11 Sayfadan 2. İlkİlk 1234 ... SonSon
Toplam 104 sonuçtan 11 ile 20 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Kasyopya Celseleri / Ham Transkriptler

  1. #11
    buskas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Eki-2006
    Bulunduğu yer
    antalya
    Mesajlar
    304
    Konular
    4
    Alıntı filozof Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    daha tamamını okumadım ama gerçekten ilginç yarın sabah devam edecem peki bunlar nedir kimlerdir kimler arasında geçmiştir biraz daha açıklık getirebilirmisin birde bunların devamı gelecek değilmi??
    Kasyopya celselerine göre söylüyeyim ;
    6. boyut varlıklarının (zihinsel / fiziksel her anlamda gelişimlerini tamamlıyarak pozitif yönde boyut atlamış varlıkların) medyumik özellikleri olan kanallar aracılığıyla , insanlarla (3. boyut varlıklarla) yaptıkları iletişim.. (Ahirette iman , new age'de boyut

    Anlatmak istedikleri esas konu ise , yüksek boyutlardaki negatif varlıkların insanlar üzerindeki hükmü ve etkisi , bu konuda bizi uyarıp her an ayık olmamızı istiyorlar..





  2. #12
    Kuranes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Tem-2007
    Bulunduğu yer
    Arkham
    Mesajlar
    169
    Konular
    22
    Alıntı buskas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Kasyopya celselerine göre söylüyeyim ;
    6. boyut varlıklarının (zihinsel / fiziksel her anlamda gelişimlerini tamamlıyarak pozitif yönde boyut atlamış varlıkların) medyumik özellikleri olan kanallar aracılığıyla , insanlarla (3. boyut varlıklarla) yaptıkları iletişim.. (Ahirette iman , new age'de boyut

    Anlatmak istedikleri esas konu ise , yüksek boyutlardaki negatif varlıkların insanlar üzerindeki hükmü ve etkisi , bu konuda bizi uyarıp her an ayık olmamızı istiyorlar..
    bilgiler güzel sağol buskas . fakat benim de sormak istediğim bir şeyler var .
    'ra bilgileri' olarak dört beş kitaplık bir seri halinde cıkan kitaplar var onlarla bunun alakası var mı ?
    bir de ;
    bu boyut varlıkları diye tabir ettiğin varlıklar nerede geçiyor ? yazılı kaynak var mı ?
    mesela kblan tragna ekolüne göre de boyut varlıklar var . sanırım ona göre 4. boyuta kadar insan ve insandan düşük seviyeli varlıklar , 5 ve üstü (9'a kadar olması lazım) insanüstü varlıklar . bu varlıkların boyutuna geçmek ise bir o kadar tehlikeli . fakat senin bahsettiğinin bununla bir alakası yok sanırım .

  3. #13
    Parapsikolog Parapsikolog isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    -YASAKLI-
    açıklama için teşekkürler buskas aklımdaki soruya güzel bir cevap vermişsin devamının yayınlanmasını bekliyorum ben okumamama ramen elimde dökümanlar var bu yazıdan fazlası daha doğrusu ilginç bilgiler bunlar tabi gerçeklerse

  4. #14
    buskas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Eki-2006
    Bulunduğu yer
    antalya
    Mesajlar
    304
    Konular
    4
    Alıntı Kuranes Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    bilgiler güzel sağol buskas . fakat benim de sormak istediğim bir şeyler var .
    'ra bilgileri' olarak dört beş kitaplık bir seri halinde cıkan kitaplar var onlarla bunun alakası var mı ?
    bir de ;
    bu boyut varlıkları diye tabir ettiğin varlıklar nerede geçiyor ? yazılı kaynak var mı ?
    mesela kblan tragna ekolüne göre de boyut varlıklar var . sanırım ona göre 4. boyuta kadar insan ve insandan düşük seviyeli varlıklar , 5 ve üstü (9'a kadar olması lazım) insanüstü varlıklar . bu varlıkların boyutuna geçmek ise bir o kadar tehlikeli . fakat senin bahsettiğinin bununla bir alakası yok sanırım .
    Bu boyut varlıkları bu tarz kitaplarda geçiyor genellikle , bende çok fazla bilgi sahibi değilim , ama ra bilgileri ve kasyopya celseleri esas olarak aynı şeyleri anlatan kitaplardır..

    New age inanışının yapı taşlarını oluşturur , bu kitaplar.. İkisindede yüksek boyuttaki toplumsal bellek bileşimlerinin (bellek bileşimi=ortak yönde hareket edebilen varlıklar grubu) , insanlarla yaptıkları iletişim ve verdikleri uyarılar var..
    Ra genellikle pozitif yönde bir uyarı verirken, kasyopya celselerinde yüksek boyuttaki negatif varlıkların insanlar üzerindeki etkisi ve bu etkiden nasıl kurtulabileceğimizle ilgili öğütler verilir..

    Bu inanışa göre ; varlık yaratanla bir olma sürecinde bazı boyut / süreçlerden geçmek zorundadır...
    Boyutlar yükseldikce yaratanla bütünleşme süreci artar , varlık zihinsel / düşünsel her anlamda gelişir olgunlaşır..

    1. boyut= taş , mineraller vb..
    2. boyut= hayvan, bitki vb..
    3. boyut= düşünebilen irade sahibi canlı varlık (pozitif veya negatif seçimin yapılacağı boyut)
    varlık 3. boyutta verdiği (bilinçli veya bilinçsiz) seçim sonrası pozitif veya negatif kutup'ta olacağını belli eder ve bu alanlarda boyut atlama sürecine girer..
    Bu inanışa göre cehennem veya acı çekilen bir yer yoktur, yeteri olgunluğu ve gelişimi sağlıyamamış varlıklar boyut atlıyamayıp tekrar rearnke olarak olgunlaşmaları sağlanır.. Bu bir nevi cezalandırma (cehennem) , boyut atlamak ise mükafat (cennet) olarak görülür..

    Kitaplar oldukça karışık ve derin'di şimdilik aklıma gelenler bunlar,

  5. #15
    Kuranes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Tem-2007
    Bulunduğu yer
    Arkham
    Mesajlar
    169
    Konular
    22
    Alıntı buskas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bu boyut varlıkları bu tarz kitaplarda geçiyor genellikle , bende çok fazla bilgi sahibi değilim , ama ra bilgileri ve kasyopya celseleri esas olarak aynı şeyleri anlatan kitaplardır..

    New age inanışının yapı taşlarını oluşturur , bu kitaplar.. İkisindede yüksek boyuttaki toplumsal bellek bileşimlerinin (bellek bileşimi=ortak yönde hareket edebilen varlıklar grubu) , insanlarla yaptıkları iletişim ve verdikleri uyarılar var..
    Ra genellikle pozitif yönde bir uyarı verirken, kasyopya celselerinde yüksek boyuttaki negatif varlıkların insanlar üzerindeki etkisi ve bu etkiden nasıl kurtulabileceğimizle ilgili öğütler verilir..

    Bu inanışa göre ; varlık yaratanla bir olma sürecinde bazı boyut / süreçlerden geçmek zorundadır...
    Boyutlar yükseldikce yaratanla bütünleşme süreci artar , varlık zihinsel / düşünsel her anlamda gelişir olgunlaşır..

    1. boyut= taş , mineraller vb..
    2. boyut= hayvan, bitki vb..
    3. boyut= düşünebilen irade sahibi canlı varlık (pozitif veya negatif seçimin yapılacağı boyut)
    varlık 3. boyutta verdiği (bilinçli veya bilinçsiz) seçim sonrası pozitif veya negatif kutup'ta olacağını belli eder ve bu alanlarda boyut atlama sürecine girer..
    Bu inanışa göre cehennem veya acı çekilen bir yer yoktur, yeteri olgunluğu ve gelişimi sağlıyamamış varlıklar boyut atlıyamayıp tekrar rearnke olarak olgunlaşmaları sağlanır.. Bu bir nevi cezalandırma (cehennem) , boyut atlamak ise mükafat (cennet) olarak görülür..

    Kitaplar oldukça karışık ve derin'di şimdilik aklıma gelenler bunlar,
    hmm , evet . son söylediğin ,yani yeteri olgunluga erişememiş (ruhsal olarak) varlıkların tekrar dünyaya reenkarne olması , olgunlaşmalarını tamamlayınca ise tanrıyla birleşmeleri doğu ezoterizminde var .
    bilgiler için tekrar sağolasın .

  6. #16
    x12tr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ara-2007
    Mesajlar
    136
    Konular
    0
    bu tür yazılar beni acaib yerlere götürüyor yaw sorular ve onlara gelen cevablar felan acaib şeyler getiriyor aklıma işin kötüsü de bu şeyler olmazsa ve birçok yerde söylendiği gibi mesela 2012 kıyameti yada mucizesi olmazsa insanlık tarihinin en komik geyiğine dönüşecek bu kavramlar,o zaman beynimizi neyle eylendireceğiz?

  7. #17

    Üyelik tarihi
    Mar-2007
    Mesajlar
    1.161
    Konular
    223
    7 Mart 1995 F___, Laura, SV, MT, M___

    S:(L) Merhaba.
    C: Merhaba.

    S:(L) Bu gece kim var?
    C: Sijll.

    S:(L) Neredensin?
    C: Kasyopya elbette.

    S:(L) Bu gece bazı sorularımız olacak. Bu akşam Danyal tarafından yazılan ve İsa'nın da bahsettiği "yıkıcı iğrenç şey" hakkında tartışıyorduk. Bu nedir?
    C: Dezenformasyon.

    S:(L) "Yıkıcı iğrenç şey"in kendisi mi, yoksa onun hakkında yazılanlar mı dezenformasyon?
    C: Her ikisi.

    S:(L) Bunu açıklamak için söyleyebileceğiniz herhangi birşey var mı?
    C: Ne gibi?

    S:(L) Danyal tarafından ön görülen bu bilginin kaynağı kimdi veya neydi?
    C: İlüminati.

    S:(L) Danyal'a verilen kehanetler dezenformasyon muydu?
    C: Yakın.

    S:(L) "Yıkıcı iğrenç" denen şey var mı?
    C: Tanımlar sınırsızsa herşey var.

    S:(L) Pekala. Kutsal Kitap'ta bahsedilen Elohim kimdi?
    C: Çoklu tanım.

    S:(L) Nasıl yani? Tek bir şeyi ifade etmiyor mu?
    C: Ve çeşitli varlıklar.

    S:(L) Elohim "iyi adamlar" mıydı?
    C: İlk ortaya çıkışları insandı, sonra insandışı.

    S:(L) Bazılarının dediği gibi ışıktan varlıklar mı?
    C: Belirsiz.

    S:(L) İnsandan insandışına dönüşümlerine neden olan şey neydi?
    C: Anlaşma.

    S:(L) Birbirleriyle bir anlaşma mı yaptılar?
    C: Hayır, 4'üncü yoğunluk KH ile.

    S:(L) Bu iyi değil! Elohim'in KH olduğunu mu söylüyorsunuz? Anlaşma yaptıkları bu KH varlıkları kimdi?
    C: Rosteem şimdi kendini Gülhaçlılar (Rosicrucians) olarak gösteriyor.

    S:(L) Amaçları nedir?
    C: Henüz size açıklanamaz.

    S:(L) Ağırmış! Pekala, "Keys of Enoch" (Enok'un Anahtarları) adlı kitabın kaynağı nedir? James Hurtak üst boyutlara götürüldüğünü ve "anahtarların" ona programlandığını iddia ediyor.
    C: Örtülü gerçeklik.

    S:(L) Götürüldüğü yer mi?
    C: Yer değil, mesaj.

    S:(L) Bu örtülü gerçekliğin kaynağı nedir?
    C: Araştır; buradakilerden biri patlayıcı gerçeklik öncülüklerini keşfetmek için biraz fazla çalışıyor.

    S:(L) Tamam. M___'nin söylediği gibi bu kitapta kodlanmış bilgi mi var?
    C: Heryerde kodlanmış bilgi var. Yer sarsıcı ilkeleri keşfetmek için daha yavaş bir inceleme öneriyoruz.

    S:(L) Fazla sıkı çalışan kim?
    C: Sen. Daha yavaşı iyi olur. Çiğneyebileceğinden daha fazlasını ısırmakla ilgili eski hikayeyi hatırla.

    S:(MT) Eğer incelemeyeceksek ne yapmamız gerekiyor?
    C: M___ direnç gösteriyor.

    S:(MT) Neye?
    C: Neden hayatının rotasını belirlemede zorluk çektiğini düşünüyorsun?

    S:(MT) Neye direnç gösteriyorum?
    C: Yavaşlamayla ilgili mesaja. Bu önemli, çünkü araba ağaçları seçemeyeceğiniz kadar hızlı gittiğinde, yapraklardaki damarları görmek zordur.

    S:(L) Hayatı hızlı şeritte yaşıyor gibi görünüyor.
    C: Yanlış yorum. Bu, hayatı hızlı şeritte yaşamak değil, çok fazla şeyi çok fazla hızlı özümsemeye çalışmak.

    S:(L) Yani fazla zengin bir benzin karışımı mı kullanıyor?
    C: Acemice bir benzetme ama fikir doğru.

    S:(MT) Burada kastedilen şeyin ne olduğu konusunda pek emin değilim.
    C: Metafizik aşırı yüklemesi. İyi bir yol, ama tavşandan ziyade kaplumbağa gibi olmanızı öneriyoruz.

    S:(L) Çalışmalarını sürdürebileceği ve aynı zamanda hayatını kazanabileceği bir yol arıyor.
    C: "Öğretmekten" ziyade okumalar ve terapiler. Terapi öğretmeninden ziyade terapist ol! İnsanlar bireysel ilgi için can atıyor, fark etmedin mi?

    S:(MT) Öğretmeyle karşılaştırılırsa, okuduğumda çok daha fazla şey yapıyorum.
    C: Bingo!

    S:(MT) Bu anlamda nasıl daha fazla çalışma içine girebilirim?
    C: Diğerleriyle bağlantı halinde olduğunda bu kendini kendine çözülecek, ki bu senin yetenekli olduğun bir alan.

    S:(L) Pekala, Cuma günü buraya benimle konuşmak isteyen bir gazeteci geliyor...
    C: Durumun akışıyla ilgili olarak zihnen açık ol. Herkesin bilinç arttırma yeteneğinin seninki kadar yüksek olmadığını unutma.

    S:(L) Yani o gerçekten şüpheci biri ve doğrulama, kanıtlama konularıyla ilgili olarak epeyce uğraşmam gerekecek, öyle mi?
    C: Konu bu değil. Okuyucular, materyalistik bakış açısıyla hata arayacaklar, o yüzden dikkatli olmalısın, yoksa irrasyonel (mantıkdışı) görünebilirsin.

    S:(L) O zaman yapışık ruh çıkarma ve buna benzer şeylerden bahsetmesem daha iyi olur herhalde?
    C: Denge.

    S:(L) Tamam. Dengeli olmaya çalışacağım. Ülkeyi terk etmek zorunda kalmak istemiyorum. (MT) Hindu tapınağıyla ne tür bir bağlantım olduğunu öğrenmek istiyorum.
    C: İyi insanlar, ama senin yerin değil. Sadece çok stresli ve hayalkırıklığı yaratıcı bir dönemde yükseltici titreşimlere ihtiyaç duymuştun!

    S:(MT) Kitap dükkanımı tekrar kurmalı mıyım?
    C: Açık.

    S:(L) Kitaplarım için bir yer bulma konusunda bana bir tavsiyede bulunabilir misiniz?
    C: Bunu son kez söylüyoruz, kendi aranızda bağlantıyı koparmayın ve herşey yerini bulacak.

    S:(L) M___ hiç kaçırıldı mı?
    C: Açık.

    S:(L) Bunu neden yanıtlamıyorsunuz?
    C: Başka bir celsede yanıtlayacağız.

    S:(M) Kariyerimde ne yapmam gerektiği konusunda bana bir bilgi verebilir misiniz?
    C: Kariyer yolu, tıpkı herkes için olması gerektiği gibi, çekici, zahmetsiz ve acısız olmalı.

    S:(L) İyileşme sürecindeki fiziksel faaliyetler olarak M___'nin takip edeceği en iyi yol nedir?
    C: Takip etmeyin. Kilit nokta, herhangi birşeyi takip etmemek. Bireye bağlı.

    S:(L) Her birimizdeki büyük ilerleme ve gelişme potansiyellerini kısaca tanımlayabilir misiniz?
    C: Hiçbirinize bunu söyleyemeyiz, çünkü o zaman öğrenmezsiniz, ve öğrenmezseniz, bireysel bir ruh olarak ilerleyemezsiniz!

    S:(L) Birinin söylediği gibi "ruh sayısı" diye birşey var mı?
    C: Ancak olmasını istersen. "İyi geceler Gracie" deme vakti.

    S:(L) İyi geceler.
    --------------------
    11 Mart 1995 F___, Laura, TR, JR, SV


    S:(L) Merhaba.
    C: Gerçek UFO'lar, S___.

    S:(T) Kelime tablanın dışına çıkıyor çünkü yüzey fazla kaygan. [Yeni bir tabla kullanıyorduk ve birkaç kelime ve ünlem işareti ekledik.]
    C: Yoğunluk.

    S:(T) "Yoğunluk" kelimesini kaybediyoruz. Tamam, bu yeterli mi?
    C: Yoğunluk kaybı yaygın bir deneyim.

    S:(J) Diyetten mi bahsediyoruz?
    C: Çoklu yorum.

    S:(T) Neşeyi seviyorum!
    C: Neşe iyidir.

    S:(L) Bu gece kim var?
    C: Sorra.

    S:(T) Merhaba Sorra! (L) Neredensin?
    C: Merhaba TR! Kasyopya.

    S:(T) Yeni bir tabla aldık. Harika çalışıyor.
    C: Lütfen bunu alışkanlık edinin!

    S:(T) Yeni tablayı hepimiz sevdik!
    C: Pürüzsüz. Diğerlerini çağırdım, şaşkınlık içinde izliyorlar!

    S: [Gülüşme.]
    C: Bir sonraki gösteride lütfen bu veya benzer bir tabla kullanın.

    S:(L) Gösteride eski tablayı kullanmak zorunda kaldığımız için üzgünüz. (T) ...Bugünkü çalışma iyi miydi?
    C: İyiydi. Bu yeni tablayla gerçektenden eğleniyoruz. Bunu sevdik!!!!!!!

    S:[Gülüşme]
    C: Evet! Ben Deanorilloa, ben de çok etkilendim! Oppilmno, ben de! Bu gece enerjiniz yeni seviyelere ulaşacak!

    S:(J) Bu, hem bugünkü gösterimiz, hem de yeni tablayla mı ilgili?
    C: Evet!!

    S:(J) Bu tabla sizi gerçekten coşturdu!
    C: İyisiniz!

    S:(T) Bunu hepimize borçluyuz!
    C: Evet.

    S:(L) Bize genel olarak...
    C: F___ sizinle tekrar bağlantı kurmak istiyor!

    S:(T) Evet, bugünkü gösterimizde onu ikna ettik. Neden tekrar bağlantı kurmak istiyor?
    C: Güçlü bir kanalsınız. Geçerli birini gördüğünde tanır! Ve o da geçerli bir araştırmacı; yalnızca duygusal bir duruma girmişti.

    S:(L) Onun Kertişlerin bir ajanı olduğunu söylediğinizi sanmıştım?
    C: Ajan provokatör.

    S:(T) Onunla tekrar temas kurmamız gerektiğini söylemiyorlar, yalnızca onun bunu istediğini söylüyorlar.
    C: Size bağlı.

    S:(L) A___ B___'nin tepkisi neydi?
    C: Heyecan.

    S:(L) Eğer sizin için bir sakıncası yoksa, A___'nın gelmesinin bence bir mahsuru yok. F___'yle etrafta birşeyler çevirip durmasın yeter. (T) F___'yle ne yaparsa yapsın, yeter ki F___'nin enerjisini buraya getirmesin. Bunu yalnızca M___ yapabilir. (L) Beyaz saçlı, sakallı adam kimdi?
    C: B___ H___.

    S:(T) B___ H___ de kim? (J) Geniş şapkalı adam kimdi? (L) L___'nin toplantılarına sıkça katılıyor. Geçen gün bize bu gösterinin kadersel birşey olduğunu söylemiştiniz.
    C: Evet.

    S:(L) Gösteriyi yaptığımıza göre bu kadersel olayın amacı neydi, söyleyebilir misiniz?
    C: Biraz yönlendirmeden fayda sağlayabilecek olanların eğitilmesi.

    S:(L) Oradaki insanların hepsi açık fikirlilik konusunda sorunlu. Metafizik insanlarıyla neredeyse hiç anlaşamıyoruz çünkü genellikle kapalı tutucu oluyorlar. (F) "New Age"cilerden daha dengeli görünüyorlardı. (J) Grubun burada olduğu birkaç hafta önceki celsede neden o kadar interferans vardı ve bugün neden yoktu?
    C: Kanal uyumlanıyor.

    S:(T) Ayrıca daha büyük bir insan kitlesiyle celse yapma konusunda iyi bir pratik oldu.
    C: Artan açıklığı fark ettiniz mi?

    S:(L) Evet, farkettik. Bunun nedeni neydi?
    C: Uyumlanma interferansı azaltıyor.

    S:(T) G___ ve diğerleri buradayken, ilk defa o kadar çok insanla celse yapmıştık ve herkes kanala enerji aktarıyordu ve böylece kanal genişledi. (J) Doğru tutuma sahip ne kadar çok insan gelirse o kadar çok uyumlanacak.
    C: Hayır, olayların doğal akışıyla ilgili.

    S:(L) Sanırım bugün insanlara neler olduğunu gayet net bir şekilde açıkladık, ölçütleri koyduk, ve insanlara ne tür soruları kabul edebileceğimizi ifade ettik ve böylece bir koruma sağlamış olduk, doğru mu?
    C: Evet.

    S:(L) A___, insanların esas olarak kaç kromozoma sahip olduğunu sormamızı istedi.
    C: 135 çift.

    S:(T) Şimdi 23 çiftimiz var. Epeyce kromozom kaybetmişiz demek. (L) Çok! (T) Kaybettiklerimizi geri alacak mıyız?
    C: Bekleyin ve görün.

    S:(L) Coral Castle ile ilgili adam hakkında sormak istiyorum. Bildiğiniz gibi Hillard'ı görmeye gittik. Onunla görüştükten sonra bir kaza geçirdi, hemen ertesi gün. Bu kaza onun bizimle daha fazla iletişim kurmasını engellemeye yönelik miydi?
    C: Açık. İsterseniz onu arayın ve detayları öğrenmeye çalışın.

    S:(L) Hillard'la konuşurken bize Coral Castle'ı inşa eden adamdan bahsetti. Görünüşe göre bu adamın yaşadığı odada üç şey varmış: bir yatak, bir masa ve tavandan bir zincirle asılı olan, emniyet kemerine kadar tam donanımlı bir uçak koltuğu. Bu...
    C: Doğru çünkü öğreniyorsunuz ve bu ve diğer faaliyetlerinizin neticesinde DNA'larınızı birleştiriyorsunuz.

    S:(L) Tamam, yani S___ ve ben, bu gizem hakkında yaptığımız incelemeyle, bu adamın bu çarpıcı mühendislik ve inşa başarısını nasıl ortaya koyduğunu öğrenmeye yaklaşıyoruz öyle mi?
    C: İstersen S___'yi hipnotize et.

    S:(L) S___ hipnoz yoluyla bu bilgiye erişebilecek mi?
    C: S___'nin hayatında neler yaşadığını bilmiyorsun. Açıklamak istemediği kişisel gerçekliğiyle ilgili neden bunca rahatsız düşünceleri var sence?

    S:(S) Beni hipnotize etsen iyi olacak sanırım. Rahatsızlık yaratıcı düşüncelerim var, ama... (T) Nedir? (S) Kişiliğim hakkında, kendimden şüphe duyuyorum, bilmiyorum. Büyük bir soru işareti gibi. (T) Bunun üzerine gitmek istiyor musun? Ve Kasyopyalılar celseye "Gerçek UFO'lar, S___" diye başladılar. Bunun anlamı nedir?
    C: Gerçekten, nedir?

    S:(S) Projeksiyon değil, gerçek UFO'lar anlamında mı? (L) Tamam, şimdi beyin hücrelerimizi birleştirelim!
    C: "Beyin hücrelerini" birleştirmeye gerek yok, çakralarınızı kullanmanız yeterli!

    S:(L) Beyin hücrelerinizi birleştirmeyin, çakralarınızı birleştirin. Çakralarımızı nasıl birleştirebiliriz? (T) Birleştirilebileceklerini bilmiyordum. (S) Her zaman birleşikler. (L) Peki birbirleriyle nasıl birleştirilebilirler? (S) Bunu düşünerek, sanırım.
    C: Keşfedin.

    S:(L) Bunun hakkında bir ipucu verir misiniz? (T) Meditasyon mu?
    C: Kastedileni kaçırıyorsunuz; aramayın, sadece hazır olduğunda olmasına izin verin.

    S:(T) Yeterince kolay. (S) "Gerçek UFO'lar" ne anlama geliyor? (L) Evet, bu cümleyle başladınız; bu ne anlama geliyor?
    C: S___'ye sorun!

    S:(L) S___'ye kesinlikle soracağız. (S) Bildiğim kadarıyla hiç UFO görmedim. Belki görmüşümdür, ama farkında olmadan. Bunun, evlat edinilmiş biri olmamla herhangi bir ilgisi var mı?
    C: Olabilir.

    S:(L) Belkide dünyadışı bir varlıksın S___. (T) Oryon Federasyonu üyelerinden biri misin? [Gülüşme] (S) Öyle miyim?
    C: Neşe.

    S:(S) Beni en kısa zamanda hipnotize etmen gerek, meraktan ölüyorum. (L) Ölmeyeceksin, söz veriyorum. (T) Evet, Merak Şehri'nde yaşıyorsun. (S) Son zamanlarda gerçekten garip ve parçalar halinde rüyalar gördüm. Sadece kısa görüntüler... (T) Yakın zamanda mı? JR ve ben, en son bahsettiğimiz dışında, yakın zamanlarda hiç garip rüya görmedik ama JR geçen gece gözünde tuhaf bir ışık hissetmiş. (L) Evet, geçen gece JR'nin gözünde deneyimlediği ışıklanmanın nedeni neydi? (T) Son birkaç yılda bu üçüncü veya dördüncü kez oluyor.
    C: DNA iplikçiklerinin gelişimi. Neden içinizde tutuyorsunuz; artan yeteneklerinizin farkında değil misiniz?

    S:(T) Bu deneyimi bir sonraki yaşayışında artık onun hakkında birşeyler biliyor olacaksın. Bu meydana geldiğinde ona gevşemesini, stres ve korkuyu atlatmasını ve izleyip ne olduğunu anlamaya çalışmasını söylüyorum. (L) Evet, hepimiz çok garip deneyimler geçirdik. (T) Evet, ben de aynı şeyi rahatlıkla söyleyebilirim ama yaşarken daha zor oluyor. (L) Ve herbirimizde farklı oluyor.
    C: Evet.

    S:(J) Ne tür yeteneklerden bahsediyorsunuz?
    C: Psişik! (Ruhsal)

    S:(J) Bu iyi...
    C: UFO fenomenine direnç göstermeyi bırak, sadece kabul et.

    S:(L) Bu nedir? Buna direnç mi gösteriyorsun JR? (J) Sanırım hala şüpheciyim, evet. (L) Şaka yapıyorsun! Sanırım bir tanesini görmen gerek. Benim şüpheciliğimi iyileştirdi. [Gülüşme] (J) Hiç birinci elden bir deneyimim olmadı. (S) Bildiğim kadarıyla benim de olmadı. [Gülüşme] (J) Yani, tüm bu şeyleri biliyorum... (T) Hepimizin sizi görebilmesi için birşeyler ayarlayabilir miyiz?
    C: İstediğiniz zaman ayarlayabilirsiniz. Laura, biraz daha kafein lütfen.

    S:(T) Kahve içmek mi istiyorsunuz? Kafein müptelası olmuş olmanız ve buna yalnızca bizim aracılığımızla ulaşabiliyor olmanız mümkün mü?
    C: Açık. Bir 6'ncı yoğunluk ışık varlığı, 3'üncü yoğunluktan herhangi birşeye nasıl "müptela" olur?

    S:(S) Hadi bakalım, açıkla onlara şimdi TR! (T) İletişim frekansımızdan. (L) Benim içtiğim kafein size de ulaşıyor mu?
    C: Hayır.

    S:(T) Bizde meydana getirdiği frekans değişimi sizi de etkiliyor mu?
    C: Gerçekten öyle oluyorsa ne güzel! [Gülüşme]

    S:(L) Sanırım kafein sadece uykumuzu erteleyip onlara ayak uydurmamızı sağlıyor.
    C: Evet.

    S:(T) Hadi ama! Siz de tadına bakıyorsunuz! Evet evet! ...
    C: TR, celseden önce ne içtin?

    S:(T) A ha! Ondan da istiyorlar! Ho-ho-ho, neşe, neşe. (S) İçtiğin purolardan olmalı TR! [MOLA] (L) Ekonomi hakkındaki sohbetimizi herhalde dinliyordunuz?
    C: Her zaman olduğu gibi.

    S:(L) Bize bu konuda rehberlikte bulunabilir misiniz, bir güvence verebilir misiniz? Çünkü biz hala 3'üncü yoğunluğuz ve bazı bakımlardan güvencelere ihtiyacımız var.
    C: Çok fazla şeye ihtiyaç duyacak kadar 3'üncü yoğunluksunuz hala, aşkım!

    S:[Ooo!] (L) Evet, ama soruyu yanıtlamadınız! (T) Bu konuda ustalar.
    C: Önceki celselerde söylenenleri gözden geçirin.

    S: (L) Bizim için bazı finansal ayarlamalar yaptığınızı söylemiştiniz. ...
    C: Şu anda yaptığınız gibi, insanlarla bağlantıya geçin!

    S:(L) Yani celselerimiz devam ettikçe elimizdeki materyalleri insanlara göndermemiz gerekiyor ve F___'nin dediği gibi sonra da bir sponsor falan bulmamız gerekiyor.
    C: Eugene Brown'dan para isteyin, muhtemelen vermez ama verecek birini tanıyor olabilir! Şimdi süreci anlıyor musunuz?

    S: ... (T) Doğru reiki öğretmenini ararken ne olmuştu Laura? (L) Doğru reikiyi bilen birini tanıyıp tanımadığımı sormuştum... (T) Ve Kasyopyalılar da Helen Davis demişti. Sen de "Helen reikiye inanmıyor" demiştin. Ama Helen doğru kişiyi biliyordu.
    C: Güven.

    ... [ç.n.: celsenin bu kısmında katılımcıların kendi aralarında geçen ve celse bilgileriyle doğrudan ilgisi olmayan uzunca bir kısım atlanmıştır. zaman kazanmak için bundan sonra da bu tür kısımlar atlanacaktır.]

    S:(L) Sorularımıza dönelim... (J) Gene, kehanetler hakkında bir kitap oluşturmamız gerektiğini düşünüyor... (L) Bence İsa'nın bu konuda söyledikleri gayet makul: "İşaret arayan zayıf ve imansız bir nesil." (T) Bugün arabada bununla ilgili konuşuyorduk... Bu celselerde asıl aldıklarımızla karşılaştırıldığında, kehanetlerin pek önemi olmadığından bahsediyorduk. Eğer bilgin varsa kehanetlere ihtiyacın yok, çünkü birşey olacağını zaten biliyorsun ve o şey olana kadar hiçbirşeyin kesin olmadığını biliyorsun...
    C: Sorun.

    S:(L) Bir celsede zamanın, Cennetten Düşüş "sırasında" ortaya çıkan bir ilüzyon olduğunu söylemiştiniz ve bunu söyleyiş şekliniz, başka ilüzyonların da olduğunu düşündürdü bana...
    C: Değiştirilen DNA'nız nedeniyle zaman sizin için doğruluğu olan bir ilüzyon.

    S:(L) Peki diğer ilüzyonlar nedir?
    C: Monoteizm; sizden ayrı, mutlak güce sahip bir varlığa inanç.

    S:(L) Başka?
    C: Fiziksel artış gereksinimi.

    S:(L) Korunma için fiziğe odaklanmak... (T) Monoteizmle ilgili anahtar kelime ayrılık mı?
    C: Evet.

    S:(L) Başka?
    C: Lineer/doğrusal odak.

    S:(L) Başka?
    C: Tekboyutluluk.

    S:(L) Örtü... (J) Sadece tek bir boyutu algılamak... (L) Bu ilüzyonlar DNA'mıza genetik olarak programlandı mı?
    C: Yakın.

    S:(L) Başka hangi ilüzyonlar var?
    C: Öncekilerle işiniz bitti mi?

    S:(L) Bilmiyorum. Bu ilüzyonların bize nasıl zorlandığından, bizim bunları nasıl algıladığımızdan bahsedebilir misiniz biraz?
    C: Eğer biri bir kapıyı açarsa ve sen de açılan kapıdan bir küp altın görürsen, altına ulaşmadan önce, kapının arkasında gizlenmiş zehirli bir yılan olup olmadığını düşünür müsün?

    S:(L) Altın neyi simgeliyor?
    C: Sınırlanmaya cezbolma.

    S:(L) Kapı neyi simgeliyor?
    C: Sınırlanmaya açılış.

    S:(L) Bir küp altın olarak temsil edilen sınırlanma, aslında göründüğü şey değil miydi? Bu bir kandırma mıydı?
    C: Yılan nedir?

    S:(T) Kertenkeleler? (J) Tehlike. (L) Tamam, kapıyı kim açtı? (J) Biz.
    C: Hayır.

    S:(L) Kapıyı açan biz değildik, doğru mu?
    C: Evet.

    S:(T) Kapıyı kim açtı?
    C: Kertenkeleler.

    S:(L) Yani resmen... (T) Yılan kimdi? (J) Kertenkeleler, tehlikeyi...
    C: Hayır!

    S:(L) Yılan kimdi?
    C: Dikkatsizce cazibeye teslim olmanın sonucu; yani, bakmadan atlamak.

    S:(J) Yani dikkatli olmamız gerekiyor. (T) Yılan neydi? (J) Cazibeye teslim olmanın sonucu... (L) Yani diyorsunuz ki, cennetteki cezbolma hikayesi, insanoğlunun cezbedilerek bu realiteye yönlendirilmesinin hikayesiydi. İyi ve Kötünün Bilgisi Ağacı'nın meyvesinin yenmesi de...
    C: Cazibeye teslim olmaydı.

    S:(L) Ve bu bir kandırmaydı...
    C: Hayır! Kandırma yok!

    S:(L) Ama burada dönen birşey var. (T) Tuzak mı?
    C: Hayır! Tuzak da yok. Seçmeseydiniz, özgür iradenize müdahale edilemezdi.

    S:(T) Bir saniye. Olayın mantığını kaçırıyorum. Düşüşten önce biz kimdik?
    C: 3'üncü yoğunluk BH.

    S:(T) Bize 3'üncü yoğunluk varlıklarının BH olamayacağını söylememiş miydiniz? (L) Hayır. 3'üncü yoğunluk BH varlıklarının olduğunu söylemişlerdi. (T) O zaman meydana gelen şeyden dolayı mı şimdi KH'yiz?
    C: Evet.

    S:(T) Tamam, demek o zaman BH'ydik. Yani Kertenkeleler kapıyı açtı ve tabii bunu bir mecaz olarak kullanıyoruz. Kertenkeleler kapıyı açtı ve bize bir küp altını gösterdiler ve kapıdan geçip ona ulaşmamızı umuyorlardı ve bizi kontrol altına almak üzere kapının arkasında bekliyorlardı. Doğru yolda mıyım?
    C: Ummak yanlış fikir.

    S:(T) Bizi cezbederek yapmaya çalıştıkları şey neydi?
    C: Yapmaya çalışmak da yanlış fikir; öğrenme fırsatı için sorgulamaya devam edin.

    S:(T) O zaman 3'üncü yoğunluk BH varlıklarıydık. Bu, daha önce bahsettiğiniz savaştan sonra mıydı?
    C: Savaşın kendisiydi.

    S:(L) Savaş içimizde miydi?
    C: Sizin üzerinizden.

    S:(T) Yani o kapıdan geçip geçmeyeceğimizle ilgili bir savaş... (L) Savaş bizim üzerimizden yapıldı ve biz resmen savaş meydanıydık. (T) Anladım, ama genel resmi doğru anladığımızdan emin olmak için bu benzetmeye geri dönmek istiyorum. Kapı açıldığında savaş devam ediyordu. Savaş, bizim o kapıdan geçip geçmeyeceğimiz üzerine miydi?
    C: Yakın.

    S:(T) O noktada BH'ydik. BH ve KH seçeneklerimiz var.
    C: TR, savaş her zaman var, önemli olan "ne zaman" seçtiğin!

    S:(T) Yani hala altın küpüne mi bakıyoruz? Burada önemli birşey var... (L) Şimdi biraz geri dönüp şu şekilde soralım: Bu olay öncesinde insanoğlu...
    C: Öncesinde mi?

    S:(L) Öncesi değil. Herşey aslında eşzamanlı olmasına rağmen biz hala bir anlamda tarihsel bir olaydan bahsediyoruz. Döngünün bir noktasındaki bu olayda insanoğlu...
    C: Geri gidiyorsunuz.

    S:(T) Sorduğumuz sorular isabetli değil.
    C: Yakın. Düşünce dalgalarıyla birlikteydiniz. Bu konuyu TR'ye bıraksan daha iyi olur belki.

    S:(L) Tamam, çenemi kapatacağım. Devam et TR. (T) Tüm yardımınıza ihtiyacım var. (L) Zor bir konu. (T) Bu konu, Kertenkelelerin ve diğer dünyadışı varlıkların insanlara onları kaçırılmaları ve diğer herşey için izin verdiklerini söyleyip durmalarıyla da ilgili.
    C: Evet, devam et.

    S:(T) Benzetme üzerinden gidelim. Altın bir ilüzyondu. Altın, algıladığımız şey değildi. 3'üncü yoğunluktaki BH varlıkları olarak bize sunulan bir cezbediciydi. Kapı Kertenkeleler tarafından açıldı.
    C: Cezbetme değil, herzaman oradaydı. Dorothy ve kırmızı terlikleri hatırlıyor musunuz?

    S:(T) O kapıdan içeri adım atmadan önce BH'ydik. İçeri girmek zorunda değildik. (F) Bir saniye, yanılıyorsam düzeltin ama TR kapıdan girdiğimizde onların bizi ele geçirdiğini söylediğinde Kasyopyalılar... (L) Hayır dediler... (F) Altın her zaman oradaydı. (J) Seçmeseydik, özgür irademiz ihlal edilemezdi. (T) Onlar hiçbirşey yapmadılar, sadece kapıyı açtılar. Kertenkeleler kapıyı açtı ve içeri girip girmeyeceğimiz tamamen bizim kendi seçimimizdi. (J) Bana göre, kapıdan içeri adım atmakla, özgür irademizin sınırlanmasını seçmiş olduk... (T) Kapıdan içeri girmemizle birlikte Kertenkeleler bize birşeyi uygun bir şekilde sunmuş oldular. Tek yaptıkları kapıyı açıp bize göstermeleriydi...
    C: Sunmak? ! ?

    S:(L) Onlar sunmadı... (J) O hep vardı... (T) Her zaman oradaydı... (J) Hala orada...
    C: Evet, kırmızı terlikleri düşünün. Glenda Dorothy'ye ne söyledi?

    S:(J) İstediğin zaman eve gidebilirsin. (L) Her zaman eve dönme gücün var...
    C: Evet.

    S:(L) Yani her zaman BH olmaya dönme gücümüz var mı? 3'üncü yoğunlukta bile mi?
    C: Evet.

    S:(L) 3'üncü yoğunluk BH varlıkları nasıl bir hayat yaşıyor?
    C: Keşfedin.

    S:(T) Kapı benzetmesine dönmek istiyorum. Kapı her zaman oradaydı. Cezbedicilik her zaman orada duruyordu...
    C: Altına gittiğinizde, Kertenkelelere "Merhaba" dediniz ve bundan anlayabileceğiniz herşey.

    S:(T) Evet, ben de bu noktaya ulaşmaya çalışıyordum. Kertenkelelerin veya KH güçlerinin kapıyı açtığını söylediniz.
    C: Hayır. "Açmak" demeyelim. Sadece sizi kavramaya yaklaştırmak için o ifadeyi kullandık.

    S: ... (T) Kapı her zaman oradaydı ve her zaman açıktı. Sadece benzetmeyi kavramaya çalışıyorum. Yani BH varlıkları olarak altına gitme ve gitmeme seçeneklerimiz vardı. Altına gitmekle KH olduk çünkü altına gitmek KH.
    C: Evet.

    S:(T) Ve bunu yapmakla 4'üncü yoğunluk Kertenkele Varlıklarının saflarına girmiş olduk.
    C: Evet.

    S:(T) Çünkü onlar 4'üncü yoğunluk varlıkları ve 3'üncü yoğunluk varlıkları olarak bizden çok daha fazla yetenekleri var.
    C: Bundan önce 4'üncü yoğunluk BH varlıklarının saflarındaydınız.

    S:(T) Ve 3'üncü yoğunluk BH'ydik. Ama altına gitmekle kendimizi 4'üncü yoğunluk KH'nin etkisi altına soktuk.
    C: Evet.

    S:(T) Bunu yapmakla 4'üncü yoğunluk KH'ye, bize dilediklerini yapma izni mi vermiş olduk?
    C: Yakın.

    S:(T) Yani bizi kaçırmaları için onlara izin verdiğimizi söylediklerinde bunu mu kastediyorlar?
    C: Yakın.

    S:(J) "Seçmedikçe özgür iradenize müdahale edilemez" demişlerdi. (T) İnsan ırkı olarak, özgür irademizle BH'den KH'ye geçtik. (L) Demek insanlık olarak içinde bulunduğumuz bu durumu bir seviyede kendimiz seçtik; Düşen Melek, Lusifer efsanesi. Bu biziz. Altına gitmek için o kapıdan geçmekle düşmüş olduk ve kapıdan geçdiğimizde yılan bizi ısırdı.
    C: Ama bu sürekli tekrarlanan bir sendrom.

    S:(L) Sadece insan ırkı için sürekli tekrarlanan bir sendrom mu, yoksa tüm yaratılış için de geçerli mi?
    C: İkincisi.

    S:(L) Varoluş döngüsünün bir parçası olduğu için, tüm varoluşta tekrarlanan bir sendrom mu bu? Yoksa Kızılderililerin Maya dedikleri şey mi?
    C: İkisinden biri.

    S:(T) "The Wizard of Oz" ("Oz Büyücüsü") filmine atıfta bulundunuz. Yani bu...
    C: 6'ıncı yoğunluk ilhamlı.

    S:(T) 6'ıncı yoğunlukta iyi film yapımcılarınız var. (S) Başka hangi filmlere ilham vermişler? (T) Konuyu değiştirmeden önce hala anlamaya çalıştığım birşey var... Tıpkı filmdeki kırmızı terlikler gibi istediğimiz zaman bizi BH'ye geri götürecek bir yeteneğe sahip olduğumuzu söylüyorsunuz.
    C: Evet.

    S:(T) Yani bahsettiğimiz tüm bu şeyler, boyut sınırı, dalga, frekansların yükselmesi...
    C: Boyut sınırı "tornado."

    S:(T) Yani dalga yıkıcı bir şekilde ilerliyor...
    C: Subjektif.

    S:(L) Dorothy benzetmesinde herşeyin başladığı yer olan Kansas BH miydi? ...
    C: Pek sayılmaz.

    S:(L) Oz ülkesine gidiş BH durumu muydu?
    C: KH.

    S:(L) Yani Oz KH'ydi. Ve Kansas da... tabii fiziksel ortam olarak değil de, Oz deneyimi öncesinde Dorothy'nin zihin durumu olarak BH durumuydu.
    C: Evet.

    S:(L) Kansas'ın kendisi değil, zihin durumu olarak BH'ydi. Oz'a gidiş ise KH'ydi.
    C: Ve Elvira Gulch.

    S:(J) Cadıya dönüşen kadın.
    C: Cadı Kertenkelelerdi.

    S:(T) Evet, tamam. Tornado. Dorothy tornadoda BH durumundan KH durumuna düştü. Doğru mu?
    C: Evet.

    S:(T) Yoğunluk değişim dalgası tornado ile temsil ediliyor... (L) Bir yoğunluk dalgasının etkileşimi...
    C: Daha dikkatli analiz edin, bunun için bir mola öneriyoruz. [MOLA]
    ...
    S:(L) Bir noktada biraz kafamız karıştı. Yoğunluk dalgasını temsil eden tornado, kişiyi aynı yoğunluk içinde BH'den KH'ye mi geçiriyor?
    C: Bir yönüyle.

    S:(T) Boyut sınırı yalnızca kişiyi bir yoğunluktan diğerine geçirmekle kalmıyor, aynı zamanda KH ile BH arasında da geçiş yapılmasını sağlıyor, öyle mi?
    C: Mümkün.

    S:(T) Yani bu geçişte 3'üncüden 4'üncüye bir BH olarak da geçilebilir?
    C: Bazı geçişlerde.

    S:(L) Yani 3'üncü yoğunlukta veya 4'üncü yoğunlukta insanlar BH ile KH arasında geçiş yapabiliyor... Boyut sınırı veya yoğunluk dalgasının bu geçişinde tüm bu seçenekler mevcut mu?
    C: Dalganın yönelimine göre yukarıdakilerin hepsi mümkün.

    S:(L) Peki yaklaşmakta olan dalganın yönelimi nedir? Özellikle bizi 3'üncü yoğunluktan 4'üncü yoğunluğa taşımak mı? Bu dalganın işlevlerinden biri bu mu?
    C: Bunu söylemiştik.

    S:(L) Bu dalganın bizi 3'üncü yoğunluktan 4'üncüye taşıyacağını söylemişlerdi. Görünüşe göre dalgalardan bazıları BH'den KH'ye geçebiliyor. (T) Dalga değil, dalgadan geçen kişi. Bu dalga geçerken, dalganın yönelimi bireyden bireye değişiyor mu?
    C: Deniz dalgalarıyla karşılaştırın. Dalgalar, tüm doğanın liflerinin bir parçası.

    S:(T) Bu, dalganın tepesinde veya dalgalar arasındaki boşlukta oluşla da ilgili mi? Dalganın üzerinde nerede bulunduğunla?
    C: Hayır.

    S:(T) Yani 3'üncü yoğunluktan 4'üncü yoğunluğa geçiş sağlayan bir dalga, bu dalga geçerken sen onun neresinde olursan ol aynı etkiyi yapar, doğru mu?
    C: Evet.

    S:(T) İnsanları KH'ten BH'ye ve tersine taşıyan dalga için de geçerli mi bu?
    C: Veya "altına da" gidebilirsin.

    S:(T) Dalganın altına mı? (J) Suyun altına. (T) O zaman hiç hareket edemezsin. (L) Dibe batıp boğulursun ve ilkel çorbanın bir parçası olursun. (T) Sebze çorbası mı?
    C: Tavuklu Erişte. [Gülüşme.]

    S:(L) Eğer alta gidersen okyanusa gömülüp tüm döngüye baştan başlayacağını düşünmekte haklı mıyım?
    C: O kadar basit değil.

    S:(J) Bunun hiç basit olmadığını düşündüm ben de. (T) Buna hiç girmeyelim. Ben hala BH'den KH'ye geçişi anlamaya çalışıyorum. Dorothy hakkındaki filmden bahsettiğiniz. Filmde ona istediği zaman, "eve gitmek istiyorum" diyerek veya buna benzer bir yolla eve gidebileceği söyleniyordu. İsterik nöbetler ve karmaşa içinde yaşayıp nadiren gelen bu dalgayı beklemekten çok daha kolay. BH'ye geri dönebilmemiz için 300.000 yıl burada takılmaktan daha kolay ve basit bir yol yok mu?
    C: Elbette!

    S:(T) Tamam, şimdi birşeye yaklaşıyoruz. Nereye doğru gidiyoruz? (L) Benim çenemi kapatmaya hazırlar. (T) Ama kafein aldın, şimdi bana yardım edebilirsin. [Gülüşme] Yani bunu yapmanın başka bir yolu da var. (J) İmgeleme mi?
    C: Durun bir saniye, 4'üncü yoğunluğa hemen şimdi gitmeye hazır mısınız?

    S:(J) Muhtemelen değiliz. İşimi bitirdiğimi sanmıyorum. (T) Evet, ben hazırım. Hemen şimdi. Eğlence başlasın! JR, eve gidince kedilere yemlerini verirsin! (L) Hemen çekip gitmek, sorumluluk ve anlaşmalarını terk etmek bile KH. (T) Evet, 4'üncü yoğunluk KH olurdum. (S) Sen ve Kertenkeleler! (T) Hayır, hayır, hemen gitmeye hazır değilim çünkü burada isteniyorum! Her neyse, demek yoğunluk değişim dalgası bu dönüşümü gerçekleştirmenin tek yolu değil, doğru mu?
    C: Bir fikir sunuldu.

    S:(T) Dalganın çok sayıda varlığı taşımasıyla ilgili olan mı?
    C: İlgisiz.

    S:(L) Dalga büyük döngünün bir parçasından ibaret. (T) Ve biz de belirli bir frekans oluşturarak dalga geçtiği sırada mümkün olduğu kadar çok kişiyi öteye geçirmek için buradayız ve burada bulunmamızın başka hiçbir amacı yok... öyle mi?
    C: Bu, özgür iradeye müdahaleyi ima ediyor.

    S:(L) Burada bir frekans oluşturuyoruz ve diğerleri de bize katılıp katılmayacakları konusuna bir seçeneğe sahip oluyor... (J) Ve 4'üncü yoğunluğa geçişimizde de KH'den BH'ye geçme seçiminde bulunuyoruz... (L) Oz Büyücüsü'ndeki Munchkin'ler (cüceler) neyi temsil ediyor?
    C: 2'nci yoğunluk varlıkları.

    S:(L) Maymunlar Grileri mi temsil ediyor?
    C: Dilerseniz.

    S:(L) Cadının askerleri kimi temsil ediyor?
    C: Nefalim.

    S:(L) Büyücü kimi temsil ediyor?
    C: Düşünün, öğrenin, keşfedin.

    S:(L) Sanırım bu konu üzerinde yeterince durduk.

  8. #18

    Üyelik tarihi
    Mar-2007
    Mesajlar
    1.161
    Konular
    223
    11 Mart 1995 F___, Laura, TR, JR, SV


    S:(L) Merhaba.
    C: Gerçek UFO'lar, S___.

    S:(T) Kelime tablanın dışına çıkıyor çünkü yüzey fazla kaygan. [Yeni bir tabla kullanıyorduk ve birkaç kelime ve ünlem işareti ekledik.]
    C: Yoğunluk.

    S:(T) "Yoğunluk" kelimesini kaybediyoruz. Tamam, bu yeterli mi?
    C: Yoğunluk kaybı yaygın bir deneyim.

    S:(J) Diyetten mi bahsediyoruz?
    C: Çoklu yorum.

    S:(T) Neşeyi seviyorum!
    C: Neşe iyidir.

    S:(L) Bu gece kim var?
    C: Sorra.

    S:(T) Merhaba Sorra! (L) Neredensin?
    C: Merhaba TR! Kasyopya.

    S:(T) Yeni bir tabla aldık. Harika çalışıyor.
    C: Lütfen bunu alışkanlık edinin!

    S:(T) Yeni tablayı hepimiz sevdik!
    C: Pürüzsüz. Diğerlerini çağırdım, şaşkınlık içinde izliyorlar!

    S: [Gülüşme.]
    C: Bir sonraki gösteride lütfen bu veya benzer bir tabla kullanın.

    S:(L) Gösteride eski tablayı kullanmak zorunda kaldığımız için üzgünüz. (T) ...Bugünkü çalışma iyi miydi?
    C: İyiydi. Bu yeni tablayla gerçektenden eğleniyoruz. Bunu sevdik!!!!!!!

    S:[Gülüşme]
    C: Evet! Ben Deanorilloa, ben de çok etkilendim! Oppilmno, ben de! Bu gece enerjiniz yeni seviyelere ulaşacak!

    S:(J) Bu, hem bugünkü gösterimiz, hem de yeni tablayla mı ilgili?
    C: Evet!!

    S:(J) Bu tabla sizi gerçekten coşturdu!
    C: İyisiniz!

    S:(T) Bunu hepimize borçluyuz!
    C: Evet.

    S:(L) Bize genel olarak...
    C: F___ sizinle tekrar bağlantı kurmak istiyor!

    S:(T) Evet, bugünkü gösterimizde onu ikna ettik. Neden tekrar bağlantı kurmak istiyor?
    C: Güçlü bir kanalsınız. Geçerli birini gördüğünde tanır! Ve o da geçerli bir araştırmacı; yalnızca duygusal bir duruma girmişti.

    S:(L) Onun Kertişlerin bir ajanı olduğunu söylediğinizi sanmıştım?
    C: Ajan provokatör.

    S:(T) Onunla tekrar temas kurmamız gerektiğini söylemiyorlar, yalnızca onun bunu istediğini söylüyorlar.
    C: Size bağlı.

    S:(L) A___ B___'nin tepkisi neydi?
    C: Heyecan.

    S:(L) Eğer sizin için bir sakıncası yoksa, A___'nın gelmesinin bence bir mahsuru yok. F___'yle etrafta birşeyler çevirip durmasın yeter. (T) F___'yle ne yaparsa yapsın, yeter ki F___'nin enerjisini buraya getirmesin. Bunu yalnızca M___ yapabilir. (L) Beyaz saçlı, sakallı adam kimdi?
    C: B___ H___.

    S:(T) B___ H___ de kim? (J) Geniş şapkalı adam kimdi? (L) L___'nin toplantılarına sıkça katılıyor. Geçen gün bize bu gösterinin kadersel birşey olduğunu söylemiştiniz.
    C: Evet.

    S:(L) Gösteriyi yaptığımıza göre bu kadersel olayın amacı neydi, söyleyebilir misiniz?
    C: Biraz yönlendirmeden fayda sağlayabilecek olanların eğitilmesi.

    S:(L) Oradaki insanların hepsi açık fikirlilik konusunda sorunlu. Metafizik insanlarıyla neredeyse hiç anlaşamıyoruz çünkü genellikle kapalı tutucu oluyorlar. (F) "New Age"cilerden daha dengeli görünüyorlardı. (J) Grubun burada olduğu birkaç hafta önceki celsede neden o kadar interferans vardı ve bugün neden yoktu?
    C: Kanal uyumlanıyor.

    S:(T) Ayrıca daha büyük bir insan kitlesiyle celse yapma konusunda iyi bir pratik oldu.
    C: Artan açıklığı fark ettiniz mi?

    S:(L) Evet, farkettik. Bunun nedeni neydi?
    C: Uyumlanma interferansı azaltıyor.

    S:(T) G___ ve diğerleri buradayken, ilk defa o kadar çok insanla celse yapmıştık ve herkes kanala enerji aktarıyordu ve böylece kanal genişledi. (J) Doğru tutuma sahip ne kadar çok insan gelirse o kadar çok uyumlanacak.
    C: Hayır, olayların doğal akışıyla ilgili.

    S:(L) Sanırım bugün insanlara neler olduğunu gayet net bir şekilde açıkladık, ölçütleri koyduk, ve insanlara ne tür soruları kabul edebileceğimizi ifade ettik ve böylece bir koruma sağlamış olduk, doğru mu?
    C: Evet.

    S:(L) A___, insanların esas olarak kaç kromozoma sahip olduğunu sormamızı istedi.
    C: 135 çift.

    S:(T) Şimdi 23 çiftimiz var. Epeyce kromozom kaybetmişiz demek. (L) Çok! (T) Kaybettiklerimizi geri alacak mıyız?
    C: Bekleyin ve görün.

    S:(L) Coral Castle ile ilgili adam hakkında sormak istiyorum. Bildiğiniz gibi Hillard'ı görmeye gittik. Onunla görüştükten sonra bir kaza geçirdi, hemen ertesi gün. Bu kaza onun bizimle daha fazla iletişim kurmasını engellemeye yönelik miydi?
    C: Açık. İsterseniz onu arayın ve detayları öğrenmeye çalışın.

    S:(L) Hillard'la konuşurken bize Coral Castle'ı inşa eden adamdan bahsetti. Görünüşe göre bu adamın yaşadığı odada üç şey varmış: bir yatak, bir masa ve tavandan bir zincirle asılı olan, emniyet kemerine kadar tam donanımlı bir uçak koltuğu. Bu...
    C: Doğru çünkü öğreniyorsunuz ve bu ve diğer faaliyetlerinizin neticesinde DNA'larınızı birleştiriyorsunuz.

    S:(L) Tamam, yani S___ ve ben, bu gizem hakkında yaptığımız incelemeyle, bu adamın bu çarpıcı mühendislik ve inşa başarısını nasıl ortaya koyduğunu öğrenmeye yaklaşıyoruz öyle mi?
    C: İstersen S___'yi hipnotize et.

    S:(L) S___ hipnoz yoluyla bu bilgiye erişebilecek mi?
    C: S___'nin hayatında neler yaşadığını bilmiyorsun. Açıklamak istemediği kişisel gerçekliğiyle ilgili neden bunca rahatsız düşünceleri var sence?

    S:(S) Beni hipnotize etsen iyi olacak sanırım. Rahatsızlık yaratıcı düşüncelerim var, ama... (T) Nedir? (S) Kişiliğim hakkında, kendimden şüphe duyuyorum, bilmiyorum. Büyük bir soru işareti gibi. (T) Bunun üzerine gitmek istiyor musun? Ve Kasyopyalılar celseye "Gerçek UFO'lar, S___" diye başladılar. Bunun anlamı nedir?
    C: Gerçekten, nedir?

    S:(S) Projeksiyon değil, gerçek UFO'lar anlamında mı? (L) Tamam, şimdi beyin hücrelerimizi birleştirelim!
    C: "Beyin hücrelerini" birleştirmeye gerek yok, çakralarınızı kullanmanız yeterli!

    S:(L) Beyin hücrelerinizi birleştirmeyin, çakralarınızı birleştirin. Çakralarımızı nasıl birleştirebiliriz? (T) Birleştirilebileceklerini bilmiyordum. (S) Her zaman birleşikler. (L) Peki birbirleriyle nasıl birleştirilebilirler? (S) Bunu düşünerek, sanırım.
    C: Keşfedin.

    S:(L) Bunun hakkında bir ipucu verir misiniz? (T) Meditasyon mu?
    C: Kastedileni kaçırıyorsunuz; aramayın, sadece hazır olduğunda olmasına izin verin.

    S:(T) Yeterince kolay. (S) "Gerçek UFO'lar" ne anlama geliyor? (L) Evet, bu cümleyle başladınız; bu ne anlama geliyor?
    C: S___'ye sorun!

    S:(L) S___'ye kesinlikle soracağız. (S) Bildiğim kadarıyla hiç UFO görmedim. Belki görmüşümdür, ama farkında olmadan. Bunun, evlat edinilmiş biri olmamla herhangi bir ilgisi var mı?
    C: Olabilir.

    S:(L) Belkide dünyadışı bir varlıksın S___. (T) Oryon Federasyonu üyelerinden biri misin? [Gülüşme] (S) Öyle miyim?
    C: Neşe.

    S:(S) Beni en kısa zamanda hipnotize etmen gerek, meraktan ölüyorum. (L) Ölmeyeceksin, söz veriyorum. (T) Evet, Merak Şehri'nde yaşıyorsun. (S) Son zamanlarda gerçekten garip ve parçalar halinde rüyalar gördüm. Sadece kısa görüntüler... (T) Yakın zamanda mı? JR ve ben, en son bahsettiğimiz dışında, yakın zamanlarda hiç garip rüya görmedik ama JR geçen gece gözünde tuhaf bir ışık hissetmiş. (L) Evet, geçen gece JR'nin gözünde deneyimlediği ışıklanmanın nedeni neydi? (T) Son birkaç yılda bu üçüncü veya dördüncü kez oluyor.
    C: DNA iplikçiklerinin gelişimi. Neden içinizde tutuyorsunuz; artan yeteneklerinizin farkında değil misiniz?

    S:(T) Bu deneyimi bir sonraki yaşayışında artık onun hakkında birşeyler biliyor olacaksın. Bu meydana geldiğinde ona gevşemesini, stres ve korkuyu atlatmasını ve izleyip ne olduğunu anlamaya çalışmasını söylüyorum. (L) Evet, hepimiz çok garip deneyimler geçirdik. (T) Evet, ben de aynı şeyi rahatlıkla söyleyebilirim ama yaşarken daha zor oluyor. (L) Ve herbirimizde farklı oluyor.
    C: Evet.

    S:(J) Ne tür yeteneklerden bahsediyorsunuz?
    C: Psişik! (Ruhsal)

    S:(J) Bu iyi...
    C: UFO fenomenine direnç göstermeyi bırak, sadece kabul et.

    S:(L) Bu nedir? Buna direnç mi gösteriyorsun JR? (J) Sanırım hala şüpheciyim, evet. (L) Şaka yapıyorsun! Sanırım bir tanesini görmen gerek. Benim şüpheciliğimi iyileştirdi. [Gülüşme] (J) Hiç birinci elden bir deneyimim olmadı. (S) Bildiğim kadarıyla benim de olmadı. [Gülüşme] (J) Yani, tüm bu şeyleri biliyorum... (T) Hepimizin sizi görebilmesi için birşeyler ayarlayabilir miyiz?
    C: İstediğiniz zaman ayarlayabilirsiniz. Laura, biraz daha kafein lütfen.

    S:(T) Kahve içmek mi istiyorsunuz? Kafein müptelası olmuş olmanız ve buna yalnızca bizim aracılığımızla ulaşabiliyor olmanız mümkün mü?
    C: Açık. Bir 6'ncı yoğunluk ışık varlığı, 3'üncü yoğunluktan herhangi birşeye nasıl "müptela" olur?

    S:(S) Hadi bakalım, açıkla onlara şimdi TR! (T) İletişim frekansımızdan. (L) Benim içtiğim kafein size de ulaşıyor mu?
    C: Hayır.

    S:(T) Bizde meydana getirdiği frekans değişimi sizi de etkiliyor mu?
    C: Gerçekten öyle oluyorsa ne güzel! [Gülüşme]

    S:(L) Sanırım kafein sadece uykumuzu erteleyip onlara ayak uydurmamızı sağlıyor.
    C: Evet.

    S:(T) Hadi ama! Siz de tadına bakıyorsunuz! Evet evet! ...
    C: TR, celseden önce ne içtin?

    S:(T) A ha! Ondan da istiyorlar! Ho-ho-ho, neşe, neşe. (S) İçtiğin purolardan olmalı TR! [MOLA] (L) Ekonomi hakkındaki sohbetimizi herhalde dinliyordunuz?
    C: Her zaman olduğu gibi.

    S:(L) Bize bu konuda rehberlikte bulunabilir misiniz, bir güvence verebilir misiniz? Çünkü biz hala 3'üncü yoğunluğuz ve bazı bakımlardan güvencelere ihtiyacımız var.
    C: Çok fazla şeye ihtiyaç duyacak kadar 3'üncü yoğunluksunuz hala, aşkım!

    S:[Ooo!] (L) Evet, ama soruyu yanıtlamadınız! (T) Bu konuda ustalar.
    C: Önceki celselerde söylenenleri gözden geçirin.

    S: (L) Bizim için bazı finansal ayarlamalar yaptığınızı söylemiştiniz. ...
    C: Şu anda yaptığınız gibi, insanlarla bağlantıya geçin!

    S:(L) Yani celselerimiz devam ettikçe elimizdeki materyalleri insanlara göndermemiz gerekiyor ve F___'nin dediği gibi sonra da bir sponsor falan bulmamız gerekiyor.
    C: Eugene Brown'dan para isteyin, muhtemelen vermez ama verecek birini tanıyor olabilir! Şimdi süreci anlıyor musunuz?

    S: ... (T) Doğru reiki öğretmenini ararken ne olmuştu Laura? (L) Doğru reikiyi bilen birini tanıyıp tanımadığımı sormuştum... (T) Ve Kasyopyalılar da Helen Davis demişti. Sen de "Helen reikiye inanmıyor" demiştin. Ama Helen doğru kişiyi biliyordu.
    C: Güven.

    ... [ç.n.: celsenin bu kısmında katılımcıların kendi aralarında geçen ve celse bilgileriyle doğrudan ilgisi olmayan uzunca bir kısım atlanmıştır. zaman kazanmak için bundan sonra da bu tür kısımlar atlanacaktır.]

    S:(L) Sorularımıza dönelim... (J) Gene, kehanetler hakkında bir kitap oluşturmamız gerektiğini düşünüyor... (L) Bence İsa'nın bu konuda söyledikleri gayet makul: "İşaret arayan zayıf ve imansız bir nesil." (T) Bugün arabada bununla ilgili konuşuyorduk... Bu celselerde asıl aldıklarımızla karşılaştırıldığında, kehanetlerin pek önemi olmadığından bahsediyorduk. Eğer bilgin varsa kehanetlere ihtiyacın yok, çünkü birşey olacağını zaten biliyorsun ve o şey olana kadar hiçbirşeyin kesin olmadığını biliyorsun...
    C: Sorun.

    S:(L) Bir celsede zamanın, Cennetten Düşüş "sırasında" ortaya çıkan bir ilüzyon olduğunu söylemiştiniz ve bunu söyleyiş şekliniz, başka ilüzyonların da olduğunu düşündürdü bana...
    C: Değiştirilen DNA'nız nedeniyle zaman sizin için doğruluğu olan bir ilüzyon.

    S:(L) Peki diğer ilüzyonlar nedir?
    C: Monoteizm; sizden ayrı, mutlak güce sahip bir varlığa inanç.

    S:(L) Başka?
    C: Fiziksel artış gereksinimi.

    S:(L) Korunma için fiziğe odaklanmak... (T) Monoteizmle ilgili anahtar kelime ayrılık mı?
    C: Evet.

    S:(L) Başka?
    C: Lineer/doğrusal odak.

    S:(L) Başka?
    C: Tekboyutluluk.

    S:(L) Örtü... (J) Sadece tek bir boyutu algılamak... (L) Bu ilüzyonlar DNA'mıza genetik olarak programlandı mı?
    C: Yakın.

    S:(L) Başka hangi ilüzyonlar var?
    C: Öncekilerle işiniz bitti mi?

    S:(L) Bilmiyorum. Bu ilüzyonların bize nasıl zorlandığından, bizim bunları nasıl algıladığımızdan bahsedebilir misiniz biraz?
    C: Eğer biri bir kapıyı açarsa ve sen de açılan kapıdan bir küp altın görürsen, altına ulaşmadan önce, kapının arkasında gizlenmiş zehirli bir yılan olup olmadığını düşünür müsün?

    S:(L) Altın neyi simgeliyor?
    C: Sınırlanmaya cezbolma.

    S:(L) Kapı neyi simgeliyor?
    C: Sınırlanmaya açılış.

    S:(L) Bir küp altın olarak temsil edilen sınırlanma, aslında göründüğü şey değil miydi? Bu bir kandırma mıydı?
    C: Yılan nedir?

    S:(T) Kertenkeleler? (J) Tehlike. (L) Tamam, kapıyı kim açtı? (J) Biz.
    C: Hayır.

    S:(L) Kapıyı açan biz değildik, doğru mu?
    C: Evet.

    S:(T) Kapıyı kim açtı?
    C: Kertenkeleler.

    S:(L) Yani resmen... (T) Yılan kimdi? (J) Kertenkeleler, tehlikeyi...
    C: Hayır!

    S:(L) Yılan kimdi?
    C: Dikkatsizce cazibeye teslim olmanın sonucu; yani, bakmadan atlamak.

    S:(J) Yani dikkatli olmamız gerekiyor. (T) Yılan neydi? (J) Cazibeye teslim olmanın sonucu... (L) Yani diyorsunuz ki, cennetteki cezbolma hikayesi, insanoğlunun cezbedilerek bu realiteye yönlendirilmesinin hikayesiydi. İyi ve Kötünün Bilgisi Ağacı'nın meyvesinin yenmesi de...
    C: Cazibeye teslim olmaydı.

    S:(L) Ve bu bir kandırmaydı...
    C: Hayır! Kandırma yok!

    S:(L) Ama burada dönen birşey var. (T) Tuzak mı?
    C: Hayır! Tuzak da yok. Seçmeseydiniz, özgür iradenize müdahale edilemezdi.

    S:(T) Bir saniye. Olayın mantığını kaçırıyorum. Düşüşten önce biz kimdik?
    C: 3'üncü yoğunluk BH.

    S:(T) Bize 3'üncü yoğunluk varlıklarının BH olamayacağını söylememiş miydiniz? (L) Hayır. 3'üncü yoğunluk BH varlıklarının olduğunu söylemişlerdi. (T) O zaman meydana gelen şeyden dolayı mı şimdi KH'yiz?
    C: Evet.

    S:(T) Tamam, demek o zaman BH'ydik. Yani Kertenkeleler kapıyı açtı ve tabii bunu bir mecaz olarak kullanıyoruz. Kertenkeleler kapıyı açtı ve bize bir küp altını gösterdiler ve kapıdan geçip ona ulaşmamızı umuyorlardı ve bizi kontrol altına almak üzere kapının arkasında bekliyorlardı. Doğru yolda mıyım?
    C: Ummak yanlış fikir.

    S:(T) Bizi cezbederek yapmaya çalıştıkları şey neydi?
    C: Yapmaya çalışmak da yanlış fikir; öğrenme fırsatı için sorgulamaya devam edin.

    S:(T) O zaman 3'üncü yoğunluk BH varlıklarıydık. Bu, daha önce bahsettiğiniz savaştan sonra mıydı?
    C: Savaşın kendisiydi.

    S:(L) Savaş içimizde miydi?
    C: Sizin üzerinizden.

    S:(T) Yani o kapıdan geçip geçmeyeceğimizle ilgili bir savaş... (L) Savaş bizim üzerimizden yapıldı ve biz resmen savaş meydanıydık. (T) Anladım, ama genel resmi doğru anladığımızdan emin olmak için bu benzetmeye geri dönmek istiyorum. Kapı açıldığında savaş devam ediyordu. Savaş, bizim o kapıdan geçip geçmeyeceğimiz üzerine miydi?
    C: Yakın.

    S:(T) O noktada BH'ydik. BH ve KH seçeneklerimiz var.
    C: TR, savaş her zaman var, önemli olan "ne zaman" seçtiğin!

    S:(T) Yani hala altın küpüne mi bakıyoruz? Burada önemli birşey var... (L) Şimdi biraz geri dönüp şu şekilde soralım: Bu olay öncesinde insanoğlu...
    C: Öncesinde mi?

    S:(L) Öncesi değil. Herşey aslında eşzamanlı olmasına rağmen biz hala bir anlamda tarihsel bir olaydan bahsediyoruz. Döngünün bir noktasındaki bu olayda insanoğlu...
    C: Geri gidiyorsunuz.

    S:(T) Sorduğumuz sorular isabetli değil.
    C: Yakın. Düşünce dalgalarıyla birlikteydiniz. Bu konuyu TR'ye bıraksan daha iyi olur belki.

    S:(L) Tamam, çenemi kapatacağım. Devam et TR. (T) Tüm yardımınıza ihtiyacım var. (L) Zor bir konu. (T) Bu konu, Kertenkelelerin ve diğer dünyadışı varlıkların insanlara onları kaçırılmaları ve diğer herşey için izin verdiklerini söyleyip durmalarıyla da ilgili.
    C: Evet, devam et.

    S:(T) Benzetme üzerinden gidelim. Altın bir ilüzyondu. Altın, algıladığımız şey değildi. 3'üncü yoğunluktaki BH varlıkları olarak bize sunulan bir cezbediciydi. Kapı Kertenkeleler tarafından açıldı.
    C: Cezbetme değil, herzaman oradaydı. Dorothy ve kırmızı terlikleri hatırlıyor musunuz?

    S:(T) O kapıdan içeri adım atmadan önce BH'ydik. İçeri girmek zorunda değildik. (F) Bir saniye, yanılıyorsam düzeltin ama TR kapıdan girdiğimizde onların bizi ele geçirdiğini söylediğinde Kasyopyalılar... (L) Hayır dediler... (F) Altın her zaman oradaydı. (J) Seçmeseydik, özgür irademiz ihlal edilemezdi. (T) Onlar hiçbirşey yapmadılar, sadece kapıyı açtılar. Kertenkeleler kapıyı açtı ve içeri girip girmeyeceğimiz tamamen bizim kendi seçimimizdi. (J) Bana göre, kapıdan içeri adım atmakla, özgür irademizin sınırlanmasını seçmiş olduk... (T) Kapıdan içeri girmemizle birlikte Kertenkeleler bize birşeyi uygun bir şekilde sunmuş oldular. Tek yaptıkları kapıyı açıp bize göstermeleriydi...
    C: Sunmak? ! ?

    S:(L) Onlar sunmadı... (J) O hep vardı... (T) Her zaman oradaydı... (J) Hala orada...
    C: Evet, kırmızı terlikleri düşünün. Glenda Dorothy'ye ne söyledi?

    S:(J) İstediğin zaman eve gidebilirsin. (L) Her zaman eve dönme gücün var...
    C: Evet.

    S:(L) Yani her zaman BH olmaya dönme gücümüz var mı? 3'üncü yoğunlukta bile mi?
    C: Evet.

    S:(L) 3'üncü yoğunluk BH varlıkları nasıl bir hayat yaşıyor?
    C: Keşfedin.

    S:(T) Kapı benzetmesine dönmek istiyorum. Kapı her zaman oradaydı. Cezbedicilik her zaman orada duruyordu...
    C: Altına gittiğinizde, Kertenkelelere "Merhaba" dediniz ve bundan anlayabileceğiniz herşey.

    S:(T) Evet, ben de bu noktaya ulaşmaya çalışıyordum. Kertenkelelerin veya KH güçlerinin kapıyı açtığını söylediniz.
    C: Hayır. "Açmak" demeyelim. Sadece sizi kavramaya yaklaştırmak için o ifadeyi kullandık.

    S: ... (T) Kapı her zaman oradaydı ve her zaman açıktı. Sadece benzetmeyi kavramaya çalışıyorum. Yani BH varlıkları olarak altına gitme ve gitmeme seçeneklerimiz vardı. Altına gitmekle KH olduk çünkü altına gitmek KH.
    C: Evet.

    S:(T) Ve bunu yapmakla 4'üncü yoğunluk Kertenkele Varlıklarının saflarına girmiş olduk.
    C: Evet.

    S:(T) Çünkü onlar 4'üncü yoğunluk varlıkları ve 3'üncü yoğunluk varlıkları olarak bizden çok daha fazla yetenekleri var.
    C: Bundan önce 4'üncü yoğunluk BH varlıklarının saflarındaydınız.

    S:(T) Ve 3'üncü yoğunluk BH'ydik. Ama altına gitmekle kendimizi 4'üncü yoğunluk KH'nin etkisi altına soktuk.
    C: Evet.

    S:(T) Bunu yapmakla 4'üncü yoğunluk KH'ye, bize dilediklerini yapma izni mi vermiş olduk?
    C: Yakın.

    S:(T) Yani bizi kaçırmaları için onlara izin verdiğimizi söylediklerinde bunu mu kastediyorlar?
    C: Yakın.

    S:(J) "Seçmedikçe özgür iradenize müdahale edilemez" demişlerdi. (T) İnsan ırkı olarak, özgür irademizle BH'den KH'ye geçtik. (L) Demek insanlık olarak içinde bulunduğumuz bu durumu bir seviyede kendimiz seçtik; Düşen Melek, Lusifer efsanesi. Bu biziz. Altına gitmek için o kapıdan geçmekle düşmüş olduk ve kapıdan geçdiğimizde yılan bizi ısırdı.
    C: Ama bu sürekli tekrarlanan bir sendrom.

    S:(L) Sadece insan ırkı için sürekli tekrarlanan bir sendrom mu, yoksa tüm yaratılış için de geçerli mi?
    C: İkincisi.

    S:(L) Varoluş döngüsünün bir parçası olduğu için, tüm varoluşta tekrarlanan bir sendrom mu bu? Yoksa Kızılderililerin Maya dedikleri şey mi?
    C: İkisinden biri.

    S:(T) "The Wizard of Oz" ("Oz Büyücüsü") filmine atıfta bulundunuz. Yani bu...
    C: 6'ıncı yoğunluk ilhamlı.

    S:(T) 6'ıncı yoğunlukta iyi film yapımcılarınız var. (S) Başka hangi filmlere ilham vermişler? (T) Konuyu değiştirmeden önce hala anlamaya çalıştığım birşey var... Tıpkı filmdeki kırmızı terlikler gibi istediğimiz zaman bizi BH'ye geri götürecek bir yeteneğe sahip olduğumuzu söylüyorsunuz.
    C: Evet.

    S:(T) Yani bahsettiğimiz tüm bu şeyler, boyut sınırı, dalga, frekansların yükselmesi...
    C: Boyut sınırı "tornado."

    S:(T) Yani dalga yıkıcı bir şekilde ilerliyor...
    C: Subjektif.

    S:(L) Dorothy benzetmesinde herşeyin başladığı yer olan Kansas BH miydi? ...
    C: Pek sayılmaz.

    S:(L) Oz ülkesine gidiş BH durumu muydu?
    C: KH.

    S:(L) Yani Oz KH'ydi. Ve Kansas da... tabii fiziksel ortam olarak değil de, Oz deneyimi öncesinde Dorothy'nin zihin durumu olarak BH durumuydu.
    C: Evet.

    S:(L) Kansas'ın kendisi değil, zihin durumu olarak BH'ydi. Oz'a gidiş ise KH'ydi.
    C: Ve Elvira Gulch.

    S:(J) Cadıya dönüşen kadın.
    C: Cadı Kertenkelelerdi.

    S:(T) Evet, tamam. Tornado. Dorothy tornadoda BH durumundan KH durumuna düştü. Doğru mu?
    C: Evet.

    S:(T) Yoğunluk değişim dalgası tornado ile temsil ediliyor... (L) Bir yoğunluk dalgasının etkileşimi...
    C: Daha dikkatli analiz edin, bunun için bir mola öneriyoruz. [MOLA]
    ...
    S:(L) Bir noktada biraz kafamız karıştı. Yoğunluk dalgasını temsil eden tornado, kişiyi aynı yoğunluk içinde BH'den KH'ye mi geçiriyor?
    C: Bir yönüyle.

    S:(T) Boyut sınırı yalnızca kişiyi bir yoğunluktan diğerine geçirmekle kalmıyor, aynı zamanda KH ile BH arasında da geçiş yapılmasını sağlıyor, öyle mi?
    C: Mümkün.

    S:(T) Yani bu geçişte 3'üncüden 4'üncüye bir BH olarak da geçilebilir?
    C: Bazı geçişlerde.

    S:(L) Yani 3'üncü yoğunlukta veya 4'üncü yoğunlukta insanlar BH ile KH arasında geçiş yapabiliyor... Boyut sınırı veya yoğunluk dalgasının bu geçişinde tüm bu seçenekler mevcut mu?
    C: Dalganın yönelimine göre yukarıdakilerin hepsi mümkün.

    S:(L) Peki yaklaşmakta olan dalganın yönelimi nedir? Özellikle bizi 3'üncü yoğunluktan 4'üncü yoğunluğa taşımak mı? Bu dalganın işlevlerinden biri bu mu?
    C: Bunu söylemiştik.

    S:(L) Bu dalganın bizi 3'üncü yoğunluktan 4'üncüye taşıyacağını söylemişlerdi. Görünüşe göre dalgalardan bazıları BH'den KH'ye geçebiliyor. (T) Dalga değil, dalgadan geçen kişi. Bu dalga geçerken, dalganın yönelimi bireyden bireye değişiyor mu?
    C: Deniz dalgalarıyla karşılaştırın. Dalgalar, tüm doğanın liflerinin bir parçası.

    S:(T) Bu, dalganın tepesinde veya dalgalar arasındaki boşlukta oluşla da ilgili mi? Dalganın üzerinde nerede bulunduğunla?
    C: Hayır.

    S:(T) Yani 3'üncü yoğunluktan 4'üncü yoğunluğa geçiş sağlayan bir dalga, bu dalga geçerken sen onun neresinde olursan ol aynı etkiyi yapar, doğru mu?
    C: Evet.

    S:(T) İnsanları KH'ten BH'ye ve tersine taşıyan dalga için de geçerli mi bu?
    C: Veya "altına da" gidebilirsin.

    S:(T) Dalganın altına mı? (J) Suyun altına. (T) O zaman hiç hareket edemezsin. (L) Dibe batıp boğulursun ve ilkel çorbanın bir parçası olursun. (T) Sebze çorbası mı?
    C: Tavuklu Erişte. [Gülüşme.]

    S:(L) Eğer alta gidersen okyanusa gömülüp tüm döngüye baştan başlayacağını düşünmekte haklı mıyım?
    C: O kadar basit değil.

    S:(J) Bunun hiç basit olmadığını düşündüm ben de. (T) Buna hiç girmeyelim. Ben hala BH'den KH'ye geçişi anlamaya çalışıyorum. Dorothy hakkındaki filmden bahsettiğiniz. Filmde ona istediği zaman, "eve gitmek istiyorum" diyerek veya buna benzer bir yolla eve gidebileceği söyleniyordu. İsterik nöbetler ve karmaşa içinde yaşayıp nadiren gelen bu dalgayı beklemekten çok daha kolay. BH'ye geri dönebilmemiz için 300.000 yıl burada takılmaktan daha kolay ve basit bir yol yok mu?
    C: Elbette!

    S:(T) Tamam, şimdi birşeye yaklaşıyoruz. Nereye doğru gidiyoruz? (L) Benim çenemi kapatmaya hazırlar. (T) Ama kafein aldın, şimdi bana yardım edebilirsin. [Gülüşme] Yani bunu yapmanın başka bir yolu da var. (J) İmgeleme mi?
    C: Durun bir saniye, 4'üncü yoğunluğa hemen şimdi gitmeye hazır mısınız?

    S:(J) Muhtemelen değiliz. İşimi bitirdiğimi sanmıyorum. (T) Evet, ben hazırım. Hemen şimdi. Eğlence başlasın! JR, eve gidince kedilere yemlerini verirsin! (L) Hemen çekip gitmek, sorumluluk ve anlaşmalarını terk etmek bile KH. (T) Evet, 4'üncü yoğunluk KH olurdum. (S) Sen ve Kertenkeleler! (T) Hayır, hayır, hemen gitmeye hazır değilim çünkü burada isteniyorum! Her neyse, demek yoğunluk değişim dalgası bu dönüşümü gerçekleştirmenin tek yolu değil, doğru mu?
    C: Bir fikir sunuldu.

    S:(T) Dalganın çok sayıda varlığı taşımasıyla ilgili olan mı?
    C: İlgisiz.

    S:(L) Dalga büyük döngünün bir parçasından ibaret. (T) Ve biz de belirli bir frekans oluşturarak dalga geçtiği sırada mümkün olduğu kadar çok kişiyi öteye geçirmek için buradayız ve burada bulunmamızın başka hiçbir amacı yok... öyle mi?
    C: Bu, özgür iradeye müdahaleyi ima ediyor.

    S:(L) Burada bir frekans oluşturuyoruz ve diğerleri de bize katılıp katılmayacakları konusuna bir seçeneğe sahip oluyor... (J) Ve 4'üncü yoğunluğa geçişimizde de KH'den BH'ye geçme seçiminde bulunuyoruz... (L) Oz Büyücüsü'ndeki Munchkin'ler (cüceler) neyi temsil ediyor?
    C: 2'nci yoğunluk varlıkları.

    S:(L) Maymunlar Grileri mi temsil ediyor?
    C: Dilerseniz.

    S:(L) Cadının askerleri kimi temsil ediyor?
    C: Nefalim.

    S:(L) Büyücü kimi temsil ediyor?
    C: Düşünün, öğrenin, keşfedin.

    S:(L) Sanırım bu konu üzerinde yeterince durduk.

  9. #19

    Üyelik tarihi
    Mar-2007
    Mesajlar
    1.161
    Konular
    223
    18 Mart 1995 F___, Laura, TR ve JR, B___

    S:(T) İyi akşamlar.
    C: Merhaba.

    S:(T) Bu akşam karşımızda kim var?
    C: Usurro.

    S:(T) Peki neredensin?
    C: Kasyopya. Evet.

    S:(L) Tartışmamızı dinliyor muydun?
    C: Elbette.

    S:(L) Yardım konusunda yapabileceğiniz herhangi bir yorum var mı?
    C: Pek çok.

    S:(T) Yapın.
    C: Önyargı.

    S:(L) Ön yargı derken neyi kastediyorsunuz?
    C: Thor Templar'ın görüşleri.

    S:(L) Görüşleri önyargılı. Peki implantların çözülerek vücuttan atılmasını sağlayacak materyalleri veya teknikleri var mı gerçekten?
    C: Hayır.

    S:(L) Neden olduğunu düşünüyor?
    C: Açık

    S:(T) Olduğunu söylediği kişi mi?
    C: Belirsiz.

    S:(L) Dünya'yı dünyadışı varlıklara karşı korumaya yönelik Direnme Hareketi Yüksek Komutanı olduğunu söylüyor. O bu mu?
    C: Öyle istiyorsa.

    S:(T) Güzel. Ben de Lord Yüksek Efendi'yim. (L) Kataloğundaki herhangi şey para harcamaya değer mi? Radyonik cihazları falan?
    C: Kataloğundakiler iyi sohbet konuları olur.

    S:(L) Örneğin titreşimler bakımından çevremizi temiz tutacak, bizi saldırılara karşı koruyacak herhangi bir üçüncü yoğunluk teknolojik cihazı var mı?
    C: Önceki celseleri inceleyin.

    S:(L) Bu konuda ne demişlerdi? (J) Hatırlamıyorum. (T) BARM [Boyutötesi Atomik ReMolekülatör] oluşturma konusunu sorduğumuzda "Elbette, anlatabiliriz, ama parçaları nereden bulacaksınız?" demişlerdi. Mesele şu ki, dördüncü yoğunluk varlıklarının kullandıkları teknolojileri inşa edemeyiz.
    C: Tüm ihtiyaç duyduğunuz şey bilgi.

    S:(T) Sanırım Thor, bilgi konusunun önemini kaçırıyor.
    C: Eğer bilginiz varsa, başka neye ihtiyacınız var? Şimdi dikkatlice ve çokboyutlu olarak düşünün.

    S:(L) Öncelikle bir BARM çok iyi olurdu. (T) Oak Island'da gömülü bir tane var, git kazıp çıkar.
    C: Hayır, Sears'dan sipariş edin.

    S:(S) Kataloglarını getireyim mi? Bakmaya başlarsınız. (J) Bahar koleksiyonunda mı? [Gülüşme] (L) Yani bir BARM'ımız olamaz. (T) Olabilir, ama doğru kataloğu bulmalısın.
    C: İsterseniz Thor'un kasedini tartışın ve kısım kısım ele alalım!

    S:(L) Sanırım Thor'un dediği şey şuna geliyor; bize makineler ve silahlar yapmamızı sağlayacak pratik bilgiler vermediğinize göre dezenformasyon veriyor olmalısınız, belki de Kertenkelelersiniz....
    C: Thor'un söylediğinin çarpıtılmış bir sunumu; tekrar dinlemenizi tavsiye ediyoruz!

    S:(L) Ben sadece söylediği şeyi özetliyordum. Tamam...
    C: Hayır.

    S:(F) Ben de senin düşündüğünü düşünüyordum. (J) İstediği tek şey, para kazanabileceği, pazarlanabilir birşeyler üretmek.
    C: Bu sadece bir yorum JR.

    S:(J) Başka ne olabilir ki? Tek yaptığı tüm bunları satmaya çalışmak...
    C: Size verdiğimiz bilgilerin geçersiz veya pratik anlamda değersiz olduğunu ima ediyordu. Bunun doğru olduğunu düşünüyor musunuz?

    S:(T) Evet, gerçekten bunu ima ediyordu. (J) Hayır, söylediklerine inanmıyorum! (L) Hayır, doğru olduğuna inanmıyorum, ama...
    C: Şüphe algılıyoruz.

    S:(L) Evet, şüphe algılıyorsunuz çünkü o, finansal yardım alabilmemiz gerektiğini söyledi çünkü en büyük saldırıya bu konuda maruz kalıyoruz. Ve tabii ki, eğer siz söylediğiniz kişilerseniz, bunu yapabiliyor olmanız gerekir, değil mi?
    C: Bu konuda birşeyler yapmıyor olduğumuzu kim söyledi, herşeyin birden bire mi olması gerekiyor?

    S:(S) Evet, bak artık bir karavanın var. (L) Bu doğru. (S) Ve meydana gelen pek çok küçük şey de var. Müşterilerim artıyor...
    C: Thor, tablanın üzerinde 100 dolarlık banknotlar materyalize etmemiz gerekiyormuş gibi konuşuyor! Birer ruh olarak ilerleyebilmeniz için öğrenmeniz gerektiğini söyledik ve bu sizin kavrama ve işleme yeteneklerinizin müsaade ettiğinden daha hızlı olamaz!!!

    S:(J) Bunu biliyoruz. (T) Thor istediğini istiyor ve hemen istiyor. Hakkında hiçbirşey bilmediği dünyadışılara karşı kendini savunmak istiyor. (J) Bu adamın neyin nesi olduğunu anlamaya çalışıyoruz. (T) Adam gerçekten anlamıyor. Gerçekten neler olduğu konusunda en ufak bir fikri bile yok.
    C: Olanlarla ilgili fikirlerini kutsal bir kitapmış gibi algılıyor.

    S:(L) Niyeti iyi mi?
    C: Açık.

    S: ... (L) Grilerin birer düşünce formu olduğunu söylüyor, sonra da onları havaya uçuracak maddi birşey satmaya çalışıyor! Griler sibergenetik yapılar. Senin benim kadar gerçekler. Eğer ölürlerse veya işlevleri sona ererse vücutlarını alıp inceleyebiliriz bile. (T) Çok gelişmiş siborglar. (F) Ama ancak üçüncü yoğunlukta ölürlerse. (L) Hillard'ın bize anlattığı şey de bununla ilgiliydi; kaybolan maddi kanıtlar. (F) Bu tüm ufoloji alanında var. (L) Hillard, St. Cloud'da yaşayan yaşlı adam. Şimdiye kadar UFO'lara dair şeylerle ilgili gördüğüm en büyük, inanılmaz bir koleksiyona sahip. Hayatının 40 yılını buna adamış. Bu alanda uzman olan bütün araştıramacıları tanıyor ve elinde başka kimsede görmediğim materyaller var. Emekli bir ordu mensubu ve danışman bir mühendis olarak NASA için çalışmış. ... Kamu sektöründeki herkesin maddi kanıtlar istediğini ve de dünyanın pek çok yerinden pek çok maddi kanıtlar toplandığını söylüyor. Ama toplandıktan sonra bu materyaller ortadan kayboluyor! O bunu söyler söylemez aklıma ilk gelen şey, kanıtların yok edilmesine yönelik bir komploydu. "Kaybolma" derken kastettiği şeyin bu olduğunu düşündüm. Ama sonra dedi ki; "24 saat boyunca kamera gözetimi altında tutuyorlardı ama birden KAYBOLDU!" Anladım ki, kastettiği şey resmen birşeyin demateryalize olmasıydı. O bunu söylediğinde ben de "Ou, evet. Bunu çok iyi anlayabiliyorum!" dedim. Öğrendiklerimize bakacak olursak bu çok anlamlı. Olayın bu dördüncü yoğunluk doğası üzerinde duruyoruz ve gerçekten bununla ilgiliyse, pek çok garip şeyle ilgili o kadar çok şeyi açıklıyor ki! Dünyadışı varlıkların katı maddelerin içinden geçmeleri, tanıkların gözleri önünde görünüp kaybolmaları, insanları bir yerlere ışınlamaları, zamanın sınırlandırmalarının ötesine geçmeleri, bir grup insanın bazılarına görünürken, aynı gruptaki diğer bazılarına görünmemeleri... Bir yandan tüm bunları duyuyorsun, diğer yandan da fenomenin maddi yönü hakkında şeyler duyuyorsun; yere inme izleri, UFO'lar ve dünyadışılarla etkileşime giren insanlarda ve yüzey alanlarında meydana gelen değişiklikler, ölü dünyadışıların bedenleri, ele geçirilen araçlar... Bu garip şeyleri anlamaya, açıklamaya çalışıyorsun. Ama tüm bunları bir dördüncü yoğunluk fenomeni olarak anladığında herşey anlam kazanmaya başlıyor. Olayların bazıları tamamen teknolojiye dayalı ve hiçbir paranormal tarafı yok. Yaptığım hipnoz celselerinde de her zaman arkaplanda dolaşan dünyadışı varlıklar oluyor. Hipnozdaki kişiye neler olduğunu açıkça görmelerini ve ifade etmelerini söylüyorum ve ani bir ışık görüyorlar. "Tanrım! Bir an için orada bir yüz vardı." diyorlar ama onu inceleyemiyorlar. "Bir dinazora benziyor." veya "Pulları var." gibi şeyler söylüyorlar. Ama tüm öğrenebildiğim bu oluyor. Yani tüm bunların arkadasında o kahrolası sürüngenler var ve görünüşe göre başka bir yoğunluktalar. (B) Yanılmıyorsam şöyle demiştin; dördüncü yoğunluk varlıkları üçüncü yoğunluğa geldiklerinde burada çok kısa bir süre kalabiliyorlar ve sonra ortadan kaybolup kendi gerçekliklerine geri dönüyorlar çünkü buranın frekansına uyumlu değiller, doğru mu? (T) Evet, bazı belgelerde Kertenkele varlıklarından, yani sürüngenlerden bahsediliyor. Nadiren ve genellikle çok kısa bir süre görünüyorlar. Burası onlar için çok sınırlandırıcı bir ortam. Grileri üçüncü yoğunluğa projekte ediyorlar ve onlar burada daha uzun süre kalabiliyorlar çünkü bu amaçla üretiliyorlar. Bir güç tarafından buraya projekte ediliyorlar. (B) O yüzden kaçırdıkları kişileri kendi yoğunluklarına götürüyorlar; orası onlar için çok daha istikrarlı. (T) Üçüncü yoğunluğa gelmektense bizi dördüncü yoğunluğa götürmek onlar için daha kolay. Ama çok farklı kaçırılma çeşitlileri var. Her zaman fiziksel olarak kaçırmıyorlar. Astral bedeni alabiliyorlar. (L) Bu kaynaktan öğrendiğimize göre, ruhu alıkoyma dahil yaptıkları şeylerin çoğu aslında teknolojik birşey: dördüncü yoğunluk teknolojisi. Kavrayabileceğimizin çok ötesinde birşey, ama gene de teknoloji. (T) İnsanların astral projeksiyon deneyimlerine olan ilgilerinin sebebi de bu olabilir. Her ne kadar bu konudaki kontrolümüz ve yeteneğimiz çok yüksek değilse de, astral bedenimiz, fiziksel bedenimizi terk edip başka yerlere gidebiliyor. Bu biraz da tesadüfi birşey. Fiziksel anlamda diğer gezegenlerden gelen varlıklarla ilgili olaylar da olmakla birlikte, onların bu yeteneğimize ve duygularımıza bu kadar ilgi göstereceğini sanmam; bunlarla ilgilenenler başka bir yoğunluktanlar. (F) Bunu soralım.
    C: Fikirlerinize sabit bir şekilde bağlanmayın.

    S:(J) Sadece anlamaya çalışıyoruz. (T) Thor'un fikirlerinin kaynağı ne acaba? Neyin ne olduğunu ayırt edebilmemiz gerek.
    C: Evet. Öğrenme sürecinin parçası.

    S:(T) Bu akşam B___ M___ aramızda. Merhaba demek için bizimle birlikte geldi. Ve sanırım bazı soruları olacak.
    C: Merhaba B___.

    S:(T) B___ geçen gece bir rüya görmüş ve bunun hakkında sormak istiyor. (B) Birkaç gece önce bir rüya gördüm ve taşınma... ayrıntılara gireyim mi? (J) Hayır. (L) Hayır.
    C: Kan bağın olanlarla ilişkilerini araştır.

    S:(B) Bu gerçekten çok ilginç. (J) İşe yarayabilir, değil mi? (B) Evet. Ben evlat edinildim ve biyolojik annemi bulmayı planlıyorum. İsmini ve nereli olduğunu biliyorum ama onunla hiç karşılaşmadım. Hiç araştırmadım. (L) Belki de rüyan bununla ilgilidir. (B) Tam olarak bununla ilgili olduğunu sanmıyorum. Rüyamda...
    C: Evet. Dolaylı olarak ilgili; öğren, paylaşmaya devam et.

    S:(B) Rüya çok canlıydı. Ay'a gittim ve Ay'ın iç kısmına alındım; çok gerçekçi bir yerdi. Büyük boşluklar vardı. Büyük bir mağaranın içine girdim ve orada 1920'lerin art deco tarzı vardı. Açıkça belli oluyordu. Kim olduğumuz ve nerede olduğumuzla ilgili birşeyler vardı.... (L) Sembolik olarak Ay'ın anneyi ve dişi prensibi temsil ettiğini biliyor muydun? Ve Ay'ın "içindeki" "mağramsı" bir bölgeye gitmekten bahsediyorsun. Yani anne rahmi. (J) Yirmilerin Art Deco'su mu? [Gülüşme] (B) Evet.
    C: Otuzların art deco'su.

    S:[Gülüşme] (S) Bunun acaba Miami Beach'le bir ilgisi olabilir mi? Orada her yerde otuzların art deco'su var. (B) Evet orada birkaç kez bulundum.
    C: Karşılaştır: belki de UFO'lara olan ilginin biyolojik ailenle bir ilgisi vardır?

    S:(B) Biyolojik annemin metafizik konularla veya UFO'larla bir ilişkisi var mı?
    C: Düşündüğünden çok daha fazla!!!!!

    S:(L) Belki de uzaylıdır! [Gülüşme] (B) Annem bir Kasyopyalı! (S) Kılık değiştirmiş bir Oryonlu! (T) Evet, bir Oryonlu arıyoruz. Biz onları bulmayacağız, onlar bizi bulacak. (J) Gazeteye ilan verilecek birşey değil. (L) Neden olmasın? (J) Hayır, hayır, hayır! (S) Senin telefon numaranı vereceğiz Laura! [Gülüşme]
    C: Brad'in bilgisi için; Mars anıtları Atlantisliler tarafından yapıldı ve Ay'daki bazı yapılar ise başkaları tarafından yapıldı; dünyadışı.

    S:(S) Evet. Edgar Cayce Atlantislilerin diğer gezegenlere gidebildiklerini söylüyor.
    C: Evet. Sizin uçakla Atlanta'ya gidebildiğiniz kadar kolay bir şekilde.

    S:(B) Garip.
    C: Atlanta kelimesini kasıtlı olarak kullandık! Üç yönlü! Bu ismin kökü nedir?

    S:(B) Evet, bu yıl taşınacağım yer.
    C: Planlar değişir!

    S:(J) Bu genel bir yorum mu, yoksa bir kehanet mi?
    C: Hayır.

    S:(B) Benim için mi?
    C: Başka kim olacak?

    S:(J) B___'nin Atlanta'ya taşınmayacağını mı söylüyorsunuz?
    C: Açık.

    S:(L) Bundan fazlasını söyleyemeyecekler. Yeterince büyük bir ipucuydu! Pekala, sormak istediğimiz birkaç şey var. Birincisi: "Keys of Enoch"la ilgili bu büyük şey nedir? Sanırım James J. Hurtak bu kitabın yazarı veya "kanalıydı" veya her neyse. Bu materyalin kaynağının ne olduğunu öğrenmek istiyorum.
    C: Çeşitli.

    S:(L) Bizim için biraz daha spesifik olabilir misiniz?
    C: İnceleyin.

    S:(S) O kitabı hiç okumadım. (L) Ben de okumadım. (J) Belki biraz araştırma yapıp sonra dönmemiz gerekiyor. (L) Bu kaynaklar güvenilir mi?
    C: Açık.

    S:(T) Konusu ne? (L) Bilmiyorum. Önümüzdeki Cumartesi gecesi Atlanta'dan gelen bir kadın M___ T___'nin yerinde bu kitap hakkında bir konuşma yapacakmış. Atlanta'dan mı? Atlantis'den gelir gibi mi yani? [Gülüşme] (L) M___ gelip kadını dinlememizi istiyor. (T) Eğer kitabı okumayacaksa! [Gülüşme] ... (F) Yoo, ama M___ hepimize birkaç sayfa dağıtacak ve çevire çevire takip edeceğiz.... (J) Saçmalıyorsunuz!
    C: M___ T___ mi?

    S:(L) Bu bir ipucu mu? (J) Bu, kaynakla ilgili bir ipucu mu?
    C: Açık.

    S:(T) Soru muydu, yoksa cevap mıydı?
    C: Size bağlı!

    S:(L) Urantia kitabı hakkında sormak istiyorum. Okuduklarımdan görebildiğim kadarıyla, seçkinci ve ırkçı bir niteliği var. Bu doğru bir değerlendirme mi?
    C: Açık.

    S:(S) Commander X ve benzer şeyleri soralım. (T) Evet, Commander X kim? (L) "Cosmic Patriot Files" (Kozmik Yurtsever Dosyaları) isimli kitap. (T) Kozmik bir savaşçı!
    C: Adının açıklanmasını istemiyor.

    S:(T) Evet, bunu biliyoruz. (L) Peki konumu nedir?
    C: Özgür irade.

    S:(L) Bahsettiği şeyler hakkında gerçekten bilgi sahibi mi?
    C: Belki.

    S:(T) İşte yine o kelime; belki de değil. (L) İyi bir bilgi kaynağı olduğunu düşünmüştüm. (F) Derleme bir kitaba benziyor. (L) JR ve benim bir sorumuz var. Hillard, kurbağaların gezegenden kaybolduklarını söyledi.
    C: Ozon tabakası.

    S:(L) Ozon tabakasının incelmesinden dolayı kızarıyorlar mı?
    C: Kızarmak mı?

    S:[Gülüşme] (J) Nereye gidiyorlar? (T) Ozon tabakası seyreliyor ve onlar da bunun etkilerini ilk yaşayanlar mı?
    C: Evet.

    S:(J) Nereye gidiyorlar? (T) Bir yere gitmiyorlar, ölüyorlar. (F) Üreyemiyorlar.
    C: Evet.

    S:(B) Derileri çok hassas. (T) Yakında hepimizi etkilemeye başlayacak.
    C: Herşey, gerçeklikleri birleştiren dalganın etkileri.

    S:(L) Eğer kurbağalar üzerinde bu etkiyi yapıyorsa, daha da güçlendiği zaman bizim üzerimizde nasıl bir etki yapacak?
    C: Bekleyin ve görün.

    S:(L) Hadi ama! Bu kulağa pek hoş gelmiyor. Bu konuda bize biraz daha bilgi vermeniz gerekmiyor mu? Bir ipucu?
    C: Hayır.

    S:[Gülüşme] (T) Ozon tabakasının erimesinin, yaklaşan dalganın doğrudan bir sonucu olduğunu mu söylüyorlar? (J) Evet, aynen öyle! (T) Florokarbonlardan dolayı değil mi?
    C: Yanlış yorum, cümleyi dikkatli bir şekilde tekrar inceleyin.

    S:(J) Ozon tabakasının seyrelmesi, frekans "değişiminin" bir parçası mı?
    C: Yakın.

    S:(T) Kurbağa olayı da bunda kilit bir unsur mu?
    C: Hayır.

    S:(L) Kilit unsur, birleşen realiteler/gerçeklikler.
    C: Evet.

    S:(L) Dalga, gerçekliklerin birleşmesine mi neden oluyor?
    C: Ve üçüncü yoğunluğu çok çeşitli şekillerde etkileyen şeylere neden oluyor; kapalı çember. Lütfen kulak misafirini uzaklaştırın.

    S:(J) Kulak misafirimiz mi var? [Yan odadaki çocuk kapıdan bize bakıyor ve sonra üst kata çıkıyor.]
    C: Vardı. Çocukların yakın olması kanalı bozuyor ve tehlikeli olabilir.

    S:(L) Bize defalarca, celseler sırasında çocukların etrafta olmaması gerektiğini, çocukların "açık" ve biçimlenmemiş enerjileri nedeniyle bunun onlar için çok zararlı olabileceğini söylediler. Kurbağalara dönelim. Kilit nokta birleşen gerçeklikler. Çok çeşitli etkiler. (S) Belki de kurbağalar bir üst yoğunluğa gidiyorlardır? Kurbağaların ölmesi üçüncü yoğunluğu etkiliyor mu?
    C: Hayır.

    S:(L) Yalnızca bir belirti mi?
    C: Evet.

    S:(L) Yani bu, birleşen realitelerin bir semptomu. ... İkinci seviyedeki kurbağaların ölümü belki de üçüncü seviyede olan şeyin bir belirtisidir. Burada olan şeyin bir yansıması... (J) Veya bir uyarı... (L) Bu doğru mu?
    C: Hayır.

    S:(L) Kurbağalar ikinci yoğunluktan üçüncü yoğunluğa mı geçiyorlar?
    C: Konuyu karmaşıklaştırıyorsunuz, belki de transkriptleri daha sık incelemeniz gerekiyordur. Böylece aynı şeyleri tekrar tekrar sormazsınız!

    S:(L) Pekala, bu konuyu bırakıyoruz. ... Dalga, ozonun seyrelmesine mi neden oluyor?
    C: Doğrudan değil.

    S:(L) Dalga, insanların belirli bir şekilde davranmasına neden oluyor ve insanlar da...
    C: Yaklaşıyorsun...

    S:(L) Dalga, hem Kertenkelelerin, hem de iyi adamların faaliyetlerinin şiddetlenmesine neden oluyor ve bu da iki taraf arasındaki çatışmanın bir parçası...
    C: Uzaklaşıyorsun...

    S:(T) Kertişleri bırak... (L) Dalga, Büyük Döngü'nün kapanması için gerekli olan kadersel olayların meydana gelmesine mi neden oluyor?
    C: Yakın.

    S:(L) Kurbağaların ölmesi de bunun bir parçası mı? Zavallı küçük kurbağalar... Kurbağaları severim...
    C: "Dünya Değişimleri" de bunun bir parçası. [ç.n.: gezegenin geçirmekte olduğu köklü fiziksel değişimler.]

    S:(J) Ozon tabakasının seyrelmesi, bu denklemde dalganın işlevi için gerekli bir unsur mu?
    C: Üçüncü yoğunlukta önemli.

    S:(J) Yani üçüncü yoğunluktan dördüncüye doğal ilerleyişin bir parçası, öyle mi?
    C: "Yansıma" kelimesini kullanmayı deneyelim, bakalım bu zihninizdeki "ampülleri yakacak mı"? Üçüncüden dördüncüye.

    S:(L) Kurbağalar dördüncü yoğunluğa mı geçiyor?
    C: Hayır. Hayır. Hayır.

    S:(T) Dördüncüye dediniz...
    C: Ve tersi.

    S:(L) Şimdi kafam tamamen karıştı!
    C: Eğer transkriptleri inceliyor olsaydınız karışmazdı!

    S:(T) Altıncı yoğunluk KH'nin BH'yi yalnızca bir yansıma olarak dengelediği söylenmişti.
    C: Şu anki konuyla tamamen ilgisiz.

    S:(J) Ozon tabakası, dalganın her iki yönde yansımasına neden olan bir delik mi?
    C: Hayır.

    S:(L) Dünyaya yayılacak yeni kurbağalar mı yaratılıyor?
    C: Tamam, dinleyin: Gelen dalga, üçüncü yoğunluktan dördüncüye bir dönüşüm. Dolayısıyla da dalganın yaklaşması nedeniyle meydana gelen olaylar, yoğunlukları ve gerçeklikleri etkiliyor! Üçüncü yoğunlukta, üçüncü yoğunluk açıklamaları olan değişiklikler göreceksiniz, ama aslında bunlar dalganın yaklaşmasının bir etkisi; siz bunları üçüncü yoğunluk olarak görüyorsunuz çünkü sizin şu andaki referans noktanız bu! Unutmayın ki herşeyin tüm yoğunluk seviyelerinde bir yansıması vardır ama aynı zamanda dalga geldiğinde de bir birleşme meydana gelir ve bu da boyut sınırı geçişidir!!!!!!

    [ç.n.: orijinal metinde "realm border" olarak geçen ve "boyut sınırı" olarak çevirdiğim ifade, arada paralellik olmakla birlikte, boyuttan ziyade "yoğunluk" sınırı (3'üncü yoğunluktan 4'üncüye geçiş çizgisi) anlamındadır. boyut kavramı ile yoğunluk kavramı arasındaki ilişkiye diğer bazı celselerde değinilmektedir ve anlayabildiğim kadarıyla boyutlar daha ziyade, "dikey" nitelikteki 7 bilinç "yoğunluğu" seviyesinin her birindeki sınırsız "yatay" gerçeklik dizilimleri gibiler.]

    S:(J) Yine üçüncü yoğunluk düşünüyoruz. Lütfen bize karşı sabırlı olun. Henüz bitirmedik. (S) Yarım kızarmış gibi mi yani? (L) Kertişler kurbağa bacağı seviyor olabilir diye düşünmüştüm! [Gülüşme] (T) Kertişler Fransız mı? (F) Dün gece okuduğum birşeyde, üslerden birinde çalışan bir bilimadamından bahsediliyordu. Bir yerlerdeki süper-gizli bir yeraltı kompleksinde çalışan bir teknisyenmiş. Bindiği asansörün kapısı açıldığında gözlerinin önünde bir Kertenkele Varlığı görmüş. Asansörün arıza yaptığını düşünüyormuş çünkü asansörün o katta durmaması, yani o varlıkları görmemesi gerekiyormuş. Diğer bir olayda, biri, hangarda birşey üzerinde çalışan iki Gri görmüş ve askeri polis ona hemen orayı terk etmesini yoksa vurulacağını söylemiş. (L) F___'nin anlattığı bu hikayeler, yani asansördeki Kertişler, hangardaki Griler... bunlar gerçek mi yoksa dezenformasyon mu?
    C: Gerçek.

    S:(L) Çok net bir cevap! Çocuklarımdan biri adına birkaç hızlı soru sormak istiyorum. Voynich Manuskripti'nin kaynağının ne olduğunu öğrenmek istiyor.
    C: Dezenformasyon.

    S:(L) Kim yaptı?
    C: Çeşitli kaynaklar.

    S:(L) Neden.
    C: Ekonomik kazanç.

    S:(L) Yani biri, çok büyük paralara satabilmek için sahte bir antik manuskript mi yaptı?
    C: Evet.

    S:... (L) Bir sonraki sorusu şu: bazı insanlar nasıl oluyor da acı çekmeden veya kalıcı bir fiziksel bozukluk yaşamadan kızgın korların üzerinde yürüyebiliyorlar, bedenlerine çeşitli şeyler batırabiliyorlar ve çividen yataklara uzanabiliyorlar?
    C: Mentalizm.

    S:(L) Bazı uçakların, insanların ve gemilerin Bermuda Üçgeni'nde kaybolmasının nedeni nedir? Nereye gidiyorlar ve onlara ne oluyor?
    C: Bu konu işlenmişti.

    S:(S) Evet, Atlantis piramitleri.
    C: Evet. Atlantis piramitlerinin neden olduğu EM (elektromanyetik) dalgaları.

    S:(L) Kayboldukları zaman nereye gidiyorlar?
    C: Elbette duyduğunuz olaylardan bazıları sadece kaza ve batma olayları. Ancak sıradışı fenomenler eşlik ettiğinde çok çeşitli anomaliler meydana gelebilir.

    S:(L) Nereye gidiyorlar? (T) Bir yere gitmiyorlar, dibe batıyorlar. (S) Beşinci yoğunluk.
    C: Paralel gerçekliğe.

    S:(L) Bu paralel gerçeklik, paralel bir dünyada olmak gibi mi?
    C: Hayır.

    S:(L) Paralel gerçeklikten neyi kastediyorsunuz?
    C: Koşullara göre değişir.

    S:(L) Meşhur Flight 19'a ne oldu? (T) Philadelphia'ya gittiler.
    C: Hala anlamaya çalışıyorlar.

    S:(L) Ouuuuu! (J) Ou, aman tanrım! Korkunç! Hala kayboldukları yerdeler. (T) Paralel bir realitedeler... (L) Zamanın olmadığı... (T) Okyanus üzerinde, zaman ve mekanın donduğu bir realitedeler, doğru mu?
    C: Onların düşünce referansıyla; "kayıp ruhlar."

    S:(L) Aman tanrım! Zamanda bir noktada "takılı kalmış" durumdalar, öyle mi? (J) Aynen öyle.
    C: Bingo!

    S:(L) O yerden kurtulup bizim gerçekliğimize geri dönme olasılıkları var mı?
    C: Elbette. Unutmayın, dalga yaklaşıyor ve "yaklaştıkça" giderek daha fazla sıradışı olaylar meydana gelecek. Örneğin ekin çemberleri.

    S:(L) Bu insanların o paralel gerçeklikte sıkışıp kaldıkları yerden kurtarılıp asıl gerçekliklerine dönmeleri için herhangi birinin yapabileceği herhangi birşey var mı?
    C: Evet, ama bunun teknolojisi çok sıkı saklanan bir sır.

    S:(L) Bu sırrı biliyor musunuz?
    C: Evet, ama siz de biliyorsunuz!

    S:(L) Biz de mi? (T) Thor da biliyor mu? [Gülüşme]
    C: Neşe!

    S:(L) Sırrı biz de biliyor muyuz?
    C: Philadelphia Deneyi.

    S:(L) Hazır Philadelphia Deneyi'nden bahsetmişken, bize spesifik ayrıntılarıyla bunun nasıl olduğunu anlatabilir misiniz? Ne tür makineler kullandıldı ve bu makinelerden bir tane nasıl yapabiliriz? [Gülüşme]
    C: Burada bir-iki gün boyunca oturmak mı istiyorsunuz?

    S:(J) Yani bize bunun bilgisini vermeniz bir-iki gün mü alır? (T) Evet, vaktimiz var. Kalem kağıt getirin. (L) Başka bir zamana bırakalım. (T) Bir diyagram oluşturup Thor'a gönderelim.
    C: Kısacası, bir EM jeneratörü yapın.

    S:(L) Çocukların bir diğer sorusu: Eşcinsellik ne zaman ve neden başladı?
    C: Cinselliğin başlamasıyla birlikte başladı.

    S:(L) Dünyanın en eski dili hangisi? En azından bugünün dünyasınında bilinen dillerin...
    C: Sanskritçe.

    S:(L) Sanskritçe'nin kökeni nedir?
    C: Atlantis.

    S:(L) Siyam ikizleriyle ilgili karma nedir ve neden bazıları diğerlerinden daha yapışık?
    C: Fazla karmaşık ve önemsiz.

    S:(L) Tamam, çocukların soruları bitti. Şimdi bazı...
    C: Şimdi Flight 19 hakkında biraz daha bilgi. Birkaç yıl önce bir grup araştırmacı o uçakları bulduklarını iddia etmişlerdi ve sonra da iddialarını geri çekmişlerdi, hatırlıyor musunuz?

    S:(L) Evet. [Herkes katılıyor.]
    C: Bu sizce ilginç geldi mi?

    S:(S) Evet, çünkü buldukları uçaklar kayıp olduğu bildirilen uçaklar değildi. (T) Evet. (L) Bunda ilginç olan nedir? (J) Neden iddialarını geri çektiler? (S) Buldukları uçaklar neydi?
    C: Evet, olayın ayrıntılarını ve araştırma grubun üç üyesinin nasıl bir psikiyatrik yardıma ihtiyaç duyduğunu bilseydiniz...

    S:(L) Anlatın!
    C: Sabır, anlatıyoruz ama kavrayabilmeniz için yavaş olmamız gerekiyor.

    S:(T) Araştırma grubundan üç kişi psikiyatrik yardıma muhtaç hale mi geldi?
    C: Buldukları şey, tanıma uyan beş uçaktı ve okyanusun dibinde mükemmel geometrik bir şekilde "dizilmişlerdi" ama seri numaraları uyuşmuyordu.

    S:(L) Uçakların geometrik dizilimi önemli mi?
    C: Şimdi, ilk gizem: beş Avenger uçağının kaybolmasına dair başka bir olay yoktu. İkincisi: Uçakların iki tanesinde, üzerinde numaraların bulunması gereken panellerde "hiyeroglifler" vardı ve paneller tuhaf bir ışık yayıyordu. Üçüncüsü: Uçaklardan birini yukarı çıkarmaya çalışırken, halata bağlı olan bu uçak gözden kayboldu, sonra tekrar göründü, sonra tekrar kayboldu ve sonra tekrar göründü ve sonunda halattan kurtularak tekrar dibe düştü. Dördüncüsü: Keşif dalgıçlarından üçü, dipteki uçaklardan birinin içinde geçici olarak 2. Dünya Savaşı'ndan canlı insan görüntüleri gördüler ve bunu kamerayla kaydettiler. Son olarak: O zamandan beri uçaklardan üçü kayboldu. Tabii ki tüm bunlar bir sır olarak saklanıyor!

    S:(S) Acaba o uçaklar nereden geldi? (L) Evet!
    C: Paralel gerçeklik. Gördüğünüz gibi, birşey başka bir gerçekliğe geçtiği zaman, "düşünce düzlemi" diyebileceğimiz bir duruma girmektedir ve o gerçeklik yanlış algılandığı sürece pencere açık kalmakta ve her tür olasılıkla ilgili algılar geçici olarak somut gerçeğe dönüşmektedir; çünkü düşünce düzlemi maddesi her zaman akışkandır.

    S:(L) Yani gördükleri şey, paralel bir gerçeklikten bir pencere aracılığıyla bizim gerçekliğimize giren bir "Flight 19" muydu?
    C: Yakın.

    S:(L) Bu, bizim "Flight 19"u kaybetmemizle ilişkili miydi? Gerçeklikler arasında bir değişdokuş mu oldu?
    C: Gerçekliği etkileyen şey düşünce kalıplarıdır. O pencere açıldığında, geçici olmakla birlikte tüm düşünceler fiziksel gerçeklik haline gelebilir.

    S:(L) Yani orada o dalgıçların ve araştırmacıların düşünceleri fiziksel gerçeğe mi dönüştü?
    C: Ve diğer herkesin.

    S:(T) Araştırmadaki herkesin mi?
    C: Gezegendeki herkesin.

    S:(T) Araştırmacıların o uçakları bulacağına inanmayanların düşünceleri bile mi?
    C: Evet. Araştırmacılar bulmayı umdukları şeyi buldular, ama herkes haberi duyduğunda, ortaya çıkan hakim düşünce kalıbına göre başka şeyler meydana gelmeye başladı.

    S:(L) Yani biri bulunan şeyin Flight 19 olduğuna inandığında göründü ve biri inanmadığında da kayboldu, öyle mi?
    C: Evet.

    S:(J) Aman tanrım! (T) Ben habere inanmamıştım... (L) Demek haklı çıktık! (F) Zavallı üç adamı hastanelik ettik. (T) Uçakların görünmesinin nedeni... (L) Hayır, sanırım araştırmacılar o uçakları aramaya gittiler ve orada bir pencere olduğu için... (T) ...uçaklar tam görmeyi bekledikleri biçimde karşılarına çıktı... Normalde o şekilde dibe inmiş olamazlardı. Araştırmacılar bundan birşeyler anlamalıydılar. O uçakların dipte düzgün bir dizilimde bulunduğuna dair haberi duyduğumda bu kafamı karıştırmıştı. (F) Birşey dibe batsa bile o şekilde inip sıralanmış olamaz. (T) Kayıtları araştırmaya başladıklarında sahil boyunca şimdiye kadar o uçaklardan 200 tanesinin düştüğünü öğrenmişler. O uçaklardan birini bulduğunu iddia eden bir adam vardı. Ama bulduğu şey Flight 19'daki uçaklardan biri değildi. Bir mekiğin parçalarıydı.... (L) Bu bana Challenger kazasını hatırlattı. Suya çarptıklarında astronotlar hala hayatta mıydı ve çarpmadan sonra herhangi bir süre boyunca hayatta kaldılar mı?
    C: Dördü hayattaydı ama suya çarpma anında öldüler.

    S:(L) Bermuda Üçgeni'yle işimiz bitti mi? (T) Bir sorum var. Flight 19'u aramaya giden PBA uçağına ne oldu?
    C: Hala Avenger'leri bulmaya çalışıyor.

    S:(T) Flight 19'la aynı paralel gerçeklikte mi?
    C: Evet.

    S:(T) Onları bulacak mı?
    C: ?

    S:(L) Flight 19'un mürettebatının algısıyla, aradan ne kadar süre geçti?
    C: Hiç.

    S:(J) Yani hiçbir fikirleri yok. (S) Merak ediyorum, acaba bizim zamanımıza mı dönecekler, yoksa kendi zamanlarına mı dönecekler?
    C: Sizin algınız.

    S:(L) DNA sayımı hakkında tartışıyorduk ve..
    C: Yanıtlamayacağız. Kendiniz keşfedin.

    S:(L) JR yakın zamanda sıradışı bir deneyim yaşadı, bu neyle ilgiliydi? Önemli mi?
    C: Evet.

    S:(L) Neyi gösteriyor?
    C: Farkındalık artışı.

    S:(L) JR bugünlerde talk show'lardaki tartışmaların herhangi bir önemi olup olmadığını sormak istiyordu.
    C: Önemsiz.

    S:(L) JR ayrıca serotoninin ne olduğunu bilmek istiyor.
    C: Laura yanıtlasın.

    S:(L) Serotonin, beyin epifizi ve ayrıca orta beyin tarafından salgılanıyor ve kendini iyi hissediş, ruh hali değişimi ile ilgili ve eğer yeteri kadar uyumazsan serotonin sıkıntısı çekiyorsun. Geçen gün, anne sütüyle beslenen bebeklerin hiçbir atık üretmediklerini tartışıyorduk. Yetişkin insanların yiyebileceği ve tamamen sindirilebilecek bir diyet var mı?
    C: Az, ama atık üretmemek için sadece dördüncü yoğunluğu bekleyin.

    S:(L) Hristiyan Haçı'nın derin bir seviyede neyi temsil ettiğini öğrenmek istiyoruz.
    C: Kertiş dezenformasyon kampanyası, üzgünüz!

    S:(L) Aklıma gelmişti! Haç, İsa'nın öldürülmesini sembolize ediyor, ki böyle birşey olmadı. ... (L) Bir süre önce farklı yaşamlardan bahsediyorduk ve S___'nin derin düşünce ve değerlendirme düzleminde, "özel öğrenme kanalı" için dört kez geri çekildiğini söylemiştiniz. Bu ne anlama geliyor?
    C: Kendini açıklıyor.

    S:(J) Bunu söylemelerinden nefret ediyorum.
    C: Öğrenin!

    S:(L) Ama bir dakika, arada bir fark var: öğrenen kişi kendisi miydi, yoksa başkasının öğrenmesine mi yardımcı oluyordu? "Öğrenme kanalı"nı anlıyorum. (T) Kablolu TV'de var.
    C: Her ikisi.

    S:(L) Kötü bir durumda olduğu için değildi, doğru mu? Yani sınıfta kalma gibi birşey değildi?
    C: Uyumsuz kavram.

    S:(S) Laura'ya akupunktur uygularken neden terliyorum?
    C: Çünkü dalganın yaklaşmasıyla ilgili değişimler geçiriyorsun.

    S:(L) Bunun yaptığı iş için bir önemi var mı?
    C: İlgisiz.

    S:(L) JR'nin erkek kardeşi hiç kaçırıldı mı?
    C: Hayır.

    S:(J) Diğer yoğunluklarla etkileşimlerle ilgili herhangi bir seçkincilik var mı?
    C: Ne?

    S:(L) Sanırım yok. D___ W___ hakkında birşeyler duyduk. E___ P___ fiyaskosunun ardında onun olduğunu duyduk. Bu doğru mu?
    C: Açık.

    S:(L) Pekala, o halde iyi geceler.
    C: İyi geceler.
    --------------------
    15 Nisan 1995 Frank, Laura, TR ve JR


    S: (T) İyi akşamlar. Bu gece karşımızda kim var?
    C: İyi akşamlar!

    S: (L) Bu gece karşımızda kim var?
    C: Şura.

    S: (L) Neredensin?
    C: Oradan değiliz ama siz Kasyopya olarak biliyorsunuz.

    S: (L) Pekala. Uzun süredir iletişim kurmuyorduk.
    C: Oo, evet!

    S: (L) En son S___, TR ve JR ve ben burada çalışırken sizinle mi iletişim kurduk?
    C: Parçalı.

    S: (L) Sizdiniz ama parçalıydı, öyle mi?
    C: Kısmen.

    S: (L) Yani iletişimimiz tamamen sizinle değildi?
    C: Radyodaki kesişen sinyaller gibi.

    S: (T) Tabladaki kişilerin sürekli değiştirilmesi, herkesin kanal üzerinde deneyim kazanması ve böylece kanalın hepimiz için açık olmasına yönelik çalışmamızı sürdürmemiz iyi olur mu?
    C: Belirsiz.

    S: (J) Tabladakilerin düzenli olarak değişmesini tavsiye ediyor musunuz?
    C: En rahat nasıl hissediyorsanız onu tavsiye ediyoruz.

    S: (L) Şimdi, ilk soru: bize neler oluyor?
    C: Sizi saldırıya karşı sürekli olarak uyardık!!

    S: (L) Yaşadığımız bu olaylar bir saldırı mıydı?
    C: Elbette.

    S: (L) Bizi saldırıya açık hale getiren şey neydi?
    C: Çalışmanız.

    S: (L) Herhangi birimizin saldırının etkisini arttıran davranışları oldu mu?
    C: Açık.

    S: (J) Olanların herhangi birinde kasıt var mıydı?
    C: Soru bu mu?

    S: (J) Evet.
    C: Öyleyse kendi içinde yanıtla.

    S: (L) Bu hiçbirşeyi açıklamıyor. A___ bile çocuk haliyle birşeyler anladı. (J) Belki de S___ aracılık yapabilecek nitelikte biri değil.
    C: Evet.

    S: (J) Bu saldırının amacı neydi?
    C: S___ güvensiz. Bunu fark etmediniz mi?

    S: (J) Evet. (T) Ama güvensizliği o kadar da sorun değil.
    C: Sorunlar koşullara göre.

    S: (L) Bizi biraz tereddütte bırakıyor...
    C: Bir yolcu uçağını sürmesi için bir ev temizlikçisi tutar mıydınız?

    S: (T) Yanlış kişi yanlış şeyi yapıyordu. Bu onun hatası değildi.
    C: Fakat mesajların aktarılması hassas bir konu.

    S: (J) Burada bir ipucu var. Seninle Frank arasında mesaj aktarma aracılığı yapmasını ona kim söyledi? (L) Sanırım kimse.
    C: Kendiliğinden gelişen bir durumdu. Karaya vurmamak için daha dikkatli olmanız gerekiyor.

    S: (T) Bu gece Çin fal kurabiyesi yapıyoruz. (L) Söylediğim şeylerin doğru anlaşılmaması nedeniyle biraz incinmiş durumdayım. Eğer Frank'in söyledikleri bana olduğu gibi aktarılsaydı sorun hemen çözülürdü. Tekrarlanması gereken şeyler tekrarlanmadı, tekrarlanmaması gereken şeyler tekrarlandı.
    C: Doğru. Saldırı, amacına en uygun şekilde gerçekleştirildi! Tüm açıklıkları gözleyin.

    S: (L) Yani S___ farkında olmadan saldırıya aracılık mı etti?
    C: Yakın.

    S: (L) Bu saldırının, Metafizik kilisesindeki o kadınlarla veya Spring Hill'deki J___ ve Y___'yle herhangi bir ilgisi var mı?
    C: Açık.

    S: (L) TR benim için açtığı kartlarda bu olayı görmüştü. Saldırı modunda üç kadın gördü. Bu okuma, bu olayı mı temsil ediyor?
    C: Açık.

    S: (L) Şimdi karşımızda üç isim var ve bunlar Barrie ve Susy Konicov ile ilgili kişiler. Geçen gece beni aradı ve bu kişiler hakkında bilgi edinmek istedi. "Bu insanlar ona ne yapmak istiyorlar?" gibisinden birşeyler söyledi. Veya niyetlerinin ne olduğu gibi. İlk isim Carl Grancy.
    C: Kullanıcı.

    S: (L) Michigan'lı Mark.
    C: Zararsız.

    S: (L) Karen Hilton?
    C: İlgisi farklı. Barrie'yle bağlantısını kaybediyor.

    S: (L) Yani orada geçici bir süre için bulunuyor ve sonunda başka yere gitmeyi planlıyor, öyle mi?
    C: Yakın.

    S: (J) ... Disney'in programlama değişikliği ve uzaylı filmi yapması; McNamara ve Vietnamla yüzleşme konusu... Bunların herhangi bir önemi var mı?
    C: Hepsi daha önceki yanıtlarda açıklandı ve hepiniz bu konularda çok şey biliyorsunuz; değişim hazırlıkları.

    S: (J) Meydana gelecek değişimlere hazırlık. Yani bu olaylar önemli.
    C: Bunu biliyorsunuz ve o nedenle farkına varıyorsunuz.

    S: (T) Politika değişiklikleri gibi şeyler için ülkeyi yönlendiriyorlar. (J) Bence bu gerekli bile değil. Bu sadece bilinen değerlerin tersine çevrilmesi değil mi?
    C: Söylediklerinizin tümü.

    S: (L) Omzumu tedavi ettirmek için cerrahi yaptırmalı mıyım?
    C: Yanlış yönlendirmelere dikkat et.

    S: (L) Bunu cerrahi için mi söylediniz?
    C: Evet.

    S: (L) Kolum kendi kendine iyileşir mi?
    C: Büyük olasılıkla.

    S: (J) Nasıl? (T) Tek bir olasılıkla kendini sınırlandırma.
    C: Evet. Sana önerilen cerrahi parasal kazanç amaçlı.

    S: (L) Cerrahiden başka yapabileceğim birşey önerebilir misiniz?
    C: Isı terapisi ve diyette düzenleme.

    S: (J) Ne tür bir diyet düzenlemesi?
    C: Kalsiyum, manganez, nişasta azaltımı ve potasyum takviyesi. Katılaşmış parçaları atmak için sadece damıtılmış su kullan.

    S: (L) Bu şimdiye kadar verdikleri en anlaşılır fiziksel tavsiye. (J) Gerçekten.
    C: Acı çekiyorsun canım, ve sen acı çektiğinde diğerleri de çekiyor!

    S: (J) Bu güzeldi. Nemli ısı mı, yoksa kuru mu?
    C: Nemli.

    S: (L) Reiki?
    C: Evet. Kas bağları zarar gördüğünde bu çoğu zaman kalsiyum obstrüksiyonunun bir etkisidir.

    S: (L) Korakoid tümseği röntgeninde görülen kemiksi çıkıntı, dokuların zarar gördüğü yerdeki oluşum mu?
    C: Evet.

    S: (L) Yani kırık bir parça değil, doğru mu?
    C: Evet.

    S: (T) S___ sana söylememiş miydi? Çıkıntı, dokuyu parçalamış. (L) Tamam. Diğer konulara geçmeden önce, annem, karnındaki sıkıntının nedenini öğrenmek istiyor.
    C: Kas atrofisi.

    S: (T) Daha fazla egzersiz yapması gerekiyor. (L) Doğru mu?
    C: Evet.

    S: (L) Human Potential Foundation'dan (İnsan Potansiyeli Kurumu) Washington'da düzenlenen meşhur konferansa dair bir ilan geldi. İlginç olabilir. Bu konferansa gitmek için planlarımızı ayarlamamız faydalı olur mu?
    C: Vakit kaybı.

    S: (L) Oldukça kesin. (J) Elimizde yeteri kadar şey var. (L) "Mysterious Fires and Lights" (Gizemli Ateş ve Işıklar) isimli bu kitapta, UFO olarak algılanan bazı ışıkların aslında bizim gerçekliğimize girmiş canlı varlıklar olabileceği fikri dile getiriliyor. Bu tür bazı ışık kaynakları bir bilince ve amaca sahip gibi görünüyor. ... Bu bazı durumlar için geçerli bir şey mi?
    C: Bu teorik verilerin geçerliliği hakkında fikir edinmek için yayın tarihini kontrol et.

    S: (L) 1967'de yayınlanmış. (T) Eski. (L) Bu aptalca bir fikir değil. Yıldırım topları gibi. Zeki davranışlar gösterdiği biliniyor. Meraklı bir köpek yavrusu gibi. Yıldırım topu nedir?
    C: Benzetmeyle ilgisiz.

    S: (L) Tamam ama duyuları olan birşey mi? ...
    C: Hayır.

    S: (T) Sadece çok tuhaf elektriksel bir fenomen.
    C: Yakın.

    S: (L) Geçen gece Frank olmadan çalışma yapıyorduk. Frank'in devletle ilgili bir tehlike altında olduğuna işaret eden bilgiler aldık. Bu doğru mu veya doğru muydu?
    C: Kısmen.

    S: (L) Bu tehlikenin kaynağı nedir?
    C: Kaynak mı?

    S: (L) Yani IRS mi, FBI mı, CIA mi, veya ne?
    C: Başlangıcı bu şekilde değil.

    S: (L) Fiziksel bir tehlike mi, yoksa taciz edilme tehlikesi mi?
    C: Kendini yok etmeye yönelik zihinsel saldırı.

    S: (L) Bu tür saldırılara karşı korunmak için yapılabilecek herhangi birşey var mı?
    C: Evet.

    S: (L) Korunmak için ne yapılabilir?
    C: Düzenli bilgi girişi.

    S: (L) Ne tür bilgiler? Kanal bilgileri, kitaplar, videolar... ne?
    C: Hepsi ve diğer.

    S: (L) Belirli bir diğer tür mü?
    C: Bilgi paylaşımı. Şimdi, uyarı!!! Diğerleri de yakında aynı tür saldırılarda büyük bir artış deneyimleyecek. İkiniz geçmişte benzer nedenlerden bu tür deneyimler yaşadınız, ama şimdi hep birlikte çalışıyor olmanız sizi farklı bir kategoriye koyuyor!! Unutmayın, tüm kanallar ve benzer yapıdaki kişiler tanımlanır, izlenir ve "ilgilenilir".

    S: (T) Bu tür saldırı deneyimi olan iki kişi kim?
    C: Öğrenmek için keşfedin.

    S: (J) Birinin ben olduğumdan eminim çünkü son zamanlarda zihinsel ve duygusal olarak çok kötü durumdayım. (T) Söz konusu iki kişiden biri JR mi? (J) Biliyorum, biri benim.
    C: İntihar düşünceleri?

    S: (L) İntihar düşüncelerin mi var? (J) Hayır. (T) Ben değil. (F) Bende bu tür düşünceler her zaman vardı. (T) Sen, Laura? (L) Ben de çok kötü durumdaydım. İntiharı düşünmüyordum. Sadece ışıkları kapatıp bu ilüzyonu sona erdirmenin ne kadar güzel olacağını düşünüyorum. (T) Tamam, iki kişiyi tespit ettik; sen ve Frank. (L) Yani JR, seninki daha da kötü hale gelecek. (F) Diğer iki kişi demediler mi? (L) Sanırım benzer şeylerin meydana gelebileceğini söylüyorlar. (T) Bu konu üzerinde birlikte çalışmazsak, herşeyi kaybedeceğiz. (J) Tamam, TR'nin bu gece yaptığı kart okumasını sor. (T) Doğru muydu?
    C: Yakın.

    S: (T) Bu okuma, şu anda bahsettiğinizle aynı şeyi mi ifade ediyor?
    C: Yakın.

    S: (T) Yani epeyce bilgi edindik ve tek yapmamız gereken bu saldırıların giderek daha da iğrençleşmesini önlemek, öyle mi?
    C: İhtiyaç duyduğunuz tüm farkındalığa sahip değilsiniz! Kesinlikle değilsiniz!

    S: (J) Frank ile Laura arasında olan tüm bu şeylerin nedenlerinden biri, çok zayıf ve karışık da olsa, Frank olmadan da kanalla bağlantı kurabileceğimizi göstermek mi? Kanalın gücünün bir göstergesi olarak. Bunun yan ürünlerinden veya amaçlarından biri bu muydu?
    C: Yan ürün, yeterince iyi bir tanımlama. Unutmayın, varolan herşey derslerdir.

    S: (L) Saldırı sadece kanal ve bilgiyle değil, daha çok içsel şüphelerle, varoluşun temelleriyle ilgiliydi. Besin zincirinin tepesinde olmayabileceğimizin farkına varmak çok sarsıcıydı. İlk sıkıntılar başladıktan sonra bunun etkisi giderek arttı. (J) Belki de buna şöyle bakmamız gerekiyor: evet, tüm bu sıkıntıları deneyimledik ve sen ve Frank bu ızdırapları yaşadınız, ama tüm bunlardan ortaya çıkan iyi birşey, amaç her ne kadar bu değildiyse de, kanalın her birimizden ayrı birşey olduğunun kesin olarak farkına varmamızdı. Optimum teması kurmak için hepimizin bir araya gelmesi gerekiyor ama...
    C: Hepiniz kanallama yapabilecek potansiyele sahipsiniz, ama seviyede uyumlanma için pratiğe ihtiyacınız var. Ama diğer etkilerin de farkında olmanız gerekiyor!

    S: (L) Hangi etkiler?
    C: Frank'i gözleyin.

    S: (T) Seni gözlüyoruz. (J) Evet? (F) Sanırım kastettikleri şey, benim gibi sürekli kanallama yapabildiğinizde, bunun bir iyi tarafı, bir de kötü tarafı var. İyi tarafı biliyorsunuz. Ama kötü tarafı bilmiyorsunuz. Kötü tarafı, katlanılması çok zor birşey. O zihin durumunu tanımlayamıyorum bile. (L) Psişik saldırılara karşı korunmak ve bunları önlemek için pratik tavsiye ve rehberlik edinmek istiyorum. Bilgi ve farkındalığın önemli olduğunu biliyoruz, ama faydalı tavsiyeler ve ileri düzeyde şeyler çok iyi olurdu.
    C: Günlük duanın faydası olur.

    S: (L) Birkaç gün önce birden biri geldi: aylardır hakkında hiçbirşey duymadığımız V___ beni aradı ve okumamı istediği bir şiirle birlikte buraya gelmek istediğini söyledi. Gruptan ayrılmasının nedenlerinden biri olarak, çok şiddetli bir saldırı altında olduğunu söyledi. Gruba katılıp tabla başında eşlik ettiği için bu saldırıya maruz kaldığını ve yapışık ruhun bundan kaynaklandığını ve yaptığımız şeyin "şüpheli" olduğunu düşünüyor. Bizimle iletişimini kestiği süreçte başıma büyük dert açan Metafizik Kilisesi'ndeki pederi aramış ve yardım ve tavsiye istemiş. Sonra da, daha önce hakkında birşeyler sorduğu "Vanessa" isimli kadınla iletişim kurmuş. Görünüşe göre Vanessa V___'ye bir ruh çıkarma yapmış. V___'yi etkileyen bu şeyin ne olduğunu söyleyebilir misiniz?
    C: Açık.

    S: (L) Bu her neyse, bizden veya çalışmamızdan mı kaynaklandı?
    C: Hayır.

    S: (L) Yapışık ruhu var mı?
    C: Geçmişten var ve arada sırada etkili oluyor.

    S: (L) Bu, gidip tekrar gelebilen birşey mi?
    C: Mümkün.

    S: (L) Vanessa, yapışık ruhtan kurtulmasını sağladı mı?
    C: Açık.

    S: (L) V___'nin durup dururken tüm bunları bana anlatma nedeni nedir?
    C: Tekrar iletişim kurmak istiyor.

    S: (J) Laura'yla mı, kanalla mı?
    C: Her ikisi.

    S: (J) Gruba tekrar katılmak mı istiyor?
    C: Yakın.

    S: (L) Bu geceyi sonlandırmadan önce bize söylemek istediğiniz herhangi birşey var mı?
    C: Korunma ve hayatta kalma için, saldırı konusunda verilen bilgileri tekrar okuyun ve öğrenişinizi ve bilgi tabanınınızı güçlendirmek için aranızda bunu tartışın!! İyi geceler.
    Konu Lighthouse tarafından (24-Oca-2008 Saat 12:23 ) değiştirilmiştir. Sebep: Ardarda Atılan Mesajlar Birleştirildi

  10. #20

    Üyelik tarihi
    Mar-2007
    Mesajlar
    1.161
    Konular
    223
    18 Nisan 1995 F___ ve Laura


    S: (L) Merhaba.
    C: Merhaba.

    S: (L) Bu akşam karşımızda kim var?
    C: Tiklorya.

    S: (L) Neredensin?
    C: Kasyopya.

    S: (L) Thor Templar'ın kasedini dinliyor muydunuz?
    C: Evet.

    S: (L) Alakasızlıkla ilgili suçlamaları için söyleyeceğiniz herhangi birşey var mı?
    C: Bu gerekli mi?

    S: (L) Hayır, ben buna gerek duymuyorum ve açıkçası ona cevap da yazmayacağım. Dolayısıyla bir önemi yok. Geçen ay boyunca burada olan şeyler hakkında bazı sorular sormamda bir sakınca var mı?
    C: Hayır.

    S: (L) Pekala, tam olarak öğrenmek istediğim şeyi öğrenmem mümkün mü? Çünkü olanlar hakkında bir tür değerlendirme yapmamız gerekiyor.
    C: Açık.

    S: (L) Sizinle olan bağlantımızı kesmek amacıyla kasıtlı olarak grubumuza veya buraya gönderilen biri oldu mu hiç?
    C: Eğer olduysa, öğrenme ve gelişme amacıyla bunu keşfetmek size kalıyor.

    S: (L) Yaşadığımız olaylarda böyle bir etki var mıydı?
    C: Büyük olasılık.

    S: (L) Yani büyük olasılıkla var.
    C: Unutma, bireyler, başkaları tarafından manipüle edebilir.

    S: (L) Son olaylarda manipüle edilen kişi kimdi?
    C: Kastettiğimiz şey şu; biri "ajan" gibi görünebilir ama aslında kontrol başka bir yerdedir. "Ajan" gibi görünen kişinin iyi, basit ve görünüş olarak istikrarlı yapıda olduğu durumlar için bu özellikle geçerlidir.

    S: (L) Yani kontrolün başka bir yerden yapılıyor olabileceğini söylüyorsunuz, doğru mu?
    C: Evet.

    S: (L) Bu kontrol üçüncü yoğunluk mu, yoksa dördüncü yoğunluktan mı?
    C: İkisinden biri veya ikisinin bir karışımı olabilir.

    S: (L) Bu olayda birinin gerçekten başka güçler tarafından kullanıldığından veya manipüle edildiğinden eminim. Ama bir dikkatsizlik veya sorumsuzlukla da ilgili olabilir. Doğru mu?
    C: Kendin bul.

    S: (L) Bu olaydaki kontrolün kaynağını tanımlayabilir miyiz?
    C: Keşif ve öğrenmeden bahsettik.

    S: (L) Yani bu olayı kendimiz açığa çıkarmamız gerekiyor?
    C: Böyle yapmanız "gelecekte" çok işinize yarayacaktır.

    S: (F) Neden?
    C: Sıkça karşılaşabileceğiniz "semptomları" ayırt edebilmeniz için.

    S: (L) Zaten bu semptomlarla fazlasıyla karşılaşıyoruz. Birileri geliyor, hepsi çok heyecanlılar, bu işe enerjilerini veya paralarını koyuyorlar veya herneyse, çok hevesliler ve sonra birden bozuluyorlar.
    C: Evet. Öğreniyorsunuz.

    S: (L) Geçenlerde V___ ziyarete geldi ve yapışık ruh etkisi yaşadığını söyledi. Buna bizim çalışmamız mı neden oldu?
    C: Hayır. Hormonal dalgalanmalar.

    S: (L) Vanessa'yı aramış ve Vanessa onun üzerinde bir temizlik yapmış. Bu onun hormonal dalgalanmalarına iyi geldi mi?
    C: Hayır.

    S: (L) Birkaç hafta önce oğlumla bir hipnoz celsesi yaptım. Bu hipnoz celsesinde sanırım bir EC 135 uçağı kullanmayla ilgili olaya döndü. Patlama olayını baştan sona tekrar yaşadı sanırım. Anlattıkları yeterince doğru muydu?
    C: Evet.

    S: (L) Hipnoz celsesinin en ilginç kısmı, uçağın içindeki birşeyin kokusunu tanımladığı bölümdü. Taşıdıkları şeyin garip bir kokusu olduğunu söyledi. Bu anı doğru mu?
    C: Evet.

    S: (L) Ona kokunun neye benzediğini sordum ve o da çöp gibi, lağım gibi gerçekten berbat bir koku olduğunu söyledi. Hatırladığı şey doğru mu?
    C: Yakın.

    S: (L) Daha yüksek bir biliç seviyesinde bunun ne olduğunu bilip bilmediğini sordum ve o da bunun dünyadışı varlıklarla ilgili olduğunu söyledi. Doğru muydu?
    C: Evet.

    S: (L) Gerçekten dünyadışılarla insanlar arasındaki etkileşimle ilişkili birşeyler mi taşıyordu?
    C: Evet.

    S: (L) Sonra uçmaya devam ederken birşey oldu. Aynı noktanın üzerinden ikinci kez geçiyor gibi hissetmiş ve bu onu korkutmuş. Bu gerçekten oldu mu?
    C: Evet.

    S: (L) Ve görünüşe göre aynı noktanın üzerinden ikinci kez geçerken koku da, kargo da kaybolmuş. Bu gerçekten oldu mu?
    C: Evet.

    S: (L) Uçak, kendisi ve yardımcı pilot, dünyadışılar tarafından kaçırıldı mı?
    C: Evet.

    S: (L) ABD devleti tarafından kasıtlı olarak mı vuruldular?
    C: Açık.

    S: (L) Vurulmayla ilgili hatırladıkları yeterince doğru muydu?
    C: Evet.

    S: (L) Bu olayın etkilerini temizlemek için bunun üzerinde daha fazla çalışmamıza ihtiyacı var mı?
    C: Evet.

    S: (L) Onu aynı olaya tekrar tekrar götürmemi tavsiye ediyor musunuz?
    C: Evet.

    S: (L) Tamam. Geçen gece, üç veya dört yaşımdayken pencerede gördüğüm ve bana "Nereye gidersen git, saklanamazsın. Zamanı geldiğinde seni bulacağız." diyen yüzü gördüğüm olay hakkında konuşuyorduk. Bu olayda pencerede gördüğüm şey kimdi veya neydi?
    C: Gri.

    S: (L) Söylediği şey tam olarak neydi?
    C: Aynen hatırladığın gibi.

    S: (L) Bana söylemek istedikleri şey nedir? Gelecekte bir noktada gerçekten beni bulacaklar ve bana veya benimle birşey mi yapacaklar?
    C: Henüz bu bilgiyi veremeyiz.

    S: (L) Henüz bu bilgiyi veremez misiniz?
    C: Evet.

    S: (L) Neden?
    C: Hayır.

    S: (L) Dr. Zanghi bana hipnotik regresyon yaparken, bana neden kaçırıldığımı sordu. O bu soruyu sorduğu anda bir tür Yunan tapınağına benzeyen yerdeki bir manzara gördüm. Tapınakta uzun cüppeli, sakallı bir sürü piskopos kılıklı adam vardı ve bana birşeyler öğretiyorlardı ve birşey yapmam için beni dışarı gönderiyorlardı. Bu anı neydi?
    C: Henüz değil Laura!

    S: (L) Bunun ardında birşeyler var gibi. Bana korkutucu geleceği için mi söylemiyorsunuz? Çok korkmama neden olacak birşey mi?
    C: Hayır.

    S: (L) Bu, yapmam gereken, ama henüz bilmediğim birşey mi?
    C: Yakın.

    S: (L) Sanırım burada F___ ile benimle ilgili bir tür kadersel olay var. Doğru mu?
    C: Muhtemelen.

    S: (F) Bu cevap "evet" ile "açık" arasında. (L) Tahminimize göre, tanıştığımızdan beri, ilişkimizi bozmak için üzerimize pek çok kişi gönderildi, bu doğru mu?
    C: Belki.

    S: (F) Herhalde bunu "evet" olarak kabul edebiliriz. (L) Bu etkileşimin ne zaman tam olarak etkinleştirileceğini sorabilir miyim?
    C: Açık.

    S: (L) Ahhh. Benden daha kurnazlar. Geçen gece neredeyse kalp krizi geçirmeme neden olacak olan o ani vizyon doğru muydu? Göklerin açıldığını ve bir sürü varlığın bizim gerçekliğimize doluştuğunu gördüm.
    C: Evet. Ama bu bir kehanet mi, yoksa mevcut gerçeklik mi?

    S: (L) Aman tanrım! (F) Senin bunu yaşadığın gündü sanırım benim zihnimde de benzer bir algı oluştu. Herşey şu anda oluyor. Algılarımızın sınırlılığı nedeniyle bunu göremiyoruz. Biz birgün göklerin yırtılacağını ve kozmik bir olay olacağını bekliyoruz. Ama aslında perde zaten aralanmış durumda ve teker teker giriyorlar. Son grup da girdikten sonra birden tamamen açılacak. Biz bir gün UFO'ların dünyamızı işgal edeceklerini düşünüyoruz. Bunun şu anda zaten olduğunu algılayamıyoruz. Karla Turner bunu "Dünya'nın Sonu" olarak tanımlamıştı ve kendisi ve ailesi için gerçekten de öyleydi.






    22 Nisan 1995 F___, Laura, TR ve JR

    S: (L) Merhaba.
    C: Merhaba.

    S: (L) Bu akşam kimleyiz?
    C: Lioa.

    S: (L) Neredensin?
    C: Kasyopya.

    S: (L) K___'ler için birkaç kişisel sorumuz var. Onlar için bu soruları yanıtlamaya istekli misiniz?
    C: K____'ler şiddete eğilimli.

    S: (L) Şiddet uygulamaya mı eğilimli?
    C: Açık.

    S: (L) Yoksa onlara mı şiddet uygulanıyor?
    C: Hepsi.

    S: (T) Nasıl yani?
    C: Zihin yapısı.

    S: (J) Paranoitler mi?
    C: Evet.

    S: (L) Dört isim verdiler. Ben isimleri versem her biri için açıklamada bulunur musunuz? Bunlar ilişkili olduğu kişiler ve haklarında...
    C: Dışa eğilim gösterenler tarafından kişisel bir yaşam rehberi olarak kullanılmak istemiyoruz. Daha önce bu insanlar için yanıtlar vermiştik. O bilgileri nasıl kullandıklarını bilmiyorsunuz.

    S: (L) V___ , Boulder'deki Naropa Institute'nin, onun için iyi bir eğitim kurumu olup olmadığını öğrenmek istiyor.
    C: Önceki konuda birşey daha: Yumuşak davranmanızı ve diplomasi kullanmanızı öneriyoruz, TR'nin önerdiği şeyi değil!

    S: (L) Evet onları azarlamak istemiyoruz. (J) Ben yalan söylemeyi sevmiyorum. (L) Sorunları çözen yalanlar var, sorun yaratan yalanlar var...
    C: Evet. K___'lerle telefonla görüşmeye devam edin. Daha sonra faydalı bazı bilgiler vereceğiz.

    S: ... (L) V____ ile, bedensiz varlıkların vücuda giriş noktaları hakkında konuşuyorduk. JR'nin daha önce, bilgisayar başında otururken birşeyin ona ensesinden tesir ettiğini anlattığını hatırladım. Bu tür enerjilerin insan vücuduna belirli bir giriş noktaları olup olmadığını öğrenmek istiyorum.
    C: Hayır.

    S: (L) Her hangi bir yerden olabilir mi?
    C: Evet.

    S: (L) Ense yaygın bir giriş noktası mı?
    C: Yaygın mı?

    S: (J) Fiziksel olarak zayıf noktaları tespit edip oradan mı giriyorlar?
    C: Fiziğin bir önemi yok.

    S: (L) Auramızdaki zayıf noktaları mı buluyorlar?
    C: Yakın.

    S: (L) Aural zayıf noktalar bazen kendini fizik bedene de yansıtıyor mu?
    C: Herşey mümkün.

    S: (L) Hepimizin omuzlarımızla ilgili sorunlar yaşadığımız süreçte bu bir psişik saldırı mıydı?
    C: Belki.

    S: (L) Bunun DNA değişimlerinin bir işareti olduğunu söylemiştiniz. Bu muydu?
    C: Keşfedin.

    S: (L) Genetik şeyleri inceleyecek ekipmanlarımız olmadığı ve DNA değişimleri hakkında birşey bulamayacağımız için, DNA değişimleri meydana geldiğinde bunu bize söylemeniz için size güveniyoruz. O sıkıntıların DNA değişimleriyle ilgili olduğunu söylemiştiniz.
    C: İlgili insanlarla ağ bağlantısı kurun.

    S: (L) Bu sıcaklık artışının bir önemi var mı? Sıcaklık bastırıyor gibi hissediş?
    C: Paranoya sizi mahvedecek!

    S: (L) Paranoitleştiğim falan yok. Cidden, bu titreşimsel değişimlerle ilgili birşey mi? Sıcaklık artışı hissetmek bunun bir yansıması mı?
    C: Cidden hayır.

    S: (T) Kanallama ve reiki yaptığımızda, bu beden ısısı meydana getiriyor mu?
    C: Yüksek enerji.

    S: (T) Bu yüksek enerji ısıya mı dönüşüyor?
    C: Evet, üçüncü yoğunlukta.

    S: (L) Geçen gün Oak Island hakkındaki konuşmamızı incelerken, önemli bazı şeyleri sormadığımızı fark ettim. Bunları şimdi sorabilir miyim?
    C: Evet.

    S: (L) Tamam, Oak Island'ta bir Boyutötesi Atomik Remolekülerizatör gömülü olduğunu söylemiştiniz. Bu doğru mu?
    C: Evet.

    S: (L) Onu oraya kim gömdü?
    C: Öğrenin.

    S: (L) Sizin bize öğrettikleriniz yoluyla öğrenmeye hazırlanıyoruz, öyle değil mi?
    C: Gerekli araçlara sahipsiniz.

    S: (L) Gerekli araçlara sahip miyiz?
    C: Size sahip olduğunuz en değerli şeyi kullanmanızı öğretmeye çalışıyoruz.

    S: (L) Elbette bu da aklımız oluyor, değil mi?
    C: Aynen öyle!

    S: (L) Değerli şeylerden basetmişken, geçirdiğim kazadan beri beynim garip şeyler yapıyor. Yazı yazarken harflerin yerini değiştiriyorum, boş yerler bırakıyorum. Diğer çok tuhaf bazı şeyler yapıyorum. Bazen gördüklerimden emin olamıyorum. Bu gerçekten çok garip ve kazanın bu garip şeylerle herhangi bir ilgisi olup olmadığını öğrenmek istiyorum.
    C: Evet.

    S: (L) Yani kafamı fena çarpmışım! (J) Beynin karışmış!
    C: İlgisiz.

    S: (L) İlgili olan şey nedir? Bu olayın kafama tam olarak ne yaptığımı söyleyebilir misiniz?
    C: İlgisiz.

    S: (L) Peki ilgili olan nedir? (J) Öğrenmekten bahsediyorduk. (L) Bu olay, öğrenme biçimimde bir değişime mi neden oldu?
    C: Evet.

    S: (L) Yani korkacak birşey yok. (T) Sadece buna alışman gerekiyor. (J) Konumuzdan uzaklaşmayalım. (L) Oak Island'a dönelim. Pekala. Oak Island hakkında okuduklarıma göre, 1703 yılı veya öncesinde orada bazı ışıklar görülmesine dair efsaneler varmış.
    C: Evet.

    S: (L) Orada her ne gömülüyse, 1703 veya daha önce mi gömüldü?
    C: Evet.

    S: (L) O ışıklar, dünyadışı varlıklara ait araçlara mı aitti?
    C: Elektromanyetik profil.

    S: (L) Kitaba göre, çöküntü alanındaki bir ağaçtan büyük bir parça koparılmış ve halat ve palanga kullanımı izleri varmış. (T) Eğer çukuru kazanlar bizden daha ileriyse, palangalara ihtiyaçları olmazdı. (L) Evet bence de. Eğer ağaçla ve diğer şeylerle ilgili bu izler varsa, orada insanlar da birşeyler yapmış demektir sanırım. Doğru mu?
    C: Evet.

    S: (L) Şimdi, bana göre, tarihte o noktada o çukurun açılması, insan teknolojisinin ötesinde birşey.
    C: Bilinen teknolojilerin ötesinde.

    S: (L) Ama o olayda insanlar da kullanılmış olabilir, değil mi?
    C: Bingo.

    S: (J) Hatırlıyor musun, bunu tartışırken sen ışıklardan bahsetmiştin.
    C: Bazı insanlar her zaman "daha yüksek" güçlerle komünyon (birlik, cemaat) halinde olmuşlardır.

    S: (L) Yani insanlar aslında... (J) Tıpkı o evlere girip bütün o zararı veren çocuklar gibi. Bunu onlar yaptılar ama bunu yapmaları için birilerinin onları buna yönlendirmiş olması gerek. Sanırım bu iyi bir benzetme.
    C: İyi bir benzetme değil; bu ve diğer örneklerde bilinçli ilişkiden bahsediyoruz.

    S: (L) Tamam, yani bu çukurun açılmasında insanlar ile diğer güçler arasında bilinçli bir ilişki vardı. Hangi insanlardı bunlar?
    C: Öğrenin. Eğlenceli.

    S: (J) Korsanlar mı? (L) Bu bölgede kimler vardı? Eskimolar mı?
    C: Hayır.

    S: (L) Kızılderililer mi?
    C: Araştırmaya devam et, ağdan yararlan.

    S: (L) Fransızlar ve İngilizler vardı. Peki ya Vikingler? (F) Hayır, Vikingler ondan 600 yıl öncesiydi. (T) Çukurun ne kadar zaman önce kazıldığını bilmiyoruz. (J) Evet, iyi soru. (L) Çukur ne zaman kazıldı?
    C: 1500'ler. Uyruk önemsiz.

    S: (T) Bu çukur 1500'lerin ortalarında bir yerde açılmış olmalı. (J) Ve 1700'lerde keşfedildi.
    C: Mezhep bilgilerine erişin.

    S: (L) Yani dinsel bir grupla ilgili olabilir.
    C: Kim komünyon kurdu? Laura, okuduğu çok sayıdaki kaynakta bu bilgiye rastlamıştı.

    S: (F) O devirde komünyon ilan eden bir mezhep mi vardı?
    C: Evet.

    S: (L) Sonradan Cajun'lar olarak bilinen, orada yaşamış olan, bir Fransız mezhebine mensup insanlarla ilgisi olabilir sanırım...
    C: Belki.

    S: (L) Şimdi, bu makaleye göre o çukurun kazılabilmesi için yüz kişinin altı ay boyunca hergün çalışmış olması gerekir.
    C: Hayır.

    S: (L) Makale ayrıca çukurun 1780'de kazıldığını söylüyor...
    C: Hayır.

    S: (L) Çukuru kazdıklarında, birkaç parça altın, bir parşömen ve birkaç başka şey çıkmış. Bunlar neydi?
    C: Simya.

    S: (T) Remolekülerizatör yapmıştır. (L) Olabilir. Eğer bu işte insanlar da vardıysa, insanlar bunu neden yaptı?
    C: Bunun için görevlendirildiler.

    S: (L) İlişki içinde oldukları yüksek güçler tarafından görevlendirildiler, öyle mi?
    C: Evet.

    S: (L) Çukuru açıp remolekülerizatörü oraya gömme amaçları neydi? Başka zaman biri onun için geri mi dönecekti?
    C: Hayır.

    S: (J) Belki de bir dersti. (T) Özellikle oraya gömülmesinin belirli bir amacı var mı?
    C: Elbette.

    S: (L) Yaptığı birşey mi var? (T) Bulunduğu yer ile amacı arasında bir ilişki mi var?
    C: Manyetik.

    S: (T) Bunlardan dünyanın başka yerlerinde gömülü olanlar var mı?
    C: Evet.

    S: (T) Bir tür geometrik kalıba uygun olarak mı yerleştirildiler?
    C: Belki.

    S: (T) Hepsi birlikte mi çalışıyor?
    C: Belki.

    S: (T) Epeyce yaklaştığımız için söylemek istemiyorlar. (J) Diğerlerinden bazılarının nerede gömülü olduğunu söyleyebilir misiniz?
    C: Aklınız kullanmanız için var.

    S: (T) Aklımızı kullanıyoruz. Ve aklımıza gelenleri söylüyoruz. Biz dostuz.
    C: Herşeye kestirmeden gitmek istiyorsunuz.

    S: (T) Evet! Çok doğru! Hala üçüncü yoğunluğuz! O yüzden...
    C: Kasyopya Anneyi kandırmaya çalışmayın!

    S: [Gülüşme] (T) Neşe! Bu şeyin gömülü olduğu koordinatları izlersek diğerlerine de ulaşabilir miyiz?
    C: Deneyin ve görün. L___ gömülü hazineleri aramak istediğini söylediğinde, acaba aklındaki şey bu muydu?

    S: (T) Yoksa bizim altımızda da mı bir remolekülerizatör var?
    C: Hayır.

    S: (L) Pekala. Bu şeyin işlevine dönmek istiyorum. Tekrar çıkarılmak üzere gömülmediğini söylüyorsunuz. Orada kalmak üzere mi gömüldü?
    C: Evet.

    S: (L) Gömülme şekliyle ilgili pek çok şeyi açıklıyor bu. Belirli bir derinlikte, üzerinde oyuntular olan bir kaya bulunmuş. Dikkatsizlik neticesinde parçalanmış. O taşta ne yazılı olduğunu merak ediyorum. Bu bilgiye erişip bize söyleyebilir misiniz?
    C: Ölçüm işaretlemesi.

    S: (J) Bu cihazın Atlantis kristal piramidiyle bir ilgisi olabilir mi?
    C: Doğrudan ilgili değil.

    S: (J) Piramidin, bu cihaza enerji sağlanmasıyla bir ilgisi var mı?
    C: Evet.

    S: (J) Görünüşe göre cihazın oraya gömülmesi piramitten çok daha sonra gerçekleşmiş ama ondan enerji alabiliyor. (L) Bu cihaz sürekli olarak çalışıyor mu?
    C: Hayır.

    S: (L) Onu çalıştıran şey nedir? Yani eğer çalışıyorsa.
    C: Manyetik anomaliler.

    S: (J) Depremlerden etkileniyor mu?
    C: Etkilenebilir.

    S: (L) Bu manyetik anomaliler, gezegende doğal olarak gerçekleşen anomaliler mi?
    C: Her iki tür.

    S: (L) Yani doğal olarak da olabilir, başka bir güç tarafından da harekete geçirilebilir, öyle mi?
    C: Evet.

    S: (L) Bu makine harekete geçtiğinde ne oluyor?
    C: Fazla belirsiz.

    S: (J) Bu cihaz, bu boyuta bir giriş penceresi mi oluşturuyor?
    C: Bu amaçla kullanılması mümkün.

    S: (J) Yoksa bu boyuta açılan bir pencerenin kapatılması için mi kondu?
    C: Hayır.

    S: (J) Bu boyuta girişin odak noktalarından biri mi?
    C: Hayır.

    S: (T) Tek başına işlev gören bir makine mi, yoksa diğerleriyle birlikte mi çalışması gerekiyor?
    C: Duruma göre.

    S: (J) Eğer küçük bir işse tek başına yapabiliyor ama büyük bir işse hepsi faaliyete geçiyor. (T) Her biri gezegenin belirli bir bölümünü mü kapsıyor?
    C: Hayır.

    S: (T) Hepsinin aynı anda çalışması gerekmediğini söylediniz; birbirlerinden bağımsız olarak çalışabiliyorlar mı? Küçük bir şey olursa sadece bir tanesi etkinleşiyor ama büyük birşey olursa birden fazla sayıda makine etkinleşiyor. Dizilimleri bu şekilde mi?
    C: Evet.

    S: (T) Bir anlamda gezegeni istikrarlı bir halde tutmak için mi yerleştirildiler?
    C: Belirsiz.

    S: (L) Sahibi kim?
    C: Sahip?

    S: (L) Cihazı kim yaptı?
    C: Kendiniz yanıtlayın, ve bu konu üzerinde yeterince durduk!!!!

    S: ... (L) Yeni gerçekleşen terörist bombalı saldırı konusuna girmek istiyorum. Bu konuda sorabilir miyiz?
    C: İstediğiniz zaman istediğiniz soruyu sorabilirsiniz, izin istemenize gerek yok. Eğer herhangi bir sebeple yanıtlanamayacak bir soruysa, bunu size bildiririz.

    S: (L) Tamam. 25 Şubat celsesinde bir bombalı terörist saldırısıyla ilgili kehanette bulunmuştunuz. Yaklaşık bir ay içinde Washington D.C.'de bombalı bir terörist saldırı olacağını ve bunun bir davada yargılanmakta olan müslüman teröristlerle bağlantılı olduğunu söylemiştiniz. Şimdi, bu bomba aslında Washingon'da patlatılacaktı da, güvenliğin arttırılması nedeniyle mi Oklahoma'ya yönlendirildi?
    C: Hayır.

    S: (L) Washington'da hiçbir terörist bombalı saldırısı olmadı. Bunun nedenini söyleyebilir misiniz?
    C: Henüz.

    S: (L) Olacak mı?
    C: Açık.

    S: (L) Oklahoma'daki bombalamanın yurtsever hareketi ile ilgili olabileceği tespit edildi. Gerçekten bu saldırının ardında onlar mı var?
    C: Ne amaç, ne de yön olarak bu tür hiçbir bütüncül hareket mevcut değil. Son derece parçalı!

    S: (J) Branch Davidian'larla ilgili olabileceğini okumuştum. (L) Doğru mu?
    C: Hayır.

    S: (J) Kontrol dışı gruplar mı? (T) Bunun arkasında tek dünya devleti mi var?
    C: Hayır.

    S: (L) Kontrol dışı gruplar mıydı sadece?
    C: Yakın.

    S: (L) Yani sadece... (J) Birkaç uçuk bir araya geldi ve... (L) Binayı uçurdular mı?
    C: Manipüle edilmek, böylece zihni bulandırılmak ve şeytanların olmadığı yerde şeytanlar görüp şeytanların olduğu yerde ise onları görememek çok kolay.

    S: (L) Yani bunu yapanlar manipüle mi edildi?
    C: Evet.

    S: (L) Bu manipülasyonun kaynağını söyleyebilir misiniz?
    C: Çeşitli.

    S: (L) Bu kaynaklardan bir tanesinin adını söyleyebilir misiniz?
    C: Kertenkele ırkı.

    S: (T) Başka bir tane söyleyin.
    C: Onların bilinçli ve diğer ajanları.

    S: (L) Kertenkelelerin insan ajanlarından birkaç tanesinin adını söyleyebilir misiniz? ...
    C: Şu veya bu "zamanda" tüm insanlar.

    S: (L) Evet. Kimse bu manipülasyondan muaf değil. Geçen gün S___'den gelen telefon geldi aklıma. Beni aramasının ardındaki motivasyon neydi?
    C: Fazla yükü boşaltmak.

    S: (L) Ne düşündüğümü anlamayla ilgili değildi yani? (J) Yoksa barışma çabası mı?
    C: Belki.

    S: (T) Fazla yükü bu mu? (L) Fazla yük derken duygusal anlamda mı?
    C: Sorularınız net olduğunda daha rahat yanıt verebiliriz.

    S: (L) Barışmak için mi aradı?
    C: Belki bilinçaltından.

    S: (L) Metafizik Kilisesindekilerin etkisi mi?
    C: Önceki yanıt.

    S: (L) M___ F___'yle hala iletişim halinde mi?
    C: Pek sayılmaz.

    S: (L) Bunun bir önemi yok. Yaklaşık son bir haftadır hamamböcekleri neden çıldırmış gibi ortada dolanıyorlar?
    C: Elektromanyetizma.

    S: (L) Bu elektromanyetizmanın kaynağı nedir?
    C: EM alan distürbansı (dengesizlik).

    S: (T) Alanı dengesizleştiren şey nedir?
    C: Sismik.

    S: (L) Peki dengeyi nerede "bulacak"?
    C: Açık.

    S: (L) Sanırım birşey olacak çünkü ne zaman bu böcekleri bu halde görsem birşey oldu. Depremler, fırtınalar, uçaklar falan... Büyüklüğü ve yeri nedir?
    C: Sürekli hareket ediyor.

    S: (L) Çok büyük bir distürbans mı?
    C: Evet.

    S: (T) Buraya gelmeden önce neredeydi?
    C: Dünyayı 6500 r.p.m (dakikadaki devir) ile turluyor.

    S: (L) Bir dakikada mı?
    C: Evet.

    S: (LM) Yeraltı mı, yoksa atmosferik mi?
    C: Her ikisi.

    S: (L) Bu EM distürbansının kaynağı nedir?
    C: Fazla karmaşık.

    S: (J) Bunu söylemelerinden nefret ediyorum! (LM) Özet olarak, doğal bir gelişme mi, yoksa diğer boyutlardan mı üretildi?
    C: Doğal.

    S: (L) Gezegenin kendi içindeki bir faaliyetten mi kaynaklanıyor, yoksa gezegenin kozmik dalgalara bir tepkisi mi?
    C: Gezegenin hem içi, hem de çevresiyle ilişkili.

    S: (J) Normal bir durum diyebilir miyiz?
    C: Hayır.

    S: (J) Daha önce de oldu mu?
    C: Evet.

    S: (J) Ne zaman?
    C: Dört ay önce.

    S: (L) Dört ay önce ne oldu?
    C: Hafızanıza erişin.

    S: (T) Japonya depremi dört ay önce oldu. (L) Bunu mu kastediyorsunuz?
    C: Evet.

    S: (LM) Yine bir yerde kırılacak mı?
    C: Açık.

    S: (T) Dünyanın bir yerinde önemli bir fiziksel değişime neden olacak mı?
    C: Evet.

    S: (L) Bununla ilgili bir kehanette bulunabilir misiniz?
    C: Açık.

    S: (T) Bu bir süredir devam ediyor. (L) On gün sanırım. (J) On gün doğru mu?
    C: Yakın.

    S: (T) Bu hareket kendini ne kadar süre içinde gösterecek?
    C: Açık.

    S: (T) Kendini Laura'nın evinde mi gösterecek? [Gülüşme]
    C: Açık. Eğer öyleyse, "tatil" öneriyoruz.

    S: [Gülüşme] (J) Gidecekleri yer konusunda herhangi bir tavsiyeniz var mı? (LM) Los Angeles. (T) Yaz Olimpiyatları için iyi bir yer. Bu yıl ABD takımının altın madalya kazanma şansınının yüksek olduğunu duydum. (L) Bir kez daha V___'nin çalışmalarına devam etmesi için Naropa kurumunun iyi bir yer olup olmadığını soracağım.
    C: Eğer seçimi buysa.

    S: (L) Annem kremasyonun (ölünün yakılması) sakıncalarının ne olduğunu soruyor. Konu hakkında birşeyler okumuş... (T) Endişelenmesine gerek yok, ölene kadar yakmıyorlar.
    C: Bir sakıncası yok.

    S: (L) Yani bedenin yakılmasının ve...
    C: Beden üçüncü yoğunluk; beşinci yoğunluk değil.

    S: (L) Okuduğu kitapta, ruhun bedenden tamamen ayrılmasının belirli bir süre aldığı, ölümden sonra her bir hücre ölene kadar bedendeki hücresel bilincin bundan acı duyabileceği yazıyormuş. Bu doğru mu?
    C: Hayır. Ruhun bedenden çıkışı anlıktır. Bilinç kalıntısı ve "yavaş" çıkma diye birşey yok. Öldüyse ölmüştür.

    S: (T) Bunun neden olduğu tek sıkıntı, mezar yeri ve görkemli cenaze törenleri satışı yapan ve kremasyon trendinin devam etmemesini ümit edenlerin çektiği sıkıntı! (F) İnsanlar sürekli gömülürse, sonunda yer bulma sıkıntısı olmayacak mı? (T) Bazı yerlerde mezarlıkları yıkıp baştan yapıyorlar! Ben yakılmak istiyorum. (LM) Hadi dışarı çıkalım! (T) Şimdi değil! Ölene kadar olmaz. (L) O zaman acıtmaz! [Gülüşme] ... (J) Dün gece televizyondaki bir programda 20 yıl önce üzerine yıldırım düşen bir adam vardı ve bu olay onun psişik yeteneklerini çok arttırmış. Bunun, üzerine yıldırım düşmesinin normal bir yan sonucu olup olmadığını merak ediyordum.
    C: Evet.

    S: (T) Artan psişik yetenekler kalıcı mı, yoksa bir süre sonra yitiriliyor mu?
    C: Kalıcı.

    S: (L) Aralık ayında geçirdiğim kazada kafama aldığım darbe, psişik yeteneklerimi arttırdı mı?
    C: Belki.

    S: (J) Mısır'daki piramitlerle ilgili bir program seyrediyorduk ve piramit matematiğinin oluşturulmasında hiçbir sıradışı şeyin olmadığını söylüyorlardı. Başlangıçta uzatılan ölçüm şeritlerini kullandıklarını ama hesapların yanlış çıktığını ama sonra bir ölçüm tekerleği kullanarak çok büyük matematiksel hesaplara gerek olmadan sonuca ulaştıklarını söylüyorlar. Bu doğru mu?
    C: Hayır.

    S: (L) Bunu biliyordun. (T) Piramit matematiğinde pi sayısının ortaya çıkması bununla ilgili mi?
    C: Ortalama konusunu ele alın. Yani konuya farklı açılardan yaklaşın.

    S: (J) Konuya farklı bir açıdan yaklaşmamız gerekiyor. (LM) Tüm ders kitaplarında, taş blokları kütükler üzerinde taşıyarak piramitleri inşa eden yüz binlerce köle resmediliyor.
    C: Ders kitapları propaganda.

    S: (T) Piramitler, Coral Castle ile aynı yolla mı yapıldı?
    C: Yakın.

    S: (L) O zaman kocam bana tekli bir koltuk alıp bir ağaca asar ve ben de o koltukta dönerim. Bu bende garip yeteneklerin ortaya çıkmasını sağlar mı?
    C: Evet, başın döner.

    S: (L) Coral Castle'yi yapan adam gerçekten tavana bir uçak koltuğu asıp o koltuk üzerinde döndü mü?
    C: Açık.

    S: (L) Odasında tavandan sarkılı olan uçak koltuğu, yaptığı şeyde bir rol oynadı mı?
    C: Eğer döneceksen, bu kesin bir yöntemle olmalı, rastgele dönerek değil.

    S: (L) Belirli bir dönme metodu bularak mı yaptı onu?
    C: Açık.

    S: (T) O kadar döndükten sonra yönleri nasıl bulmuş? (L) Bu konuda bir ilerleme kaydedebilir miyiz? Dönerek ses çıkaran bu şeylerle ilgili bize söyleyebileceğiniz birşey var mı? (J) Belirli bir dönme yöntemi gibi?
    C: Deney öneriyoruz.

    S: (L) Kulağımdaki sorun nedir?
    C: Belirsiz.

    S: (L) Kulağımda bir sorun var. (J) Nasıl? ...
    C: Yağ dokusu.

    S: (L) O olamaz! Kulağımdan siyah, katran gibi bir akıntı oluyor. Sanırım kan ve kulak kiri karışımı.
    C: Hayır. Yağ dokusu.

    S: (L) Neden oluyor?
    C: İç kulak.

    S: (T) Laura'nın iç kulağında bir sorun mu var?
    C: Endişelenecek birşey değil.

    S: (L) Peroksit, alkol ve sirke kullanarak doğru şeyi mi yapıyorum?
    C: Evet ama dikkatli ol.

    S: (L) Sadece tek bir kulağım. Diğeri iyi. (T) Rahat duyabiliyor musun? (L) Evet. (J) Bazı insanların kulakları yoğun kir üretiyor. (L) Tek bir kulak ve o da en çok kullandığım kulağım.
    C: Endişelenme.

    S: (T) Onlar için söylemesi kolay, onların kulakları yok. (L) Hızlı bir soru sormak istiyorum: yerleşim sorunum kısa süre içinde çözülecek mi?
    C: Açık. Bekle ve gör.

    S: (L) Evet, ama şu anda parasızım.
    C: Daha önce de oldu ve hayatta kaldın.

    S: (L) Yeterli yiyecek bile alamıyorum.
    C: Uzun sürmeyecek.

    S: (L) Yapmam gereken bir sürü şey var. Konferans ücretini nasıl ödeyeceğim örneğin?
    C: İman. İyi geceler deme vakti.

    S: İyi geceler.
    --------------------
    29 Nisan 1995 Frank, Laura, TR ve JR

    S: (L) Merhaba. İyi akşamlar.
    C: Merhaba, iyi akşamlar!

    S: (L) Karşımızda kim var?
    C: Torya.

    S: (L) Neredensin Torya?
    C: Kasyopya.

    S: (L) Bu gece biraz geç başladık ve bizi bekleyeceğinizi umuyordum. Odadaki enerji artıyor.
    C: TR, 1964 Ekim'i miydi?

    S: (L) Bu soru neyle ilgili?
    C: TR'ye sor! Göl, sarı ve kahverengi tuğlalı evler, serin bir gün, çitler, büyük kobalt renkli silindir, titreşiyor...

    S: (T) 14 yaşındaydım sanırım. (L) Bahse girerim bir kaçırılma olayından bahsediyorlardır... (T) Birinci sınıftaydım... Babamın kuzeninin Kuka gölü kenarında bir yeri vardı ve orayı hep ziyaret ederdik. Çitler mi? Hatırlamıyorum. Aklıma birşey gelmiyor.
    C: Bunlar gördüğümüz görüntüler...

    S: (L) Bu görüntüler, TR'nin geçmişte yaşadığı bir olayla mı ilgili?
    C: Ona sor... Şimdi Viktorya stili evler görüyoruz, yeşil çatı... tarla... kahverengi tuğlalı evler...

    S: (L) Bu önemli birşey mi? Sormak istediğimiz bir sürü soru var...
    C: Sadece "akışla birlikte akın". "Trafiği" yönlendirmek sınırlandırıcı olabilir...

    S: (L) Şu anda kolumun neden bu kadar ağrıdığını öğrenmek istiyorum.
    C: Kolun üzerindeki zihinsel konsantrasyonun nedeniyle.

    S: (J) Kolunu düşünmeyi bırak. ...
    C: Onun yerine mayo'yu düşün.

    S: (T) Mayo klinik. (J) Mayonez mi?
    C: Hayır.

    S: (T) Kortizonun hiç faydası oluyor mu? (L) Ağrıyan sol omzum değil, sağ taraf! (J) Mayo'yu düşün dediler. (L) Belki TR'ye söylemişlerdir. (T) Bana mı?
    C: Hayır. Laura.

    S: (T) Ekim mi demiştiniz?
    C: Biz sana sorduk.

    S: (T) Bunu gören başkaları da var mıydı?
    C: Evet.

    S: (T) Annem mi?
    C: Annen, kardeşin.

    S: (T) Komşular?
    C: Evet.

    S: (T) Babam gördü mü?
    C: ?

    S: (T) Koyu mavi... (J) Kobalt mavisi. (T) Koyu mavi, siyaha yakın mı? (J) Kobalt parlak bir mavi.
    C: Kobalt, metalik lacivert.

    S: (T) Glenn evde değildi.
    C: Başka bir yer.

    S: (T) Neden bahsettiğinizi anladım! Evet birşey görmüştüm. Ekim 1964 müydü bilmiyorum ama birşey gördüğümü hatırlıyorum!
    C: Tamam, şimdi bir şeylere yaklaşıyoruz... O gün sana ne oldu sence?

    S: (T) O şeyi görmemden başka birşey olduğunu hatırlamıyorum; uçarak evin üzerine geldi ve sonra başka yere gitti. Başka birşeyin olduğunu hatırlamıyorum. Dışarı çıktım ve onun uçarak gelişini ve sonra da gidişini izledim.
    C: Etraf nasıl görünüyordu?

    S: (T) Normal görünüyordu. Herhangi bir farklılık hatırlamıyorum...
    C: Tanımla.

    S: (T) Rochester şehir sınırında ellili yıllara özgü bir yapılaşma vardı. Caddenin karşısında bir tarla ve okul bahçesi vardı. Okul bahçesi çitlerle çevriliydi. Büyük, iki katlı kahverengi tuğlalı okul binası. Kahverengi veya kırmızı tuğlalı... İlkokula orada gitmiştim. Sarı tuğlalı bina hatırlamıyorum, ama bizim evimiz o zaman yeşildi ve çatı kenarları süslüydü. (L) Viktorya stili. (T) Üçgen stilli çatı değildi ama öyle görünüyordu. Evlerin çoğunun ön kapılarının üzerinde küçük üçgen çatıcıklar vardı. Kapılar öne doğru çıkıntılıydı ve küçük bir yükseltisi vardı. (J) Evet küçük bir veranda gibi. (TR) Sen o eve gelmiştin, oraların görünüşünü hatırlıyor musun? (J) Evet. (T) Okul bahçesinin öbür tarafında bir stadyum vardı. Aquinas futbol stadyumu. Birkaç tarla hatırlıyorum ve şehir sınırında kalan son ormanlık alanlardan biri vardı. Beş blok doğuda birkaç tane tren yolu vardı. Rochester, Ontario gölüne karşıydı. On kilometre mesafedeydik ve oraya bisikletle gidip gelirdim. O cismin havadan tarla üzerinden gelişini izledim. Annemi hatırlıyorum. Kardeşim orada mıydı hatırlamıyorum ama annemi ve komşuyu hatırlıyorum. Komşu kadın evin önünde annemle konuşuyordu ve bana seslendiler. Ben evde televizyon seyrediyordum. Ama Ekim ayı olduğundan emin değilim çünkü hava halen ılık ve güneşliydi. Cisim, stadyum tarafından, tarla üzerinden, yüksekten geldi bize doğru alçaldı. Doğrudan üzerimize geldiğini düşündüm. Biz ona baktıktan sonra bize doğru gelmeye başladı.
    C: Size doğru geliyordu.

    S: (T) Evet. Ben dışarı çıkıp ona baktığımda bize doğru yön değiştirdi sanırım...
    C: Hedef sendin.

    S: (T) Hedef ben miydim? O zaman kaçırıldığımı sanmıyorum.
    C: Öyle mi?

    S: (T) Orada duran insanlar vardı... (L) Fark etmez.
    C: Kaçırılma sırasında zaman "donar."

    S: (T) Cismin hareketi, düşen bir yaprağın hareketi gibiydi ve bunu çok garip bulmuştum. Evin kenarına kadar geldi. Daha sonraki bir tarihte de evin bodrumundayken benzer birşey yaşamıştım. Cisim, sanırım ben orada uyumak üzereyken yaklaşmıştı.
    C: Titreşiyordu.

    S: (T) Kesinlikle metalik görünüyordu ve keşke metal bilye atan tabancılardan bir tane olsaydı diye düşünmüştüm; onu vurabilirdim. Havada 15 metre mesafeden uzak değildi. Sanırım 3-5 metre uzunluğundaydı. İnce ve uzundu. ... Bana metalik göründü. Mükemmel bir pürüzsüzlüğü vardı. (L) Buradan neye varıyoruz? Belli ki bunu özellikle anlattılar. ...
    C: Dönüm noktası.

    S: (L) TR'nin hayatında önemli bir dönüm noktası mıydı?
    C: Ve şimdi... bağlantı tamamlandı.

    S: (T) Anlamıyorum...
    C: Son zamanlarda gördüğün rüyalarını hatırla.

    S: (L) O olay bir dönüm noktasıydı ve şimdi bağlantı tamamlandı... (T) Son rüyalarım... Rüyamda bir binaya giriyordum ve dışarı doğru uzanan elektrik kablosu gibi birşey vardı... bir tür bağlantı... (L) Bahsettiğiniz rüya bu mu?
    C: TR'ye sor.

    S: (T) Çok canlı rüyalar gördüm ama hatırlamıyorum. O olayla bağlantılı olarak yakın zamanda bana birşey mi oldu?
    C: Evet.

    S: (T) Burada yaptığımız şeyle bir ilgisi olmalı, ama tamamlanan bağlantı derken bunu mu kastediyorlar?
    C: Pek sayılmaz.

    S: (T) Tamamlandığını söylediğiniz bağlantı tamamen başka birşeyle mi ilgili?
    C: İlişkili.

    S: (T) Bana yakın zamanda birşey mi oldu?
    C: Evet.

    S: (T) Bilmediğim birşey mi?
    C: Hayır.

    S: (T) İşimle herhangi bir ilgisi var mı?
    C: Kısmen.

    S: (T) Bunun, iş yerinde insanlara belirli şeyler anlatmamla, bugünlerde olan olaylardan bahsetmemle ve onların bu şeyler hakkındaki bilinç seviyelerini yükseltmeye çalışmamla bir ilgisi var mı?
    C: Evet, şimdi, çok önemli birşeyleri "çıkarmak" için, hatırlattığımız olaydan hemen sonraki yıllar içindeki arkadaşlarını, ilişkilerini ve deneyimlerini inceleyelim!!!

    S: (T) O olayın 1974 değil de 1964'de olduğundan emin misiniz?
    C: Sen daha iyi biliyorsun TR!

    S: (T) Sormamın nedeni, o yıl kış ayında pencerenin dışından gelen seslerle ilgili olay ve o gece yaşadığım tüm o garipliklerin aklıma gelmesi... ve 70'lerde bir yerde meydana gelen başka bir olay vardı. Arizona'ya doğru yola çıkmaya hazırlanıyordum ve hem arabayla hem de başka şeylerle ilgili bir sürü gariplik yaşadım. (L) Bahsettiğiniz şey bununla mı ilgili? Arizona yolculuğu, sesler falan?
    C: Ou, çoook şey var, değil mi TR? Ortaya çıkarma zamanı.

    S: ... (T) Ehliyetimi almamla ve arabayla kırsal alanlara pek çok gezinti yapmamızla ilgisi var mı? Göl bölgesinde arabayla çok dolaşırdık.
    C: Kısmen.

    S: (T) Geceleri tepeler arasında arabayla uzun uzun dolaşırdık. (L) Bu yolculuklardan birinde birşey mi oldu?
    C: Belki.

    S: (T) Belki de olmadı. (L) Bu konunun önemi nedir? (T) Bir gece rastladığım ve bir daha hiç bulamadığım o garip kasabayla ilgisi var mı? Konu bir şekilde bununla mı ilişkili?
    C: Evet.

    S: (T) Gördüğüm en garip kasabaydı. ... (J) Anlat. (T) Bir gece güneybatı New York civarında arabayla dolaşıyordum. Liseyi bitirmiştim. Çok içerdim, o yüzden anlattığım olayların kesinliğini bilmiyorum. Bir gece Güney Tier'de, Fingerlakes bölgesinde bir kasabaya gittim. Yaşadığım en garip şeylerden biriydi. Bir sürü kasabaya gitmişliğim vardı; etrafta bir sürü insan, birşeyler olur. En azından çevrede biri olur. Saat dokuz veya ondu ve bu kasabaya girdim. İki şeritli ana cadde iki katlı binalarla doluydu ve dar bir kaldırımı vardı. Bir kanyonda gider gibiydi. Sokak lambaları vardı ama sokağa fazla ışık vermeyen küçük yeşilimsi lambalardı. Ortalıkta tek bir kişi bile yoktu. Binaların hiç birinde kimse yoktu. Binalar tahtalarla çevrilip kapatılmıştı. Bir kasabaydı ama aynı zamanda hiç benzemiyordu. Yaklaşık dört blok gittim ve geri dönüp çıktım ve etrafından dolaşıp tekrar girdim ve buna inanamadım. Kasaba orada değildi. Onu tekrar bulamadım. Adını da bilmiyordum.
    C: Keşfet.

    S: (S) Alacakaranlık Kuşağı Kasabası herhalde... (T) Bu kasaba...
    C: Evet.

    S: (L) Başka bir realiteye girdin. (T) Aslında gördüğüm şey gerçek bir kasaba değildi, öyle mi?
    C: Aynen öyle.

    S: (T) Çok sinirlenmiştim. Etrafından dönüp ikinci kez girmemin nedeni de kasabanın bana çok tuhaf gelmesiydi. (S) Tek başına mıydın? (T) Evet, yalnızdım. Orada benden başka kimse yoktu. Sokak lambalarından biri bana 1920'leri hatırlattı. Resmen hayalet bir kasabaydı. (L) Bu olayda TR'ye ve bize anlatmak istediğiniz şey nedir? Artık büyük çocuklarız, bu olayları kaldırabiliriz.
    C: Konu o değil.

    S: (L) Konu nedir?
    C: Öğrenmek gücünüzü arttırır.

    S: (L) Peki anılardaki bu gezintiden öğrenmeye çalıştığımız şey nedir?
    C: Herşey hazır olarak sunulursa öğrenemezsiniz, aranızda tartışın! [TR'nin deneyimlerini tartışmak üzere mola verildi.]

    S: (L) Bir yerlere varabildik mi?
    C: Herşey birbiriyle bağlantılı.

    S: ... (L) Bahsettiğimiz bu olay TR'ye özel mi? Yalnızca onun hayatında mı oldu?
    C: Evet.

    S: (T) Kurduğum ilişkilerin hepsi, kendi başlarına düşünebilen, olayları anlayabilen, çoğu insanın anlayamadığı çok farklı deneyimler yaşayan kişilerle olmuştur. Mutlaka kaçırılma deneyimleriyle ilgisi olması gerekmiyor, hayat deneyimleri olarak da.
    C: Evet, ama bu daha önemli birşeyin işareti.

    S: (L) Yani TR'nin böyle bir... (T) Bu ilişkilerin beni bugün olduğum kişi haline getirmesiyle mi ilgili? ...
    C: Hayır.

    S: (L) Hayır, sanırım tüm bu farklı türdeki insanlarla arkadaşlık kurabilmiş olmanın önemli birşeye işaret ediyor olmasıyla ilişkili. Benim aklıma ilk gelen şey şu: bir elçi veya bir katalizör müsün?
    C: Hayır.

    S: (L) Bu insanlarla ilişkilerinde yaptığı birşey önemli başka bir şeye mi neden oldu? Ve...
    C: Hayır.

    S: (L) O insanların herhangi biri onu çok etkileyen birşey mi yaptı?
    C: Hayır.

    S: (T) Çok çeşitli türden insanlarla ilişki kurabilmemle mi ilgili?
    C: Hepsi aynı "düzlemden" geliyorlar.

    S: (L) Yani kendisi gibi insanlarla mı ilişki kurdu? Ve hepsi aslında aynı düzlemden, yani başka bir yerden mi geliyorlar?
    C: Yakın.

    S: (L) Sanırım bir yerlere varıyoruz. Peki gördüğü o gemi, aynı düzlem veya yerden mi geliyordu?
    C: Hayır.

    S: (L) Peki o gemi, TR'nin şimdiye kadar ilişki kurduğu o insanlarla olan etkileşimleriyle yakından ilgili miydi?
    C: Evet, ama asıl önemli olan bu değil.

    S: (L) Asıl önemli olan TR'nin ve ilişki kurduğu diğer o insanların... (T) Ortak bir deneyimi mi paylaşıyoruz?
    C: Yakın.

    S: (T) Hepsinin kökeni aynı mı?
    C: Evet.

    S: (L) Bu köken nedir?
    C: Neormm.

    S: (L) Neromm mu?
    C: Sizin dilinizdeki en yakın karşılığı.

    S: (L) Bu bir yer mi?
    C: Evet.

    S: (L) Nerede?
    C: Yıldız rehberlerini kontrol edin.

    S: (T) Bu bir yıldız mı? Uzunvadeli ilişki kurduğum özel bazı insanlarla başka bir yıldızdan mı geliyoruz?
    C: Dikey gerçeklikte.

    S: (T) Aradığımız Oryonlu ben miyim?
    C: Hayır.

    S: (L) JR de onlardan biri mi?
    C: Hayır.

    S: ... (T) Kafam karıştı. (J) Benim TR'yle olan ilişkimin önemi nedir? (L) Onu insanlaştırmak mı? [Gülüşme]
    C: Açık.

    S: (T) Açık bir ilişki! (J) Hayır, değil. Bu bir evlilik. Üzgünüm! (T) Evliliği sen istedin! 27 yıldır gayet iyiydik... (F) O kadar oldu mu? (T) Yo, sadece öyle hissettim. (L) Pekala! Şimdi neredeyiz? TR'nin dikey bir gerçeklikten geldiğini ve bunun hayatı boyunca kendini çeşitli şekillerde gösterdiğini ve şu dönemde yaşadıklarının da bununla ilgili olduğunu keşfettik, doğru mu?
    C: Evet.

    S: (T) Dikey gerçeklik nedir? (L) Dikey bir gerçeklik! (T) Ou, teşekkür ederim! Bu herşeyi açıklıyor. (L) Yanyana farklı gerçeklikler var; demek bu da dikey bir tanesi...
    C: Boyut sınırı geçişinde kesişecek.

    S: (L) Diğer bir deyişle boyut sınırıyla kesişen bir gerçeklikten geldiği için zihnen onunla bağlantı halinde, öyle mi?
    C: Hayır.

    S: (L) Sadece denedim. (T) Bana da iyi görünmüştü. Bir acil çıkış kapım olurdu!
    C: Birleşiyor.

    S: (L) Tamam, yani TR dünyadışı dikey bir gerçeklikten gelen kısmen dünyadışı biri ve bu onun, aynı gerçeklikten gelen kişilerle etkileşmesine neden oluyor. Ne olmuş? [Gülüşme] (S) Yapacak bir iş! (J) Hobi.
    C: 3'üncü yoğunluk düşünüyorsunuz, bir bilgi "tazeleme" celsesine ihtiyacınız var!

    S: (T) Kasyopya Bilgi Takviye Kursu. (L) Sadece herşeyin neyle ilgili olduğunu anlamaya çalışıyorum. Tüm bunlar nereye varıyor?
    C: O halde size aktardıklarımızdan ve aynı zamanda kendi içinde "kilitli" durandan öğren. Yani, anahtarı bulma zamanı!

    S: (L) Elimizdeki bilgilere bu şekilde mi bakmamız gerekiyor? (J) Bunun, Laura'nın son bir buçuk gününü...
    C: Lütfen bizi oraya veya buraya "itmeyi" bırakın ve sadece serbest bir şekilde öğrenin.

    S: (L) Bence gezegendeki herkes şu anda bunu yapıyor. Her zaman, alternatif bir gerçekliği paylaştıkları insanlarla ilişkiler oluşturan farklı gruplar var. (J) Yani birbirimize mi çekiliyoruz? (F) Doğru. Bana anlamlı geldi. (L) Peki o zaman biz hangi alternatif gerçekliği paylaşıyoruz? Yoksa aynı alternatif gerçeklikten gelmiyoruz da, her birimiz farklı bir alternatif gerçekliğin temsilcileri ve bağlantı noktası mıyız?
    C: Son kavram aynen doğru!

    S: (T) Hepimiz kendi grubumuzu mu temsil ediyoruz?
    C: Güç arttırmakla ilgili olarak ne söyledik?

    S: (L) Yani her birimiz kendi gerçeklik grubumuzla bağlantılıyız ve...
    C: JR, ilgili cümleleri hepinize tekrar okusun.

    S: (L) Belirli insanlar, veya belki herkes, kendi içlerinde kilitli olarak veya bireysel elektromanyetik alanları içinde enerji paketlerine veya bilgilere sahip...
    C: Yapbozun parçalarının bir araya getirilmesi gibi.

    S: (L) Biz bir yapbozun parçaları mıyız? (J) Evet, bunu zaten biliyorduk.
    C: Bir parça kağıda dikey bir kesişim çiz.

    S: [Bir kağıda bunu çizdik] (L) Böyle mi?
    C: Hayır, ters bir "T" harfi gibi yap.

    S: (L) Tamam, işte bu. [Çiziyor] Şimdi...
    C: Sonraki sayfayı kullan ve bu sefer daha yakın çiz ama sol alt köşeye değil.

    S: (L) Oldu mu?
    C: Hayır, sol alt köşeden daha uzak olsun. ...

    S: [Tekrar deniyoruz]
    C: Çok daha küçük olsun.

    S: [Tekrar deniyoruz] (L) Oldu mu?
    C: Merkeze yakın.

    S: [Tekrar deniyoruz] (L) Şimdi nasıl?
    C: Şimdi diğeriyle birleştir.

    S: (T) Üstten mi, alttan mı?
    C: Hafif farklı bir açıyla.

    S: [Deniyoruz] (L) Böyle mi?
    C: Tekrar deneyin.

    S: [TR deniyor] (T) Sanırım bunu kastediyorlar. (L) Bu mu?
    C: Hayır.

    S: [TR tekrar deniyor]
    C: Tabanları birleştir.

    S: [TR tekrar deniyor] (L) Neden tablada kendiniz çizmiyorsunuz? [Kalemi planşete iliştirerek kağıdın üzerine koyuyor] Evet arkadaşlar, çizin! [Planşet şekli çiziyor]
    C: Şimdi siz devam edin...

    S: (J) Spiral mi?
    C: Hayır.

    S: [TR, her yöne dikey uzantıları olan çokgen bir şekil çiziyor] Bunu mu kastediyorsunuz?
    C: Şimdi tabanı daireselleştirin... Şimdi bir dış dairenin içine alın... Şimdi başka bir sayfaya temiz bir kopyasını yapın.

    S: (J) Bu bir ekin çemberi mi?
    C: Yapıldı, evet. Dikey gerçekliklerin birliğini temsil ediyor.

    S: (L) TR'nin geçtiği kasaba, bir dikey gerçeklik kasabası mıydı?
    C: Yakın. Yedi çizgi gerekiyor.

    S: (L) Gruptaki her bir kişi bir çizgi mi?
    C: Evet.

    S: (L) Sonunda yedi çizgimiz mi olacak?
    C: Evet.

    S: (T) Buradaki beş kişi, çizgilerden beşi mi?
    C: Açık.

    S: (T) Bu diplomatik bir yanıttı, değil mi? Bu kavramla ilgili öğrenebileceğimiz başka şeyler var mı?
    C: Elbette!

    S: (L) Yedi çizgi yerini bulduğunda, bu bizim gücümüzü/bilgimizi katlayarak arttıracak mı?
    C: Patlarcasına.

    S: (L) Bu süreci durdurmaya yönelik bu kadar saldırı ve bu kadar girişim olmasının nedeni bu mu?
    C: Kısmen.

    S: (T) Tamam, kağıt üzerinde yedi çizgili olarak şekli çizdik. Şimdi bu şekille ne yapacağız?
    C: Açık.

    S: (T) Sanırım bu sadece bir dersti. (L) Dairenin merkezinde ne var?
    C: Herşey yerini bulacak, şimdi bunun önemi üzerinde düşünmeniz gerekiyor ve bizim de iyi geceler dememiz gerekiyor!
    Konu Lighthouse tarafından (24-Oca-2008 Saat 12:26 ) değiştirilmiştir. Sebep: Ardarda Atılan Mesajlar Birleştirildi


11 Sayfadan 2. İlkİlk 1234 ... SonSon

Bu Konu İçin Etiketler