Toplam 5 sonuçtan 1 ile 5 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Johannes Kepler Hayatı Ve Buluşları

  1. #1
    sidar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oca-2012
    Bulunduğu yer
    Büyükada.
    Mesajlar
    3.512
    Konular
    338

    Johannes Kepler Hayatı Ve Buluşları


    indir (1).jpg .indir.jpg

    Johannes Kepler Hayatı Ve Buluşları

    Johannes Kepler (27 Aralık 1571 - 15 Kasım 1630), Alman gökbilimci, fizikçi, ve matematikçi,Astrolog..

    Çağdaş astronominin kurucusu sayılan Kepler 1571 yılında Almanya'nın güneyinde bulunan Weil'da doğdu. Çocukluğunda çok hasta olmasından dolayı ellerinde ve gözlerinde kalıcı bozukluk olmuştu. Buna rağmen Tübingen Üniversitesi'ne girdi ve öğrenim gördü. 1591'de yüksek lisans derecesi aldı. Graz'da matematik profesörlüğü yaptı. Bu dönemde yazdığı Mysterium Cosmographicum (Evrenin Gizleri, 1596) adlı yapıtında açıkladığı gezegen sistemiyle ünlü astronomlar arasına katıldı. 1598'de Graz'daki protestanların kenti terk etmelerinin istenmesi üzerine Kepler dönemin ünlü astronomu olan ve Prag'da devlet matematikçisi olarak çalışan Danimarkalı astronom Tycho Brahe'nin çağrısıyla Prag'a yerleşti. Tycho'nun ölümü üzerine İmparator II. Rudolf tarafından onun yerine atandı. Tycho Brahe'nin derlediği değerli astronomik gözlemlerden yararlanan Kepler, gezegenlerin hareketleriyle ilgili çalışmaları sırasında Mars'ın yörüngesini incelerken kendi adıyla anılan yasaların ilk ikisini buldu. II. Rudolf'un yerine geçen kardeşi, Kepler'i Yukarı Avusturya devletleri matematikçisi olarak atadı. Linz'de kaldığı 14 yıl içinde iki kitap yazan Kepler, burada üçüncü yasasını keşfetti. 1. yasası: Bütün gezegenler, odaklarından birinde Güneş'in bulunduğu elips biçimli yörüngeler üzerinde hareket eder. 2. yasası: Bir gezegeni Güneş'e bağlayan doğru parçası eşit zaman aralıklarında eşit alanlar tarar. 3. yasası: Gezengenlerin dolanım sürelerinin karesi ile Güneş'e olan uzaklıklarının küpünün oranı tüm gezegenler için aynıdır.

    1626'da Avusturya'da Protestanlara karşı başlayan yıldırma ve baskı, Kepler'in önce Ulm, daha sonra Regensburg kentlerinde zor bir hayat sürmesine neden oldu.

    1627'de Tabulae Rudophinae (Rudolf Cetvelleri) başlığı altında gezegenlerin temel tablolarını yayınladı. Kepler, astroloji gibi mistik olaylara inanmasına karşın astronomi bilimine olan büyük katkılarıyla bu bilimin çehresini değiştirdi.

    1629'da Silezya'ya çağrıldı. Orada bir yıl çalıştıktan sonra, 1630 yılında Almanya'nın Regensburg kentinde öldü.

    Kepler’in bilim dünyasındaki önemi, gezegen hareketlerinin dayandığı yasaları bulması, Kopernik’in Güneş sistemi kuramını kesinleştirmesi ve modern Astronomi’nin temellerini sağlamlaştırması gibi son derece ciddi ilerlemeleri gerçekleştirmesinden gelir.

    Kepler’in bilim dünyasındaki önemi, gezegen hareketlerinin dayandığı yasaları bulması, Kopernik’in Güneş sistemi kuramını kesinleştirmesi ve modern Astronomi’nin temellerini sağlamlaştırması gibi son derece ciddi ilerlemeleri gerçekleştirmesinden gelir. Batıl inançları yıkmaya önem vermesi, aslında gizemlere ve açıklanamayanlara duyduğu çekimden ileri gelmiştir. Bu çekim, zaman zaman bilimsel bakış açısını bile kaydıracak kadar yoğundu.

    Çocuklukta geçirdiği hastalık nedeniyle fiziksel sağlığı hep bozuk olan Kepler’in zekası her zaman için keskindi. Ünlü gökyüzü gözlemcisi Tycho Brahe’nin yardımcılığını yaptığı dönemlerde, onun gözlemlerinin gökyüzü için yepyeni bir harita hazırlanmasında önemli rol oynayacağını fark etti. Brahe’nin 1601’deki ölümünün ardından, onun gözlem ve hesaplamalarından yola çıkarak birçok mevcut kuramı ispatlamaya girişti. İspatlama konusunda fazla yol kat edemese de, kendine ait bir kuram geliştirdi.

    Kopernik’e ait olan, Dünya’nın Güneş’in etrafında döndüğü kuramındaki bazı noktalarla ilgili şüpheleri olsa da, Kepler, bu kuramın, elindeki verilere tüm diğer kuramlara oranla daha uyumlu olduğunu gördü. Bunun üzerine Kopernik’in kuramı üzerine yoğunlaşan Kepler, bugün kendi adıyla anılan üç önemli yasayı ortaya koydu. Bu yasalar, aynı zamanda Kopernik’in kuramını da geliştirir nitelikteydi.

    1. Yasa’ya göre gezegenler, daire değil, elips şeklinde yörüngelere sahiptirler. Elipslerin de daireler gibi tek bir merkezi değil, iki tane odak noktası vardır. Güneş de, her gezegenin eliptik yörüngesi için, bu iki odak noktasından birinde bulunur. 2. Yasa’ya göre gezegenler, eliptik yörüngelerinde Güneş’e yaklaştıkça daha hızlı hareket etmektedirler. Bunun sebebini de, Güneş’in gezegenlere olan kuvvetli çekim gücünü dile getiren 3. Yasa ortaya koyar. 3. Yasa, bu çekim gücünün niteliğini ve doğasını açıklayamamışsa da, Sir Isaac Newton’ın çekim kanunu, onun kuramındaki bu boşluğu doldurmuştur.

    Kepler, çocuklukta geçirdiği ve görme konusunda sıkıntılar yaşamasına neden olan hastalık sonucunda gözle ilgili çalışmalara da yönelmiştir. Göz yapısının incelenmesi konusuna önem kazandıran bu çalışmalar, göz sağlığıyla ilgili optik araştırmalara da ön ayak olmuştur. Gözbebeğinden geçen ışınların nasıl kırıldıklarını ilk açıklayan kişi olan Kepler, görme sorunu yaşayan kişilerin, görüntünün, retinanın önüne ya da arkasına düşmesi şeklinde optik bir bozukluğa sahip olduğunu da öne süren ilk bilimadamıdır.

    Kepler, teleskopu da yakından inceleyerek, merceklerde görüntünün nasıl büyütüldüğünü daha net biçimde anlatmış ve kendisinden sonra üretilen teleskopların daha da geliştirilebilmesine olanak vermiştir.

    Alıntıdır....





  2. #2

    Üyelik tarihi
    Ara-2012
    Mesajlar
    4.060
    Konular
    415
    Vayy, gökyüzüyle ilgili okuduğum kitaplarda hep adı geçerdi. Demek o Kepler, bu Kepler'miş.

  3. #3
    sidar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oca-2012
    Bulunduğu yer
    Büyükada.
    Mesajlar
    3.512
    Konular
    338
    ysterium Cosmographicum


    Kepler'in Güneş SistemininMysterium Cosmographicum danPlotonik katısı modeliMysterium (1596)

    Johannes Kepler’in ilk temel astronomik çalışması olan Mysterium Cosmographicum (The Cosmographic Mystery) onun ilk basılmış Kopernik sisteminin savunmasıdır. Kepler 19 Temmuz 1955 de, Graz da öğretmenlik yaptığı sırada, Saturn ve Jüpiter in periyodik kavuşmalarının burçlarda görüneceğini ileri sürdü. Kepler sıradan poligonların evrenin geometrik temeli olarak sorguladığı bir yazılı ve bir sınırlandırılmış daire ile kesin oranlarda bağlandığını fark etti. Astronomik gözlemlerine uyan poligonların tek bir dizilişini (ekstra gezegenler de sisteme katılır) bulamamasından sonra Kepler üç boyutlu polihedra ile deneyler yapmaya başladı. Her Platonik katı maddeden birinin eşsiz olarak yazılı ve bu katı cisimleri iç içe koyan ve her birini küre içine kapatan ve her biri 6 tabaka üreten (6 bilinen gezegen olan Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jüpiter ve Satürn) küresel gök cisimleri ile sınırlandırılmış olduğunu buldu.Bu katı maddeler düzgünce sıralandığında sekizyüzlü, yirmi yüzlü, on ikiyüzlü, düzgün dörtyüzlü ve küp. Kepler kürelerin Güneş i çevreleyen daire içinde her bir gezegenin kendi yörüngesinin büyüklüğüyle orantılı olarak belirli aralıklar (astronomik gözlemlere uygun kesin limitler içinde) ile yerleştiğini buldu. Ayrıca Kepler her gezegenin küresinin yörünge periyodunun uzunluğuyla ilgili bir formül geliştirdi: içteki gezegenden dıştaki gezegene doğru yörünge periyotlarındaki artış küre yarıçapının iki katı kadardır. Fakat Kepler daha sonra bu formülü kesin olmaması gerekçesiyle reddetti.[9]

    Modelin iç bölümünün yakın çekim

    Başlıkta da belirtildiği gibi, Kepler Tanrı’nın evren için düşündüğü geometrik planı açığa kavuşturduğunu düşünmüştü. Kepler’in Kopernik sistemleriyle ilgili hevesinin büyük kısmı onun fizik ile Dinsel görüş (Güneşin Babayı, yıldızlar sisteminin Oğul ve aradaki boşluğu Kutsal Ruh u temsil ettiği evrenin tanrının bir yansıması olduğu) arasında bir bağ olduğuna inandığı teolojik inancından kaynaklanıyordu. Mysterium Taslağı geosentrizmi destekleyen heliyosentrizmin incile ait parçalarla uzlaşmasıyla ilgili genişletilmiş bölümler içerir.[10]
    Mysterium 1596 da basıldı ve Kepler kopyaları aldı ve 1597 de öne çıkan astronomlara ve destekçilere göndermeye başladı. Çok geniş çaplı okunmadı fakat Kepler in çok yetenekli bir astronom olarak ün salmasını sağladı. Coşkulu bir fedakârlık, güçlü destekleyiciler ve Graz daki pozisyonunu koruyan bu adam patronaj sisteminin gelmesi için önemli bir kapı açtı.[11]
    Her ne kadar detaylar daha sonraki çalışmalarında modifiye edilmiş olsa da, Kepler asla Mysterium Cosmographicum’un Platonist çokyüzlü-küresel kozmolojisinden feragat etmedi. Onun daha sonraki temel astronomik çalışmalarının sadece biraz geliştirilmesi gerekmiştir: gezegen yörüngelerinin dışmerkezlik hesaplamalarını yaparak küreler için daha kesin iç ve dış boyutlarını hesaplamak. 1621 yılında Kepler Mysterium‘un yarısı kadar daha uzun, ilk baskıdan sonraki 25 yılda yapılan düzeltme ve gelişmelerin detaylarını içeren gelişletilmiş ikinci baskısını yayınladı.[12]
    Mysterium ın etkisi açısından Nicolaus Copernicus ın "De Revolutionibus" da öne sürdüğü teorinin ilk modernleştirilmesi gibi önemli görülebilir. Copernicus bu kitapta güneş merkezli sistemde öncü olarak ileri sürülürken o gezegenlerin yörünge hızlarındaki değişikliği açıklamak için Ptolemaik aletlere (dış çeber ve eksantirik çerçeveler) başvurdu. Ayrıca güneş yerine hesaplamaya yardım etmesi ve Ptolemi den çok saparak okuyucunun kafasını karıştırmamak için dünyanın yörünge merkezini referans aldı. Modern astronomi ana tezdeki eksiklikler dışında "Mysterium Cosmographicum"a Kopernik sisteminin Ptolemaic teoriden hala kopamayan kalıntılarını temizleyen ilk adım olduğu için oldukça borçludur. "

    Alıntıdır vikipedi ...

  4. #4
    adEda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-2015
    Mesajlar
    6.779
    Konular
    60
    Hayatıyla ilgili, annesinin cadı mahkemesinde yargılanmış olması gibi bir detay da var.
    Uzun süreli bi yargılanmadan sonra serbest bırakılmış lakin 6 ay kadar sonra ölmüş. Kepler'in kendisi de bi hayli uğraşmış bu mevzuyla.

  5. #5

    Üyelik tarihi
    Eyl-2014
    Mesajlar
    839
    Konular
    26
    Cosmos'ta Kepler'den uzunca bahsedilmişti. Aklımda en çok öğrencilere ders anlatamayacak kadar utangaç olması, yanında çalıştığı aristokratla yaşadığı zorluklar ve adamın aniden ölmesiyle onun yaptığı gözlemlerle ilgili notları ele geçirmesi kalmış.