Bir başka adam mı?
Kefendeki adamın İsa olduğuna karar vermeden önce bu adamın Romalılar tarafından işkence edilen ve haça gerilen ve Yahudi adetlerine göre gömülen bir başka Yahudinin olma olasılığını göz önüne almamız gerekir. Bu soruya sırf bilim cevap veremez, ancak mümkün bir sonuca varabilmek için elimizde yeterince tarihsel veri bulunuyor. İsa’nın haça gerilmesi ve mezara konulması Romalıların canileri haça germe uygulamalarını ve Yahudilerin ölüyü gömme adetlerini farklılaştırdığı için bu sonuca varmak mümkün oldu. İsa’nın olayı alışılmış değildi. Kırbaçlanmış, başına dikenden taç konulmuş, haça çivilenmiş, böğrü delinmiş (bacakları kırılacağı yerde), yürekten çaba ile ama işlemler tamamlanamadan mezara konmuş ve vücudu kefeni çürümeden terk etmiş. Bu durumlardaki Yahudiler ve Romalıların örf ve adetlerini bildiğimiz kadarıyla kadarıyla, iki adamın da bu şekilde haça gerilmiş ve gömülmüş olduğu ihtimalini çıkarabiliriz. Böylesi bir ihtimalin tersi Torino Kefeninin Mesih İsa’nın kefeni olduğunu çıkartır.
Birçok araştırmacı ve bilim adamı böylesi bir olasılığı hesaplamaya kalktılar. Bu uzmanlardan biri de Şikago Loyola Üniversitesi teoloji profesörlerinden Francis Filas’tır. Peder Filas’a göre Kefene sarılmış adamın İsa’dan başkası olma olasılığı çok azdır. Kefenle İsa’nın infazı arasındaki birbirini tutan ve kuralsız şeyleri belirterek teorik olarak Kefeni İsa’nın Kefeni ile bir tutarak Kefendeki adamın İsa olmadığının olasılığının onda bir olduğu sonucunu çıkardı. Peder Filas soruna şüpheci açıdan ziyade teolojik açıdan yaklaşıyordu. Vincent J. Donovan daha ölçülü bir rakama ulaştı. O da İsa’nın haça gerilmesiyle Kefen arasındaki kuralsızlıkların benzerliğinden, özellikle de dikenli taç, kırılmamış bacaklar, mızrakla açılan yara ve tamamlanmamış gömme işlemi, etkilenmiştir. Buradan çıkardığı olasılık hesabına göre Kefendeki adamın İsa’dan başkası olma olasılığı 282 milyarda 1’dir .
Cizvit ve mühendis olan Fransız Paul de Gail de bu olasılığı hesaplamaya çalıştı. Donovan’ın rakamından daha yüksek bir rakam çıkardı. Ancak araştırmalarını, Kefen üzerinde elde edilen şaşırtıcı bulgulardan önce 1972’de yaptı .
Buraya kadar en ölçülü olasılık hesabı 1978 tarihinde Torino Üniversitesinde bilimler fakültesinde görev yapan Tino Zeuli ve Bruno Barbaris adındaki profesörler tarafından yapıldı. Bu bilim adamları istatistiklere dayalı kuşkucu bir yaklaşıklığı bir araya getirdiler. Yine de Kefene sarılmış kişinin İsa’dan başkası olma olasılığının 225 milyarda 1 olduğu sonucuna vardılar .
Bunlar gibi istatistik analizler bulanık tahminler değil ama saygı duyulacak bilimsel araçlardır. Bilim adamları bunları gözlenen fenomenleri açıklayabilmek için değişik hipotezleri ölçüp biçerek sık sık kullanıyorlar. Kefen üzerindeki bu hesaplar - 225 milyarda 1’den 10’da 1’e kadar giden - mantıklı şüpheciliğin ötesinde, Torino Kefenini teorik olarak İsa’nın kefeni ile özdeşlemektedir. Bizler şimdi kendi hesaplarımızı yapacağız. Bile bile kuşkucu bir yaklaşım benimseyeceğiz ve kendi olasılıklarımızı mümkün olduğunca ölçülü bir biçimde hesap edeceğiz.
Rakamımızı en altta tutabilmek için Kefendeki kişinin haça gerilmiş bir kişi olmadığını öngöreceğiz. Kişinin bir kadın değil de erkek olma (2’de 1) ve kişinin bir haça gerilme sonucunda ölmüş olabileceği olasılığını hesaba katmayacağız. Donovan çok ılımlı bir şekilde o devirde 500’de 1 insanın haça gerilerek öldüğünü kabul ediyor, bu kuşkusuz çok yüksel bir orantı . Şu halde, İsa’nın kırbaçlanmasından, haça gerilmesinden ve gömülmesinden önce 1000’de 1 bir olasılığı buluyoruz. Bir kez daha belirtelim, kuşkucu bir yaklaşım için bu yöntemden kaçınacağız.
1. Birinci olgumuz İsa’nın kırbaçlanması ve cellatları tarafından kendisine yapılan başka hakaretler. Kırbaçlanma bazen hükümlülere uygulanıyordu ama böyle zalimce değil. Kefende uzun bir kırbaçlanma betimlenmiş, öylesine ciddi bir kırbaçlanma ki buna tabi olan adamın ölümüne neden olabilirdi (9). Bu şiddetin ender olmasına rağmen, İsa ve Kefendeki adam her ikisi de bu şiddete maruz kalmışlardır. İsa’dan başka birinin bu şekilde dövülmüş olma olasılığını 2’de 1 olarak kabul edeceğiz.
2. Bir cani gibi haça gerilerek öldürülmeye mahkum olmuş bir adamın başına dikenli bir taç koyma hiç de alışılmış bir şey değildir. Romalılar resmi olarak imparatorun kültünü uyguluyorlardı. Nasıl olur da ölüme mahkum olmuş caniler ve kölelerin başına dikenli taç koyup önünde eğiliyormuş gibi yapsınlar? Taç giydirme haşmetliliği belirtir, dikenli taç ise doğal olarak bu haşmetlilikten alay edildiğini gösterir. İsa kendisine Tanrı’nın Oğlu ve Yahudilerin kralı Mesih dediği için, Onun başına dikenli taç geçirdiler. Kefendeki adamın da başının saçlı kısmı yaralarla delinmiş. Kefendeki adam İsa değilse, büyük olasılıkla bir cani ya da bir köle olan bu adamın başına dikenli taç konulması şansı nedir? Hangi kriteri ele alırsak alalım bu olasılıktan uzak bir olaydır Ölçülü bir değerlendirme 500’de 1’dir. Biz ise 400’de 1 rakamını alacağız.
3. Haça gerilen kurbanların çoğu haça iplerle bağlanırdı. İsa ile Kefendeki adam haça çivilenmişlerdir. Başka bir adamın da haça çivilenmiş olma olasılığını 2’de 1 olarak alacağız.
4. İnciller ve arkeolojik araştırmalar gösteriyor ki, Romalılar ölümlerini çabuklaştırmak amacıyla ölüm cezasına çarptırılanların genel olarak bacaklarını kırıyorlardı. İsa daha önce öldüğü için, bacakları kırılmamıştır. Kefendeki adamın da bacakları kırılmamıştır. Bu olağan bir prosedür olduğu için, bunun yapılmama olasılığını 3’te 1 olarak alacağız.
5. İsa’nın ölmüş olduğundan emin olmak için bir asker onun böğrünü deldi, delinen yaradan kan ve su aktı. Aynı şey Kefendeki adamın da başına geldi. Bu olayın bir başkasının başkasına gelme olasılığını hesap edelim. Asker hiçbir şey yapmayabilirdi, ya da bir kılıç ve mızrak kullanabilirdi . Ölümünden emin olmak için mahkumun başına, karnına ya da bağrına vurabilirdi . Son olarak da yaradan kan ve su aktı Çok kuşkucu olarak bütün bu olaylara 27’de 1 olasılık rakamını vereceğiz.
6. Haçla gerilerek öldürülmeye mahkum olanların çoğu caniler, köleler ve haydutlardı. Bunların çok azı pahalı kumaştan yeni bir kefene sarılıp şahsi bir mezara konmuştur. İsa keten bezinden bir kefene kokularla sarılmış ve kayalıkta oyulmuş yeni bir mezara konmuştur. Kefendeki adam da keten bir kefene sarılmış ve şahsi bir mezara konmuş. Bizim bu konudaki ölçülü değerlendirmemiz "bir caninin" bu şekilde gömülme olasılığı 8’de 1’dir.
7. İnciller İsa’nın alelacele kefene sarılmış olduğunu yazıyorlar, çünkü Sept gününün başlangıcıydı. Defin işlemi zamanında tamamlanamadığından, kadınlar pazar sabahı defin işlemini bitirmek için mezara geldiler. Kefendeki adam da alelacele gömülmüş ve prosesüs tamamlanmamış. Haça gerilmiş kaç kişi keten bir kefende şahsi bir mezara konmuş ve alelacele defnedilmiştir ? Ölçülü bir şekilde bu olasılığı da 8’de 1 olarak kabul edelim.
8. İncil’in iddiasına göre İsa’nın bedeni çürümemiş (H.İ 2, 22-32) ama ölüler arasından dirilmiştir. Dirilişin gerçekliğini 11. bölümde inceleyeceğiz. Burada, yalnızca Kefenle olan bir paralellik kuracağız. Keten bez üzerinde hiçbir çürüme izine rastlanmamıştır. Üstelik, kan gölekleri anatomik açıdan kusursuzdur, ayrıca bedenin kefenden ayrılmasıyla ne bozulmuş ne de yayılmıştır
Bu parellellik özellikle ilginçtir çünkü birçok kefende çürüme izleri vardır. Haça gerilmiş başka bir cesedin kefenden çürümeden önce alınmış olma olasılığını da ölçülü olarak 10’da 1 olarak alacağız.
İnciller bu sekiz kuralsız durumun İsa’nın ölümü ve mezara konuşu sırasında oluştuğunu söylüyor. Kefen de kefene sarılmış adamın durumunda da aynı şeyin olduğunu açığa vuruyor. Bunun İsa’dan başka birinde gerçekleşme olasılığını da, çok şüpheci davranarak ve çok ölçülü olarak hesapladık. Her şeye karşın, bu olasılıkları birbiriyle çarparak Kefene sarılmış adamın İsa olmadığının olasılığını 82 944 000’da 1 olduğunu hesapladık.
Bu 83 milyonda 1 oranı içimizden birçokları için aslında bir şey ifade etmez. Birer dolar banknottan oluşan 82 944 000 doları peş peşe koyarsak New York’tan San Francisco’ya üç kezden fazla gider. Bu dolarlardan biri işaretlenmiştir ve gözleri bağlı bir adamın bu doları bulmak için bir tek sansı vardır. Bu olasılıkların başarıya ulaşma sansı 82 944 000’da 1’dir. Kefendeki adamın Mesih İsa’dan başka biri olma şansı da işte budur.
Gözleri bağlı bir adamın işaretli bir dolarlık banknotu bulabilme şansı ne kadarsa Kefendeki adamın İsa’dan başka olma şansı da o kadardır. Ne var ki bu şanslar uygulamada sonsuz-küçüktür. Torino Kefenine Mesih İsa’dan başka birinin sarılmış olma olasılığı pratik olarak hiç yoktur.
İsa’nın ölümünde ve gömülmesindeki kuralsızlıkların sıklığı üzerindeki bu istatistik değerlendirmelerin bazıları bilimsel tartışmalara konu olabilir. Romalıların uyguladıkları haça germelerin bazı görünümleri hakkında yeterli bilgiye sahip değiliz. İşte bu nedenle hesaplarımızı bile bile ölçülü tuttuk. 82 944 000’da 1 olasılık hiç kuşkusuz çok düşük bir olasılıktır. Bu sayıyı Kefendeki şeklin bir adama (bir kadına değil) ait olduğunu ve haça gerilmiş olduğunu (başka şekilde ölmüş olacağı yerde) hesaba katmış olsaydık sayıyı bin ile çarpmamız gerekirdi. Böğürdeki yara, haça gerilen kurbanların mezara hemen konmaları, alelacele iyi kumaştan yapılmış bir kefene sarılmaları ve çürümenin bulunmaması ile ilgili değerlendirmemiz sonucunda tartışmamız çok düşük bir olasılık hesabı çıkartmış olduk. Kefenle İncil’deki anlatılar arasındaki ortak noktaları seçip kıyaslayarak da ölçülü davrandık. Kefen ile İnciller arasındaki uygunluğu, daha sıkı bir ilişkinin belirtisini göz önüne almış olsaydık olasılık hesabımız daha da yüksek çıkardı. Başka alanlarda çelişki olmadığına göre, Kefen büyük olasılıkla gerçekten İsa’yı sarmış oldukları kefendir.
Kefenin İsa’yı anımsatan yeni bulunmuş bir kanıt olmadığını aklımızdan çıkarmayalım. Yüzyıllar boyunca gerçek kefen olarak itibar görmesi de Kefene sarılan adamın İsa olma olasılığını arttırıyor. Şüpheci prosedürlere karşın bu iki adam arasında olası bir uygunluk vardır.
Bu olasılıkları ölçülü bir şekilde hesaplamaya çalıştık. Ama yine de, varılan sonuç Kefendeki adamın büyük bir olasılıkla İsa olduğunu belirtiyor. Ricci’nin yazdığına göre "…benzer veriler Kefendeki adamın, Tarihte haça gerilen başka herhangi birini bir kenara iterek İncillerde sözü edilen İsa olduğu sonucuna götürüyor ".
Şu halde, yüksek bir olasılıkla, Kefene sarılmış adamın İsa’dan başkası olamayacağı sonucuna varıyoruz. Torino Kefeni İsa’nın gerçek kefenidir. Bu sonuç sağlam bir şekilde gerçeklerle desteklenmiştir.