4 Sayfadan 2. İlkİlk 1234 SonSon
Toplam 38 sonuçtan 11 ile 20 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Kamp ve Doğa Hayatı/ Interrail

  1. #11

    Üyelik tarihi
    Ara-2015
    Mesajlar
    191
    Konular
    2
    Güzel konu, diğer konularını da takip edeceğim.





  2. #12
    gagalas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-2012
    Mesajlar
    12
    Konular
    1
    Konu gerçekten çok güzel ben daha çok ülke içerisinde kamp yapıyorum şuan için kamp yapmaya 3-4 yıl önce başladım zamanı gelince grup olarak zamanı gelince bireysel olarak, benim için kamp özgürlüktür, doğa ile baş başa kalmaktır, asıl özü fark etmektir. Arkadaşlar sizlere en önemli önerim şudur aklınıza gelince çok düşünmeyin ve başlayın, düşündükçe korkular endişeler buna engel oluyor. İlk başlarda tek başınıza çıkmayın ve temelleri öğrenin bu temelleri içeren bir dosya paylaşacağım birazdan. Temelleri öğrendikten sonra temel malzemeleri temin etmeniz yeterli kalanı zaten tecrübelerinize göre şekillenecektir.
    İlk temin etmeniz gereken şeyler; kamp yapacağınız yere ve mevsime göre çadır ve uyku tulumudur, bunun yanında mat, Çakmak veya herhangi bir ateş yakma aracı, lamba(ben kafa lambası da taşıyorum yanımda oldukça kolaylık sağlıyor), tuvalet ihtiyacı için pratik kürekler var ama buda ilk başlarda şart değil kamp süreniz kısa ve şehirden uzak bir yerdeyseniz sorun olmayacaktır. gideceğiniz yer ile ilgili biraz bilgi edinin(çevresinde akarsu var mı , arazi yürümek için elverişli mi , çevrede zehirli bitki veya saldırgan hayvanlar bulunuyor mu , av mevsimi mi , hava durumu nasıl olacak gibi gibi) daha öneriler çok fazla var elbette, aklıma geldikçe eklerim

  3. #13
    gagalas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-2012
    Mesajlar
    12
    Konular
    1
    TEMEL KAMPÇILIK EĞİTİMİ

    A)KAMP YERİNİN SEÇİMİ

    İyi bir araştırma ve rahat bir konaklamanın en önemli unsurlarından bir tanesi de iyi bir kamp alanı seçmektir. Bu bağlamda kamp yeri seçiminde dikkat edilmesi gereken belirli unsurlar vardır.

    Kamp yeriniz çukur bir alanda olmamalıdır çünkü sağanak bir yağmurda kamp alanı su altında kalabilir. Seçilen kamp alanı hafif meyilli olmalıdır bu sayede yağmur sularının drenajı sağlanır. Zemin sürekli rutubetli olmamalıdır. Kurutulmuş bataklıklar, taban seviyesindeki ovalar, akarsu yatakları seviyesindeki zeminler sürekli rutubetli olabilir. Bataklık arazilere yakın olmamalıdır. Bataklıklar, rutubet, sinek, yılan gibi özelliklerini kendisinden kilometrelerce ötelere kadar iletebilir. Civar sürekli sis ile kaplanabilir.

    Kış kamplarında, çığ tehlikesi olmayan yerler seçilmelidir. Tepe eteklerinden, yalçın kaya diplerinden uzak durulmalıdır. Çok kar yağışı alan bölgelerde rüzgâr almayan noktalar seçilmemelidir. Böyle yerlerde rüzgârın getirdiği kar çadırları tamamen örter.

    Kamp alanınız içme ve kullanma sularına yakın olmalıdır. Suyun az bulunduğu bir bölgede iseniz kaynak kampınıza çok yakın olmamalıdır. Civardaki vahşi hayvanlar susuzluğa bir müddet dayanırlar, sonra her şeyi göze alarak su içmek için kampın ortasına kadar gelebilirler.

    Ormanlık bir alanda kamp kuracak iseniz kamp alanı koyu gölgelerde olmamalıdır. Güneşin, günün hemen her saati ulaşamadığı koyu gölgeler, rutubetlidir , sineklerin ve asalakların yaşadığı bir alandır. Ağaçların üstündeki, kurumuş ve ya kırılmış dalların bir rüzgârda çadırınızın üstüne düşmesi söz konusudur buna dikkat edilmesi gerekmektedir. Selvi gibi uzun ve tek ağaçların dibinde olmamalıdır. Bu gibi ağaçlar kendine ve civarına yıldırım çekebilir.

    Kamp alanı vadi tabanlarında olmamalıdır. Şiddetli yağışta toplanan suların, vadi tabanlarını dereye dönüştürdüğünü unutmayınız. Ayrıca yalçın kayaların yakınına ve tepelerin eteklerine kamp kurarken dikkat edilmelidir çünkü kaya yuvarlanabilir ya da şiddetli yağışta sel tehlikesi olabilir.

    Kamp alanı sahipli arazilere uzak olmalı ya da sahiplerinden izin alınıp durum hakkında bilgi verilmelidir. Arazi sahipleri ile önceden konuşulmazsa insanlar, “Bunlar arazimi işgal ediyor, meyvelerimi çalıyor, ekinlerimi eziyor” diye düşünebilir. Arazi sahiplerinin bu düşüncelerini, önceden konuşarak ortadan kaldırmak, onları ikna etmek gerekir. Kamp alanı kurulmadan önce gerekli kurumlardan izin alınmalıdır.


    B)ÇADIRLARIN KURULMASI

    1. Çadır Kurulumunda Dikkat Edilecek Genel Özellikler

    Kamp yerinizi seçtikten sonra rüzgarın hangi yönden estiğini kontrol edin ve çadırınızı buna göre yerleştirin. Rüzgarlı ve yağışlı havalarda çadırınızı mümkün olduğunca kısa sürede kurmalısınız. Çadır kurulacak zemin kayalık olmamalıdır. Zemindeki engebeler, dikenler, taşlar, kayalar geceleri rahatsızlığa sebep olur. Zemindeki rahatsız edici unsurlar temizlenmelidir (Taş, dal, diken, bitki sapı, kök vb.).

    Çadırlar, Çift tenteli, Tek tenteli olmak üzere başlıca iki gruba ayrılır. Tek tenteli çadırların tek avantajı hafif ve kolay taşınır olmasıdır. Ayrıca bu çadırlar uzun süreli kullanım için uygun değildir. Yağışı içeri kolayca geçirir ve insanların nefeslerinin bile çadırda rutubet yapmasına sebep olurlar. Çift tenteli çadırlar diğerlerine nazaran daha geniş bir kullanım alanına sahiptir. İki tente arasında kalan boşluk çadırınızın içini sıcak havalarda serin soğuk havalarda sıcak tutar. Ayrıca yağışlarda daha iyi bir koruma sağlar ve rutubete engel olur.
    Genelde kendi kendine ayakta durabilen dome çadırlarda çadır kurulduktan sonra en uygun yere yerleştirilir.

    Kurduğunuz çadırınızın sabitlemediğiniz zaman rüzgarda rahatça uçabileceğini unutmayın. Dış tentenin iyi bir şekilde gerilmesi de rüzgarda sallanmasını ve hatta yırtılmasını engelleyecektir. Eğer hava kötüyse ya da kötüleşme şansı varsa çadırınızı mümkün olan her yerinden kazıklarla sabitleyin ve gergi iplerinin hepsini kullanın. Kazıkların hepsinin sağlam bir şekilde yere girdiklerinden emin olun ve eğer çıkabilecek olanlar varsa bunları taşlarla sabitleyin.

    Çadırı toplarken de kurma işleminin tam tersini yapmalısınız. Eğer dış tente ıslaksa iç tenteden farklı bir yere konulmalıdır. Rüzgarlı havalarda genelde çadırı toplamak için fazla zaman olmayacaktır. Bu durumlarda çadırın uçmaması için özel bir dikkat gerekir.

    Çadır kurulurken ve kurulduktan sonra;
    Kazıkları yere 45 derecelik açıyla çakın.
    Çadırların iplerini çadıra ve kazığa takarak gerdirin.
    Sık, sık iplerinizi kontrol edin, gevşek ipleri gerin.
    Her an yağmur yağacakmış ve fırtına çıkabilecekmiş gibi hazır bulunun.
    Çadırın içinden tenteye değecek bir malzeme olup olmadığını kontrol edin.
    Çadır tentesi, ipleri, fermuar ve düğmeleri hassastır çabuk yıpranır. Bunun için nazik kullanılmalıdır.
    Havanın güzel olduğu zamanlar çadırınızı havalandırın.

    Çadır toplanırken;
    Çadırın kapıları kapalı değil açık olmalıdır.
    Çadırın içi temizlendikten sonra çadır toplanmalıdır.


    2. Yaz Mevsiminde Çadır Kurulumu






    3. Kış Mevsiminde Çadır Kurulumu

    Kar veya buz üzerinde çadır kurmanız gerektiğinde ise durum yaz mevsimine göre farklılaşacaktır. Normalde kullanılan kazıklar bu zeminde işe yaramazlar. Yumuşak karda ufak alüminyum plakalar kara gömülerek ve kazma veya batonlar kullanılarak çadır sabitlenebilir. Sert kar ve buzda ise kazmalar ve bu iş için üretilmiş buz kazıkları kullanılmalıdır.
    Kış kampçılığında, katmanlar arasındaki hava boşluğu sayesinde yalıtım sağlayan çift tenteli çadırlar kullanımı büyük kolaylık sağlamaktadır. Kışın çadırda yaşamak dikkat ister, dışarı sık, sık çıkmamak için, yapacağınız işleri plânlayıp birkaç işi bir kerede yapmaya çalışın. Kışın çadırın havalandırma kısımları, çadırın içi soğuk olmasın diyerek, kapatılmamalıdır. Çünkü nefesimiz çadır havasındaki nemi arttırarak soğuğu arttırır bu yüzden çadırın havalanması gerekir.

    C) KIYAFET SEÇİMİ

    Doğada giyim çok dikkat edilmesi gereken önemli bir konudur. Bu konuya özellikle e kafa yormak, daha önceki tecrübelerden faydalanıp doğruları alışkanlık haline getirmek bizi karşılaşabileceğimiz birçok kötü olaydan koruyacaktır. Şehirde yapılan birçok şey gibi doğada giyim de şehirdekinden farklılık göstermektedir. Şehirde bize doğru gelen birçok şey doğada başımıza işler açabilmektedir. Bu nedenle doğada giyim konusunda oldukça titiz davranmak durumundayız.

    1.Baş ve Boyun Bölgesi

    Bere: Isının % 70’i baştan kaybedildiğinden soğuk veya rüzgarlı havalarda giyilir. Özellikle bu havalarda olası bir baş ağrısını önleyebilir. Yün veya polar olması kolay kuruyacağı ve sıcak tutacağı için tercih edilir. Baş ve boyunu aynı anda kapatabilen balaklava adlı bere daha iyi olabilir.

    Geniş Kenarlı Şapka: Güneş altında yürürken güneşten korunmak için giyeriz. Özellikle güneşin etkisini fazlasıyla gösterdiği yaz etkinliklerinde ve uzun yürüyüşlerde unutulmamalıdır.

    Güneş Gözlüğü ve Güneş Kremi: Gözleri ve cildi güneşin zararlı etkilerinden korumak için kullanılır. Yine yaz etkinlikleri ve uzun yürüyüşlerde önemli ve hatırlanması gereken eşyalardandır. Ayrıca çok aşırı rüzgar almayan karlı etkinliklerde de güneş gözlüğü kullanımı kar körlüğünden sakınmanın da en etkili yöntemlerinden biridir.

    Tülbent-yemeni: Boynun soğuk havalarda da sıcak kalmasını sağlar. Sıcak havalarda da teri emer. Yedekleriyle yaz kış her etkinliğe getirilmelidir. Çünkü gerektiğinde boğaz kısmı çıkarılamaz, bu yüzden gereksiz terlemeden dolayı çok fazla ısı kaybederiz. Ayrıca rahatsızlığa neden olur.

    2. Gövde ve Bacak Kısımları

    Yağmurluk(Rüzgarlık): Yağmuru ve rüzgarı kesmesi için kullanılır. Eğer çantaya konulacaksa çantanın en kolay ulaşılabilecek kısmına koyulmalıdır. Nefes alabilen ama suyu geçirmeyen Gore-Tex tarzı kumaşlar en idealidir.

    Yün Fanila: En alt kat olarak giyilir. Hem sıcak tutar hem de terden veya dışarıdan ıslanıldığında hemen kurur. Kışın önemi daha çok bilindiğinden pek unutulmaz ama özellikle yaz etkinliklerinde çok kullanılabileceği göz ardı edilmektedir. Yaz etkinliklerinde güneş battıktan sonra çok işe yaramaktadır.

    Uzun Kollu Tişört: Kolların güneşten yanmasını ve ısı kaybını engeller.

    Diğer Giyecekler: Yün gömlek, yün kazak veya polar mont, yün veya polar eldiven

    Yün içlik: Derinin üzerine giyilir. Çabuk kurur. Yün fanila ile aynı özelliktedir.

    Pantolon: Kadife tercih sebebidir, çünkü sıcak tutar ve ıslanınca kolay kurur. Polar pantolon da aynı özelliği nedeniyle tercih edilebilir. Pamuklu ürünler çok kolay ıslanır, ıslanınca yalıtmaz, hareketi kısıtlar ve çok zor kururlar.

    Yağmurluk Altı: Bacakların ıslanmasını ve rüzgar almasını engeller.

    Tozluk: Botun içine kar girmesini engeller. Zorda kalındığında koli bandı ve poşetten de yapılabilir.

    3. Ayaklar ve Ayakkabı

    Ayağımızı taş, yağmur, çamur, toz, toprak, kar, ayak burkulması gibi istenmeyen şeylerden korumak için boğazlı bir ayakkabı kullanmalıyız. Asker postalı ucuz ve göreceli olarak iyi bir tercihtir. Bu konuda yeterince bilinçlenmeden ve başkalarına danışmadan kesinlikle ayakkabı satın almayın.

    Bir ayakkabıda istenilen özellikler rahat, az dikişli, dayanıklı, tabanı sert, fermuarsız, ayaktan bir numara kadar büyük olmasıdır. Bir numaralık fark ayağa giyilen çorap ile kapanır. Çorap, ayak ve ayakkabı arasında yumuşak katman görevi görür. Ayakkabınızın su geçiriyor ise su geçirmesini engellemek için bir gece önceden üzerine pamuk ve saç kurutma makinesi ile vazelin sürün. Saç kurutma makinesi derinin ısınarak vazelini daha iyi emmesini sağlayacaktır.

    Ayaklarınızın hassas yerlerini flasterlere korursanız ayak vurma sorununu da halletmiş olursunuz.

    Ayakkabılarınız donmasın diye gece torbalamak üzere bir çöp torbası getirmeyi unutmamak gerekir.

    Bunların dışında;
    Gereksiz giyimden kaçınılmalıdır. Bu fazla terlemeye dolayısıyla ısı kaybına yol açacaktır.
    Doğada kat kat giyinilir. Böylece terlemeden yürüyebileceği katmanı kolayca belirlemiş olur.
    Giysiler kan dolaşımını engelleyecek şekilde olmamalıdır. Çok bol olmaları da ısınızı dışarıya sızdırır ve ısınızın size dönmesi için gerekenden fazla hacim oluşturur.
    Yürüyüşe üşünerek başlanmalıdır. Yürüyüş sırasında sizi terleteceğinden şüphelendiğiniz parçaları çıkartın. Kampta ise iyi giyinin.
    Molalarda terinizi soğutmamak için hemen üzerinize bir şeyler giyin.
    Her çıkıştan önce ıslanacak giysiler yerine kuru yedeklerini çantanıza koyun.
    Her tür giysi seçimizde pamuklu olanlardan ziyade yün olanları tercih edin. Çünkü yün giyecekler kolay kurur nemi ve teri dışarı atar.
    Giysilerinizi ıslatabilecek her türlü aktiviteden uzak durun (kar topu oynanması giysilerin poşetlenmeden getirilmesi, dışarıda unutulması vs.)


    D) KAMP YAŞAMI

    1.Kamp Yaşamında Yapılması ve Yapılmaması Gerekenler

    Her çöpümüzü -organik çöpler dahil- şehre geri getirmeliyiz. Kesinlikle doğada çöp gömme, yakma işleri yapmamalıyız.
    Çadırı kurar kurmaz, bir çöp torbası oluşturun ve çadırın ara tentesine yerleştirin. Ağzını bağlayın ya da üstüne taş koyun ki, rüzgarda saçılan çöplerinizi toplamak durumunda kalmayın.


    2.Çadır Yaşamında Yapılması ve Yapılmaması Gerekenler

    Çadırda uyku tulumunun zeminle bağlantısını kesmek için mat kullanılır.
    Mat uyku tulumunun içine konulmaz. Mat çadırın zeminine konur ve uyku tulumu matın üzerine konur.
    Çadırların kapıları sürekli olarak kapalı tutulmalıdır.
    Çadır havalandırmaları sürekli açık tutulmalıdır.
    Çadırın içinde yemek yapılmamalıdır.
    Çadırın içerisine yerleştirilecek malzemeler, haşerat tehlikesine karşı, kontrol edilerek konulmalıdır.
    Çadırın içerisine yerleştirilecek malzemeler çadırın yapısı üzerine baskı uygulamamalıdır.
    Çadırın içerisinde sigara içilmemelidir.
    Çadırın içerisinde yanıcı alet kullanılmamalıdır.

  4. #14
    gagalas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-2012
    Mesajlar
    12
    Konular
    1
    Gittiğim yerlerden bir kaç fotoğraf paylaşayım
    fotoğraf 2.jpgfotoğraf 5.jpgfotoğraf 1.jpgfotoğraf 3 (1).jpg

  5. #15
    adEda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-2015
    Mesajlar
    5.151
    Konular
    47
    Bu konu çok iyi olmuş gerçekten.

  6. #16
    darqrose - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şub-2013
    Mesajlar
    343
    Konular
    42
    Alıntı c1han42 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Gruptan değlim ama hayatımdan çok sıkıldığım için bu yaz hayalimi gerçekleştirmeye karar verdim ve temmuz ayının başında Paris'e gidiyorum. İşin ilginç yanı dönüş biletim yok. Çok param da yok. Sadece sırt çantam ve çadırım. Bir de iyi düşüncelerim var. Paris'ten Türkiye'ye kadar otostopla geleceğim hiç bir otelde pansiyonda vs kalmadan. Yaklaşık 15 ülke var rotamda. Dünyada iyi insanların olduğunu göstermek adına böyle bir işe kalkışıyorum. Başıma bir şey gelse de zaten hayatım çok sıkıcı ölsem de sorun değil gözüyle bakıyorum.
    Böyle bir işe tek başına kalkıştığın için ayrıca tebrik ediyorum. Başına bişey gelmeyecek merak etme sıkıştığın durumlarda interrail ailesi her türlü yardımına koşacaktır. Kalacak yer konusunda couchsurfing kullanmanı şiddetle tavsiye ederim. Belki sıkılır bunalır ya da yolunu kaybedersen insanların yardımı olur.

  7. #17
    darqrose - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şub-2013
    Mesajlar
    343
    Konular
    42
    Benim her gezimde mutlaka yaptığım alışkanlık haline getirdiğim bir şey var gezginlerden duyduğum bir şey di mutlaka gezdiğim günlerde iletişime açık hale gelirim birileriyle samimileşirim. Seyyahlar yok falanca kişi beni aldı evine götürdü yedirdi içirdi kıyafetimi yıkadı gezdirdi harçlık verdi dediğinde bunlara hayretle bakardım birazda kıskanarak ilk tatilimde birilerinden yardım istemek ilk hedefimdi. Denedim de lunaparktaki sıcakkanlı amcayı böyle tanıdım. Telefonumu şarz ettirip birazda sıcak su istedim bizi o kadar sevdi ki kahvaltımızı beraber yaptık mutfağına girdim bulaşıklarını yıkadım bende bir minnet göstergesi olarak. Sonra baktım bizim ufaklık bütün lunaparkta istediği oyuncağa bindiriliyor. Bu kadar iyilikte fazla dedim benim için iyilik parayla aldığımız şeylerde olsa olsa satıcının sempatik tavırlarıydı zaten beş dakika sonra unutulur giderdi. Ama ben o lunaparktaki amcayı unutmadım hediye bile vermişti kendi torunları gelince aklına. Böyle insanlarda mı var nasıl evine alırsın bi yabancıyı nasıl nasıl diye düşünen bir yabancıyken dünya insanı oldum. Bunda abartılacak hiç bir şey olmadığını anladım sen yeterki gez evinede alır cebine harçlık bile koyarlar bunu gördüm ve yaşadım.

  8. #18
    darqrose - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şub-2013
    Mesajlar
    343
    Konular
    42
    Burası Antalya Alaçatı Delikli koy Surekli esiyor ve her zaman guzel insanlarla karsilasabilirsiniz beyaz toz bulutlari disinda harika bi yer denizi berrak kucuk baliklarla beraber yuzuyosunuz adini da fotograftaki magaradan almis magaranin icinde yuzebiliyorsunuz.
    13895408_10209573442951311_9074795755991418170_n.jpg 13876417_1826902464198279_3877917113510502889_n.jpg 13886303_1826902427531616_282235006052390993_n.jpg13886439_1826902567531602_3032866125363214312_n.jpg Kim mağarada yüzmek istemez ki değil mi?

  9. #19
    darqrose - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şub-2013
    Mesajlar
    343
    Konular
    42
    Gagalas bunlar harika bilgiler kesinlikle her kampçının ya da doğaseverin, doğaya çıkmak isteyen herkesin bunları bilmesi gerekiyor başlangıç için şunu diyebilirim bu kadarını bilmeden yola çıktım; ama yola çıkmak için çok şey öğrenmem gerekti korkularımı yenmek kolay olmadı ama eğlenceliydi. Bu arada ziyaretçilerin çok sevimliler eğer bulursam bende birinin çadırına giren devasa kelebeği paylaşırım.

  10. #20
    darqrose - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şub-2013
    Mesajlar
    343
    Konular
    42
    Bu yolda öğrendiğim o kadar çok şey var ki hangisinden nerden başlasam bilmiyorum teknik bilgiler mi yoksa motivasyon üzerine mi yazmalıyım bu konuda fikriniz nedir buraya bu konuyu açtığımda bir planım yoktu. Tabi ki mistik şeyleri seviyoruz ama bir yandan bütün bu gücün tabiattan geldiğini unutuyoruz. Ormanında bir ruhu vardır ona saygı duyulduğu sürece ayağını kaydırmaz huzur verir size mucizelerini sunar.
    Doğada ki insan ihtiyacı kadarını alır diğer hayvanları rahatsız etmez büyük bir saygıyla doğayla uyum içindedir. Hayvanlar da bizim kadar temkinlidirler. Bu yüzden doğada ses çıkarır bir nevi ben buradayım mesajı verirsek onlarda yollarını değiştirecek sırf merak için önümüze çıkmayacaktırlar. Bilimsel konuşursak hayvanların genetiğinde insanların avcı olduğu ateşli silahlar gibi gibi bizlerle ilgili çok bilgi kodlanmış durumdadır. Tıpkı bizim türk kökeninde göçebe yaşam tarzımızdan açlık ve soğuğa karşı aşırı duyarlı köktenci davranışlarımız gibi.
    Hayvanlar konusunda alınabilecek önlemler var mesela çadırda yiyecek bulundurmamak çok önemlidir yiyeceklerimizi uzakta tuttuğumuz zaman yabani hayvanlar yiyecek için çadıra yaklaşmaz. Ayrıca çöplerimizide yine aynı şekilde uzakta bir ağaca asarız yiyecekleride 1.5 2 metre yükseğe bağlarız. Yiyecek bulundurmadığımız zaman hiç bir yabani hayvanın çadırımıza yaklaşmak için bir sebebi kalmaz. Özellikle durup ya da kokumuzu takip edip bizi öldürme saldırma gayretine girmeyecekler.
    İlk gece en zorudur ama sonrası çorap söküğü gibi gelir hatta bazen insan vahşi hayvanından kaçmak için hasretle özlemle şartların uygun olmasını beklersiniz. Unutmamamız gereken hayvanlar insanlardan uzak durmayı tercih eder. Olmaz da hadi oldu diyelim bu konuda da yapılabilecek şeyler var.
    Kurtmuş çakalmış domuzmuş yani bende bir hayvanım onun gözünde üstelik etim yenmez tabi o hayvancağızların bana garezi olduğuna dair gereksiz kaygılarımı aştıktan sonra dikkatli olma meselesini paranoyakça değilde daha mantıklı şekilde benimsedim. Ateşimi yakarım yiyeceklerimi kamptan uzak tutarım radyomu açarım yanımdada bir bıçak bulundururum bu kadarı yeter. Unutmadan çadırımın konumunu gündüz gözüyle iyi tespit ederim malum tek tehlike hayvanlar değil böcek yuvaları da su yataklarıda bizim için tehlikelidir.


4 Sayfadan 2. İlkİlk 1234 SonSon

Bu Konu İçin Etiketler