Zohar’da şöyle geçer: "Kanunun (Torah) sadece basit deyişler ve masallar içerdiğini söyleyen insana yazıklar olsun. Eğer bu doğru olsaydı, zamanımızda bile daha saygın bir doktrin kitabı derlerdik. Oysa olay farklı, her kelimenin ilahi bir manası vardır ve semavi bir sırdır. Kanun insanların kabul etmeleri için bir beden olarak kelimelerden oluşmuş bir kılıf giymiştir, ancak bilge olanlar kılıfın, kıyafetin içine bakarlar."Kabala, kökeni kadim olan ezoterik bir akımdır, menşei meçhuldür. “Kimi onu Hz. Âdem, İbrahim veya Musa’ya indirilen ve emanet edilen bir öğreti olarak görür. Kimi de menşeini Mısır veya Keldani gizemlerinde arar. Kabala Mısır Hertmetizmi gibi evrensel öğeler taşımaktadır. Her zaman temelde sözlü bir gelenek olan Kabala, İbranicede sözcük anlamı olarak da "gelenek", "alınan sözlü gelenek" veya “kabul edilmiş” karşılığını taşımaktadır. Kabala öğretisine ve uygulamalarına inisiyasyon mutlaka bir yol göstericinin gözetim ve denetiminde gerçekleştirilmelidir. Gizemci bir öğreti olan Kabala'nın, özünde Tanrı'nın Musa'ya aktardığı "ilâhî vahiy" olan Torah'ın (Tevrat) yazılı olmayan gizli bilgilerini içerdiği ileri sürülmüştür. Kabala'nın insana doğrudan Tanrı'ya ulaşma yollarını sağladığı varsayılmıştır. Kabalistik fikirlerin İskenderiye felsefesi ve Gnostik inançlara ve Pitagorcu, Plâtoncu, Hint Brahmancı ve Budist fikirlerine benzerlik arz ettikleri kaydedilmiştir.”[1]
Kabalanın bir kısmı halka açık, mecaz içermeyen, akılcı iken; diğeri ezoterik, alegorik ve mistiktir. Bilgi ve bilgelik akil olana özü itibarı ile verilirken, akil olmayan çoğunluk şekil ile yetinmektedir. Kabala, alma, kabul etme anlamına gelen mistik bir öğretidir. Ayrıca gelenek, görenek demektir. Sözlük anlamı olarak da “elden ele geçirilerek iletilendir”. Bu öğretiye göre Tanrı bütün kâinatı 10 Sefirot (Sayı) vasıtasıyla yaratmıştır. Sefira ya da Sefirot’un sayısı ondur. Sefirotların sayısı değişmez. 10 Sefirayı birbirine bağlayan 22 yol vardır. Bu 22 yol Eski İbrani Alfabesindeki 22 harfe denk düşer. Harfçilik ve sayıcılıkla karışık tasavvufi evren öğretisidir. Kabalanın temel fikri insanın mevcut fiziksel enkarnasyonuna ve evrimine giderek yoğunlaşan tabakalardan geçerek indiğidir. Ritüeller, alıştırmalar ve meditasyonlarla yaratılışta ve uygulayanın bedeninde potansiyel olarak mevcut olan enerji "uyanabilir", arınabilir ve yönlendirilebilir. Kabala bir kitap veya kitaplar toplamı değil "Evren'in görünür kargaşasını açıklamayı ve zıtlıklarını kolay anlaşılabilir bir kalıp haline getirmeyi amaçlayan bir doktrin"dir. Kabala'nın genel doktrinini, Evrenin bir bütün olduğu, belli bir düzene göre hareket ettiği, evrende görülen her şeyin Tanrı'nın bir parçası ve yeryüzündeki yansıması olduğu, insanın da evrenin ve dolayısıyla Tanrı'nın bir parçası olma sebebiyle adeta küçük evren sayılması gerektiği şeklinde özetlemek mümkündür. Bir din, bir inanış bir felsefe değildir, bir öğretidir. Öğrendiklerini yaşantıya uygulama pratiğidir, tepkisel olmaktan çıkıp, proaktif olabilmeyi amaçlar.
“Kabala, Rönesans döneminden başlayarak Hristiyan toplumunda da bazı düşünce akımlarının doğmasına yol açmıştır. Kabalanın menşei kadim çağların sislerinde kaybolmuştur. Kökenlerinin M.Ö. 515, İkinci Mabet döneminde bulunan İbrani hahamlara dek indiği konusunda epey kanıt bulunmaktadır. Öğreti erken dönemlerinde tamamen sözlü aktarılmaktaydı, bundan dolayı Kabala veya İbranice imla olarak QBLH kelimesi “QBL” kabul etmek, almak anlamına geliyor.”[2] İsaac Myer şöyle der: “Tanrı dört açıdan görülebilir: Ebedi olan veya Ain Soph; Ben Benim (AHIH), Aheie; önceden, şimdiden ve sonra ezeli var olan IHVH, (Jehovah), (Yahweh) ve Adonai veya Efendi, Doğadaki Tanrı ALHIM, Elohim olarak.” Kabala’ya göre insan bütün eylemlerinde özgürdür ama kendisi açıklanamaz bir sırdır. Birliğin sırrı ise aşktır. Ayn Sof (Sonsuz varlık) gerçek birliktir, tüm hareketleri kapsar ve evreni aşar. Kabaladaki Ein Soph yani Saf bilgi (Sophia) da olabilir. Kabala öğretisinde Tanrı’nın 72 isminin meditatif bir şekilde okunmasının veya zikredilmesinin de özel açılımlar sağladığı, beyindeki bazı merkezleri etkilediği öne sürülmektedir. Kabala mistisizmi monoteistiktir. Evrenin ve insanın, tek bir Yüce Tanrı’nın tedrici zuhurat ve yansımalarından oluşmuş olduğu görüşüne dayanır. Kabbala mistisizminde, evrenden insana kadar her türlü yaradılış ve düzen, Kozmik Ağaç ve Sefirot modeli ile açıklanarak yorumlanmaya çalışılır.
“Kabala geleneğinde önem taşıyan bir kitap III. ve VI. yüz yıllar arasında ortaya çıkmış olan "Sefer Yetzira" (Yaratılış Kitabı) adlı kitaptır. Sefer Yetzira, evrenbilim (kozmoloji) konusunda bilinen en eski İbranice eser olup evrenin, İbrani alfabesinin 22 harfi ile "Sefirot" adı verilen 10 ilâhî rakamdan yaratıldığını anlatmaktadır. Harfler ve rakamlar birlikte Tanrı'nın evreni yaratırken kullandığı "gizli bilgeliğin 32 yolu"nu oluştururlar. Kabalanın başlıca ilkelerinden biri de, ruhsal bilgeliğin On Sayı ve Yirmi İki Harften oluşan Otuz İki Yoldan elde edildiğidir. Fransız yazar Court de Gebelin tarottaki arkana majör kartlarını Kadim Mısırdan kaynaklanan mistik semboller olarak kabul etmiştir.”[3]Hz. İsa’nın öğretisinin temeli de, Kabala öğretisinin temeli olan insandır. İnsan ve onun yolunun ifadesidir. Protagoras şöyle diyor: “İnsan her şeyin ölçüsüdür.” Kabala gibi Hermetik öğretinin simgesel yöntemi dil ile bütünleştirilmiştir. Yirmi iki harften oluşan Mısır alfabesinin her harfi, bir sırrın simgesi olarak kodlanmıştır. Ayrıca bu öğretide de her harf bir sayıya karşılık gelir. Bu yöntem daha sonra Kabala ve Zohar'da ve İslam tasavvufunda Ebced ve Hurufilik'te kullanılmıştır. Çoğul olan Sefirot sözcüğü İbranicede "sayılar" anlamına gelmektedir. Sözcüğün tekil biçimi "Sefira"dır. Yetzira'ya göre Sefirot, yaratıcı Tanrı'nın kendini gösterdiği on ayrı oluşum ya da güç olarak yorumlanabilir. "En Sof" adı verilen "Bilinemeyen Sonsuz Tanrı"dan yansıyan on ayrı aşama bulunduğu ileri sürülmektedir. Böylece her sefira, Tanrı'nın ayrı bir yaratıcı niteliğini ifade etmektedir. Kabala'ya göre her sefiranın bir başka sefira ile olan bağlantısı yaratılışın ritmini oluşturmaktadır.
“Kabalacılara göre bir Sefira sadece bir planda anlaşılmaz, dört katlı bir doğaya sahiptir; bunu dört âlem olarak ifade ederler. Atzilut (İlahi), Briyah(Yaratım), Yetzirah(Oluşumlar) ve Asiyah(Madde) âlemleri. Kabalacı için dört tezahür planı, üç tezahür etmeyen veya negatif varoluş planı vardır. Bunların ilki AYN, yani negatiflik(Hiçlik); ikincisi AYN SOF, sınırsızlık; üçüncüsü AYN SOF OR, yani sınırsız ışıktır. Keter bu üçüncüsünde yoğunlaşır.” “Kabala on Sephiroth'u üç sütuna gruplaştırır: Merhamet sütunu; Sertlik sütunu ve aralarındaki Ilımlılık sütunu. Bu sütunlar ayrıca üç ana harf, A, M ve Sh ile iliştirilebilir. İki yatay çizgi ile üç grup çıkarabiliriz. Yine üç çizgi ile Sephiroth'u dört plana bölebiliriz. On Sephiroth'un yirmi iki "Yol" ile bağlandıkları düşünülür. Onlar her biri hem harf, hem de sayı olan İbrani alfabenin harfleri ile numaralandırılmaktadır. Tarot destesinin 22 “Arcana Majör” kartları ayrıca bu yollarla ilgilidir. 22 Yola 10 Sephiroth ilave edilerek bilgeliğin insana kademe kademe indiği ve insanın 32 yoldan bilgeliğin kaynağına adım adım geçerek tırmanabileceği belirtilir.”[4]