekilde inisiyasyon sağlayabiliyor mu?
    C: Hayır.
    S: (L) Aktarımı yaptığını sanarak yalnızca vaktini mi harcıyor?
    C: Seninkini.
    S: (L) Doğru inisiyasyon için gidebileceğim biri var mı?
    C: Evet.
    S: (L) Bu kişiyi tanıyor muyum?
    C: Hayır.
    S: (L) O insanı tanıyabilecek olan bir tanıdığım?
    C: H*** D***. V*** en güçlü yeteneğe sahip.
    S: (L) Yani V*** aramızda en güçlü reiki yeteneğine sahip olan kişi mi?
    C: Evet.
    S: (L) Onun reikisi benim reikimden daha mı güçlü?
    C: Evet. S***’nin hiç yeteneği yok. Seninkine engel oluyor.
    S: (L) S***’nin bana yaptığı reikisi benim kendi reikimi mi engelliyor?
    C: Kesinlikle.
    S: (L) S*** ile dört hipnoz celsesi yaptık. Kaçırılma deneyimlerinden bahsetti. Verdiği bilgiler herhangi bir şekilde abartılı mıydı?
    C: Evet.
    S: (L) Bilinçli bir şekilde mi yoksa bilinçaltından mı abartılıyordu?
    C: Her ikisi.
    S: (L) Gerçekten uzaylılarca kaçırıldı mı?
    C: Evet.
    S: (L) Kaçırılmasının amacı neydi? Uzaylılar onunla ne yapmaya çalışıyordu?
    C: Vajinal inceleme.
    S: (L) Ne amaçla?
    C: Üreme potansiyeli.
    S: (L) Ama S*** histerektomi geçirdi.
    C: Bulamadılar.
    S: (L) Bir kereden fazla mı kaçırıldı?
    C: Evet.
    S: (L) Kaç kere kaçırıldı?
    C: 52.
    S: (L) F*** kaç kere kaçırıldı?
    C: 53.
    S: (L) F***’yi neden kaçırıyorlar?
    C: Zihin.
    S: (L) Ne olmuş zihnine?
    C: Yüksek güçler tarafından programlanıyor.
    S: (L) S***’yi 52 kere sadece vajinal inceleme yapmak için mi kaçırdılar?
    C: Hayır. O en sonuncusuydu.
    S: (L) Daha öncekiler ne içindi?
    C: Zihni incelemek ve duygularını çekmek.
    S: (L) Yani onun duygularını mı emiyorlar?
    C: Evet.
    S: (L) Onun duygularıyla besleniyorlar mı?
    C: Evet.
    S: (L) F***'nin duygularıyla besleniyorlar mı?
    C: Evet.
    S: (L) Bunu durdurmanın herhangi bir yolu var mı?
    C: Bu sürekli değildir.
    S: (L) Benim duygularımı emiyorlar mı?
    C: Evet.
    S: (L) Bu bizim faydamıza mı?
    C: Hayır.
    S: (L) Bunu yapanlar kötü adamlar mı?
    C: Evet.
    S: (L) Bu duygu emilimini kesmenin bir yolu var mı?
    C: Kanallamayı ve meditasyonu sürdürün.
    S: (L) Kanallama duygu emilimini kesecek ne yapıyor?
    C: Bilgilendiriyor.
    S: (L) İsa’ya dönelim. Gerçekleştirdiği mucizeler sadece iyileştirme üzerine miydi?
    C: Hayır.
    S: (L) Başka ne tür mucizeler uyguladı?
    C: Telekinezi.
    S: (L) Suyun üzerinde yürüdü mü?
    C: Hayır.
    S: (L) Suyu şaraba çevirdi mi?
    C: Hayır.
    S: (L) Bunların hepsi sadece hikaye mi?
    C: Evet.
    S: (L) Bu hikayelerin amacı ne?
    C: Kontrol.
    S: (L) İsa çarmıha gerildi mi?
    C: Hayır.
    S: (L) Biri çarmıha gerildi mi?
    C: Fazla belirsiz.
    S: (L) Biri çarmıha gerilip İsa’yı temsil etti mi?
    C: Hayır.
    S: (L) Çarmıha gerilme yoktu, üç gün sonra dirilme yoktu, bu doğru mu?
    C: Yakın.
    S: (L) Tamam, bu konudaki gerçek nedir?
    C: Uzun bir uykudan sonra dünyadan ayrıldı.
    S: (L) Bu uyku durumuna ne zaman girdi? Birgün yatağına girip uyudu ve sonra bir gemi gelip onu aldı mı?
    C: Yakın.
    S: (L) Yani yandaşlarına ölmüş gibi göründü?
    C: Böyle düşündüler.
    S: (L) Gemiyle ayrılmadan önce kalkıp herhangi birine herhangi birşey söyledi mi?
    C: Evet.
    S: (L) Hayata geri mi döndü mü...
    C: Evet.
    S: (L) Ve sonra uzun meditatif uykuda gördüklerini mi anlattı, olan şey bu muydu?
    C: Yakın.
    S: (L) Tamam, ne oldu?
    C: Kehanetler söyledi ve sonra sonunda döneceğini ilan etti.
    S: (L) Bu, uzun uyku sırasında aldığı bilgi miydi?
    C: Evet.
    S: (L) Uykuda ya da bu yarı-ölü durumda ne kadar kaldı?
    C: 98 saat.
    S: (L) Ve sonra bir gemi geldi onu alıp gitti, doğru mu?
    C: Evet. Bir ışık sütunuyla.
    S: (L) Hiç sıradışı başka mucize gerçekleştirdi mi?
    C: Mucizeler subjektiftir.
    S: (L) Lazarus’u ölümden uyandırdı mı?
    C: Hayır.
    S: (L) Herhangi birini ölümden uyandırdı mı?
    C: Hayır.
    S: (L) Tamam, diğer boyuta gittiğinde, ne yaptı?
    C: Belirsiz soru.
    S: (L) İsa’nın adıyla dua etmenin herhangi özel bir gücü veya avantajı var mı?
    C: Evet.
    S: (L) Eğer ölüp ruhunu dünyaya vermediyse, bu güç nasıl bahşediliyor?
    C: Dualar ona gidiyor.
    S: (L) Peki duaları duyunca ne yapıyor?
    C: Bireyin ruhsal gelişimi ışığında duadaki isteklerin gerekliliğini belirliyor.
    S: (L) Bir insan İsa’ya dua ettiğinde bir anlamda bir karar vermiş oluyor dediniz, doğru mu?
    C: Evet.
    S: (L) Peki, milyonlarca insan aynı anda ona dua ederken bunu nasıl yapabilir?
    C: Ruh bölünmesi.
    S: (L) Ruh bölünmesiyle neyi kastediyorsunuz?
    C: Kendini açıklıyor.
    S: (L) Bir hücrenin bölünüp kendini çoğalttığı hücresel bir miyozda olduğu gibi bir ruh bölünmesini mi kastediyorsunuz?
    C: Hayır.
    S: (L) İsa’nın ruhu mu bölünüyor?
    C: Evet.
    S: (L) Kaç kere bölünebilir?
    C: Bilinçliliğin bir yansıması olarak sonsuz sayıda.
    S: (L) Peki bölünen veya yansıyan bu ruh parçasına ne oluyor?
    C: Ruhun bir parçası değil.
    S: (L) Nedir?
    C: Kopya.
    S: (L) Her bir kopya asılla tamamen aynı mı?
    C: Evet. Ve hayır.
    S: (L) Kopyalanan ruh, orijinalinden hangi bakımdan farklı olur?
    C: Bireysel ilgi gösteremez.
    S: (L) Herhangi birimiz istersek bu şekilde çoğalabilir miyiz?
    C: Aynı durumda olsaydınız olabilirdi. Süreç şu şekilde işliyor: İsa dünya düzleminden ayrıldığında zaman ve mekan farkındalığı ile ilgili tüm “kuralların” burada algılandığından tamamen farklı olduğu başka bir aleme, boyuta veya yoğunluğa gitti. Mekan zamanda bu noktada hala fizik aleminde olan ruhu “askıya alınmış bir hayatiyete” benzer duruma veya bir tür gelişmiş bilinçsizlik biçimine kondu. O andan şu ana kadar ruhu, ona seslenenlerin, onunla olmaya veya onunla konuşmaya ihtiyaç duyanların bireysel bir biçimde bunu yapabilmeleri için bu bilinçsizlik durumunda kopyalanageldi. Ruhu, ihtiyaç duyulduğu ölçüde sonsuza kadar kopyalanabilir. Kopyalama süreci, ruh bilinçliliğinin herbir versiyonunda bir hiper-bilinçlilik durumu oluşturmaktadır.
    S: (L) Karın Deşen Jack kimdi?
    C: Dr. Bates.
    S: (L) İntihar mı etti, ve cinayetleri böylece mi sona erdi?
    C: Hayır.
    S: (L) Bunu yapmayı kendisi mi kesti.
    C: Evet.
    S: (L) Bunları neden yaptı?
    C: İnsan organlarıyla deney; deli bir cerrahtı.
    S: (L) Adolf Hitler şeytanların veya kötü ruhların etkisinde miydi?
    C: Yakın.
    S: (L) Adolf Hitler negatif yönelimli uzaylıların kontrolü altında mıydı?
    C: Yakın.
    S: (L) Adolf Hitler şimdi nerede?
    C: Uyuyor.
    S: (L) Ne kadar uyuyacak?
    C: Belirsiz.
    S: (L) Adolf Hitler gelecekte bir noktada tekrar reenkarne olacak mı?
    C: Evet.
    S: (L) Gelecek enkarnasyonunda ne tür bir hayat yaşayacağını öngörebilir misiniz?
    C: Hayır.
    S: (L) Matthew 24 ve Luke 21’deki İsa’ya atfedilen,
    İsa’nın çağın sonunu ve dönüşünü bildirdiği pasajlar, bunlar gerçek mi?
    C: Yakın.
    S: (L) İsa aslında başka bir varlık düzleminde gönüllü olarak bir askı durumunda, ondan yardım isteyen insanlar için sürekli olarak ruh kalıbını kopyalamak amacıyla yaşamını bu düzleme adamış durumda mı?
    C: Evet.
    S: (L) Eğer biri ondan birden fazla kere yardım isterse, çift doz mu almış olur?
    C: Tanımlayın.
    S: (L) Eğer biri sürekli İsa’dan yardım isterse, daha fazla kopyadan daha fazla güç mü alır?
    C: Hayır.
    S: (L) Yani, bir kez bağlantıyı gerçekten kurduğu zaman, hepsi bu, değil mi?
    C: Tüm ihtiyaç duyulan budur.
    S: (L) Bu çalışmayı yapmaya adanmış başka herhangi bir ruh var mı?
    C: Evet.
    S: (L) Şu anda bu işi kaç ruh yapıyor?
    C: 12.
    S: (L) Diğerlerinden isim verebilir misiniz?
    C: Buda. Musa. Şintanhilmun. Nagaylikiga. Çeşitli derecelerde;
    İsa şu anda en güçlü olanı.
    S: (L) Bizim takvim sistemimize göre geri doğru sayarsak Büyük Göç kaç yıl önce gerçekleşti?
    C: 4670.
    S: (L) O zaman komet durumundaki bir Venüs Dünya’nın yakınından geçip bir yıkıma neden oldu mu?
    C: Evet.
    S: (L) Venüs Jüpiter gezegeninden mi doğdu?
    C: Hayır.
    S: (L) Gökyüzünde Jüpiter’in bulunduğu bölgede mi gözüktü?
    C: Evet.
    S: (L) Dünya bu olay nedeniyle yeni bir yörünge konumuna mı kaydı? Çok uzak olmayan bir gelecekte bu tür bir olay gerçekleşecek mi?
    C: Belki.
    S: (L) Nuh tufanı zamanında bu tür bir olay gerçekleşti mi?
    C: Evet.
    S: (L) Nuh tufanı kaç yıl önce oldu?
    C: 12656.
    S: (L) Nuh gerçek tarihi bir kişilik miydi?
    C: Yakın.
    S: (L) Nuh, Babil metinlerinde Utnapiştim olarak tanımlananla aynı kişi mi?
    C: Yakın.
    S: (L) Hangi medeniyet daha eski: Sümer mi yoksa Mısır mı?
    C: Sümer.
    S: (L) Sümer hikayelerindeki Enlil ve Enki, ve Anunaki kimlerdi?
    C: Büyük öğretmenler.
    S: (L) Bunlar insan mıydı yoksa dünyadışı mıydılar?
    C: Dünyadışı.
    S: (L) Nereden gelmişlerdi??
    C: Kasyopya.
    S: (L) İnsan ırkı, kölelik yapmak üzere genetik olarak düzenlendi mi?
    C: Evet.
    S: (L) Peki bu köleliliğin genetik mühendisleri kimlerdi?
    C: Kertenkele varlıkları.
    S: (L) Nereden geliyorlar: dünya mı, başka bir gezegen mi?
    C: Başka.
    S: (L) Hangi gezegen?
    C: Kadire.
    S: (L) Bu gezegen hangi yıldız sisteminde?
    C: Zeta Retikuli.
    S: (L) Küçük gri varlıklar da Zeta Retikuli’den değil mi?
    C: Evet.
    S: (L) Küçük gri varlıklar...
    C: Sibergenetik.
    S: (L) Kertenkeleler tarafından mı yaratılıyorlar?
    C: Evet.
    S: (L) Ruhları var mı?
    C: Yem olarak kullanılıyorlar.
    S: (L) Kertişler (Lizzies) şu anda dünyadalar mı?
    C: Yakınlardalar.
    S: (L) Kertişler gezegenimizin yönetimini devralmayı mı planlıyorlar?
    C: Evet.
    S: (L) Gemileriyle inip bunu açık bir şekilde yapmayı mı planlıyorlar?
    C: Yakın.
    S: (L) Kontrollerini sağlamak-güçlendirmek için karanlık enerji formları gibi varlıkların etkilerinden yararlanıyorlar mı?
    C: Evet.
    S: (L) Başka hangi gruplarla işbirliği içindeler??
    C: Oryonlular.
    S: (L) Oryon/Kertiş grubunda kaç üye var?
    C: 16.
    S: (L) İyi adamlar kimler? Kasyopyalıların iyi adamlar olduğunu söylüyorsunuz. Başka kim var?
    C: Pleyadesliler ve pek çok diğeri.
    S: (L) Kaç tane?
    C: 16.
    S: (L) Taraflar eşit şekilde dengeli mi?
    C: Evet.
    S: (L) İyi adamlar insanları kaçırıyor.
    C: Hayır. Temas kurup geçici olarak taşıyabilirler.
    S: (L) Abraham Lincoln’u gerçekte kim öldürdü?
    C: Booth. Komplo.
    S: (L) Komplonun başında kim vardı?
    C: Booth. Fakat yakalanmadı; kullanıldı.
    S: (L) Nuh tufanı hikayesi, Atlantis’in yıkılmasının hikayesi miydi?
    C: Evet. Ama sembolik.
    S: (L) O zaman gezegende kaç insan vardı?
    C: 6 milyar.
    S: (L) Bu altı milyar insandan kaç tanesi hayatta kaldı?
    C: 119 milyon.
    S: (L) Nuh tufanına neden olan şey başka bir gök cisminin dünyanın çok yakından geçmesi miydi?
    C: Evet.
    S: (L) Hangi cisimdi bu?
    C: Martek.
    S: (L) Biz bu cismi güneş sistemimizdeki bir cisim olarak biliyor muyuz?
    C: Evet.
    S: (L) Hangi isimle?
    C: Mars.
    S: (L) Martek o zaman yaşayanlar var mıydı?
    C: Hayır.
    S: (L) Su veya başka özelliklere sahip miydi?
    C: Evet.
    S: (L) Dünyaya çok yakın geçtiğinde, o zamana kadar sahip olmadığımız oranda aşırı bir su yüklemesi mi yaptı?
    C: Evet.
    S: (L) O olaydan önce gezegenimizin etrafında bir su buharı örtüsü var mıydı?
    C: Evet.
    S: (L) Bu, büyük dinozorların en geniş çapta öldükleri zaman mıydı?
    C: Yakın.
    S: (L) Dinozorların çoğunluğunu yok eden olay neydi?
    C: Yırtıcı hayvanlar.
    S: (L) Ne tür yırtıcı hayvanlar?
    C: Mastodon, smilodon kaplanı, dev tembelhayvan, vs.
    S: (L) En büyük dinozorlardan bazılarının ölümünü getiren şey kozmik bir olay mıydı?
    C: Evet.
    S: (L) Bu, Nuh zamanında olmadı, doğru mu?
    C: Evet.
    S: (L) Nuh tufanında önce mi oldu?
    C: Evet.
    S: (L) Kaç bin yıl önce oldu?
    C: 27 milyon yıl önce.
    S: (L) Dinozorların ölümüne neden olan olay neydi?
    C: Komet çarpması.
    S: (L) Bir komet gerçekten dünyaya ya çarptı mı?
    C: Evet.
    S: (L) Büyük bir komet miydi?
    C: Evet.
    S: (L) Ne kadar büyük?
    C: 29 km. çapında.
    S: (L) Bu komet olayının herhangi düzenli bir periyodu veya döngüsü var mı?
    C: Evet.
    S: (L) Periyodu nedir?
    C: Kabaca 3600 yıl.
    S: (L) Velikovsky, Venüs gezegeninin tarihimizde belirli bir dönemde 52 yıllık bir döngüsü olduğunu söylediğinde haklı mıydı?
    C: Yakın.
    S: (L) Düzenli bir gezegen yörüngesine oturmadan önce Venüs güneş sisteminde kaç dönüş yaptı?
    C: 7
    S: (L) Venüs asıl olarak nereden geldi?
    C: 19 ışık yılı uzaktan.
    S: (L) Yani aslında güneş sistemi dışından gelen bir ziyaretçi?
    C: Evet.
    SL) Güneş'in düzenli aralıklarla çok büyük miktarda elektromanyetik enerji yaydığı ve bu enerjinin güneş sistemindeki gezegenlerin birbirleriyle daha fazla veya daha az etkileşmelerine neden olduğu doğru mu?
    C: Dış titreşimsel olaylarla belirlenen diğer düzensiz etkiler.
    SL) "Ölüşlerin" periyodikliğinin kaynağı Güneş değil yani, öyle mi?
    C: Bazen. Pek çok sebep var.
    SL) Peki saat gibi işleyen bu şeyin kaynağı nedir? Düzenli bir etki kaynağı var mı?
    C: Komet (kuyrukluyıldız) yağmurları.
    SL) Bu komet yağmurları nereden geliyor?
    C: Kendi yörüngesi olan bir küme.
    S: (L) Bu kümelerin yörüngesi nerede? Oort bulutu mu?
    C: Hayır.
    S: (L) Komet kümelerinin yörüngesi nerede bulunuyor?
    C: Daha spesifik.
    S: (L) Komet kümelerini kapsayan daha spesifik bir yörünge mi?
    C: Evet.
    S: (L) Bu komet kümesi güneş etrafında mı dönüyor?
    C: Evet.
    S: (L) Yörünge, ekliktik düzlemine dik mi?
    C: Evet ve hayır.
    S: (L) Bu küme ekliptik düzlemine gelip güneş sisteminde tahribata mı neden oluyor?
    C: Kesinlikle.
    S: (L) Bu komet kümesi ekliptik düzlemine ne sıklıkta geliyor?
    C: 3600 yıl.
    S: (L) Bu komet kümesi bir gezegenin kalıntıları mı?
    C: Hayır.
    S: (L) Mars ve Jüpiter’in yörüngeleri arasındaki kalıntı kümesi bir gezegenin kalıntıları mı?
    C: Evet.
    S: (L) Bu gezegen hangi isimle biliniyordu?
    C: Kantek.
    S: (L) Bu gezegen ne zaman parçalanarak asteroit kuşağını oluşturdu?
    C: Yaklaşık 79 bin yıl önce.
    SL) Sümerlilerin Geçen Gezegen veya Nibiru olarak tanımladıkları cisim neydi?
    C: Kometler
    SL) Bu komet kümesi mi?
    C: Evet.
    SL) Bu komet kümesi tek bir kütle olarak mı görünüyor?
    C: Evet.
    SL) Şu anda Dünya'ya yaklaştığı söylenen kütle bu mu?
    C: Evet.
    SL) Anunaki'ler kimdi?
    C: Uzaylılar.
    SL) Nereden geliyorlardı?
    C: Zeta Retikuli.
    SL) Komet kümesi Dünya'ya her yaklaştığında oluşan korku, kaos vs.'nin yarattığı ruh enerjisini emmek için mi geliyorlar?
    C: Evet
    SL) İki olay bağlantılı mı?
    C: Evet.
    SL) Şimdi burada olmalarının sebebi bu mu?
    C: Yakın.
    SL) Gezegenimize yaklaşan dalgayla birlikte gelen büyük bir uzaygemisi filosu var mı?
    C: Evet.
    SL) Bu gemiler nereden geliyor?
    C: Zeta Retikuli.
    SL) Ne zaman varacaklar?
    C: 1 ay ile 18 yıl arasında.
    SL) Nasıl bu kadar geniş bir zaman farkı olabilir?
    C: Bu o kadar büyük bir filo ki, mekan/zaman eğrisinin düzensiz ve sizin zaman ölçümünüzle belirlenmesi zor.
    SL) Bu araçlar bir çeşit "dalga"yla mı geliyor?
    C: Evet.
    S: (L) Güneş sistemimizde kaç tane gezegen var?
    C: 12
    S: (L) Tüm gezegenlerin isimlerini, güneşe uzaklıklarını, kimyasal yapılarını ve çaplarını söyleyebilir misiniz?
    C:
    Merkür=Opatanar, Güneş’e 36 milyon mil; çapı 3000 mil
    Venüs=Pemuntar, Güneş’e 67 milyon mil; çapı 7,500 mil
    Dünya=Saras, Güneş’e 93 milyon mil; çapı 7,900 mil
    Mars=Masar, Güneş’e 141,500,000 mil; çapı 4,200 mil
    Jüpiter=Yontar, Güneş’e 483,400,000 mil; çapı 88,700 mil
    Satürn=Zendar, Güneş’e 886,700,000 mil; çapı 74,500 mil
    Uranüs=Lonoponor, Güneş’e 1,782,700,000 mil; çapı 31,566 mil
    Neptün=Cinoar, Güneş’e 2,794,300,000 mil; çapı 30,199 mil
    Plüton=Opikimanaras, Güneş’e 3,666,100,000 mil; çapı 1,864 mil
    NI=Montonanas, Güneş’e 570,000,000,000 mil; katı madde; çapı 7000 mil NII=Suvurutarkar, Güneş’e 830,000,000,000 mil; çapı 18000 mil; hidrojen, amonyak
    NIII=Bikalamanar, Güneş’e 1,600,000,000,000 mil; çapı 46000 mil;
    Hidrojen, amonyak

    Copyright 1994-2002, *Laura Knight*, *Laura Knight-Jadczyk* and *Arkadiusz Jadczyk*
    5 Ekim 1994. F** ve Laura
    S: Merhaba.
    C: Bu şekilde ritüelsiz yapmanız güzel.
    S: (L) Ne tür bir ritüel yapmamızı istiyorsunuz?
    C: Hiç.
    S: (L) Ritüel iletişimi geliştiriyor mu yoksa engelliyor mu?
    C: Sınırlandırıyor.
    S: (L) Adınız nedir?
    C: Donarra.
    S: (L) Neredensiniz?
    C: Kasyopya.
    S: (L) Siz Kasyopyalılarla her iletişimimizde neden farklı biriyle karşılaşıyoruz?
    C: Enerji dağılımı.
    S: (L) Enerji kime gidiyor?
    C: Sıradakine.
    S: (L) Dağılım için bizim enerjimizden mi yararlanıyorsunuz?
    C: Hayır. Biz enerji dağılımı yapıyoruz.
    S: (L) Sormak istediğimiz bir dizi soru var.
    C: Devam edin.
    S: (L) Bir dalganın üzerine binmiş ve Zeta Retikuli civarından gelen bir uzay gemisi filosu olduğunu varsayarsak, varış bakımından mekan zaman sapmasının belirsiz olması ne anlama geliyor? Lütfen açıklar mısınız?
    C: Kütle, çekim dalgasındaki elektromanyetik transferi etkiliyor.
    S: (L) Yani, transfer etmek istenen büyük bir kütle varsa, sorun kısmen kütlenin çok geniş bir mekan/zaman alanına dağılması ve dolayısıyla bir aşama ile transfer edilmesi veya bu anlamda birşey mi?
    C: Yakın.
    S: (L) Bu hususta bize biraz daha açıklama yapabilir misiniz?
    C: Kütle zaman döngüsünü etkiliyor: küçük kütle eşittir küçük zaman döngüsü; büyük kütle eşittir büyük zaman döngüsü.
    S: (L) Gezegendeki değişimler hakkında da daha fazla bilgi almak istiyoruz. Tıpkı geçen hafta öngörmüş olduğunuz gibi gerçekleşen Japonya depremi, Japonya’daki olayların sonuncusu mu? (Kayıt cihazındaki sorun nedeniyle o celse tamamen kaybedilmişti.)
    C: Hayır.
    S: (L) Bu hususta bize biraz daha...
    C: Yaklaşık 8.9’luk bir hareket olacak: Osaka sahilinin 67 mil açığında; Tokyo’nun merkezinde 9.7’lik hareket.
    S: (L) Bunların hepsi bu yıl içinde mi olacak?
    C: Hayır. 1.6 yıl içinde.
    S: (L) İsa’nın biyolojik babası olduğunu söylediğiniz adam hakkında daha fazla ayrıntı istiyorum. Adı ne demiştiniz?
    C: Tonata.
    S: (L) Meryem’in bir tanıdığı olduğunu söylemiştiniz.
    C: Evet.
    S: (L) Bu adam bazı varlıklar veya güçler tarafından bir nedenle İsa’nın biyolojik babası olarak mı seçildi?
    C: Yakın.
    S: (L) Bu adam hakkında bize herhangi bir ayrıntı verebilir misiniz? Soyu neydi, nereden geliyordu, vs.
    C: Beyaz tarikatin bir üyesiydi.
    S: (L) Beyaz tarikat nedir?
    C: Yani Ariler. Andaranlar.
    (Laura'nın notu: Andaranlar kim?)
    S: (L) Meryem Eseni tarikatinin bir üyesi miydi?
    C: Evet.
    S: (L) Bu adam da mı Eseni’lerin bir üyesiydi?
    C: Hayır.
    S: (L) Bu kişi, Tonata, İsa’nın biyolojik babası olarak mı seçildi?
    C: Evet.
    S: (L) Meryem onunla neden evlenmedi?
    C: Hisleri son derece geçiciydi.
    S: (L) Meryem değişken miydi?
    C: Hayır. Telepatik telkinden etkilendi.
    S: (L) Sözlü müydü?
    C: Hayır. 1. seviye hipnoz altındaydı.
    S: (L) Meryem ve Yusuf’un daha sonradan başka çocukları oldu mu?
    C: Hayır. Fakat İsa’nın oldu.
    S: (L) İsa’nın çocuğu mu oldu? Kiminle evlendi?
    C: Evlenmedi.
    S: (L) Yani gayrımeşru çocukları mı oldu?
    C: Kurumsal olarak subjektif.
    S: (L) Bu çocukların annesi kimdi?
    C: Üç kadın vardı.
    S: (L) Üç kadın mı vardı?
    C: Evet.
    S: (L) Kutsal Kitap’ta bu kadınlardan bahsediliyor mu?
    C: Bir tanesi, fakat ismiyle değil.
    S: (L) Kimdi?
    C: Alisya.
    S: (L) İkincisinin adı neydi?
    C: Rafea.
    S: (L) Üçüncüsü?
    C: Vella. Romalıydılar.
    S: (L) Üçü de Romalımıydı?
    C: Evet.
    S: (L) Çocuklara ne oldu?
    C: Yaşadılar ve bereketli bir şekilde çoğaldılar.
    S: (L) Üç kadından kaç çocuk olmuştu?
    C: Üç.
    S: (L) Yani bazı kişilerin iddia ettiği gibi, Kutsal Kase’yi arayışın gerçek anlamı kase değil, “Gerçek Kan” veya kutsal kandan gelen soy mu?
    C: Evet.
    S: (L) İsa’nın neslinden bugün yaşayan var mı?
    C: 364,142.
    S: (L) İsa, vaftizi sırasında üzerinde özel bir güç ışığına sahip olması anlamında mı meshedilmiş mi?
    C: Yaklaşık olarak doğru.
    S: (L) Dünya’nın kabuğundaki hareketler, gezegensel değişimler vs. ile ilgili olarak Guyana daha güvenli bir yer mi?
    C: Ne güvenli ki? Dünya tüm gezegen yüzeyini kapsıyor.
    S: (L) Diğerlerine göre daha güvenli olacak olan herhangi bir yer var mı?
    C: Değişken.
    S: (L) Kuzey Karolayna/Blue Ridge Dağı bölgesi nispeten daha güvenli mi?
    C: Daha şimdi ne dedim? Titreşimsel frekans değişimlerine bağlı. Olay çok yaklaşana kadar spesifik dünyasal değişimler kesin olarak tahmin edilemez.
    S: (LM) İsviçre’de ölen insanlara ne olduğunu sor. Öldürüldüler mi?
    C: Pakt. Anlaşma. Sözleşme.
    S: (L) Birlikte intihar etmek üzere hepsi sözleşmiş miydi?
    C: Evet.
    S: (L) Neden? Kaç kişiydiler?
    C: 48. Dinsel fanatizm.
    S: (L) ABD hükümeti Waco’daki Branch Davidian’ları kasıtlı olarak öldürdü mü?
    C: Yakın. Onları kendilerini yok etmeye yönlendirdi.
    S: (L) Nasıl?
    C: Psikolojik savaş taktikleri.
    S: (L) ABD hükümeti onların binalarını ateşe verdi mi?
    C: Hayır.
    S: (L) Binaları kim ateşe verdi?
    C: Branch Davidian’lar. Hükümet onları çıldırttı.
    S: (L) ELF (çok düşük frekans) veya eşikaltları kullanıldı mı?
    C: Evet. Ve diğer araçlar.
    S: (L) OJ Simpson karısını öldürdü mü?
    C: Evet.
    S: (L) Cinayet elbiselerini ve silahı Şikago’ya götürüp bir çanta içinde oraya mı bıraktı?
    C: Hayır.
    S: (L) Nereye götürdü?
    C: Los Angeles çöplüğü. Biri.
    S: (L) OJ Simpson suçlu bulunacak mı?
    C: Hayır.
    S: (L) Magiler/peygamberler bir bebek olarak İsa’ya ne hediyeler getirmişti?
    C: Altın; baharat; giysi.
    S: (L) Magilerin gördüğü ana gemi hangi boyuttan geliyordu?
    C: 5. yoğunluk.
    S: (L) Peki İsa’nın doğumu sırasında bu geminin görünmesinin amacı neydi?
    C: Çok belirsiz.
    S: (L) İsa’nın doğumuyla ilgili özel amaçlar için mi oradaydı?
    C: Peygamberleri yönlendirmek için.
    S: (L) Ana amaç bu muydu?
    C: Hayır. Aynı zamanda olayın gözlenmesi ve kodlama.
    S: (L) Neyin kodlanması?
    C: Bebeğin.
    S: (L) Bu kodlama fiziksel olarak mı yoksa telepatik olarak mı yapıldı?
    C: Her ikisi.
    S: (L) İsa, Nasıralı İsa bedeninde dünyaya gelmeden önce hangi boyut veya bölgedeydi?
    C: 5. yoğunluk.
    S: (L) Bir 5. yoğunluk ruhu muydu?
    C: Evet.
    S: (L) Dünya gezegeninde başka insan bedenleriyle de enkarnasyonları oldu mu?
    C: Evet.
    S: (L) Beşinci yoğunluğa ulaşana kadar kaç enkarnasyon geçirdi?
    C: 1009.
    S: (L) Melçizidek İsa’nın enkarnasyonlarından biri miydi?
    C: Hayır.
    S: (L) Musa’nın sağ kolu Yuşa, İsa’nın enkarnasyonlarından biri miydi?
    C: Evet.
    S: (L) İsa’nın, bizim tanıdığımız başka enkarnasyonları oldu mu?
    C: Evet. Sokrat.
    S: (L) İsa’nın Vaftizci Yahya ile ruhsal ilişkisi neydi?
    C: Anlaşma.
    S: (L) İsa’nın, annesi Meryem’le olan ruhsal ilişkisi neydi?
    C: Anlaşma.
    S: (L) Birleşik ruhlar anlamında başka ruhsal bir ilişkileri yok muydu?
    C: Hayır.
    S: (L) Merhem veya Vaftizci Yahya beşinci yoğunluk ruhu muydu?
    C: Her ikisi de.
    S: (L) Bugün veya yakın bir tarihte dünyada bulunmuş tanıdığımız herhangi bir beşinci yoğunluk ruhu var mı?
    C: Evet. Arafat. Sedat. Papa beşinci John.
    S: (L) Şeytanlar veya kötü ruhlar herhangi birşeyden korkarlar mı?
    C: Evet.
    S: (L) Bizim, insanlar olarak sahip olduğumuz herhangi birşeyden korkarlar mı?
    C: Evet. Bilgi.
    S: (L) Dini sembollerden, işaret veya rakamlardan korkarlar mı?
    C: Hayır.
    S: (L) Onların hareketlerini durdurabilecek herhangi bir isim, işaret veya sembol var mı?
    C: Bazen.
    S: (L) İsa’dan korkuyorlar mıydı?
    C: Evet. Bilgisi yüzünden. Bilgisinin yoğunluğu onun titreşimlerini arttırıyordu. Bilgi gerçekten güçtür.
    S: (L) Pentagramların negatif varlıkları yavaşlatma veya durdurmada herhangi bir etkisi var mı?
    C: Yalnızca öyle olduğuna inanırsanız.
    S: (L) Şeytani varlıklara direnmede en büyük gücümüz özgür irademizde mi bulunuyor; hayır deme gücümüzde mi?
    C: Hayır.
    S: (L) En büyük gücümüz nedir?
    C: Bilgi.
    S: (L) Anahtar ruhsal bilgi birikiminde mi?
    C: Evet.
    S: (L) Bize verebileceğiniz herhangi başka bir ipucu var mı?
    C: Bilgiden başka hiçbirşeye ihtiyacınız yok.
    S: (L) Büyük Göç’ün MÖ 2676’da olduğunu söylemiştiniz, bu doğru mu?
    C: Yakın.
    S: (L) Bu, kometimsi Venüs’ün son geçişi miydi?
    C: Evet.
    S: (L) Venüs’ün bu hareketi sizin daha önce belirttiğiniz komet kümesinin yakın geçişiyle de etkileşimli miydi?
    C: Yakın. Üç felaketten birinde çok yakındılar.
    S: (L) Felaketlerden biri Venüs, diğeri de komet kümesi ise, üçüncüsü hangisiydi?
    C: Mars.
    S: (L) Venüs Mars’ı yörüngesinden mi çıkarmıştı?
    C: Evet.
    S: (L) Ve dünyadakilerin gözünde ikisi, Velikovsky’nin anlattığı gibi, gökyüzünde savaşıyorlarmış gibi göründü, doğru mu?
    C: Yakın.
    S: (L) Peki, bu komet kümesi, güneş sistemine en son ne zaman geldi?
    C: 3582 yıl önce.
    S: (L) Döngüsü nedir?
    C: 3600 yıl.
    S: (L) Peki, bu kümenin ne zaman tekrar ekliptik düzlemine girmesi bekleniyor?
    C: 12 ila 18 yıl.
    S: (L) Uzaylılar bu komet kümesi ile mi yolculuk yapıyorlar?
    C: Hayır.
    S: (L) Nuh/Utnapiştim hangi bölgede yaşadı, hangi kıtada?
    C: Atlantis.
    S: (L) Suların çekilmesinden sonra gemi nereye toprağa oturdu?
    C: Mısır.
    S: (L) Venüs’le etkileşiminden binlerce yıl önce olduğu için soruyorum; Martek’in o zaman dünyaya çok yakından geçmesine neden olan şey neydi?
    C: Venüs’le ilgili gezegensel hizalanmadan kaynaklanan çekimsel sapma.
    S: (L) Yani Mars’ın yörüngesinden çıkmasına neden olan şey bir gezegen dizilimiydi?
    C: Evet.
    S: (L) Nuh tufanından yüz yıl kadar sonra olan ve dillerin farklılaşması ya da Babil kulesi olarak tanımlanan olay neydi?
    C: Ruhsal kavşak.
    S: (L) Kuleyi inşa etmek için bir araya gelen insanların amacı neydi?
    C: Tüm çekim dalgalarının elektromanyetik konsantrasyonu.
    S: (L) Bu konsantre dalgalarla ne yapmayı planlıyorlardı?
    C: Kitlelerin zihinlerini değiştirmek.
    S: (L) Kitlelerin zihinlerini değiştirme isteklerindeki niyet neydi?
    C: Kitlelerin ruhsal olarak birleşmesi.
    S: (L) Babil kulesinin üstünden, birleşme amacıyla kuleyi inşa edenlere bakarak eserlerini yok etmeye karar veren “tanrılar” kimdi?
    C: Kertenkeleler.
    S: (L) Tamam, yani kertişler Babil kulesini havaya uçurdu. İnsanlığın zihnine başka ne yaptılar; dil anlayışlarını tamamen bozacak birşey yaptılar mı?
    C: Yakın.
    S: (L) Bu bölücülüğü gerçekleştirmek için hangi aracı kullandılar?
    C: Kitlelerin beyinlerinin yıkanması.
    S: (L) Bunu implantlar ve kaçırmalarla mı gerçekleştirdiler?
    C: Kısmen.
    S: (L) İbranice “şem” kelimesinin gerçek, asıl anlamı nedir?
    C: Saflık.
    S: (L) Bu kelime neden sonradan İbraniler tarafından “şem’ler” olarak tanımlanan obeliskler ve dikili taşlarla ilişkili hale geldi?
    C: Saflık sembolü: birleşme. Teklik.
    S: (L) Bu taşların kendisi gerçekte herhangi bir güce sahip miydi?
    C: Kalıntısal.
    S: (L) Eskiler Babil kulesine ne cismi yerleştirip...
    C: Kristal.
    S: (L) “Şem” kristal ile de eşanlamlı mı?
    C: Yakın.
    S: (L) Nuh’un oğlu Şem, bu kuleyi inşa edenlerin atasıydı, doğru mu?
    C: Evet.
    S: (L) Sodom ve Gomorra ve civardaki diğer şehirler nasıl yıkıldı? Ve kim tarafından?
    C: Nükleer; EM etki. Kim olacak?
    S: (L) Kertişler mi?
    C: Evet.
    S: (L) Neden?
    C: Korku ve itaat aşılamak için.
    S: (L) Sodom ve Gomorralılar gerçekte kötü değiller miydi?
    C: Bu tarihin bir aldatmacası.
    S: (L) Lut’un karısı tuzdan bir sütuna mı çevrildi?
    C: Hayır.
    S: (L) O hikayede bize yönelik herhangi bir sembolizma var mı?
    C: Hayır.
    S: (L) İbrahim’le konuşan tanrı Kertişlerden biri miydi?
    C: Evet.
    S: (L) İbrahim’in yaptığı anlaşma Kertişlerle miyidi?
    C: Evet. Doğrudan değil.
    S: (L) Melçizedek Kertişlerin rahiplerinden miydi?
    C: Hayır.
    S: (L) Melçizedek İbrahim’e doğru bilgi mi verdi?
    C: Yakın.
    S: (L) Kabala iyi adamların gerçek bir öğretisi mi?
    C: Yakın.

    S: (L) Osiris döngüsü; Osiris’in bedeninin parçalanmasını DNA sarmallarının parçalanmasına benzetmek bakımından Kertişlerin insanlık üzerindeki faaliyetinin bir örneğini mi teşkil ediyor?
    C: Yakın.
    S: (L) Havva’nın yediği ve sonra Adem’e verdiği iddia edilen, İyi ve Kötü Bilgisi Ağacı’na ait meyve neydi?
    C: Bilgi sınırlaması. Kodlama.
    S: (L) Havva’nın bilgi ağacının meyvesini yemesi ne anlama geliyor? Bunu yapmak için ne yaptı?
    C: Yanlış tarafla arkadaşlık yaptı?
    S: (L) Burada arkadaşlık ne anlamda?
    C: Havva sembolik.
    S: (L) Neyi sembolize ediyor?
    C: Dişi enerji.
    S: (L) Dişi enerji yanlış tarafla arkadaşlık ettiğinde ne yaptı?
    C: Bir miktar bilgi ve güç kaybetti.
    S: (L) Tanrı veya tanrılar, Havva’nın “iyi ve kötünün bilgisi” denen bu ağacın meyvesinden yiyerek onlarla eşit konuma gelmesinden neden korkuyorlardı?
    C: Ne? Lütfen sorunu açıkla.
    S: (L) Bu meyveyi yemesinin Havva’yı onunla veya onlarla eşit seviyeye getirmesinden korkan tanrı kimdi?
    C: Hayır.
    S: (L) Kutsal Kitap’ta, “Tanrı dedi di, şimdi onlar hayat ağacının meyvesini alacak ve sonsuza kadar yaşayacaklar.” şeklinde bir bilgi var. Bu ne anlama geliyor? Bu meyvenin yenmesi Tanrı’yı neden korkuttu?
    C: Korkutmadı.
    S: (L) Hayat ağacının meyvesi neydi?
    C: Sınırlanma.
    S: (L) Ebedi hayat ağacının meyvesi nasıl sınırlanma olabilir ki?
    C: Kavramsal olarak sınırlı.
    S: (L) Şunu bilmenizi isterim ki bu pek anlamlı değil.
    C: Anlamlı. Dikkatlice düşünün.
    S: (L) Bahçede dolaşarak Adem ve Havva’yı iyi ve kötünün bilgisini veren ağacın meyvesinden yememeleri için uyaran tanrı, o asıl tanrı mıydı? Yani iyi adam mıydı?
    C: Hayır.
    S: (L) Onlara bu ağaçtan yememelerini emreden tanrı kimdi?
    C: Karmaşıklaşıyor. Laura, bariz olanı kaçırıyorsun.
    S: (L) Hayat ağacının meyvesi nasıl sınırlandırıcı olabilir?
    C: Tek bir kaynağın tüm bilgiyi içerdiğine inanmak gerçekle çelişiyor.
    S: (L) Cennet’e tekrar girilmesini engelleyen yanan kılıç neydi?
    C: Anlamıyor musun?
    S: (L) Hayır, anlamıyorum.
    C: Gözden geçir.
    S: (F) Eğer buradaki kavram bilgi ağacının meyvesinin yenmesinin tüm bilgiyi sağladığı ise, o zaman kişi yanılmış oluyor çünkü hiçbir belirli bilgi kaynağı tüm bilgiyi sunamaz. Bu yüzden kişi bu aldanmaya inandığında, kendini bir tuzağa sokmuş oluyor. Ve böylece insan ırkı çeşitli şekillerde yansıyan aynı sorunla zehirlenmiş oluyor: kişi gerçeği pek çok farklı yollardan arayacağına tek bir yoldan arıyor ve çok karmaşık konu ve soruların çok basit cevapları olduğuna inanıyor.
    S: (L) Cennet bahçesine tekrar girilmesini engelleyen yanan kılıç neydi?
    C: Tuzağı simgeliyor.
    S: (L) Onu biz mi koymuş olduk?
    C: Evet.
    S: (L) Cennet nerdeydi?
    C: Dü





  2. #2
    Siber_Keşiş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Tem-2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    327
    Konular
    18
    ilginç... banada biraz akıllı bi "keratanın" oyunu gibi geliyo

    paylaşım için teşekkürler

  3. #3
    Elit Üye cancanan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-2006
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    348
    Konular
    14
    çok ilginçti. bu 2012 yılıda herkesin diline dolandı. hazırlık yapmaya başlasakmı ne

    paylaşım için tşk..

  4. #4
    Elit Üye dipp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Tem-2006
    Mesajlar
    525
    Konular
    7
    bu yazı misyonerlik kokuyo hristiyanlığa karşı hem de

  5. #5

    Üyelik tarihi
    Ağu-2006
    Mesajlar
    3
    Konular
    1
    9 Ekim, 1994 F___ ve Laura


    S: (L) Merhaba.
    C: Merhaba

    S: (L) Karşımızda kim var?
    C: Badera.

    S: (L) Kasyopyalıların görünüşü nasıl?
    C: Işık formunda.

    S: (L) Işık formundan neyi kastediyorsunuz?
    C: Hümanoit ışık formu.

    S: (L) Atomsal anlamda bir fizikselliğiniz var mı?
    C: Herşey algılayıcıya göre değişir.

    S: (L) Yani kendinizi algılayıcının isteğine göre mi düzenliyorsunuz?
    C: Hayır. Algılayıcının algı kapasitesini kastediyoruz.

    S: (L) Bize görünebilir misiniz?
    C: Hayır. Sizin yoğunluk seviyenizi çevreleyen titreşim frekansı örtüsü bunu engeller.

    S: (L) Herhangi bir şekilde fizikselliğiniz oluyor mu?
    C: Boyuta göre değişen ölçülerde.

    S: (L) Bizimle neden iletişim kuruyorsunuz?
    C: Siz çağırdınız.

    S: (L) Keltlerle Ariler arasındaki farklılıklar nelerdir?
    C: Coğrafi ve kültürel.

    S: (L) Önceki gezegenlerinden kalma bir farklılıkları var mı?
    C: Hayır. Farklılıkları buraya geldikten sonra gelişti.

    S: (L) Buraya gelmeden önce aynı mıydılar?
    C: Evet.

    S: (L) Mars'ta hiç yaşayanlar oldu mu?
    C: Evet.

    S: (L) Kimler?
    C: Sizin şimdi Saskuaş veya Kocaayak olarak bildikleriniz.

    S: (L) Başka varlıklarca buraya getirilmeleri neticesinde mi şimdi burada yaşıyorlar?
    C: Geçiciler. Burada sürekli olarak kalmayacaklar.

    S: (L) Nasıl gelip gidiyorlar?
    C: Onlar Kertenkelelerin köleleri ve "evcil hayvanları".

    S: (L) Saskuaşlar Mars'tan buraya nasıl geldiler?
    C: Kertenkeleler tarafından getirildiler fakat yaşam yerleri Dünya değil.

    S: (L) Saskuaşlar tarih boyunca neden hep uzak yerlerde görüldüler?
    C: Köle olarak hizmet yapmak için oralara yerleştirildiler.

    S: (L) Yani nerede bir Saskuaş görülse yakınlarda bir Kertenkele mi var demek olur?
    C: Hayır.

    S: (L) Ne tür hizmetler yapıyorlar?
    C: Numune toplama.

    S: (L) Saskuaşlarla karşılaşan herkes neden onların kötü kokularından bahsediyor. Bu kokunun nedeni nedir?
    C: Organik işlevler.

    S: (L) Ne tür organik işlevler onların kötü kokmasına neden oluyor?
    C: Ter.

    S: (L) Sir Harry Oakes'i kim öldürdü?
    C: David Crofts.

    S: (L) Hindistan'lı Azis İssa kimdi?
    C: Lama Kirtana.

    S: (L) Nereliydi?
    C: Filistin.

    S: (L) Hindistan'da ne zaman bulundu?
    C: MS 13 ve 14.

    S: (L) F___'nin zihni programlandı mı?
    C: Evet.

    S: (L) Kim tarafından?
    C: Biz.

    S: (L) Başka bir defasında Griler tarafından da programlandığını söylemiştiniz...
    C: Evet.

    S: (L) Ne için?
    C: Kendini yok etmesi için.

    S: (L) Kanal olmaya devam etmesi bu yüzden mi önemli?
    C: Evet.

    S: (L) Neden duygu enerjilerimizi emiyorlar?
    C: Kendi enerji eksiklerini gidermek için.

    S: (L) İsa'nın uzun "uyku" durumuyla ilgili ayrıntıları öğrenmek istiyoruz.
    C: Kudüs yakınındaki bir mağarada komatoz durumunda 96 saat geçirdi. Uyandığında havarilerine kehanetlerde bulundu ve mağarayı terk etti. Ana geminin görünmesi nedeniyle 27.000 insan toplanmıştı ve bir ışık sütunu içinde gemiye alındı.

    S: (L) Teyp kaydıyla ilgili yaşadığımız sıkıntının nedeni neydi?
    C: Kertenkele varlıklarının etkisi. Kafanızda.

    S: (L) Teybin kaydının durduğunu bize neden söylemediniz?
    C: Önlem almayı öğrenmek için deneyime ihtiyacınız var.

    S: (L) Dr. Sitchen'in tercüme ettiği Sümer metinlerinde geçen gezegen isimlerinin bir listesini vereceğim ve bunların gerçek anlamlarını vermenizi istiyorum.
    C: Mummu: Komet kümesi. Lahamu: Venüs. Lahmu: Dünya. Çekiçlenen Bilezik: Venüs ve komet kümesinin izleri. Anşar: Jüpiter. Anu: Ay. E: Güneş. Gag: Satürn. Marduk: Mars. Tiamat: Sirius.

    S: (L) İsa'nın cinsel tahriğe kapıldığını söylemiştiniz, bunu bizim için aydınlatır mısınız?
    C: Üç kadın cinsel cazibeyi temsil ediyordu. İsa her birinden sonra kendini kötü hissetti. Yıkandı ve sonra güç ve af diledi.

    S: (L) Taşlanmak üzere olan zinakar kadınla ilgili hikayede İsa toprağa ne yazdı?
    C: "Ruha bak."

    S: (L) Yazdığı bu muydu?
    C: Evet. Çevirisi.

    S: (L) ABD devleti uzaylılar hakkında tam olarak ne biliyor?
    C: Var olduklarını.

    S: (L) ABD devleti uzaylılarla herhangi bir anlaşma yaptılar mı?
    C: Evet.

    S: (L) Bu anlaşma hala yürürlülükte mi?
    C: Hiç bir zaman olmadı.

    S: (L) Devlet onlarla bir anlaşma yapmaya mı çalıştı?
    C: Evet.

    S: (L) Uzaylılar bunu ret mi ettiler?
    C: Hayır kandırdılar.

    S: (L) ABD kandırıldığını ne zaman anladı?
    C: 19 yıl sonra.

    S: (L) Bu ne zaman oldu?
    C: 1972.

    S: (L) Devletin elinde herhangi bir dünyadışı teknoloji var mı?
    C: Evet.

    S: (L) O uzaylılar tarafından mı verildi?
    c: Evet.

    S: (L) Zihin kontrol teknolojisi mi?
    c: Yakın.

    S: (L) Devlet, örneğin uzaylılar gibi duvarlardan geçme türü teknolojilere sahip mi?
    c: Bu konuda çok yetenekli değiller.

    S: (L) Devlet telefonlarımızı dinliyor mu?
    c: Dinleyebilir.

    S: (L) Karla Turner'ın kitabında mavi bir balon içkinde sanal gerçekliğe benzer bir deneyim yaşayan biri vardı. Bunu kim yaptı?
    c: Griler.

    S: (L) Griler bunu yaparken kimin için çalışıyorlardı?
    c: Kertenkeleler.

    S: (L) M___ F___ devlet için mi çalışıyor yoksa dünya-dışılar için mi?
    c: Dünya-dışılar için.

    S: (L) Hangi uzaylılar için?
    c: Kertenkeleler. Farkında olmadan.

    S: (L) Adolf Hitler, yaptığı şeyleri yaparken hangi etki altındaydı? Onu yönlendiren şey neydi?
    c: Kertenkeleler. Dolaylı yoldan.

    S: (L) Onu etkilemek için hangi bağlantıları kullandılar?
    c: Projekte edilen insan türü varlıklar, ilhamlanmış büyük Ari ruhları.

    S: (L) Nuh Tufanı sırasında dünyada yaşayan altı milyar insan hakkında biraz daha bilgi verir misiniz? Bu insanların çoğu nerede yaşıyordu?
    c: Atlantis.

    S: (L) Yaklaşan dönemde en çok yıkım hangi kıtada meydana gelecek?
    c: Henüz belli değil.

    S: (L) Diğer ülkelerle karşılaştırıldığında Griler tarafından kaçırılma olaylarının ABD'de neden daha fazla meydana geliyor?
    c: Devlet kanal açtı.

    S: (L) ABD'de uzaylı üsleri var mı?
    c: Evet. New Meksiko, Kolarado, Florida açıkları, Apalaşya, Kaliforniya.

    S: (L) Bunlar yeraltı üsleri mi?
    c: Evet. Ve ayrıca sualtı.

    S: (L) İlk kez kaçırılmam ne zaman oldu?
    c: Üç yaşındayken.

    S: (L) Kim tarafından kaçırıldım?
    c: Griler.

    S: (L) Ne tür bir kaçırmaydı?
    C: Kodlama.

    S: (L) Ne için?
    C: Kendini öldürmen için.

    S: (L) Neden kendimi öldürmemi istediler?
    c: Gerçeği ifşa etme tehdidi.

    S: (L) Bir sonraki kaçırılmam ne zamandı?
    c: Yine üç yaşında.

    S: (L) Neden?
    c: Aynı.

    S: (L) Fiziksel bedenime sorun yaratacak şeyler yaptılar mı hiç?
    c: Evet.

    S: (L) Ne yaptılar?
    c: İmplant.

    S: (L) Ne tür bir implant ve nerede?
    c: Beyin silikonu.

    S: (L) Hiç omurgamın alt kısmına bir implant yerleştirdiler mi?
    c: Hayır.

    S: (L) Siz beni hiç kaçırdınız mı?
    c: Hayır. Üç yaşında seninle temasa geçtik. Biz kaçırmayız.

    S: (L) Griler onlar için bir tehdit oluşturduğumuzu nasıl biliyorlardı?
    c: Aura okuması olarak düşünebilirsin.

    S: (L) F___'nin bu kadar çok kaçırılmaının sebebi de aynı mı?
    c: Evet.

    S: (L) Kaç kez kaçırıldım?
    c: 17. (Bu, daha önce belirtilenden 5 fazlaydı.)

    S: (L) F___ kaç kez kaçırıldı?
    c: 53.

    S: (L) Neden F___'yi benden daha fazla kaçırdılar.
    c: Direnç gösteriyorsun.

    S: (L) En son ne zaman kaçırıldım?
    c: 22 yaşında.

    S: (L) F___ en son ne zaman kaçırıldı?
    c: 23 yaşında.

    S: (L) Yani epeydir kaçırılmıyoruz, öyle mi?
    c: Şimdilik.

    S: (L) Bizi tekrar kaçırma planları var mı?
    c: Olabilir.

    S: (L) Bunu önlememizin herhangi bir yolu var mı?
    c: Bilgi kanalıyla.

    S: (L) Osiris döngüsünün gerçek manasını tanımlayabilir misiniz? Osiris'in öldürülerek bedeninin parçalanması neyi sembolize ediyordu?
    c: Bilgi merkezilerinin çıkarılması.

    S: (L) Neyin bilgi merkezlerinin çıkarılması?
    c: DNA'nızın.

    S: (L) Yani Osiris'in bedeninin parçalanması, bedenlerimizdeki DNA'nın parçalanmasını temsil ediyor?
    c: Kısmen. Aynı zamanda bilgi kapasitesinin azalması anlamına geliyor.

    S: (L) Cinsel organın nehre atılması ve üç balık tarafından yenmesinin anlamı nedir?
    c: Cinsel şiddet enerjisinin eklenmesi.

    S: (L) İsis'in efendisi Osiris'i arayışı neyi simgeliyordu?
    c: Dişi enerjinin, erkek enerji ile olan birliğinin kopması.

    S: (L) Bunun beyin faaliyetleriyle bir ilgisi var mı?
    c: Evet. Beyin yarıkürelerinin ayrılması.

    S: (L) Bu, DNA'nın değiştirilmesi yoluyla mı gerçekleştirildi?
    c: Evet.

    S: (L) İsis'in oğlu Horus neyi temsil ediyordu?
    c: Yeni sınırlı realite.

    S: (L) Horus'un, babası Osiris'in katili olan Set'ten intikam alma girişiminin anlamı nedir?
    c: İnsanlığı sınırlandırmak için sürekli çatışma enerjisinin başlaması.

    S: (L) Set neyi simgeliyordu?
    c: Savaş.

    S: (L) Ne savaşı?
    c: Tüm savaşlar.

    S: (L) Yani insan ırkına yapılan şey kısmen, bilgi edinme ve absorbe etme kapasitemizin genetik olarak düşürülmesiydi diyordunuz. Bu anlamda F___ veya bana doğumdan önce veya sonra yapılan herhangi birşey oldu mu?
    c: Daha akıllı olma sürecindesiniz. Doğumdan beri devam ediyor. Bilgi işleme kapasitesi üssel olarak artacak.

    S: (L) Yani şu anda olduğumuzdan daha zeki mi olacağız?
    c: Çok daha fazla. (Epeyce güldük).

    S: (L) Karla Turner ve ailesini kaçıranlar kim?
    c: Kertenkeleler.

    S: (L) O insanlar neden kaçırılıyorlar?
    c: Senin ve F___'nin kaçırılma nedenlerinizle aynı.

    S: (L) Onları birer tehdit olarak algıladıkları için kaçırıyorlar?
    c: Evet.

    S: (L) Oğluyla ilgili bir kaçırılmada, yerde hareket eden bir "hiçlik" gibi görünen siyah gölgemsi şey neydi?
    c: Bloke olmuş griler. Oğlu Karla kadar yetenekli değil. Eğitim ve toplantılara arabasıyla tek başına giderken dikkatli olması gerekiyor.

    S: (L) Arabasında yanında her zaman birinin olmasına özen göstermesi mi gerekiyor?
    c: Geceleri ve ıssız yollarda. Yeğen de dikkatli olmalı. Ve oğlunun arkadaşı da.

    S: (L) Mısırlılar ölülerini neden mumyalıyorlardı?
    c: Batıl inanç.

    S: (L) Kral Tut'un mezarında, pek çok insanın ölümüne neden olan bir lanet gerçekten var mıydı?
    c: Evet.

    S: (L) O laneti oraya kim koydu?
    c: Mısırlılar. Yeterli zihinsel enerjiyle herkes başarılı bir şekilde lanet üretebilir.

    S: (L) Tiffany Sessions'a ne oldu?
    c: Öldürüldü.

    S: (L) Kim tarafından?
    c: Bob August.

    S: (L) Ceset nerede?
    c: Pek çok yerde. Karla Turner'ın oğlunun eski oda arkadaşıyla temas kurmaya çalışıyoruz. Fakat direniyor. Bunun ne kadar kritik olduğunun farkında değil. Laura, lütfen Onunla hemen şimdi bağlantı kur.


    ----

    --------------------
    16 Ekim, 1994 F___, Laura, V___

    S: (L) Merhaba.
    C: Merhaba. Müzik güzel.

    S: (L) Bize adınızı söyleyebilir misiniz?
    C: Sederra.

    S: (L) Masonların aslının ne olduğunu bilmek istiyorum.
    C: Osiryanlar.

    S: (L) Esas Masonların bir topluluk olarak ne zaman oluştuklarını söyleyebilir misiniz?
    C: MÖ 5633.

    S: (L) Masonluk bugün de aynı şekilde mi uygulanmaktadır?
    C: 33'üncü derece, evet.

    S: (L) Yani 7 bin yıldır devam eden bir gelenek mi var?
    C: Evet.

    S: (L) Bu oluşumun dünyayı ele geçirip yönetmek gibi bir planı var mı?
    C: Öyle denemez.

    S: (L) Odaklandıkları şey nedir?
    C: Gözetleyiciler.

    S: (L) Neyin gözlemi?
    C: Quorum'un durumu.

    S: (L) Quorum nedir?
    C: Derin bilgi topluluğu. Sizin türünüz için tamamen bilinmeyen birşey. Geleceğiniz açısından çok önemli.

    S: (L) Ne bakımdan?
    C: Değişimler.

    S: (L) Daha spesifik olabilir misiniz? Şahsen bizimle ilgili değişimler mi?
    C: Kısmen.

    S: (L) Dünya değişimleri?
    C: O da dahil.

    S: (L) Quroum ile Kasyopyalılar arasındaki ilişki nedir?
    C: Bizimle düzenli olarak iletişim kuruyorlar.

    S: (L) Bu iletişimi sizin Kasyopyalılar olduğunuzu bilerek mi kuruyorlar?
    C: Evet.

    S: (L) Quroum ile Kasyopyalılar arasındaki ilişki binlerce yıldır var mı?
    C: Epeyce süredir diyelim.

    S: (L) Kabala'nın aslı nedir?
    C: Sizin terminolojinizi kullanacak olursak, Musa-öncesi Yahudilere tebliğ edilmiş gerçekler.

    S: (L) Bu bilgilerin ilk kez yazıya geçirilmesi, Yahudi yorumlayıcıların bunu bir öğreti haline getirmesiyle mi gerçekleşti?
    C: Hayır. Yakın bile değil.

    S: (L) Bugün kullanılan biçim, asıl forma yakın mı, güvenilebilir mi?
    C: Hayır, bozuldu.

    S: (L) Enok kitaplarının aslı nedir?
    C: Şimdi Hindistan olarak isimlendirilen bölgedeki bir Sankskrit topluluğu.

    S: (L) Doğruluk açısından Enok kitapları için nasıl bir değerlendirme yapabiliriz?
    C: Aradan geçen sürede bölgenin %50'si nükleer yangınlarla yok edildi.

    S: (L) Aradan geçen hangi sürede?
    C: Genişleyen şimdide, o zamanla şimdi arasında.

    S: (L) Hermes Trismegustus kimdi?
    C: Firavun Rana'nın sarayındaki ihanetçi.

    S: (L) Firavun Rana kim?
    C: Ruhsal anlaşmanın Mısırlı lideri.

    S: (L) Hermes ne bakımdan bir ihanetçiydi?
    C: Bugün Orta Doğu olarak bilinen bölgedeki tüm insanların ruhsal birlik anlaşmasını bozdu.

    S: (L) Hermes kime ihanet etti?
    C: Kendine. Güce açtı.

    S: (L) Ne yaptı?
    C: Anlaşmayı bozdu. Mısırlılar, Eseniler, Ariler, Farslar ve diğerleri arasında bölünmelere neden oldu.

    S: (L) Bunu yapmaktaki amacı neydi?
    C: Bramley'nin okuduğun kitabında Kardeşlik olarak isimlendirilenlerin felsefesi olan Böl ve Fethet.

    S: (L) Hermes birliği reddederek Yılan Kardeşliği'ni mi kurdu?
    C: Hermes kurmadı, çok uzun bir zamandan beri mevcuttu.

    S: (L) Bramley'nin kitabında tanımlanan Yılan Kardeşliği'ni meydana getiren kimdi?
    C: Kertenkele varlıkları.

    S: (L) Musa, bilgisini nereden elde etti?
    C: Bizden.

    S: (L) Pekala. Daha önce bize Musa'nın Kertenkele varlıkları tarafından yaratılan holografik bir projeksiyon gördüğünü veya etkileştiğini söylemiştiniz. Bu Sina Dağı'nda yaşadığı deneyim miydi?
    C: Evet.

    S: (L) Bilgilerini sizden aldıysa, bu, Kertenkelelerle olan etkileşimi öncesinde miydi?
    C: Evet. Gördüğü şeyler bilincini bozdu. Tıpkı Joseph Smith gibi.

    S: (L) Mormon Metinleri'nin alıcısı olan Joseph Smith'in de mi Kertenkeleler tarafından yanıltıldığını söylüyorsunuz?
    C: Evet. Bunu çok yaparlar.

    S: (L) Bu yolla sizinle irtibata geçmemiz neden bu kadar uzun zaman aldı?
    C: Kanal bozucularla olan çok sayıda etkileşim.

    S: (L) Kanal bozucu olarak tanımladığınız bireyler kim?
    C: O şekilde isim vermek bizim tarzımız değil.

    S: (L) Bizim yaşamlarımızda yer alan kişileri mi kastediyorsunuz?
    C: Evet.

    S: (L) Gerçekleştirdiğimiz faaliyetler nedeniyle mi?
    C: Hayır.

    S: (L) Kanalı engellemek için yaşamlarımıza giren başka varlıklar da oldu mu?
    C: Evet.

    S: (L) Kertenkeleler mi?
    C: Hayır.

    S: (L) Bedenlerimizi dördüncü yoğunluğa dönüştürmede yararlanabileceğimiz herhangi bir egzersiz var mı?
    C: Gerekli değil. Önemli olan ruh.

    S: (L) Yani ruhsal gelişim üzerinde odaklanırsak, dönüşüm zamanı bedenlerimiz otomatik olarak mı dönüşecek?
    C: Hayır. Bu doğal bir süreç. Hazırlığa gerek yok.

    S: (L) Yani dönüşeceksen dönüşeceksin, dönüşmeyeceksen dönüşmeyeceksin, öyle mi?
    C: Evet.

    S: (L) Bedenim belirli besinlere tepki gösterdiğinde o besinleri yemeyi bırakmam gerekir mi? Bedenim bana birşey mi söylemeye çalışıyor?
    C: Sana bağlı. Hiçbirşeyin sana birşey "söylemesine" gerek yok.

    S: (L) Bunu açıklayabilir misiniz?
    C: Gerekmeyen bir durumda neden rehberlik arıyorsun?

    S: (L) Yani, her gün, her an doğal olarak karşımıza en iyi seçim olarak gelen şeyleri yaparsak doğru yolda mı oluruz?
    C: Aynen öyle.

    S: (V) Dördüncü boyuta dönüşme ile ilgili bilgiyi çok ilginç ve aynı zamanda doğal buluyorum ve tabii bunun gelecekte deneyimleyeceğim birşey olup olmadığını bilmek istiyorum, tabii ölüm dışında.
    C: Belirsiz soru.

    S: (L) Eğer bir birey teorik olarak.... Şu anda hissettiğim garip duygunun nedeni nedir?
    C: Hızlanan öğrenme ile birlikte gelişen metabolik değişimler.

    S: (L) Bu üçümüze de oluyor mu?
    C: Evet.

    S: (L) Evet, şunu söyleyecektim, teorik olarak eğer bir birey doğru seçimleri yaparak doğal bir şekilde gelişirse ve geçişin yapılacağı zamana ulaşırsa, o bireyin bedeni de fiziksel olarak bu geçişi yaşar mı? Tabii bunu teorik bir soru olarak soruyorum.
    C: Elbette.

    S: (L) Bu teorik kişinin diğer boyuta geçiş yaptığını düşünelim, o durumda bedeni ne durumda olur? Somutluk bakımından şu anda olduğu gibi mi olurdu? Ne tür bir deneyim olurdu?
    C: Buradaki anahtar kavram fizikselliğin değişkenliğidir.

    S: (L) Yani herkesin durumu farklı mı olacak, yoksa her birey, bedenin maddesi ve yapısı üzerinde daha büyük bir kontrole mi sahip olacak?
    C: İkisi de sayılmaz. Fizikselliğiniz gereksinim ve koşullara göre değişken olacak.

    S: (L) Yani bazen ışıktan bir bedenimiz mi olacak?
    C: Yakın.

    S: (L) Bazen de bedenlerimiz şu andaki kadar somut olacak, öyle mi?
    C: Evet.

    S: (L) Ortalama yaşam süresi ne kadar olacak?
    C: 400 yıl.

    S: (L) Bu geçişi 50 yaşındayken deneyimleyecek olanlar da aynı şekilde 400 yıl mı yaşacaklar?
    C: Yenilenerek genç bir görünüm elde edecekler.

    S: (L) Işığın ve karanlığın süresi bakımından günler şimdikinden farklı mı olacak?
    C: Bu önemsiz. Gezegen de 4. yoğunluk olacak.

    S: (L) Ama günler ve geceler, yörünge farklı mı olacak? Eksen açısı değişecek mi?
    C: 3'üncü seviye yoğunluk açısından düşünüyorsun. Kurallar o kadar farklı olacak ki, fiziksel temelli karşılaştırmalar anlamsız kalıyor.

    S: (L) Fakat ben güneşin doğuşunu, kuşların ötüşünü ve rüzgarları seviyorum. Bu şeylerin de aynı kalıp kalmayacağını bilmek istiyorum.
    C: Bir şekilde evet.

    S: (L) Birkaç ipucu veremez misiniz?
    C: Bunu kendinizin görmenize izin vermemiz gerek.

    S: (V) Peygamber Devesi varlıklarıyla ilgili bir deneyimim oldu. Onlar hakkında bilgi verir misiniz?
    C: Minturyanlar.

    S: (L) Nereden geliyorlar?
    C: Oryon.

    S: (L) Oryonlular kötü adamlar mı?
    C: Subjektif.

    S: (L) Hangi gruba üyeler?
    C: Tıpkı Pleyadesliler gibi, Federasyon'a.

    S: (L) Beni kaçırdılar mı veya bu hafızanın kaynağı nedir?
    C: Bu, bilinçaltının derin bir seviyesinde tutulmuş bir geçmiş yaşam anısı.

    S: (L) Bana ne yaptılar?
    C: Öğrenme amacına yönelik geri-programlama.

    S: (L) Ne için?
    C: Öğrenmen gereken dersleri biz söylemeyiz.

    S: (L) Griler V___'yi neden kaçırdı?
    C: Kendini yok etmesi için onu programlamaya çalıştılar.

    S: (L) Bu programlamanın üstesinden geldi mi?
    C: Öyle umalım. Her zaman hata olasılığı vardır. Unutmayın, özgür irade, yaratılıştaki en önemli bilinç yasasıdır.

    S: (V) Rüyamda bir öğretmen olduğumu ve küçük çocuklara ışığı ve rengi nasıl kullanacaklarını öğrettiğimi gördüm. Bu bir önbiliş miydi?
    C: Muhtemelen.

    S: (L) Bu olasılık önümüzdeki on yıl içinde gerçekleşebilir mi?
    C: Dinleyin. Açık.

    S: (L) Vahiy kitabındaki 666 sayısının anlamı nedir?
    C: Visa.

    S: (L) Kredi kartında olduğu gibi mi yani?
    C: Evet.

    S: (L) Kredi kartları, 666'nın temsil ettiği şeyin işi mi?
    C: Evet?

    S: (L) Tüm kredi kartlarımızdan kurtulalım mı?
    C: Size bağlı.

    S: (L) Kendimizi kredi kartı sisteminden tamamen koparmamak daha avantajlı mı olur yoksa?
    C: Kredi aynı zamanda borç değil midir?

    S: (L) Bu olumlayıcı anlamda mı?
    C: Bunu nasıl yapacaksınız?

    S: (L) Herhangi bir öneriniz var mı?
    C: Yakında dünyada kredi ve borçtan başka birşey kalmayacak. Yeni visa borç kartlarını duymadınız mı? Bu, dünya bankacılık sisteminin, yani yılan kardeşliğinin, yani Kertenkelelerin, yani İsa-Düşmanlarının kontrolü altındaki geleceğin para sistemi.

    S: (L) Yani kredi kartım yoksa bu sisteme ait olmak zorunda kalmayacak mıyım?
    C: Hayır. Tercih hakkın olmayacak: ait ol veya açlıktan öl.

    S: (L) Özgür iradeye ne oldu?
    C: Yılan Kardeşliği, yani Kertenkeleler, yani İsa-Düşmanları özgür iradeye 309.000 yıldır müdahale ediyorlar. Değişim yaklaştıkça gözleri kararıyor.

    S: (V) Kendim için iyi olmadığını hissettiğim şeylere karşı hep isyan etmişimdir. Bu sisteme karşı isyan etmek mümkün mü?
    C: Eğer bedenini terk etmek istiyorsan.

    S: (L) Yani bunun neticesi ölüm olacaktır...
    C: Evet.

    S: (L) Eğer taşınmamız gerekirse...
    C: Karmaşayı değişimler izleyecek, sabırlı olun.

    S: (L) Kırsala taşınmak istiyoruz. O şekilde bir yaşam sürerek bu kredi/borç kartı olmadan yaşayabilir miyiz?
    C: Hayır.

    S: (L) Nerede olurlarsa olsun herşeyi ve herkesi kontrol etme kapasitesine mi sahipler?
    C: Evet.

    S: (L) Guyana'ya taşınsak, yağmur ormanında kütükten bir ev yapsak ve kimseyi rahatsız etmesek bile bu şeyden kurtulamaz mıyız?
    C: Laura, Kertenkele varlıklarının mutlak kontrole yönelik var güçleriyle yapacakları girişimin etkisinden, nereye gidersen git kurtulamayacaksın.

    S: (L) Bu kelimelerle ifade edilemeyecek kadar moral bozucu. Anlıyor musunuz?
    C: Neden? Bunu değişim takip edecek.

    S: (L) Değişim kısa sürede olacak mı?
    C: Konudan sapıyorsun. "Bringers of the Dawn" (Pleiades Öğretileri) kitabını okuyun. Uygun bakış açısıyla bakıldığında, tehlike coşkuya dönüşür. Ama bu bakış açısı, tekrarlıyoruz, üçüncü seviye gerçekliğin bakış açısı değildir.

    S: (L) Belirttiğiniz kitapta Jeanne d'Arc, kazıkta yanarken coşku içinde tasvir ediliyor. Bunu mu kastediyorsunuz?
    C: Gibi, ama sizin kazıkta yanmanıza gerek yok.

    S: (L) Bu az da olsa ferahlatıcı. Ölmenin başka yolları da var.
    C: Biz ölmekten bahsetmiyoruz, Laura. Sımsıkı bir şekilde 3'üncü seviyeye yapışmış olanları dinlersen, bilincinin sapması riskiyle karşılaşırsın, niyetin ne kadar iyi olursa olsun; L___.

    S: (L) L___ hakkında neyi kastediyorsunuz?
    C: Guyana.

    S: (L) "Tehlike coşku olur" derken neyi kastediyorsunuz? Ne çeşit bir tehlike?
    C: Yaklaşan karmaşada yaşam.

    S: (L) Okuduğum çeşitli kitaplar kırsal bölgelere taşınmayı, gruplar oluşturmayı, yiyecek stoklamayı falan tavsiye ediyor.
    C: Dezenformasyon (Ç.N.:yanıltıcı bilgi; yalan). Bunlardan hemen ve tamamen kurtul. Bunlar 3'üncü seviye saçmalıkları.

    S: (L) İstedikleri zaman gelip bizimle beslenecek olan varlıkların insafında kendimizi oldukça çaresiz hissediyoruz. Bizim tarafımızda olup bize enerji veya başka şeyler verecek birileri yok mu?
    C: Kiminle iletişim kurduğunuzu sanıyorsunuz?

    S: (L) O karşamada bize yardım edebilir misiniz?
    C: Evet.

    S: (L) Peki edecek misiniz?
    C: Size bağlı.

    S: (L) Çağırırsak, yardımınızı alabilir miyiz?
    C: Tüm yapmanız gereken istemek.

    S: (L) Yardımdan mahrum kalacağımız dönemlerden geçecek miyiz?
    C: Bağlantı asla kopmaz.

    S: (L) Of, acı çekmek istemiyorum.
    C: Acı çekmek zorunda değilsiniz. 3'üncü seviye düşünmeyi bırak.

    S: (L) Sevdiğim herhangi birinin de acı çekmesini istemiyorum. Hiçbir acı istemiyorum. Yeterince acı çektim!
    C: Bu gece 3'üncü seviyede takılı kaldın.

    S: (L) Sadece bu değil. O kadar çok dezenformasyon var ki, kime inanacağını bilemiyorsun... Size güvenebileceğimizi nereden bileceğiz? Etrafta insanı aldatan bir sürü kaynak var ve bunu çok zekice yapıyorlar. İncil'e bak... insanlar 2.000 yıldır buna inanıyorlar...
    C: Yalnızca izin verdiğinizde aldatırlar.

    S: (L) Evet, bazı şeyleri inançla kabul edeceğiz... ama... Buradaki sorunu anlayabiliyor musunuz?
    C: Evet, ama sen anlamıyorsun.

    S: (L) Sorunum nedir?
    C: Zihinsel blok.

    S: (L) Yakın geçmişte Matta'nın 24'üncü bölümünün ve Lukas'nın 21'inci bölümün, uzun uykusundan sonra İsa tarafından verildiğini söylemiştiniz. Bu bölümlerin ikisi de şimdiyi Nuh'un günlerindeki gibi tasvir ediyor. Bu doğru bir değerlendirme mi?
    C: Bir anlamda ve bireysel olaylar henüz belirli değil.

    S: (L) Nuh'un hikayesinde Nuh'a bir gemi inşa etmesi söyleniyor.
    C: Sembolik.

    S: (L) Ama Nuh gerçekten bir gemi inşa etti. Belirli bireylerin, her kimseler, gemiler inşa ettikleri ve o korkunç felaketten kurtulmak için birşeyler yaptıkları doğru mu?
    C: Hayır. Bu olaya şu şekilde bak. Nuh bir gemi inşa etti çünkü bu ona çok eğlenceli bir iş gibi geldi ve sel geldiğinde de gemi işe yaradı, anlıyor musun?

    S: (L) Yani yaptığımız şeyleri eğlenceli geldiği için yaparsak doğru zamanda ve doğru yerde olacağımızı ve her ne olursa olsun doğru şeyi yapıyor olacağımızı söylüyorsunuz, öyle mi?
    C: Yakın.

    S: (L) Yapmamız gereken şeyi yapmaya ve olmamız gereken yerde olmaya doğru yönlendirileceğimizi mi söylüyorsunuz?
    C: Herşey yerini bulacaktır fakat olayları zorlarsanız yolunuzu şaşırma riskiyle karşılaşırsınız.

    S: (L) Kanallama yaptıklarını sanan pek çok kişinin aslında sadece dünyevi ruhlarla temas kurduklarını düşünmekte haklı mıyım?
    C: Bazen.

    S: (L) Işığa gitmiş olan ölülerle iletişim kurmak mümkün mü?
    C: Bazen.

    S: (L) Sorular sorabilmeleri için başka insanlar buradayken bunu yapmamız mümkün olabilir mi?
    C: Evet.

    S: (L) S___ başka güçlerin etkisi altında mı?
    C: Evet.

    S: (L) Kimin?
    C: Kim olabilir? Kertenkeleler.

    S: (L) İzinlerini almak suretiyle insanlar üzerinde ruh çıkarma yapmak evrensel yasalar dahilinde makul müdür?
    C: Bunu izin almadan zaten yapıyorsun.

    S: (L) İzin almadan yapmak doğru mudur?
    C: Açık.

    S: (L) Burnumuzu istenmediğimiz yerlere sokarak kendimizi Karmik yüklerle dolduruyor olmamız mümkün mü?
    C: Evet.

    S: (L) Rica edilmeden bunu yapmamak daha mı iyi olur?
    C: Bunu kendin yanıtlamalısın.

    S: (L) Yüksek benlikten izin istendikten sonra biri üzerinde ruh çıkarma yapılabilir mi?
    C: Çelişkili düşünce kalıpları.

    S: (L) Temizleme yapmak için birinin yüksek benliğinden izin istenebilir mi?
    C: Karmik öğrenme ödevlerine müdahale etmeme konusunda dikkatli olun.

    S: (L) Bazı insanların yapışık ruhları Karma'larının bir parçası mı?
    C: Evet.

    S: (L) Canavar ve 666 sayısına dönelim. Kertenkeleler tarafından tüm dünya üzerinde kontrol çabasından sonra değişimlerin meydana geleceğini söylediğiniz, değil mi?
    C: Evet.

    S: (L) Kontrolün uygulanmasından ne kadar sonra?
    C: Açık.

    S: (L) Bazı kitaplardaki kehanetler, bu sürenin 6.3 veya 7 yıl süreceğini söylüyor. Bu doğru mu?
    C: Açık.

    S: (L) Birkaç yıl önce 666'nın manası ile ilgili başka bir yorum dinlemiştim, o yorum da doğru mu?
    C: Belki. "VI" Roma rakamlarında 6 demek. "S" eski Mısır'da 6'ydı. "A" Sankskritçe'de 6'ydı. Bak, VISA 666 demek oluyor. Uzun süreli seyahatler için de "VISA"ya (vize) ihtiyaç duyuluyor, öyle değil mi?

    S: (L) 13'üncü bölümün diğer bölümleri... Bu ayette diyor ki "Kumlu sahilde durdum ve denizden on boynuzlu ve yedi kafalı bir canavarın çıktığını gördüm. Boynuzlarında on tane krallık tacı ve aşağılayıcı yazılar vadı." Bu ayet ne anlama geliyor?
    C: Pek çok anlama. Maddi kontrol. 10, tüm değer birimlerinin evrensel kontrolünü simgeliyor.

    S: (L) Yani on boynuz değer birimlerini temsil ediyor ve burada paradan söz ediliyor.
    C: "In God we trust" (Ç.N.: Amerikan dolarlarında bulunan, "Tanrı'ya inanıyoruz." manasındaki ibare.)

    S: (L) "Ve gördüğüm canavar bir leopara benziyordu..."
    C: Yeni Dünya Düzeni.

    S: (L) "Ejderha gücünü ve büyük hükümdarlığını ona verdi..." Ejderha kim?
    C: Tekrar oku lütfen.

    S: (L) "...gördüğüm canavar bir leopara benziyordu..." Leopar neyi simgeliyor?
    C: Leopar hızlı hareket eder ve belirgin işaretleri vardır.

    S: (L) "Ayakları bir ayınınkiler gibiydi..." Ayaklar neyi simgeliyor?
    C: Rusya.

    S: (L) Neden ayınınki gibi ayaklar?
    C: O coğrafi konumdaki gizli bir güç merkezi.

    S: (L) Bu güç merkezinin özelliği nedir?
    C: ABD ile aynı. Ayaklar kolay görülmez.

    S: (L) Bu, Rusya'yla ABD'nin gizli bir birliği olduğu anlamına mı geliyor?
    C: Aynı kontrol altındalar.

    S: (L) Kertenkeleler mi?
    C: Temelde.

    S: (L) "Ağzı bir aslanınki gibiydi..." Ağız neyi simgeliyor ve neden aslınki gibi?
    C: Gürültücü ve böbürlenici.

    S: (L) Gürültücü ve böbürlenici olan kim ve bu nasıl gerçekleşecek?
    C: Ekonomik güç yapısı. Aslan güçlüdür ve kükreyerek dikkatleri üzerinde toplar. Yeni dünya düzeni hakkında yüksek sesle kim konuşuyor?

    S: (L) ABD mi?
    C: Yakın. ABD'nin unsurları.

    S: (L) "Kafalarından biri ölümcül bir yara almış gibi göründü fakat bu ölümcül yara iyileşti ve tüm dünya şaşkınlık ve hayranlık içinde canavarın peşinden gitti..." Başlardan birinin ölümcül bir yara alması ne anlama geliyor?
    C: Dünya-dışılar.

    S: (L) Dünya-dışılar Canavar'da ölümcül bir yara açmış gibi mi görünecekler?
    C: Başlangıçta.

    S: (L) "...fakat bu ölümcül yara iyileşti ve tüm dünya şaşkınlık ve hayranlık içinde canavarın peşinden gitti..." Bu ne anlama geliyor?
    C: İlk korkunun yerini hayranlık ve tapınma alıyor.

    S: (L) "Yere kapandılar ve ejderhaya hürmetlerini gösterdiler çünkü ejderha, tüm hakimiyet ve otoritesini canavara bağışlamıştı..." Kim bu ejderha?
    C: Dünya Siyasi İdaresi.

    S: (L) Peki canavar kim?
    C: Yeni Dünya Düzeni, yani Yılan Kardeşliği, yani Kertenkeleler, yani İsa-Düşmanları.

    S: (L) "Canavara konuşma gücü verildi ve böbürlenici ve hakaretengiz şeyler söyledi ve otoritesini 42 ay boyunca uygulama özgürlüğü verildi..."
    C: Zamanlama açık. Konuşma gücü, duysal ve görsel medya bakımından kendini açıklıyor.

    S: (L) "Ve ağzını açıp Tanrı'ya hakaretler etti, adına ve makamına iftiralarda bulundu, cennette yaşayanlara hakaret etti..." Buna göre bu grup, bu canavar gelecekte...
    C: İsa-düşmanlarına tapınmayı, sadakati ve itaati teşvik etmek üzere dezenformasyon yayacak.

    S: (L) "Hatta Tanrı'nın kutsal insanlarına karşı savaş açma ve onlara üstün gelme izni aldı ve tüm kablileler, halklar ve her dil ve ırk üzerindeki otoritesini uzatmak için güç verildi..." Bu, itaat etmeye reddedenlerin karşılaşacakları sıkıntı ve belaları mı kastediyor?
    C: Hayır. Önceki cevaba bak.

    S: (L) "Dünyanın tüm insanları hayranlık içinde yere kapanacak... Dünya kurulduğundan beri kendini feda eden Kuzu'nun Hayat Kitabı'nda adları kaydedilmeyenler..." Hayat Kitabı'nda adları yazılanlar kimler? Hayat Kitabı nedir?
    C: Süper Bilgisayar.

    S: (L) Kuzu'nun Hayat Kitabı... adları kaydedilmemiş olan herkes... Canavara tapınacak olanların, adları kaydedilmemiş olanlar olduğunu söylüyor. Canavara tapınmayanların adlarını kaydeden bir süper bilgisayar mı var yani?
    C: Evet.

    S: (L) Peki bu süper bilgisayar kimin?
    C: Canavar. Tüm isimler itaatkar olanlar ve olmayanlar olarak kaydedilecek.

    S: (L) Bu "Kuzu" kim?
    C: Canavar.

    S: (L) "Duyabilen kim varsa dinlesin: esarete doğru gidenin kendisi esarete gidecek; kim kılıçla öldürürse, kılıçla öldürülecek... İşte bu, azizlerin (Tanrı'nın insanlarının) sabır ve sadakati için bir çağrıdır..." Tanrı'nın insanları kimler?
    C: Herkes.

    S: (L) "Esarete doğru giden esir olacak." Bunun anlamı nedir?
    C: Lideri izlemek.

    S: (L) Eğer lideri izlerlerse esir olacaklar ve eğer liderle savaşırlarsa öldürülecekler mi?
    C: Evet.

    S: (L) "Sonra topraktan çıkan başka bir Canavar gördüm; kuzu gibi iki boynuzu vardı ve bir ejderha gibi konuşuyordu..." Bu neyi simgeliyor?
    C: Aynı varlığın diğer yüzleri.

    S: (L) Kuzu gibi iki boynuzu vardı ne demek? Kuzunun boynuzu olmaz. Neden boynuz diyor?
    C: Çelişki yoluyla zihin bulandırma.

    S: (L) Peki kuzu neyi temsil ediyor?
    C: Canavarın aynı yüzü.

    S: (L) "...ejderha gibi konuşuyordu" ne anlama geliyor?
    C: Aynı.

    S: (L) "Tıpkı ilk canavar gibi tüm güç ve kontrolü uyguluyor ve dünyayı ve üzerinde yaşayanları, ölümcül yarası iyileşen ilk canavarı yüceltmeye ve tanrılaştırmaya, ona tapmaya yönlendiriyor." İlk canavardan farklı ikinci bir canavar var gibi anlatıyor ama siz bunun sadece canavarın diğer bir yüzü olduğunu söylüyorsunuz.
    C: Evet. Şöyle bak; uzaylılar bir yüz; Tanrı diğer bir yüz; devlet diğer bir yüz vs.

    S: (L) Tanrı'nın, canavarın yüzlerinden biri olduğunu mu söylüyorsunuz?
    C: Din tarafından tanımlandığı şekliyle.

    S: (L) "Büyük işaretler, korkutucu mucizeler gösteriyor, hatta insanların gözü önünde gökten dünyaya ateşler düşürüyor." Bu ne anlama geliyor?
    C: Dünya-dışılar "mucizeler" gösteriyor.

    S: (L) Peki Canavar'ın "sureti" nedir?
    C: Dünya-dışılar.

    S: (L) Kılıçla yaralanıp gene de yaşamaya devam etmek ne demek oluyor?
    C: Önce korkutucu olarak görülüyor sonra da Tanrı gibi algılanıyorlar.

    S: (L) "Ve canavara hayatın nefesini Canavar'ın suretine aktarma izni verildi ki canavarın heykeli gerçekten konuşabilsin ve canavarın suretine eğilip tapınmayanların hepsini öldürebilesin." Bu ne anlama geliyor?
    C: Aldatma tamamlandıktan sonraki tam kontrol.

    S: (L) "Küçük-büyük, zengin-fakir, özgür-köle herkesin sağ ellerine veya alınlarına bir yazıyla işaret konulmasını sağladı." Bu yazı nedir?
    C: VISA kimlik numarası.

    S: (L) Bu gerçekten bedenlerimize fiziksel olarak uygulanacak mı?
    C: Kodlanacak.

    S: (L) Nasıl? Bu Dünya-dışılar'ın insanları kaçırdıklarında yaptıkları şey mi?
    C: Hayır.

    S: (L) Nasıl yapılacak?
    C: Basılacak.

    S: (L) Hangi teknikle?
    C: Elektronik kodlama. Bir dizi rakam.

    S: (L) Bunları derilerimize, kafa veya el derimizin altına mı işleyecekler?
    C: Evet.

    S: (L) Herhangi bir para işlemi yapmak için elini elektronik bir tarayıcının üzerine koymak zorunda olacaksın gibi mi?
    C: Aynen.

    S: (L) Tamam, şöyle diyor: "İşte ayırt edilecek yer, işte yorum bilgisi için bir çağrı; yeterince aklı, zekası, sezgisi olan Canavar'ın rakamını hesaplasın. Çünkü bu insanların kullandığı bir rakam, belirli bir adamın rakamı, onun rakamı 666." Bu ne anlama geliyor?
    C: Daha önce de açıkladığımız gibi Visa. Herkesin kendi numarassı olacak ve bu bir visa numarası olacak, Canavar'ın numarası.

    S: (L) "Sonra bir de baktım ki kuzu Zion Dağı'nda duruyordu ve yanında da onun ve babasının adını alınlarına yazdırmış olan 144.000 adam duruyordu..." Bu ne anlama geliyor?
    C: Kimlik. Kuzu, dünya bankasının liderlik konseyi. Pek çok kişi Tanrı tarafından "işaretlendiklerini" sanırken aslında Canavar tarafından işaretlenecek.

    S: (L) "Ve sonra cennetten büyük suların sesi gibi ve güçlü bir yıldırım sesi gibi bir ses duydum ve duyduğum ses harplerini çalan harpçilerin müziğine benziyordu.." Cennetten gelen ve büyük suların ve güçlü bir yıldırımın sesine benzeyen ses nedir?
    C: İsa'nın dönüşü.

    S: (L) "Ve yeni bir şarkı söylüyorlar... Dünyadan fidye olarak alınan 144.000 kişi dışında kimse o şarkıyı söylemeyi öğrenemedi..." 144,000 kişinin dünya bankası liderleri odluğunu söylemiştiniz ve burada da onların İsa'nın gelişi sırasında dünyadan fidye olarak alındıkları söyleniyor. Şöyle diyor: "O 144.000 kişi kendilerini kadınlarla ilişkilerinde kendilerini kirletmediler çünkü onlar bakire kadar saftırlar. Onlar, Kuzu nereye giderse onu takip edenlerdir... Fidye olarak alındılar..."
    C: Sembolizm sonradan eklendi ve bu husus tam olarak doğru değil. Semboller karmaşık hale getirilmiş. Seçkinciliği ve bölücülüğü teşvik etkisi yapıyor.

    S: (L) 144.000 kişi, bizim deyişimizle iyi adamlar mı, yoksa kötü adamlar mı?
    C: Her ikisi. Üst seviye bilgisi olanlar.

    S: (L) Bunlar insan mı?
    C: Evet.

    S: (L) Yani dünya üzerinde üst seviye bilgisi olan 144.000 kişi olacak, öyle mi?
    C: Yaklaşık olarak.

    S: (L) Peki bu 144,000 kişi arasında biz de var mıyız? Sadece merak ettim.
    C: Belki.

    S: (L) "Onların dudaklarında hiçbir yalan bulunamaz çünkü onlar masum, lekesiz, kusursuzdurlar. Ve sonra gökyüzünde ebedi kutsal kitapla uçan başka bir melek gördüm. Dünya'daki insanlara, her ırka, her kabileye ve halka güçlü bir sesle şunu söylüyordu: Tanrı'ya saygı gösterin, onu onurlandırın çünkü yargı saati geldi, onun önünde yere kapanın, hürmet gösterin. Dünyayı, cenneti, denizi ve su kaynaklarını yaratan Tanrı'ya tapının." Buradan ne anlamamız gerekiyor?
    C: Sorgulanabilir bir kaynak tarafından sonradan eklendi.

    S: (L) "Sonra ikinci bir melek geldi ve dedi ki: Düştü, Büyük Babil düştü. Tutkulu iffetsizliğinin şarabıyla bütün milletleri sarhoş etmişti..." Babil kim ve düşmesinden kastedilen şey nedir?
    C: Önceki cevapla aynı.

    S: (L) "Üçüncü bir melek çıkarak güçlü bir sesle, her kim canavara hürmet gösterir ve onun damgasının alnına veya eline basılmasına izin verirse, o da Tanrı'nın kızgınlık ve gazap şarabından içmek zorunda kalacak ve kutsal meleklerin ve kuzunun huzurunda ateş ve kükürtle işkence görecek..."
    C: Dezenformasyon. Korku ve direnç yaratarak dünya-dışıların bu negatif duyguların enerjisiyle beslenebilmeleri amacına hizmet ediyor.

    S: (L) "Tekrar baktım ve beyaz bir bulut gördüm ve bulutun üzerinde de altın bir taç giymiş bir insana benzeyen birinin oturduğunu gördüm ve elinde de keskin bir tırpan vardı.." Bu da bir eklenti mi?
    C: Evet.

    S: (L) "Tapınaktan başka bir melek daha çıktı ve bulutun üzerinde oturana güçlü bir sesle dedi ki: Tırpanını al ve biçmeye başla çünkü dünyanın tarlası hasat için uygun hale geldi.."
    C: Yine korku temelli dezenformasyon.

    S: (L) Vahiy'in bazı bölümlerini Immanuel Velikovsky'nin eserinde anlatılanlara benzettim, o bölümlerde anlatılanların içeriği doğru muydu?
    C: Evet.

    S: (L) Kertenkelelerin yapacaklarını yapmasından sonra meydana gelen olaylar, Visa'nın gelmesi... Bu İsa'nın dönmesinden önce mi, yoksa sonra mı?
    C: Önce.

    S: (L) Yani komet kümesi İsa'nın dönüşünden önce mi gelecek?
    C: Evet. Ama dönüş yalnızca tek bir olay, herşey değil.

    S: (L) Komet kümesinin dünyayla etkileşimi nedeniyle dünyada büyük bir yıkım olacak ve belki çok sayıda insan ani bir şekilde bedenlerini terk edecek değil mİ?
    C: Yakın.

    S: (L) İsa bu olaydan hemen sonra mı dönecek?
    C: Bütünün bir parçası olarak.

    S: (L) Komet kümesi olaylarının bir parçası mı olacak?
    C: Sonrasında.

    S: (L) İsa dönünce ne yapacak?
    C: Öğretecek.

    S: (L) Gezegende bu dersleri alacak kaç kişi olacak?
    C: Açık.

    S: (L) Altı milyar gibi bir varsayımda bulunabilir miyiz?
    C: Dilediğiniz gibi varsayımda bulunabilirsiniz.

    S: (L) Sürekli olarak İsa'nın dönüşünün bütünün bir parçası olacağını söylüyorsunuz, yani sanki önemli bir noktayı kaçırıyorum. İlgili sorunun sorulduğunu varsayın ve kaçırdığım hususu bana söyleyin lütfen.
    C: Eğer dikkat edersen son derece açık.

    S: (L) Yani?..
    C: 4'üncü yoğunluğa geçiş.

    S: (L) Dördüncü yoğunluğa geçiş kometlerden önce mi olacak, yoksa sonra mı?
    C: Sonra.

    S: (L) Komet kümesiyle dünyanın etkileşimi...
    C: Geçişten önce gerçekleşecek.

    S: (L) Yoğunluk değişimine neden olacak olan şey bu olaylar mı olacak?
    C: Hayır.

    S: (L) Yani elektromanyetik etkileşimlerin dünyanın atomik titreşimlerini arttırmasının 4'üncü yoğunluğa geçişle bir ilgisi yok diyorsunuz.
    C: Evet.

    S: (L) Yani, kometler ortalığı alt-üst edecek ve sonra da İsa'nın gelişiyle birlikte geçiş gerçekleşecek...
    C: Daha önce.

    S: (L) Geçiş meydana gelecek ve biz şaşkın gözlerle etrafa bakıyor olacağız, ne yapacağımızı bilmez durumda olacağız çünkü kendimizi daha önce hiç bilmediğimiz yepyeni bir ortamda bulacağız ve bunun ardından da İsa gelecek, öyle mi?
    C: Kabaca doğru.

    S: (L) Peki İsa döndükten ve bilgi vermeye başladıktan sonra ne olacak... Gezegendeki herkes bu bilgileri almak için tek bir yerde mi toplanacak?
    C: Hayır.

    S: (L) İsa sürekli yolculuk yaparak mı öğretecek?
    C: Teknoloji.

    S: (L) Medya yoluyla mı öğretecek?
    C: Evet.

    S: (L) Yani medya, televizyon, radyo ve benzeri şeyler devam mı edecek?
    C: Kısmen.

    S: (L) O süreçte veya bu geçişten hemen önce bazı insanlar büyük gruplar halinde Kertenkelelerle birlikte dünyadan ayrılmış mı olacak?
    C: Evet.

    S: (L) Dünyada yalıtılmış şehirlere taşınarak Kertenkelelerle işbirliği halinde yaşayacak büyük insan grupları olacak mı?
    C: Yakın.

    S: (L) Yani dünyada Kertenkelelerin kontrolü altında ve İsa'nın kontrolü altında bölgeler mi olacak?
    C: İsa kontrol altında tutmaz.

    S: (L) Kertenkeleler zaman zaman şehirlerinden çıkıp İsa'yı takip edenleri taciz edecek mi?
    C: Belki.

    S: (L) Yani dünyanın nüfusu büyük ölçüde azalmış olacak, orada burada insanlar olacak ve bunlar birleşmiş durumda olmayacak, öyle mi?
    C: İyi geceler.
    Edited by - bozadi on 20/09/2007 17:28:17
    --------------------
    18 Ekim 1994 F___ ve Laura

    S: (L) Merhaba.
    C: Merhaba.

    S: (L) Bize adınızı ve açılış cümlenizi söyler misiniz?
    C: Debeda. Merhaba.

    S: (L) Bedensiz bir varlık mısınız?
    C: Kasyopyalıyım.

    S: (L) Enerjin neden diğerlerinki kadar yüksek görünmüyor?
    C: Başlangıçta yavaş. Giderek artacak.

    S: (L) Aranızdan biri günboyu omzumun üstünden bakarak hazırladığım soruları okuyor muydu?
    C: Evet.

    S: (L) Bu gece sorularımı tam olarak yanıtlayacak mısınız?
    C: Evet.

    S: (L) Sen bir erkek misin yoksa dişi mi?
    C: Her ikisi.

    S: (L) Tüm kasyopyalılar hem erkek hem de dişi mi?
    C: Evet.

    S: (L) Herhangi bir şekilde ürüyor musunuz?
    C: Biz ışığız.

    S: (L) Kasyopyalılar hiç fiziksel bedenler içinde bulundular mı?
    C: "Hiç" subjektif.

    S: (L) Tamam, zaman-mekanda herhangi bir noktada fiziksel bedenler içinde bulundunuz mu?
    C: Bulunduk, bulunacağız ve bulunuyoruz.

    S: (L) Eşzamanlı geçmiş, şimdi ve gelecekten mi bahsediyorsunuz?
    C: Her zaman ve her yerde.

    S: (L) Ortak bilinçaltının, bilinçdışının veya bilincin bir parçası mısınız?
    C: Çok belirsiz.

    S: (L) Yüksek bilincimizin bir parçası mısınız?
    C: Herşey öyle.

    S: (L) Sorularıma somut yanıtlar vermeye hazır mısınız, biliyorsunuz ben somut biriyim.
    C: Evet.

    S: (L) Sorduğumuz türdeki soruları yanıtlayabilecek başkaları da var mı?
    C: "Başkaları" çok geniş bir tabir.

    S: (L) Kanallama yapılan kaynaklarla ilgili yaşanan sıkıntıyı anlıyorsunuz değil mi?
    C: Evet.

    S: (L) Sıkıntımız soruların nadiren kısa ve öz bir şekilde, doğrudan veya buna yakın bir şekilde yanıtlanmasıyla ilgili.
    C: Kendi perspektifiniz de bununla uyumlu olmalı.

    S: (L) Dünya üzerindeki ırklarla ilgili olarak ırksal üstünlük diye birşey var mı?
    C: Fiziksel sınırlanma yönünde ancak karmik olarak belirlenebilir.

    S: (L) Belirli bir ırka veya bir diğerine doğmak karmik olarak belirlenebilir mi?
    C: Evet.

    S: (L) Yok olan diğer gezegenden gelen Ariler/Keltler bu gezegene geldiklerinde buradaki insanlardan herhangi bir şekilde daha üstün müydüler?
    C: Az çok.

    S: (L) Bu üstünlüğün niteliği neydi?
    C: Dayanıklılık.

    S: (L) Fiziksel mi yoksa zihinsel mi?
    C: Fiziksel.

    S: (L) Ama sarı saçlı, mavi gözlü insanlar, örneğin zencilerle karşılaştırıldığında biraz daha narin ve ince-tenli görünüyorlar.
    C: Yüzeydeki bu ortam için geçerli.

    S: (L) Dünyadaki en eski ırk hangisi?
    C: Hepsi aynı.

    S: (L) Diğer gezegenden gelen Ariler/Keltler de mi?
    C: Evet.

    S: (L) Tarihte Kantek, Martek ve Dünya'nın her üçü arasında birbirleriyle iletişim kuran varlıklar yaşadımı hiç?
    C: Hayır.

    S: (L) Peki tarihte aynı anda her üç gezegende canlıların yaşadığı zamanlar oldu mu?
    C: Evet.

    S: (L) Neden farklı ırklar var?
    C: Pek çok sebep. Deneysel yaratımlar. Kısmen.

    S: (L) Doğulular nereden geldi?
    C: Diğer tümüyle aynı. Deney sonucu.

    S: (L) Bu gezegende mi var oldular? Bu gezegenin yerlileri mi?
    C: Her ikisi. Doğulular en gelişmiş ruhlar için, Ariler en agresif ruhlar için, Zenciler de dünya titreşimsel frekansına en doğal şekilde uyumlu ruhlar için ayrıldı. Kızılderili "yerliler" de öyle.

    S: (L) Benim baskın genetik türümü belirleyebilir misiniz?
    C: Kafkas.

    S: (L) Kafkas, Ari veya Keltden farklı mı?
    C: Ari alt grubu.

    S: (L) Bir Kafkas olarak bende hiç Zenci kanı var mı?
    C: Zayıf bir iz.

    S: (L) Veda'larda bahsedilen mavi derili halk kimdi?
    C: Ariler.

    S: (L) Ariler asıl olarak mavi derili miydiler?
    C: Hayır.

    S: (L) Peki neden mavi derili insanlardan, Apalaşyaların uzak bölgelerindeki mavi derili insanlardan bahsediliyor?
    C: Beyazlar gerçekten "beyaz" mı?

    S: (L) Hiç gerçekten mavi derili insan oldu mu?
    C: Hayır. Derilerinin incelikleri ve yerli halkla kıyaslanma bakımından mavi olarak algılandılar.

    S: (L) Gamalı haç sembolünün kökeni nedir?
    C: Doğu. Üstünlüğü vurguluyor.

    S: (L) Adem ve Havva, bilgi ağacının meyvelerini yerken kendilerini esaretten kurtaracak bilgiyi elde etmeye mi çalışıyorlardı?
    C: Adem ve Havva sembolik.

    S: (L) Peki esaret altındalar mıydı ve iyi bir "yılanın" yardımıyla kendilerini özgür kılmaya mı çalışıyorlardı?
    C: İyi değil.

    S: (L) Kertenkeleler geldiğinde Adem ve Havva birine esir miydiler?
    C: Hayır. Özgürdüler. Adem ve Havva'nın sembolik hikkayesi yanlış bilgiye cezbolma hikayesidir. İyi ve kötünün bilgisinin ağacı, odaklanmış, sınırlandırılmış bilgiydi.

    S: (L) Güneş sistemi bir çeşit dev bir atom mu?
    C: Hayır. Ama benzer; atomik bilginizin hala büyük ölçüde teorik olduğunu unutmayın.

    S: (L) Gezegenlerin yörüngesi, bir atomun etrafındaki elektronların yerleştiği kabuklara benzer enerji "kabukları" olarak tanımlanabilir mi?
    C: Yakın.

    S: (L) Güneş sistemi zamanda farklı noktalarda enerji emiyor veya yayıyor mu ve gezegenler bir kabuktan başka bir kabuğa geçiyor mu? Ve tabii aldığı veya yaydığı enerjiler yoluyla Güneş sisteminin yapısı değişiyor mu?
    C: Öncelikle birşeyler alıyor veya yayıyorsa, tabii ki değişir. Ve ikinci olarak da, köklü değişimler dış güçlerle etkileşimin bir sonucu olarak meydana gelir.

    S: (L) Hangi dış güçler?
    C: Alan birleşmesi.

    S: (L) Alan birleşmesi nedir?
    C: Dünya'ya olacak olan.

    S: (L) Bu yakında mı olacak?
    C: Evet.

    S: (L) Bu alan birleşmesi evrende, galakside veya güneş sisteminde sıkça meydana gelen bir olay mı?
    C: Evet.

    S: (L) Buna neden olan şey nedir?
    C: Boyut sınırından geçiş.

    S: (L) Boyut sınırı nedir?
    C: Fazla karmaşık.

    S: (L) Finiks (anka kuşu) efsanesinin kaynağı nedir?
    C: Eski Hint'te yıkım ve yeniden yapım.

    S: (L) Kertenkeleleri kim yarattı?
    C: Ormetyon.

    S: (L) Ormetyon kim?
    C: Düşünce merkezi.

    S: (L) Nerede bulunuyor?
    C: Heryerde.

    S: (L) Biraz daha ipucu verebilir misiniz?
    C: Başka bir gerçeklik bölümü.

    S: (L) Kertenkeleleri yaratan bu varlık akıllı, kendinin farkında olan bir varlık mı?
    C: Evet ve hayır.

    S: (L) Bu varlık sizin Geçici Yolcular olarak tanımladıklarınızdan biri mi?
    C: Hayır.

    S: (L) Benzer mi?
    C: Hayır.

    S: (L) Peki bu Ormetyon'u kim yarattı?
    C: Ormetyon bir varlık değil, düşünce merkezi.

    S: (L) Peki neyin düşünce merkezi?
    C: Fazla karmaşık.

    S: (L) Ezekyel'e görünen kimdi?
    C: Kertenkele varlıkları.

    S: (L) Bütün bu bilgilerle ne yapmamıza niyet ediyorsunuz?
    C: Kitaplaştırın.

    S: (L) Bir isim öneriniz var mı?
    C: Size bağlı.

    S: (L) Aşamalı olarak mı yayınlamalıyız? Bazı bilgiler oldukça ağır.
    C: Hepsi birden.

    S: (L) Evrenin tek bir mutlak yaratıcısı var mı?
    C: Herşey Bir'dir. Ve Bir herşey.

    S: (L) Bir'de meydana gelen ilk bölünme neydi?
    C: Kütlesel bölünme ve dağılım.

    S: (L) Bu eşzamanlı mıydı?
    C: Evet.

    S: (L) Bu bizim "Büyük Patlama" dediğimiz şey mi?
    C: Evet.

    S: (L) Bu olayı tanımlamaya yönelik herhangi bir zaman terimi var mı?
    C: Her zaman.

    S: (L) Maddi evrende mevcut olan herşeyin diyelim ki "x" yaşında olduğunu söyleyebilir miyiz?
    C: Hayır. Sonsuz şimdi. Yalnızca olmadı, oluyor ve olacak. Genişleyen varoluş.

    S: (L) İnsanlar arasında Yılan Kardeşliği'yle işbirliğini başlatan kimdi?
    C: Adem ve Havva.

    S: (L) Adem ve Havva gerçek insanlar mıydı?
    C: Hayır.

    S: (L) Bir insan grubu muydu?
    C: Cazibeye kapılma değildi, bir düşünce kalıbı değişimiydi.

    S: (L) Bu insanlar kimdi veya neydi? Hangi ülkede yaşıyorlardı?
    C: Tüm insanlar. Boyut sınırından geçiş.

    S: (L) Yani bunun bir boyut geçişi veya birleşimi sırasında mı meydana geldiğini söylüyorsunuz?
    C: Evet.


    S: (L) Bu olayda bir grup varlıkla diğer bir grup varlık arasında savaş gibi birşey oldu mu?
    C: Boyut sınırı geçişinin pek çok yansımaları vardır.

    S: (L) Yani Kertenkeleler olmasaydı başkası olacaktı, öyle mi?
    C: Evet.

    S: (L) Yani bunun olması bir bakıma kaderdi?
    C: Evet.

    S: (L) Bu büyük bir kozmik oyunun parçası mı?
    C: Evet.

    S: (L) Mutlak yaratıcı kendinin farkında mı, kendinin bilincinde mi?
    C: Evet ve hayır.

    S: (L) Evrenimizde olan bu olaylar doğal bir akışın parçası diyorsunuz.
    C: Yakın.

    S: (L) Bizim evrenimizden başka evrenler var mı?
    C: Evet.

    S: (L) O evrenler de "bizim" mutlak yaratıcımızın bir parçası mı?
    C: Evet.

    S: (L) Bu evrenler sayılabilir mi?
    C: Saymak yapay nitelikte sınırlandırıcı bir kavram.

    S: (L) Bu evrenlerin sayısı sınırsız mı?
    C: Bir anlamda.

    S: (L) Evrenler birbirleriyle çarpışıyor veya birleşiyorlar mı?
    C: Fazla karmaşık.
    ---

    --------------------
    19 Ekim 1994 F___ ve Laura

    S: (L) Merhaba.
    C: Merhaba.

    S: (L) Bu gece bizimle birlikte biri var mı?
    C: Her zaman sizinle birlikteyiz.

    S: (L) Bu gece kiminle konuşuyoruz?
    C: Nonigera.

    S: (L) Hipnoz altındaki bir bireye dünya-dışıların düşüncelerine erişmesi istenebilir mi, bunu yapabilir miyiz?
    C: Evet. Birey her seviyede bilinçlidir ve aradığınız bilgi o anda biliniyordu. Sorduğunuz sorular bir şekilde farkındalığın bir seviyesinde mevcut olan bilgiye erişimi sağlar. Budd Hopkins ve David Jacobs bu konuda kendilerini aşırı bir kontrol altında tutuyorlar.

    S: (L) M___ F___ neden insanların onunla S___ arasına girmeye çalıştığını düşünüyor?
    C: Paranoya.

    S: (L) M___'nin S___'yle fiziksel bir ilişkisi var mı?
    C: Buna çabalıyor.

    S: (L) S___ neden birden herkese ve herşeye karşı aniden bu kadar soğuklaştı?
    C: Utanç.

    S: (L) Hangi konuda?
    C: Krem.

    S: (L) Krem işinde verdiği sözü tutmadığı için mi?
    C: Yakın.

    S: (L) Ne bakımdan utanç duydu?
    C: Ne kadar aptal ve iki yüzlü göründüğünü fark etti. Genelde biri seninle iletişimini kestiğinde bunun nedeni utanç oluyor.

    S: (L) Peki ___ ile olan iletişimini neden kesti?
    C: V___'nin seninle bağlantısı var.

    S: (L) S___'nin şu anda hala ciddi sorunları var mı?
    C: S___ ciddi olarak algıladığı pek çok sorun yaşıyor.

    S: (L) Ama aslında o sorunlar ciddi değil, öyle mi?
    C: Subjektif.

    S: (L) J___ w___'nin ben ve F___ hakkındaki gerçek hisleri nasıl?
    C: Niyetinizi sorguluyor.

    S: (L) Ne bakımdan? Birşeyler çevirdiğimi mi düşünüyor?
    C: Değişken biri olduğunu düşünüyor.

    S: (L) Peki öyle mi?
    C: Subjektif.

    S: (L) F___ hakkında ne düşünüyor.
    C: İçerleniyor.

    S: (L) Neden?
    C: Zeka.

    S: (L) J___'nin bana karşı niyeti nedir?
    C: Taraftarı yapmak istiyor.

    S: (L) Kıskanıyor mu?
    C: Evet.

    S: (L) F___'nin güçlü bir zihni olduğu için mi?
    C: Evet. Tek istediği taraftarlar.

    S: (L) Bu konuda bana yardım etmenizi istiyorum.
    C: Karmik 1. seviye süreçlere yardım edemeyiz.

    S: (L) Karmik 1. seviye süreç nedir?
    C: Önemli kadersel ders veya görev.

    S: (L) F___ ve benim şu anda yaşamakta olduğumuz olaylar varlık durumumuzda veya yaşamlarımızda bir değişim yaratmak...
    C: Hafızalarınızı açmak için; psişik kayıt.

    S: (L) Diğer yaşamlarımızda da bu deneyimleri yaşadık mı?
    C: Evet.

    S: (L) Bu görev kadersel bir görev mi?
    C: Evet.

    S: (L) Eğer biri bir görev yapma anlamında kaderini gerçekleştirme sürecindeyse, evren bu durumda da onun gereksinimlerini karşılama gücüne sahiptir, değil mi?
    C: Evet.

    S: (L) İkimiz de bu işe odaklanırken bundan mahrum kalmayacağız, değil mi?
    C: Zorluklara rağmen ilerlemeye devam ederseniz.

    S: (L) Yani şimdi yaptığımız herşey...
    C: Ve birbirinizin girdilerini dengeli bir şekilde koordine edin.

    S: (L) S___ mücevherlerini satarak para elde etti mi?
    C: Hayır.

    S: (L) S___'nin F___ hakkındaki düşüncesi nedir?
    C: Kendininkinden üstün olan zekasına içerliyor.

    S: (L) Ya benim hakkında.
    C: Aynı şekilde. Seni tuhaf biri olarak görüyor.

    S: (L) A___ B___ benim hakkımda ne düşünüyor?
    C: Gücünü kıskanıyor.

    S: (L) Peki ya C___ H___?
    C: Gücünden korkuyor. Birileri tarafından yanlış yönlendiriliyor.

    S: (L) Pekala, yardımınız için teşekkürler.
    C: İyi geceler.
    Konu bozadi tarafından (23-Eyl-2007 Saat 10:56 ) değiştirilmiştir. Sebep: Ardarda Atılan Mesajlar Birleştirildi

  6. #6

    Üyelik tarihi
    Ağu-2006
    Mesajlar
    3
    Konular
    1
    20 Ekim 1994, F___, Laura ve V___

    S: Merhaba.
    C: Merhaba.

    S: Bu gece bizimle birlikte kim var?
    C: Elminoya.

    S: Neredensin?
    C: Kasyopya.

    S: Geçen yıl hem V___ hem de ben, C___ isimli bir psişik cerrahı ziyarete gittik. Bu bireyin işi meşru mu?
    C: Sunulduğu şekilde değil.

    S: Gerçekten elini birinin bedenine koyup iddia ettiği şeyi yapıyor mu?
    C: Hayır.

    S: İddia sahte mi?
    C: Hayali.

    S: Peki kanlı su nereden geliyor?
    C: Hile.

    S: Peki Rahibe R___ onun bir hilebaz olduğunu biliyor mu?
    C: Hayır, ona inanıyor.

    S: Bu kadın birinin üzerinde çalışırken meydana gelen herhangi psişik bir faaliyet var mı?
    C: Evet.

    S: Hangi özellikte?
    C: Enerji transferi.

    S: Bu enerjinin kaynağı veya kökeni nedir?
    C: Psişik düşünce gücünün şiddetli konsantrasyonu.

    S: Kertenkeleler veya benzeri negatif varlıkların etkisinde değil, değil mi?
    C: Kısmen, kafa karıştırmaya yönelik.

    S: Yani C___ Kertenkele enerjisini mi kullanıyor?
    C: Denebilir.

    S: R___, G___, J___ ve diğerlerinin arkasındaki güç nedir?
    C: Sahte ama inancın bir sonucu olarak iyileşme gerçekten olabiliyor.

    S: İlkbaharda A___ B___'nin evindeyken Rahip B___'nin bana bir anlamda saldırdığı olayda bunun arkasında ne veya kim vardı ve bana tam olarak ne yaptı?
    C: Dünyevi nitelikte karanlık enerjiler geçici olarak üzerinde odaklandırıldı.

    S: Niyet neydi?
    C: Kıskançlıktan kaynaklanan zarar verme isteği.

    S: Beni öldürmek mi istiyorlardı?
    C: İncitmek.

    S: Rahip B___'yi bu işe kim soktu?
    C: R___.

    S: Bu olaya bulaşan başka biri var mıydı?
    C: S___.

    S: Neden?
    C: R___'nin istediği kontrol edici etkiye gösterdiği korku tepkisi.

    S: A___ B___ bir kez daha metafizik kilisesindeki karakterlerle temasa mı geçti?
    C: Evet.

    S: Niyetleri nedir?
    C: Karmaşık düşünce kalıpları.

    S: B___ geçen gün V___'yi neden aradı?
    C: Onu senden ve F___'den uzaklaştırmaya çalışıyor.

    S: Neden V___'yi benden ve F___'den uzaklaştırması gerektiğini düşünüyor?
    C: Güçlü bir etkisin ve F___ de öyle.

    S: Bu insanlar bizim ne olduğumuzu düşünüyorlar da bize karşı bu kadar acımasız ve korkuyla davranıyorlar?
    C: Bilginize katılmıyorlar.

    S: Peki buradaki hikaye nedir? En doğru yerde miyim yani? Laura haklı ve onlar haksız mı?
    C: Yakın. Gerçeğe onlardan çok daha yakınsın.

    S: J___ iyi bir medyum mu?
    C: Tatlı Cadı'daki Clara Teyze gibi.

    S: Dünya-dışılar insanları nasıl kontrol ediyor?
    C: Hangileri?

    S: Kaç tane seçenek var?
    C: Açık.

    S: Griler ve Kertenkeleler bunu nasıl yapıyor?
    C: Elektriksel tepki kalıpları yoluyla zihin ve bedene müdahale.

    S: Bunu uzaktan da yapabilirler mi?
    C: Daha az etkili bir şekilde.

    S: Yani etki altına almak istedikleri bireyle doğrudan ilgilenmeleri veya somut bir yolla çalışmaları gerekir, öyle mi?
    C: Evet.

    S: Dünya'da insanları kaçıran başka dünya-dışılar var mı?
    C: Çok daha az.

    S: Ben ve çocukların geçen yıl gördüğümüz uçan bumerang neydi?
    C: Kertenkele projeksiyonu, çoklu gerçeklik istasyonu.

    S: Evimin üzerinden kasıtlı olarak, onları görmem için mi uçtular?
    C: Evet.

    S: Kendilerini bana göstermelerinin amacı neydi?
    C: Varlıklarından haberdar etmek.

    S: Neden beni varlıklarından haberdar etmek istediler?
    C: Bu son derece karmaşık bir durum.

    S: 1993 ilkbaharında Pasco'da meydana gelen ufo görme olayları F___ ve benim faaliyetlerimizin bir sonucu muydu?
    C: Evet.

    S: P___ Z___'yi hipnotize ettiğim gece evimin üzerinde bir araç var mıydı?
    C: İmplantlardan görsel uyarıcıları kontrol ettiler. Ve Z___'nin implantları Gri ve Kertenkelelerin keşif gemisini alarma geçirdi.

    S: P___ Z___ kertenkelelerin kontrolü altında mı?
    C: Evet.

    S: Bugünlerde kertenkelelerin etkisi altında olmayan kaç kişi var?
    C: Açık.

    S: Çingene'lerin kökeninin ne olduğunu öğrenmek istiyoruz.
    C: Gen melezlemesi. Karanlık güçlerin köleleri.

    S: Karanlık güçler kim?
    C: Aynı.

    S: Yani?
    C: Yılan Kardeşliği.

    S: Bu kardeşlik kertenkelelerden ve çeşitli insanlardan mı oluşuyor?
    C: Evet.

    S: Çingenelerin genleri kimin genleriyle birleştirildi?
    C: Hümanoid bir dünyadışı ırk ve Atlantisli köle işçiler.

    S: Atlantisli köle işçiler kimdi?
    C: Kristal ile kontrol edilen köle halk.

    S: Çingeneler neden bu kadar kapalılar? Bu da genetik olarak mı kodlandı?
    C: Evet. Ve zihin kontrolü.

    S: Yarı insan yaratıklar, minotorlar, santorlarla ilgili efsaneler var. Böyle yaratıklar hiç oldu mu?
    C: Atlantis'te hayvan olarak tanımlanan deneyler. V___ kısmen Çingene. Bunu gizliyor.

    S: Bunu biliyor mu?
    C: Kısmen.

    S: Baalbek şehrini kim inşa etti?
    C: Antareanlar ve eski Sümerler. Atlantislileri kast ettik.

    S: Bu binanın devasa boyutlarının sebebi nedir?
    C: Devler.

    S: Devler kimdi?
    C: Nefalim'i yeniden yaratmaya yönelik genetik çaba.

    S: Atlantisliler ve Sümerliler Nefilim'i yeniden yaratmayı başardılar mı?
    C: Hayır.

    S: Bu devasa şehri neden kurtular?
    C: Zihinsel özürlü bireyler için.

    S: Çalışmalarının neticesi özürlü bireyler miydi?
    C: Evet.

    S: Devasa şehri neden inşa ettiler?
    C: Başarılı olacaklarını bekliyorlardı.

    S: Neden biri çıkıp gerçekleşmesi yıllar sürecek genetik bir projenin beklentisiyle Baalbek boyutlarında bir şehir inşa etsin ki?
    C: Proje yalnızca üç yıl aldı. Nükleer hormonal kopyalama prosedürü kullanılarak gelişim döngüsü hızlandırıldı. Başarısızlık bununla ilgiliydi.

    S: Hızlandırılmış gelişimden dolayı mı?
    C: Uygun şekilde yapamadılar.

    S: Taşları kesip taşımak için hangi teknik yöntemi kullandılar?
    C: Ses dalgası odaklaması.

    S: Şehrin yapımını engelleyen veya durduran olay neydi?
    C: Venüs'ün görünüşü ve geçişi.

    S: Bu proje hangi yıl sona erdi?
    C: MÖ 3218.

    S: Mohenco-Daro şehrini kim inşa etti?
    C: Doğrudan Kertenkeleler. Koatzlmundi efsanesi bununla doğrudan ilgili. Taşların üstündeki çizimlere bak.

    S: Koatzlmundi kim?
    C: İnsanlarla 1000 yıl boyunca doğrudan teması nedeniyle Atlantisliler ve onların torunları tarafından tapınılan diğer bir kertenkele tanrısı.

    S: Mohenco Daro'nun doğrudan kertenkeleler tarafından inşa edildiğini söylediniz. Şehirde kendileri mi kaldı?
    C: Hayır.

    S: Şehirde en son ne zaman düzenli yerleşim vardı?
    C: 3065 yıl önce.

    S: Ne zaman inşa edildi?
    C: 6092 yıl önce.

    S: Nefilim konusuna geri dönmek istiyorum. Nefilimlerin dünayaya asker gücü olarak getirilmiş bir grup hümanoit varlık olduğunu söylemiştiniz, bu doğru mu?
    C: Evet.

    S: Buraya ne zaman getirildiler?
    C: MÖ 9046, referanslardan biri.

    S: Bize göre birer devdiler, doğru mu?
    C: Evet.

    S: İnsanlara Tanrı'nın temsilcileri veya "Oğulları" olarak sunuldular, bu doğru mu?
    C: Evet.

    S: Bu devlerin boylarının 3.30 m ile 4.20 m arasında olduğunu söylüyorsunuz...
    C: Evet.

    S: Siz ve eski literatür, bu tanrı oğullarının dünya kadınlarıyla evlendiğini söylüyor, bu doğru mu?
    C: Evet.

    S: Bunu günümüzdekiyle aynı şekilde, yani cinsel ilişki yoluyla mı yaptılar?
    C: Hayır.

    S: Nasıl yapıldı?
    C: Bir çeşit dölleme.

    S: Yani yapay dölleme mi?
    C: Yakın.

    S: Bu varlıklar cinsel organları da dahil olmak üzere bizim gibi miydiler?
    C: Yakın.

    S: Herhangi temel bir farklılık?
    C: Testislerde üç yumurta.

    S: Bunun dışında cinsel organları aynı mıydı?
    C: Evet.

    S: Herhangi bir zamanda dişi insanlarla çiftleştiler mi?
    C: Hayır.

    S: Neden?
    C: Ebat farkı.

    S: Sadece merak ettim, ne kadar farklı?
    C: 58 cm uzunluğunda.

    S: Sünnet oluyorlar mıydı?
    C: Hayır.

    S: Sünnet uygulamasının kökeni neydi?
    C: Tüm musevi gelenekleri gibi, hijyen.

    S: Tibetliler nereden geliyorlar?
    C: Asya.

    S: Herhangi bir şekilde özel miydiler? Melezleme veya buna benzer birşey?
    C: Hayır. Bir noktada herkes melez.

    S: Nubyalıların kökeni nedir?
    C: Kafkas silsilesi.

    S: Nasıl oluyor da bu kadar siyahlar?
    C: Genetik karışım.

    S: Neyle? Onlar hakkında herhangi özel birşey var mı?
    C: Doğu Hindistan aborjinleri.

    S: Şeba Kraliçesi kimdi?
    C: Hayali.

    S: Kral Süleyman'ı ziyaret eden dev bir kraliçe var mıydı?
    C: Dünya-dışıların etkisi.

    S: Arcuna kimdi?
    C: Şeba'yla aynı.

    S: Şiva kim?
    C: Aynı.

    S: Rama?
    C: Hindu. Konfederasyonla ilişkili yüksek rahip.

    S: Kertenkeleler Ormetyon'a mı tapıyor?
    C: Yakın.

    S: Kime tapıyorlar? Tanrılarını nasıl isimlendiriyorlar?
    C: Fiziksel evren.

    S: Fiziksel evren onların tanrısı mı?
    C: Evet.

    S: K___ W___'ye ne oldu? (Diğer bir eyalette kaybolan küçük kız.)
    C: Öldürüldü.

    S: Kim tarafından?
    C: Carl isimli bir akıl hastası.

    S: D___ W___ ve C___ S___'ye ne oldu? (Florida'da birkaç yıl önce hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolan iki kişi.)
    C: Deney amacıyla dünya-dışılar tarafından kaçırıldılar.

    S: Bu deneyler sırasında öldürüldüler mi?
    C: Evet.

    S: Erika şehri'nin duvarları nasıl yıkıldı?
    C: Deprem.

    S: Sanherib'in ordusuna ne oldu?
    C: Kertenkeleler tarafından kozmik ışın enerjisi yoğunlaştırması yoluyla yok edildi.

    S: Öldüren ses diye birşey var mı?
    C: Evet. Uygun şekilde yoğunlaştırılan herşey öldürebilir.

    S: Sadece telaffuzlarıyla öldürebilecek kelimeler var mı?
    C: Hayır.

    S: Telaffuzlarıyla enerji etkisi yapabilen güç kelimeleri var mı?
    C: Olabilir.

    S: Bunlardan herhangi birini bize söyleyebilir misiniz?
    C: Hayır. Akıllıca olmayan şekilde kullanabilirsiniz.

    S: Sitchen büyük piramidin, güneş sistemimizdeki gezegenlere yolculuk yapmaya yönelik sabit işaretleme sistemi olarak inşa edildiğini söylüyor. Bu konuda yorumlarınızı söyler misiniz?
    C: Bunun için inşa edilmedi.

    S: Yahova kimdi?
    C: Kertenkele projeksiyonu.

    S: Melçizedek rahipliği nedir?
    C: Sahte ritüel.

    S: Gerçek Melçizedek'in ait olduğu gerçek bir rahiplik düzeni var mı?
    C: Evet.

    S: Birkaç yıl önce Kuzey Karolina dağlarındayken hipnoz altında bir deneyim yaşadım. Bu neydi?
    C: Ruh hafızasının uyanışı.

    S: Kolyenin özelliği neydi?
    C: Yüksel bilgiye erişim yeteneğini sembolize ediyor.

    S: Bir gece bir sandalda başka bir deneyim yaşadığımı hatırladım şimdi. O olay neydi?
    C: Benzer.

    S: Bu iki olayın kaynağı neydi?
    C: Biz.

    S: Peki, meditasyon sırasında yaşadığım diğer bir olay vardı ve bir süre şiddetli bir ağlama yaşadım. Bu olay neydi?
    C: Ruhsal arınma.

    S: Kaynak?
    C: Seni karanlık etkilerden temizliyorduk.

    S: Ariler Hindistan'a ne zaman girdi?
    C: 8243 yıl önce.

    S: Orada daha önce kim vardı?
    C: Asya kabileleri ve 3 numaralı prototip.

    S: 3 numaralı prototip nedir?
    C: Neandertal adamı olarak biliniyor.

    S: Peki biz neyiz?
    C: 4 numara, c ve d türü. Yaklaşık çevirisi.

    S: Ari/Keltler asıl devler miydi?
    C: Hayır.

    S: Güney Amerika'da görülen, kabilelerle konuşup bir gün döneceklerini söyleyen ve Tanrı olarak tapınılan beyaz adamlar kimdi?
    C: Mısırlılar ve Atlantislilerin torunları.

    S: Atlantisliler üzerimize böyle bir karma getirecek ne yaptılar da griler ve kertenkeleler...
    C: Aşırı derecede kendine tapınma ve kendine hizmet.

    S: Kanallama işi biz farkında bile olmadan genetiğimizi veya DNA'mızı veya varlığımızdaki bir unsuru gerçekten de değiştiriyor mu?
    C: Evet, dereceli olarak.

    S: Bu kanallama yaşamlarımızda ve yaşam biçimimizde değişikliklere neden olacak şekilde etki edecek mi?
    C: Evet.

    S: Kendimizi buna adarsak, bu bir şekilde korunacağımız ve yardım alacağımız anlamına gelir mi?
    C: Yakın.

    S: İlk celsede S___ ile çalışırken çocukların organlarının çıkarılması ve benzer korkutucu şeylerle ilgili bilgiler almıştık. O bilginin kaynağı neydi? O bilgi sizden mi geldi?
    C: Evet. Şok için üzgünüz ama kanalın genişletilmesi için gerekli.

    S: Oryonlar veya Kertenkeleler tarafından gösterilen bir çabanın olduğunu söylüyorsunuz... Oryonlar ve Kertenkeleler eşanlamlı mı?
    C: Yakın.

    S: Pekala. Bu varlıkların yeni bir ırk yaratma konusunda bir çabaları olduğunu söylüyorsunuz. Neden yeni bir ırk istiyorlar veya ihtiyaç duyuyorlar?
    C: Onlarınki onları artık tatmin etmiyor.

    S: 30 Temmuz tarihindeki celsede nereden olduğunuzu sormuştuk ve siz de Korsoka demiştiniz, bu doğru mu?
    C: Evet.

    S: Bu bir gezegen mi?
    C: Hayır.

    S: Korsoka nedir?
    C: 3. yoğunluktayken yaşadığımız yeri tanımlayan, boyutlar-arası bir enerji kesişim noktası.

    S: Biz, F___ ve ben, bu kanallamayı yaparken, F___'nin bunu tek başına yapması farklı olur muydu?
    C: Evet.

    S: Peki, şimdi biz bu tablayla burada oturmuş bunu yaparken, mekan-zamanda bize göre siz nerede bulunuyorsunuz?
    C: 6000 mil yukarıda, 3 boyut arasındaki sınırda.

    S: Bir kez daha, eğer yardımınızı istersek geleceğinizi söylemiştiniz. Çağırmanın herhangi özel bir yolu var mı ve yanıt verdiğinizi nasıl anlayabiliriz?
    C: Hissedeceksiniz.

    -----

    --------------------
    22 Ekim 1994 F___ ile doğrudan kanallama.

    S: (L) Karşımızda kim var?
    C: Enduanda ve Alorra.

    S: (L) Birkaç ay önce olan, süper-derin deprem denen 400 mil derinliğindeki depremin özelliği neydi?
    C: İçerde meydana gelen aşamalı ısınmanın neden olduğu bir mağma hareketi. Periyodik bir döngünün parçası sadece.

    S: (L) Bu konuda başka bir yorum?
    C: Hayır.

    S: (L) Kaliforniya kıyısı açıklarında duyulduğu söylenen gümleme sesleri hakkındaki yorumlarınızı almak istiyoruz.
    C: Bir üssün genişletilmesi.

    S: (L) Ne tür bir üs?
    C: Griler olarak bilinen varlıklara yönelik bir transfer merkezi.

    S: (L) Peki gümleme sesleri neydi?
    C: Üssü genişletiyorlar.

    S: (L) İnşa çalışması mı?
    C: Evet. okyanus altı kabuğundaki kayaları parçalamak için ses dalgalarını kullanıyorlar. Bu yöntem, parçacıkların atomik yapısının tamamen ortadan kalkacak şekilde parçalanmasını sağlıyor ve duyulan seslerin özelliği de bununla ilgili.

    S: (L) Başka bir yorum?
    C: ABD hükümeti orada olan bitenlerle ilgili belirli bir düzeyde farkındalığa sahip. Şüpheliler.

    S: (L) Edgar Cayce'nin eriştiği bilgi kaynağı neydi?
    C: Edgar Cayce bedeninin elektromanyetik akışına müdahale edilmeksizin dış kaynaklar tarafından bilinçliliğinin kolayca açılıp kapanmasını sağlayan çok özgün bir biyokimyasal yapıya sahipti. Bunun ilk görünümü yardım istediği zaman meydana geldi. Yüksek bir kaynaktan yardım istemeseydi, muhtemelen yeteneklerinin farkındalığı hiç ortaya çıkmayacaktı.

    S: (L) Lama Singh'in bilgisinin kaynağı nedir?
    C: Lama Singh metafizik alanda ve diğer alanlarda meditasyon yoluyla uzun ve zorlu çalışmalar yaptı ve bu şekilde niyetlendiği zaman bir kanal açılabiliyor. Bu kanal o varlığın işbirliğini gerektiriyor ve Cayce'nin durumunda olduğu kadar kolayca açılıp kapanamıyor.

    S: (L) Erişim seviyeleri bakımından hangisi daha büyük bir alan veya bilgi erişimine sahipti?
    C: Aslında Cayce biraz farklı bir kaynağa erişiyordu, fakat genel doğruluk seviyesi ve genel yoğunluk seviyesi Cayce'de daha fazlaydı.

    S: (L) Kasyopyalıların bilgi seviyesine yakınlık bakımından ikisini nasıl karşılaştırırsınız?
    C: Erişim seviyesi çok daha büyük ve geniş.

    S: (L) Dünya'nın uydusu Ay ne zaman ve nasıl oluştu?
    C: Büyük bir komet kümesinin düzenli geçişleri, çekimsel etki yoluyla Dünya'nın yüzeyinden büyük bir parçanın koparak yörüngeye oturmasına neden oldu. O zaman-mekanda Dünya çok daha düşük seviyeli bir katılıktaydı.

    S: (L) Bu ne zaman oldu?
    C: Bu yaklaşık 3 milyar yıl önce oldu.

    S: (L) Ruhsal bir varlık fiziksel madde içinde hapsedilebilir mi?
    C: Mümkün ama meydana gelme olasılığı son derece düşük.

    S: (L) İnsanlar fiziksel madde içinde esir durumdalar mı?
    C: Kendi seçimleriyle.

    S: (L) Neden bu seçimi yaptılar?
    C: Fiziksel duyumları deneyimlemek için. Bir grup kararıydı.

    S: (L) Grubun başında kim vardı?
    C: Grup.

    S: (L) Ruh ile fiziksel beden arasındaki etkileşim, diğer varlıkların arzu ettikleri bir yan-ürün mü meydana getiriyor?
    C: Herşeyin arzu edilmeyen sonuçları yanında arzu edilebilir sonuçları da vardır, fakat burada şu da belirtilmelidir ki evrenin tüm boyutlarında var olan herşey, varoluşu yalnızca iki şekilde deneyimleyebilir. Bunlar uzun dalga döngüsü ve kısa dalga döngüsüdür. İnsanların neden fiziksel madde içinde esir olduklarıyla ilgili soruna dönecek olursak, ki elbette bu gönüllü bir şekilde ve seçimle gerçekleşti, sizin tamamen eterik veya ruhsal bir varoluş olarak tanımlayacağınız uzun dalga döngüsü deneyiminden, fiziksel varoluş dediğiniz kısa dalga döngüsüne geçmenizden kaynaklandı. Bu iki yol arasındaki fark şudur; uzun dalga döngüsünde evrimde döngüsel bir tarzda çok yavaş bir değişim meydana gelir. Kısa dalga döngüsünde ise bir ikilik/dualite vardır. Dünya'da fiziksel bedenler içindeki ruhların deneyimlediği şey de budur çünkü ruh döngünün yarısında eterik/ruhsal bir halde deneyim yaşarken, döngünün diğer yarısında fiziksel bir durumda deneyim yaşar. Bu iki yarı, zaman olarak sizin zamanı ölçüm şeklinizle ölçülemez ama elde edilen deneyimin bütünü her iki yarıda eşittir. Ruhların grup zihni tamamen eterik/ruhsal bir varlık yerine fizikselliği deneyimlemeyi seçtiğinde bu kısa dalga döngüsüne geçme gereksinimi doğal olarak, evrenin doğal bağları yoluyla gerçekleşti.

    S: (L) Ruhla bedenin etkileşiminin bir yan-ürünü var mı?
    C: Bu etkileşim hem pozitif hem de negatif nitelikte yan-ürünler meydana getirir.

    S: (L) Bu yan ürünler nelerdir?
    C: Önce hangisi?

    S: (L) Pozitif.
    C: Pozitif yan-ürün göreli enerjide meydana gelen bir enerji artışıdır. Bu enerji ruhun ve onun tek boyutlu ve iki boyutlu etkileşimli partnerlerinin öğrenme sürecini hızlandırır. Partnerler flora, fauna, mineraller vb'dir. Bu kısa dalga döngüsündeki fiziksel/ruhsal transfer yoluyla hepsi tekrar-birleşmeye doğru olan gelişim ve hareketi daha hızlı bir şekilde deneyimler. Negatif olarak ise aynı varlıklar için pek çok negatif durum söz konusu olur, çünkü 1. ve 2. bilinç yoğunluğu seviyesinde bulunan flora ve fauna normal olarak fiziksel düzlemde uzunvadeli veya uzun dalga döngülü bir deneyim yaşayacaktı ama insanlarla olan etkileşimleri nedeniyle kısa dalga ruhsal/fiziksel döngüde deneyim elde etmek durumundalar.

    S: (L) Bir defasında, belirli dünyadışı varlıkların insanları kaçırdıklarını ve "maksimum enerji transferi" sağlamak için onları vahşi ölümlere maruz bıraktıklarını söylemiştiniz. Bu anlamda, uzun, yavaş, işkenceli bir ölüm sürecinde meydana gelen bu maksimum enerji transferi nedir?
    C: Aşırı korku ve endişe negatif nitelikte bir korku/endişe enerjisi üretir ve bu enerji o varlıklar için bir yakıttır. Metabolik yapıları bakımından beslenme biçimlerinden biri budur.

    S: (L) Metabolik yapıları nedir?
    C: Çok karmaşık olduğu için tanımlaması çok zor çünkü bu sizin anlamadığınız dördüncü bilinç yoğunluğu seviyesinde gerçekleşir. Fakat onların dördüncü yoğunluk seviyesinde var olma nedenleri kısmen, hem ruhsal/eterik yöntemlerle hem de fiziksel yöntemlerle kendilerini besleyebilmeleridir. Dolayısıyla, bu enerji transferi eterik/ruhsal beslenme yöntemini temsil eder. Diğeri de fiziksel olarak gerçekleştirilir.

    S: (L) Diğeri nasıl?
    C: Kan ve kanın yan ürünlerinin tüketilmesi buna bir örnek olarak gösterilebilir.

    S: (L) Bunu yapıyorlar mı?
    C: Evet ama alım şekli sizin düşüneceğiniz şekilde değildir. Gözenekler yoluyla yapılır.

    S: (L) Ne şekilde?
    C: Kan banyosu yoluyla, yani bedenlerini kana sokarak gerekli ürünleri absorbe etme ve sonra atık ürünleri boşaltma şeklinde.

    S: (L) Arthur Clarke "Son Nesil"i kanallama yoluyla mı yazdı?
    C: Hayır. Hayalgücünü kullandı.

    S: (L) UFO kaçırmaları ile ilgili amnezi (unutma) bilinçli olarak mı uygulanıyor yoksa zihnin olayı tanımlayamamasının bir neticesi mi?
    C: İkisinin eşit bir etkisi.

    S: (L) Kaçıran varlıkların bilinçli uygulaması bakımından bu nasıl gerçekleştiriliyor?
    C: Kozmik bir enerji akışı kullanılarak ruhsal ve kimyasal bir etkileşimden yararlanmak suretiyle hafıza işlevi üzerinde etki yapıyorlar.

    S: (L) Daha spesifik olabilir misiniz?
    C: Daha spesifik olmak başka bir anlamda daha az spesifik olmak anlamına gelir ama bunu ifade etmenin iyi yollarından biri şu: beyindeki elektromanyetik enerji akışı üzerinde oynama. Elektromanyetik enerji yani elektromanyetizm, uzun dalga veya kısa dalga döngülerinde evrim kazanan tüm varlıklarda mevcut olan hayat enerjisidir.

    S: (L) Gözenekleri yoluyla besin alan varlıklara dönecek olursak, bunlar ne tür varlıklar?
    C: Hem Kertenkele Varlıkları olarak tanımladıklarınız hem de Griler olarak tanımladıklarınız. Her ikisinin hayatta kalması için bu gereklidir. Griler Kertenkele Varlıklarının yapay bir tasarımı olmaları bakımından kısa dalga döngüsünün doğal birer parçası olmamakla birlikte yine de Kertenkelelerin beslenme işlevlerini taklit ediyorlar.

    S: (L) Kertenkele varlıklarının yapay yaratımları olduklarına göre ruhları yok mu demek oluyor?
    C: Doğru.

    S: (L) Nasıl işlev gösteriyorlar? Robot gibiler mi?
    C: Kertenkele varlıklarının ruylarıyla etkileşme yoluyla işlev gösteriyorlar. Bu teknoloji sizin aşina olduğunuz teknolojiden aşırı ölçüde daha fazla gelişmiş bir teknolojidir; Griler yapay olarak tasarlanıp üretilme bir yana, doğrudan Kertenkele varlıklarının zihinsel ve psişik birer projeksiyonu olarak işlev gösteriyorlar. Dört boyutlu birer araç gibiler.

    S: (L) Dört boyutlu araçlar olarak yetenekleri neler?
    C: Kertenkele varlıklarının tüm yeteneklerine sahipler ama tabii fiziksel görünüşleri tamamen farklı, kendi ruhları yok ve ayrıca biyolojik yapıları içsel olarak farklı. Ancak işlevleri aynı ve projeksiyon varlıklar olarak kalabilmek için hem ruhsal olarak hem de fiziksel olarak Kertenkele varlıklarıyla aynı şekilde besin tüketmeleri gerekiyor. Gerekli yakıtın negatif enerji olmasının nedeni ise hem Kertenkele varlıklarının hem de Grilerin dördüncü yoğunluk seviyesinde yaşıyor olmalarıdır. Dördüncü bilinç yoğunluğu seviyesi, bu varlıklarda olduğu gibi yalnızca kendine hizmet ederek varolunabilen en yüksek yoğunluk seviyesidir. Bu yüzden negatif enerji tüketmeleri gerekir çünkü dördüncü yoğunluk seviyesi, kendine hizmetin yani negatif düşünce kalıbının en yüksek örneğidir. Dördüncü yoğunluk seviyesine üçüncü yoğunluk seviyesinden ilerlenerek gelinir. Yukarı doğru her bir yükselişte, bireysel bilinçli varlığın varoluşu o kadar daha az zor hale gelir. Bu nedenle dördüncü yoğunlukta varoluş, üçüncü yoğunluktakine göre daha az zordur ve üçüncü de ikinciden daha az zordur vs. Ruh enerjisi üzerinde daha az yük yaratır. Bu nedenle dördüncü yoğunluk seviyesinde varolan varlıklar üçüncü yoğunluk seviyesinde varolan varlıklardan negatif ruh enerjisini çekebilirler. Aynı şekilde, üçüncü yoğunluk seviyesindeki varlıklar, ikinci yoğunluk seviyesindeki varlıklardan enerji çekebilir. Bu enerji alış biçimi diğeri kadar gerekli değildir ama gene de yapılıyor. Üçüncü yoğunluk seviyesinde bulunan insanların ikinci yoğunluk seviyesindeki hayvan krallığındaki varlıkların sıkça sıkıntı ve acı çekmesine neden olmalarının sebebi de budur; çünkü sizler de esas olarak kendine hizmet eden varlıklar olarak ikinci seviye ve birinci seviyedeki varlıklardan negatif ruh enerjisi çekiyorsunuz. Sizin için yaklaşmakta olan dördüncü yoğunluk seviyesine doğru ilerlerken, başkalarına hizmete ilerlemek ile kendine hizmette kalmak arasında bir seçim yapmanız gerekiyor. Bu, kendinizi uyumlandırmak için epey vakit gerektirecek olan seçim olacak. Bu, "bin yıllık süreç" olarak tanımlanan şeydir. Sizin takvim ölçülerinizle bu, diğerlerine hizmete mi yükseleceğiniz yoksa kendine hizmet seviyesinde mi kalacağınızı belirleyecek olan dönemdir. Kertenkele varlıkları olarak tanımlanan varlıklar kendilerini sıkı bir şekilde kendine hizmete sabitlemeyi seçtiler. Ve bunun mümkün olduğu en yüksek yoğunlukta oldukları için, üçüncü seviye, ikinci seviye ve birinci seviyede bulunanlardan sürekli olarak büyük miktarlarda negatif enerji çekmeleri gerekiyor ve tüm o yaptıklarının sebebi de bu. Bu durum ırklarının ölmekte olmasını da açıklıyor; çünkü kendine hizmetten başkalarına hizmete nasıl geçireceklerini öğrenebilmiş değiller. Bu seviyede sizin ölçülerinize göre çok uzun bir süredir kalmış olduklarından buraya sıkıca yapışmış durumdalar bu yoğunlukta nüfuslarını da arttırdılar. Irklarının ölmekte olmasının ve gözleri kararmış bir şekilde sizden mümkün olduğunca çok enerji almaya çalışarak ırklarını metabolik olarak yeniden yaratmaya çalışmalarının sebebi bu.

    S: (L) Peki eğer biz onlar için bir besin ve enerji kaynağı isek neden bizi kendi gezegenlerinde insan kümeslerinde beslemiyorlar?
    C: Besliyorlar.

    S: (L) Burada çok sayıda bulunduğumuza göre neden gelip buranın yönetimine el koymuyorlar?
    C: Niyetleri bu. Çok uzun bir süredir bu niyetteler. Herşeyi istedikleri gibi ayarlamak ve bu gezegenin deneyimleyeceği dördüncü yoğunluğa geçişte mümkün olduğu kadar çok negatif enerji emebilmek için zamanda ileri ve geri yolculuk yapıyorlar. Buradaki amaç dördüncü yoğunlukta sizin yönetiminizi ele geçirmek ve bir dizi şeyi gerçekleştirmek; 1: Irklarını sürdürülebilir halde tutumak, 2: Sayılarını arttırmak, 3: Güçlerini arttırmak, 4: Irklarını dördüncü yoğunluk alemine yaymak. Bunların tümünü gerçekleştirebilmek için sizin takviminize göre yaklaşık 74 bin yıldır olaylara müdahale ediyorlar. Bu çalışma sırasında zamanda ileri ve geri yolculuklar yapmak suretiyle tüm bunları tamamen sabit bir zaman-mekan aralığında gerçekleştiriyorlar. Ama ne kadar ilginçtir ki tüm bu çalışmalar başarısız olacak.

    S: (L) Başarısız olacaklarından nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz?
    C: Çünkü bunu görüyoruz. Biz sadece görmek istediğimizi değil herşeyi görebiliyoruz. Onların başarısızlıklarının sebebi sadece görmek istediklerini görmeleri. Diğer bir deyişle bu "arzuya dayalı düşünme" olarak tanımlayacağınız şeyin en yüksek ifadesidir. Ve dördüncü yoğunluk seviyesinde deneyimlenen arzuya dayalı düşünme, o seviye için gerçek olur. Arzuya dayalı düşünmenin nasıl olduğunu biliyor musunuz? Siz üçüncü yoğunluk seviyesinde bulunduğunuz için bu realiteyi pek bilmezsiniz, fakat eğer dördüncü yoğunlukta olsaydınız ve şimdiki işlevlerinizi sürdürüyor olsaydınız sizinde gerçeklik algınız bu olurdu. Onlar bizim gördüklerimizi göremezler çünkü biz kendimize değil, başkalarına hizmet ediyoruz ve altıncı seviyede bulunduğumuz için, tüm noktalardaki herşeyi olmalarını istediğimiz gibi değil, oldukları gibi görebiliyoruz.

    S: (L) Zechariah Sitchen büyük piramidin güneş sisteminde yolculuk etmeye yönelik sabit bir işaretleme sistemi olarak inşa edildiğini iddia ediyor, bu fikir hakkındaki yorumlarınızı söyler misiniz?
    C: Bu yanlış. Piramitler enerji depolama ve nakletme tesisleri olarak inşa edildiler. Ruh konularında sizin atalarınız olan Atlantislilerin torunları tarafından inşa edildiler. Herhangi birşeyi işaretlemek için inşa edilmediler.

    S: (L) Herhangi bir dünyadışı grup ve özellikle de Kertenkeleler hiç insanlar arasında yaşayıp tapınıldılar mı?
    C: Kertenkeleler insanlar arasında yaşamadılar ama zamanda çeşitli noktalarda insanlarla doğrudan etkileşime girdiler. Bu koşullar, insanların tamamen yabancı bir yerden gelen tanrıları kabul etmeye ve tapınmaya hazır, istekli ve muktedir oldukları noktalarda gerçekleşti. Yakın geçmişte böyle birşey olması söz konusu değildi. Ama dikkat edin, çok yakında bu tekrar gerçekleşebilir.

    S: (L) Güney Amerika'daki Nazka çizgilerini kim yaptı ve amaçları neydi?
    C: O çizgileri yapanlar, o zaman o bölgede yaşayan ve ruhsal olarak epeyce ilerlemiş olan yerlilerdi ve bunu yapma sebepleri, uzaydan gelmelerini bekledikleri varlıklara seslenmekti.

    S: (L) Bu semboller bir çeşit güç sembolü müydüler?
    C: Bazıları onları o şekilde algılamış olabilir ama aslında o semboller temel olarak daha önceden onlara görünmüş ve tapınılmış olan, Kertenkele varlıkları yanında diğer bazı seyehatçilerinde dahil olduğu varlıklara yönelik bir çağrı girişimiydi.

    S: (L) Angkor Wat şehrini kim inşa etti?
    C: Doğrudan Kertenkele varlıkları tarafından inşa edildi. Yaklaşık 3108 yıl önce.

    S: (L) Mohenco Daro şehrini kim inşa etti?
    C: O da doğrudan Kertenkele varlıkları tarafından inşa edildi.

    S: (L) Kendileri bu şehirlerde yaşadılar mı?
    C: Hayır, daha öncede belirtildiği gibi orada yaşamadılar. Geçici olarak ziyaret etti veya kaldılar ama orada yaşamadılar.

    S: (L) O şehirleri kimin için kurdular?
    C: Şehirleri kendileri ve insanlar arasındaki tapınıcıları için kurdular.

    S: (L) Daha önceki bir celsede hangi gezegenden olduğunuz sorulmuştu ve yanıt da Korsoka'ydı. Sonra "Daha spesifik olabilir misiniz?" sorusuna verilen yanıt "2 dilor" idi. Bu hatalı bir yazım mıydı veya ne anlama geliyor?
    C: Korsoka dediğiniz şey aslında sizin anlayışınızla gezegen olarak tanımlayabileceğiniz birşey değildir. Çünkü bu altıncı yoğunluk seviyesinde olan birşeydir ve sizin altıncı hissiniz dışındaki hislerinizin erişimi dışındadır. Bu nedenle altıncı yoğunlukta olmayla ilgili konuları kavrayamazsınız. Bu nedenle de burada "gezegen" kavramı anlamsızdır. Ama gerçekten de bizim kaldığımız yerdir. Fakat bunu burada sonlandırmak en iyisi çünkü oranın nasıl olduğunun size tanımlanması hayal gücünüzün ötesinde birşeydir.

    S: (L) Tamam. Önceki celselerden birinde "Denver Havaalanı Skandalından" bahsetmiştiniz. Son zamanlarda bunun olası bir gelişme olduğu dikkatimi çekti. Bu skandal çok daha kötü bir durum haline mi gelecek ve eğer öyleyse bunun neticeleri nelerdir?
    C: Evet, en hafif deyimle bu sorun devam edecek.

    S: (L) Kertişlerin saldırısına karşı kişinin kendisine koruma oluşturma amacıyla gerçekleştirebileceği herhangi bir ritüel var mı?
    C: Ritüeller faydasız.

    S: (L) Kullanabileceğimiz herhangi bir teknolojik yöntem var mı?
    C: Gerekli olan tek savunma bilgidir. Bilgi, sizi varoluştaki tüm olası zarar biçimlerine karşı korur. Daha fazla bilginiz oldukça daha az korkunuz olur, daha az acınız olur, daha az gerilim hissedersiniz ve herhangi tür veya biçimde daha az tehlike deneyimlersiniz. Şimdi bunu çok dikkatlice düşünün çünkü bu çok önemli: "Bilgi" sözcüğünün ardındaki kavramın herhangi bir sınırı var mı? Eğer bu kavramın sınırı yoksa o kelimenin değeri nedir? Sonsuz. Bu tek kavramın, bu tek anlamın sizi bütün sınırlandırmalardan nasıl serbest kıldığını anlayabiliyor musunuz? Bilgi kelimesinin ve bu kelimenin manasının, ihtiyaç duyabileceğiniz herşeyi nasıl sağlayabildiğini anlamak için altıncı duyunuzu kullanın. Dikkatlice düşünürseniz, bunun doğruluğunun işaretlerini göreceksiniz.

    S: (L) Bu, kitaplardan öğrenilen bilgileri kapsıyor mu?
    C: Kelimenin ifade ettiği kavramın tüm olası anlamlarını kapsıyor. Sadece tek bir terimin, bu tek kelimenin nasıl bu kadar çok mana taşıdığını düşünebiliyor musunuz? Bunun tamamen farkında olmadığınızı algılıyoruz. Aydınlanmanın belirtilerini görebilirsiniz ve aydınlanma bilgiden gelir. Bilgi elde etmek ve bilginizi arttırmak için sürekli olarak çaba gösterirseniz, meydana gelebilecek tüm olası negatif şeylere karşı kendinize bir koruma sağlamış olursunuz. Bunun neden böyle olduğunu biliyor musunuz? Daha fazla bilginiz oldukça, kendinizi nasıl koruyacağınız konusunda daha fazla farkındalığınız olur. Sonunda bu farkındalık o kadar güçlü ve o kadar kapsamlı hale gelir ki, kendinizi korumanız için belirli şeyler veya ritüeller yapmanıza hiç gerek kalmaz. Koruma, bu farkındalıkla birlikte doğal olarak gelir.

    S: (L) Bilginin, edinilmesi veya kabulü dışında bir cismi veya bir varlığı var mı?
    C: Bilgi tüm cisimleri kapsar. Tüm varoluşun çekirdeğine gider.

    S: (L) Yani bilgi kazanmak, kişinin kendi varlığına birşeyler eklemesi anlamına da geliyor...
    C: Öyle. Kişinin, varlığına arzu edilebilir herşeyi katması demektir. Ve ayrıca, şu anda olduğu gibi ışığa ulaşma yolunda çaba gösterirken, gerçekten bilin ki ışık bilgidir. Bu, tüm varoluşun çekirdeğindeki bilgidir. Bilgi, tüm varoluşun çekirdeğinde mevcut olması ile, varoluştaki tüm negatiflik biçimlerine karşı koruma sağlar. Işık herşeydir ve herşey bilgidir ve bilgi herşeydir. Siz de bilginizi arttırmada son derece başarılısınız. Şimdi tüm ihtiyacınız olan şey, tüm ihtiyacınız olan şeyin bilgi edinmek olduğuna inanmanız ve bunu kavramanızdır.

    S: (L) Bilgiyi edindiğim kaynağın aldatıcı bir kaynak olmadığından emin olmak isterim.
    C: Eğer imanınız varsa, edinebileceğiniz hiçbir bilgi yanlış olamaz çünkü böyle birşey yoktur. Size yanlış bir bilgi veya veri vermeye çalışan herkes ve herşey başarısız olacaktır. Tüm varoluşun kökünde olduğu için, bilginin kabul ettiği şey, sizi yanlış veriyi benimsemekten koruyacaktır. Yanlış veri bilgi değildir. Sadece açık bir şekilde bilgi edinmeye çalıştığınızda yanlış veriyi benimseme konusunda korku duymanıza gerek yoktur. Bilgi koruma sağlar -- ihtiyaç duyabileceğiniz tüm korumayı.

    S: (L) Açık ve inançlı olduğu halde zarar gören ve arkalarından vurulan bir sürü insan var.
    C: Hayır. Bu sizin algılamanız. Algılamayı başaramadığınız şey, o insanların gerçekten bilgi toplamıyor olduklarıdır. O insanlar ilerledikleri yolun bir noktasında takılıyorlar ve sizin takıntı dediğiniz gizli bir süreçten geçiyorlar. Takıntı bilgi değildir, takıntı atalettir. Bu nedenle, kişi takıntılı hale geldiğinde, ruhsal gelişimin sağlanması, ilerletilmesi durdurulmuş olur, çünkü bu ancak gerçek bilginin edinilmesiyle mümkündür. Kişi takıntılandığında korunması da azalır, bu nedenle kişi sorunlara, trajedilere ve her tür zorluğa açık hale gelir. Ve kişi bunları deneyimler.

    S: (L) Hazır bilgi edinme ve hoş veya nahoş şeyleri deneyimleme konusuna gelmişken, F___ adına, öğrenmesi gereken şeyin ne olduğunu sormak istiyorum.
    C: Tamamen farkında olmasa da şu anda doğru yönde ilerliyor. Gerçekte olduğundan daha fazla stres altındaymış gibi görünebilir ve ayrıca çok yüksek miktarda içsel bilgisi var ve onunla çalışabilmemizin nedenlerinden biri de bu, çünkü bu kanalları çok uzun bir zaman önce açtık. Ne kadar ilginçtir ki, sen farkında olmasan da, senin varlığın da aynı faktörden etkileniyor.

    S: (L) Hangi faktör?
    C: F___ olarak bildiğin varlık tarafından deneyimlenen doğal ilerleyiş.

    S: (L) Ne anlamda?
    C: Yönlendiriliyorsun ve bu bireyle etkileşimin sayesinde kendini doğru yöne yönlendiriyorsun. Sen bunun tamamen farkında olmasan da olan bu.

    S: (L) F___'nin N___ E___ gibi biriyle etkileşim için bu kadar yıl harcamasının nedeni nedir?
    C: Bu öğrenme sürecinin bir parçası ve aynı zamanda Karmik nitelikte.

    S: (L) Tüm bu olayı sona erdiren şey neydi?
    C: Sona erme vakti gelmişti.

    S: (L) Önceki bir celsede Nasıralı İsa hakkında çeşitli sorular sormuştuk. Sorduğumuz bir soruya "Hızla yükseltildi; savaşlar, toplumsal uyku, Zindar konseyi" gibi bir cevap vermiştiniz. Bu referansların anlamını öğrenmek istiyorum.
    C: Hızla yükseltilme, bilgiye dair önceki sorunla ilgili olarak farkındalık seviyesinde ani bir yükselmeyi ifade ediyor. Bazen bu bigi edinme hızlı bir artışla meydana gelebiliyor ve bu bazıları tarafından aydınlanma olarak tanımlanıyor. İsa bilgisini, yüksek bir kaynaktan bilgi alma yeteneğine olan tam inancı ile edindi. Bu inanç yüksek kaynaklarla eşit derecede dengeleyici bir etkileşime neden oldu ve bu da onun o inanç sayesinde üstün bilgiler edinmesini sağladı. İsa'nın yaşadığı mekan-zamanda bilgi edinme kaynaklarıın şu andakinden çok daha sınırlı olduğunu unutmayın. Tam ve bütün inanç dışında bilgi edinmek için mevcut çok az seçenek vardı. Ve bu varlık, tam ve bütün imanın, büyük ve yoğun bir bilgi edinme sağlayacağının ve bunun aynı zamanda ruhsal varlığı ciddi ölçüde ilerleteceğinin farkındalığı ile doluydu. Böylece iman etti ve bilgi aldı.

    S: (L) Bilginin kaynağı neydi?
    C: Kaynak bizim bulunduğumuz yer olan altıncı yoğunluktu ve bu olayda biz de vardık.

    S: (L) İsa'nın etrafındaki insanlarla olan etkişimiyle ilgili yaptığınız yorumu açıklar mısınız?
    C: Kişilerin faydalı enerjilerinin, pozitif veya negatif tarafa doğru dengesizleşmesinin deneyimlenmediği bir seviyeye eriştirilmesine yönelik kitlesel bir meditasyon biçimi.

    S: (L) Zendar Konseyi nedir?
    C: Zendar Konseyi altıncı yoğunluk seviyesinde bulunan, hem fiziksel hem de eterik boyutları kapsayan ve alt yoğunluk derecelerinde çeşitli medeniyet bölümlerindeki önemli gelişimsel noktaları gözlemleyen bir konseydir.

    S: (L) Olayların kronolojisi bakımından İsa'nın hayatıyla ilgili biraz daha bilgi vermenizi istiyorum. Kendisi hakkında ne düşündüğü, yüksek kaynaklarla olan etkileşimi, ruhsal olarak meshedilişi, tam olarak ne için geldiği ve bunu nasıl başardığı hakkında bilgi istiyorum.
    C: Kim ve ne olduğu ile ilgili farkındalığı büyürken aşamalı olarak gelişti. Daha önce belirtildiği gibi inancı yoluyla ona biz bilgi kazandırdık. Sizin de aynı inancı geliştirmeniz lehinize olur çünkü bu şekilde olan bitene dair "bilgilerin" size gelişi, şu andakinden daha sık gerçekleşir. İsa'nın misyonu ve bununla ilgili eylemleri, gelişim ve ilerleyişinin doğal akışının bir parçasıydı. "Mucizeleriyle" ilgili bilgiler, olayların olmasından sonra yazılan yazılar yoluyla büyük ölçüde yozlaştırıldı. Bu yazıların çoğu, daha önceden belirtilen sebeplerden dolayı tüm insanlığın zihnini bulandırmayı ve insanları yozlaştırmayı arzulayan varlıklar tarafından yazıldı. Çünkü eğer insanlar İsa'yı fiziksel mucizeler gerçekleştiren biri olarak algılarsa, o zaman insanların dünya üzerindeki hayatın ve bunun anlamının ne olduğu ile ilgili anlayışları da yozlaşır ve bilgi engellenir. Bunu yapanların amacı da buydu. İsa'nın amacı ve planı, arayan herkese bilgiyi öğretmekti ama insanlara yansıttığı iman seviyesi, yüksek kaynaklardan o bilgileri aldığı zamanki kadar yüksek değildi. Eğer insanlar öğrenmeye açık ve isteklilerse, duyarak öğrenebiliyorlardı. İsa, imanını diğer insanlara aktarma konusunda çok sınırlı bir başarı elde etti çünkü iman ancak içten gelir ve bu, sizin ortamınızdaki varlıklar için edinmesi en zor olan şeylerden biridir.

    S: (L) Daha önce İsa'nın muhtemelen genetik olarak seçilmiş bir hamileliğin ürünü olduğu tartışılmıştı. Bunun nedenleri üzerindeki yorumlarınızı rica ediyoruz.
    C: Genetik olarak seçilen bir gebelik yoktu. Bu yanlış.

    S: (L) Peki öyleyse neydi?
    C: Doğal bir gebelikti.

    S: (L) Kastettiğim şey İsa'ya biyolojik baba olarak seçilen kişiyle ilgiliydi.
    C: Sizin yoğunluk seviyenizde meydana gelen tüm doğumlar için de bu geçerli.

    S: (L) Burada İsa'nın gayrımeşru olduğu yönünde ortaya çıkan ima ile ilgili yorumunuzu almak istiyoruz.
    C: Eğer bunun bir şekilde onun veya aktardığı bilgilerin üzerinde bir gölge veya bir leke oluşturduğunu düşünüyorsanız, söylediklerimize yeterince dikkat etmiyorsunuz demektir. Bilgi karşısında takıntı ile ilgili olarak söylenenleri duymadınız mı? İçlerinde, gelişimin tüm noktalarında daha fazla bilgiye erişmek için gerçekten çaba gösterenler, belirttiğiniz gayrımeşruiyet ile ilgili herhangi bir fikir ile bloke olmazlar. Eğer gelişip bilgi kazanmayı seçerseniz, hiçbir noktada hiçbir şey hakkında asla bloke olmaz veya takıntılanmazsınız. Fakat eğer bilginizi sınırlandırmayı ve takıntılanmayı seçerseniz, o zaman kendinizi sürekli bloke olmuş halde bulursunuz ve bu durum tüm yaşam deneyimlerinizde kendini gösterir. Bu, bireysel ruh gelişimi kalıbının bir parçasıdır. Tamamen seçime dayalı birşeydir. Bu nedenle bir başkasının bilgi edinme seçimine veya bunu nasıl yaptığına veya yapmadığına müdahale etmeniz mümkün değildir. Bir başkasının algılarını değiştirmeye çalışmanın gereği yoktur çünkü özgür iradeye müdahale anlamına gelir. Eğer biri aydınlanmak yerine takıntılanmayı seçiyorsa, bu onun seçimidir!

    S: (L) Martek gezegeninden bahsetmiştik. Bu, eski insanların Mars'a verdikleri isim mi, yoksa dünya-dışıların bir isimlendirmesi mi?
    C: Tarihinizin gelişiminin çeşitli aşamalarındaki pek çok şey gibi bu da her ikisinin bir birleşimi.

    S: (L) Dünya gezegeninin, Martek ile etkileşimi öncesinde bir su buharı örtüsüne sahip olduğu belirtilmişti. Bu su buharı örtüsü nasıl havada asılı duruyordu?
    C: O mekan-zaman noktasında, su buharı örtüsü, atmosferinizin kendine özgü bileşiminin doğal bir unsuruydu.

    S: (L) Yerçekimi seviyesi şimdikiyle aynı mıydı?
    C: Sizin algılayabileceğiniz bir seviyede olmamakla birlikte biraz farklıydı. Bu fark, o buhar örtüsünün asılı kalmasının nedenlerinden biriydi.

    S: (L) Nuh tufanı öncesindeki farklı yerçekimi durumu ve ayrıca su buharı örtüsü, gezegende şu anda mevcut olan koşullarla karşılaştırıldığında daha uzun insan ömrüne elverişli miydi?
    C: Sadece belirttiğiniz koşullar değil, o mekan-zaman noktasında gezegende mevcut olan diğer tüm koşullar, daha uzun ömür için elverişliydi. Bu arada Nuh, gerçek bir tarihsel olaydan ziyade sembolik bir mesajdır.

    S: (L) Tarihsel olay derken Nuh'un bir gemiye binmesini mi, yoksa tufanı mı kastediyorsunuz?
    C: Öncelikle Nuh diye biri yoktu. İkinci olarak ise o hikayede belirtildiği şekilde gerçek bir tufan yoktu. Üçüncü olarak da tüm hikaye, gerçek bir olaydan ziyade sembolik bir mesajdı.

    S: (L) Peki gerçekte ne oldu ve buradaki sembolizmin bize verdiği mesaj nedir?
    C: Bu çok genel bir temsildir. O süreçte gerçekten tüm gezegeni saran bir afet meydana geldiğini ve ruhsal gelişimlerinin bir parçası olarak bu afeti bedenlerini terk etmeden deneyimlemeye hazır olanların afetten önce uyarıldıklarını anlatıyor. Olayları manipüle ederek değil, o insanların iman yoluyla bilgi edinmeleri ve olayda hayatta kalmak için deneyimlemeye gereksinim duydukları şeyleri deneyimlemeye uygun bir konuma doğal olarak gelmeleri şeklinde gerçekleşti.

    S: (L) O olayda Dünya'ya çok yaklaşan Martek'in yüzeyinde su var mıydı ve o su Dünya'ya mı boşaldı?
    C: Bu gerçeğe çok yakın. Ama bundan çok daha karmaşık, bu nedenle şimdilik bu konuyu burada bırakacağız.

    S: (L) Nefilim hakkında bilgi istiyoruz.
    C: Nefilim, bu galaksinin başka bir noktasındaki bir gezegenden gelen, üçüncü yoğunluk seviyesindeki bir ırk. Geçmişinizdeki belirli bir dönemde asker gücü olarak görev yapmak üzere Kertenkele varlıkları tarafından alınan, daha doğrusu kaçırılıp, tekrar-programlanıp alıkoyulan bir ırk.

    S: (L) Bu hangi dönemdeydi?
    C: Bu yaklaşık olarak 8 ila 5 bin yıl öncesine rastlıyor fakat 12 ila 14 bin yıl öncesine ait tarihler ve başka tarihler de var. Bu sizin tarihleme sisteminiz ve bizim için mevcut değil.

    S: (L) Bu varlıklar ne kadar süre boyunca Dünya'mızda kaldılar?
    C: Yaklaşık 1500 ila 1800 yıl arasında. Tükendiler çünkü Dünya'nın atmosferinde doğal olarak üreyemiyorları ve onları genetik olarak insanlarla çiftleştirme deneyi başarısız oldu.

    S: (L) Sonuncusu ne zaman öldü?
    C: Muhtemelen 6-7 bin yıl önce. Fakat 12-14 bin yıl öncesine ait bir referans daha var.

    S: (L) Geldikleri gezegenin adı neydi?
    C: Dorlakua.

    S: (L) Bu gezegen nerede bulunuyordu?
    C: Bu gezegen Oryon kompleksi içindeydi.

    S: (L) "Nuh tufanından" sonra tüm dünyada afetten sonra hayatta kalan kaç kişi vardı?
    C: Yaklaşık 19 milyon.

    S: (L) O noktadan sonra dünya nüfusu neden azalmaya devam etti?
    C: Hastalıklar ve genetik havuzdaki yapay manipülasyonlara uyumlanamama nedeniyle.

    S: (L) Babil kulesinin görünümü nasıldı?
    C: Sizin Washington anıtınıza çok benziyordu, ki bu yeninden-yaratım da bir ruh hafızasının tekrarlanışıdır.

    S: (L) Nasıl kullanıldığını bilen biri olsaydı Mısır'daki büyük piramit işe yarar mıydı?
    C: Yapay olarak kullanılmamakla birlikte bugün hala çalışıyor. Büyük piramit aynı zamanda bir muhafaza odasıydı. Büyük piramidin içine girip bedenini terk ettiğinde bedenin çok uzun bir süre yapısını korurdu. Bu özelliği, yapının kendisini korumasına da katkıda bulundu.

    S: (L) Sfenks'teki asıl yüzün görünüşü nasıldı?
    C: Bir kedi ve bir insanın temsiliydi.

    S: (L) Önceki bir aktarımın bir noktasında Kertenkele varlıklarının kendi "beslenme" amaçlarına yönelik olarak bir savaştan sonra insan ırkını değiştirdiği belirtilmişti. Bunu biraz açıklar mısınız?
    C: Bu varlıkların sizin varlığınızı tamamen kontrol etmeleri mümkün değildi. Eğer öyle olsaydı, ırkınız gerçekleştirdiği şeyleri gerçekleştiremezdi. Kertenkele varlıkları kendi çıkarlarına uygun olarak insan varlıklarının fiziksel yapısına müdahalede bulundu. Daha önce söylediğimiz şeyi hatırlayın. Bu düzlemde deneyimlenen zaman döngüsüne de müdahale edilegeldi. 74 bin yıldır gelecekteki bir noktaya yönelik olarak kendileri için faydalı olarak algıladıkları koşulları oluşturabilmek için zamanda geri ve ileri giderek müdahalelerde bulunuyorlar. Bunu yaparken zaman döngüsünde askıda kalıyorlar. Onların, sizin ölçünüzle bir saat olarak algıladıkları süre 74 bin yıl kadar uzun olabilir.

    S: (L) Yani burada bulunuşları 300 bin öncesine gitmiyor?
    C: Kendi çıkarlarına uygun olan koşulları asıl olarak 309 bin yıl önce kurdular ama bu belirttiğimiz 74 bin yıllık belirli süreç içinde koşullara daha önce belirttiğimiz şekilde müdahale ediyorlar.

    S: (L) Sizin grubunuzun yaratıcılarının, gezici yolcular olarak isimlendirilen süper eski atalar olduğunu belirtmiştiniz. Bu terimin anlamı nedir ve bu varlıklar kimdir?
    C: Gezici yolcular birer varlık değildir. Gezici yolcular birleşik düşünce formudur.

    S: (L) Neden gezici yolcular olarak isimlendiriliyorlar?
    C: Çünkü tüm gerçeklik biçimlerinden geçiyorlar. Birleşik varlık formundan ortaya çıkıyorlar.

    S: (L) Jüpiter ile Mars arasındaki yok olan, şimdi bizim asteroit kuşağı olarak bildiğimiz gezegenin psişik enerji ile yok olduğunu söylemiştiniz. Bunu açıklayabilir misiniz?
    C: O gezegende yaşayanlar, ki pek çoğu sizin ruhsal atalarınızdır, bir kendine hizmet ortamı geliştirmeye karar verdiler ve bu o kadar güçlü bir negatif enerji yüklemesi meydana getirdi ki gezegenlerinin yok olmasına neden oldular çünkü enerjideki seviyeler o kadar yükseldi ki kendi üzerlerine çöktü ve gezegenin atomik yapısının prçalanmasına ve fiziksel olarak patlamasına neden oldu.

    S: (L) Bu teknolojik olarak mı yapıldı yoksa tamamen zihin gücüyle mi?
    C: İkisi bir ve aynı.

    S: (L) Bomba atma gibi birşey yaptılar mı?
    C: Hayır, hayır. Psişik enerjiyle yapıldı. Geçici bir gerçeklik akışında aynı şeyin sizin gezegeninizde de meydana gelme tehlikesi söz konusu. Ancak biz bunun olmayacağından eminiz çünkü biz tüm gerçekliği görüyoruz; geçmiş, şimdi ve gelecek. Ancak şunu da anlamanız gerekiyor ki, bizim perspektif noktamızda bile tüm gerçeklik gene de akışkandır. Hala pek çok gerçeklik seçenekleri, olası gelecekler, olası geçmişler ve olası şimdiler var. Fakat biz yeterince emin bir şekilde sizin gezegeninizin Kantek gezegeni ile aynı kaderi yaşamayacağını hissediyoruz.

    S: (L) Bir celsede Yaser Arafat'ın bir beşinci yoğunluk ruhu olduğu ve Nasıralı İsa'nın torunlarından biri olduğu belirtilmişti. Onda bu özellikleri veya bu genetikleri ifade eden ne var?
    C: Görmüyor musunuz? Yaser Arafat olmanın nasıl birşey olduğunu hayal edin. Algılarınıza bakın. Şimdi ne yapıyor?

    S: (L) Yahudi-yanlısı görüşe sıcak bakmadığı kesin.
    C: "Yanlısı" olarak tanımladığınız herşey bir takıntıdır. Ve bizim bilgimize göre takıntılar bilgiyi bloke eder ve bu da kişinin kendini negatif olaylara karşı koruma yeteneğini bloke eder. İyi bir fikir değil. Eğer olayları takip ediyor olsaydınız, şu anda Yaser Arafat'ın çok uzun bir zamandır düşman olan İsrail'lilerle barış yaparak tüm dünyayı sırtlamaya çalıştığını görürdünüz. Dolayısıyla o bir barış yapıcısı ve bilgi dağıtıcısı.

    S: (L) Yahudilerle Araplar arasındaki bu çatışma göz önüne alındığında hangi tarafın daha fazla geçerliliği var?
    C: Tüm tarafların eşit geçerliliği vardır. Pozitifliği veya negatifliği ancak bireylerde buluruz.

    S: (L) Roswell'de bir uzay aracının kaza yapması iddiasıyla ilgili tartışmada, bu kazanın iyonizasyon nedeniyle meydana geldiği belirtilmişti. Bunu açıklayabilir misiniz?
    C: O tanım, o anda atmosferde bulunan iyonlardan seken radar ışınlarının neden olduğu elektromanyetik distürbansın, o aracın yerçekimsel dengeleme sistemine yaptığı etkiyi tanımlıyordu.

    S: (L) İyonlar orada neden başka zaman değil de o sırada mevcuttu?
    C: İyonlar o sırada fırtına nedeniyle elektriksel olarak yüklenmişlerdi.

    S: (L) Hükümet tarafından çıkarılan bedenler olduğunu söylemiştiniz. Kaç beden çıkarıldı?
    C: Üç ölü ve bir işlevsel.

    S: (L) O ne kadar süre yaşadı?
    C: Üç buçuk yıl işlevsel kaldı. Ruha sahip fiziksel bir varlıktan ziyade robotik biyogenetik bir varlıktı.

    S: (L) Hükümet onun bir robot olduğunu biliyor muydu?
    C: Hayır.

    S: (L) Hala onun canlı bir varlık olduğunu mu düşünüyorlar?
    C: Hükümet tek bir kişiden oluşmuyor. Bazıları artık bunların biyogenetik mühendislik ürünleri olduğunun farkında.

    S: (L) Diğer bir aktarımda bilgi edinmek için her temas kuruşumuzda farklı bir varlıktan bilgi aldığımız söylenmişti. Bunun nedeni nedir?
    C: Denge ve eşitliğin oluşmasını ve verici ile alıcı arasındaki bu etkileşimde bilgi kaynaklarının taze olmasını temin etmek için.

    S: (L) Pekala, bu gecelik bu kadardı. Teşekkürler.
    C: İyi geceler.
    Konu bozadi tarafından (23-Eyl-2007 Saat 10:59 ) değiştirilmiştir. Sebep: Ardarda Atılan Mesajlar Birleştirildi

  7. #7
    danny - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oca-2007
    Bulunduğu yer
    trakya
    Mesajlar
    818
    Konular
    45
    bozadı elıne saglık guzle bı calısmada bazı yerler baba x fıles ın super asker projesını fılan hatırlattı yanlıs anlasılmasın ama

  8. #8
    Parapsikolog Parapsikolog isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    -YASAKLI-
    daha tamamını okumadım ama gerçekten ilginç yarın sabah devam edecem peki bunlar nedir kimlerdir kimler arasında geçmiştir biraz daha açıklık getirebilirmisin birde bunların devamı gelecek değilmi??

  9. #9
    belfalas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Haz-2007
    Bulunduğu yer
    İzmir, Karşıyaka
    Mesajlar
    1.635
    Konular
    117
    tüm bu celselerin doğru olduğunu kabul etsek bile bu iletişim kurulan canlıların doğru söylediğini nasıl kabul edebiliriz ki??? çaresiziz

  10. #10
    Parapsikolog Parapsikolog isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    -YASAKLI-
    tabi oda var ama gerçekten ilginç yaa gelecekmi devamı bunların
    --------------------
    kardeş bunun daha geniş olanını gördüm gene senin yazıların ama biraz daha uzun sanki word dosyasına attım 300 küsür sayfa etti burdakı daha kısa gibi kalanınıda yayınlarsan tabiki işlerden fırsat bulduğunda sevinirim
    Konu Parapsikolog tarafından (18-Eki-2007 Saat 21:37 ) değiştirilmiştir. Sebep: Ardarda Atılan Mesajlar Birleştirildi


5 Sayfadan 1. Sayfa 123 ... SonuncuSonuncu

Sayfa etiketleri:

kasyopya celseleri

kasyopya celseleri nedir

kasyopyaSaskuaşkasyopya celseleri 2012nibiru marduk ra bilgileri1.boyut varlıklarıcelseleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140